13 Şubat 1961 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 4

13 Şubat 1961 tarihli Akis Dergisi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Cilt; XX, Sayı: 346 AKİS HAFTALIK AKTÜALİTE MECMUASI 13 Şubat 1961 YURTTA OLUP BİTENLER Millet Seçim! Bugün Oo girdiğimiz haftadan itiba- ren gözler, kuruluşundan bu yana ilk defa olarak Temsilciler (o Meclisi- ne çevrilecektir. Temsilciler Meclisi- halinde çalışmaya parlak açılış töreninin si- yaset hayatımızda bir kuyruklu yıl- dız gibi gelip geçmesine yol açmış- tr. O törenden sonra Meclis, adeta unutulup gitmiştir. Tek hatırlama vesilesi, sayın Temsilcilerin aldıkları sık izinlerden ibaret kalmıştır. Bitirdi gimiz hafta iki esaslı komisyon, A- nayasa ve Seçim Komisyonları, işle- rinin sonuna gelmek üzere bulunu- yorlardı. Bilhassa Seçim Komisyo- nu, başkam Şefik İnanın metodik ça- lışması sayesinde ikinci Cumhuriye- tin seçim sistemini ve nizamını aşağı yukarı tamamile tesbit edebilmiştir. Bu hafta metin umumi efkâra açık- lanacak ve daha sonra da Temsilci- ler Meclisinin umumi heyetine arze- dilecektir. Yükü daha ağır olan A- nayasa Komisyonu da, Enver Ziya Karalın başkanlığındaki çalışmaları- nın büyük kısmım tamamlamıştır ve kendisine verilen mühletten çok ev- vel tasarısını takdim edecektir, iki komisyonun çalışmalarındaki bu a- vans, bitirdiğimiz haftanın sonunda “erken seçim" lâfının birden bire başkentin siyasi göğünü kaplama- şır halde bulunduğundan ve bilhas- sa M.B. K. nin normal rejimin bir an önce kurulmasına hararetle ta- raftar olduğu bilindiğinden söylenti- ler son derece müsbet karşılandı, Tahminlere zg pılabilecek ve Temmuz veya oAğus- tos ayı içinde İkinci Cumhuriyetin ilk Parlamentosu serbest ve umumi seçimle kurulabilecektir. Seçim lâfları (oOAnkara semaların- da dolaşırken'iki ek cereyan alaka çekti. Ciddi bit yeni partinin kuru- luşundaki fiyasko, İyi niyet o sahibi, fakat biraz hayalperest çevreleri üz- mekle beraber sosyal hâdiselerin ken- dilerine omahsus kanunları olduğu 4 Oy veren seçmen Beklenen gün gerçeğini ortaya çıkardı. Bu yüzden- dir ki suni bir zorlamanın sonu geldi ve siyasi hâdiselerin tabii mec- raları çinde gelişmesi lüzumu ka- bul edildi Ancak, bu mecraya bi- raz fazla sert setler dikme ve siyaset hayatında tahditler koyma temayülü yeni bir aşırılık olarak su yüzüne çıktı. Tahditlerin parti (isimlerinde Demokrat kelimesine inhisar etme- mesi, İkinci Cumhuriyetin ilk seçim- lerinde seçme ve seçilme haklarının şöyle bir gözden geçirilmesi lüzumu- nu savunanlar seslerini yükselttiler. Bu, bâzı mevcut ve mutasavver parti liderlerinin pek matahmışlar gibi ve üstelik tamamile yanlış hesaplara dayanarak eski Demokratlara ku- cak açma yarışına girişmelerinin ne- ticesi olarak ortaya çıktı. "İhtilâ- lin emniyeti" sözleri biraz ede tek- rarlanmaya başladı. Unutulan, tüy- le tahditlerin aslında İkinci Cumhu- riyetin ilk Parlamentosu üzerine ipo- tek koyma mânası taşıdığı ve bunun tarifsiz güçlüklere yol açacağı oldu. Tabii endişe, bir takım mübalâğa- lardan ve ondan da çok bu milletin sağduyusuna biraz plâtonik tarzda inanmaktan doğdu. Geçmiş hâdiselere dikkatle obak- mak ve memleket realitelerini iyi sü- mek önümüzdeki seçimlerde memle- ket menfaatine olan tek neticenin alınacağından emin bulunmaya oye- tecektir. Bitirdiğimiz hafta içinde en basiretli politika olarak, o serinkan- lılık ve temkin görünüyordu. Hükümet Bir istifa ve ötesi Geçen haftayı, tam bir hafta evvele bağlayan gün, yani pazar günü Çankayadaki Cumhurbaşkanlığı Köş- künde, Devlet Başkam Cemal Gürse- lin umumiyetle istirahat ettiği odada iki adam karşı karşıya geldiler. Bi- ri, ev sahibi Gürseldi, öteki ise, uzun boylu ve gençti. Kalın gözlükler ta- şıyordu. Tavrı sevimli, çizgileri mu- nisti. Aşağı yukarı bir ay önce, aynı Gürsel tarafından kendisine Milli Eğitim Bakanlığı kabul ettirilmişti. Prof. Turhan Feyzioğlu o gün Ba- kanlıktan ayrılmak zorunda bulun- duğunu Devlet Başkanına üzülerek izah etti ve bunun mucip sebeplerini anlattı. Feyzi oğlu Çankayaya, istifa mişti. veri tarafından karşılanmış ve doğ- ruca Başkanı? İstirahat etmekte ol- duğu salona alınmıştı. Gürsel, sevdi- ği ve takdir ettiği genç adamın ka- rarını öğrenince üzülmekten kendini alamadı. Acaba, infazın tehiri ve bi- raz daha beklemek kabil değil miy- di? Gözlüklü profesör, buna maale- sef imkân bulunmadığım ifade etli. O halde, çâre yoktu. Bakanına hak vermemekle beraber, Devlet Başkam Turhan Feyzioğluyu (kararlarında serbest bıraktı. Hak vermeme sebebi Cemal Gürselin kendi kendisine "Ni- çin gidiyor?" dan ziyade "O halde, niçin geldi?" sualini sormasından doğdu. Hakikaten kabiliyetli ve tec- rübeli genç profesörün, Milli Eğitim Bakanlığım kabul «derken bugünkü . Zira girdiği, İnkılâbın ilk de- gil, üçüncü kabinesiydi ve bir takım hâdiseler gözlerin Önünde cereyan AKİS, 13 ŞUBAT 1961

Bu sayıdan diğer sayfalar: