7 Ekim 1938 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 6

7 Ekim 1938 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

7 Birindtesrin 1938 Kurîuluş bayramı dün biiyiik merasimle kutlulandı Kitaplar arasında j Bu haftaki maçlar Merasinı ve geçid resrtıi çok parlak oldu, Fenerbahçe Güneş gece ordu şerefine biiyiik bir ziyafet verildi takımları Kadıköyünde karşılasıyorlar İstanbul futbol ajanlığından: 8/10/938 cumartesi yapıl»cak maçlar Şeref stadı: Süleymaniye Topkapı B takımları saat 14,30 hakem Feridun Kılıç. 9/10/938 pazar yapılacak maçlar Taksim stadı: Süleymaniye Hilâl A takımları saat 13 hakem Şazı Tezcan. Yan hakemleri: Ziya Kuyumlu, Rahmi. Galatasaray Topkapı A takımları saat 15 hakem Tarık Özerengin. Yan hakemleri: Şevki Çanka, Sam;m Talu. Şeref stadı: Vefa Beykoz A takımları saat 13 hakem Kemal Halim. Yan hakemleri: Halid Üzer, Halid Özbaykal. Beşiktaş İstanbulspor A takım'arı saat 15 hakem Ahmed Adem Göğdüm. Yan hakemleri: Cahid, Sedad. Fenerbahçe stadı: Fenerbahçe Güneş B takımlan saat 13 hakem Fahreddin Somer. Fenerbahçe Güneş A takımlan saat 15 hakem Adnan Akm. Yan hakemleri: Fahreddin Somer, Bahaeddin Uluöz. Süleymaniye stadı: Karagümrük Eyüb B takımları saat 9 45 hakem Nuri Bosut. Boğaziçispor Eyüb A takımlan saat 11.30 hakem Nuri Bosut. Ortaköy Altınordu A takımları saat 13,15 hakem Necdet Gezen. Karagümrük Yıldırım A takımları saat 15 hakem Halid Galib Ezgü. demektir.» dedikten sonra, işgal devriııe aid facialardan bahsetmiş ve Ulu Önder Atatürkü, saygı ile anmış, «Dünya tarihının emsalıni görmedığı ve göremiyeceği bu büyük şahsiyette, Türk halkının bütün mukadderatı tecelli ettiğini söyliyerek nutkunu bıtirmiştir. Bahriyelilerimiz, Vali ve Kumandanın önunden geçerlerken {Baştarafı ı tnci sahifede) bütün kara nakil vasıtalan, bir dakika bulunduklan yerde durarak, İstanbulu bu millî sevinc gününe eriştiren kahraman şehidlerimizin hatıralarını anmişlardır. Sultanahmed meydanında toplanan okul talebesi ve birlikler, saat 10,30 da, harekete geçerek, sırasile motosikletli polis müfrezesi, tüm mızıkası ve Yedek Subay okulundan bir tabur, Askerî Tıbbiye okulu talebesi, Deniz Harb okulu talebesi, Maltepe ve Kuleli Liseleri mızıkalarile, piyade taburu ve süvari grupundan bir bölük askerle, topçu birlikleri, polis ve itfaiye müfrezeleri, şeKir bandosu, Üni versite ve yüksek okullar talebesi okul izcileri, esnaf cemiyetleri mümessillerin mümessillrinden bir çok zevat, tribünde yer almışlardı. Alay, saat on bir buçukta halkın sü rekli ve candan alkışları arasında Taksim meydanında yer aldıktan biraz sonra, törenin bu kısmı başlamış, Yedek Subay okulu mızıkasmın çaldığı İstiklâl marşı sivil ve asker, on binlerce kişi tarafından tekrar edilerek, iki deniz eri tarafından abide önündeki dıreğe şanlı bayrağımız, çekilmiştir. Şehir namma Umumî Meclis azasm dan Refik Ahmed Sevengil, kürsüye gelerek bir hitabe irad etmiştir. Refik Ahmed Sevengil, kahraman şehidlerimizi hürmetle anmış ve sözlerini Kız izcilerimiz Köprü üzerinde den mürekkeb olan alay, Salkımsöğüd, Atatürke tazimlerini arzederek bitirmiş Sırkeci, Köprü, Karaköy, Şişhane yoku tir. Refik Ahmedden sonra genclik namışu ve İstiklâl caddesini takıben Taksime na kürsüyü işgal eden; Enver Koray da gelmiştir. bir nutuk söyliyerek: Taksimde « Sevgili yurddaşlanm, bugün bir Bu esnada Taksim meydanında mahşerî bir kalabalık toplanmış bulunuyor bayram neşesi içinde bulunan yalnız bız du. Meydanın sağ tarafma davetlilere değil, bütün vatandır. Güzel lstanbulumahsus bir tribün inşa edilmişti. Vali ve muzun 15 inci kurtuluş yıldönümünü Belediye Reısi Muhiddın Üstündağ, îs tes'id ederken, kalblerimizin kararmasıtanbul Komutanı Korgeneral Halis Bı nı istemeyiz. Fakat, mazi ile mazinin acı yıktay ve bütün mülkî ve askerî erkân kara günlerini unutmamak lâzımdır. Çündan. Vilâyet, Parti, Adliye ve Belediye kü maziyi unutmak, yannı düşünmemek Geçid resmi Nutukların söylenmesini muteakıb, Merkez Komutanı tarafından verilen işaret üzerine, yürüyüş kolunda merasim g€çişi başlamış ve tüm, Deniz ve Kuleli, Maltepe Liseleri ve itfaiye mızıkalarının iştirakile muhteşem bir geçid resmi yapılmıştır. Tören bittikten sonra askerî kıt'alar ve okul talebesi, Pangaltı, Taşkışla yolları ve Tarlabaşı caddesinden geçerek, garnizonlarına ve mekteblerine dönmüşlerdir. Öğleden sonra, saat 16 da, Belediye Reisi ve Şehir Meclisi üyelerile cemiyetler mümessillerinden ve Parti başkan lanndan seçilmiş bir heyet, tstanbul Komutanlığı merkezine giderek, İstanbul halkı namına orduya tazim ve şükranlarını arzetmişlerdir. Gece de Taksim meydanında, Şehir bandosu tarafından millî parçalar çalınmış, radyoda, İstanbulun kurtuluş tarihine aid konferanslar verilmiştir. Saat 20,30 da kahraman ordumuz şerefine, Perapalasta İstanbul Vali ve Belediye Reisi Muhiddin Üstündağ tarafından bir ziyafet verilmiş, İstanbul Komutanile diğer askerî birlikler komutanları ve kolordu erkânı ziyafette bulunmuş lardır. ti. Haşmet de, benim yanıma geldi: Güverteye çıktınız mı?.. Aman, ay o kadar parlak ki... Diyordu; bir yandan da dudağmın bir ucunu bükerek Hacı Hüsameddine bakıyor: Bu havada, buraya kapanıp da oturulur mu?.. Demeğe getiriyordu. O da oyun oynamağa pek istekli değil... Otekilerin yanına bile sokulmadı. Feriha, dayısile ne konuştu, pek iyi duymadım. En sonunda: Başım çok ağrıyor, dedi. Şimdi gidip biraz güvertede dolaşacağım. Sonra da gene kamarama döneceğim. Yatıp uyursam belki başımm ağrısı biraz geçer!.. Hacı Hüsameddın üstelemedi. O da zaten yeğenini, kâtıbini karşısma alıp da oyun oynamağa hevesli görünmüyor: Pekâlâ, dedi. Sen git, yat... Sonra, etrafına bakındı. Sanki kansı ıçeriye girecek de, ne dediğini işitivere cekmiş gibi, ondan korkuyordu: Yalnız, garsona söyle, bana bir konyak getirsin!.. Ustümde tuhaf bir titreme var. Boynum tutuldu. Neden bilmem, bu ağustos sıcağında?... Çıkarken şu kapıyı da çekiver... Feriha, dayısmın içki içmesîni pek istemiyor, sanırım. Yarı yarıya dolu duran Kabataş Lisesi Musiki öğretmeni Sadi Arsevenın Orhangazi Cumhuriyet Müddeiumumisi Mahir Ülküsal, ceza hukukuna aid Temyiz mahkemeleri kararlan hulâsaları adlı bir eser neşretmiş ve bir tane de bana göndermek lutfunda bulun muştur. Kitab, ağırbaşlı bir kapak içinde 16X24 eb'admda 295 sahife olup fi atı yüz yirmi kuruştur. isimli eseri fevkalâde bir nefasetle ve yeni bir şekiide SUHULET Muharrir, kitabmda, 765 sayılı ceza kitabevi tarafmdan neşrolundu, 54 kuruştur. kanunile bu kanunun 11/2/937 tarıhli ve 3112 sayılı kanuna kadar olan tadil lerine, ceza usulüne müteallik kanuna ve hususî kanunlara aid Temyiz mah Bu kıtabı görmeden talebelerine kitab tavsiye etmemeleri rica olunur. kemesi mukarreratını, Şurayi Devietin memurm kanununa müteallik kararlarını, Adliye Vekâleti tarafından ceza ışlerı hakkmda yapılan tamim ve seıdoİstanbul Ceza ve Tevkifevleri ihtiyacı için 31/5/939 akşamma kadar lunan mütaleaları ve bazı ihtilâflı ceza meseleleri hakkında salâhiyettar zeva satın alınacak 300,000 kilo ikinci nevi ekmek kapalı zarf usulıle eksiltmiye konmuştur. Muhammen bedeli «28,500» yirmi sekiz bin beş yüz liradır. tın yazılarını toplamıştır. Kitab; ceza. usul ve hususî kanunla Muvakkat temınatı « 2137 » iki bin yüz otuz yedi lira « 50 » elli kuruştur. Istekliler sartnameyi tatil gününden maada hergün saat ra aid olmak üzere üç kısma ayrılmış kadar ve 13 ten 17 ye kadar Sirkecide Aşırefendi sokağında 9 dan 12 ye 13 numarada ve her kısım için alfabetik birer fihrist Adliye Levazım dairesinde gdrebilirler. yapılmıştır. Uzun ve vorucu mesai mahEksiltme 24/10/938 pazartesi günü saat 15 te Yenipostane arkasmda sulü olan bu kitabın ceza hukuku âle Aşirefendi sokağında 13 numarada Adliye Levazım dairesinde yapılacaktır. minde büyük bir boslugu doldurduÇu Eksiltmiye girecekler zarflarını eksiltme saatinden bir saat evveline kadar na asla şüphe voktur. İstanbul Adliye Levazım dairesinde taplanacak Satmalma Komisyonu ReisDınamik mahiyeti haiz olan ceza ka liğine numaralı makbuz mukabilinde bizzat vermeleri veyahud dış zarfı münunlanmızla hususî kanunlardaki hü hür mumile kapatılmış ve ismile açık adresi ve hangi işe aid olduğu yazıl\ümler birçok tadilâta uğramıs. hemen ması şartile ayni saate kadar iadeli taahhüdlü olmak üzere mektublarıni hemen birçok maddeler içtihad tevhidi gönderilmesi ve ilân masrafının da müteahhide aid bulunduğu ilân olunur. (7155 ) mevzuu olmuştur. Memleketimizde bu zamana kr.dar Temyiz mahkemesile Devlet Şurası kararlan derli toplu birer kitab halinde neşredilmem'ştir. Adliye ve Dahiliye Vekâletleri tarafmdan arasıra neşrolunan Temyiz ve Şuravi Devlet kararları gayrimuntazam çıktığı gibi, bulmak imkânı da yoktur. Adliye Ceridesile Resmî Gazetede ve bazı meslek mecmualarında neşrolunan bu gibi kararları takib ve muhafaza etmek güçtür. Tatbikatta her hâkim veya avukat bu gibi kararlan madde m°tinlerinin yanına hulâsa etmekte veya nevralji, kırıkhk ve bütün ağrılarınızı derhal keser. kopyalarını çıkarmaktadır. Orhangazi Müddeiumumisi Mahir Ül •• • • icabında günde 3 kaşe alınabllir. H H I H küsal, bu eserüe bütün bu mahzurlan bertaraf ederek ceza tatbikatında herkesin işine yarayan mukarreratı bir araya toplamış ve bunlara Adliye VekâVilâyet Muhasebei Hususiye, Hastane ve Nafıa dairelerile Izmit ve leti tarafından yapılan tamimlerle Türk Adapazarı ılkokulları için cem'an (82) ton sömikok Türk Antrasiti satın jur.sprudence'nı teşkil eden, ihtilâflı alınacaktır. Ihale birinciteşrinin 24 üncü pazartesi günü saat on beşte açık meseleler hakkmdaki salâhivettar kim eksiltme suretile yapılacaktır. Naklivesi de dahil olduğu halde muhammen seîerin yazılannı ilâve etmiştir. bedeli 2296 liradır. İstekhlerinin (172 ) lira 20 kuruşluk muvakkat teminat Her bakımdan şayani tavsiye ve isti mektubu veya banka makbuzu ile o gün zikredilen saate kadar Vilâyet mafade olan bu kitabdan dolayı, Orhan kamına şartnamesini görmek istiyenlerin de Vilâyet Encümen kalemine mügazi Cumhurivet Müddeiumumisi Ma racaatleri. (7231 ) h:r Ülküsal tebrik ve takdire değer Eserin müteakib tabı veya ilâvelcri ne ilk tab'ında unutuldugunda asla şüphem olmıyan Büyük Millet Meclisi tefsirlerinin de aJmması bu kıvmetli esere daha fazla kıymet verecektir. Ceza hukukuna aid Temyiz mahkemeleri kararları hulâsaları ilk ve orta mekteblere Kültür Bakanlığınca kabul edilen S O L F EJ Sayın musiki ögretmenlerinin Îstanbul C. Müddeiumumiliğinden: Baş, Diş, Nezle, Grip, Romatizma, Kocaeli Vilâyetinden: BAYANLARA TAVSİYE: Safaeddin Karartakçt İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakdl tesi talebesinden 5455 numaralı Tevfik oğlu İbrahim. evvelki gece saat 22 de, Köprüde bir taraftan diğer tarafa ge çerken 2876plâka numaralı şoför Cemalin idaresindeki otomobılin sadmesme maruz kalarak başından ve dizinden yaralanmıştır. kullanınız. Başmdan, dizinden yaralandı Hidroelektrik Tesisatı Münakasası Susurluk Belediye Reisliğinden: Nafıa Vekâletince musaddak projesi mucibince 19 eylul 938 tarihine raslıyan pazartesi günü saat 15 te ihalesi yapümak üzere kapalı zarfla eksiltmiye konan kasabamız hidroelektrik tesisatımn 33401.50 lira bedeli keşifli makine ve elektrik teçhizatı ve malzemsi ve bunların montajmdan ibaret tesisata dair eksiltme şartnamesi üzerinde görülen lüzum üzerineyapılan tadilât ve evvelki gazete ilânlarmda ihale günü sehven 1 eylul 938 olarak gösterilmiş olması sebebile mezkur tarihte yapılması mukarrer ihale geri bırakılmıştır. 1 Eksiltme şartnamesi üzerinde vapılan tadilâttan sonra bedeli keşfi «31258.50 » lira olarak tesbit edilen makine elektrik teçhizat ve malzemesi ve bunların montajmdan ibaret elektrik tesisatmın ihalesi kapalı zarfla 17/10/938 tarihine raslıyan paazrtesi günü saat 16,30 da Susurluk kazası Belediye Encümeninde yapılacaktır. 2 Talibler yüzde yedi buçuk muvakkat teminat akçesi ve eksiltme kanununda yazılı vesikası ve bugüne kadar bu işleri muvafıakiyetle başardıklarma dair Nafıa Vekâletinin müteahhidlik vesikasını hamilen ihale günü Belediye Encümenine müracaat etmelidirler. 3 Proieler, eksiltme şartnamesi ve mukavelename Susurluk Belediyesinden ve İstanbulda Galatada Selânik Bankası hanında 4 üncü katta mühendis Hasan Hâlet Isıkpmardan bedeli mukabilinde alınabilir. (7014) Öyle şey olur mu?.. dedim. Öyleyse, hepimiz yüzde on oynarız; vakit geçirmek için... Kazansanız da, kaybetseniz de, ne olacak?.. Hepsi bir iki liranın içinde... Adamcağız o kadar üstüme düştü ki ne diyeceğimi şaşırdım. Büsbütün sıkıl dım. Şükrü Paşa ile Cevad Sami de onu kırmak istemiyor: Yabancı yok ya, diyorlardı, biz bize... Zenginin sözıi her yerde geçiyor. Hepsı bir oldu. Benı de oturttular. Sonra, ne dıyeyim, başıma gelecekler varmış!.. Şeytan da dürttü. Kendı kendıme: Aman, ne olacak?.. dedim. Kimse görmüyor ya... Salonda yabancı yok... Gıren çıkan da olmuyor. Ben de onların arasına kanştım. Kâğıd çektik. Ben, Şükrü Paşa ile karşı karsıya düstüm SoluTda Cevad Sami, sağımda da Hacı Hüsameddin var. Biz oyuna başlarken garson geldi. Konyak getirdi. Hacı baba, içkiye nekadar düşkün olacak ki deminki Hkörü hem beğenmedi; hem de garson kadehi kaldırırken, adamcağızın elinden çekti, aldı. Içindeki son damlasma kadar içti. Gene öyle: Ne sert şey, bu!.. Diye yüzünü burusturdu. Sonra bize Matbuat cemiyeti kongresi îstanbul Basm kurumundan: 6 birinc:teşrin 1938 tarihinde topla nan Basm kurumu senelik kongresi ekseriyet olmadığından 27 birinciteşnn 938 persembe günü saat 13.30 a bırakılmıştır. Bu toplantıda mevcudla iktifa edileceğinden sayın üyelerin behemehal teşriHeri rica olunur. Davet Galatasaray spor kulübü idare heyetmden: 24 eylul 938 tarihli murakabe heyeti içtimamın devamı mahiyetinde olmak üzere 8 birinciteşrin 938 cumartesi günü saat on beşte sayın azanm kulüb lokalinı teşrifleri rica olunur. likör kadehini gösterdi: Üst üste çok içmeseniz!.. Diyecek gibi oldu. Hacı Hüsameddın, önündeki likör kadehini aldı. Bir yudum daha içti. Yüzünü burusturdu: Sözüm ona meşhur bir likörmüş amma ben hiçbir şey anlamadım. Zehir gibi acı... Hasmetle Feriha: salondan çıVtı O zaman, Hacı efendi bana geldi: Siz, dedi, poker biliyorsunuz, değil mi?.. Biliyorsunuz... Biliyorsunuz!.. Demin, biz oynarken bakışınızdan anla dım. Haydi, geliniz de beraber oynıya lım. Sıkıldım. Benim kırk yılda bir, poker oynadığım olur amma, gene benim ya şımdaki genc kızîarla, kendi aramızda, eğlenmek için... Yoksa şimdiye kadar, hiçbir yerde, hele erkeklerle karşı karşıya oturmuş da oyun oynamış değilim. Şimdi de böyle, tanımadığım insanlarla kumar oynamak, hiç yakışık almıyacak... Onun için oynamak istemedim. Hacı Hüsameddin, hiç durmadan yalvarıyordu: Kuzum, ne olur, benim hatırim için... îsterseniz, sizin fişlerinizi yüzde on, diye hesab ederiz. tzci genclerimiz geçid resminde döndü: Ne içersiniz?.. Diye sordu: Şükrü Paşa ile Cevad Sami, ona hoş görünmek için birer konyak ısmarladı. Ben teşekkür e:tim, hiçbir şey istemedim. Garson çıktı. Salonda bizden başka hiç kimse yok... Cevad Sami: Bakınız, diyordu, şimdi işte oyuna benzedi. Neydi o, deminki gürültü? . Başıma ağrı girdi. Oyunun tadı, böyle sessizlikte çıkıyor. Sadeddin Necmi burada olsa, ustüne alınır; kim bilir gene nasıl köpürürdü?.. Bilmiyorum, nekadar oynadık. Gar son, geldi. Cevad Sami ile Şükrü Paşaya konyak getirdi. İşte tam o aralık, Hacı Hüsameddin birdenbire sarsıldı. Parmakları titremeğe başladı. Sağına soluna bakmdı. El yordamile birşey aradı. Bir yere mi tutunmak ıstiyordu?.. Yoksa gözlüğünün kaybolduğunu unutmuş, dalgınlıkla onu mu arıyordu?.. Gözlerinden korktum: Sanki, birdenbire büsbütün göfmez ol * muş... O kadar donuk, o kadar dumanlı... Bakışları da birdenbire boşalıvermif gibi... (Arkast var) Tefrika No.7 Benim hiç halim yok, dedi. Gidip yatacağım. Istersen, bakayım, Haşmetı bulayım. Demin güvertede Feriha ile beraber gezimyorlardı. Onlan çağırayım. Gelsin bari, ya Feriha oynasın, yahud da Haşmet... Hem, çantadan yeru bir gözlük çıkarayım. Onu da yollanm. Hacı Hüsameddın sesini çıkarmadı amma kaşları çatılm;stı. Onlarla oyun oynamak istemiyordu da ondan mı?.. Belki de Ferihanın Hasmetle güvertede yalnız ı dolaşmalarını ıy. görmüyor, onun için ola[,cak... Bedriye Satvet de bunu biliyor. ler nedense gene, ıkı gencin başbaşa do^aştıklarım, ikide birde, herkesin önünde »öylemekten geri durmuyor. Kapıdan çıkarken bana döndü: g Ndkleden: \ m KEMAL RAG1B Biz böyleyiz, işte... diye gülümsedi. Kimseyı bulamazsak, Haşmet, Feriha, ben, bir de kocam dördümüzün birden oturup oyun oynadığımız bile olur. Bızimkinin oyun merakı da bir başka hastalık!.. O, gitti. Arası epeyce geçti. Feriha ile Haşmet geldi. Renkleri sarartnış mı, yoksa salon biraz loş da onun için mi bana öyle geldi, bilmem... Genc kızın saçları da biraz dağınık... Güvertedeki mehtab safasından olacak!.. Sevişen insanlar için artık bu kadarı da çok görülmez... Ferihanın omuzlarında, turuncu üstii ne, ipek işlemeli bir şal var; pek güzel... Bayıldım, doğrusu... Saçlarının rengine de pek yaraşıyor. O, dayısına doğru git

Bu sayıdan diğer sayfalar: