24 Temmuz 1961 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 13

24 Temmuz 1961 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 13
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Ordu Başkanın vekili eride bıraktığımız haftanın ortala- çıktılar. Önde topluca, gözlüklüydü. Dört yıldızlı Generalin yanında, resmi elbisesinin renginden havacı oolduğu anlaşılan bir başka General bulunuyordu. Dinç adımlarla merdivenleri inerken konu- şuyorlardı. Diğer iki General, arka- larından gelmekteydi. Genel Kurmay Başkanı Cevdet Sunay ile Hava Kuvvetleri Komutam Genel Kurmay Başkanının bu se- yahati NATO camiası içindeki iki dost memleketin -Türkiye ve Yuna- nistan- müşterek savunmasıyla ilgi- lidir. Atinada toplanacak olan kur- maylar üç gün bu meseleyi inceliye- ceklerdir. İzmir NATO üssü Komu- tanı Genaral Storke de Atina yolcu- ları arasındadır. Genel Kurmay Başkanı Orgene- ral Cevdet Sunaya bir kaç günlük yokluğu sırasında Hava (Kuvvetleri Komutam General İrfan Tansel ve- kâlet etti. Adı bir süre önceki hâdi- seler dolayısıyla meşhur olan kır saç- lı dinç General, Kurmay Başkanını uğurlar ouğurlamaz görevi başına döndü ve Sunayın talimatıyla işi yü- İrfan Tansel - Cevdet Sunay İki kafadar Korgeneral İrfan Tansel beraberce, kendilerini bekleyen makam araba- sına bindiler. Onları Ankara Komu- tam Ali Keskiner ve Kara Kuvvetle- ri Komutanı Muhittin Önür takip et- ti. Siyah otomobil sıcaktan vıcık vı- cık olmuş asfaltın üzerinde Etimes- gut Bava Alanına doğru hareket et- tiğinde saatler 12.15'i ogösteriyordu ve günlerden çarşambaydı. General Sunay ve beraberindeki- leri Atinaya götürecek ÇBK 59, hava alanında harekete hazır bekliyordu. Kısa bir vedalaşmadan sonra Tansel ve Keskiner, pervaneleri çalışmağa başlıyan ouçağı askerce oselâmlayıp geri döndüler. Sunay ve Önür Atina- ya müteveccihen yola çıktılar. AKİS, 24 TEMMUZ 1961 rütmege başladı. Bu görev gerçi kısa sürecekti ama, ne olursa olsun Gene- ral Tansel herşeyden evvel askerdi ve son derece titizdi. Böylece, bir kaç günüuk de olsa, Genel Kurmay Baş- kanlığında tarz olarak değişen bir şey olmadı. C.H.P. Bir nasihat, bin musibetten... B' haftanın sonlarında bir akşam, Bostancı istasyonuna C.H.P. li- deri İsmet İnönüyü uğurlamak için gidenler Genel Başkanı göremediler. Uğurlayıcılar evvela, İnönünün tre- ne Haydarpaşadan, bindiği zehabına kapıldılar ve hiç olmazsa katarın kı- OLUP BİTENLER sa duruşu esnasında İnönüyü selâm-

lamak için bekleştiler. Katar, istas- yona bir kaç yüz metre kala öttürme- ge başladığı düdüğünü çala çala gel- di, fakat C.H.P. lideri gene görün- medi. Bir sabah sonra, Ankara istas- yonunda da İnönünün karşılayıcıla- rı vardı. Onlar da İnönüye rastlama- dılar ve bir istasyon sandılar. Aslında, i dönmekten vazgeçmiş ve İstanbulda, Maltepede damadıyla kızının, hemen oğluyla gelininin evi oyanında otur- dukları evdeki ikametini uzatmıştı. Eylül ayının 24. günü 78 yaşına ba- sacak olan Genel Başkan, uzun bir süredir ilk defa, huzur içinde bir kaç günlük tatil geçiriyor ve oğlunun iki oğlan, o kızının iki kız evlâdı, .yâni dört torunu arasında denizin tadım çıkarıyordu" YURTTA İnönü, yarım asrı aşan alış- kanlıklarını bitirdiğimiz hafta içinde de yenemedi ve tatilde bulunduğu Eri zihnini çalıştırmaktan kendini alamadı. Bunun ilk neticesi, geride kalan haftanın ortasında Maltepede, Ömer İnönünün ferah evinin terasın- da yapılan basın toplantısı oldu. C.H P. Genel Başkanı, bütün memlekette derin bir nefes alınmasına yol açan toplantısının ve sözlerinin hemen a- kabinde yeni bir konu üzerinde' "i- mal-i fikr" etmeye başladı. C.H.P. Genel Başkanının bekle- nen basın toplantısının bir sabah sa- at 10'da yapılacağını öğrenen gazete- ciler o gün erken erken yola dökül- düler ve İnönünün ne derece munta- zam olduğunu bildiklerinden o daki- kada Marmara sahilleririnde arz-ı endam ettiler, İnönü traş olmuş, gi- yinmiş -kravatlıydı-, kahvaltısını et- Filistinden gelen Şahap Gürleri kabul etmiş, arkadan partisinin İstanbul İl Başkanı Ali Sohtorikle görüşmüştü. Genel Baş- kan, kaldığı evle basın toplantısını yapacağı evin arasındaki küçük tar- layı neşeli bir şekilde geçerken basın mensuplarıyla karşılaştı ve kendile- — Oo! Erkencisiniz" diye takıl- 1. Hakikaten, saat daha 10 olma- mıştı ve İnönünün, söylediği dakika- dan önce -ne de sonra- toplantıya başlamayacağını bilen muhabirler etrafı kolaçan etmekle meşguldüler. CEP. lideri* yanında Ali Sohtorik olduğu halde oğlunun evine gidip de- nize bakan bir odada basın toplantı- sının başlayacağı saati bekledi. İnönü, demecini, üzerinde C.H.P. Genel Başkanlığı ibaresi bulunan or- ta boy kâğıtlar Üzerine hazırlamış, daktilo ile yazdırtmıştı. Metin, dört- buçuk sayfa tutuyordu. Genel Başka- nın niyeti bunu, muhabirlere bizzat 3

Aynı gün çıkan diğer gazeteler