10 Eylül 1933 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3

10 Eylül 1933 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

^Cumhuriyet' TELGRAFLAR Kiibada vaziyet vahim a» ^ ^ ^ ^ ^ a Çanakkale şehitIerini ziyauet Bu seneki merasim her senekinden güzel oldu Çanakkale şehrtlerini ziyaret maksadile tertip edilen seyahat ve yapılan merasim bu sene pek parlak olmuştur. Gülcemal vapuru perşembe günü ak* şamı Galata nbtımından hareket et miş, vapur içinde bulunan bir bando mızıka tarafından İstiklâl marşı çalındıktan sonra havaya fişekler atılmışhr. Seyahate Kolordu kumandanı Şükrii Naili Paşa, tstanbul müftisi Fehmi Efendi, Şehir Meclisi azalanndan bazı zevat; asker, sivil birçok zevat iştirak etmişlerdir. Cuma günü öğle üzeri miHeaddit hahzlar tarafmdan mevlit okunarak şehitlerin ruhu taziz edilmiş, vapur harp sahası önüne geldiği vakrt mü tekait erkâmharp yüzbaşılanndan ve Tayyare piyangosu müdiriyeti müfet tişlerinden Feridun Bey Çanakkale har» bi hakkmda bir konferans vermistir. Feridun Bey, 18 mart deniz dövüşünün sebeplerini ve Çanakkale miistahkem mevkiinin 73 topla düşman donanmasının 316 yı geçen toplanm nasü yendiğini anlatmıs, birkaç düşman dretnot ve zırhlısının batmasile neticelenen bu ilk Türk zaferini hikâye ederek düş manlanmızm hem denizden hem ka radan nasd yeni teşebbüslere geçtik lerini izah etmiştir. Hatip bilhassa Ç» nakkale zaferinin uç temel direğini teş kil eden 25 nisan, 9 ve 10 ağustos günlerini tasvir etmiştir. Feridun Bey düsmanlarımızın bile büyük'üğü önünde eğilmek mecburiyetinde kaldıklan bu üç günün tarihi hakkında lngiliz harp tarihinde buna dair yazılan şayanı dikkat ve takdir cümleleri aynen tekrar e~ derek bunlara flâve edecek birseyi ol . madığını soylemiş, konferansı şu cümlelerle bitirmiştir: « Çanakkale tam bir Türk za • feridir. Bu zaferi Türk ordusu kendi «ilâhlan vasıtasile yaptı. Çanakkale rmıharebesi Çarlık Rusyasım boğan, mil • lî istiklâl ve varlık yolunu kendilerinden dört, beş sene sonra çalısacaklara a • çık tutmak için ölen kardeslerimizin bayatlan pahasma yükselen bir zafer a • bidesidir. Bu zafer; millî istiklâlimizin temellerinden biri olarak ta kabul edüebilir. Çünkü düşman donanması Boğazm sukutundan sonra Istanbul önü n r gelmeğe v e Karadeniz kuvvetleri Boğazlarda birleşmeğe muvaffak olsay« dı Rusya yolu düşmanlanmıza açıla • cak, harp kısalacak, ve büyük bir 3b timalle Rus ihtilâli de olmıyacakh. tş • te bugün buraya gelmekten maksadı mız vatanlan için hayatlannı feda e • den ve bu suretle Avrupa tarihinde yeni bir safha açan aziz şehklerimize bü* tün Türk milletinin minnet ve şükranlannı getkmek ve hem de ruhumuzda yaşıyan bir zafer abidesinin, Çanak kalenin deniz ve kara harplerine sa • hit olmuş olan Alçıtepe üzerinde düşmanlanmızmkinden daha muazzam su* rette yapümasmı temin etmektir.» Konferanstan sonra Daimî Encümen azasmdan Nakiye Hanım bir hhabe irat etmiş; lstanbul meb'usu Ziyaettin Beyin kızı Vecihe Hanım harbi tas vir eden bir siir okumuştur. Gerek bu hhabe ve gerek şiir gözyaslarile din lenmistir. Merasim münasebetile de Şehitlikleri tmar Cemiveti namma telsizle şu telgraflar çekümiştir: lrakın yeni Kral 22 yaşındaki Veliaht tahta çıktı {Banakalırsa J Artık mazeretimiz kalmamıştır! anakkaleyi anmıyor değfliz. Hev yıl, gezinti mevsiminde boy&V cek ve güzelce bir vapur, bn a radan oraya birkaç mütecessis veya kadirbilici adam taşıyor ve her yıl, binlerce kahraman ölünim hattrasma se nelik vergknizi veriyoruz: Birkaç damla gözyaşu Çanakkaleyi anmıyor değüiz. Ga • zeteler bu mütecessis veya kadirbilici küçük seyyah kafilesmin resimlerini ko. yuyor ve nutuklanm basıyorlar; bu ve» sîle üe çıkan birkaç safar yaadan anlı . yoruz ki filân muhterem efendfler Çanakkaleyi ziyaret vazifelerini yapbklan gibi, on sekiz yıl evvel Anafartalarda, Anburnunda, Seddîlbafcirde Mütternt lerin SQ ve kara satvetini bauran bir destarumız olmuştur. Fakat bu destanm şehnamesi, bir ra. sim (Çanakkale kahramanlanna değil, nyaretçilerme ait), iki nutuk ve öç sav tw gazete havadisinden ibarettr. Olüler başka türlü nasd andır? Ulysse onlara yiyecek götürür • dü; biz de birkaç demet çiçek ve bir kaç damla gözyacı yoüuyoruz. Manası ftibarile az birsey degfl; fakat «Birlik* gazetesmde Türk Talebe Birliği sabdc retsinm yazdığı gibi, orada eteklerme demetlerimizi bırakabaecegimk bn a« bide söyle dura, dikfli taş parçası bfl« yoktur. Orada, mağlup Müttefiklerin abidesi, hiç ohnazsa, kadir bilmek ha. sasunda brzi yenmek îstfyorfarmış giU karsnnzda yükseliyor. Hayv! Orada bo Türk abidesi yoÜ değildi. Bilmem şimdi yerinde midir? Turkiyenm garp kapısmı müdafaa •den kahramanlar, öldükten sonra, kea. di abidelerini kendileri yaptılar: Binlerce kafatasmdan mürekkep bir ehram yükseJdi. Bari ona yerinde bırak* rmş olsaydık... Heykeltrast bir şehit ligin büyük rubu olan ba iskelet abi . deri, bizim kendilerinden eargedigimis birkaç tas, mermer, somaki parçası yerine Çanakkale olülerinm, canlartndaa sonra kemiklerim de fedaya hazır oL duklannm mücessem vesiası olarak' kalacakh. Bütün Türkiye topraUan içinde oraya taşmacak birkaç boy somakimis, tuDCunraz, mermerimiz ve taşmnz yok mudur? Hayır, »tersek buluruz; ol nnyan nedir? Hafızamm m»? tz'anımn BU? Minnet duygtnnnz ma? Eh... ba» na da kabul etmesek vanhş obnaz. Fakat, bence mflB bir nankörlügB andıran bu flımalio maaeretleri, çey • rek asıruk tarminnzin zaruretleı iııde gizlidir: 1908 denberi, Balkanlardan Kafkaslara, Kafkaskrdan Toroslara, Toroslardan Fıradara, Fnatlardan Boğazlara kadar, hemen bu memleketia hiçbir toprak parçası kalmamısbr U birçok harp ve JhtTlâl kurbanlannın gövdesku yememiş, hiçbir sa parçasi kaunamışnr ki atsn kahramanlannın ka* nan icmemiş olsun. O gün bugün, her devirde, hatta her yılda hahralan anılacak yuz bmlerle Türk can vermistir, Hafızamızdaki sehitlik çok kalabalık* tır. Belki hepsini anmaga yeÖsecek km •' dar haüralanmın toparlıyamadık. An" mamak başka, unutmak başkadır. Belki iyioe annnyonıc, fakat unutmuş de « ğüiz; asla. Bir de, Anafartalarm gururuuu Sa • nkamtşm utana bulandınyor; bir mü« leti kurtaran zafer, ayni mflleti ax da. ha bafaracak olan bir hezknetm hafara> süe kanşıtığı için gözlerimizi geriye çevirmek cesaretimizi kmyor. Sonra, na kua bir zaman içinde, bakıslanmız Çanakkaleden tzmire ve Sakaryaya döndü! Taze bir mezarm riyaretme koş • maga vakit bulmadan, daha taze me • zarlarm üstüne kapanmağa mecbnr ot « duk. Bunlar, yakm tarihin imzaladıgı ciddî mazeretlerdir. Hemen teşhisi nan* körlükte karar kılan bir bedbmlife düfi nuyelim. Fakat, unutmıyahm ki bun • kr, artık mazeret ohnaktan da çık mışlardır. Sulh olduktan ve damarla . nmcnn musluğu kapandıktanberi on bir yıl gecti. Artık ne harp, ne de o • lumlu ihtilâl içindeyiz. Paramız yoksa masalarımızm, konsoUarnntzm, evlerîmizdeki merdivenleri süsliyen sShmla. rm taşlarrm, mermerlerîni, tunçlarmi sökeltm, bir millet aksu halinde orayai taşıyalım, Çanakkale kıyılarmda ba « lutlan dagıtacak kadar yüksek bir abi. de yapahm, oyle ki bu topragm Sstündelci kahramanlarm değil, altmdakileri» hatırası bile emperyalizmi urkütsun ve bizim tarafta gözü oianlar anlasmlar ki Boğaziardan ancak bu abidenin önütvda iki kat iğilmek ve bize karşı hiçbir is • tilâ ve istismar tfkri beslememek şar • tile secOabinr! PEYAMt SAFA. silâhendazlarmın Sante Age ve Cî « Vaşington hükumeti Küba işlerienfuegosta karaya çıkmış olduklan söyne kanşmak istemiyor ve bu suretle haleniyor. Fakat Amerika sefarethanesi bu reket etmek istediğini biran söylemeksilâhendazlann yiyecek, içecek tedarik ten greri kalmadu etmek maksadile karaya çıkmış ol Bununla beraber hâdiseler kendisini duklannı beyan etmektedir. Amerikan müdahaleye tnecbur ettiği takdirde haVis konsolosu AntiIIes, amelenin iki şereket için ciddî surette hazırlanmak ker tasfiye fabrikasmı basarak mev tadır. cut mekülât stoklarile sair eşyayı yağBöyle birşey olursa, asker ihracı ma etmif olduklannı söylemiştir. Muna karşı Kübalılann aksiilâmeli ne maileyh yeni Küba hükumetinin res olacaktır? men tanınmasınm mevzuu bahsolamıAdanm başlıea merkezlerinde ef yacağını ilâve etmiştir. kân umumiye, pek ateşlidir. Küba ri Havana 9 (A.A.) Bir habere yasetine hâlrim olan his, istiklâl his göre Kiibada idare başına geçenler sidir. Şurasmı unutmamalıdır ki, in istikrar şeraitini havi bir hükumet Inlâp vaziyeti, Amerikanın müdahele teşkilini derpiş etmemekte ısrar gössine karşı müsellâh bir mukavemetin müterîrlerse Amerikanın bunlan idarebim ve agır hâdiseler doğuracağını tahden uzaklaştımak icin kuvvete mürm'n eden müfritlerin hareketini ko racaate karar verdiği anlaşılmak laylaştıracak vaziyettedir. tadır. La Havane 9 (A.A.) 30 kadar Nevyork Herald gazetesinin Haharp gemisi Küba salarmdadnr veya vana muhabiri Kübada Amerika a • gelmek üzeredir. Amerika tebaasının leyhfarhğmm arttiğım bildirtnektehayatlan teblikede olduğu zannedilen Antilla de Kübaya bir muhrip gön dir. Bu muhabirin verdigi tafsilâta göre Kübada teşekkül eden ihtilâl derilmistir. hükumeti azası Amerikanın kuvvete Havana 9 (A.A.) Kübada va» • müstenit nümayişleri karşısında hiç yet •ahimleşmekte ve halkm memnuniyetsidigi büsbötün artmaktadır. Hü. bir tesir ve telâş eseri göstermemekkumet erkânile siyasî partüer millî sate, eski usulde devam eden politi rayda ardı arkası gehniyen görüşmekacılara karşı da tamamile likayt ler yaprnaktadırlar. Amerika bahriye bulunmatadırlar. w "mmımıraiMiınııniimilllimnıılınııııııııııımm Küba sularmda 30 harp gemisi bekliyor. Amerîka karaya asker çıkarırsa kanlı bir harbin başlamasmdan korkuluyor Paris 9 (A.A.) Tan yazıyor: I Reisicumhur Hz. ile Başvekilimiz Kral Faysahn ölümü dolayısile teessürlerini bildirdiler Irak Kralı Faysal Harretlerinin Bernde vefat etmesi memleketimiz • de teessürle karşılanmışhr. Js*an • buldaki bütün konsoloshaneler bu münasebetle bayraklannı yanya ind irmişlerd ir. Türkiye nezdinde Irak sefiri olarak bulunan Kral Faysal Hazret lerinin biraderi Emir Zeyyite dün diplomaşi mehafiline mensup birçok zevat beyanı taziyet etmişlerdir. Reisicumhur Hazretlerile, Başvekil Ismet Paşa Hazretleri, Hariciye Vekili Tevfik Rüştü Bey Emİr Zeyyide telgraf çekerek Kral Faysahn ölümünden dolayı teessür duyduk lanm bildirmişlerdir. Faysal Hazretlerinin büyük ogln Prens Gazi Melek Hazretleri Irak Kralı ilân edilmiş ve cuma günü tahta çıkmışhr. Gazi Melek Hazretleri 22 yaşmdadır. tngilterede tahsil görmüs, bu sene de Irak harbiye mektebini bitirerek mülâzim rütbeıini ihraz etmiştir. Bağdat, maiem içinde. Bağdat 9 (A.A.) Matem alâmeti olarak bütün şehir, dün gece karan • hklar içinde idi. Akşamüzeri yollarda muazzam bir matem alayı dolaşmış tır. Binlerce Arap sokaklardan ağır adımlarla, göğüslerini vurarak ve Krallan için ilâhiler söyliyerek geçiyorlar dı. A n bir musiki, bu ölüm havasını tamamlıyordu. Kral Faysalın naşı Berne 9 (A.A.) Kral FaysaIm naşı saat sekizi çeyrek geçe Bren diziye gidecek trene bağlanan bir fürgona komnuştur. Londra 9 (A.A.) Despatch ath tngiliz harp gemisine Brendiziye gitmesi için emir verilmiştir. Bu gemi Kral Faysahn naşmı IraJca götürmek için Hayfaya gitmek fizere paıartesi gü • nü Brendiziden hareket edecektîr. Yunanlı misafirlerimiz Birinci tahifeden mabat otelmde istkahat edecek EIli kruva zörünün limana muvasalatmı muteakıp muşla Haydarpasaya geçecek ve orada Yuaan Başvddlme Utibak edecek. br. Izmirin kurtulus günü Birinci tahifeden mabat bir yer kalmamıştır. Merasim esnasmda Müsir Fevzi Pasa Hazretleri, Fahrettin, AK Hikmet, Fuat, Gah'p Paşalarla tzmir Valisi Kâzım Pasa, meb'uslar, müessesat erkânı, ve yuz bine yakm halk kStlesi hazır bulunmuştur. Panaynr açılırken Vali Kâzım Pasa veciz bir nutuk irat etmiştir. Bunu muteakıp Fevzi Paşa Haz • retieri makasla panayır kordelâsmı kesmiş ve kendisine tzmir haurası ahnak üzere bir büket çiçek takdim olun muştur. Fevıi Paşa, erkan v e davetliler panayır sahasuıdaki bötün paviyon • > l a n sıra ile gezmiçler ve bilhassa tsparta halı paviyonu, Yerli Mallar Pazan, deri fabrikası, resim sergisl, Sümer Bank, inhisarlar idaresi paviyonlarmda durarak izahat almışlardar. Bundan sonra panaynn kazi nosunda oturulmus, Ege mmtakanndan g«len zeybeklerrn oytmlan seyredilmiştir. Davetliler panayır mahallini gezerken tzmrrlilerden ellİ bin kişiyi mütecaviz bir halk küt lesi panayır sahasını doldurmuşfro. Şimdi panayır sahası elektrik *iyalan içinde parhyor, radyolann sesleri her tarafı çmlabyor, herkea panayınn güzelliğind«n bahsediyor. ve «tzmir panayin birkaç sene içinde beynelmilel panayırlar arasmda bir yıldız gibi parlryacaktır» diyor • lar. Müşir Fevzi Paşe Hazretleri 9 eylul panayrrmm kazandiğı muvaffakiyetten dolayı tzmir Valisi ve panayırm komitesi reisi Ka • zım Pasayı fevkalâde tahif buyurmuşlardır. Başvekâlete, tktısat eVkâletine çektrkleri telgraflarla yuksek takdirle • rini bildirmişlerdir. Bu akşam Yavuz dretnotunda mükellef bir ziyafet verflmiştir. Zeki Doğanoğla M. Venizelos Atma 9 Paristen gelen haberlere göre M. Venizelot on gun sonra tstanbula ve Yalovaya gidecek*iı\ Sabık Basvekilin Ankarayı ziyaret etme*i de muhtemeldir. M. Venizelos teşriniev • vel iptidalarmda tstanbuldan Giride gidecek, bir müddet orada kaldıktan sonra Atinaya dönerek siyasî müca delesine devam edecektir. Şehrfmize geldigini yazdıgımız Yonan emniyeti umumiye müdürü M. Ebert Ankaraya gitmiştir. ((Münakaşaların zamanî geçti» Suriye istiklâl kazanıyor Fransız gazeteleri ve Yeni Fransa Suriye tahdidi teslihat meselesi muahedesi hazırlıkları Paris 9 (A.A.) Havas ajansı bildtriyors Ekselsfyor gazetesi yazıyon «Bugün FraTvsa, tngiltere, ttalyaya ve Amerikaya düsen en müstacel ve en knühim mesele noktai nazarlanntn birlesKrilmesidir. Murakabeye ne gibi şart. lar konnrsakonsun bu, Almanvanuı sükolic j o ^ t ı g ı rPftlrİMiıınnrkir. 5>ıiîn« gCÇ. Yunan emniyeti umumiye müdürü kneğe kâfi defildir. Çünkü Hitlerci Alknanyanm demokrat Almanyadan ziya'de beynelmilel tabkikatlara rmıvafakat fedece&îni Gmit eviemek beyhudedir. Beynelmflel tahkikatlann mazisi bun . larm ne kadar boş olduguna Slçmek Emkâmra vermiştir. Murakabenin mü • tessir olup olmadıgım anlamak îçtn bir feecrübe devresîne zaruret vardH". Arhk Cenevrede hukukî ve feonî sahalarda Bizanskâri münaka»alarm yapıldufr za knanlar gecmiştir. B*smarkın eski rQ • yalarmı aitı av içinde tabakkuk eth'ren Hrtlercilik diplomat ve mütehassıslar • dan dana süratie ilerlemektedir.» Marin gazetesi de diyor ki: «Geçea son haftalar, Londra, Va . şington ve Paris k&btnelerinin noktai nazarlarmî mkâr edümez bir sekilde yakmlastırmak imknnrm vermistir. Alknanvanm artık münakasa götürmîyen Inlâhlanması karsısmda müsterek bir cenheden bahsehnek kabfl dejrîise de sî. lahlan bırakma keyfivetirn kontrol prenb"bmtn 6c d«<v1et tarafmdan kaf î snrette kabul edildisi mubakkakhr. Bu«un Avrupa nyasetinm temei taşîm teskü eden Avtntnrya istiklâli meselesinde Beriinde yapılan müsterek lesebbusten beri Fransa ile îngiltere arasmda dikka. te sayan bir yakmiık hastl olrmntur. FDvaki meseleyi Milletkr Cemiyeti va•ıtanle haHetmek fitri gitgide kuvvet buhnaktadnr. Hiç tuphesiz bazı ihtirazi kayitler mevcuthır. Fakat, Anchlau meselelerinde de Duçe fle Fransa torasında esas itibarile mevcut prensîp itilâfı memnumyetle kaydedHmeğe şayandır. * Paris 9 (A.A.) M. Pol Bonknr Fas nmumî valisi M. Ponsot ve Suriye yiiksek komiseri M. de Martel ile görüşmelerinde, birkaç aya kadar yapılacak olan Fransa Suriye muahedesile meşgul olmuştur. Bu muahede, Fransa mandasi ye> rtne Strriyenin istiklâlrai temin edecektir. Eursada hayvan sergisi Buna 9 (Hususi) Hayvan nesli nrâ ıslahı maksadile Ziraat Vekâletmce bugün burada bir sergi açılmifbr. Sergiyi ekseriyetle idarei hususiyeye ait aygırlar ve Karacabey deposundan gönderilen hayvanlar teşkü ediyordu. Ziraat Vekâleti sergi birincaerine, dört bin liralık mükâfat tevzi etmiştir. Vilâyetin baytar müdürü Tahsin Nahit Bey hayvan nesHnin ulahmdan ve bilhassa Mermos koyunlan yetiştirfl mesinden ehemmiyetle bahsederek Tür» kiyede açılacak yünla mensucat fab • rikalannm ihtiyaçlannı karşılamak i • çin 25 milyon Merinos koyununa 3> " tîyaç oldugunu söylemiştir. Vali Abidin Bey de bir nuhık vat ederek hükumetin hayvan neslinm ulahma verdigi ehemmiyeti izah etmiştir. lerimiri, sonsuz şükranlanmızı suna nz.» Meclis Reisimizin tetkik seyahati Ayvahk 9 (A.A.) M. Meclisi Reisi Kâzım Paşa Hazretleri dün saat S te Balyadan Ayvalığa gelmislerdir. Pasa Hazretleri yolda Hav • randan sonra Burhaniyede de tevakkuf ehnişlerdir. Kurtulus bayramı tezabüratlan içmde çaTkanan Burhaniye halkı kendilerini hararetle karsilamışlardrr. Paşa Hazretleri Ayvalığa gelirken bircok köylerde halkla görüşmüsier. maballî ihtiyaçlan tetkik etmişlerdir. Celât Bey Ankarada Ankara 9 (Telefonla) tktısat Veküi Celâl Bey bugün buraya geldi. 1» tasyonda Iktuat Vekâleti erkânı, tş Bankası erkânı ve diğer birçok zevat tarafradan karşılandı. Vekil Bey doğruca makamma giderek gece saat sekize kadar Vekâlet i» • Ierile ımeşgul oldu. Başvekil Ismet Paşa Hazretlerine € Dünya kavgasında tarihin akışını durduran Çanakkale zaferinin aziz şehklerinin huzurundan en derin saygı ve sevgilerimizi siınanz.» Büyük Reîrictrmhurumuz Hazretlerine Gctzi Kâbilde Gç ingiliz memuru öldörüldü Londra 9 (A.A!) Timea gazetesi, Kâbilden aldığı bir telgrafı neşretmektedir. tngiltere sefareti, memurlarmdan 3 kişi, bir Efganlı tarafından katiedilmislerdir. K a t l derhal yakalanmtşbr. I Merkez Bankasının yeni binası Ankara 9 (Telefonla) Merkez Bankasmm yeni binası bugün merasim. le açılmışts'. Varşovada idama mahkum olan bir casus Varşova 9 (A.A.) Gdjnia mahkemesi, Almanlar hesabına casusluk yapan denîz ofisi tnemurlanndan Joseph Manothu idama mahkum etmişir. 18 mart kahramanlannın ününü dün. ya durdukça mavi dalgalan içinde çal» kalandıracak olan Çanakkale Boğa zından geçtik. Şimdi Conkbayın karşısında ve Anafartalar Snündeyiz. Dünya kavgasında dünya tarihinin gidişim degiştiren Çanakkale zaferini ku rarken emriniz altında can veren yiğit sehitlerimizin manevî huzunındayız. O zamanki düşmanlanmızm bile bü yüklüğü karşısmda eğildikleri 25 nisan, 9 ve 10 ağustos günlerinin enginliği 3nünde hayretle; saygı ve minnctle başımız eğik duruyonız. Sayısız minnet Büyük Millet Meclisi Rei$i Kâztm Paşa Hazretlerine « Çanakkale zaferinin kanTaman şehitlerinin manevî huzurundayız. Zatı devletlerine derin hünnet ve tazimlerimizi sunanz.> Büyük Erkânıharbiye Reisi Feozi Paşa Hazretlerine e Çanakkale 'müdafaası şehitlerinin jruksek batırası önündeyiz. Size heyetimizin derin saygı ve tazimlerini sunanz.» «Gülcemal» dün sabah sehrimize dönmüştür. Irlanda da gOmrOk mOtarekesini feshediyor Cenevre 9 (A.A.) Hollanda • dan sonra serbest trlanda hükumeti de 24/9/33 tarihinde gümrük mü • tarekesine nihayet vereceğini bil dirmiştir. Serbest trlanda hükumeti kararına sebep göstermemiftir. raz baka kaldı. Fakat tarudıktan sonra dünkü haytanm bu temiz pak, düzıgün kıyafeti, rabıtaJı duruşu, bakışı, içinde ona karsa büyük korkular saklı duran kadıncagizı çılğınoa sevindkmrşti. Kapıyı ardma kadar açtı: Gir evlâdım, gir... Maşalleh seni iyi gördüm. gir, babacığuı da burada, seni bekliyor... dedi. Fakat bu «babacığın» sözünü farkında olroadan ağzınd'an kaçır mıştı. tstemeden verdigi bu hediyeyi geri almak istter gibi ilâve etti: Şey... Beyefendi, bekliyor seni, gel, gir!. Çünkü bütün bu aile davasını Pembe Hanım da gayet iyi biliyordu. Nafiz Beyin ağzından dinle mişti. Salih içeri ağır ağır girdi. Pembe Hanımın brr mucize seyreder gibi hayretle büyüyen ve sevinçle par lıyan gözleri önünd'e yürüdü, Nafiz Beyi geçen gece konustuklan odada kitap okurken buldtı, (Mabadi var) \ Tefrika: 42 SERVER BEDt Sabahsız Geceler Senî beklemisim... dedi, hani ben aynldım oradan kale... Merak ebnisim seni... Oturdum surada bir apartıman kapısı isinde... tki saattir, dilenci sribi kapı onünde mi oturuyordun? Ne. Vay kfilhanbey kan... Hoşu ma g'«tti be... Gel ulan suradan sana bir simit alayım... Gülüşüyorlardı. Fakat Salih kendini birdenbrre topiıyarak: Fofo, dedi, bunlann kabahati yokmus be... Sana anlatayım da dinle... Moruk hergelesi beni kaf ese koymus. Ve Salih poils macerasım, anne • »ile konustuklarım birer birer an • latta. Yürürken arada bir duruyor, Fofoaua burnu hizasında yuntruk « larını salhyor: Bu dalganın altmdan bir antikalık çıkacak, sen Salihin böyle durduğuna bakma, ben bu hesabı te mizlemedikçe rahat etmecn! diye bağınyordu. 3 Salih, o cuma günü, öğleye doğn ı Çengelköy iskelesine çıktı v e derhal geçen seferki gelişini andı: Bu, ona hiç mi hiç benzemiyordu. Hatta yer yüzünde tki Salih var sandı. O vakH Çengelköyüne çıSnnca adamakılh gece olmuştu; şimdi adeta sabah. O vakit hava ber • battı. Kuru ve dondurucu bir ayaz, fırtınaya çevirmeğe başlamışta, pis pis bir yağmur çistliyordu; şimdi güneş var. ortalık daha sıcak v e •onbahar deyam ediyor gibi O ya kift bir tutam bozuk paradan baska Serserilik mi ulan be... Çatlamak cebinde metelik yoku; şimdi on li isten bile değil... Kendime baba aradan fazla papra var ki Salihin nyorum diyoruz, anlatamıyoruz. cebi böyle bir hazineyi pek az görYahu beni bu hale getiren kimse müştür. O vakrt sarhoş v e mastor bir anlıyalım, hesaplasalım, y a cadu; şimdi o kadar aklı başındaki nrnt okuyayım, ya helâllaşalım... handise nasihaıt verecek adam aNe dertten anlamaz adamlarsmız rayacak. O vakit üstii başı lâgım be yahu... dan çikanlmış yamalı bir torba gibi Ev«t, Salih t e biliyor ki bu ha ıslak, pis, berbattn; şimdi, Nafiz yat, hayat değil; bu böyle sökmez; Beyin verdigi elbiseler v e Bitpazaergec. işin sonu ya kodestir, ya hasnndan bir gün evvel yok pahasına tane, yahut ta virane... Fakat n e aldıği bir palto ile, sabahleyin Fohaltetsin be?.. Elinden hiçbir iş gelfonun yıkayıp ütülediği gömlek v e miyor; hiçbir zanaat öğrenmemiş; yakalıkla, şaka değil, üç aşağı beş adamakkllı bir meflotep, roedrese, yukan efendiden bir adamdı. O va terbiye görmemiş; doğru dürüsft, kit ağaçlara tutunarak, topallıya kâltipler gibi iki lâkırdıyı bir ara topallıya yürüyordu; şimdi sesi çıkya getirip konuşamıyor; ağzından mıyor v e uslu akıllı, talimli bir giküfürler nefes gibi çıkıyor; okuyup dişi var. Kaç kere düşündü: «Ben ayazması az, hi^ yok gibi, n e haltetdam olurmuyum acaba?..> Anne sin? Belini doğrultacak hald« d"e • sinden aynldığı dakikadanberi kenğil. Sebep kimse onun yakasma yadi kendine hep bunu sorup duru ptşmak, culan, hergelenîn evlâdı, yordu. Fofo da ona rcekadar yal bozduğun gibi düzelt!» demek is vermişti: «Kale bırak artık ?ire bu sersetiyor. rilik...» diyordu. F ' î i y ' alih hepPembe Hanım kapvyı açtığı vakit söyle düşünd ; ! P vardi: Salüıi birdenbire tanıyamadı. Bi • Cumhuriyet Nüshası 5 Kuruştur . j Türkiye coraitî ı için : Hariç îçin Senelik 1400 Kr. 2700 tf Altı aylık 750 1450 Üç aylık 400 800. Bir aylık 150 yoktur

Bu sayıdan diğer sayfalar: