1 Eylül 1936 Tarihli Son Posta Dergisi Sayfa 5

1 Eylül 1936 Tarihli Son Posta Dergisi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Y ÖUT Göynükte yoksul köylüle- re buğday dağıtılacak İnhisar idaresi bu mıntakada afyon ekimini menettiği için kasabanın iktisadi vaziyeti sarsıldı S e Göynük (Hususi) — Göynük, Bolu « Ya 105 kilometro mesafede iki derenin a- Tasına sıkışmış, sathı bahirden 800 met * 10 irtifada kurulmuş bir kasabadır. Kasaba yedi mahallede 465 evden TMüteşekkildir. 2160 nüfusu vardır. Kasabaya bağlı altı merkezli 73 parça köy var. Bu köylerde hane yekünu 3246, Büfus yekânu 16,830 dur. Cöynük - Bolu, Göynük - Geyye yol- 1 kışın kamyonların işlemesine müsaid 'Yeğildir. Tamire muhtaedır. | Yüzde on üç morfini havi afyon yetiş- tirmekle şöhret bulan kasabanın son ve - Helerde ekimin men'i yüzünden — iktısadi Vaziyeti son derece sarsılmıştır. Umuümi arazi 319,000 hektardır. VIZ hektarı dağlık ve kayalık, — 126,000 taktarş ormanlıktır. Odmanlardan mezu- Riyet yerildiği takdirde normal vaziyette 30.000 metro mikâbı kat'iyat yapılmak - tadır. . Köylerin ekserisi “çamlıklar — içindedir. Ormanlarda 9000 hektar çam, - 12,000 hektar köknar, 26,000 hektar kayın var Osmancıkta bayındırlık ve tayyare sevgisi Osmancık (Hususi) — Kazamızda ha- Paretli bir inşaat faaliyeti vardır. dan Mustafa Kemalin yaptırdığı mükem- Mel bir bina, diapansere tahsis edilmiş bu- hınmaktadır. ; Bu binanın sahibi tarafından ileride ta- TMamen dispansere teberrü edileceği söy- mektedir. Geçenlerde kasabamızın üstünde 3 tay- Yaremizin pek alçakltan uçması halk üze- Tinde çok müstesna bir heyecan ve sevinç Ayandırmıştır. - Kazamıza — havalarımızın Müdafüi sevgili uçaklarımızın sık sk gel - Mesini, hattâ yere inerek tekrar havalan - Masını temin için kazamız halkı Mmerkezde bir uçak meydanı hazırlamağı düşünmek- tedir. Ahalinin bu yıl tayyareye karşi gö tereceği maddi yardımın eskilere nisbetle Bök Yazla olacağı muhakkaktır. Elâzizde tiyatro vaziyeti - Elâziz (Hususi) — Elâziz Halkevi tem» S kolu altı.ayda 92 temsil vermiştir. Elâziz halkı temsillere fazla rağbet gör- |- termektedirler. Halkevi temsil kolu rejisö: ü ya » Pan Ertuğrul Sadeddin bü altı aylık tem- Nü müddeti zarfında Elâzizde tam bir ti - Yatro hayatı yaratmağa müvaffak olmuş- tur, Bigada aşım durağı Biga (Hususi) — Ada caddesin - de 1500 lira sarfile 6 aygırlık bir aşım Ü“rığı yapılmıştır. buraya her yıl Sı- fat mevsiminde Çanakkale aygır de - — Yahu, haberin var mı Hasan Bey? dır. Merkez kazada 300 mevcudlu ve beş sınıflı bir ilk okulla muhtelif köylerde be- ger sınıflı iki yatı ve keza üçer sınıflı dört okul mevcuddur, Belediyenin 1700 lira sermayeli hü - kümet tababetinin &mri idaresinde fah riyen idare edilen bir eczaneti mevcud dur. Kasabanın şimendifere olan uzak lığı göz önüne getirildiği takdirde bele diyenin bu memlekette yaptığı değe lerinden birisi olarak sayılmak mecburi - yetindedir. Belediye iki mezarlığın tesiviyesi sure - tile 5940 metro murabbamda bir futbol aahası meydana getirmiştir. Halkevi 200 cildi havi güzel bir kütüb. haneye maliktir. Bu sene fazla miktarda yağan yağmur- ların getirdiği sellerden civar köyler ha- sarata uğramışsa da, Halkevinin yazdımcı kolu tarafından lâzım gelen yardımlarda bülunulmuş, aymca da zatar ve ziyan tee- bit edilmiştir. Muhtadlara buğday tevzi -» başlanılmak üzeredir. Nevşehirde bir çocuk ağaçtan düşerek — öldü Nevşehir (Hususi) — Camij atik mahallesinde berber Sadık oğlu 22 ya |. sında Zühtü ceviz ağacından düşmüş, ağır surette yaralanmış, ölmüştür. Birinci umumi müfettiş Muş Muş (Hususi) — Evvelce valimiz olan Birinci Umumi Müfettiş Abidin Özmen müfettişlik mıntakasını teftişe çıkmış, bu arada şehrimize de gelmiş- tir. Burada vali iken kendini halka çok evdirmiş olan Umumi Müfettişe bü- yük bir istikbal töreni yapmıştır. Çeşmede tütün rekoltesi Çeşme (Hususi) — Romanyadan gelen göçmenlerden 400 kişinin buraya yerleş- tirilmesi takarrür etmiş v& gerek vilâyet ve gerekse kaza tarafından icap eden tedbir- ler alınmağa başlamıştır. Göçmenlere ye- niden ufak evler yaptırılması için teşeb » büslere girişilmektedir. Zirai durum Çeşmede bu yılki tütün rekoltesi diğer yıllara nisbetle çok iyi ve bereketlidir. Kır- ma ve kurutma ameliyesi ikmal — edilmek üzeredir. Tütünün piyasaya erken arzedileceği ve posundan ve Eskişehir gır getirtilecek ve hayvan sahiplerinin bedava istifadesine arzedilecektir. A - şım durağında bilhassa sun'i telkih u- sulü tatbik edilmektedir. ». Edirnekapı, mağa karar vermiş.. balitha .SON POSTA İzmitte Cümhuriyet Biçki purdu sergisi | TT P A ; e' T İzmit Cumhuriyet Biçki Yurdumun bu İzmit (Hususi) — Cumhuriyet Biçki Yurdunun sergisi törenle açılmış, her gün yüzlerce halk tarafından dikkat ve tak - dirle gezilmeğe başlanılmıştır. Sergi çok muvaffak olunmuş bir eser halindedir. Kız: larımızın ince bir zevkle hazırladıkları şık ve zarif işler sergicilik tekniğine uygun o- larak yerleştirilmiş, herkesin görüp tetkik "Tedebileceği şekilde teşhir edilmiştir, Şî;ı sular Orhangazide veremlilere bile iyi gelen bir su var Orhangazi (Husust) — Hamzalı kö- yü tepelerinde Salihsuyu denilen çok hafif içimli bir su vardır. Bu su kay lardan azar azar sızmaktadır. Bunun (için demir borularla bir merkeze a - kıtılması güçtür. Belediye bu kaynağı modern bir halde tadil etmiştir. Su şimdi fıçılarla Gemliğe getirilmekte ve kireçli su içmekten bıkıp usanan halk ,şimdi saf memba suyu içebilmektedir. Orhangazide Kerametsuyu denilen bir su daha vardır ki içildiği zaman mide ve barsak hastalıklarına, banyo yapıldığı zaman da romatizmaya .bir gelmektedir. Bu suyun veremli de gayet iyi geldiği söylenmekte Fakat bu suyun henüz tahlili yapılma- dığı için şifa hassaları tıbben tesbit e- dilmiş değildir. Su tahlil ettirilecek ve eğer denildiği gibi çok şifal: bir su ise kaplıca haline getirilecektir. Kızılcahamam kaplıcaları Kızılcahamam (Hususi) — Kızılca- hamamdaki kaplıcalara rajbet günden güne artmaktadır. Fakat bu şifa kay - naklarının üzerindeki binalar pek eski ve iptidaidir. Ne zaman yapıldığı belli olmıyan bu köhne binalar ancak 20 - 30 kişinin yıkanmasına müsald bu - lunmakta, halbuki kalabalık yüzün - den 40-50 kişi bir arada yıkanmak mecburiyetinde kalmaktadir. Hüsüst muhüsebe idâresine bağlı o- lan ve her yal binlerce lira irad geti - Ten bu hamamların imarı çok faydalı olacak, hem hususi muhasebenin ira- dı birkaç Mmisli artacak, hem de halk bu aynaklarından daba fazla iş - tifade edebilecektir. Bir kısrak iki tay doğurdu Muş (Hususi) — Muşun ikinci Azakpur köyünde Şazeli adında biri - n kısrağı biri erkek, biri dişi olmak | re bir defada iki tay doğutmuştur. Taylat yaşamaktadır. Bu muhitte böyle bir hâdise ilk defa görülmüş ve hay » retle karşılanmıştır. — aa Hasan Bey — Ayol, o yol- yol yap-|dan günde kaç kişi geçer ki,

eskisin!.. Dil Kuru — BSayfa 8 İtayı dün çalışmalarını bitirdi Kültür Bakanı diyor ki: “Dil Kurumu hakikati bulmak ve insaniyetçi olmak (Baştarafı 1 inci sayfada) nihayete ermiş bulunduğunu, şimdi C grubu üzerine tezlerin — okunacağım söyledi. Ve o sırada başkanlığa sunulan bir takrir dkundu. Takrirde — kurultayın şimdiye kadar yaptığı çalışmaların ku- rumun mesaisini son derecede aydın- lattığı söyleniyor ve kifayeti müzakere isteniyordu. Bu teklif reye kondu ve ittifakla ka- bul edildi. C grubuna dahil olan tezler de komisyona havale edildi. Bundan sonra yedi tane komisyon raporu okundu. Bu raporlar faaliyetleri hülüsa edi- yorlârdı. Bilhassa Güneş-Dil teorisi ve dil karşılaştırmaları komisyonunun ra- poru mühimdi. Bu raporda şöyle söyleniyordu: Güneş-Dil komisyonunun raporu Gerek toplantılarda ve gerek ko - misyonda ecnebi dil âlimlerinin yük - sek tezlerini dinlemiş, komisyonda Türk ve ecnebi âlimlerinin münakaşa ve mütekabil izahlarını gözönünde tutmuş ve bunlara nazaran şu nelicele- ri tesbit etmiştir: Komisyon raporunda, Güneş - Dil teorisinin Lenguistik âleminde oriji - nal, enteresan ve derin bir teori oldu - ğünu kabul etmiş, bu nazariyenin an- tropoloji, arkeoloji, tarih, prehistori ve psikoloji meselelerile alâkadar ol - duğunu tesbit etmiş, klâsik teorinin güneşi hesaba katmamış olmasını te » barüz ettirmiş, Ve bütün ecnebi âlim- İlerin de ittifakla iştirâk ettikleri karar vechile Türkçenin ilmi tetkiki yapılma- dığı takdirde Hamito - Semantik |i - sanların tetkik edilmiş olamıyacağını canlandırmıstır. Gelecek kurultaya hazırlık Komisyonun Türk ve ecenebi azası gelecek dördüncü dil kurultayının top- lanacağı zamana kadar — «Güneş-Dil» teorisine ait tetkiklerini birbirine bil - dirmek suretile müstecek mesaide bu- - |lunacaklardır. Komisyon, bu esasları tesbit ettik - ten sonra kurultay, umumi heyetini, Türk Dil Kurumunun sarfettiği ilmi mesaiden dolayı teşekkür edilmesine karar vermiştir. Kurumun yeni nizamnamesi Rüporların İaraatini müteâkıp ku - rumun yeni nizamnamesi'mevzuu bah- sedildi ve 16 ncı maddede ufak bir de- ğişiklik yapıldı. Yeni idare heyeti Komisyon raporlarının okunması bittikten sonra sıra intihabata gelmiş- ti. Seçimde Kültür Bakanı Saffet Arı- kan başkanlığa, İbrahim Necmi Dil - mep genel sekreterliğe, Besim Atalay saymanlığa seçildiler ve üyeliklere de Ahmet Cevat Emre, Ali Cânip Yön - tem, Hasan Reşit Tankut, İsmail Müş- | tak Mayakon, Naim Onat ve Rafet Ülken intihap edildiler. Kültür Bakanının nutku Bundan sonra Kültür Bakanı söz almış, kurultayın mesaisinden bahset- miş ve demiştir ki: — Tam bir hafta süren Kurultay — ça- lışmaları şu anda ı ermek — üzeredir. Bu yüce ve hayırlı toplantıyı açarken yur- dumuzda doğmağa başlayan yeni ve ge- nİş sosyal ve iderl uyanış ruhunun başlıca 'Türk tatih tezile Türk Dili Teorisinin mer- kezleştiği bu Üçüncü Kurultay konusunun Türk dil tezini bütün dünyaya — tanıtmak alduğunu arzetmiştim. Filhakika söz alan yerli sayın âlimlerimiz bu vadide çok — değerli tezler yaptılar. ve yabancı Güneş - Dil Türk teorisinin ana hatla- v izah edildi. Güneşin dil ve medeniyet bakımından oynadığı esaslı büyük rol te- barüz ettirildi. Bu tez teariye tanıtılarak Pankronik usul ile Paleo - Sociologigue tet- kikler yapıldı.» Kültür Bakarı Saffet Arıkan - bundan sonra bilginlerin verdikleri tezler üzerinde tevakkuf ederek, hepsinin kıymetini teba- emel ve azmindedir,, Tüz etlirmiş Ve sonra sözlerine şöyle vam etmiştir: de- «Sayın konuklarımızın istedikleri gibi, Türk Dil Kurumunun kendilerile çalışma birliği yapmaktan çok bahtiyar olacağını |da Kurum Başkanı sıfatile arzederim. Bu fırsatla şurasını da tebarüz ettirmek — iste- rim ki Türk Dil Kurumu bazı mütaassp dilciler gibi yalnız bir meseleye — saplanıp kalmak, yalnız -koyu Türkiyatçı olmak de- ğildü. — * Türk Dü Kurumu bitaraf esaslar objektif 8 dayanarak hakikatı bule ilmin aniyetçi olmak emelinde ve az- saçan rehberliğile en kısa yoldan varacağına kâ- nidir. Sayın arkadaşlarım, Kurultayımızı ku- payacağım şu anda sizleri saygı ile seli larken hepimiz ve bütün Türkiye adına mak ve in mindedir, Emeline Atatürk'ün nur dilekte bulunacağım : Atatürk, sen o eşsiz varlığınla gibi başımızdan eksik olmasın.» Vekilin nutku şiddetli alkışlarla karşı- lanmıştır. Kurultay iki sene sonra tekrar toplana- cak, dördüncü Kurultayda o zamana ki dar dil sahasında yapılan faaliyetler göz- den geçirilecektir. Türk Dilinin inkişafı ve büyüklüğü uğ- runda yorulmadan çalışan Dil Kurumuna muvaflakiyetler dileriz. Kültür Bakanının Ziyafeti Güneş Kültür Bakanı Saffet Anıkan — ecnebi dil bilginleri şerefine bugün Büyükada Yat klübünde bir öğle ziyafeti verecektir. Bune dan sonra da Floryaya geçilecek ve orada bir çay içilecektir, Karikatür sergisinden çıkıyordu. Yüzünden düşen bin parça olacak « tiı; Surat asık, kaşlar çatıktı. Anla- ıı_!..ı,lım... Sergide kendi karikatü - rünü görmüştü, Karikatür sergisinden çıkan bir başkasına baktım; — Kah, kah, kah, kahi Gülüyordu.. Gülmesinin sebebini — anlamak güç değildi. Sergide tanı - dıklarından birinin; aslından bir kag kat daha çirkinleştirilmiş karikatü, rünü görmüştü. * — Bir resim modelinden çok gü - zel olursa hangi sergiye konulur) — Resim sergisin — Ya modelinden sa) — Karikatür sergisine,. M çirkin olur- Şehir tiyatrosu rejisörü, karikatür sergisine gitti.. Sergi çok kalabal. tı. İğne atsan yere düşmiyecekti. Res — jisör düşündü: a — Tıpkı, dedi, operet oynatan trosu gibi! d Oradan resim sergisine gitti, ser - gide in cin yoktu... Gene düşündü; — — Bu da, dedi, ciddi eserler oy « — naltan Tepebaşı tiyatrosu gibi| | * € Halı sergisinde, halıları seyreder« ken Namık Kemalin iki mısramı ha, tırladım ; | «Yerlerde sürünme vakti geçti,m «Doğruldu semaya doğru kamet.y — * akları al al, saçları sarı sarı, — Bebek sergisinde teşhir edil - mesi icap edenlerden bir tane dahal — Ayaklarıma gene kara su indi.. Ne o, mağaza mağaza mı da - laştın? Hayır sergi sergi dolaştım! * — En fazla kazanç temin eden ser- gi, hangi sergidir? — Karpuz sergisi! İMSET

Aynı gün çıkan diğer gazeteler