6 Ağustos 1947 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

6 Ağustos 1947 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

6 Ağustos 1947 I lv\\î BAHİSLER Kauçok sanayünde açılan yeni ve geniş ufuklar İstanbul Belediyesi Yazan: Rıdvan Tezel Amerika İspanyollar tarafından keş dan yapılmaktadır. Yağlara ve bilhassa fedildiği zaman, yerlilerin kauçuktan sıcaklığa karşı mukavemeti övmeğe deyapılmış eşya kullandıkları görülmüştü. ğer. Butil, son zamanlarda yapılan ve Fakat kauçuğun Avrupaya ithali ancak geniş ufuklar vadeden bir lâstikür. Bu Onsekizinci . yüzyılın ikinci yarLsından tıp lâstikten yapüan otomobil iç lâstiksonra olmuştur. Buna rağmen, kauçuk lcri diğer lâstiklere nazaran havayı on endüstrisinin ancak yüz yıllık bir ma defa daha fazla muhafaza etmektedir. Buçün ürimyagerler 60 çeşid lâstik zisi olduğu söylenebilir. Başlangıcda, çok basit imalâtla birkaç kalem eşyaya in sentezine muvaffak olmuşlardır. HepVali ve Belediye reisl Lutfl Kırdara hisar eden bu fabrikasyon gelişmiş, ni sinde biraz daha iyi evsafların sağlanması, bu sahadaki araştırmaları teşvik vekâlet eden İç İşleri müsteşan İnsan hayet bugünkü olgun halini almıştır. Fabrikasyonda vukua gelen bu geliş etmektedir. Şunu hemen ilâve edelim Aksoy bugün Ankaraya döneceğinden *ne sayesinde, tabiî kauçuğa hasıl olan ki, bu işteki gaye tabiî kauçuğun evsa dün Vah ve Belediye reisi Lutfi Kirdarı ihtiyac gittikçe artmış ve mevcud tabiî fında sentetik kauçuk elde edilmesi de ve muavinlerin^ziyaret ve veda etmişkauçuk kaynaklarının arttınlmasma baş ğildir; tabiî kauçuktan daha üstün, daha Ur. Bu ziyaret esnasında müllüye ve maliye mufettişlerinin İstanbulda yapvurulmuştur. Nitekim, Brezilyadan ka çeşidli olanlarınm imalidir. İddia oluntıklan teftiş neticelerinin konu mevzuu duğuna göre, bugün kauçuk üzerine çırılmış olan tohumlar 1876 senesinde olduğu ve İstanbul Belediyesinin, İç İngilterede yetiştirilmiş, Seylân ve Cava araştırmalar yapılan lâboratuarlara, fab İşleri mufettişlerinin ileri sürdükleri rika demek daha doğru olur. Zira bu•dalarmda dikilerek plântasyonlar meyhususlara şiddetle itiraz ettıği soylendana getirilmişti. 1910 senesinde kauçuk rada tatbik edilen usuller, kullanılan mektedir. Belediyenin iddiasına göre, istihsali 94.000 tondu. Bunun Tr88 i Bre alet ve cihazlar, lâboratuar ölçüsünden tasarruf ancak israftan yapılabilir. Beeilyada mevcud ağacîardan ve gerisi çıkmıştır. Bir defasında en az 36 ter ledıyede israf yoktur. Müfettişlerin isplântasyonlardan temin edilmiştir. Hal kibde madde birbirile karıştırılmakta ve tedikleri şeyler yapıldığı takdirde âmme vereceği ham kauçuk denenmektedir. hlzmetleri geri kalır. Esasen şehrin bütbukl, 1933 te 800.000 ton kauçuğun Bu hızla, her hafta yüzlerce terkib de çesini şehir mümessilleri hazirlamakta% 98.5 u plântasyon suretile yetiştirilen nenmiş oluyor. Akla şu sual gelebilir: dırlar. Belediye bu cepheden mvhtar bir ağaclardan sağlanmıştır. Bu kadar çeşidli kauçuk imaünden mak ıdareye maliktir. BelediyBnin ır*.lî müBüyük savaşların uzun zaman idasad ne olabilir? Bu suale araştırma lâ zayakaya düşmesi hükumetin memurlatnesi için, bol malzeme temini icab et boratuarları şu şekilde cevab vermekra yaptığı son zamlardan ileri gelmiştir. tiğinden, ham maddenin de o nisbette tedirler: Üstün evsafa sahib lâstik elde sağlanmas: gerekir. Halbuki işgal, ablu ettikten sonra, bunları, şimdiye kadar ka gibi sebebler, bu imkânları kısmen hiç tecrübe edilmemiş sahalara teşmil ortadan kaldırmıs bulunmaîrtadır. Ge etmek ve dolayısile bu sahalarda imarek Birinci Dünya Savaşında ve gerekse lâta geçerek, geniş iş hacimleri sağlaİkinci Dünya Savaşında tatbik edilen mak. tedbirler birçok zorluklara yol açmışDevlet Denizyolları Genel Müdürluğü tarafından İtalyanın Ansaldo tezg&hlanna sipariş tır. Uzak, denizaşırı nakliyatm düşman Bu tip lâboratuarlarda, akla gelmiye edilen 8 gemının inşası hakkında bir muddet denizaltıları tarafından sekteye uğratılcek, orijinal fikirler üzerinde çalışıl bnce ımzalanan mukavelenamede bazı hatalar ınası, diğer taraftan mevcud plântasyon maktadır. Meselâ son zamanlarda, üze yapılmssı yuzünden ldare bir hayll zarara ların ijgal dolayısile elden çıkması, orÖğrendiğimire göre, bu mukarinde ısrarla durulan bir nokta, lâstik uğramıjtır. elenamenin her İki taral mümesstllerince lmtaya halli icab eden bir sentetik kauten yay yapmaktır. O evsafta bir yay zalanabilmesi İçin 29 bin liralık pul yapıjçuk meselesi çıkarmıştır. yapmak ki, çelik yaylardan üstün olsun. tırılması icab ederken hesabda yapılan bir Yalnız Amerikada 1943 senesinde, sen Bu tipte yayların yağlamaya ihtiyacı ol >anlışlık neticesi olarak, Bakanhk hukuk mutetik kauçuğun yılhk istihsal hacmi, madığı gibi, tozlanma mahzuru da yok şavirliği tarafından 6D bin kıisur liralık pul 750.000 tondu. Bu istihsali sağlıyabilmek tur. ŞimdiUk iskemlelerde kullanılan bu yapıstırılmıştır. ldare bu yüzden 40 bin liraık bir zarara ugramıştır. İddia edildlğine için beş büyük fabrika kurulmuştu. Bu yaylar, yakmda otomobil ve otobüsler göre, idare, ayrıca pullar İçin beyiye verHüktar barışta, Uzakşarktan ithal edilen de kullanılacaktır. Diğer taraftan tren mek masrafından kurtulmak Uzere kanunl tabiî kauçuğun dörtte birinden biraz vagonlarmda, içerbinde hava bulunan imkânlara malik olduğu halde blr kayıdeserl olarak mukavelenameye soğuk fazladır. Son yıllar içinde bu tonajm lâstik yaylar üzerindeki araştırmalar bir sızlık damga vurdurtmamı; ve bu «uretle^OOO lira birkaç mlsli artmış olacağına şüphe et hayli ilerlemiştir. Bu şekilde yaylar kul da beyiye vermistir. Bu hususta Bakaıüık mumiyoruz. lanıldığı takdirde, sarsmtılar boğulmuş fettişleri tahklkata başlamışlardır. DENIZCILIK BAHİSLERÎ Serbest Sutun İstanbulda seyrüsef er kontrolü davası Günden güne artmakta olan motörlü nakil vasrtalan karşısmda şehrin seyrüsefer kontrolü da o nisbette mühim bir dava halini almaktadır. Büyük garb çehirlerinde başlıbaşma bir ilim mevzuu olıjp BeyTüsefer mühendisleri tarafından idar« «dilen bu mühim davaya bizde sadece emniyet teşkilâtı zaviyesinden bakılmattaöar. Bir idarecimizin idarî kıymet ve kudreti ne olursa olsun ihtısası dışında olan bir mevzudaki muvaffakıyet derecesinin düşüklüğünü tabiî gönriek lâzımdu. Üstelik, elde mevcud elemanların, is hacminin yarısma bile y«tmiyecek kadar az olduğunu düşünecek olursak, vaziyet bir kat daha müfkülleşir. itiraz ediyor Yeni tersane 5 yıllık plânın içinde mi, sonunda mı kurulacak? Yazan: Müfettişlerin yaptıkları tetkikler ve ileri sürülen mütalealar Oenizyolları İdaresi 40 bin lira zarara girdi İkinci Dünya Savaşından evvel, kau olacağından, trenlevde seyahat etmek çuğun bünyesi tetkik olunmağa başlan daha rahat olacaktır. ınıştı. Esasen, umumiyetle sentetik bir Üzerind* ısrarla durulan fikirlerden ınaddenin istihsalinde, ilk kademe, tabiî bir tanesi de, lâstik elyaf yapılması ve olanının incelenmesidir. Yapılan incele bunlardan kumaş dokunmasıdır. Şayed tneler, tabiî kauçuğun izopren isimli or bu işte muvaffak olunacak olursa, daganik bir maddenin polimerizasyonun yanıkhlık bir tarafa bırakılarak, temizdan hasıl olduğunu ortaya koymuştur. leme keyfiyeti kabil olacaktır ki, bu çok Bugün dahi bir lâstik molekülünde, kaç mühim bir noktadır. Kimyevî temizletane atom bulunduğu kat'iyetle bilin me neticesinde, kirlerinden tecrid olunnıemekle beraber, fen adamlanmn yü muş olan kumaşlar yepyeni olacaktır. rüttükleri tahminlere göre bu rakamlar Başka bir hususiyet de, bu kumaşların şöyledir^ 75.000 karbon atomu, 120.000 elâstikî olması, terzilik hatalarmın kohidrojen atomu. layca tashih edilebilmesidir. Bütün bunKauçuk sentezine yol açan olaylardan lara giyimdeki rahatlığı da ilâve etmebirisi, William Tilden isimli bir kimya lidir. gerin, trementi ruhundan izopren isimli Diğer gaıib bir fikir, ev lnşaatında maddeyi istihsal etmesi ve bunu bir şigeniş ölçüde lâstik kullanılmasıdır. Lâsşeye koyarak rafın bir iöşesinde bırakmasıdır. Beş sene sonra, bir tesadüf, tik harareti nakletmiyen bir maddedir. aynı şişeyi kimyagerin eline geçirmiş, Şu halde, bir tarafmdan öbür tarafma fakat bu sefer seyyal olmıyan, lüzucî sıcakhğı nakletmediği gibi, soğuğu da blr mayi ile karşılaşmıştır. Şişenin için geçirmez. Toz ve pisliğin nüfuz etmede kauçuğa benziyen bazı parçalarrn mesi, sesin tecridi gibi hassalar inşaatta yüzmesi, bu maddenin kendi kendine kullanümasını sağlarnaktadu. Meselâ döpolimerizasyona uğraması fikrini ver şemelerin lâsfik oluşu, duvarlarm lâstik miştir. İzopren molekülünde 5 karbon, emdirilmiş kâğıdla kaplanması, temizlik 8 hidrojen atomu bulunduğuna ve bakımmdan ne kadar mühimdir. Lâstik yukarıdaki tahmine göre en az 15.000 ihtiva eden boyalar, hava aşındırma ve fcopren molekülü bir araya gelerek, da yıprandırmasına karşı çok elverişlidir. Ham kauçuğun terbiyesinde, buhar Iıa fennî bir tabirle, poümerize olarak, yerine elektronik ısıtmamn ikame edilkauçuk meydana getirmiştir. Uzmanlar, o zaman kendi kendine mesi, yeni bulunan usuller arasındadır. Vaki olan bu molekül büyümesini izah Bu sayede 5 saat süren bir ameliye 18 edemedikleri gibi, lâstiğin hangi sebeb dakikaya indirilmiş bulunuyor. Kauçuk araştırma lâboratuarlannda, Jerden dolayı elâstikî olduğunu, vulkapiıasyonu ile, yani kauçuğun terbiye hummalı araştırmalar devam etmekteedilmesile niçin sertleştiğini bilmiyor dir. Hangi yenilikler üzerinde çalışıldığı lardı. Bu noktalar, bugün az çok ay açıklanmadığrna göre, pek yakında ne gibi sürprizlerle karşılasılacağı da kesdmlatılmıştır. Kauçuk sentezinde atılan ilk adım, tirilememektedir. pek tatmin edici olmamakla beraber, cesaret kırıcı da olmamıştır. Tabiati taklid ederken, kauçuk ağaclarının esrarlı fcimyahanesinde vukua gelen kimyasal olaylar bilinmediği için, aynı evsafın sağlanamıyacağı tabiî idi. Bununla beraber, daima, iyi evsaf teminine öoğru adım atıldığını görmekteyiz. Meselâ GRS isimli olan lâstik, tabii lâstik kacar mükemmel değildi. Neopren isimli lâstik. asetilen ve klor isimli iki gaz İstanbul Emniyet Müdürluğü İstanbul Emniyet Müdurü Demirin yet İjleri Umum Müdürluğüne tayin cegini yaşmıştık. Valinln Avrupadan üzerine tayin keyfiyeti kafl jekllnl Ahmed Demirin yerine de Emniyet •mum Müdür muavini Sabahaddinln rtararlajmıstır. Emniedileavdeti almıj, İşleri tayini Çimento işi komisyona havale edildi Şehrimizde bulunan Ekonomi Bakanı Tahsin Bekir Balta dun eabah Sumerbank İstanbul fubesinde Ekonomi Bakanlı^ı musteşar muavini Nuzhet Tekul, Sanayı Umum Müdurluğu tetkik heyeti reisı Şevket Sureyya, Ankara, Sıvas ve İstanbul çimento fabrıkaları mudürlerinin iîtirakile yapılan toplantıya başkanlık etmiştır. Bu toplantlda, bugun şiddetle hissedilen çimento «ıkıntısının 6nlenmesi için ne gibi tedbirler alınması iâzım geldığl, çimento karaborsasının nasıl 6'nlenecegi gibi meseleler göruşülmuştür. Neticede bir komisyonun kurulmasına karar verilmiş ve komisyon da çalışmaya başlamıştır. Denizyolları îdaresinin Bakır sılepi bugün limanımızdan hareketle Iskenderuna gidecek, oradan yüklıyeceği muhım miktardaki kromu Amerikaya göturecektir. «Bakır» bugün hareket ediyor Açıkhava Tiyatrosu açılıyor Cumartesi g\lnü açıhş törenl yapılacak olan Açıkhava Tıyatrosunun kusad resmi akşam saat sekizde yapılacak ve saat dokuzda da Şehir Tiyatrosu artistlerı tarafından «Kral Ödip» piyesi temsil edılecektir. Bu temsıl yalnız davetlilere mahsus olacaktır. Ramazan 19 Çarşamba o Vasati Eunl I 13.20 | 17.13 20.20 I 22.0T I 4.02 4.59 ı 8.53 | 12.00 [ 1.46 | 7.41 Denlzcillk bayraıslahı ile tam ve mü nu münasebetile Ukemmel bir teree,nenin blr yıl İçinde lastırma Bakanı Şük vücude getirilme rü Koçağın verdiji sinl ve burada bir söyîevde denizciligıtaraftan injaata ve raiz ve başka ulaştırma işleTİmiz hakkında şunlar vardı: takdirde, bir hayli müddet bu tersaneye ıslahata devam edillrken diğer taraftan <Dünya hâdiseleri programlann fctsa iş bulamıyacağımizı işaret etmiştim. da İdarece istenilen 20 geminin bir veya bir zamanda tatbiktna engel olmakla Pilvaki Devlet Denizj'olları TJmum Mü iki sene sonunda inşasına baslanarak beraberl Cumhuriyet hükumetleri Impa dürü Yusuf Ziya Eızin, haziran başinda bunların 6 yıl içinde lkmalini deruhde ratorlvktan teslim aldıklan, 43 bin tonbasına verdiği bir demecde, liman hiz etmektedir. enkazı kadro dıjında bırakarak yerini meüeri için 17 çıkarma gemisi ile mU Başlangıcda, inşaat malzemesl ve bam 110 bin tonluk şilep ve yolcu gevıüeri teaddid kuvvetli vinçler alındığı ve alı kısımlar Amerikadan getirtilecek ve İstanbul, iktisadl ve lçtima! bünyesi le doldurdu. Armatörler de kendi to nacagını söyledikten sonra, yeniden 38 tedricen gemilerin bütün atsamı yerll bakımından, bugünkü mevcud nakil vanajlarını yükselterek 85 bin tonluk ge gemi daha tedarik edileceğini ve bu ge olarak yapüacaktır. sıtalarmın adedini bir misli daha artmiye sahib oldular. Sayılan 1000 e yak milerin 14 ü yolcu, 10 u yük, 2 si akarAmerikan şirketinin hesablarma göre, tırmağa müsaiddir. Fakat seyrüseferin laşan ktiçük tonajdaki filomuz da mo yakıt ve 12 si şehir hattı gemisi olaca tersane 13 buçuk milyon dolara mal ola bugünkü durumuna bakarak ilerisini gını da tasrih etmişti. Bunlar da dışarı caktır. 10.000 tonluk 5, 5000 tonluk 5, düfünmek hiç de ümid verici değildir. törleştirildi.» dan temin edıldigi takdirde, kuracağı 3000 tonluk 5 ve 1000 tonluk 5 ki ceman Mevcud »artlar »ltında, günde birkae Bakan, yüz elli üç bin tonluk geminin mız tersaneye, epey müddet yalnız ta 95000 tonluk 20 geminin inşası için de vatandaşımızın otomobil kazalarma kurTurkiyenin ihtiyaçlanna asla kâii gelmir işleri kalacaktır. Halbuki biz, gaze 26 buçuk milyon dolar sarfedilecektir. ban gidip, birçok maddî zararlarla karmediglni bilöigi içindir ki, Amerikadan tecılige baslidıtunız 1908 denberi yeni Böylece 6 yıl içinde takriben 40 milaldığımız gemilerin g«ldiğinl, İsveç tezşılaşacağımız muhakkak gibidir. Bu dava harb ve ticaret gemileri yapacak bir yon dolar harcanacaktır. gâhiarmda yapılmakta olan Trabzon yalnız şehircilik mütehassısı veya idatersane davası peşindeyiz. şıJepinin pek yakmda memleketimize Bu teklifi yapan müessese, Amerika recinin i?i değildir. Ancak eeyrüsefer, Bir kaç gün önce, Yusuf Ziya Erzin, gelecetini, İtalyanm Ansaldo tezgahlaBahriye Bakanlığmı ve bu Bakanlığın idare ve şehircilik mütehassıslarının tersane hakkında basına beyanatta bunna ısnr.arlanmış olan 8 yolcu gemisinm l'prsaneler ve Doklar Dairesini, bütün müşterek çalışmalarile verimh bir netice lunarak şunları söyledi: inşasına başlandığını ve Holandaya siAmerikan büyük bankalarım referans elde edüebilir. tHahcdeki Fabrika ve Havuzlarda > paris ettiğimiz 6 şehlr hattı geminin lnolarak göstermiş ve Türkiyede yapma.k Alâkalı makam, çehrin bazı yerlerine şaatı ilerlemekte olduğunu söyledikten büyük kıt'ada gemi in§ast, esas itiba istediği işler için kolaylık olmak üzers muhtelif seyrüsefer işaretleri koymuştur. rile kararlaştırümış ve 5 senelık prosonra, şu müjdeyi de vermişti: dosyalannı Amerikan Büyük Elçiliğine, Bugünün seyrüsefer tekniği ile bu işa«Odeme şartiarı, sonra kararlaştırıl grama konulmuştur. Diğer taraftan Fab Ankara v« İstanbul Osmanlı Bankalamak ve son Trv.rn.an yardımı dışvıda ol rika ve Havuzların fcabiîiyetiui arttır rile Cumhuriyet Merkez Bankası Umu retleri tetkik edecek olursak, bunların hiçbir teknik bilgi ve etüde istinad etmak üzere biri 15fi00t tonluk 2 akar mak için 150 milyon HraZtfc programda mî Müdürluğüne göndermistir. nıediği kolayca anlaşılır. Çünkü, bu işayakıt gemisi, 4 ü şilep ve 4 ü de yol oldukça genis tahsisat vardır. 5 senehk Amerikan şirketinin teklifi 1946 eycu gemisi olmak uzere cem'an 83 Mn programin gerçekleşmesi yakındır. 150 lulünde Devlet Denizyolları İdaresine retlerin ekserisinin yeri ve konuş şekli tonluk 10 geminin hükumetimize ve milyon liralık tah.sisat dairesindeki tet bildirilmiş ve takriben 40 milyon do yanlış olduğu gibi, bizzat ijaretin kendisi de yanlıştır. Bunlardan bir kısmı da rilmesi Amerika hükumetince kabul e kik ve temaslanmız devam etmekte lara yapmayı teahhüd ettiği bu işler maksadın tamamile aksine olarak âdeta dir.> dilmiftir. için, yılda 400 bin dolardan altı yılda Umum Müdür, yukarıda bahsetü 2 milyon 400 bin dolar döviz olarak net kazayı mucib olacak çekilde konmuştur. Şükrü Koçak, deniz ticaret filomuzun Şehirde seyrüseferin kontrolunu temin gelişmeai hakkında §u sözleri d« ilâve ğimiz haziran başmdaki demecinde de, ücret istemiştir. 150 milyonluk tahsisattan 119,5 milyoiçin almmı? birçok tedbirler vardır, faetmi^ti: *** nunun yeni gemilere, 17,5 milyonunun kat maalesef gene bilgisizlik yuzünden •Receb Peker hükumetiMn ton doDevlet Denizyolları, 1946 eylulünd*, bunlarm birçoğu yanlıştır ve aksi neliman vasıtalanna ve 17,5 milyonunun fcuz aylık çalışmalan «onundo, %smarda tamir fabrika ve atelyelerine ayrıl bir Amerikan şirketinin 40 milyon do ticeler vermektedir. Meselâ, çoförün geladığımız ve satm aldığvmız gemilerle dığını söylemişti. Son beyanatında lse lar mukabilinde ve 6 yıl içinde hem riden gelen vasıtaları görmesini temin ve Amerikaltların son yardımlarile Devtbüyük kıt'ada gemi lnşasının esas iti Halicde bir tersane yapmak, hem de 20 let Denizyollannm ticaret filosu tona barile kararlaştırümış ve 5 yıllık prog gemi inşa etmek teklifi karşısında kal eden ayna tertlbatile mücehhez olmıyan jıno 190 bin ton ilâve etmif oluyonız. rama konulmuş> olduğundan başka ma mıştır. Bu teklif üzerine ne yapılmış arabalar hemen hemen bütün garb (eBu suretle devlet elinde 300 bin tonluk lumat verilmemiştir ki bu cihet, zaten tır? Teklifin kabul edilmediği anlası hirlerinde seferden menedilmislerdir. Bizde ise, otomobillerin bu çok faydalı ve armatörler elinde 85 bin tonluk ti biliniyordu. lıyor. Kabul edilseydi elbette basına uzvu, garib bir mülâhaza İle körleşticaret gemimiz olacakUr.* Demek kl tersane ve gemi inşa sa malumat verilirdi. Devlet Denizyolları rilmiştir. Halbuki, geriden gelen vasıBakan, armatörlerin ellndekl tonaja nayli işi, henüz tasav\ur hallndedir. Ta İdaresi, bu teklifin neden kabul edil taları rahatça görme imkânlarından da temas ederek şöyle demiştir: savvurdan fazla bir şey olsaydı, hem U mediğini bildirirse umuml efkâr aydın mahrum olan bir şoförün kaza yapma tDevlet elindeki deniz tafitlannt ço laştırma Bakam 1 temmuz nutkunda bu lanmış olur. Fakat bir npktayı ehem ihtimali, arkayı görebilen bir şoföre nisğaltnken armatörZerimirin de gemile müjdeyi de verirdi; hem de Devlet De miyetle işaret etmek isterim ki asıl mü betle yüzde otuz fazladır. Aynı imkânrini genij ölçiide çoğaltmalan için^ fcen nizyolları Umum Müdurünün son be him mesele, bu Amerikan şirketi tekli dan mahrum olan bir şoförün, seyrüsedüertne icab eden devlet yard\mımn yanatında daha tafsilât bulunurdu. finin neden reddedildiği ciheti değil ferin normal akışmı aksatması ihtimali yapılmasım programvnuza almıs buîu dir; ldarenin, tersaneyi kurmak için de yüzde yetmi$ sekizdir. Bizdeki geyTenl tersanenin ve gemi lnja sananuyoruz. Amerika «ahjındon isti/ade ebaşka teşebbüslere girişip girişmediğidir. rüseferin intizamsızlığını düsünecek decek olanlara her türlü yardunı ve ke jlinin bir an evvel kurulması hakkında Yusuf Ziya Erzinin 13 temmuz olursak, bu nisbetlerin daha yüksek jaleti göstermek ve yvrd d\s\ tularda yaadığım yazılar üzerlne, bu lşle ilgili pazar günkü gazetelerde çıkan beyana olacağı aşikârdır. çalışmak müsaadesini vermek prensipi olarak blr Amerikan îlrmasmın mü tında «Halicdeki Fabrika ve Havuzlarbana şu malumat Bir diğer misal: Garb şehirlerinde, çekabul edilmistir. Bu hususta bir ka messili tarafından da büyük kıtada gemi inşası esas itihir ısıkları yandıktan sonra, seyir hanun tasartsı da, yaktnda Büyük Millet verilmiştir. 13 ağustos 1946 tarihinde AmerUca barile kararlaştırılmış ve 5 senelik pro linde olan nakil vasıtalannın içind»kl Meclisinin huzunına sunulacaktır. grama konulmuştur> dediği hayırlı iş Armatörlerimizin bugünkü çal«?ma daki Demir ve Denizyolları muhtelit için neler yapılmıştır. 5 yıllık programm lâmbaların yakılması yasaktır. Çünkü, heyeti başkanı Puad Zincirkırana The aydınlık bir yerde oturan bir şoför dıhacmini genişletmek, çalışma rt»<emini tersane ve gemi İnşa sanayii kısmı, düzenlemek için tedbirler almıs bulu American Assocdat«d Const. konsorsi hangi seneden ltibaren tatbik edilecek sarısını lâyıkile göremez. Bizde J«e hunuyoruz. Türk deniz ticarefinin daya yomu azasmdan olan Raymond Con tir? Bu işi bir an evvel başarmak için nun tamamile aksine olarak, geceleyin nağı olan armatörleri kalktndırmak, ge crete Pile Company adlı şirket taraftn teşebbüse geçilmis midir? Umum Mü seyir halinde olan nakil vasıtalarının iç lâmbalarını yakmaları mecburidir. tnilerini yenilemek ve tonajîarını yük dan bir teklif yapılmıştır. Şirketin Türkiyedeîcı mümessüi tara dürden bu hususta bizi aydınlatmasmı Bu misallerin benzerleri pek çoktur. teltmek Cumhuriyet Halk Partisi hüfından da teyid edilen bu teklife gore, rica ediyoruz. Fakat, zararın neresinden dönülse kârkumetinin bajltca amacıdır. Devletle adı geçen şirket, başka blr şirketle beABİDİN DAV'ER dır dedikleri gibi, bizim de hiç vakit ferdt bu suretle elele, biri ötefcini taraber, Devlet Denızyollan İdaresl tarakaybetmeden bu hususta müsbet bir mamhyarak çalıştıkça yurdun iç ve dış fmdan kendılerine verümiş olan Halic çalışma sahasma girmemiz muhakkak ulaştirmast hergün biraz daha gelişecck tersanesi halihazır vaziyet plânına ve şarttır. Teknik etüd ve pontajlarla, emve fcut'vetli bir Türîc deniz ticaret /'. mümesslllerînoe bildirilmiş olan izahata niyet ve sürat zaviyelerinden caddeleosuna sahib olmuş buhtnacağız. Bir istinaden. Halicde kurulması duşünüIsmarlama tarzında rimizin istiab hadlerini, azamî ve asgarî yandan devletin ve bir yandan da arlen ve kararlaştınlan tersanenin projesürat derecelerini, işaretlenmesi gereken matörlerimizin gayreilerile ticaret fi lerini ve inşaat işlerıni bedeli mukabiHAZIR GÖMLEKLER noktaları ve konulacak işaretleri, alm , lomuzun çok yakın bir istikbalde m'f hnde deruhde etmeğe hazırdır. Halen ması lâzını gelen tedbirleri vesaireyi letlerarast bir değer haline gelebilece Halicde mevcud metruk kızaltlarla yarı tesbit etmek, ve elde edilecek neticelerl ğine yürekten inantyonu.> harab bina ve tesislerden asgarl bir verimli bir teşkilâtla tatbik etmek, şehBakanm nutkunda, deniz ulaştır masrafla yeni bir tersane vücude getlIsmarlama atelyelerinde rin ve şehirlinin menfaatleri bakımmdan ma vasıtalarımızın anası demek olan rilecektir. Devlet Denizyolları İdaresiçok mühimdir. dikilmi» en lvi kallte poplin tersane ve greml lnşa sanayü hakkında nin istediği gibi burada 10,000, 5.000, gömlekler satışa arzedilmiştir. Yüksek Mühendls 3 000 ve 1,000 tonluk buharlı veya mahiç bir söz bulunmaması, elbette benlm Adıes: Bahçekapı Selâmet han Oıhan F. BARDI zotlu yük, yolcu gemisi veya muhtelit gibi sizin de dikkatinizi çekmlşür. 1 inci kat. (Tek Kollu Cemal yük yolcu gemisi olmak üzere 4 gemi *** TürkiyeLüksemburg nıillî maçı gişesi karşısında) Geçenlerde yazdığım blr yazıda yüz birden yapmaga müsaid 4 kızak kuruFu'.bol Federasyonu, TurkiyeLukaemburg binlerce ton gemi aldıktan ve siyariş lacakUr. rr.üli takımları maçı için yaptığı muracaate Amerikan şirket!, mevcud kızaklann ettikten sonra, blr tersane kurduğumuz müsbet bir cevab almıştır. ABİDİN DAV'ER HAKKI'mn CASUS M U , GAZETEGİ Mİ? ÖLÜM Orduınuzun kıymetli subaylarm dan, eski milll futbol takımı oyuncusu ve beynelmilel futbol hakemlerimiz den topçu önyüzbaşı NIYAZİ TAŞDELEN (Harbiyeli Niyazi) (929B26) 5 ağustos 947 günü Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi askerî törenle 6 ağustos 947 çarşamba gıinü saat 12 de Haydarpaşa As. hastanesinden kaldınlacaktır. Ker.ciisini seven ve tanıyan arkadaşlarla kederli ailesine başsağhğı dileriz. *** Üsteğmen Mahmud Tutuşun eniştesi, Paris konsoios muavmi Hayreddm Yahnın babası, emekli hariciye memurlanndan MEH.MED NURt TTJRGAYER uzun zamandanberi müptelâ olduğu rahatsızhktan kurtulamıyarak 5/8 '947 salı günü vefat etmişür. Cenazesi 6/8/ 947 çarsamba günü iklndi namazını müteRİvib Kadıköy Osmanağa camiinde k'.Unmalc üzere Mühürdar caddesi Hacıhüsam sokak 11 numarah evinden kaldmbrak Karacaa'nmed aile kabristanına defnedilecektir. Yukarıdaki resim Amerikalı casus ve gazeteci Kurt Zinger'e aiddir. «İkinci Dünya Harbinde Hainler ve Casuslar» isimli eserile Amerikada ve bütün dünyada birdenbire meşhur olmuştur. Bu eser İkinci Dünya Harbinin casusluk vakalarını ve büyük devletlerin casusluk teşkilâtlarını emsalsiz bir muvaffakıyetle nakletmektedir. Eser bütün dünya dillerine çevrilmiştir. FOTO SABAH Amatör Servlsi RENKLİ film DEVELOPEMAN ve AGRANDİSMANLARINA başladı. Galatasaray, 289. Beyoğlu. L. Hourticqe Burhan Toprak SANAT ŞAHESERLERİ 3 Cİ L D Renkli 15, renksiz 12 lira. Sahs yer'eri: Beyoğlu: Haşet ve Gen Kitabevleri, tstanbul: İnkılâp ve Aygün Kitabevleri. Köprü: Kemal Kitabevi. Cumhuriyet'ln «Nalına Mihına> sü ' tunu muharrirl, dünkü yaasmda, mütehassıs meselesine dokunmuş. Acı acı şikâyet ediyor; geürttigimlz mütehassıslardan lstifade edemiyoruz, avuç dolusu para mukabilinde yazılan raporlar k&ğıd sepetine atılıyor, dlyor. Ezell derdJerinüzden biri. Zaman aaman depreşen bu mütehassıs getirtme merakı, kışın grip salgını, yazm tifosu gibi, ensemizde boza pişiren illetlerimizdendir. Garbm, irabda pek de mahallî olmıyan mütehassıs geçinir adamlarını kırmızı dıpli balmumu ile davet bizim en büyük derdimiz tuz derdidir. edip ceblerine bir yığm para doldur bahkların hayat ve aıematınft hükmetdulrtan sonra «sen sıranı savdın, haydi meğe koyuldu. Bize ucuz tuz temini için hükumete lutgüle gule, şimdi başka bir faüri çagırafen bir müracaatte bulunsunlar. PalaBen bu zatı yakından tanıdım. Ne 5cağız> diye memleketine ugurlamak, mür adamdı yarabbl! mutlarımızı ucuz ucuz tuzlayalım. Bu müsbet İş görmek manasına geliyor. millî serveti çokça miktarda satabileKendisine bol keseden mütehassifilılt Sanki, garbın, mall vaziyeti sarsılm'.ş, payesl verildlğl günler Serbest Firkanın or, Ticaret Odası ileri gelenlerıle, is lim. Tuz pahalı oldukça, palamut tuzilim ve fen adamlarmdan bir kaçmı, doğduğu tarihe rasgeldiği İçin, havayı, tanbul balık ticaretini ve sanayiini e lamasını harice satamıyoruz. her sene refaha kavuşturmağa memıır bulanık suda balık avlamağa müsaid linde tutan kodamanlar. Meşhur müteBu dilek, mütehassısa tercüme edildi. edilmişiz gibi bir şey. Bari, bu adam buldugu besbelll İdi. Memleketl Baltık, hassısımız, ekâbirin bezme en sonra Müşarünıkyh, mürakabeye varmış bir ların yazıp bıraktıklan raporlardan bir sözüm ona yapacağı isin mevzuu da geldiğini öğrenecek kadar cemiyetimiderviş gibi bir lâhza gözlerini yumdu, parçacık faydalansak. Ne gezer! Müte aenizde balık olduğuna göre, ihtlsasını zin havasina alışık olduğu İçin, toplancevab verdi: hassıs raporunu, içinde fena bir haber irkâra kimde mecal var? tınm dağılmasına ramak kalmışken Bu benim işim değildir. Ben, luz bulunmasmdan korkulan mektub gibi, Bu zatın üç hüneri vardı: Dunnadan geldl. işi hakkında hükumete muracaat yaaçıp okumak bile istemeyiz. Gerçi bunpipo içer, durmadan konuşur, durmaBaş köşeyl verdiler, oturdu. Otomo pamam. Çünkü bu iktisadî bir davadır. ların çoğu, yeryüzünde henüz benzlndan otomobile binerdl. Bu arada, vakit bllde yalnız kaldığı içln, yolda on daHükumetin iktisad programına dahil i}den eser yokken motör icad eden muhbulursa, eskl Düyunu umumiye kütüb kika susmaga mecbur olmuştu. Acısım teri gibi, körlemeden rapor yazar, yahanesinden apartımanina naklettirdiği derhal çıkardı. Konuştu, konuştu, ko tir. Bence hrunun kestirme yolu, az pabancı memlekette bulunduğunu unu balıkçılığa müteallık kitablan karıştı nuştu. Zeki adamdı ha! Kütübhanedeki lamut tutup az tuz sarfetmektir. tup kendi memleketinin şartlanna göre Bu karakuşl hükmün handise alkışa rır, arada sırada, Okyacuslar kadar de hangi kitabı karıştırdıysa karıştırmış, akıl vermeğe kalkar ya, o da başka keyrin lâflarla dolu, dipsiz kile boş ambar aklında, balıkçihk tekniğine dair epîy lâyık beliğ ve veciz ifadesi karşısında fiyet. kabilinden raporlar yazar, sonra gene tabir tutmuştu. Boğaziçinde nasıl balık hayran kaîan azadan biri, bir başka jikoltuğuna kurulur, durmadan piposu tutmak icab ettiğinl, Okyanuslardan kâyeti öne sürdü: DUnkü mütehassıs yazısı bana, bir nu içer, durmadan konuşur, sünnet çomisaller getirerek İzah etti; alamanacı Bizhn derdimiz bir tane değil kı! tarıhte denizlerimize ve bahklarımıza cuğunu avutup can acısını unutturmağa Mıgırın kayığındaki avadanlıkları, A Mütehassıs bey, dalyanlarımız için bize musallat ettiğimiz meşhur balıkçihk çahşan hokkabaz gibi, nice nice hünerristonun eserinden Iktibaslkrla tenkiti bir çare bulsunlar. Ağ ipliğini çok pamütehassısını hatırlattı. Başınızı ağrıt lerini sayıp dökerdV etti; dalyanlanmizı beğenmediğini söy halıya aîıyoruz. Biraz ucuza tedarik mazsam bu merakh hikâyeyj anlataym: Uzun zaman, bu balıkçihk mütehas ledi, Sutublardakl bahk cinslennı sayıp imkânı araştırılsa.. Sene 1930 mu, 31 mi, şöyle bir şey. sjsımn asıl ihtlsasını, ben, ayda bin şu döktü, bunların asla bu şekilde dalyanTemenni tercüme edildi, piponun alBaltık devletlerinden birinin İstan kadar liradan ibaret dünyahğını c«be larda tutulamıyacağını anlattı. Hazirun, buldaki konsolosu, semtine kimsenin indirmekten, çoğu zaman ay sonuna balık gibi sessiz, lâl ve ebkem dinll tından, şu ciimle işitildi, uğramadıgı Ayaspaşadakl makamında doğru, her biri blr remil şaheserl kadar yordu. Bu iş benim salâhiyetimi aşar; zira sinek avlamaktan bıkmış, kendi mem anlaşılması zor, tatbikı imkânsız raporben dalyan mütehassısı değilim. Bu mühim konferans, nlhayet bitti. leketinin balıkçı memleketl olduğunu larını hâmilen Ankarayı boylayip avBu cevab üzerine, işi artık alaya dökhatırlamış, uzaktan denize bakmış, bak dettc ekmekçi puslası uzurüuğunda blr Herkes birbirine baktı. Sonra hep bir mek icab ettiğini herkea anlamıştı. Aden mütehassısa baktılar. O, çurçurla zadan her biri, kendine göre blr fikir rnış: harcırah senedi yazmaktan ibaret sanrın ortasında taht kurmuî blr kılıç ba cermeyamna koyuldu. mıştım, aldanmışım. Asıl lhtisasını, bir Denizde kum, devlette para, benl:ğı azametile, piposunu çekiştire çekiş Alamanalarımızı tamir ettirmnk de de bu işsizlik varken, neden müte gün, yirmi kişilik btr heyetln huzurun tire ge\ezehğinin human içinde, kasıliçin bir tersane... da, szanm yüzüne merhametle karışık hi'ssıs olmuyorum sanki? mış, oturuyor. Ben alamana mütehassısı değilim. Diye düşünmüş olacak ki, günün bi bir istihfafla bakarak kendisi açıklaDerken. azadan biri. bütün cesaretüıi Ağlarımızı kurutmak için bir kurinde, apartıman kapısmda asılı yafta mıştı da cümle^en ağzırmz açık kalele aldı, mütehassısın tercümanma hi rutma tesisatı. nın yanına «Balıkçılılj mütehassısı» nı'ştı. Ben ağ mütehassısı değilim, DUn gibi hatırımdadır. Ticaret Oda taben: ibaresinl yazdırdı, bin bu kadar lira Kılıç bahklan fazla yırtıcı. Dalyan. Efen^'m, d e ü şu zata dlyln M ma?îla, bütün Türklye der.lzlerir.deki sında bir toplantı oldu. Hazır bulunan Mütehassıs meselesi Yazan : ^ | Hamdi Varoglu I larımızı bunların tahrıbatlndan kurtarmanm çaresi... Ben kılıc mütehassısı değilim. Kânunusanide ateşbalığı tutamıyoruz, acaba ne yapalım? Ben ateşbalığı mütehassısı değilim. Bu gidişle, mütehassıs hazretleri: cBalık yumurtası avlamak için kaç kulaç suya olt? salmalı? Havyarı, acaba istakoz sepetile mi tutalım, serpme ile mi? Akıntı çağanozu neden yampiri gider? Kaya balığı kaç lisan bilir? Su kaplumbağası hangi ay kuluçkaya yatar?» gibi suallerle karşılaşacaktı. Havanın kötüleştiğini o da anlamıj olacak ki, yelkenleri suya indirip dümeni kırmağa, sürati azaltıp tornistan etmeğe karar verdi. Tercüman delâletıle konuştu: ' Beyler, benim ihtısasımı yanlış anlamışlar galiba. Ben bahkçılığın idarecilik mütehassısıyım. Yanı organizasyoncuyum. Bu ilk içtimadı. Tabiî son oldu. Arkasından, BaltBİimanmdaki Ferid Paşa yalısında, bir miktar enstıtd müdürluğü zevki süren; balıkçihk gemisinde, bir miktar deniz havası olan; on binlerce lira masraf mukabilinde, tütsüleme makinelerinde tütsülenen semiz barbunyaları gövdeye bir haylice indiren meşhur, sayın balıkçıhk mütehassısınıız, çok konuşmaktan, çok pipo içmekten, çok kitab okuyup çok rapor yazmaktan çok yorulduğu için cazad bvızad, cennet kapısmda bizi gözet!» teıııennisile memleketi istikametinde vgurlandı. B.ilık;ılar: Ooh! Çok şükiir! îlele gitti de kuriulduk, diye sevindiler! Balıklar: E^vah! Şu denizîerde bahk olalı bir tek hamiye kavuştuktu, o da gitfi elden, diye hayıflandüar. Şimdi, Balıkçihk Enstitüsünün de, balıkçihk gemisinin de yerinde ya'l:r esiyor. Kala kala. belki vekâletin do1;. yalarında, Düyunu Urnumiyeden müdevver kitablardan te r cüme ve ıntiha) edilmiş kantar kantar rapor kaimıştır Kâğıdın şu pahalılığmda okka fiatına satılsa, hiç değilse mütehassısa verilen maaşm bir kısmı geri alınmış olurdu.

Aynı gün çıkan diğer gazeteler