15 Eylül 1932 Tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 2

15 Eylül 1932 tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

— ———».——.>—..—ee— —ş—. ve MM SERVETİFÜNUN No.1881—198 Yeni Iktısat vekili Celâl Bey İş Bankasında kurulduğundan beri umumi müdürdür. Dünya buhranı çok büyüktür, kökü derindir. Buhran henüz durmamıştır, ve ne zaman durup geri döneceği belli değildir. Dünya buhranının bizde sarsıntılar yapması tabii idi, fakat ne de olsa Avrupalılar kadar sarsılamayız günkü bizim çalışma cihazımız onlar gibi dallanmış, budaklanmış değildir. Sanayi ve ticaretin çalışma âlemine henüz Avrupahlar gibi yüzlerce milyon adamlar bağlamış değiliz. Bizim büyük kütlemiz köylüdür, çiftçidir, ve bunların ibtiyaçları hiç büyük değildir. Onun için bizde buhrana mukavemet daha kolay olmak lâzım gelir. Büyük kütlenin dayanma kuvvetinin yanında en lâzım olan temel, iktisadi muhitte itimat ve tesanüdün sağlam dusmasıdır. Teensüf olunur ki bu itimat, son zamanlarda muhte- lif sebeplerle bozuldu, iktısadi yürüyüşümüzde sarsin- tular ziyadeleşti. Bu nazik zamanda, Celâl Beyin İktısat Vekâletine gelmesi çok memnuniyetle karşılanmıştır. Çünkü Celâl Beyefendi en mühim ve kıymetli iktisat ada- mımızdır ve ameli fikirler sahibidir. Gazi Hazretleri, Celâl Beye cevap olarak yaz- dıkları telgrafta: Esas programımızın ilham eylediği ameli tedbirleri tercih etmek en doğru yoldur bu- yurdular. Celâl Beyefendi ulu Gazinin çok yüksek direktifi içinde yürüyecek ve mutlaka büyük ve temiz hiz- metler yapacaktır. Celâl Beyin ortada kurulmuş büyük bir eseri vardır, bu da İş Bankasıdır. Celâl Bey ilmi ve ameli fikirleri ve tecrübeleri ile İş Bankasını, bütün zor- luklara rağmen, daima ileri götürdü; dokuz senede Avrupada bile çok tanınmış bir Türk bankası yaptı; Celâl Beyin kıymetini anlatmağa bu kâfidir. Celâl Beyefendi için bu sütunlarda 20 eylül 1Y28de yaz- dığım fıkraları aynen buraya alıyorum: Lozan Palas'tayız... Afyondan İzmire kadar kaza- nılan ulu zaferin mahsulünü almak üzre İsmet paşa Ez.nin riyasetindeki heyeti murahhasa çetin müza- kerelerle uğraşmiya geldi; sulh müzakerelerinin henüz *ilk beftasında bulunuyoruz: Lozan Palas'ın büyük salonunda Ankaradan gelen muhterem zatlar akşam- ları grup grup toplanıyorlar, konuşuyorlar; ümitle istikbale bakıyorlar. Heyeti muralhhasanın matbuat bürosunda hizmet etmek bahtiyarlığında bulunduğum için ben de heyeti murahhasayı teşkil eden yüksek vatanperverlerin arasına karışmıştım. Ankarada başa- rılan mucizenin hikâyelerini heyecanla dinliyordum... Bunların çoğunu eskiden tanıyordum, bazıları ile orada yeni müşerref oluyordum. Bunların arasında bir tanesi çok dikkatimi davet eyliyordu. O, vapur dümanı renginde gözlüklü idi. Akşamları Lozan Palas'ın salonunda bir koltuk sandalyasına yalnız olarak çekilir, çokluk konuşmaz, seyirci gibi dururdu. Sordum... İktisat Vekili Celal bey dediler... Kendile- rile musrefe peyda eyledikten gonru anladım ki ekseriya yalnız duran ve çokluk konuşmayan ve kara camlı gözlüğü altından bakışı görülemiyen Celal B, zannolunduğu gibi sadece seyirci durmuyor... İçinde yaşadığı İsviçre muhitinin en ziyade iktisadi hayatile alâkadar bulunuyordu. Ankaranın kurtarış mücadelesine candan iştirak eden Celâl Bey, bir zamanlar Bursa şehrinde banka cılık âleminde dahi bulunmuş idi, meşrutiyetten sonra ecnebi bankaların faaliyetine nasılsa iştirak ettirilen nadir türklerden idi, Celâl Bey bu temastan banka âlemile ciddi bir mümarese ve alâka peyda etmişti. Onun için İsviçrede çok münkeşif olan bankacılığı Lozan'da ehemmiyetle tetkik eyliyordu. Bu ciddi tetkiklerin tatbikatını İş bankasının tesisinde ve teşkilâtının tanziminde gösterdi... Ve Türklüğün, dünya bankacılık âlemine şerefle girmesini telinin eyledi Ahmet Ihsan ES YILDIZLAR Bir kedi yavrusunun bakışını andıran Acaip bir bakışla baktı bize yıldızlar. Her saniye değişen, pembeleşen ve solan Işık demetlerini atı bize yıldızlar, Rutubetli sazlardan sulara süzülerek, Endi ve kayboldu, en muhteşem yıldızlar. 1932 N. Alev

Bu sayıdan diğer sayfalar: