30 Aralık 1929 Tarihli Hayat Dergisi Sayfa 1

30 Aralık 1929 tarihli Hayat Dergisi Sayfa 1
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

yrlarina $. ilim iuas! eti Hayal Hayata, daima hayata.. dünyaya daha çok hayat katalım... Nietzsche Cilt VI. 30, Kânunuevvel, 1929. Sayı:146 Öpülecek El 'Tntan Kamenin me- zarında Fransa Bankası Alman mektep mu- sikisi Bir Günki Emile Galotti YAZILAR VE Yazı hey'eti Ş. Mihal Cevat İffet Halim A. Emrullah Gevat Memduh Celalettin Tevfik Nahit Sirri YAZANLAr Ticaret mekteplerin- de gaye ve tedrisar pilanı meselesi An bu 1s$ız geceler Klasik ve modem eserler Monna Lisa Del Gi- cı Biz öldürdük diyelim Anadolu'nun bedit Zenginlikleri Akideme nasıl eriştim #. Behcet Kemal Hikmet Şevki Canik oğlu Avni Sabri Esat Nurettin İbrahim Müsahabe: Mecmuamız, bu güne kadar mem- leketin irfanına çalıştı, maarifin inki- şafına elinden geldiği kadar gayret etti, Bu müddet zarfında edindiğimiz tecrübe şudur: Memlekette büyük fikri bir intibah, bir uyanıklık var, ve yüksek irfan ihtiyacı günden güne artıyor. Müşahedelerimizden, muhaberele- rimizden, musahebelerimizden aynen anlıyoruz ki irfan ihtiyacı hakikaten ziyadedir. Münevver tabaka irlanını idame ve tenmiye için vasıla arıyor. Bahsimize mevzu olan yüksek taba- kadır, yani yüksek mekteplerden hiç olmazsa orta mekteplerden yetişenler- dir. Evetl işte bu zümre irfan saha sının genişlenmesini istemektedir,. Hayat bu ihtiyaca tekabul etmek iktiza ederdi. Bunun içindir ki bu

1930 senesinden itibaren mecmüamız! umum? tekâmüle, milli inkişafa uygun bir şekle koymak mecburiyetinde kal- dık, Memleketimizde bir müneyverler zümresi var. Bu zümrenin umumi kültür ihtiyaçlarına tekabül edecek, lâkin hiç bir ihtisas maddesi üzerinde uğraşmıyacak bir risalesi bulunmamak lâz HAYAT Bu risale gelecek nüshasından iti- baren Hayat olacaktır. Mütahassıs kalem erbabı hem kendi cereyanlarımızı, hem Garbın fikri ceryanlarını objektif bir noktadan takip ve mahza siz aziz karilerimiz için icmal edeceklerdir. Türk, Cerman, Anglosakson, lâtin Islav.. #lemlerinde fikir sahasında olan biteni tetebbu edeceğiz. O sile- lerden uzak kalmayacağız. Medeni cihanda ne olüyor, ne var, beşeriyet nereye doğru gitmektedir, istikbalde neler dogacaktır? Bir sözle ifadesi lâzımsa diyelim ki medeniyet, inkişa- fının hangi merhalesinde bulunuyor? Acizane programımız işte budur. Medeniyet camiasının içinde bulunmak için OOnun cereyanlarını o bilmemiz gerek. Hayat bundan sonra bu gayeyi intizam ve ittirat altında takip edecek. Muhatabimız, — tekrar edelim — yüksek ve münevver türklerdir. Daha aşağı tabakaların otenvirine çalışan başka risale ve mecmualar var ve çok. Biz vazifemizi taksir ediyoruz ve ancak (muhterem muallimler o gibi, doktorlar mühendisler gibi yüksek memurlar gibi Ali mektepler talebesi gibi ön safta bulunan vatandaşlarımıza hizmet etmek istiyoruz. Seviyeyi tutmak, seviyeyi yükset- mek... işte başlı başına bir hedef. Hatta bu hedefi bir az da geçebiliriz: Pek güzel, pek büyük eserler, şah- eserler yazıldıklarından sonra anlaşıl- mış Meşhur OStendhal Odermiş ki: Benim eserlerim Kırk sene sonra anlaşılacak...» Filvaki bu eserlerin yüksekliği inceliği, (yeniliği ancak yarım asır geçmekle anlaşılmış, Hayat da, eğer böyle zekâların inkişatına bizmet edebilirse kendisini bahtiyar addeder, Demek istiyoruz ki neşriyatımızda sürüm, satış, halka hoş gelmek, cazip olmak katiyen bir gaye değildir. Gayemiz yüksek kültüre yardım etmek, istikbali hazırlamak ye hasren memleketin irfani haysiyetini muhafaza etmektir. Türkiyede gerçekten yüksek edip ve mütefekkirlerimiz yok değil, Lâkin bu zevatın eserleri bir intişar vasıta- sından mahrumdur. Böyle bir vasıta mevcut olmadıkça o kalem sahiple- rine de yazı yazmak hususunda bir gevşeklik geliyor. Okuyorlar, tetebbu ediyorlar, İkin yazmıyorlar, ve net-