4 Aralık 1931 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4

4 Aralık 1931 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

'Cttmharîyet 30 güzide arasmda bîr anket: 30 Şükufe Nihal H. Aşk izdivaçta şarttır!,, diyor ı Blrinci sahifeden mabait ) <7 Günün eğlencesi Dünkö bilmecenin halledilmiş şekli 1 HARVEY, 2 ORTAK, 3 LİLYAN, 4 LUl, 5 İNCİ, 6 VAZO, 7 USKUR, 8 TIRNAK. (HOLLİVUT) SOFYA MEKTUPLARl t M. Muşanof un seyahati Sırpları niçin kızdırdı? Bulgar'lar ((İstanbul'u düşünmüyoruz, Sırp'lara tekrar aldanmayız» diyorlar Sofya 1 (Hususî) Bu mektu bumun elînize vardığı gün Bulgar Başvekili M. Muşanof'un Ankara'da bulunması lâzım gelivor. Başvekil 9 kânunuevvelde mutlak surette Sofya'y« dönmüş bulunacak, ogün Sofya'da iik içtimamı yapacak olan ziraat memleketleri Ziraat Nazırlarınm ikinci kongresini açacaktır. Sırp'ların korkusu M. Muşanof'un Ankara seyahati Yugoslâvya matbuatını lüzumsuz olarak telâşa düşürmüştür. Belgrat gazetelerinden «Vreme», «Targovinski Glasnik», «Politika» bu münase betle Bulgar haricî siyasetine ve Bulgar Hariciye Nazırına karşı bir hayli atıp tutmuşlardır. Politika gazetesi bugün bile Bulgaristan'ın son zamanlarda Balkan'larda tekbasına kaldığını, Bulga • ristan'da Makedonya komitesi hâkim olunca yardımmı aradığı Fransa'nın kendisine ne siyasî ve ne de malî bir yardımda bulunamıyacağmı, yeni ye tişen Başvekilin Buiçaristan'ı bu yalnızlıktan kurtarmak için Cemiyeti Akvamda aza olmıyan, Moskova ve Roma siyasetierini tutan bir devlete müracaat ettigini yazmaktadır. Bunları söyliyen gazete iddia ve t^fgir . lerme devam ederek ve M. Muşa nof'un tam bu «Asva hacılığma» başlıyacağı zamanda Yunan ve Bulgar münasebatınm birdenbire düzeldiğini, M. Muşanof'un Ankara se • yahatînin sırf bir eseri nezaket icabı olmayıp bir takım karanlık sivasî maksatlar güttüğünü, seyahatin Roma tarafından coktanberi arzu edi len Küçük ttilâfa karşı koyacak bir Türk, Bulgar ve Yunan ittifakı île alâkadar olduğunu, Yugoslâvya'nın bu manevralara karşı hazır bulunması lâzım geldiğini söylemektedir. «Targovinski Glosnik» gazetesî bundan daha ileri gitmekte, Bnl^ar'lann gölzerini Dobrice'ye ve Ma • kedonya'ya dikmektense Akdeniz ve tstanbul'a çevirmesinin çok daha faydalı olacağmı yazmaktadır. Bulgar matbuatı Yugoslâvya matbuatmm bu çok lüzumsuz telâfina yerinde cevaplar vermekte, Bulgar'ların tstanbul surlarında bir defa daha baslarmı kıramıyacaklarını, Sırp'ların Balkan harbinde de Bulear'ları tstanbul hulvası ile aldatıp Makedonya'ya yerleştiklerini, şimdi de vahşilerin boncuklarla kandırıldığı gibi silâhsız sopalı Bulgar asker • lerini gene Ayasofya'nın altın mi nareleri ile aldatıp Balkan'lara yer Ieşmek istediklerini, Bulgar'ların artık Sırp'lardan akıl almak ihtiyacları olmadığım, Sırp entrikalarına aldanacak tek bir Bulgar'ın kalmadığını soylemektedirler. M. Muşanof'un Ankara seyaha • tini bilâistisna bütün Bulgar mat • buatı çok iyi karşıladı. îki memle ket arasında çok eski ve samitnî bir dostluğun cari olduğunu, halledilmedik ufak tefek bazı pürüzlü mes'eleler varsa onun da bu sevahatte halloIunacağım yazdılar ve iki memleket arasında daha sıkı bir iktisadî münasebetin başlamasını temenni ettiler. Bugünkü program İSTANBUL (Postane) 1200 m. 18: Gramofon. 19,30: Alaturka mu<dkl. 20,30: Habibe Mola monolofu. 21: Alaturka musikl. 22: Cazbant. BERLİN KÖNIGSV. 163S m. 17,35: Laypzig'den: Çay musikisi. 18,35: Konferans ve saire. 21,55: Ruhî konferans, 22,25: Könlgsberg'ten: Senfonik konser, müteakıben musahabe ve keman konserL Bunu müteakıp opera muganniye ve mugannilerinin konseri. VARŞOVA 1411 m. 14,15: Gramofon. 15.55: Gramcfon. 18,40: Dans musikisi. 20,35: Gramofon. 21.05: Musahabe. 21,20: Senfonik konser. Müteakıben dans musikisi ile hafif musiki BUDAPESTE 550 m. 18,05: Edebl musahabe. 18 35: Kanızo'nun plâklarından opera parcaları (İtalyan operalanndan). 19 15: Ders. 10,40: Koro (heyet) konseri. 20 45: Konferans. 21.15: Şarkılı bir temsil. Müteakıben Belâ Ras Sigan takımı. VİYANA 516 m. 17: Çocuk konseri. 17.30: Musahabe. 17,55: Unutulmaz san'atkârlann eserierlnden opera plâkları. 19: Musahabeler. ?C45: Muganni Hans Buhan tarafından pivano refakatile rüya fantazileri. 21 25 «Der Feldprediser> (Bölük papazi) lsimli operet 23 35: Meshur Darvos Medina'nm fmugannl) iştlrakile Çarli Gaudrio cazbandı. PERAG (Praha) 488 m. 18.10: Plvano Keman klâsik konserL 19.15: Muhtelif. 20.25: Mizah. 20 45" Mandolin Kitar konseri. 21 30: Şarkılar. 22 05: Saksofon Solo fantazileri 22,35: Keman müsameresi. 23 05: Muhtelif. ZÜRÎH 459 m. 19,35: İngiliz orkestrası. 20.35: Musa habe. 21: Bem'den: «Der Kuhrelng> 1slmli opera temsili (Bern operasmdan naklen). BÜKREŞ 394 m. 13.05: Gramofon. 13 55: Keza. 105: Padyo orkestrası. 20,05: Ders 20 45 Gramo fon. 2105: Solo Flüt. 2135: Konferans. 21.50: Şopen ve Skriabin'in eserleri«den solo plyano konseri. 22,20: Solo K e man fantazileri. Şükufe Nihal Hantmın cevapları Yenilik cereyanları? Ben, esrarengiz, kurnaz gö • rünen insanlardan ziyade açık, sade insanları severim. Lâkin tabiî bu insanlan ruh derinliği olmıyan basit mahluklarla karıştırmamak lâzımdır. Kübik ev de böyle. Kübik binanm basit hatları gözlerime sükun verir. Lâkin bu hatların da bediî zevk sahibi bir kafanın eseri olması, bize asil, vakur bir mana ifade etmesi şarttır. Rusya'daki serbest izdivaç, aile müessesesinin almış olduğu en mükemmel tarzdır. Almanya'daki çıp laklardan hoşlanmıyorum. kadın mı, az okumuş kadın mı? Kadın hayatmı kazanmalı! Bunun için tabîî dışarıda çalışmak mecburiyetindedir. Bugünkü ev seraiti değişmek lâzımdır. Zamana, mekâna göre kadının bo' yanmasında hiç bir mahzur yoktur. Tabiî gündüz yazıhaneye giden bir kadın tuvaletini ona göre sade yapar. Kısa saçlı kadını tercih edi yorum. Cahil kadından korkarım, az okuyan kadın daha korkunçtur. Ruhan kadın kalmak şartile elbette çok okuyan kadın tercih edîlir. Bugünkö bilmece BA, BA, BET, CA, CUM, GON, GUR, GUR, KIR, KUR, NA, SANÇ, SIR, U, U, UÇ, VA, ZIR. Yukarıdaki hece1 ..... leri ikişer ikişer 2 yanyana getirip a • 3 ..... şağıdaki tariflere 4 göre birer kelime S .„. teşkil ettiğiniz tak 6 ..... dirde; baş harfleri 7 yukarıdan aşağı o 8 kununca: 9 ..... BİR KÖY İSMİ Meydana çıkacaktır. 1 Çiçeğin yavrusu; 2 • Bir nevi kuşak; 3 • Saçma; 4 Yabancı yer de bulunmak; 5 Talih, kadem; 6 Ayak derdi; 7 Şahniş; 8 Bıkkınlık; 9 Sucu. Ştiknfe Hanımtn sevdiği şeyler Hangi muharriri, hangi aktörü, hangi ressamı, hangi şairi, hangi gazeteyi seversiniz. Hoşlandığınız renk, koku, hava, mevsim, yemek hangileridir? Resimden çok anlamam, lâkin san'atkâr ruhlu, açık, temiz Çalh'yı çok severim. Şairlerden, en çok anladığım Faruk Nafiz. Nazım'ı hayretle beğenirim. Lâkin Nazım yeni şiirlerini bize, bizim edebî zevkimiz tebellür ettikten sonra getirdiği için bazan anlamıyorum. Halide Nusret'i derin hislerile çok tanır ve severim. Necip Fazıl'la Ahmet Kutsi'yi de fevkalâde severim. Mavi rengi bütün ömrümde sev • mekten vaz geçmedim. Kokulara gelince, tabiat kokusu, bizi sermest eden yegâne kokudur. Bir bahar günü, leylâk dolu bahçelerden, sıcak bir yaz günü turunç ağaçlan arasından geçenler bunu pek iyi bilir. Lâvanta, esans gibi sun'î kokuları sevmem ve kullanmam. Duygularımız bir şekilde kalmıyor ki sakin, nes'eli yazı, heyecanh, hulyalı bahan, gamlı, ölüm giden sonbaharı, donuk, duygusuz kısı severim, diye iddia edebilelim. Ruhî vaziyetimize göre meselâ, kederli bir günümüzde baharın nes'esine isyan ederiz. Sakin, mes'ut görünen bir yaz manzarası önünde ruhumuz don mussa, kendimize benziyen kisı aranz. Yemeklerle hiç mesgul değilim. CEVAT FEHMİ M. Musanof kimdir? Yalan zarurettir! Hayatınızda hiç yalan söylediniz mi? Yalan, hayatın zaruretinden • dir, «yalan söylemedim!» diyen kimse en büyük yalanı söylemiş olur. Meselâ, her hangi bir teessürle parçalandığımız bir gün baskalanna karşı fevkalâde mes'ut görünmek, sonra, mes'ut bir günümüzde de icap ederse biraz müteessir durmak bepimizin yaptığı şeydir. tşte, size kocaman bir yalan. tnsan, bu kadarcık ta artist olmazsa neye yarar? Yalnız bence çirkin olan yalan, ahlâkî zâflardan doğan yalandır ki, bunu hiç affetmem. Barda facia Kokain kullanan bir kadın zehirlenerek öldü Evvelki akşam tbrahim, Hamdi, Arnavut Süleyman Efendiler namında üç kişi yanlarında Mm. Sofiya isimli bir kadın olduğu halde Beyoğlu'nda bir bara giderek içmeğe ve eğlenmeğe başlamışlardır. Bir hayli uzun süren bu içki âleminden sonra Mm. Sofiya üzerine fenalık gelerek birdenbire bayılmıştır. Arkadaşları Mm. Sof iya'yı derhal bir otomobile bindirerek Tünel civarında kâin Senjorj hastanesine gö • türmüşlerdîr. Mm. Sofiya yapılan bütün mü davata rağmen bir türlü ayılama • mıjı ve sabatı saat 5,30 da hastanede ölmüştür. Yapılan muayenede kadının evveldenberi kokain kullandığı, ev velki akşam gene kokain isttmal ettiği halde barda fazla miktarda sarap içtiği, bu suretle zehirlendigi anlaşılmıştır. Yalnız sevenler evlenmelidir!... Size göre ask nedir? Hiç âsık oldunuz mu? tzdîvaçta ask lâzım mıdır? Ask, bence, manevî kıymetlere bağlanmaktır. Yalnız fizik itibarile mükemmel olanlara âsık olsak ta bu aşk, muvakkat oluyor. Halbuki, ayni mefkure, ayni heyecan yolunda yürüyen insanların askı, en ebedî asktır. tzdivaçta ask, birinci sarttır. Ancak birbirine, ayrılamıyacak kadar bağlanan insanlar evlenmelidirler, yoksa, izdivaç, mütekabil bir menfaate alet olmaktan başka bir sey olmaz ki, bence çirkin ve manasızdır. Kadın çalışmalıdır! Kadın yazıhanede mi, evinde mi çalısmalı? Boyalı kadın mı, boyasız kadın mı? Kısa saçlı kadın mı, uzun saçlı kadın mı? Çok okumuş Ecza fiatları Doktorlar ihtikâr olmadığını tesbit ettiler Etibba Muhadenet cemiyeti idare heyeti dün Dr. Tevfik Salim Paşa nın riyasetinde toplanarak ecza fiatlannda ihtikâr olup olmadığı hakkındaki tetkikatına devam etmiştir. Bu içtimaa bazı depo sahipleri ve eczacılar da davet olunmuslardır. Neticei tetkikatta ecza fiatlarında ihtikâr denecek derecede ehemmiyetli bir tereffü mevcut olmadığı anla şılmıştır. Bundan başka; memleket dahi • linde emsali yapıldığı halde hariç ten getirilen bir çok ilâçlar yiizünden de mühim miktarda paramızın Avrupa'y» sittîği mevzuu bahsedilmîş; bir taraftan neşriyat ve bir taraftan doktorlann nazari dikkati celbolunmak suretile bunun önüne geçilmesine karar verilmiştir. Ecza fiatlanndaki farkın ileride ihtikâr derecesine çıkmamasını temin için cemiyet Sıhhiye Vekâletine müra • caat edecektir. Ecza fiatlan mes'elesinde ecza cılar ve yerli ecza âmilleri bu fikirde değillerdir. Eczacı Hasan Bey diyor ki: « Kontenjan usulü eczayi tıbbiye ve müstahzerat yüzünden mern lekete iki milyon lira kazandıracaktar. Yaptığım tetkikata göre Türkiye ye bir senede (3) milyon liralık ilâç girmektedir. Bunların ancak altıda biri memleket için lâzım olan «czayi tıbbiyedir, mütebakisinin dörtte biri memleketimizde yapılamıyan nşı • lar, ruhlar ve müstehzaratı tıbb'yedir. Gerîde kalan eczalar da hiç liixum olmadığı halde propaganda • larla, reklâmlarla memlekete griren yaldızlı hap gibi ilâçlardır. Bu i'âç lann fiatlan yüzde bes yüz fazladır. Halkın parası bu suretle ve beyhude yere Avrupa fabrikalarına akmak tadır. Dünyanın hiç bir yerinde doktorlar ecnebi müstahzeratını hastaya tavsiye etmezler. Buna mukabil bizde doktarların hemen ekserisi has talarmı reçeteli, reçetesiz olarak müstahzar Avrupa ilâçları ta/siye ediyorlar. Ecnebi müstahzerat fab îrat vergısı Vergi 500 liradan itibaren ahnacak ı Bir kurşun hırsızı yakalandı Ecnebi şirketleri alacaklarının tehirini istiyorlar Salih isminde bir adam dün Kasımpaşa'daki bahriye ambarının üstüne çıkmış, damı kaplıyan kurşunAnkara 2 tratla geçinenlerden a I ları çalarken cürmü meşhut halinde Imacak vergiye dair olan proje ha ! zırlanmaktadır. Bu kabil iratlardan ay j yakalanmıştır. da 5 0 0 liradan fazla olanlann vergiye tabi tutulması muhtemel göriilmektedir. Dün Karaağaç'ta Aynifendi sokağında Ayşe Hanımın evinden yan gın çıkmış, etraftan yetişilerek söndürülmüştür. Ankara 2 Saint Nazaire ve An Bu münasebetle M. Muşanofun ufak bir tercümei halini yazmağı düşündüm! Nikolâ Muşanof 1872 senesinde Tırnava sancağma tâbi (Dranova) kasabasında tevellüt etmiştir. llk tahsilini doğduğu kasabada, orta tahsilini Tırnova'da ve yüksek hukuk tahsilini de Fransa'da ikmal etmiş tir. Tahsilini ikmal ettikten sonra Bulgaristan'a dönüp Eski Zagra ve Ruscuk'ta hâkim, Eski Zajra ve Varna'da Müddeiumumî ve 1897 sene sinde de hâkimlik mesleğini terke dip Ruscuk'ta avukat olmuştur. Bir sene sonra yani 1898 senesinde de mokrat fırkasına kaydolunup siya • setle de iştigal etmeğe baslamıştır. 1902 senesinde ilk defa meb'us intihap edilmiştir. 1908 senesinde Ma linoPun ilk kabinesinde M. Muşanof ilk defa Maarif Nazın olmuştur. 1910 senesinde Maarif Nezaretinden istifa edip ayni kabinede Dahiliye Nazırhğım deruhde etmiştir. Harbi umumî zamanında meb'usluk vap mış, Malinof'un 1918 senesindeki i • kinci kabinesinde Nafıa Nazırı ol • mustur. M. MalinoPun 1918 sene • sindeki istifasmdan sonra Musanof Tardunak fırkasına mensup Todo • rof'un riyaseti altındaki kabinede demokratların mümessili gibi kalmış ve Dahiliye Nazırı olmuştur. 25 sene mütemadiyen meb'us intihap edilmiş ve fırkanm reis vekilliği mevkiine ka dar çıkmıştır. 1931 senesinin 29 ha ziranmda MalinoPun ücüncü kabinesinde Dahiliye Nazırı olmuş ve ayni sene 10 teşrralevvelde ilk defa olmak üzere yeni kabineyi tenkil ettnî», Başvekil, Hariciye Nazırhğım deruhde eylemiştir. Kendisi dürüst ve mert bir siyaset ve prensip adamıdır. Bugünkü milli blok kabinesinm ruhu dur. Bütün fırkaların, halkm ve Kralın teveccühünü kazanmıştır. MEMDUH TALÂT Bugün MiLLİ SİNEMADA Kemali muvafîakiyetle gösterilmekte olan ve 30 kişüik b<r gemid 5 sene kadinsız yaşanaca*inı tasavvur eder misiniz?'Anck LİLİAM HARVhY size bunun nasıl mümkün olduğunu AŞKA TÖV6E filminde gösterec ktir. Ayrıca: VAHŞİLER Bugün: Matineler 12 2^0 4,30 suvare 9 30 OUJJfai «GLORYA'da Bugun, Bu akşam ve yann ma 1 tinelerde I Canlı resimler | 2 BENLl KADIN I Bir yangın başlanğıcı irtihali mOessif Belediye hesap işleri müdürü Cemal Beyin kainbiraderi binbaşı Talât Bey dünkü gün füc'eten vefat etmiştir. Cenazesi bugün öğle vakti mumaileyh Talât Beyin Fındıklı'daki hanesinden kaldırılacaktır. Allah rahmet eylesin L i A NE H A i D 1 İ V A N PETROVITCH ve 1 6E0R6 ALEXANDER| 1 Tarafından temsil edilen j I mükemmel Alman opereti. j İ Bııgün saat II d t nzilâtlı ma ine \ ^oınnnmııa BimHitıuumoiımn ıı luıını tunmnııının ınntmıınnnmRiHmtıımıuut>l saldo şirketleri hükumetten alacaklan olan taksitlerin tehirini rica etmişlerdir. Buna sebep lngiliz lira sının düşkünlüğüdür. Bu sirketlerle yapılan mukavelelerde tediyenin lngiliz lirası üzerinden olacağı yazılıdır. Her iki sirket tediyenin başka para ile yapılmasmı istemektedirler. Ankara 3 (Telefonla) îngiliz lirası olarak maaş almakta olan elçilik, şehbenderlik memurlarına Türkiye dahilinde bir vazifeye nakil ve tahvillerinde diğer memurlar gibi maaş verileceği hakkındaki encü men mazbatası Meclis ruznamesine ithal olunmuştur. Sahipsiz bir diikkân! Karaköy'de bir dükkânın emlâki metrukeden olduğu Defterdarhğa haber verilmiştir. Tahkikat yapıl • maktadır. MELEK ve llllllilllllillllfllltllllll^ Bu?ün' ü cuma Hariciye memurlarınm maaşları Yol parasının ikinci taksiti tkinci taksit yol paralarının bu ay içinde tahsili için tahsil şubelerine emir verilmiştir. .İSTANBUL g S ğ H Ig Sinemalannda IMevsimfn en büyük sinema hâdisesîni teşkil eden Eczacılar ayrt fikirde! Atletlere Yalova'da yeni inşaat Bu kış Yalova'da bellibaşlı büyük inşaat yapılmıyacaktır. Yalnız ev velce yapılmış olan büyük paviyonlann yanına küçük bir paviyon daha inşası takarrür etmiş ve inşaata başlanmıştır. rikaları memleketimizde binlerce liralık reklâm masrafları, propagandalar için bir çok fedakârlıklar yapıyorlar. Hatta pek çok müstanzarlar istihzar edildikleri iklimde yaşıyan insanlar için hazırlandıkları cihetle bizim iklimdeki hastalar üze rinde aksi tesir dahi yapıyor. ışte bu hal gösteriyor ki memle • kette esasen bir müstahzarat ihtikâr ve spekülâsyonu vardır. Bunun önüne geçilmek için tam iktisadî bir fır sat ele geçmiştir. Hükumetimi? rrütehassıslardan mürekkep bir kocnisyon toplıyarak memlekete girecek ve girmiyecek olan eczaları tayin ve tahdit etmelidir.» İstanbul Atletizm heyetinden tebliğ o9 lunmuştur: 11/12/931 tarihlnde icra edilecek Kros ^ müsabakasına iştirak edecek atletizm babalannın lslmlerile beraber esamisini en nihayet 5/12'931 cumartesi günü ak şamı saat 18 e kadar Eminönü Rıhtım Han 9 numarada Atletizm heyetlne getirmeleri, aksi takdirde müsabakaya içtirak edemiyecekleri tebliğ olunur. Türkçe sözlü ve şarkih ve rumca şarkılan havi muazzam filmi kemali takdirle seyreder k alkışlıyabi'irler. Seansenlann saat eri şunlardm Melek'te saat 1, 3, 5, 7. saat II de tenzilâtlı matine Elhamra'da: saat 12^0 2,30 4,30 6.30 saat 10, 0 ta tenzilâtlı matine. SOKAKLARINDA M0R6AN Si RKI Amerika cambazîarının en büyüğü İYİ BİR MÜJDE Pek yakında istanbul'da bekleniyor. Sözlü sinemanın çok büyuk bir muvaffakiyeti Hamiş : Her matineden sonra salon taraamen tahliye edi'eceğin den lutfen seansanlara vaktınde teşrif edilmtsi rica JB olnnur. ALTIN KALP Fransızca sözlü ve şarkılı ARMAN TERZiHANESi . Ayni zamanda bir de kadın terzilik şubesi kiişat ettiğini ve sipanş alra^ga ba*ladığını muhr terem müş erilerne arzeder. Istiklâl caddesi Mısır aparT tımanı N o. 311 Terzi SözlG ve şarkılı şen, komik i ve hissîfilm İ MARTHA EGGERTH, GE0R6 i ALEKXANDER ve büyuk komik I FRIT7 KAMPERS taraf.ndan | 2 Saatiİk kahkaha DUL NiŞANLI Tel. B. 0. 2851 ARTiSTiK'te 6E0R6ES 0. BRIEN ve i sevimli MOVA MAR S OPERA'da ^ ^ • ^ M H îilmidir. ^m^KH^m» İSTANBUL BELEDİYESİ Darülbedayi Temsilleri BUGÜN MATlNK Saat 15,30 da VE SUVARE saat 21,30 da Kom.dı 6 perde Yazan: Musıhipzade Celâl B y Yalnız cumartesi ve Pazar günleri tenzilâtlı halk geccsk Uyundan sonra hususî tramvay. lESRARENGıZ Tel. B. 0. 3083 Aynaroz Kadısı Denizin derin]iklerinde cereyan A, Ekonomidis Beyoğlu'nda, Istiklâl caddesinde, İş Bankasınm bulunduğu apartımanın, 1 inci katına taşınmıştır. Bugünden itibaren kadıköy Süreyya sinemasında Grene Neymel Almanca sözlü ve şarkılı filim Bugünkö matineler iie suvarede Arjantin tangoları kralı EDLJARDO BIANCO orkestrasüe sekiz yeni tango icrayı terennü'n edecektir. ; eden sözlü ve şarkiU filminde Bugün J O H N M A J i K sinemasında Tolstoi'nın meşhur eseri G İ L B E R T ŞARLATAN, (Konk^ bekliyiniz» Yakında.. C AN L I C ESE T Zengin sahneler. Rus musıki ve dans'art miithiş bir aşlc ve heyecan faciası "âveten: UFA dünya havadisleri ve f ansızca SOLU KEMAN KoNS R| >a 11 de tenzilâdı fiatla matine. Duhuliye 25 kuruştur. ~ tmhndan İKİ kalo birleşince Sözlü ve şarkıh muazzam eser. JACK HOLT RALPH GRAVE ve LİLA LEE tarafından temsil edilen bu film Amerika hava dontnmjsına mensup iki kahramanın macerasını tasvir eden müesslr blr dram ve bir aşk mes'elesidir. Pazar akşamından itibaren CEHENNEM MAJİK KARTALLARI S İ N E M A S I N D A

Bu sayıdan diğer sayfalar: