26 Haziran 1954 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 20

26 Haziran 1954 tarihli Akis Dergisi Sayfa 20
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Kocanın saadeti Kadınları güzelliklerine, tutumluluk ve kocalarına bağlılık derecelerine göre pek çok çeşitlerde sınıflara ayırma denemeleri yapılmış- tır. Fakat bu sınıflandırmalar kadını münhasıran tek taraflı olarak muta- lâa etmek imkânını vermekten ileri gidedemiştir. Halbuki kadınları, koca- larının huylarına ve mesleklerine gö- re sınıflandırmak o bakımdan mütalâa etmek bugünün sosyal gidişine intibak bakımından daha uygun bir yol gibi görünmektedir. Kocasına, kocaman bir hayat bo- yunca arkadaşlık etmeği kabul eden kadın onun psikolojik varlığına oldu- ğu kadar maddi hayatına da intibak mecburiyetindedir. Kocasının yaşına, gelirine ve miza- çına — kendini uyduramayan — kadın evlilik hayatında bedbaht olur. Bu tip kadınların şikâyete hakları yoktur. Bundan dolayı kadın, kocasının bütün hususıyetlerını ve — durumunu kendi varlığı içerisinde eritmelidir. Kadın evlilik hayatını başkaları ile münaka- şa ettiği müddetçe — bedbaht olmağa mahkümdur. giyimlerine harrir karısından sükünet, uysallık ve feragat, bir politikacı ka- rısından en gayri müsait şartlarda dahi gülmeyi becerebilmesini, hâdiseler karşısında soğukkanlı olmasını ister. Kadın çeşitli hayat şartlarına intibak etmeli ve katiyen şiddetli reaksiyonlar göstermemelidir. Bunun gibi, bir memur karısının Müsrif olmamasını aybaşı ile a y sonu arasında büt ığı vermemesini; ve ticari zekâya sahıp olmasını arzu eder. uysal kocaların dahi karılarından beklediği şeyler vardır. Bundan dola- yı gündüz ev işleri ve çocuklar ile pek çok yorulan veya dairesinde ça- lışan kadınların akşam, kocaları — ile bulundukları zaman, neşeli, müşfik ve fedakâr bir insan olmaları lâzımdır. Japonya 41 Kadın Mebus 1951 senesinde Japon Diyet Meeclisi- ne, bir kadın mebus seçiliyordu. Bu, Japon kadınlarının kendi arala- rından, kendilerini temsil etsin diye parlâmentoya gönderdikleri ilk mebus idi. n Japon isimleri gibi, şaırane bir mana ifade eden ismi vardı: "Kar- ların elma ağacı". Mesleği, geysalık i- di. "Karların elma ağacı" cemiyet dı- şında kalmış ve bütün ahlâk kaidele- rini çiğnemiş bir fahişeydi. Japon ka- dınları, ilk mebuslarını — hem de 50 binden fazla reyle — bir geyşadan seç- mek suretiyle, erkeklere meydan oku- yorlardı. Bugün Japonyada, 41 kadın mebus vardır. Bu rakamı okuyup ta, gıpta etmeyecek münevver bir Türk kadım kolay kolay düşünülemez. O Japonya ki, daha pek kısa bir mazide memle- ketin mutlak hâkimi olan General Mac Arthur, Japonyaya gelişinde, o AKİS, 26 HAZİRAN 1954 kendisine hâs cakalı tavırla Başvekil Baron Shidebara'ya: — Memleketinizi yenileştirmek — ve size medeniyet getirmek için burada yirmi sene kalmamız lazım, diyordu. Halbuki aradan geçen bir kaç yıl i- çinde Japon kadınları — yalnız kâğıt üzerinde değil, fiiliyatta da — anane- lerinin binlerce — senelik boyunduru- ğundan — kurtulmuşlar ve erkeklerle her sahada denk vaziyete gelmişlerdir. Eskiden evlerine — kapanıp oturan Japon kadınları, şimdi, dünyanın di- ger taraflarında erkeklere tahsis edil- miş işlerde dahı çalışmaktadırlar. . aponyada nizamlara aykırı hiçbir _l hareketi gorulmeyen 2000 kadın po- lis mevcuttu Bir zamanlar kocasının üç adım ar- kasından yürümeğe mecbur olan Ja- pon kadım bugün kocasının kanuna aykırı hareketlerını cezalandırmağa memur edilm Terakkiler sadece ahlâki ve medeni sahada değ 1, ayni zamanda moda ve şıklık bakımından da kendini göster- miştir. Japon kadınlarının Haklar verilmez, KADINLAR ARASINDA Tayyör ve modern elbiseler eski ki- monoların yerini almış bulunmakta- dır. Eskiden tahta takunye ile çörapsız gezen Japon kadınları bugün nylon çorap ve topuklu iskarpin giymekte- dirler. Paris ve New Yorkta tahsil et- den Japon kadınları ise vatandaşla- rına dudaklarını ve tırnaklarını boya- mayı Öğretmişlerdir. Yüzme, binicilik ve beyzbole çalı- şan Japon kadınları, jimnastik için de umumi meydanlar yaptırmaktadır- lar. Hattâ bu gibi yerlerde, eskiden kocalarım tanımadan evlenen Japon kızlarının, delikanlılarla flört ettikle- rine dahi rastlanmaktadır. Kızlar ko- çalarını seçme işini artık anne ve ba- balarına bırakmayıp, bizzat kendileri üzerlerine almışlardır. Japon kadınlarının bir çoğu Paris- te güzel sanatlar akademisine devam etmektedirler. Bu çalışkan talebeler serbestçe seyahat ve mankenlik yapa- rak modern kıyafetleri teşhir ederler. Kadın ile erkeğin arasında, Japon. yada artık bir fark kalmamış, inanışlar yıkılmıştır. köhne mitingi alınır 21

Bu sayıdan diğer sayfalar: