18 Nisan 1935 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5

18 Nisan 1935 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

in' in No. 84 Büyük Deniz Romanı gini al!.. Ertesi gü Ali Reis, Şahin reis ve arkadaşları Cezayire doğru pupa yelken açıldılar.. - Şimdi gemiye Şahin Reis kumanda ediyordu .. Çünkü öğlu da, leventler de böyle olması için yalvarmışlardı. Yolculuk epey geçti.. Bu sırada İnebahtıda Türk — donanmasının yok olduğunu duyarak denize a - çılan Hiıristiyan gemileri çoktu « Hepsi de kendi evlerinde imiş gi- bi ellerini, kollarını — sallayarak geziyorlardı. Şahin Reisle arkadaşları Ceza - yire varıncıya kadar — bunlardan beş tanesini vurmuşlar, bol para, çok maljve bir sürü esir yakala - ıııılırdl Öyle ki onlar Cezayire vardık - ları zaman sanki Türk donanma - gı İnebahtı da — yenilmemiş gibi bayram yapıldı.. Şahin Reisle Kara Yusufun bu - huşmaları pek sevinçli oldu.. Şim - di üç sevgili, yanı başlarında on : lara gururla bakan Şeyh Ebusaid - Te beraber Ayşenin yokluğunu yü- | reklerinin derinliğinde — buluyor - lar; Kara Yusuf da biraz — ileride bu acıya ortak çıkıyordu. | Ali Reisin — gözlerinin önüne | vakit vakit Graçyozanın hayali| Üüt galesınanın gtı) n ğ ği ezmemra aü — Analarını ulw bun- szın!. Ne yapalrm, Müezzin za - 'eye hepsini önceden haber ver « dik amma, dinletemedik.. Kendi - Siyle beraber bunca — yoldaşların da canlarına kıydı!. . kumandan ve asilzade u :;ı"__ Bunların arasında Venedik baş amirali rdu. ğ Meşhur (Don Kişet) bir yazan Serventes de bu savaşla kolunu kaybetmişti.. — & "i Reis sevinmek mi, yoksö - zülmek mi lâzım geldiğini biT lü kestiremiyordu.. Çünkü Türk donanması mişti amma, o da mıştı. Oluç Ali, Ali reisi alnından ö - iyor: 'u__ Benim yiğit .dıpıııh!..u' bu in sayendedir.. Babanla bera - ber İatanbula gel, seni - padişahı - açacağımız yeni sa' kıî"uhlınmdııı birine kumandan ol- sanı isterim... . Diyordu... Ulr safçınlcu Türk akımcısını çağrıyordu. Ali Reis yeniden Venedik üze - rine havalanmak, sevgiliye kavuş- Lâkin o ne de olsa kendi evinde Diye söyleniyordu.. ve korkusuz bir yerdi eydı Bir ay, Lâkin Ali Reis de, Şahin Reis | jki ay ,beş ay, hattâ bir sene Ali de bir an evvel Cezayire gitmek lıîıihıilqebiln.wmmdı!ı!çlîırı için can atıyordu. zorluk çekmeden !ı."ııııbılırdıv " ıçı; ll Ali, Ayşenin de oracık- | Halbuki Ayşe kimbilir neredeydi? ta dıı'(ı)lı'ıç Aîinin kamarasmda | Her şeyden fvnl oı; hdı:kk 5" olduğunu bilmiyordu ki.. 0. an - | kurtarmak lâzımdı. En küçi ir kalış, ileride önüne geçilemi - Tükleti kım?y:ldTYd:ıg :ık fenalıklara yol açabilirdi. bekletmel aa £ b . d Çünkü .“'uuııık i. | meli ve Yunan limanlarımı dolaşa- çu:ı;:’m i yüzleri akhvycrf:hphh e DaRm hdlmındıll ü * MR?:::! Ali Reis :ııı: ç çMM " B — Sen burada otur! Yıllardan - vi | beri dünyanın bütün eziyetlerini İkisi, belki de üçü birden açıla- caklar, her halde genç kızı bula - caklardı.. : Ali Reis Navarinde Oluç Ali Paşaya dedi ki: — Barbarigonun in.. Annemi ve dedemi gene FHIM" yalnız brrakmak olmaz. Ben bu işi üstüme alıyorum.. ! Kara Yusuf da Ayşeyi bulmak Leventlerim bizden ıııiı kalmaz- lar.. İı-ö’kıdiyorhnm bu - lacağız... Habibe, oğlunu bağrına — bası - yor, kızma kavuşmak — isterken, oğlunu da kaybetmek korkusiyle kı;ı:': reis, oğluna dedi kiz Z Oluç Aliye verdiğin sözü w nutma! Yol üstündeki limanlarda çok durmadan İstanbula geçmeli- sin!... Orası bütün bir dünyadır . Esircilerin Ayşeyi oraya götür- meleri de beklenebilir.. — Oluç Alinin — bu işte bana faydası olur mu acaba?, yor.. — Senin islediğin kadar yoldaş vereyim!. . — Onu demek istemedim.. Bu yoldaşlar bana yeter-. Yalnız şunu sen alsan da bana Llıflf irga - luiın Iıinııır'îi'l"“ı ha yepmak is u':';:;!.. l"lıımd;"“ç_’k'ü*lü ulımınmirdl"i"”.r Tima - bayrağını çekerek İstanbul ı’hı“rıdıirııuıı. fıl::ı::_.“' Bu söze Şeyh Ebu Said cevab olsun gi Z ü — Hakkın var.. Bu da SĞ (Devamı var) zançtır, mademki sana büyük g€ - HABER — Akşam Posfast Hayat gittikce ucuzluyor Ticaret odasının sta- * tistikleri bunu gösteriyor Ticaret Odasının tanzim et- mekte olduğu “İstanbulda geçin- me indeksi,, tablosu bu sene ile yedinci senedir ki yapılryor. Oda statistik şefi Necmi Ataman bu münasebetle İstanbulun umumi harpten evveline nazaran ve son yedi sene zarfındaki geçim vazi- yetini tesbit etmiştir. Necmi Ata- c Türkçeye Geçiren : Ali Ceng Ben sizin işinize karşıyor muyum? Naci şapkasını düzelterek: — Ali, dedi, kızma.. — İşlerini çabuk bitirmeye çalış.. Biran ev - vel işe başlaman ve alışman lâzım. — O! Bana itimad et.. Temin e- derim seni, ben bir kere işe baş - larsam şayanı hayret bir surette manın bu hulâsası hayat pahalılı- | salışırım.. , t — ğınm takip ettiği seyri bütün vü-| — — O halde haydi gidelim.. zuhile ortaya koymaktadır. Necmi — Naci ile Nejad işlerine gittiler . Ali Cengizle Demir orada ne ya- velâ beş nüfuslu bir ailenin zaru-| Pacaklarını, ne — söyleyeceklerini ri ihtiyaç ve masraflarının yekün-| nereye — gideceklerini bilmez bir ları üzerinde son senelerin temev-| halde kala kalmışlardı. vücleri büyük harpten evvelki va-| — Ali eğlenmeye karar vermişti .. ziyete göre mukayese edilmekte-| Fakat daha şeklini kestirememiş - | dir. Bu rakkamlarda harpten ev-| ti. Nihayet Demir: velki altın esasına göre J00 adde-| — Şimdi ne yapacağız, diye dilen geçim vaziyeti 1935 yılı Şu-| sordu.. bat ayında gene altın esasına göre| — Ali günün bir kahramanı haliy- | ancak 102,1 dir ki aradaki fark an | le fesi bir tarafa yıktı ve: | cak iki puvandır. 1929 — senesine| — Tuhaf sual, dedi.. Eğlence -| nazaran ise hayat pahalılığı 1934 | Giz.. Hayattan istifade edeceğiz . | senesinde vasati olark yüzde 25,4| — Hayattan istifade?, Bugün kâ - ,bir tenezzü| göstermektedir ki son | fi derecede istifade ettik.. Yediği- altı senede hayatın dörtte birden | miz yemek fena mıydı? fazla ucuzladığı görülüyor. Bu te-| — — Yemekten ne çıkar?, Daha nezzül 935 Şubatında yüzde 30 a| günün — ortasındayız.. Akşam çıkmış bulunmaktadır. kahvaltısiyle gece yemeği de ha - 22 kalem yiyecek ve îçcukı zır demektir.. Uzun — zamanın maddesi üzerinde yapılan karşı- | perhiz acılarını çıkarmamız lâzım. laştırmalar neticesinde görülmek-| Cebimizde paramız var.. — Vakti. tedir ki 1914 yılma, yani harpten| miz de avucumuzun içinde.. İste » evvelkine nazaran altın mikyasıy- | diğimizi yapabiliriz.. Ben ba da . le 5,3 puvan bir tenezzül görül-| kikada eğlenceden başka bir şey müştür. Yani gıda — maddeleri| tanımam... | harpten evvelkinden daha ucuz| —— Yaşasın eğlence!.. Bu pekâ- temin edilebilmektedir. 929 yılma | lâ!.. Fakat cebimizdeki parayı nazaran ise bu düşüklüğün — 935| da orada harcamalıyız.. Biliyor - Şubatında yüzde 42,2 dir ki — son| sün ki onu bize geçinelim diye ver- altı senede gıda maddelerinin fi- | diler. tında yarıya yakın bir miktar dü-| — — Sen istersen paranı sakla!.. şüklük görüldüğü anlaşılmakta-| Ben benimkini yuvarlamak iste - dır. rim, Para zaten yuvarlanmak için Yakma ve aydınlatma madde-| yapılmıştır. leri ise harpten evvelkine nazaran — Senin dediğin gümüş para - ancak bir puvan bir tezayüt gös-| lar içindir. Kâğıdı yuvarlamak termektedir. 926 yılma nazaran | için insan biraz müşkülât çeker. ise bu tenezzül yüzde 31,5 dur. — Haydi, haydi, saçmalama... Giyecek eşya grubuna gelince: | Nasıl yuvarlanabileceğini istersen Giyecek eşya ve ev eşyası harpten| sana göstereyim.. evvelki mikyasın 1,4 puvan altına — Yuvarlayacağın kendi paran düşmüştür. 926 yılma nazaran ise | olsa neyse. ,Fakat bir başkasının yüzde 30,5 bir tenezzül vardır.| parası., Bunda bilhassa milli fabrikaların | — — A! Demir, rica ederim söy - faaliyetinin ve yerli mamulât ve lenip durma! Söyle bana sen şi masnuatın faydası olmuştur. <—— Ev kiralarında 1914 yılıma na- zaran byük bir yükseliş görülmek. tedir. Bu 1914 dün ev kiraları 100 | addedilip şimdikiler 141 ile ifade| edilerek gösterilmiştir. Bundan | anlaşılıyor ki harpten evvelkine nazaran en yüksek nisbet almış olan masraf grubunu |ev - kirası Atamanın yaptığı tablolarda ev- Akşam Postası IDARE EVİ ISTANBUL ANKARA CADDESİ Yelgraf Adresi: İSTANBUL HABER Telefon — Yazı: £887? — İdare: 34370 teşkil etmektedir. Ev kiraları 1932 errececesErERAEERRRAENERTEbeERELEELREEED yılma kadar bu vaziyeti muhafaza ABONE ŞARTLARI ı etmiştir. Fakat bundan sonra te- ALR G MLEBayta İe l nezzül görülmektedir. Bu tenez- | d a BER S Sel Bentbir. 150 4465 810 1610 ILÂN TARİFESİ ; | Zzül 929 yılına nazaran yüzde 19 u bulmuştur. Yukarıdaki vaziyetten anlaşılı yor ki Istanbulda geçim — nisbeti | 1929 yılıma nazaran yüzde 30 bir tenezzül göstermiştir ve harpten evvelki mikyasın ancak iki puvan üstündedir. Umum masraf grup- ları üzerinde her sene mütemadi- yen ve normal bir şekilde görülen tenezzül bize geçimin gitgide ko- Resni Hânlar 10 kuruştur. Sahibi ve Neşriyat Müdürü. HASAN RASİM US Basıldığı yer: (VAKIT) Matbaası 18-4-935 iktişadiyatının müsbet — gidişinin muntazam bir terakki yolu takip ettiği anlaşılmaktadır. b S A eai d ae Becee ei İA <a l SO a öle Bd EBİDELİKLER Cebidelikler Şahı Açıkgözler Padişahı £ izin başından geçenler B AD P Pa C SA S KUN SA — N di — Nem varsa, var, size ne diye | di mükemmel bir gün — geçirmek ! gürledi.. Herkesin işi kendisine .. | ister misin, istemez misin? İster -— sen hiç bir şey söylemeden geç koluma. .Benimle Masrafı ben ödeyeceğim.. — Oluramma, — ben şöyle bir Babiâliye kadar çıkmak isterdim. Kitapçılardan birine girip eski ki- tapları gözden geçireceğim. — Bugün çalışmayı aklından çıkar.. .Şimdi eğlence bahsinin sa- na verdiği mahmurlukla lügat di- ye bir roman, tarih diye de bir hi- kâye kitabı alırsın.. Tekrar söylü - yorum.. Sen beni dinle.., Şimdi çi- der bir kaç duble bira atar sonra eğlencemize başlarız.. Bu suretle de akşam yemeği için iştihamızı — artırmış oluruz.. — Ben bira içemem.. Hemen sarhoş — olurum.. Arkadaşlardan biri söylüyordu geçen gün.... Şim - di biralara afyon karıştırıyorlar - — mış., Bir bardakla insan dünya « sının hakikaten döndüğüne kana « at getiriyormuş, — Fena mı ya... Biraz da dün - ; yayı döner gör.. Her gün sen döne. cek değilsin ya!.. Ali Cengiz Demirin koluna gir - diği gibi tramvaya sürükledi.. On dakika sonra kendilerini Beyoğ - lunda bulmuşlardır. Oradaki ga- zinolardan birine girdiler.. Tam bir buçuk saat ve — belki de daha fazla içtiler, içtiler... Dışarıya çıktıkları zaman daha saat yedi olmamıştı.. Ali Cengiz: M — Şimdi ne yapalım dersin?. Kâfi derecede sarhoş olan De- | mir kekeleyerek: — Bilmem ki.. Dedi.. istersen... — O halde gel... Demir, Ali Cengize, ne yapaca- * Sen ne ğını bilmeden itaat etti. Yürüdü . — ler. .Kahvelerden biri durdular... Ali Cengiz: — Haydi gel seninle bir satranç oynayalım, dedi.. . — Ben satranç bilmem.. — Öğrenirsin!.. (Devamı var) önünde Kitap almak için bütçeniz müsait değilmi Bir Lira ile Türkiyede çıkan bütün kitapları temiz ciltler içinde okuya- bilirsiniz, 6 Aylık abone ücreti 1 LİRADIR Kitaplarımız. abone- lerimizin ellerine ka- dar gönderilmektedir. Yeni kitapçı Ankara caddesi No. 85 beraber gel..

Bu sayıdan diğer sayfalar: