18 Haziran 1955 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 9

18 Haziran 1955 tarihli Akis Dergisi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

hava nasıl bozuldu? me ısdar etmek lüzumunu duymuş olmalarındaki — garabete işaret et- mektir. (Soldan: Gülüşmeler, bra- vo sesleri). Bırakalım adliye kararı versin, arkadaşlar 'Ondan sonra, yine kendilerinin vicdanlarını tatmin etmek için arz edeyim: Muhterem arkadaşlarım; adliyenin karârında bir kötülük yoktur. Suç işlemekte devam ede- cek. Halbuki adliye dâva açmış. Aynı nokta üzerinde mütemadiyen ısrar suretiyle kendisini fiili mem- nu ika etmekten menetmek mahiye- tinde olan bir tevkif kararından dolayı vatan elden gidiyor diye va- veyla koparmak, - hakikaten nâbe- . Seçim Kanunu, matbuat hür- riyeti, şu veya bu. 'İstediğinizi ya- zarsınız. Fakat biz muhterem he- yete sıçan dedirtmiyeceğiz. (Gülüş- meler). Eğer derseniz, o vakit de sızı kedi gibi kulağınızdan tutarlar, sıçan deliğine tıkarlar. (Soldan, al- kışlar). Sunda bir facia yok arka- daşlarım. Halk Partisinin bunu bir facia haline getirmesini beğenme- dim. İnönü söz alıyor . İsmet İnön'ü, Başbakanın bu ko- nuşmasından sonra söz istemiş ve ezcümle şunları soylemıştır İsmet İnönü (Malatya) — Muh- terem arkadaşlarım; Başvekılın u- zun hitabesini dinledik; tatlı olması için lütufkâr gayret gösterdiler, bu- nu memnunlukla karşıladık. Keski meselelerin mahiyetini, kelimelerin hakiki mânası ve Başvekilin bizzat takibettikleri maksatlar da dar masum ve tatlı olsa idi. Şimdi' Meclisin tatile girmesinin tehir edilmesini temenni eden kadaşımıza cevap verırlerken, iç politika meselelerinde bazı mevzu- lara temas ettiler. Bu vesile ile iç politika hayatımızda yeni tedbir- ler mevzuu bahis olmuş oluyor. Bunda isabet vardır; sükünetle bir defa daha siyasi hayatımızda huzur ve emniyet şartlarını mütalâa et- mekte yalnız fayda bulunabilir... elif meseleleri, Başve- kilin kendı anlatışını bizim öne sür- düğümüz dâvalar için en kuvvetli hüccet — sayıyorum. Arkadaşlar, dâva — açmışsınız. "Bir zatı âlikadrin damadı olmak istediğini yazmak için o yazara bir selâhiyet vermez" miş. Bir zatı âciz ve mütevazın da- madı olmak Başvekilin hışmına uğ- rayıp onu Meclis kürsüsünden, be- hemehal mahküm ettirmek ağdan bravo sesleri) — (Soldan, "öyle bir şey yok" sesleri ve gürül- tüler). Bunu ben, bana taalluk eden AKİS, 18 HAZİRAN 1955 haksız bir tecavüzün riyazi bir de— lili olarak söylemiyorum. Biz bun: Yüksek Meclisin şef katını, dikkati ni celbetmek için ortaya attığımız mevzuun, yani bu hâkim temınatı ve bağımsız adalet meselesini hal" letmeden lütfen ayrılmayınız, acele tatile gitmeyiniz dememizin ne ka- dar kati bir 1htıyaç olduğunu gözü- nüzle gördüğünüz bir misal olarak veriyoruz. Tekrar bundan evvelki yaptıkları gibi Meclis kürsüsünden hâkime direktif verdiler, adalete e- mir verdiler ve arzu ettikleri hü- kümlerin mutlaka verileceğini ya- nında bulunan Adalet Bakanı ar- kadaşına temin ettirdiler. u, Şimdi arkadaşlarım; bunları kendilerinin bugünkü müzakereleri- mizle alâkası olmıyan hususi bir. mevzuu tahrık etmeleri üzerine söylüyorı! Şımdı kendilerinin anlattığı ne ımış" Şimdi kendilerinin anlat- tığı; ilkokulları, Hükümet erkânı i- le münasebet temin etmiş, ya evvela olmuş veya halen mevcut insanların gazetesine abone etmişler ve gaze- teler tomar tomar, açılmadan okul- larda duruyormuş. Cumhuriyet ga- zetesi bunu neşretti. Ne var bunu yazmakta? Vaka olmamış mıdır? Olmuş. Ama bunu yazdın mı hay- siyet ve şeref kırıcı bir isnat yap- mış olmaktan mahkemeye gider ve ceza görürsünüz. Nedir isnat? Ol- mıyan bir şeyi söylemektir. Olmuş bir şey. haysiyet ve şerefi kırar bir şeyse onu yapan masun, söyliyen maznundur. Matbuatın ispat hakkı mevzuu işte kadar mühim ve yük Meclisin üzerinde hassasi- yetle durması' lâzımgelen bir nok- tadır... Muhterem arkadaşlar, Başve— kil Meclis kürsüsünden mahkem meselelerini tetkik edip hakimlere ceza telkin etmek usulünden vazge- çecek mi, vaz geçmiyecek mi? Bit> Vatandaşa hâkim teminatını haiz tek bir. merci, tek bir adalet mercii göstermek nıyetınde midir, değil midir? Lütfen söylesinler: Ba- sın Kanununda hiç bir degışıklık yapmıyacaklarına, ispat, hakkı nımıyacaklarına, unıversıte muhta— riyetini bugünkü gibi — bırakacak- larına, bugünkü demokratik re- jimde olmayan bütün bu şey- lerı ele almaya lüzum — görüyor- ar mı, görmüyorlar mı? Guruptaki beyanatlarırıda bu rejimin hiç bir tarafını — değiştirmiyeceğiz — diyor. Bugün söyledikleri de aşağı yukarı, yanlış anlamadımsa, budur. Değil- se tashih edilmesini isterim. Bugün- kü söylediklerinden anladığım, hiç bir şeyın değişmiyeceği mealinde - dir. Başvekili bugün, ne Demok- rat Parti Gurubu, ne umumi efkâr, YURTTA OLUP BİTENLER ne matbuat olarak yürüdüğü yolda durduracak, itidale sevk edecek hiç bir kudret kalmamıştır. (Soldan, şiddetli gürültüler, ayak patırdıla- rı) (Sözünü geri al sesleri) Hakaret hadisesi bundan — sonra, "Meclise hakaret" hadisesi başlıyor. İnönüye "baş- vekili Meclis de durduramaz" dedi- ği bıldırılıyor İnönü, "böyle — şey söylemedim" diyor. "Soyledın dı— ye ısrar ediyorlar. İnönü "zaptı ge- tirin göreyim" diyor. Eline zabıt veriyorlar. İnönü onu okuyor, için- de "Meclis" kelimesi mevcuttur. Bu- nun üÜzerine "eğer söylemişsem geri alıyorum" diyor. Şimdi neşredılen zabıtlardan an- laşılıyor ki İnön ' kelime- sini soylememıştır O halde, eline tutuşturulan zabıt, yanlış bir za- bıttır. C.H.P. celseden sonra hadi- seyi bir zabıtla tesbit ettiriyor. Gu- rup, meseleyi Kasımda Meclise ge- tirecektir. Menderenin ikinci konuşması Adnan Menderes İnönüden sonra ikinci defa söz almış ve sert bir konuşma yapmıştır. Başbakan ez- cümle şöyle demiştir: ; Başvekil Adnan Menderes (İs- tanbul) — ... Muhterem arkadaş- larım; asıl değişmesi lâzım gelen bir zihniyet vardır. Değişmesi lâzım gelen zihniyet, Başvekile atfetmek- te oldukları zihniyet değildir. İs- met Paşaya has olan tahakküm zih- niyetidir ki mutlaka değişmesi lâ- zımgelir. Bugüne kadar gelip geçen bunca hadiselerden sonra görürüz ki İsmet Paşa hâlâ eski İsmet Pa- Damadının söylediğini burada başka lâflarla tekrar ediyor böyle söylendikten sonra artık du— rulamaz. Beyanlarındaki şiddet po- litikası dediği, işte odur. Arkadaşlar, hakıkaten serin nla. Yunus Muammer Alakant (Ma- sa) — İzmir nutku? Başvekıl Adnan Menderes ( De- mla) — İzmir nutku nedir? A- damırı kafasında hâlâ, "ben İsmet Paşayım, kalk ey ehli vatan de- yince bütün vatan benim arkamdan kalkar" vahi emelleri ve tahakküm zihniyeti yaşamaktadır. (Sağdan öyle şey yok, sesleri)... İsmet Paşa bir ihtilâl öncülüğü yapıyor Hakiki rejim meselesi işte budur. Bunca zahmetlerle elde et- tiğimiz rejimi, İsmet müdafaa edeceğiz arkadaşlar dan şiddetli alkışlar). Onun kanun tanımıyan, kanunun tesis ettiği şa- yanı hürmet müesseseleri ayaklar altına almak şeklinde tecelli eden tahakküm zihniyetinin, her hangi bir suretle bu memlekete zarar ver- memesini teminat altına alacağız...

Bu sayıdan diğer sayfalar: