7 Ekim 1919 Tarihli İrade-i Milliye (Sivas) Gazetesi Sayfa 4

7 Ekim 1919 tarihli İrade-i Milliye (Sivas) Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Sivas'da Anadolu ve Rumeli Müdafa'a-ı Hukuk Cemiyeti Hey'et-i Muhteremesine Adapazarı'nı müte'akib ilk def'a eşraf-ı belde vaki' olan telkinatımız ve evvelki gün belediyeye davet ettiğimiz zevata olunan teşvikatı kat'iyetle tetevvüç eden beyanat-ı devletleriyle bu gün cum'a namazından çıkıldığında ulema ve eşraf-ı belediye ve karyelerden gelen heyat-ı ihtiyariye ve sair ahali belediye dairesi önünde cem' olarak şeref-varid olan beyanname-i alileri müftü efendi tarafından badel-kıraa alkışlarla karşılanmış ve bunu izah yolunda tarafımızdan söylenen nutuklar ile de maksad-ı aliye müteferriğ ve ittihaz olunacak hatt-ı hareketi mübeyyen nukat tamamıyla tasrih idilerek hukuk-u nas ve asayiş ve inzibat ve bir de teb'a-i müslime ve gayr-ı müslimenin istirahat-ı mevadd-ı mühimmesi iyice telkin olunmuş, millete padişaha du'a ve menafi-i aliye-i vatanı hıfz ve sıyanet için kemalat-ı islamiye ve hizmet-i vataniye hissi ile fedakarane çalışan mücahidin-i milliyenin muvaffakiyeti temennisi ile içtima'a şu birkaç günün hasıl ettiği vukuf ve teyakkun umumi dairesinde gayet samimi olarak niyahet verildiği ve derhal daire-i belediyede heyet-i temsiliye teşkil olunduğu Kemal-i hürmet ve fart-ı meserret ve mehmedetle arzolunur Efendim. 3-10-335 Fırka Kumandanı Mustafa Asım İzmit Mutasarrıfı Ali Suat --------------------------- Sivas Merkezi Başmüdüriyetinden Keşide Olunan Telgrafnameler Posta ve Telgraf Müdir-i Umumisi Refik Halit Bey'e Avene-i hanenize henüz peyrev olmadığınızı öğreniyoruz. Namuskar insanlar için kaide böyle değildir. Tertibat-ı hainanenin kargüzarlığını dört el ile kavramış olan zatıalilerinin telkinatını ancak hempalarınız kabul etmişti. Masum ve muharrem san'atlarını takdis eden posta ve telgrafçılar sizin telkinat ve meva'id-i rezilenize ne kandı ne aldandı ve ne de inandı. 3 Teşrin-i Evvel Sene 335 Sivas Başmüdürü M. Lütfi ∼∼∼∼∼∼∼∼∼∼∼∼∼∼∼ Dahiliye Nezaret-i Celilesine: Bütün delail ve vesaikıyla cinayet ve hıyaneti tahakkuk etmiş olan Ferid Paşa kabinesinin tertibat ve işaat-ı hunharanesini neşr ve terviç için pek ma'sum ve muharrem olan posta ve telgraf şebekesi arasında hafiyelik ve casusluk gibi en elim meslekler icad ve tatbikini emir ve takip etmiş olan Posta ve Telgraf Müdir-i umumisi Refik Halit Bey'in milletçe cezası takdir oluncaya kadar başımızda bulunmasını san'atınız için şeyn add ider makam-ı devletlerini tebrik iderken muma-ileyhin hemen dairemizden tardını istirham eylerim. Sivas Başmüdürü M. Lütfi ---------------------------- Bilumum Başmüdür-i Mu'amelat ve Fen Müfettişleri ve Müdirlerine Bu necib milletin ancak halası ve refahı maksad ve ümitiyle fiilen izhar ve ilanına çalıştığı gaye ve vahdetini bir takım tertibat ve işaat-ı hainane ve caniyane ile kesr ve imhaya çalışmış ve bugün amelinin cezası karşısında titremekde bulunmuş olan Ferid Paşa kabinesine mücerred bir cemile-i rezile-karane olarak Posta ve Telgraf İdaresinde bir şebeke-i casusiye teşkil etmiş ve idaremizin ismet ve mahremiyetini ihlal ve izlale uğraşmış olan müdür-i umumi Refik Halit'in halen muhafaza-ı mevki etmekde olduğunu öğreniyoruz. Posta ve Telgrafçılık ile bir veçh ile alakası bulunmayan *** efendinin bu pür ismet mesleğin başında bulunması bizim için gayr-ı kabil-i tahammül olduğundan hemen ve her tarafdan Dahiliye Nezaret-i Celilesine müraca'at olunarak dairemizden ihracının istirham edilmesini ma'al-ihtiram rica iderim. ---------------------- Şimdiye kadar ya hükümetin veya fırkaların müdahalatıyla hareket etmek ve re'y vermek mecburiyetinde kalan ve binaenaleyh meb'usluğu ba'zan gözdelerin iktidarlarına mahsus resmi bir memurin gibi telakki eden halkımızın meb'us intihabatında ne dereceye kadar aldanmış olduklarına şu on sene zarfında geçirdikleri birçok masaib-i elime ve inkılabat-ı azime şahettir. Meclis-i ali-i milli çarh-ı idare-i devletin hakiki müdür ve murakıbı ve sa'adet-i içtimaiye-i milletin yegane amili ve aheng-i intizam-ı memleketin hamisidir. İşte anlaşılıyor ki meclis-i milliyi terkib ve teşkil eden zevatın bu hakikatlere vafık oldukları kadar hakperest ve azm-i kat'i sahibi olmaları icab iyler. Bu nokta-ı mühimmeyi bütün ma'na-yı meşmuliyle takip etmek ve daha bazı amal-i milliye ve menafi-i vataniyenin husulüne hizmet eylemek ve memleketin esbab-ı terakki ve umranını istihsale çalışmak şartıyla Sivas meb'usluğuna namzedliğimi vaz' ve ilan idiyorum. Bu gayenin husulünü eltaf-ı celile-i ilahiyenin inzımamıyla hüsn-i niyet ve ciddiyetimden bekleyebilecek vatandaşlarımın arzu-yı vakı'a matla' olabilmeleri için "İrade-i Milliye" ceride-i mu'teberesiyle neşrini taleb eylerim. 1 Teşrin-i Evvel Sene 335 Nur Alibabazade Fazlullah - - - - oOo - - - - İzmir Fecayi'i (Maba'd) Bu tahrikat neticesinde zuhur eden isyan ve ihtilaller bittabi' belki ve biz-zarure te'dib idildikçe Hıristiyanlar Türklerden soğumaya başladılar. Bu müsaid halet-i ruhiye üzerine düşen zehirli propagandalar zamanın icabatıyla uyanmaya başlayan millet hislerini ikad etti. Artık Osmanlı İmparatorluğunun bilhassa Rusya ve Avusturya hemcivar eyaletlerinde sakin Hıristiyanlar çeteler teşkiline katli'amlar ika'ına kıyam ettiler. Türkler bütün darbelerin nereden geldiğini bildikleri için Eflak'da zuhur eden bir isyandan Tuna vilayetinde oturan Bulgarları veya Belgrad havalisinde sakin Sırpları mes'ul ve zi-medhal add iderek bunlardan intikam almadılar. Yalnız asileri te'dib ve teskin ile ikna' ettiler. Ruslar ve Avusturyalıların mütevali hücumları ve faik kuvvetleri karşısında gerilemeye mecbur olarak bir çok yerler terk etmek ızdırarında kalan Türkler bu kadar felaketden sonra ahlak-ı hamidelerini acaba gaib ettiler mi! 1848 senesinde Moskof ve Nemselilerin tazyiki üzerine terk-i diyar eden Macarlar ancak Türkler nezdinde bir melce' bulabildiler ve Türk'ün uluvv-i cenabına sığındılar. Harici düşmanların iğvaatı müstemirren devam iderken dahili düşmanlar da ibraz-ı fa'aliyetden geri durmuyorlardı. İmtiyazat-ı mezhebiye perdesi ve sıfat-ı ruhaniye sütresi arkasına gizlenen Rum Patrikhanesi Hükümet-i Osmaniyeye her vesile ile müraiyane arz-ı sadakatden hali kalmamakla beraber Mora isyanını hazırlayanlara bütün kuvvetiyle muzaheret idiyordu. Ruslarla İngiliz ve Fransızın müdahale-i muslihası sayesinde Yunanistan istiklal kesb idince, aynı sevaik tahtında Sırbistan'a muhtariyet verilince artık Türkiye dahilinde yaşayan anasır-ı muhtelifenin taşkınlıklarını zapt etmek imkan haricine çıktı. Türkler mütemadi darbeleriyle sarsılan bina-yı devletlerini inhidam-ı tamdan kurtarmak ecdadlarından mevrus topraklarını istila-yı a'dadan vikaye etmek için canla başla uğraşırken teb'a-ı Osmaniye unvanını taşıyan ve bu itibar ile bilcümle hukuk ve menafiinden müstefid olan anasır-ı Hıristiyaniye Türk idaresine müşkülat çıkarmaktan Türk askerini arkadan vurmaktan çekinmiyordu. Türkler vaktiyle feth ettikleri yerlerde sekene-i asliyeyi ne tehcir ve ne de taktil itmemiş iken istiklale nail olan Yunanlıların, muhtariyeti elde eden Sırpların ilk işi, havza-ı idareleri dahilinde kalan Türk ve müslümanları enva-ı mezalimle mahv ve ifna ve işkenceye tahammül idemeyen veya hayatını katli'amlardan kurtaranları diyar-ı islamiyeye muhacerete cebr etmek oldu. Bulgaristan Prensliği ihdas idildiği zaman Türkler hakkında reva görülmeyen muamele-i dilhiraş kalmadı. Yüzbinlerce kişi yurtlarını terk itmeye, gasb ve garetden kaçırabildikleri bakiye-i mallarını yok bahasına satarak alışmadıkları iklemlere gitmeye ve hezimetle neticelenmiş büyük bir harbin bozgunluğu içinde bitab kalmış bir memleketde açlıkdan, hastalıkdan ölmeye mahkum idildi. (Maba'dı var) Garbi Anadolu Umum Kuva-yı Milliy Tarafından Şehr-i Halin Altısı Tarihiyle Gönderilen Rapordur: Eskişehir'den: Hükümet-i sabıkanın efkarını tervic edip bütün amaline hizmet eden memurinin gayr-ı meşru kuvetlerden istifade iderek icra etmiş olduğu tazyikat ve takipat ve akla gelmeyen binbir türlü işkencelerine rağmen Eskişehir ahalisi, diğer milletdaşları misüllü amal-i milliye uğrunda son derece çalışarak nihayet amal-i milliyeye muhalefet edenlerden bir kısmını tevkif etmiş ve diğerleri İngiliz kuvvetlerinin mu'avenetine mazhar olarak trenle kaçmış, nihayet 4-10-335'de Bolu muhasebecisini mutasarrıf-ı vekalete tayin iderek tamamıyla amal-i milliyeye iştirak etmiş olduklarını tebşir eylerim. 2- Muhalefetde son derece temerrüd eden mutasarrıf Hilmi Bey müfrit bir milliyetperver tarafından katledilmiştir. 3- İngiliz mu'avenetiyle Dersa'adet'e dün gice trenle kaçmış olan Hamdi Paşa ma'iyetinin derdest ve tevkifleri içün Harbiye Nazır-ı Cedidine telgraf verilmiştir. 4- Bilahare ricası üzerine ma'iyeti yüzlerce gönüllü süvari olduğu halde Eskişehir'in şarkında İngiliz generali Salle Kalad(?) ile mülakat edilmiş ve esna-yı mülakatda harekat-ı milliyeye karşı hiçbir muhalefetde bulunmayacağı ve bilakis işbu harekatı takdir ettiklerini ve şimdiye kadar amal-i milliyeye muhalif hareket ettiğinden dolayı ma-fevkleri tarafından duçar-ı mesaib olduğunu fakat böyle bir şeye sebebiyet vermediğini ve kendisi ile ma'iyetinin şimendifer hattı muhafazasına devam ideceğini bildirdi. Ben de cevaben bana yazmış olduğu mektubların millete aid olduğu cihetle vuku bulan şikayetler üzerine muahezeye ma'ruz kalmış olması muhtemel olduğunu bildirdim. Söylediği sözlerin hülasası dün hükümet-i sabıkanın müdafi'i iken bugün amal-i milliyenin muvaffak olması üzerine milletin müdafi'i olmak istediklerini ima etti. İrade-i Milliye Hey'et-i İstihbariyesi 1- İhanet-i vataniyesi tahakkuk eden sabık sadrazam Ferid Paşa ile Dahiliye Nazırı Adil Bey'in Yunanistan'a firar etmek üzere olduklarını İstanbul muhabirimiz yazıyor. Meclis-i Millinin küşadında bunların Divan-ı Aliye sevkleri mukarrar olduğundan firarlarına meydan verilmemesi hakkında heyet-i temsiliyenin nokta-ı nazarı hükümet-i cedideye bildirilmiş olduğundan bu babda hükümet-i merkeziyenin tekayyüdatda bulunacağı me'muldur. 2- Sinob Limanı'na çıkan selahiyatdar bir İngiliz heyetinin oradaki mutasarrıf vekili ile mülakatı ber vech-i zir nakl olunur: Teşkilat-ı milliyenin beyne'l anasır bir fenalık tevlid ideceğinden korkarak böyle bir hal vuku'una mani' olmak üzere İngilizlerin sabık kabineye zahir olduklarını ve fakat bugün teşkilat-ı milliyenin artık anasır-ı gayr-ı Müslimeye karşı hiçbir ta'arruz ve tecavüzü me'mul olmadığını ve hatta çekilen telgrafnamelerin müşterek olduğunu gördüklerinden ve şu suretle müşterek ve vatani bir gaye takip idildiğini anladıklarından İngilizlerin dahi teşkilat-ı milliyeye muzaherete karar verdiklerini kat'i olarak ifade ettiler. İngilizlerin dahi teşkilat-ı milliyemizin gaye-i ulviyesini bu suretle takdir itmelerini istikbal-i millimizin bir muvaffakiyeti olarak kayd ideriz. 3- İstanbul muhabirimizden alınan son malumata nazaran heyet-i temsiliye a'zasından bazılarının muhtelif memuriyetlere nasb ve tayin idilecekleri bildirilmiş ise de heyet-i temsiliye a'zasının hiçbir suretle vazaif-i aliye-i vataniyelerini terk ile hizmet-i devlete girmeyeceklerini ve bu babda işa'a idilecek her türlü havadisi şimdeden tekzibe me'zun bulunduğumuzu ilan ideriz.

Bu sayıdan diğer sayfalar: