24 Eylül 1935 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 9

24 Eylül 1935 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

24 EYLUL — 1935 Balkan sporculara | Kurnazlıki eden sat Trabyada bir ziyafet verildi Ballan şarapiyoması için şehrimizde bulunan Balkanlı sporculara, kafile haşkanlarıma, #ehrimizde alkan hari| ciye mömuriztına İstanbul belediyesi | tarafından, dün Trabyada Tokatliyan otelinde bir öğle yemeği ziyafeti ve- rilmiştir. Ziyafeite, bazı gazeteciler, belediye erkânından bazıları,orgeneral Fahred din ve korgeneral Halis de bulunmuş lardır. Yüzden fazla sporcunun, neşesi için de geçen bu o ziyafete, İstanbul il ve şarbayı Bay Muhiddin, şehir namına aşağıdaki nutku, söyliyerek, misafir. leri selâmlamıştır: Nutuk Sayın generaller sevimli konukları” mız, dost federasyonlar reisleri, Bay- lar, İ Balkan uluslarının genç ve seçilmiş çocuklarını İstanbul şehri namına e -| senlemekle pek büyük bir onur duy - duğumu arzeder, sayın davetlilerimi -| ze lütfen icabetlerinden dolayı teşek- | kürlerimi sunarım. Kısi, fakat çok verimli bir geçmişi olan Balkan © - yunlarınım bu sene şehrimizde yapıl masından dolayı hakiki bir öğün du — yuyoruz. Şark milletlerine has (olan konuk severleğimizin cok kalbden geldiğine itimat etmenizi rica ederim, burada | bulunduğunuz müddetçe bunun güzel delillerini elde etmeğe fırsat bulaca ğınızı ümit ederim. Her asırda, her devirde bi ehemmiyet göstermiş olan gençlik ve gençliğin yetiştirilmesi omeselesi, u - mumi savaştan sonra ayrı bir önem almıştır. Denilebilir ki, kültür, tek - nik, ekonomi alanlarında sonsuz Sal buğraşma halinden bulunan © ulüslar, | geneliğin yetiştirilmesi, kuyvetlendi | rilmesi, işlerinde biribirleriyle (o barış etmeğe başlamışlardır; her ulus ya. rını emniyetle tevdi edebileceği genç- | lik üzerimde ayrı bir hassasiyet gös -| Mide mi yvöksa hırdâvatçi dükkânı mı Her şeyi yutan adamın midesinden Bu sabahki posta ilen gelen 'Deyli Herald., gazetesinde okun- #uğuna göre, dünyada O hemen| her şeyi yiyebilen bir adamın şim-) İiye kadar midesinde yaptığı kol.! İeksiyonun tam hesabını gösteren bir rakale “İngiliz ub mecmua-! Ba adam © hayatını kazanmak İçin bir takım madeni eşya yutu - tordu, kendisi “Ben bu işe ilk de- İn 1905 senesinde iki ingiliz man- İwrı yutmak suretiyle başladım. Ve İen Tonas hastahanesinde ameli- Pat edildim., demektedir. İ Bu adamın o zamandanberi fattağu şeylerle sonra uğradığı lasfahanelerin listesi “İngiliz tıp | ir se şöyle verilmekte. ir. 1905 senesi (o teşrinisanisinde| 'estminister hastahanesinde ken- İsine yapılan amliyat neticesin- », midesinden üç teneke parçası, $ burgu, üç çivi çıkarılmıştır. 1906 senesi martında Sen Meri Astahanesindeki (o ameliyatta 4 Urgu, 4 çivi, 4 taş çıkarılmıştır. 1908 senesi (o kânunusanisinde ring Kros hastahanesinde bir 'mek kaşığınm yarısı karnından 1910 senesi nisanında gene ay- hastahanede, teneke bir düdük- . birpatlangaç bu adamın kar- ndan çılamıştır. ında,, intişar etmiştir, | | l Arsıulusal bir şeker HABER — Aksam Postası teriyor, ayrı bir kudret sarfediyor. Tarihin en derin noktalarına müş“ terek bağlarla biribirine bağlı bulu - nan ve ayni mukadderata tâbi olduk - ları Son senelerin hâdiseleriyle her - gün biraz daha meydana çıkan Balkan ulusları bu yeni cidalde de geri kal * mamak için harekete geçmekte gecik- mediler; Balkanlar olimpiyat oyunla- rı bu müşterek arzunun müşterek ifa” desidir. Genç ve aziz konuklar, | İstanbul şehri iki gündenberi spor alanımda bilgiye, gayrete ve azmü İ - dareye dayanan güzel yarışlarınızı | büyük bir takdir ve lezzetle seyredi - | yor. Hedefinize varmak, muvaffak ol- mak İçin her birinizin sarfettiği bu yakur ve asil ceht ve gayretten dolayı sizleri tebrik ederim. Spor fikrini ve kültürünü daima uyanık bulundur - mak ve sporu spor İçin ve o çok derin| kardeşlik hisleri işinde yapan siz| gençler bu yarışları yarının hakiki hayat karzasına ehliyetle hazırlan» mak, #zim ve iradeniz bilenmiş oldu- &u halde girmek İçin O yapıyorsunuz, sizlerin hu derin mânayı pek iyi kav * radığınıza ve yarının sizlerden bek - lediği ferdi ve ulusal vazifelerde-ayni hasletleri göstereceğinize emin ola - rak müsterih bulanuvyoruz, | nasıl Beş yaşında bir alış verişi ders verilir çocuk, bir büyük adamıj APtIğı yapabilmelidir. . Benim bir komşum var ki kendisin Kâf$! kurnazlık etmek istiyen esnafın an'ndan emdiği “Doğruluk eniyi siyasadır..| derler, Eğer bu böyle olmasaydı,/ benim oturduğtum mahalleden her sabah yığınla geçen türlü satıcı - | lardan birçoklarının, komşumun| kapısmda, analarından emdikleri | süt burunlarından gelmezdi. sütü burnundan gel. Yazan » Hikm'“unır N şöyle kenardan doğ. nin kef üst taraftan bir dizi or, Ve bir iki tera “ “ra cebinize indiriyör, dikte. Jeblebisinin tazel <mek isterken, bu koca dek alçabukluğu is he llojik çuvalın yumuşak rinden büyük yu'şta bulunanların bir alışveriş sıraa mda çekişmele -| rini fazla bir hart ket, hattâ “a -| yıp,, veya nekeslit: eseri saysalar bile, herhalde alıcinın harcadığı para ile ona karşılı.k verilen “me- ta,, arasında tam bir myvazene ol- leblek n ta - Uluslarımız arasında dostluk ve iyi komsnluk yolunda İyi bir adım olma. sm temenni ettiğim bu oyunlarm şehrimizde tertibinden dolayı Balkan * oyunları komitesine en samimi teşek * kürlerimi sunarım. Kadehimi dost ve komsu Balkan uluslarş ve onların se- cilmiş evlâtları namına — kaldırırken kendilerini bir kere daha (o selâmlar.| ve spor alanında gösterdikleri azim ve İ idarenin müşterek dostluk hayatında da kendileri icin daimi bir rehber ol- masını dilerim. Ziyafetten sonra, Trabyada deniz '»-arnda bir gezinti yapan misafir- ler, akşam vaurla gene İstanbula rdir 2 | neler çıktı 1912 haz 'ranında Sen Bartolo- miyu hastahanesinde5 bakır bur- gu, 6 çivi çıkmıştır. 1912 teşrinievelinde Gay hasta- hanesinde altı buçuk inç büyüklü-! ğünde bir çiviyi, üç ameliyat ne-| ticesnide çıkarılmıştır. ! Son defasında 1923 tarihinde yapılmak üzere diğer ameliyatları esnasında buadamaın midesinden, ! kaşık ve çatal sapları, bakır bir| düşme, mürekkepli kalem, altı çengel iğne, beş firkete ve kalem| mahfazası çıkmıştır. konferansı Roma, 24 (A.A.) — Avrupalı pancar ziraatçıları dokuzuncu ge- nel kongresi 19 eylülden 22 eşlü-! le kadar Bologne ve Romada bir takım toplantılar (o yapmış ve bu! toplantılara o İlalyan, (Fransız Macar, Alman, Avusturya heyet.| leriyle arsrulusal ziraat enstitüsü| müesseseleri iştirak etmiştir. Kongre, bir karar sureti kabul etmiştir. Bu karar suretinde şe-| ker üretmelerinin — genel surette | rasyonalize edilmesinin araştırıl-! ması lâzım geldiği ve bunun için, mümkün olursa arsıulusal bir şe- ker konferansının toplantıya çağ- rılması ve bütün © memleketlerde şeker pancarınm yeni yeni bir ta- kım hususatta kullanılması icap e- deceği beyan olunmaktadır. i akşam elinden geldiği kad © Benim bir komşum var ki, satı! mak gerekir, cılara asla inanamaz. Onları uslu uslu çağırır. Ağır küfelerini kapısının eşiği: | ne indirtir. — Sattığın nedir der, Adam, sattığı seylerin çeşidini | birer birer söyler. — Kaça veriyorsun? — Şu kadara... Komşum, satıcıyı önce fiyat ü - zerinde adame'ıllı üzdükten son. ra almak istediği şeyin miktara | girişir. — Iki kilo mu? — Hayır bir... Dur bakayım ya- rım kilo da yetişir galiba... Hayır hayır... Ver bir kilo! Adam alır, tartar, verir. Fakat verdiği şeyler az sonra tekrar dı « şarı gelir: » — Bu çürükmüş, bu ezilmiş, bu olmamış... Adam “lâhavle,, çeker gibi ka - fasını iki yana sallıyarak sattığı şeyleri tekrar geri alır ve bu sefer başka soylardan seçerek gene da. raya vurur, verir.. lığına düşen esnaf bilem ne zanır? , ». * İl cinin okuyabilmesini, yalvut / birisinin bu yazıdan bahsetni isterim. l Olur ya... Leblebici de ok; bilir. Yeni harfler giktıkt “Millet mekteplerine,, gidi. birçok kimseler arasında, lerimiz bile okuma yazm di. O leblebicinin okum?.* rim; çünkü geçenlerde. e > cukluğum hatırıma g taze İeb- dan şöyle bir avuç k lebi almak istedim. Leblebici beline kefe kararak şöyle teri teki kefe - sine koyduktan $ er Gesi yi-at kıldan ve ira vala, mış torbanın iç O ca daldırdı. RT Fakat bilir misiniz, komşum ka-| © “Ustaca, © Mena çi dının bu sefer itirazı neyedir? İ de, ilk bakır ” pls — > ee i un böyle bir mi | i di teraziyi içeri sok - vAz sonra komşum, aldığı şeyi kat sarfedi | leri İRNL. bir kere daha satıcıya sunar: “Bu| tuğu zam eğe çalıştığını sa - bir kilo tutmuyor!,, der.Eksikmiş,| dışarı dö De yeniden tartılacakmış... nıyordu | Hajpsi içinde iş varmış. bileceği gik Satıcı burada hayrete düşer. Çünkü, komşumun içeride ayrıca bir el kantarı bulunduğunu hatıra bile getirmemiştir. Ve bir yolunu bulup biraz eksik de verse, gene kimse anlamadan malını sürebi - leceğini sanır. Satıcı, tabii, bu defa beyninden vurulmuşa dönerek komşuma sat. tığı m mk g5 dm Kn SAN“ lebilerden ağzıma bir iki tane ki sadece onu tatmin etmek iste... an, ne göreyim: Taş gi- diğindenmiş gibi biraz da fazla ieibereki eN ş veretek, gene başımı sallıya sallı” yamaç çakıl taşı! ya oradan ayrılır. — Bu nedir be adam, dedim, Başka zaman komşum çağı kaç günlük leblebi satıyorsun? da gelmez... İ © Bunun üzerine leblebici, at kılı| Amma nedense komşum, ”| çuvalının içinden bir leblebi ala .' zaman için bir satıcmın bir “*| sak şöyle iki parmağının arasın İİ da bir sıkıverdi! Leblebi un ufak oldu. *»s 4 yeileri cebime koydu. sine parasını verdim. | ibi açıkta ve adam sokak -| ığu için, bu kızarmış nohut rinin birden cebimi ısıtaca- e avucuma munis bir ihtiyar İbi sarılacağını ummuyordum. cat daha bir adım ileride bu huyunu yakalıyarak onu * taklamaktadır. wd » »* İş inada binmişti. Gerçi memleket icinden gelmiş olduğu anlaşılan bu leblebici de -" likanlının parmaklarındaki kuv - | vet benimkinden ziyade olabilir. | di. Fakat benim cebimdeki lebie. biler, — hani yüksekten atmıya - | yım — bir mengeneye de kendini | güç verir, ufalanırdı... Sözün kısası, bizim üstadı, leblebiyi bir nerde gibi sermiş... | Altında taze leblebiler... Size birşey söyliyeyir'i? Ufak bir kurnazlığı > y laştığımız herhangi sa'Ya Yü - reğimiz biraz geniş orda kom - şumun yaptığı muam?! Yapma. ğa kalkışsak, parıZn miktarı ile alışveriş âlemir?"” denk ge-| tirebiliriz. İ Çünkü kimse anmak mez, Herkes, padığı ya değeri nisbetin mal almak kay-| gısındadır... P kolay kazanıl - | mıyor. Çok g3 * leblebici iste - şuyalının üzerine hayat Hile yapan veya yatmak yazlış.| irmdan alıp parmakları a » n ustalıkla ezivermiş.. ka-| sndisine dönerek: Al, dedim, bu leblebileri... , #diğim para da senin olsun... Bu yazıyı bir münasebet düşür, kocaman halinle, aklını yalnız de benim geçen gün kendisinde alışveriş etmek istediğim Teblek yu kurnazlığa mı sarfettin?!.., — Altından vereyim, dedi. Çekildim, gittim. ».. Benim bu satıcıya verdiğin. ders, çok değilse de, bir masrafa oturmuştur, Her zaman bu dersi tekrar edemem. Fakat yürekten arzulanacak birşey varsa, o da pa- ramızm gittiği keselerle, malla - rin girdiği küçük, büyük ambar - larımız arasında muhakak bir denk olmasıdır. Değil biz koca adamlar, ufacık çocuklarımızın eline birkaç kuruş verdiğimiz vakit, istediğimiz seyi tıpatıp alıp gelebilmelidir. Yani bir çocuk alışverişi ile, bir büyük adamın esnafla karşı - Tâşmasi arasında hiç fark ulnâ ' * malrdır. i Ölçü bir olmalıdır. Yüreklerin her zaman için rahat bulunması ve emeklerin yerine harcanmış ol- ması beklenir... .».. Kadınların kendilerine göre bir sızıltıları vardır, Bir basma veya kumaş almağa giderler. Eve dön- dükleri zaman içerilerinde bir hüsrandır akar gider: — İlâhi, eli kırılsın, göne ölçer- ken kaydırmış... derler, Bu adamı da akıllandırmak, hu- yundan vazgeçirmek için tabii ya- nımızda bir ölçü taşıyacak deği - liz... Herkeste, benim komşumun da- yanıklılığı, çetin bir düzeltici ru - hu yok... Sinirlerimiz ise, günün ucu bu - cağı gelmez gibi görünen çalış « maları ile, kâfi derecede yıpranı - yor. “Doğruluğun en iyi siyasa,, olu- şu, her iki tarafın bircok zahmet « lerden kurtularak, “Tam bir em - niyet tadı ve düzeni içinde sosyal bir hayat yaşıyorum, diyebilmeyi bizlere kolaylaştıracağındandır... Yeni neşriyat Devlet ve ideal devlet Genç üniversitemizin mezunla- rından Süreyya Temel'in “Devlet ve ideal Devlet,, adiyle neşrettiği kitabı bilhassa harp sonundanbe- ri yeni bir şekil arayan “Devlet,, gibi mühim bir mevzua dokun - ktadır, İçtimai ilimleri seven karilerimize tavsiye ederiz. lanlar, kendile-l ; Siz almak istediniz mi, terazi -|

Bu sayıdan diğer sayfalar: