16 Kasım 1939 Tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 13

16 Kasım 1939 tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 13
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

No. 2256—571 Karyolanın bir kenarında ayak ayak üstüne atarak oturan bu cö- zib mahlüku seyrederken; odamda ve müteaasıp bir çatının altında oldnğumuza gözlerimi bir türlü inandıramıyordum. Öyleya: Ye- bancı bir kadın, gayrimeşru şekilde benim odamda, benim karyolam üzerinde en câzib güzelliğiyle otu- ruyordu. Aradan yıllar geçmesine rağ- men, o geceki saadet heyecanı ve zevkini unutamam.(O)ndan sonra pek çok eğlence ve zevk geceleri yaşa- dım. Fakat hiç biri, baba konağın- da gizli geçen gecem kadar tatlı olmadılar. Dolabımda iştah ve kuv- vet ilâcı ismi altında büyük bir binlikle sakladığım şarabı me- aanın üzerine koydum. Ramazana hürmeten ben içmiyecektim. Bunu Arula da kabul etmişti. Mutfağa inerek çerez kabilinden ne buldum- sa küçük bir tepsiye yerleştirerek Arulanın yanına getirdim, kendi elimle doldurduğum kadehi dudak- larına uzattım. Saatler geçmedi. Nihayet, o şarabın tesiriyle, ben de onun güzelliğiyle sarhoş olmuştum. Gözlerimi açtığım 78- man sabah olmuş, vakit bir hayli da ilerlemişti. Artık evin için konuş- malar veayak sesleri duyuluyordu, Karyolanın içinde mışıl mışıl uyuyan Arulaya bakınca gözlerim İai taşı gibi açıldı. Geceki çılgın lığı o zaman daha iyi anlamıştım. Telâşla, onu dürterek uyandır- dım, Karı kendi evi imiş gibi yük- sek sesle uflamıya puflamıya baş- ladı. ği yaştığı Kama ağzına tıkadım — Ne me sabi nerede olduğunu unuttun muf çabuk kalk, giyin.. Buradan seni kaçırma çare- sini düşünelim. Diyerek onu karyo- ladan dışarı sürükledim. Arula hâlâ, uyku sersemliğiyle hiç bir şey yokmuş gibi yüzüme bakıyordu. Karyolanın kenarına oturarak ikimiz de düşünmeğe bağ- ladık. Nihayet, kurduğumuz plân mu- cibince, ben annemi gerideki oda- lardan birinde lâfa tutacaktım. Babam nasıl olsa o saatta sokağa çıkardı. Arula da bu fırsattan isti- İade ederek gene arka kapıdan geçerek sokağa çıkacaktı. Uzatmı- yalım, plânımızı muvaffakıyetle başardık. Valdeye manâlı manâsız bir sürü lâf anlatırken karda UYANIŞ 375 Matem Günü Yükseldi ışık rüya ve dolu yıldızlara, Uzaklarda yanan meçhul dünyalar doğru. Nur içinde uykuya dalan melek kızlara, Açıldı Cennet kapısı yeni bir hayat doğdu. * Alevden kanadlarile mağrur, lekesiz Kartal Semaları saran ezeli boşluklarda. Uçtu ölümüz, maddesiz bir sır oldu hayâl Ağlıyan perilerin gezdiği loşluklarda. » Uzak iklimlerden duyulur ebedi sesi Öksüz kalanların duaları yükselir. İçimizde vatanı saran ulu nefesi Gözyaşı ilâhi bir matem olup süslenir. — Atalürh için — Suavi KOÇER bahçe kapısını açmıştı. Biraz son- ra ben de arkasından çıkarak onu tramvay o istasyonunda buldum. İşin garibi, o günden sonra baş gös- termişti. Akşam eve gelince valde hs- nımda bir gurat bir surat. Tabit bu vaziyeti görünce, her şeyi anladı diyordum, Nihayet teraviden sonra odama çıkarak bana birsert bir çehreyle: — Çok esef ederim oğlum). Dün geçe yaptığın hareketi aslâ affetmiyeceğim,. Sana olan bütün itimadım kırıldı, Bizim içimizden bu kadar kötü bir adam çıkacağını ummazdım. Dedi. Hiç ses çıkarmadan duruyordum. Demek ki, her şey belli olmuştu. Annem söylerken asabileniyor ve çok ileri giderek ağır kelimeler sarfediyordu. Artık dayanamadım. Her şeyi itiraf ederek evi terkede- cektim. — Evet, bu işleri yaptım, ne olacak.. Diye ağzımı açmıştım ki, annem bu sefer yumuşar gibi ol- muştu — Fakat. Madem ki, istiyorsan, dışarda, sağda solda dolaşacağına kendi evinde, odanda olman daha alâ bizim için. —ıi'1!ş Şaşırıp kalmıştım, Bu sözleri annemin söylemesine imkân yoktu.. Kulaklarıma inanamamıştım. Beni hayret ve sükünetle bırakarak, hiddetli oşdımlarla odamdan u- zaklaştı. Bu hikâyeyi anlatan adams arkadaşları hep birden, merakla sordular: — Aaa, sonraf. Remazandan sonra ne yaptın f. Karıyı serbestçe aldın mı eve? — Yok azizim ne münasebet.. Bir kaç günlük dargınlıktan sonra annemle tekrar konuşurken mese- leyi anladım : — Meğerse zavallı kadın o sabah benim odama çıkmış. Alain üzerine, telâşla bırakdığımız itie- leri ve koskoca şarab wlümiyin. boşluğunu görünce; o mübarek gesi cede benim mükemmelen kuluyı çektiğimi sanmış. Bütün bildiklerinin ve ilüryin- lağım #bebi bundan ibüitet oldu- gunu üwlayınca içime su serpildi. Tabii, şerabı benim iytiğimi in- kâr etmedim i — Canım çok #ikiliyordu, bir . çocukluk yaptım içtim.,. İleni affet anneciğim. Diye boynuna sarıldım, Rahmi Karada ek

Bu sayıdan diğer sayfalar: