15 Temmuz 1939 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 13

15 Temmuz 1939 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 13
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

HABERİN TARİHİ ROMANI. SO Yazan: Muzaffer Muhlttin Mirayın sözleri Afroditiyi teskin etmiş değildi. Bu işin ehemmiyetinde ısrar etti — Ayol! dedi. Ben bizzat sarayın | işi kat'iyyen başkalarına birakma- | yeni dostumuz Selçuk emiri defi - içindeyim. Haşmetlü imparator haz | maya azmetmiş... İcabında harbe . rellerinin Osmanın üzerine yürü -|decek de! mesi şöyle dursun, hünkâr Osman Atroditi; — Fakat, dedi, Hazırlıklar konu- şuluyor!.. Zannaderim, gizlice yü- rüyüp Bursayı tekrar geriye ala - caklar!.. İznik tekfuru mudur, ne - dir, bir herif de kumandan olarak bu ordunun başma geçecekmiş! Bu adam gayet kurnaz olduğu için Os manı ansızın bastırıp Bursadan çi. karacaklarmı konuşuyorlardı!.. Miray tekrar güldü. Omuzlarnı silkti, — Hakan da bunu haber almca gülecektir!.. dedi, Hoş, ben böyle bir şeye kat'iyyen ihtimal vermiyorum. Sen müsterih oL Andronikos asla böyle bir şeye kalkışamaz, hakan Osmanı ve etra- fındaki demir gibi öengâverleri ken di üzerlerine fışkırtmak istemez!.. “” Afroditi sinirlememiş bir İlde: — Fakat dana hazırlıklar vir, hazırlıklar yapıyorlar... Vaziyet eid di diyorum! Dedi, Herhalde bunu hünkâra der hal haber vermelisin". Miray, sakin bir tavırla: — Afroditleğim!.. Çocuk gibisin vesselâm, Peki, haber veririz. Fa - kat iyice bir anlıyalım da ondan ronra... Çünkü bu olacak iş değil . dir, Mirayın bu sözleri Afroditiyi tes- kin etmiş değildi. Bu işin ekemmi- yetinde israr etmekteydi. — Düşün ki, dedi, şu İznik tekfu, ru denilen melün herif de başla. Esasen, zannederim, asıl işleri o tahrik ediyormuş! Ben o herifin ismini duyunca büsbütün kuşku » adım!, — Neden? — Çünkü bu adam Bizans impa- ratoruna boşuna hazırlık yaptırt , maz!,. Herhalde Bursayı tekrar al- maktan maksadı şu malüm define- ler.., K Miray hemen Afroditinin sözünü keserek: — Anlıyorum, dedi, defineleri râ, hatça elde etmek için Bursayr al - mayı tasavvur ettiğine (o hükmedi- yorsun, değil mi? — Evet, bu herif şeytanm biri, dir. Mademki bunu tasarlamış, de- mek ki muvaffak olacağına emin- dir! Kimbilir nassl bir baskm ha , zırldı?.. Miray istihfafin omuzlarmı sji « kerek: — Beni tekrar güldüreceksin!.. Dedi, Osmans karşı bunlar hiçbir barekete cesaret edemezler". İz - nik tekfurunun maksadı o herhalde başka şey olacak! — Ne gibi? — Eğer imparatora acele hazır, z lik yaptırttığı doğruysa, herhalde, defineleri tetkik etmek üzere Bur- #aya gideceği zaman ber ihtimale karşı mafyetinde bir ordu bulundur mak Istiyor?.. İsabında cebre mü , Tarsat etmek için! Afroditi: — Gördün mü ya?.. dedi. Bizim İçin daha fena!. Demek ki melân bü Miray düşünmeye (başlamıştı. Kendi kendine mırıldanır gibi: — Evet, dedi. Bu cihette bakir 4n!,, Herifle mücadele herhalde çetin olacağı anlaşıdıyor!.. Define. ler Üzerinde fena çarpışılacak! Afroditi hailevi bir tavırla: — Şüphe yok!,. dedi, Biz üç bu- 7ak kişi bu işin hakkından nasi ge. *eceğiz, Miray?.. Miray: var yavrum!. Vazi - yet şimdi biraz değişiyor, dedi, Hal. buki ben sana iyi haberler verecek tim. Afroditi heyecanla sordu: — Nasıl haberler?. — Aym 13 ünde defineler mese- lesi hakikat oluyor!, — Ne diyorsun Miray? — Evet, şimdi Kızla Mustafa geldi, buradaydı... — Ya? Aym 13 ünde halloluna. sağını o mu haber verdi? — Evet! . Afroditi birdenbire başmı arka » ya silkti: — Tamam! dedi, İşte ğimdi iş Bursa Üzerine yürümesi konuşulu - yordu!, Demek mesele bununla alâ- kadar, gördün mü Miray?.. Miray soğukkarlılıkla: sözi Tahmin settimi-#sazemir.ndâdi,. pile oleğri olapa- ğına, bunu da © yapsbileceklerine pek Ihtimal vermiyorum. Halbuki, ben, Kızrlea Mustafanm gösterdiği Tüzum üzerine gizlice bu tarihten ervel Bursaya hareket etmek mec. buriyetindeyim!... — Bursaya mı? — Evet!. — Niçin? — Çünkü o gece Gregorlus vel ruz'. nelerin haritasını meydana çıkara- caklar!, Ben bizzat bulunmazsam defineleri bir daha rüyada görme, miz icab eğecek!.. Onun için git - meri lâzımdır. Fakat bu yeni vazi, yet üzerine şimdi ne yapacağız? Na wi hareket edelim, bilmiyorum! Afroditi endişeyle: — Ban burada mi kalacağım? Diye sordu. — Evet, evet. Herhalde başka ça re yok!,, Sen burada kulacaksın!... Zaten anlaşılıyor ki son büyük bir ;sıpışma olacak!, Senin bulunmap esasen doğru olmaz!.. Buradaki va ziyeti de İylee anlayıp ben öyle ha- raket ederim!,. Afroditi kendisinin sarayda, ken dilerinden şüphe edilip arkalarma sıkı sıkıya adam konulduğu gu 8 ralarda yalnız kalscağna değil, Miraym Bursaya böyle bir hengâ - mede yalnız gideceğine şiddetle mü toossir olmuştu. Zira Bursada kor, kunç, gizli ve çok tehlikeli bir mü- cadele olacağı anlaşılıyordu. Bu endişelerini Miraya da anlat- ti. Fakat Mirayi — Benim tamamiyle yalnız oldu- Şumu nasıl düşünüyorsun? Elbette bizim de adamlarımız var. Daha ol, mâzsa hünkâr Osmana bir müra - cantim ortalığı perişan etmeye ye- tari... Benim anladığım vaziyet şudur; Gregorlus defineleri keşfe gide, ceği gin, kuşkulandığı içn, emin ve tedbirli “gitmek” İstiyor. İhtimal ki Bizans Imparatorunu iğfsle muvaf- fek oldu, Bursaya o akşam âni bir baskm yapıp izini halletmek isti- yor!. Ben şimdi bizim imparatorun mabeyincisinin oğlu ile görüşece . Bim va o hazırlıklarıım mahiyetini anlamaya çalışacağım!,. Ona göre hünküra derhal haber salarım, Sen merak etme Afroğiy!. Bu işten muzaffer olarak çıkmaya mecbu - HABER — Akşam Postası Köt Geniş medivenler, gün yarı- Sın Omulad o uyuşukluğundan | birlenbire uyandılar. Evin içeri. sindeki saatler öğleden sonra üçü vuruyorlardı. Bu saatte evin içinde hiç bir ses, hiç bir hareket merdivenlerin uykusunu bozmaz. Kirâcıların bemen bepsi işlerinin başına gitmişlerdir. Ve ancak geç vakit dönerler, Fakat bugün müstesna olarak acele adımlar merdivenleri tırma- mıp yukarı çıktı. Sert, keskin bir neleş işddildi. Gürültü bir sahan- Ukta durdu. Telâşla bir kapı açıl dı, sonra tekrar kapandı. Adımlar bir dairenin içerisinde koşuştular. Sonra söndüler. Sessizlik tekrar başladı. Bu sessizlik çok sürmedi. Yeni. den merdivenlerde koşuşmalar ol du, Sesles, haykırmalar, biribirini kovaladı. Bir kap: vuruldu. Ve âmiranç bir ses haykırdı; — Kanun namına! Açınız? Burası sessiz bir evdi.. Bugüne kadar içerisinde hiçbir zabıta vak'ası geçmiyen mütevazi bir bina.. Burada ufak iradlariyle ge- şinen iyi insanlar, yalnız yemek ve yatmak için eve gelen müte - vari memurlâr oturuyordu. OÜ- çüncü katta oturan İki kiracı ise ne biribirini, ne de öteki kat ki- racılarını tanımıyan insanlardı. Bu iki kiracıdan birisi vahşi ve insandan kaçan bir bekârdı. Ona merdivende hemen hemen hiç kim s6 rastgelmez. Erken gider, çok geç gelir. Dairesinin kapısı dalma kapalıdır. Hattâ girip çıkarken merdivenlerde kimse olmamasına dikkat dier. Koridorda - birisiyle karşılaşınca derhal dairesine ka» çar ve kapıyı şiddetle kapar. Diğeri bir sakattı, Tamamiyle kötürüm bir ibtiyar. Gecelerini yatağında, gündüzlerini koltu ğunda geçiren bir malâl ve evin başka bir odasında oturan yaşı bir kadın gelir, gündüzleri kötü- rüm ihtiyarın arasıra yanında bu. (Devamı var) o İlunurdu. " E Kötürüm ihtiyar yalnızlığı se ven bir adamdı.. Kadının yanında daimi surette durmasına taham - mül edemediği için odasından, hizmetçinin yattığı birinci kata kadar bir tel çektirmiş, bir elek. trik çıngrrağiyle hizmetçisinin o dasını kendi odasına bağlamıştı. Bugün de öyle oldu. Hizmetçi” nin odasındaki çingirak keskin keskin, açı acı çaldı. Evin içinde akseden gürültüler (yüzünden Behram bey, (kötürüm ihtiyarm ismi Behramdı) uyanmış olacak. &. Merakına galebe edememiş, Du gürültülerin ne olduğunu öğ- renmek için çingrağı çalmıştı her halde... LİNK Behram bey yatağında idi. Yor» yanını çenesine kadar çekmiş, hareketsiz duruyor, ihtiyar hiz » metçi odaya girdiği vakit efendi- sini bu halde buldu. Yatağının baş ucundaki masa ilâç şişeleri, eski kitaplar ve gazetelerle dolu., Hafif bir sesle sordu? — Ne var, ne oluyor? Bu gü rültüler ne?. Hizmetçi bütün evi gürültüye boğan vak'ayı anlattı: — İnanılır şey değil, efendim. Polislerin kovaladığı bir hırsız a- partımana girmiş. Herkes bu hıc- sızın karşıki dairede oturan su- ratsız herif olduğunu sanıyor. Hizmetçinin heyecanı, Behra. mâ sirayet etmişti, tekrar sordu: — Neden böyle zannediyor - lar?, — Çünkü polisler kan izlerini takip ettiler. Kan İzleri merdiven- lerde Ke var.. Bu kata kadar çıkr yor. Sonra karşıki komşunun ka pısı önünde kesiliyor. — Demek herif yaralı?, — Polisler kaçarken üzerine bir kaç el ateş etmişler. Fakat kurşunların isabet ettiğinden e- min değillermiş. Yalnız kan leke- İerini görünce herifin yaralandığı. na kanaat getirdiler. PLANŞ s6 silkmek için direk) 41, F: Is barre sux tapis 41. İ: the eross-har over whleh so .. ürüm Nakleden : MUZAFFER ESEN — Polisler karşıki daireye diler mi?. — Evet. Evvelâ kapıyı v muşlar. Sonra kapının açıln ğını görünce kapıyı zorlay açtılar ve içeri girdiler. — İçeride bir şey buldular — Hayır.. Daire bomboştp — Hırsız kaçmış olacak. | bu adam polislerin tahmini karşıki komşu değilse zavallı damcağız akşam eve gelip te pısmı kırılmış görürse şa kalacak. — Belki.. Fakat dairede pencerenin açık olmasına rağ) polis bırsızm bu pencereden tığmı kabul etmiyor. Evin sinde bir yere saklandı fikri) Bunun İçin bütün kapılara ni gi dikti.. Evin içini de baştan ğr arıyor. Bir azdan hiç şi yok arama sırası sizin dalrey gelecek... Behram İçini çektiz — Varım gelsinler, dedi. şey bulamıyacaklarma emini Uykum hafiftir. Eğer içeriye risi girmiş olsaydı ker halde dirdim. Hizmetçi bu mütaleayı ta etti: — Ben de polislere ayni söyledim. Fakat ne olursa © bir defa gelip araştıracaklar, adam çok cür'etkâr ve hiçbir likeden yılmaz bir haydutm Bir çok ta sabıkası varmış. F şimdiye kadar dalma polisin den yakayı sıyırmış, Hiç bi bulunamamış.. İlk defa olaral gün kaçtığı yer keşfolurmuş Behram alay etti; — Madanıki bu katlar besi li bir hırsızmış gene kaçar. H polislerin gözü önünde sav da farkına bile varmazlar. — Pakat eğer ağır yaralı Tabit kaçıp ta bir yere gide Polisler kapıyı çalıyorlardı. dın kalktı, kapıyı açtı. Bir me odaya şöyle bir başını uzattı (Lütfen sayfayı çevirâ size) 46. KÜTÜK O (kesilecek olu PLANŞ 36 x 86. ÇAMAŞIR SEPETİ 130. ve İlnge (â söcher), 66. F: la corbeille & Unge pendu Ala corda 66. İ: the elothes-basket 70, 1: the washing (hung up 65. A: der Wüschekorb to dry) | 70. A: dile Wâsche (rum Trock. 67. ÇAMAŞIR SIRIĞI (ipin zen aufgebüngt) inmesine mâni olmak için | İs. ÇENGEL 61. F: Ja perche (Vdtal m.le | 71. F: le crochet pisu) soutenmat la corde â || 71. İ: the book linge 71. At dör Haken (Kioben) 61. İ: the clothes . prop (the , prop) 72. ÇAMAŞIR İPİ 61. A: die Wüschestülme 72. F: le cordesu (la corde) (Stütze) A linge 72. İ: the clothes - rope (the 6, ÇAMAŞIR İPİ DİREĞİ Wne) 68. F: le potenu du cordeauâ İl RA: » Wâscheleine (Lei- üinge | 5 Ge “İS İse Beki ESYA Gmdevat) 0. | 68. pe der Wüschepfahi !73. FP: vicux meubleş m. (des (Pfah)) | vieillerias /.) 1 78. 1: old househeld gecde 69, TAHTA PARMAKLIK 73. A: alter Havsrat (altes , 69, F: la elötüre on lattis Hausgerit) . (formâe de lattes), is elöture & claire - vole 174. ÇAMAŞIR KURUTU- 69, İ: the wooden fence LAN YER O (çamaşırlık) 69. A: der Lattenzaun (das 74. F: Vemplacement m. ou Staket) Yeon söche Je İinge 74. 1: the drying - yard (the 70. ÇAMAŞIR (kurumak üze drying-green) ve İpe asılı, seri) 74, A: der Trockenplatz 28 carpeta are hung to be odun parçası) beaten 46. F: le trongon (le morcesu 41. A'die Teppichklopfstan- de bols â seler) ge (Teppichstange) 46. 1: the round log of wood 42. ÇALI BÜPÜRGESİ (çalı veya katırtırnağı dalından) 42. F: le balai (de bouleau cu de genöt) 42. $: the broom (the bireh room) 42. A: der Kehrbesen (Reis- besen) 43. MALI FIRÇASI 43. F: la brosse & tapis G'epoussette /.) 43. İ: the carpet » brush 4$. A: der Teppichbesen 44, PÜSKÜL KAMÇI 44. F: Je martinet M.İ: tbo bonting - whip 44. A: die Klopfpeitsehe 45. ODUN BIÇKISI (teste- resi) (kollu testere) 45. F: la seie (â bois) (une sele A arehet) 45. İ: (be saw (a bow » saw) 45. A: die Sige (ele Bügel- (which is to be savn tkrouğh) 46. A: die Rolle (das mu zersi» gende Halz) - 47. EŞEK 47, F: le chevalet 47. İ: the saw . buck (tba saw - borsa, the jack) 41. A: der Sigebock 43, KESİLMİŞ ODUN TE- KERLEĞİ 4R. F: In rondelle de bois selâ 48, İ: the log (the piece af wood that has been sava or) 48, A: der Klotz (das abg» sügte Holz) 49. ODUNCU 49. F: le bücheren 40, İ: the woğd - cufter 49. A: der Holzharker 50. BALTA 50. Fila bache (la oognde) 00. İ; the ax6

Bu sayıdan diğer sayfalar: