1 Eylül 1938 Tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 17

1 Eylül 1938 tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 17
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SERVETİFÜNUN UYANIŞ adi pa vs Di yerina çar m gazetesi Yalefen ; 2-t013 : İstanbul Uysnış Abonesi: em a a, şi aylığı 600 yal 2 No. 219$—508 Ve > Me a Okuyucu Yazıları Gazelemiza ilân verecekler, İstanbulda Kemal Se si nü bi v6 Huli İlân Şirketine gitmelidir. Yabancı yeni re - GURBET Neden daldı gözlerin, Utkun kızıl rengine; Bir su gibi sözlerin Fısıldıyot engine. Bakışın niçin vemli, Kirpiğin gene ıslak. Akşam gibi elemli, Şakaklarındaki ak.. 4 Gurbei nekadar gamlı, Kimsesizlik ne mahzun. Bir rüzgâr gibi samlı, Giden yollar pek uzun.. Hırçın bir deniz gibi; Bu kadar uzme gurbet, Soluk bir beniz gibi; Kederi süzme gurbet. #- Ömer Faruk Toprak Bu şiir umumiyet itibarile güzel. İmaj tesirli, fi- kirden ziyade his hâkim. - işarelli mısralar daha kuvvetli, Sana Sana ben, dün dedim ki: bugün benimsen eğer, Yarın başka birine (Sevgilim;) diyeceksin |. Yüzüne bu sözleri vurunca birer birer, Bir vicdan azabının zehrini yiyeceksin |...» Bana ben diyemedim: «Nihayet bir kahpesin!..> Bugün bile istemem kalbini o kurt yesin, Bana yalvarıyorken duyardım genin sesin, Bir yabancı erkeğin hasretini çekerdi... Neye böyle sarardın, acırım boğuldun mu, Ben kalbimde «yaşamış» atılıp koğuldun mu, Bari bugün girecek bir tek kucak buldun mu, Demek sana tecellin bunları da gösterdi... «Ne çikar?» baş ucuna bir kitâbe koyaydın, Mademki mezarını kendi elinle kazdın;.. Kalbimi çıkartarak çırılçıpirk soyaydın Hayatında sen beni bir gün anlıyamazdın! M. Vehbi Kızıloğus Şiir, yalnız iyi veya kötü fikirlerimizin mevzun söylenişi değildir; hisse, hayale, armoniye ve san'at yprensiplerine muhtaçlır. Çok okuyunuz, şimdilik aş yazınız. Bir Ömür akşamında Pınarlar mr vermiyor, kuşlar ötmez oldular Duymuyorum gelmiyor çiçeklerin kokusu, Günün ışıklarını karanlıklar yoldular, Bitmiyen enginlere dökülmektedir bir su. Yarın gün doğmıyacak yeşil dağlar ardından, Bu akşamın sonuna hayal eremez artık. Sarmaşıklar çözüldü hayat ağaçlarından Suna boylu dilberler cefa veremez artık. Kanlı gözyaşlarıdır sevda dalında güller, Ceylânlar kaçıştılar gönül ormanlarından. Bu akşam gene kuşlar yuvaya tez döndüler, Niçin çalıyor çanlar, neden okundu ezan * Sükün çeşmelerinin açık kaldı kurnası, Kapamağa kudreti yetmiyor fanilerin. Tamam olmuş günlerin yarım kalmış rüyası Yol verdim Sevinçlere izni doldu kederin, Benksiz bir harabedir umutların bahçesi, Bu hayal gurbetinin bu ömür akşamında. Duyulmadık zevklerin duyulmadık bestesi, Kızıl bir ürpermedir iç evinin camında, M. Niyazi Akıncıoğlu Güzel şiir, Fakat bam doldurma nusralar, kül ha- iindeki güzelliği bozuyor. — 231 inci Sayıfadan devam — satırbaşı. Halbuki bu, evvelce ge- çen bir şeyi gösterdiğine göre, bu- nun artık arkası olmaması lâzım- zımdır. Eğer adamın dediklerini bundan sonra yazacaksak öx değil şu demek lâzımdır: «Yalanoca şu be- yanatta bulunmuştur :» Bu ve şu gibi böyle ve göyle de aynı ince farkları gösterir, ve yine aynı şekilde gazetelerde bu yanlış görülüyor. «Falanca bulunduğu be- yanatta böyle demiştir :» Eğer böy- ie demiştir diyorsak adamın söyle- diği sözlerin evelden geçmiş ol- ması lâzım; sonra söyliyoraak şöyle demiştir demek ister, — monra iki nokta, satırbaşı. Vahdet Gültekin AHMED İHSAN Basımevi Ltd.

Bu sayıdan diğer sayfalar: