21 Ağustos 1935 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 5

21 Ağustos 1935 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

21 Ağustos SON POSTA U Bayla y N GESİLIZMI #MMatbuatında GÖRDÜKLERİMİZ | Bir Milyon Telefon Bir Arada Leningrat şehrinde propagan- Rusyada dev gı kı;ufırııâılaınnı :h? Uk meydanlar- gibi blı_' H d:y!oplını'cık hal- parlör ka duyurmak için 20 kilovat kudretinde büyük bir Hoparlör yapılmıştır. Bu Hopar- lörden çıkan ses bir milyon tele- fon mikrofonunun mecmuundan çıkacak sesten daha kuvveollidir. * Tııkınt'h Özbekistan, Tac- gistan ve Kırgız illerinin Bügük bir | tam bir haritası ea i| yapılmaktadır. Bu haritanın — büyük- lüğü 500 metre * murabbaıdır, Tıçkın! ile Moakova ara» sında telgraf ile her nevl Rusyada tel-| fotoğraf — nakline yraf ile f0 başlanmıştır. Bu maksatla Rus mü- toğraf nakli| kendisleri — tara- fından yapılmış yeni bir alet kullanılmaktadır. Bu alet ile gön- derilen resimlerde titlreme azdır. x» îuıhlorl (Gor- ir köylünün ma- lik olduğu ineğin bir batında dört yavru — yaptığını oskova nef) de Faydalı bi inek yazıyorlar. Bulgaristanda : Komünistlerle Mücadele Sofya, 81 ( Özel ) — Memlekette komünistlerle — mücadeleye — devam edilmektedir. Trevna zabıtası, evvelki gün, Gvglevtal köyünde sabık komü- partisl sekreteri Nanül Çerven- neticesinde birçok komünist edebiyatı, boyannameler vesaire gibi — tahrik edici kâğıtlar bulmuştur. SÜ Bir balkonu var ki demirlerini garan hanımelleri, yaseminler içe- risini göstermiyor. Pencerelerinde galiba mavl renkli krep perdeleri var ki en hafif rüzgâr onları kanatlandırıyor. Ve ben bu ince, sade dekor İçinde dışarı hayatla münasebe- timl kesmiş bir halde yaşıyorum. Kalbim o kadar dolu, hayatım © kadar dolu, evimin eti okadar dolu ki dışarısı bana ar- Zu duyurmiyor. Bu evde yalnız kocamın, o kocam ki benim sevdiğim ve beni seven — erkektir. Onunla; yalnız onun sesini dinleyerek ya- payorum. Bu yuvanın havası benim. Ko- kusu benim, erkeği benim. Her şeyi benim. Işte hayalimde belir- tebildiğim, şenlendirdiğim saadet bu kadar, Ne pırlanta, no otomobil, ne Paris - terzilerinin modelleri bu hayalin içinde yok. Fakat hayat, tesadüfler bana © sade hayali unutturmak için önüme hep lüks ve gatafat yığı- Edebi Tefrika No: 64 21/8 / 865 ANASININ ... KIZI HARİCİ TELGRAFLAR Efganistanda İhtilâl Mi ? Eski Kral Amanullah Hü- cuma Hazırlanmış ! Bir Çok Kabileler Ona İltihak Etmişler Londra, 20 (A. A.) — Pöti Pürlze yen — gazotesine göre, —Rus - Efgan sınıri yakımında bulunduğu söylen!ilen seki kral Amanullah sınız Özerindeki Efgan karakollarina — hücum etmek için hazırlık yapmaktadir. Eskâ krahn hararetli bir taraftarı olup Amanullah yeniden tahta geçtiği tukdirde önemli bir. mevkis atanacak olan “Fakir,, Lenam'ın bu — hareketin elebaşısı olduğu söylenmektedir. Harbetmek Üzere kabileleri bir araya toplayan Lenam, kendilerine zengin ganimetler vadetmektedir. Mamafib, Amanullahın Rus - A& gan sınırı üzerinde bulanduğunu t edecek hiçbir delil yolıuır.ı" a Rusyada: Bir Su Baskını Felâketi Oldu Moskova, 20 (A.A.) — 18 ağustosta Rostof şarında yağmur ve dolu ile karışık bir fırtına — hüküm sürmüş, şehrin aşağı mahalleleri su altında kalmıştır, gıhiıdı gelip geçme dur- muş, 26 ev yıkılı ve anlar ol- UK 15 ı:':ı:'fs at ölmüş va 20 Kısa Haberler: Si a öre ü aei Paris, 20 — Pampelun kilisesindân çalınan mücevherler bulunmuş, birçok kimseler yakalanmıştır. *& Nevyork, 20 — Meşhur tayyarecl Villi Post ile arkadaşlarının cesetleri Los Angelosa getirilmiştir. $ Parla, 920 — Başbakan Laval'in kızı ile Kont dö Şambrön evlenmiş- Terdia $ Wiheme, 80 — Belçika kralı ve kraliçesi buraya gelmişler, bir dağ gezintisi - yapmışlardır. SN yat içinde yuvarlamp gidiyorum. Ali Sami Beyin dalma otur- mak için İsviçreyi seçmesi kendi hesabına pek doğra.. Buradan sağa, sola pek kolay gidip gele- biliyor. Pariste gezdirdiğini söyeliği meb'us denüşte Göneve'de bir hafta kalacakmış. Ali Sami Bey şimdi onu bekliyor, Pariste —gezip — eğlendikten sonra — memleketlerine dönenler Isviçrede bir iki hafta dinleni- yorlar. Aralarında bu bir şifre gibi olmuş. — İsviçrede mola verdin mi? Diye birbirlerine soruyorlar. Bu mola verişin manası bu. Pariste koştun yoruldun.. İsviç- renin temiz ve sakin yeşil köşe- lerinde — dinlevmedinse — Avrupa kürü tamam olmaz. Şimdi Avrupa seyahatı da moda oldu. Memlekette biraz tüylenen, yahut yolunu bulnp Avrupa seyahatina çıkıyor. Ve Ali Sami Bey gibi memleketle alışverişi olmakla beraber devamlı surette Avrupada yaşayanlar bu Cahit ziyaretçilerin adeta — tercümanlı- Eski kral Amanullah Türkiyeyi ziyaret ettiği günlerde I Yugosiı:ıyıdı: Kuvvetli Bir Parti Kuruldu Bu Parti Bugünkü Kabi- neyi Tutacak Belgend, 20 (ALA) — “ Yugoslar radikal birliği,, adında yeni bir parti kurulmuş yo beyannamesini iç bakan- lığa vermiştir. Bu partinin çoğunluğunu, buşta Atza Stanoyeviç olmak üzere radi- kealler, başlarında Spaho olmak üzere Bozna mürlümanları ve başlarında Monsenyör Koroşetz olmak ürzere de Slovak Klerikalleri teşkil etmektedir. Yeni parti Yugoslavyada kurulmuş en büyük sıyasal parti olacak, ve bu; ümeti tutacaktır. Yoal partinin elyasası bugünkü diş siya- sadır. Almanyada : Berlinde Bir Tünel Çöktü 20 Işçi Gömüldü, Bir De Yangın Oldu Berlin, 20 (A. A.) — Metropolite- nin yapılmahta olan bir tüneli 150 metre uzunluğunda çökmüştür, 20 kudar işçinin yıkıntı altında kalmış olduğu — sanılıyor. —Birçok — etfaiye grupları, yıkıntıyı ortadan kaldırmıya başlamıştır. Bu —gruplara — yardıma gelmiş olan — saliblahmer — grupları, henüz hiçbir maaş çıkarmamışlardır. Sergide Yangın Berlin, 20 (A, A.) — Radyo sergi- üthiş bir yangın çıktı. Yan- (kısa devre) ileri gelmiştir. Her tarafın alevlerle kaplanmış ğını, rehberliğini yapıyorlar. Pariste gezdirdiği meb'us geldi. Ali Sami Bey onu bizim ilk indiğimiz La rösidence oteline yerleştirdi. Ve ilk akşam yemeğini bera- ber yedik. Meb'us, yeni girdiği bu âlemde bir falso etmemek için dikkat eden, fakat eninden, yakasından yine hamlığı patlakveren pehlivan yapılı bir adam, Sofrada onu aramıza almıştık. Yabancı bir toprakta insan bir memleketlisine rast yeldiği zaman kim olursa olsun Onu adeta en yakın bir dostu gibi benimsiyor. Onunla türkçe konuşmak - bile ayrı bir zevk voriyor, Memleke- Ün — halini sorar, güzelliklerini tekrar eder. Ben de istiyordum ki bu meb'us bana bunlardan bahsetsin. O, iki hafta kaldığı (Pari)sin tılıs- mından kurtulamamış, hâlâ ora- sını sayıklıyor" Ali Saml Bey ona bir sür- olmak Üzere evden rakı getirtmişti. Gars>a gümüş buzluk içinden bu bilmediği içk'yi çıkardı, açtı. Ve şarap kadehlerisi do- durdu. Meb'us Şadan Bey önce anlamadı. Fakat koku çabuk - yayıldı. © zaman kulaklarına kadar yaye yan bir tebesstimle elini Ali Sami Beyin omuzuna atir " — Yaşa be Sami, yaşa be canım. olmasına rağmen, itfaiye efradı lokan- tadaki müşterileri kurtarmıya muvaf- fak olmuşlardır. Üç kurtarıcı,' bir sörvis gardiyanı ve iki itfaiyeci, düşen taşlar ve cam kırıklarile ağır sürette — yaralanımı- şlardır. Yaralıların sayın — 20 dön ibaret olduğu söylenmektedir. 4 numaralı , hol tamamile yanmıştır. Radyo kulesi ve lokantanın — bir kısmı, — alevlere karşı koymuştur. Yangın 23,380a doöğrü azalmış ve sabahın ikisinden evvel — tamamile söndürülmüştür. Ve bir hamlede dolu kadehi ağıına boşalttı. — İşte şimdi gözüme girdin Samiciğim, — vallahi, olur adam deği'sin. Sonra bana dönerekı — Bilmezsiniz, dedi, bu Saml lle ne candan dostuz biz. Eh, haydi bakalım, siz de İçsenize.. Ali Sami Bey bana işaret etti, iç diye.. Fakat ben rakıdan ol- dum olası hoşlanmam. Zaten al- kollü içkilere karşı düşkün değl- lim. Güzel şarap olursa ne İse. Misafirin neşesini kırmamak için bir yudum aldım. On'lar içmeye devam ettiler. Meb'us Şadan Bey artık coş- muşlu, Haftalardanberi hasretinl çek- tiği rakıya kavuşunca bülbül kesilmişti. — Oh hamimefendi, diyordu. O kötü mütareke günlerinde bizim en başlı dostumuz bu idi. Sami de o0 zaman Anadoluda iş yapıyordu. Hele muharebe baş- ladığı zaman.. Menzilde bir bek- taşi tekkesi - vardı. Herifler öyle rakı çekiyorlardı ki.. (Bol, kaba bir kahkaha atarak) amma yan- lış anlamayın, Hem imbiklerle çekiyor, hem kendileri çekiyor Akşım oldu mu hemen babaya haber.. Bir de bakarım, Bizim küçük —hasırlı imanına kadar dolmuş.. p Hey gidi günler hey! MAHKEMELERDE Bu Cinayetin Suçlusu . . Kimdir ? Ali ölmüş; Cemil yaralanmış.. Suçlular Hasköyde değirmen işçi- lerinden (30) yaşında Recep ile, 26 yaşında Halit. Ölen, yara'anın ve davacılar, suçlular biribirlerine yakın, Kimisi amca oğlu, kimlel teyze zade. Hüdisenin mahiyeti karenlık, Iddizya göre Receple Halit akrabalarına bir davet yapmış'ar. Toplanılmış, fakat ziyafet sonunda da kavga çıkmış, Recep veya Halit bıçakla Aliyi öldüre müşler. Kavgacıları ayırmak Üüzere Cemil girmiş ortaya,, o da bir. bıçak darbesile yere yuvarlanmış, ölümden güç kurtulmuş. Cemil gimdi davacı sandalyesinde şöyle enlatıyor: — Recep, Halit, All arasında bir boğuşma vardı. Alir — Yandımı! diyerek yere düştü. Araya ben girecek oldum. Recep: — Çekil önümden.. dedi ve beni elile Itti, Bir de baktım böğrümden kanlar akıyor. Meğer bir. bıçak da bana saplanmış ve ben de yuvar- landım.. Fakat... Suçlular da çok tuhaf id- diada, Recep diyor kiz — Hidiseye sebep Cemildir. Ve katil de odur. Vak'adan sonra yanın- dakilere “Öldürdüm amma, ben da yaralandım,, demiş. Fakat onu sere best bırakıp beni yakaladılar. Halbuki haberim bile yok. Halit ise; — Hele ben büsbötün suçsuzum; diyor. Vurmuşlar, vurulmuşlar.. Benim bir alâkam yokl.. Artık suçlu, suçsüz tahkikat Je anlaşılaşacak. Amerikada : Ruzvelt Yeni Bir Muvaffakıyet Daha Kazanmiış Vaşington, 20 (A. A.) — Cumur Başkanı Buzvelt, bugün parlamentonun Linyit endüstrisi için küçük mikyasta bir kalkınma idaresi kurulmasına alt projenin parlamento tarafından 168 oya karşı 394 oyla kabul edilmesi Üzerine Önemli bir muvaffakıyet ka. zanmıştır. O günlerin — yoksuzluklarını pek - hatırlamak — istemiyen Ali Sami susuyordu. Meb'us Şadan Bey, şarap kadeh- lerine dolan rakıyı nefes alma- dan içiyor ve boyuna anlatıyordu: — Öyle günler oldu ki rakısız kaldık. Para var, İlle ve lâkin dirhemine yüz İira versen rakı yok.. amanallah.. — vaktikerahat gelir. Hepimiz bir;birimize baka- rız. Hani o rakısızlık yok mu, bi Ihi kadın yoksuzluğundan daha kötü.. All Sami Beye baktım. Kulak- larına kadar kızardı. Beriki de hızla kadehini kendi doldurup - içiyor: — Güurbetilinde kâfir daha yaman sarıyor. E Samiciğim, hani bu rakıyı bulmakla öyle iyilik et- tin kil Pariste kâfiri aramadığım yer kalmadı. Rakıya benzer bir şey getirdiler. Biliyorsun ya, içie lir meret değil... Efendim, her milletin kendine göre içkisi var. Ben Sovyet Rusyaya da - gittim, en iyi volkadan İkram ettiler, alışamadım. Sen de Pariste met- hettin ettin. Ne şarabı idi o. Anju mu, Danja mu nedir... Iyi, hoş amma şu bizim rakının yeriti tutmuyor vessa'âm. Kâfir içki saltanatlı içkidir. Sofraya geldi mi kavm ve kabilesi ile gelir. ( Arkası var )

Bu sayıdan diğer sayfalar: