15 Ocak 1966 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 6

15 Ocak 1966 tarihli Akis Dergisi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA OLUP BİTENLER için vakit yok. Mr. Grant, Tasarının 14 Nisanda Meclise sevkedilmesini istedi.." Milliyetçi Mehmet Turgut, Eti- bank Genel Müdürünü makamına çağırırken, Mr. Elly Tasarısından bir nüsha getirmesini, Tasarıyı he- nüz görmediğini, incelemek istedi- ğini söylemeyi de ihmal etmemiştir! Altına hücum! Bakan oTurgutun bahsettiği Mr. Grant, ALD Türkiye misyonu başkanıdır. Bakır işini bizim yapa- mıyacağımızı ileri süren bu teşki- lât, bazı amerikan firmalarının Eti- banka ortak olmak istediklerini, yüzde 25 hisse vereceklerini söyle- miş, gelen giden her Bakana, Baş- bakana ısrarla bu fikri oaşılamağa çalışmış, zaman zaman bu işle ame- rikan büyük elçileri de meşgul ol- muşlardır. Nedense, amerikalılar, yeni bir saha açmağa değil, Erga- niye ortak olmağa taraftardırlar. Mr. Grant amerikalılara bir şans tanınmasını istemiştir. Bu arada Yalabık, Grant ile konuşmuş ve Demirele durumu anlatmıştır. Ame- rikalılar, yılda 100 bin ton üretim yapan, 1,5 milyon dolar kar sağlayan Ergani için 3 milyon 125 bin dolar teklif etmişlerdir. Yani bu para ila Etibank kendi işletmesine ortak ol- muş olacak ve tam on yıl sonra her yıl, şimdi 15 milyon dolar kâr etti- &i müesseseden 630 bin dolar ala- aktı. Araya Plâncılar girmiş ve "tatlı kâr" ir amerikalılar obecereme- dir mişlerdir 1850'denberi Sultançayırında bo- raks çıkarıp, Bandırmadan ihraç e- den "Compagnie o Industrielle des Mazures" firması, 1877'de imtiyazı nı "Borax Consolidated Limited" şirketine vermiştir. Şirket, sömür- gecilerin 20. yüzyıl modasına uya- rak, ismini “Türk Boraks Madenci- lik Şirketi" rikada boraks bulunca, Türkiyedeki üretimi düşürmüş, sonunda "Türkiyede boraks kalmadı" rek, çekip gitmiştir. MTA buraları Etibanka vermiş- tir. Boraks kalmadı denilen sahalar- dan Etibank, 1965 yılında 160 bin to- nu bulan üretime başlayınca, "adı türk, kendi yabancı" şirket, dünya pazarlarında karşısına çıkan bu ra- kibi öldürmek için Türkiyeye gel- 6 diye- miş ve "öldü" dediği yerler için tek- rar lisans istemiştir Bu arada Yalabık, 20 bin tonluk bir boraks rafinerisini de Plâna al- dırtmıştır. Bunu duyan şirket, "türk ekonomisine yazık olmasın" diye, kalkıp Türkiyeye gelmiş ve ilgililer- le temas kurmuştur. Ayrıca şirket, boraksın stratejik madde olduğunu ileri sürmüş, Batı Blokunun bir an- laşmasına dayanarak, Türkiyenin Demir Perde ülkelerine boraks ih racına engel olmuştur. Ama kendisi satışlara devam etmiştir. Bizim ra- fineri milletlerarası ihaleye çıkmış, fakat petrol kartellerinin numarala rına benzer numaralara sapan bo- Tahsin Yalabık — Vatanseverliğin raks karteli bizim işe ilgi gösterme- miştir. Etibank ile Polonya arasında bir anlaşma imzalanmıştır. Bunun üzerinedir ki zamanın Amerikan Büyük Elçisi Hare, Türkiye Dışişle- ri Bakanına gitmiş ve boraks rafi- tır!.. "Adı türk, kendi yabancı" boraks şirketi, Mehmet Turgut zamanında durumu tekrar incelettirmiş ve "bo- raks kalmadı" dediği memlekette, utanmadan, "rafineriyi de türkler yapmasın, ben yapayım" demiştir Turgut, Etibank Genel Müdürü Ya- labıkı “şirketin dosyasını al, bana gel" diye çağırmıştır. Yalabık, dos- yayla birlikte Bakana gitmiş ve AKİS kendisine dosyanın gizliliği ve öne- mi hak gi vermek istemiş- tir. Maden Kanunu için hazırlanan Mr. Elly Tasarısında olduğu gibi. Bakan gene kızmış ve şöyle demiş- tir; — Memleketin kalkınması için paraya ihtiyaç var. O da bizde yok. Yabancıların getirmesi Jâzım. On- ları siz ürkütüyorsunuz." Türk-Kablo ve Turgut , şirketi gibi, "ismi türk, yabancı" Türk - Kablo şirketi, Etibanka, dört yıllık ihtiya- cını karşılamak üzere, 225 milyon- luk kablo satmak istemiştir. Yala- bık, başka yerden, 86 milyon lira İhsan Topaloğlu günahı ucuza aynı malı bulmuştur. Bakan Turgut ise, pahalı firmayı tutmuş ve siparişin bu, "ismi türk, kendi yabancı" firmadan o yapılmasını, firmanın Etibankın ortağı olduğu- nu yazıyla bildirmiştir. Bakanın sevdiği "ismi türk, ken- di yabancı" firma, taahhüdü 8,3 mil- yon dolarlık yatırım iken, Türkiye- ye 12 milyon dolar getirmekle ye- tinmiş, sermayenin gerisini de bi- zim milli bankalarımızdan, iç kredi kaynaklarımızdan sağlamıştır. Yap tığı iş ise, sermayesinin faizini Tür- kiyeye ödetmek -maliyete eklediği için-, kârını, sanki yabancı sermaye getirmiş gibi, kendi ana şirketine transfer etmekten ibarettir. 15 Ocak 1966

Bu sayıdan diğer sayfalar: