16 Ağustos 1935 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 12

16 Ağustos 1935 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 12
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Kalpazanlar Peşinde 1 Polis hafiyesi (X : 9) un harikulâde maceraları”< 75kemley; yere Kimseye işaref. verme, J MiwyorkTan gelecek || | Busırada ikinci odada... Yüşürerik bird N dim. Sözlerimin değ. “yi adamlarıniz beni — ne işaref verdin a ruluğunu göreceksin. Siz zahmedeced. l kapı açılır gerim, di az kurşunu viyeceğ/mizi #imiz. kenasi7e Tesa diğer Janışmışlım. E$ki bh Pe/is memuruyum. “eki gıdıyorum Gguzti pocİguUrm. ork; De sferin de a ER ihtiyacı Teşekkür ederim. vardır. fona neficeyi &i/ orövvaray dirrneyi unu”. Yİ Bir oraya gilmeklen kork. V mayaorum Madam ler Sa ye surlara yp sada Deki kaca. olr 7 Söidiniz. Belki ikurlulmasnda br rol oynan. Merak etme, y/me Eve) ÖZKSTEYİN a “ Doşfuyum. we gelir Sana habek ge. | NE orsunuz! ; Peki bu Kasa 1) < vak. hinnprrh) Sayık/, gas açılır —4 (yar.. ez öğ nedi. li Jevra Z yacaksıımı vas gereye| (Yapliğınmalankasında 0/- 5 v hagi EEE Yeri Fay Jâdab& Hey/ “(Onu kimse bo; Kez şey ya Perre Belegye le Ylamoz. Pesmin / 4 laaığım orsatri Söy. v /er mı? -y7/ kaveleyi me. veye sak. e dn? .'2 #& gm & Yele kimin ha, na gelir? 216 SERSERİLER YATAĞI — Evet.. Evet.. Siz söyledikçe daha iyi hatırlar gibi oluyorum. — Bu sokakta öbürlerine nisbe- ten daha harap bir ev.. Yaş duva- ra takılı bir ipe tutunarak çıkılan! çürümüş ve delik deşik bir mer-! diven... | Marjantin heyecanla: — Evet., Evet! diye haykırdı. Jiyet: — Oh madam. Hareketiniz çok iğrenç bir şeydir. dedi. Düşes omuzlarını silkerek ce- vap verdi: — Kızım, eskiden iki kers sizi kurtarmış olduğum gibi, bu sefer de gene kurta:mak istiyorum. Sonra Marjantine dönerek: — Merdivenin yukarısında ka. ranlık bir odanın dar, pis, havasız bir avluya bakan bir penceresi var. sözlerini söyledi. Marjantin: — Ben orada yaşıyordum. diye haykırdı. — Evet, orada, aklmıza geliyor mu?. Bir gece.. Kıştı.. Sokak ve krvanlık bir gece.. Birisi gelip $i- z <ağırdı. Aşağıya inmenizi söyle. d Siz merdivenden inince bir ka- dın kucağınıza genç bir kız attı. Jiyet bü müthiş hatıranın uyan: dırılmasından çok müteessir ola- rak ufak bir çığlığı tutamadı. Düşes sözüne devam etti. — Siz bu genç kızı alarak ode- nıza çıkardınız. — Oh yarabbi.. Ne müthis.. Ne Acı. — O sizin kızınız, burada bu- lunan kızınızdı. O kadın da ben- dim. Jiyeti Luvr'a sarayından ka çırarak size getirmiştim. Hatırlı. yor musunuz?.. — Oh, kafarıda dolaşan düşün. celer pek karışık.. Evet, anlattığı. İ mız o sahneyi görüyerum. Orad», bulunmuş gibi hatırlıyorum Gerç kızı, kızımı, Jiyetimi götürüyo ram.. Hem de ona karşı kin du yarak.. Ona işkence etmek için.. Fakat o vakit.. Oh, müthiş haki. kati anlıyorunı. Ben deli idim. Jiyet annesinin boynuna sarıla. rak: — Anneciğim.. Sevgili anneci. im, böyle korkunç şeyleri düşür. meyiniz. Bunların hiç biri olma mıştır. diye ağlamağa başladı. — Ben deli idim, evet, on beş senedir deli idim.. Ve bu deliliğim sırasında kızıma işkence ettim. Jiyetçiğim.. Kimbilir bana ne ka. dar lânet ettin!., —Hiç bir vatit!.. — Ah o zaman nasıl o'du da kı zım olduğunu *#nıyamadım?.. — Bana işkence etmedim: ba: na fena muharvelede bulunmadı- nız ki.. — Sözlerinin doğru olduğuna yemin eder misiniz? —..Ederim. — Sana inanıyorum., İnanmak istiyorum. Çünkü bir annenin kı- zına işkence etmesi kadar kötü bir şey düşünülemez. Düşes: ç — O vakit bunu size getirmek- teki maksadım zavalir kızı kralm vi 4 SERSERİLER YATAĞI pençesinden kurtarmaktı.. dedi. — Kurtarmak mı? — Evet, haberiniz yok mu? — Var.. Zavallı yavrucak, ba- na her şeyi anlatlı. — Öyle ise dinleyiniz.. Jiyetin Fontenblöde bulunduğunu size kim söyledi. Size yol harçlığınızı kim verdi. Fontenblöde nasıl ha- reket edeceğinizi kim öğretti. — Siz madam!.. — Hele şükür!.. En sonra beni tanıdınız.. — Sizi tanımadımsa bile bana doğruyu söylediğinize inanıyo- rum. — Şimdi de, Jiyetin burada em- niyette bulunmadığını söylemeğe geldim. — Hele ona «l dokundursunlar.. — Zavallı kadın, sizi zehirle mekle veya hançerlemekle kızınız dan ayırmak onlar için pek kolay- dır. Jiyet bağırarak annesine sarıl-! dı. Marjantin ötredi. — Çok doğru.. Eğer beni öldü. dürürlerse Jiyet mahvolur. dedi. — Bana güvenmek ister misi. niz?. Her ikiniz: de kurtarmağı ü- zerime alırım. Size söz veriyorum. İsterseniz size bunun nasıl olaca- ğını anlatayım. Ana kız bir ağızdan: — Söyleyiniz! dediler, Düşes Detamp maksadına eri- seceğini anladı. İ İçgüdü (sevki tabii) ile bu ka-, dından nefret eden Jiyet kendisi-| ni kralm pençesinden kurtardığını inkâr etmek gibi bir nankörlükte bulunamazdı. Düşesi bu hareketlere sürükli- yen sebeplerin her halde kendisi için de faydalı olacağını hissedi- yordu. Evvelâ Luvr sarayında, sonra Papas mağarasında kralın melün emellerine set çeken bu kadın değil miydi? Marjantine gelince, o da Düşe- sin dost veya düşman olduğunu kestirememekle beraber, Jiyeti krala karşı müdafaa etmekte men- faati bulunduğunu keşfediyordu. : Düşes tekrar söze başladı. — Burada kalmanız doğru de- ğildir. Ayni zamanda kral şato- dan çıkmanıza engel olacaktır. Siz onun elinde mahpussunuz. Fa- kat sizin için kolaylıkla başka bir oturacak yer bulabilirim. Büyük bir sabırla sözlerini dim liyerek Düşesin asıl maksadını an- lamağa çalışan Marjantin: — Bundan ne kazanacağız? dedi. — Bu yeni yeriniz şatonun için- de olursa bir şey kazanmazsınız.. Fakat dışında olursa.. — Dışında mı?.. Demin burada mahpus bulundnğumuzu söyliyen siz değil miydiniz? — Hakikati söylemiştim —Fa- kat maksadım sizi şatodan dışarı çıkarmak değil.. Şatonun etrafın- İ da büyük bir bahçe ve bahçede birçok pavyonlar var. Eğer bun: lardan birine yerleşirseniz, tabii

Bu sayıdan diğer sayfalar: