21 Ocak 1935 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 9

21 Ocak 1935 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Ziya Şekir Talât (Paşa) nın Nutku, İTTİHAD S inci hısm Her hakkı mahfuzdur. p No. 174 l el 93 ve TERAKKİ Nasıl Doğdu?.. Nasıl Yaşadı?.. Nasıl Öldü? Çok Müessir Sözlerle Nihayete Ermişti.. — Âzmü metanetine 2zerre kadar halel getirmeksizin Üç se- lcı.hnberi bütün cebhelerde izhar #ttiği gecaat ve şehametle ceca- d'_“"' ruhunu tatyib ve bütün dünyanın takdirini celbeden or- dumuzu, minnet ve şükran ile ge âmlarım, Sinesinden böyle bir Irdu çıkaran bir millete istinzd cden devletimiz, ebediyyen — yaşaya- eı'k!ıı. Ve yaşamak hakkıdır...... M_ılletlııin tecrübeleri, bize vazıh bir surette gösteriyor ki bir mem- lıkı_nı (kanun) un hâkimiyetini lemin edebilmek için, evvelemir- Ü_l !İlıı)lı ve (ahlâk)ın hâ- Miyeti temin edilmek İktiza er. | Talât Paşamın bu değerll söz- İ De, bu samimi temennilerine :Çhlı diyecek yoktu. Fakat ha- disat, bu sözlerin aksini gösteri- Yordu, Filhakika, harbin devam etliği müddet zarlında her türlü Mahrumiyet'ere göğüs gereren.. :E.hlk. çıplaklık, hastalık, vasıtar ü g: kıııı hiç şikâyet etmeden Yük bir iman ve tevekkülle Şalan! vazilesini ifa eden ordu, Va tarihinin şerefli sinesinde M:l'hın hak ettiği - hürmet ve S ' mevkilni alıyordu. Lâkin, Ordunun — düşmanlara karşı dıhılı.dıbhu VETETE —l—lı.ı ©, dahili ve harici idare tergirde, hükümet erkânının göz muvaffakıyetsizl.k yü- ::deı ( Devlet ), derin bir inke "r'îlmıınıııı doğru — sürükleni- * > Talât Paşanım ümid ve Mennisi hi'âfına olarak - deha Miyordu., yaşıyacağa benze- M.A:fll!dıııberl Şuürle bir ida- ( M yaşamış olan eti, (mutlakiyet) rek (meşrutiyet) k müstesna : yine © eski ut lakıyet) lnıık)inedni idare (:dtll ÖL leğişen » Badı :;l—(mın adı ile, hn,ul:îlkt:l: :lıcı: ...l". memurdan ibaretti. Devir ehgıılıkten Bonra, ciddi bir - hat yapılmamıştı. Eski devrin Millete zazar veren - fenalıkları :t"i:d“ kaldırılamamıştı. Rüşvet, ” .ih. iltizam; bunlar yine eski 'tvirde olduğu gibi devam edi- yordu. Vil)ı_yeller. aşar mültezim- : Ver ve (Ağa)lar, şeyh- ıı;., hocalar elinde inim İnim İn- —:;:ı. Jurnalcılık, riyakârlık l d'lı.ı.ıı devam ediyer; - selil . uğrunda — memleketin a Müskâr evlâtları habsedi- ğ ıı':ı Sürgünlere gönderiliyor- bi ve caân emniyeli, takar- elinde :W Idare makincsini Bnile bi sular millete — karşı lli İT uUmmacı rolü oyna- e ııhü Mc.dlkhındn' hiçbir zaman meti, halka sevdirememiş'er- di. Küçük memurlar, i 'Pcudn_ıı kemiren, iç'n için yi- yip h_.lıın birer mikrob haline &uduü Bunların irtikâb et- u :rl hata 'l:ıh cinayetler, ökse- Sezasız kalıyor; bu da diğer- lerinin cür'etlerisi artırdıkca ar | ü ı l tıriyordu. Aylığı üç, beş yüz ku- ruştan ibaret olan bir tehsildar, bir tapu kâtibi; müteaddid irad ve akar a'ıyor, şahane bir hayat yaşıyor; fakat hiç bir âmir, hiç bir kenlrol memuru, onun yaka- sından tutarak: — Sen'n, aylığın şu kadar. Hııı'ıııl iradın da, bu kadar.. hak uki şu kadar zaman da, şu ka- dar irad almışsın. Bu kadar ça tafatlı da bir hayat yaşıyorsun. Anlat bakalım, bu değirmerin su- yu nereden geliyor.. nereye ge diyor?.. _Y . * Diye sormuyor, sormaya da Wi- zum görmüyordu... Bunlar, meş- rutiyet'in i.k acemiliği devrine münhasır kalmıyordu. Aradan bir çok tecrübe seneleri geçtiği hak de, yine ayni şeki'de devam edi- ordu, —Hükümetin ve bilh- aasa — kükümet — memurlarının en çaşmaz ve —en yanılmaz bir mürakıbı olması Jâzımgelen ( Ittihad ve Terakki fırkası ) ile (İtthad ve Terakki kulübleri ) bu mübim vazifeden çok uzak yaşı- yor, hatta - geçen'erde de arzet- Eğimiz Üzere - şahsi dava ve ihti- ras'ar, memlekete hayır ve men> faat getirmiyecek tarafdarlıklar peşinde koşuyordu. Ne uzak ve ne de yakın ma- ziden en küçük bir ders alınamı- yordu. Daima, nazariyeler, furazi- yeler, şu veya bu milleti körükö- rüne takid mahiyet.nde olan adi projelerden ümidler bekleniyor.. fakat düşünülen şeyler, hiç bir zaman tatkik sahasına konamıyor- du. Mese'â; (mecellei ahkâmı ad- liye )nin ( halihazır ) ihtiyacatına göre tebdlile ( Hukuku aile ) mesele'erin'in aari bir şekle ifrağı için bir komisyon teşkil edilmiş. (Arkam var ) I - Tiyatro Bahsi l Şehir Tiyatrosunda: Şehir tiyatrcsu Galib Uzsanın tercüme ettiği Votreni oynadı. Votren, — Fransız. romancısı « Honore dö Ealzak » ın İnsanlık komedisi ismini verdiği eserir in bazılarından alınmış bir piyestir. Bu piyeste Balzakın f.kirleri, Ba'zakın sözleri vardır. * Biraz karışık olan mevzuu şöylece hülâsa edebil riz: Ölümden başka birşeyde Ümi- di kalmışan (Lüsiyen) i (Votren) himayesine — almıştı. — ( Vatren ) Ölmezoğlu lâkabile tanınmış bir kürek — mahkümundan — başkası değildi. Lüsiyeni ölümden koru- muş, ona - yeniden,can vermişti. Kurduğu —insanın — yükselmesini istiyordu. Eöylelikle — fenalıklırı dokunduğu cemiyete günahının kefaretini ödemiş olacaktı. Lüsiyeni seven bir kadın var- du Ester. Ester bir sokak kadını iken “Lüsişen,, İ sevmiş, ona bağ- lanmış, Votrenin tavassutile onun- la birleşmiş i. Votren, Lüsiyeni herne bahasına olursa o'sun himaye ediyerdu. Lüsiyen için bir milyon frank lâzım olduğu zaman Esteri feda etmekten çekinmedi. Lüsiyene olan aşkını herşeyin üstünde tutan Esteri, tehdid etti. Para ile Yahudi bir bangere saltı. Yahudi bangerin evinde Esterle Lüsiyen karşılaştılar. Ester Lüsiye- ne bir mektub verdi. Bu mek- tubda kendisisl1 bangere niçin tt ğini anlatıyordu. ; l!lılı:İyen ıu’skhbı okumadan Ester öldü. Votren polise talim oldu. Lüsiyen mektubu okuyunca ö'dü. Votren Lüs'yenin ölüsünün üzerine alıldı. Hayatında i.k defa müteessir oluyordu. Cünkü yarat- mak istediği, herşeye — rağmen kurduğu insan ölmüştü. İInsanlık Komedisi “Votren,, I H. Balrak'ın - tesvir'eri — çok kuvvetl.dir. Karşısınaa bir modeli varmış dâ, tasıici modele baka baka yapm.ş Lissini verir. Yarat- tiğı Üpleri benimsiyerek yaratır; yazısının kucreti iyiyi fena, fena- yı İyi gösterecek derecededir. Balzak bir eserindeki kahramanı sevdirmek — istedi mi — sevdirir. Sevdirmek İstemezse sevdirmez, Balzakın hemen bütün eser'e- rinde paranın herşeyden Üstün tutulduğu göze çarper. Derleme bir p'yes olan Votren de bu vardır. Votren iyilik yapar. Fakat iyilik yapmak için lâzm olan perayı — fenalık — yaparak bu'ur. Bir yanda yaşatırken öbür yardı — öldürmekten — çekinmez. Böyle bir insın eğer hakiki ha« yatta varsa hemen yakalamalı ve eline kelepçeyi takmalıdır. * Votren oynanması kolay olma- yan biz tiyatrodur. Fikir çoktur. Bazan bir fikri müdafaa etmek için aktürüa tek başma uzun uzun konuşması icab eder. Bu uzun kosuşmanın sikici olması ibtimalinin önüne geçmek ancak aktörün söz söyleme kabiliyetin- den bekleni'ir. Tercüme eden Galib Uzsan'ı dört perdelik piyesinin her sah- nesinde gördük. Firinci perdede bir pans'yonda Volren'di. İkizci perdede de Asmini değ ştirdi rahip Karlos oldu. Son perdede kürek mahkümu Ölmezoğlu olarak mey- dana çıkli, hiç fena oynamadı. Eğer wöz söylerken jestlerinde, hareketlerinde hatalar yapsaydı, Votren piyesini seyretmek oyna- mak kadar güç olurdu. “İasanlık komedisi,, muvaffak bir eserdir ve muvaffakiyetle temsil edilmiştir. İsmet Hulüsi Yeni Soyadları Okurlarımız —Aynî—îsmi Sık, Sık Alı- yorlar. Buna Dikkat Etmelidirler Cumuriyet Mudjıinnnmid B. Kenan Örer soyadını almıştır. * Binbaşı mütekaidi Haydar, Miralay mütekaidi Tayyar, Düyu- nuumumiye müdürlüğünden müte- kald Şevket ve oğulları Istanbul Müddeiumum! muavinlerinden B. Feridun, Ziraat Vekâleti fen mü- şaviri Mehmed Ali, Binicilik mu- adlimi süvari binbaşısı Hüseyin Avni ve refikaları bayan Ayşe, Lâmia Hayriya Bağana soyadını almışlardır. * Akay İdaresi yakın — sahiller Başmemuru Bay Osman evvelce aldığı — soyadından — vazgeçerek Usman soyadını almıştır. * İzmit terzihanesi sahibi Bay Mus- tafa, biraderi, bemçiresi Biçer soyadını almışlardır. Tekirdağında 'Tekirdağ, (Husssi) — Vilâyet mektupçusu bay Ö, Şevki Aksoy, Emniyet memuru bay Celâl Se- zener, Başmühendis bay Kâzım Çelki, C. H. F. Reisi bay Ekrem Pekel, Z'raat Müdürü bay Cevdet Balım, Memleket hastanesi baş- bekimi Dr. L Hakkı Kutkamış, Inecik Nah'ye Müdürü bay Nuri Sümer, Ma.kara maarif memuru bay Seâmi Ülkü, Nafıa fen me- muru bay Şükrü Eroğlu, fen me- muru bay ilhami Ataman, Fen memuru bay Şinas! Bingöl, Fen memura Vedad Gökgönül, Fen memuru Halid Erdem, Tahsil memuru Osman Yapakçı lu, Na'ia başmakinisti bay Ibrahim Atakan, Ortamekteb muallimle- rinden bay Haydar Arslancan bay Ekrem Ural, luşaat müteah- hdi bay Hakkı Güngör, Te'graf mubabere memuru bay Fehmi Kayar, Merkez kâtbi bay Mus- tafa Tunalı, Muallim bay Sıdkı Polatyar, Tahsildar bay İzzet Kara Akın, Taharri Kom seri bay Hfet Mete, Polis bay Celâl Saygıner, Polia bay Mehmed Ergün, Pol'a bay Ibrahim Ergun, Pol's bay Tahsin Özer, Pola Bay Selim Üzer soyadlarını almışlardır. Tokatta Tokat, ( Hus:si ) — Tokat memleket — hastanesinde soyadı alanlar şurlardır: Dahi'iye mütehassısı bay Selim Akalın, eczacı bay Cemal Özyurt, başhemşire bayan Naciye Güvcu, idare memuru bay Hakkı başa« ran, bemşire bayan Hikmet So- bay, hastabakıcı bayan Zehra Tulgay, hastabakıcı bayan Fatma Oğan, hastabakıcı bayan K. Hakkı Güner, aşçı bay Osman Kırım, aşçı yamağı bayan Fethiye İrgün, çamaşırcı bayan *Şefika Erginok, çamaşırcı yamağı bayan Fatma Asal, hademe Isa ve har deme Yasaddin Kepçe, badema Adil Dencik, hademe Mahmud Benli, hademe 'Yunus Baysan, hademe Şerife Sofoğlu, bademe Hasan Akat, hademe Na'i: Özün, terzi bayan Zehra Argün scyad- larını almışlardır. Maliye dairesinde memur bay âll Rıza A. Arslan, bay Nurl tem, bay Bekir Demi a!, bay Akikrid Biküreğ, bağrFevli Kilate, bay Veli Özkan, bay Mehmed Özdemir, bay Memduh Kaysal, bay Ali Atan, bay İsmail Tekn, bay Nuri Kayral, bay Talât Eüke- dir, muallim bay Emin Sözeri, bay Lüifi İnçer soyadlarını almışe lardır. Okurlara Cevablarımız Erenköy Sabrayıcedid No, 106 da Bayan Mahruzeye ; — “Kasab,, n Öz türkçesi kelez, Etçi, Tujidir. Bizce yalmz 1çup ke.iııı:ııhl rnllınn.ıı. fena olmaz. Maamafih bu kelime'erla başlarına veya sonlarına “başı,, kelimes'ni de ilâye edebilirsi viz. Espiyede Mücuk oğlu Buay — Abdak aha ; — Mucuk kelimesinin Türkcea ve Arabca olub olmadığına bak- tık. Her iki tarafta da böyle bir kelimeye tesadüf edemedik. Aşi- ret, oymak İsmi olduğuna göre, bunun manasını — bulunduğunuz mıntakanın - ihtiyarlarından Ööğre- nebi İrs'niz. Gün AZARTESİ —. 31 21 2 nci KÂNUN 935 75 n Romi & 2Ki san 1389 — Yaklt | Eza t/Vrestij Vatir Eı_ı_l'v—ı Güneş |210 7 22) Akşım li— | 17 11 Öze (TW ( IZ| Yats Ci s6 |i 4P İkimal hu'"illııdı 83 46 Arabi 16 Şevval 1358 ÇOŞKUN BİR DANSIN ADI, YAKICI AŞKLARIN HİKÂYESİ ZEVKLERİN, ARZULARIN, İHTİRASLARIN f.lm d r. O ; ZENGİNLİĞİ, İHTİŞAMI GÖZLERİ KA- M MUSİKİSİ — İLÂHİ ZEVKDEN TAD VERİR. Baş röllerde 1 GEORGES RAFT ve KAROL LOMBARD O BOLGKU, Dü scse Poramount Şirketinin memleketimizde çıkam ilk fimidr. Fraasızca tbözlül ir. Pu Çırşamba MELEK Sinemasında z Numaralı biletler gimdiden s-tı'makta'ır. İPEK sincwası önümüzdeki Hafta için misiisiz doracada kuvvetli bir program hazırlıyor : £ muazzam (ilın birden : 1- MALEK BiRA KRALİ Baştan nibayete kadır görülmemiş derecede kahkahalı eğlenceli nefis komdi 2—- STUDYO EĞLENCELERİi Paramount girketinin en güsel yıllızları, dansör ve dansözlerinin yaptığı büyük film. Baş rollerde : JAK OAKi-GiNGER R OGGERS

Bu sayıdan diğer sayfalar: