23 Şubat 1963 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 25

23 Şubat 1963 tarihli Akis Dergisi Sayfa 25
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Kotaya Müracaat Süresinin Uzatılması Fatih İNAL İthalat Yönetmeliğinin 7. maddesinin 1/A fıkrasında, "Tahsisli ithal mal- ları listesinden kotalara yapılan müracaatlar, her kota için ayrı ayrı olmak, sıra numarası gösterilmek, istenen dövizin Türk Lirası tuta- rının 20 10 nispetinde teminat yatırılmak ve 5. maddedeki şartlara uyul- mak suretiyle listenin Resmi Gazetede ilânı gününden itibaren bir ay için- de yetkili bankalara yapılır" denilmektedir. 10. maddeyse, yetkili bankalar tarafından nakden alınan teminatın Merkez Bankasında ilgili banka namına açılacak bir hesaba her hafta to- nunda global olarak devredileceğine işaret olunmaktadır. Bu maddenin -yani 10. maddenin- önemi daha o zamandan anlaşılmış ve AKİS mecmu- asında da belirtilmişti. Zira şimdiye kadar nakdi teminatlar yetkili ban- kalara effektiv olarak yatırılmamakta, ii ziyade banka teminat mek- tupları verilmek suretiyle idare edilmekte, , Ticaret Bakanlığının 10. maddede il hükümle piyasadan bu İm- kân alınmış, ithalât yapacak tüccarın 2 10 teminatı peşin olarak vermesi istenmiştir. Bu düşünce tarzı bir bakıma makbul sayılabilirdi. Zira akre- ditif bedelinin 20 IOO'ünü ödemesi gereken bir ithalâtçının, malın hiç al- mazsa 2 1O'una tekabül eden bir kısmını ödemesini istemek normal bir düşünce tarzıdır. Fakat bizim piyasanın çalışma sistemi iki bakımdan bu makul düşünce tarzına aykırı bir mahiyet taşımaktadır. Bir kerne, kâh en- flâttyonist sistem, kâh para darlığı dolayısıyla bizim piyasa oldum olası 20 100 kredi ile çalışmayı itiyat haline getirmiş ve bir türlü bu itiyadından kurtulamamıştır. Öte yandan, tevziat taleplerle mütenasip olarak yapıl- dığından, firmalar istedikleri miktarda mal alabilmek için çok yüksek nis- petlerde müracaatta bulunmak zorunluğundadırlar. Bu nisbetin kotanın 26 20'sini aşmasına izin verilmekle beraber, haddizatında 9 20 nispeti de muazzam rakamlara varmaya kâfidir. İthalatçı kotası 27 milyon dolar -veya 243 milyon lira- olduğuna göre, irbiri üzerine en az beş misli talep yapıldığı düşünülecek olursa, bir mil- yar liralık talep ve bunun için de 100 milyon liralık teminat yatırılması gerekeceği aşikârdır ki bu parayı efektiv olarak piyasanın bir ay içinde temin edemiyeceği de hesaplanması gereken bir husus olmalıydı. İşte bütün bu sebepler yüzünden X. Kotaya yapılan müracaatlar iste- nilen seviyeye ulaşamamış ve bir ay olan müracaat müddeti Şubat sonuna kadar uzatılmıştır. Bu kararın büyük bir iyiniyetle alındığını inkâra İmkân yoktur. Ancaak... -İşin bir değil, müteaddit ancakları vardır. Evvelâ ko- taya müracaat müddeti 4 Şubatta sona ermiş, sürenin Şubat sonuna kadar uzatıldığına dair sirküler bundan beş gün sonra, 9 Şubatta çıkarılmıştır. Bu .suretle, Ticaret Bakanlığı olmuş bitmiş, artık üzerinde görüşülmemesi gereken bir konuyu beş gün sonra tekrar canlandırmıştır. Bu hareket, bun- dan sonraki kotalara müracaat müddetinin uzatılabileceği intibaıı piyasa- da uyandırmıştır ki, alınan kararlara itimadın sarsılması bakımından bu- nun önemi çok büyüktür. Öte yandan, miktarını bilmemekle beraber, aşağı yukarı 100 milyon li- ra diyebileceğimiz teminatlardan doğan bir paranın Merkez Bankası kasa- larında yirmibir gün fazla yatmasına yol açmıştır. Ayrıca, büyük sıkın- tılarla zamanında teminatı yatırmak için para bulan ithalâtçılar aleyhine bulmayanlar korunmuş, bu suretle, kararlara riayet edenler bir nevi ce- zaya çarpılmışlardır. Bütün bunların üzerine bir ay zarfında teminatı bulup buluşturamayanların tekrar verilecek 21 günlük bir sürede para bulacak- larını ümit etmenin de lüzumsuz bir iyimserlikten ileri geçmiyeceğini kabul etmek lâzımdır. . Bir nokta daha var... -İlk anda pek önemli görünmemekteyse de- 25" 26 -27 Şubat tarihleri bayram dolayısıyla tatil olduğu için, teminat yatır- mak sadece 28 Şubata kalacak, o gün de Merkez Bankası vesika ile ekmek dağıtılan fırınlara dönecektir. İşte bütün bu ihtimalleri evvelden hesaplamak lâzımdır. delere marka vurulması imkânı sağ- lanacaktır. Bu arada tıbbi ve ispen- çiyari müstahzarlara marka vurme mecburiyeti de kaldırılabilmiş ola caktır. Öte yandan, yeni kararnamede, 6/180 sayılı karardaki kati ve lüzum- suz hükümlerin yumuşatılmasına da gidilmelidir. Bu anda, tüzükteki, sa- dece 10x5 cm. ilk "Türk Malı" iba- resini gösteren birinci şekildeki gibi değil, fakat 'T. M." veya daha ufak bir “Türk Malı" ibaresi konulması imkânı da sağlanmalıdır. £ Bundan başka, yabancı memleketlere ihraç olunacak mamullere sadece "'Made in Turkey" ibaresi -Madde in Turkey değil, tabii!- konulması mecburiyeti de kaldırılmalı, o memleketin lisa- nıyla "Türk Malı" olduğunu belirten yası yazmayı sağlayacak bir hüküm getirilmelidir. Velhasıl gaye, Türkiyede imal e- dilen mamul ve yarı mamullere vu- rulacak damgaların, malın Türkiye menşeli olduğunu ispat edecek bir i- şaretten ileri seçmemesine hizmet maksadını taşıdığını unutmanı ak ol- malıdır. Bunu sağlıyacak bir işaret görünür yerde olduktan sonra, ister “Made in Turkey" olsun, İster "Türk Malı", ister “T. M.", maksadı değiş- tirmiyecektir. Öte yandan, yayınlanacak bu ka- rar gene de -ve yeniden- bir hazır- lık devresine ihtiyaç göstereceği için. muayyen bir müddet sonra yürürlü- ğe girmelidir. Her ne kadar bu müd- detin sona ermesinden onbeş gün ön- ce kimse harekete geçmiyecekse de, böyle bir tedbire gene de ihtiyaç var-

Bu sayıdan diğer sayfalar: