14 Ağustos 1933 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 8

14 Ağustos 1933 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

<2 a e U * C Y” S P TERE S da C P OO T YU GÜL HANIM N Haçlılar, Mücahitler, Fedailer Arasında Yazanı SON POSTA Ömer Rıza Gül Hanım Ben Sizi Babanızın Çiftli- ginde Gördüm — Bugünleri nasıl geçırdırn? — Sayıklamakla. — Nereye gidiyoruz? — Zannederim ki Kıbrısa uğ- rayacağız... Sonra eradan sahile yanaşacağız. Bana kalırsa siz ge- ne uyuyunuz, ve fazla konuşma- yımız. Çünkü Haydar Bey bana Öyle emzretti. Gül Hanım da yattı. Fakat vaziyeti değişmişti. Günden güne iyileşiyordu. Hatta ertesi gün gö- verteye çıktı ve haydar Beyle görüştü. Haydar Bey onu gör- ııcklcıı çok sevinmişti. Çünkü onun her hangi bir arızaya uğra- masından korkuyor, bütün zah- metlerinin boşa gitmesinden en- dişe ediyordu. Haydar Bey Gül Hanımı — güzel, — tatl — sözlerle karşılıyor, Göl Hamm da - gü- Kümsüyordu. Tam —bu sırada Zaloğlunun görünmesi Gül Ha- mimı Ürpertti. Zaloğlu da Gül Hanımın — iyileşmesinden, — kalk- masından memtim — olduğunu söyledi, fakat onum sözleri Gül Hanıma batıyordu. Gül Hanım cevap vermedi. Zaloğlu da gitti, fakat çok geçmeden yine geri döndü, yine onunla konuşmak istedi. Gül Hanım da nereye gi- derse, nereye çıkarsa Zaloğlu da muhakkak orada görünüyor, ona yakın bir yerde aturuyor, ona obur gözlerle bakayor, ona mer- butiyetinden bahsediyordu. Arada bir a sahtekâr Hacı Mehmet de, görünüyor, fakat Gül Hanım, baltasile babasını yere yıkan bu adamın yüzüne bakmıyordu. Gül Hanım, nihayet bu adam- ların etrafında dolaşmalarından bıktı ve Haydar Beyi kamarasına çağırttı. Ona: — Haydar Bey, dedi, bu ge- mide kimin sözü yürüyor! Haydas Bey cevap verdi: — Üç kişinin, Prenses! Gemi- min kaptanı Zaloğludur. Tayfalar onun idaresindedir. Ben gemideki askerlerin kumandanıyım. Fakat hepimir size hizmet ediyorz. He- pimiz size itaat ederiz. — O halde emrediyorum. O Hacı Mehmet adım taşıyan ha- bis, gözüme katiyen görünmesin. Babamın katilini görmek istemem! — Haklısınız! Prenses. — Ne yazık ki pederinizin ölümünde bi- zim de az çok hissemiz var. Em- rinize itaat' ediyoruz. Ben de o bir casustur. Gül Hanım devam etti: — Senra Zaloğlunun yanıma gelip bana söz söylemesini, bana görünmesini istemiyorum. — Bu emriniz, biriucisinden daha güç, çünkü Zaloğlu geminin kaptanıdır. Kendisini Sultan Sa- lâhaddin gemiyi idare için tayin etmiş ve geminin İdaresine ait hususlarda — onu — dinlememizi emriimiştir. — Benim gemi ile, göminin idaresi e hiçbir , alâkam yok. Onun için bu adamı bir daha t g 'gbrm:k istemiyorum. L*"""*",_ — Baş üstüne efendimiz, elim- den zıkıı yapacağım! “Beyin kendisi, Gül için Zaloğlu Gll Hanıma yıldı— şamıyor, ve bir şey söylemiyordu. Ona yaklaşmak istedikçe Haydar Beyi yanında görüyor, ve hemen sıvışıyordu. — Fakat — bu sırada Haydar Beyin rahatsızlığı — işi bozdu. Zaloğlu fırsattan istifade etti. Gül Hanim kamarasından | çıkmıyordu. Fakat Akdenizde yaz | sıcağından boğulacak gibi oldu- ğundan, Gül Hanım Meryemi de alarak güverteye çıktı ve bir ke- narda —oturdu. Zaloğlu hemen koştu ve Gül Hanımın - sihhatini istifsar edercesine sualler sordu. Gül Hamm bir kelime bile cevap vermedi. Zaloğlu kızmıştı: — Hanım, dedi, ben sizi ba- bamızın çiftliğinde gördüm ve sev- dim. Ben de sizin komşunuzum ve sizin gibi asil bir ailenin evlüdıyım. t Ben de kahraman bir gencim. Fakat babanız bcıi reddetti. Siz ı de beni Amcazadelerinizden bırı bana hakaret etti, ben de karşılık ver- dim. Bu yüzden kavga ettik. Do- ğan Bey beni yüzümden yarala- dı. Ondan sonra ayrıldık. Ben gemilerimle meşgul oldum.: Ge- çenlerde Suryeye uğradım ve Şama gittim. Orada Sultan Salâ- hattinle görüştüm. Sizden bah- settik. Sultan sizi birkaç defa rü'yasında görmüş, onun kazana- cağı büyük bir muharebede, si- zin bir zafer perisi gibi yanında bulunacağımıza hükmetmiş. Sultan Salahaddin sizi yanına götürmek için benim gemiyi kiraladı. Sul- tanım emri, size, ve babanıza kar- şe her hangi suretle kuvvet kulla- nilmaması idi, ben de size karşı el kaldırmamayı taahhüt - ettim. Gül Hanım duramadır — Elbet kaldıramazdın. Yü- 4A00 MN lmllüm S * ——— —— aa ! Resminizi Bize Gönderiniz, Size Tabiatinizi Söyliyelim... Ve Sevdim zündeki yara ile amcamın oğulla- mna karşı nasıl çıkabilirdin?. Zaloğlu kızdı: — Hanım dedi, beni şimdiye kadar bir kimse cesaretsizlikle ittiham edemedi. Rica ederim be- ni dinleyin. Ben sizi dayınıza götürmek işine karışmakla hata ettim. Beni bu işe sürükliyen, si- zin aşkmızdır. Bu seyahati sizinle birlikte geçirmek bana büyük ümitler verdi. — Sen bu işe kazanç için giriştin. — Zaloğlu! rica ederim sözü kısa kes. Beni yoruyorsun? Zaloğlu büsbütün hiddetlendi: — Hanım! dedi, biz Kıbrıs'a varmak üzereyiz. Limazol'a uğr- yacağız. Oradan yiyecek, içecek tedarik edeceğiz. — Ondan sonra girlice bir surette — Antakya'ya uğrıyarak oradan sizi Şam'a gö- türeceğiz. Frenklerin şehirlerine uğramamak için bher şey - yapa- cağız. Kıbrıs İmperatoru — İsak benim dostumdur. Sultan Selâ- hattin, ona hükmünü yürütemez. Onun bimayesine girdikten sonra hiçbir kimse istirahatimizi boza- maz. Dilersen Kıbrıs'a çıkalım, sonra aoradan birlikte geri dö- beraber, her tehl'kcden kalırsın. Yurduma döner, mesut yaşarsın! — Kâfi, ben kendimi dayıma teslim etmeyi daha muvafık bu- hayorum. Dayımın bana — nasil muamele — edeceğini biliyorum. ( Arkası-var * VA SAT RET— Ksarail Hakkı Bi RNismen müağ- rur ve zekidir. Başkalarına kolaylıkla bağ- 85 Ankara'da miyet verilme- sini ister, men- faatlerini — is- B taf etmez. Her- lı:ılı çıhekıhh’uw ok maz. İşlerini hususiyetlerini etra- fa yaymaz. Şıl'lıü yapmaz. 88 Konya'da Kâzım B.: Süvı intizam perver- re atılmaz, so- kulma fül ve hareketlerinde ihtiyatkâr dav- ranır, müşkü- lâta mihnet ve meşakkate mu- lanmaz, ken- * düsi b Rosminisi kupon ile gönderiniz. Kapna diğer sayfanızdadır. 72 Mersin'de Mustafa Ef.: İşinde B 7 becerikli — ve - çalışkandır, “yül eder. Ra- hatına — fazla KN ret ve kabadayılık mevzularından boşlanır. Hovardaca yaşamaktan haz duyar. Kadın bahsinde kıs- termez, cesa- kanç davranır. & 86 Ankara'da Kemal Ef.: dir. Yalnız in- intizam kuyu- datını — ihmal edebilir, bür- riyetini kolay- hkla tahdit ve ve feda ede- mez, — çabuk hırçınlaşabilir. Parayı daha ? ziyade sarfeder. Zeki- Ka düşkünlük gös- Maarif Vekili Reşit Galip Bey istifa Etti asaleten tayin edilecek olan zatın kim olabileceğine gelince; burası henüz kat'iyetle anlaşılmamıştır. En ziyade üç isim üzerinde ihti- maller yürütülmektedir. Bu üç isimden birincisi: | ( Baştarafı 1 inci ayfada ) | Vekâlet etmekte olduğu cihetle bu ilk vazifeyi bıraktı, Maliye ' Vekili Mustafa Abdülhalik Beye, | avdetine kadar Nafıa Vekili Hil- i mi Beyin vekâlet etmesi tekarrür [ | etti. Fırka Umumi Kâtibi Recep, l 4 — Dahiliye Vekili Şükrü | ikincisi. Afyon Mebusu Ruşen Kaya Bey de rahatsız olduğu | Eşref, üçüncüsü: Giresun Mebusu Hakkı Tarık Beylerdir. Fakat Recep Bey çok mühim | tihetle iyileşinciye kadar kendi- ; ı bir vazifenin başındadır. Bilhassa sine Hariciye Vekili Tevfik Rüş- tü Beyin Vekâlette bulunması münasip görüldü. Halkevleri — dolayısile -teşkilâtın tevsii ve takviyesi ile meşguldur. Bu itibarla Ruşen Eşref ve Hak- kı Tarık Beylerin nisbeten daha az yüklü | vazifelerinin üzerine yeni bir vazife verilmesi daha mümkün (görülmektedir. Maama- fih keaydedelim: Bütün bunlar bu dakikada birer rivayetten ve ihtimalden ibarettir. Şimdiki ha- de Maarif Vekâleti vekâletle idare edilecektir. Reşit Galip Bey Ne Diyor? İstanbul, 13 (A.A.) — Sabık Maarif Vekili doktor Reşit Galip Bey Anadolu Ajansına şu beya- “— İki haftadır devam eden rahatsızlığımın uzunca bir dim lenme ile iyileşebileceğini dok- torlar süylediler. Bu sebeple Maa- rif Vekilliğinden affımı Başvekil Paşa Hazretlerinden rica ettim. Kabul buyurdular. Maarif işleri Sıhhat Vekili Refik Beyefendi tarafından ifa edilecektir. İlk tedrisat, orta ted- risat, mesleki tedrisat, halk ter- biyesi, inkılâp terbiyesi, köycülük, güzel san'atler, müzeler, kütüp- haneler, Ankara milli akademisi, * Bu listeye bir göz atılmasından da anlaşılacaktır ki, Vekiller He- yetinin teşekkül tarzında değiş- miş bir şey yoktur, mesele sa- dece Maarif Vekilinin ayrılmasın- dan ve bu makamın şimdilik ve- killikle idaresine karar verilme- sinden, tedavi altında bulunan Vekillere de tedavileri ikmal edilinceye kadar arkadaşlarının vekâlet etmelerinden ibarettir. Reşit Galip Bey Neden Çekildi ? Reşit Galip Beyin neden isti- fa ettiği bahsine gelince; şurasını kabul etmek zaruridir ki, ken- disini en yakından tanıyanlar bi- le böyle ani bir karar verebile- ceğini hatırlarına getirmiş değil- lerdi. Fakat son zamanlarda Üni- versitenin ıslahı işleri ile fazla meşgul olmuş, fazla uğraşmış ve biraz da yorulmuştu, istirahate muhtaç görünüyordu. Âynı za- manda geçirdiği boğulma kazası da onu hayli sarsmış, ve birkaç gün yatağa düşürmüştü. Bu ci- hetten de doktorlar hem tedavi- sine, hem -istirahatine lüzum gös- teriyorlardı. Esasen istifası da bu şekilde izah edildi. İstanbul üniversitesi gibi sahalarda Reşit Galip Beyin Yerine | başlanılan ıslah ve icra işlerinin Kim Gelecek? Cümbhuriyetin en kıymetli erkâ- Maarif Vekâletini vekâlet su- | nından — olan doktor — Refik retile Sıhhiye Vekili Refik B. idare | Beyefendinin mesailerile en gü- edecektir. Fakat bu muvakkat bir zaman ııındu Maarif Vekâletine Ünıversıtede Ne Oldu ? mevcut — salâhiyetin aşıldığı dü” zel ve en iyi inkişaf neticelerine ereceğine kat'i surette eminim. ,, ( Baştarafı 1 inci sayfada ) . Meşhur sözdür, herşey neti- | şünülmüştür. cesi ile ölçülür, derler. Burada N slare Si hi Dillere ve lere SND e ae GA ederiz ki bizzat — alâkadarlar ' ne oldu, Üniversitenin üzerinden nğmo.ıiı etmek — lüzumunu geçen kasırga nasıl başladı, nasıl bitti, merakı tatmine çalışmak ta vazifemizdir, — yalnız — maalesef kat'iyet ifade eden bir haber | dilmiş, veya halledilmek yolunu verecek değiliz. Daha ziyade üç | tutmuş demektir. kuvvetli ihlimalden bahsedeceğiz: * 1 — Eenebi profesörlere ve- Şuııumdıhydıdehlııü rilen salâhiyetlerin hududu geniş 'ekilinin değişmesi Ünivesgitenin görülmüştür. ıılıhı !qabhlhslenıı durduracak 2 — Islahat Heyetinin müda- | de . Atılmış bir adım vardır haleleri ağır bulunmuştur. ve bu adım.şahis meselesi olııy- 3 — Tedrisatın şimdiye ka- | caktır. Program meselesi olacak- dar olduğa gibi yalnız öğleye h&.m da - tatbik edile- kadar değil, fakat akşama kadar B e sürmesi kararı gayri kabili'tat- Amerikadan Moşe İstiyorlar » Amerikalı bazı firmalar ihra- <at ofisine müracaat ederek Tür- kiyeden külliyetli miktarda meşe, ceviz, maun kerestesi alacakla- rını bildirmişlerdir. duyacaklardır. Fakat herne olursa olsun —madem ki istifalar geri alınmıştır, ihtilâflı noktalar halle- Galatasaray Yerli Mallar Sergisindeki YEDİKULE GAZ ŞiRKETiNiN dairezini ziyaret ediniz. KOK xöuünü katrandan çıkarılan maddeler. aa ğ DĞi $ e b ğ İ *ĞR e ea aüi DAĞ l dini a z

Bu sayıdan diğer sayfalar: