14 Temmuz 1935 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 8

14 Temmuz 1935 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

lik dili izi Lİ e TE leengim e Sahife 8 AKŞAM SARAY ve BABIÂLİNİN İÇYÜZÜ Yazan: SULEYMAN KÂNI IRTEM 4 Tercüme, iktibas hakkı mahfuzdur Tefrika No. 519 Bir Jura yüzünden sarayda kopan bdülhamidin telâşı kıyamet, Cevad paşa sadaretinde bir de- Babiâli- bir yanlışlık olur. Bu yüzden tez- kereler — binen sonra tevzi En fena ve müessir jurnallari yazmakla maruf R... mi böyle bir fırsatı kaçırmak istem (Sadrazamın davet pre ündüzden tevzi etmemesi b ide Reşad efendiyi iclâs mak- sadına mebnidir. Devlet ricali sarayda muay salonuna değil, Reşad efendi dairesine davet edi- liyor.) Mealinde bir jurnal tekdim Abdülhamid çıldiracak | fiale lir oysa tezkerelerin gön | .. derilip gönderilmediği. sorulur. iadesi için ayrı, ayrı tezkereler ya- zılmağa başlanır. Abdülhamid birkaç dakikada bir, durmayıp işin ne olacağını durur! la davetname lanmış, kâtipler bitap ai jur- nalın tesirinden bir türlü kurtu- lamıyan. Abdülhamidde ise ve- him arttıkça artmıştır! abeyinci Ragıp by tovlanan tezkerelerin mikdarı anlamak için bir defa gelir; Abdülhamidin bayıldığını haber verir. Kâtipler yazı işi bitmedikçe ka- i istir, edemezler. Talk > da € hiç birisinde şüpheyi davet ede- ei ağ e kelime bile görülmez. Abdülbamidin zihnini a ei kurt gibi kemirmekte de- vam eder. — Vay! Sende mi hâlâ üni- > formanı giymedin? Anladım, an- Tadım. şüphesini meydana vurur. Neye uğradığını bilemiyen mabe- yinci: an efendimiz! Daha pek erken! Vakit gelmedi'de ondan! Derse de pad er bir başını arık bey bu: Sadrazam Cevad pa; zurdan çıkar; tabet dairesine giyer! Hâlâ gelme! olan kâğıtları böyle Üni ömalari üstlerinde tasnif ve tetkik ile il raşırlar! » Abdülhamid davetnamelerin kiç| bir kelime bu- edam şüpheli bi dığını anlar, amma jurna- e uyandırdığı asabiyet ve tesir- den kurtulamadığı için muayede- de DA paşanın yüzüne bile akma: Bir a ara iş kâtip Süreyya paşa huzura sağırılır, avdetinde mabe- yin kâtiplerinden Reşid beye (H. Nâzım) sadrazam Cevad pa- şaya pek şiddetli bir tekdirname vi Di bim iradei seni- yeyi tarif Uykusı nel düşecek hale Pi olan Reşid bey bu tezkere- kaleme alır; Süreyya paşa- ya okur. esünie? paşa ihtiyatı elden bi- ıyarak: . Ancak tekdir pek şidde tlidir. anlışlık olmuş) de- nilerek Ee epi daire sinde kalabilir. Ben seni- yeyi tebellüğ ederken li bey de hazırdı. Gidip bir kere de ona okuyun! Der. Reşit is e beyin oda- | — sına çe Die çimenler istemez; Reşid bey çiki ihayet Ragip bey lie 0. bey odaya gi- tam biraz istirahate dalmışken in- san böyle rahatsız edilir mi7, i ıp durur! b land le bir taba ğramaz! ei mücerrebe erbabını dilhun etmek Abdülhamidin hiç işine gelir miydi?. (Arkası var) En güzel hediye İNEMA YILDIZLARI Parlak kâada basılmış, Albüm gibi nefis, zarif cildli bir kitab * En meşhur 300 yıldızın güzel resimleri, hayatları ve hususi adresleri * 296 sahife - Fiyeti: (lira AKŞAM NESRİYATI İzmir 9 (Akşam) — Karataşta Bayan Ruhsarın nakış yurdunda talebenin ye ir içinde yaptığı gide bilhassa gelin elbiseleri kısmı çok zengindir. Yukarıdaki resim gelin elbiseleri köşesini göster- mektedir. bir sergi hazırlanmıştır. Bu bağ içki, dikiş ve erden zengin öğ rig” nüyor! Tefrika No. 67 ALLAHA ISMARLADIK! Yazan: ızsın!,... Egoistsin İstanbulda zindanlarda iyen arkadaşlarını kurtarmaktı... Hay- di şimdi kendi hayatın mevzuu bahsoldu diye bunu yapmı; gil onları kurtarıyorum şimdi, an İiyor musun?... Beni teslim etti- ğin takdirde dünyanın en pe üz işlemiş olacaksın!.. bir vatanperverlik değil, âdi pes cinayettir... İşidiyor musun âdi bir cinayet!... İzzet, yn bir İN takıl miş bakiyor... — İçinizden a e ayrıl- bin bir parça maz sizi edip havaya uçuracaklar!... Kuv- vetleriniz wi değil!.. şe- rait altında mücadeleye bir cins netten, bir ei başl isim verilemez... İzzet, sen inti- har edebilirsin, a köyde ço- cukları bekliyen, anaları göz yaşı döken bu masum gemiciler- bükük bırakac: m!... Ben ni çaki gelecekleri pek âlâ mit- ralyözle tehdid edebilirsin!., Kı luru; Hepimiz Tele ruz!.. Zabitin gayri ihtiyari dudakla- rindan şu sözler döküldü: — Ya ateş ederlerse Beti!... Kız düşünmeden cevap verdi: — Beraber ölürüz!,.. Genç sayim gözlerinde iki damla s3 parladı .. güzel, kahra- man Betiiğim,. iösp? düşündü- ek daha âlice- rinin üzerine koydu. akları Birdenbire başını kaldırdı: eki, i öyle istiyor- sun veee seni!... ür ederim İzmetl; d eşi .motörün içinde, elbi- se eleys bir bostan korkulu- ibi hareketsiz duran erkeler döndü: — İşittin ya! e mis e Teme sizinle gitm. Ara- mızda e Tekrar bir defa daha sormak bem hayret içinde!... Ne yapacağını şaşırmıştı... Gözleri fırıl fırıl dö- Titrek ve boğuk bir soruyor: Mis Tomson iyi düşünün! Derhal cevap yermeyinl,.. Bizim- le Meme, isiniz? geliri ceği. sesle ESAD MAHMUD KARAKURD Yüzbaşının birdenbire sesi yük“ seliyor!... uklar mitralyözü çabuk ende getirin!... — Askerler makineli tüfeği sırtlıyarak dümenin önündeki küçük güverteye getirdiler. — Hedef geminin ünsi, ya tın yere!.. Mitralyözü yerleştirdiler. Ağz ni ereği İn ip yere yatir lar... Bu e İzzet te maki- reli üfeği mezi kalmış bu“ Tunuyor. mi ilemi haydi sen aşağıya, töre! Genç bahriye ça ik aşa- Zıya!... Zabit — Sen de e KARL, ar- Sea geç ve yat onların arasi “ka, derhal yüzbaşının emri- ni yaptı... Uzandı... Gemiciler er lardan birşey ani telâş ve Beye içinde en ten bakınıp. duruyorlardı. İzzet başını kaldırdı.. hâlâ mo- törün içinde taştan bir heykel gi bi dimdik duran İngiliz binbaşı sına seslendi: — Good-bye kumandan!. Ateş açtığınız takdirde işimizden bir tek kişi kurtulamaz!.. Dümeni çevirdi ve sert bir ses le aşağı doğru bağırdı yol! 'ervane- ler dönüyor şimdi... Makineler bütün kuvvetile ii ğer Kotra, eri başlıyarak gittikçe ar n bir hızla, üstleri beyazlaşan e dalgacıkları ei er, il M rak ilerliyor... otor! yorlar... İşte İngiliz Gikmzi önündeler.... Hızla gidiyorlar... Onu da göz açıp kapayana kadar geride Eti 3 Sabah oluy: Karşı dağlar iyiden > yk 5 Kapkızıl bir pi . Hafif bir rüzgâr esiyor. Yarım saat sonra... İngiliz tor- pidosu, doğ ufuklarda, bir duman gibi kay- idiyor... Güneş; karşı Yelkenlerin etrafında, ak le açmış beyaz marti- ler dolaşıyor... dolu TUZ. Gemiciler, önde planla Yüzlerine güneş vurmuş... Tunç- bir sahile r, parlak iri gözlerini, vr el küçük bir nok- e gelen İngiliz torpidosu- na re çıplak ayaklarını şt rak şırak diye tahtalara vuraral şarkı söylüyorlar: Karadeniz başlan başa, Kaynaşır taştan taşa, Bu e fetheden, paşa, Mustafa Kemal Hüre ve temiz göğüslerden sesleri, ri tan yapıl bu coşkun seslerin gümbür“ tüsile çınlıyor... B (Arkası var) gümüinddii

Bu sayıdan diğer sayfalar: