8 Haziran 1937 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 7

8 Haziran 1937 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

8 Haziran 1937 CUMHURİYET Asrın fen ve sanat harikalarını bir araya toplıyan meşher Paris sergisinde medenî hayatın bütün levazımile akla gelen ve gelmiyen bütün keşiflerin safhalarmı ve son şekillerini görmek kabil Parise, ew«lce seyahat etmiş olanlar, bugün Seinc nehri kıyılarını tekrar görseler tanıyamazlar. Nur beldesinde, Seine neh rinin iki sahili üzerine, 100 hektarlık bir sahayı işgal e den ikinci bir nur beldesi kurulmuştur. Her biri birer sa ray ihtişamile yük selen zarif paviyonların, üç misli bü yültülerek yeniden inşa edilen eski Trocadero binasının, Seıne nehrine kadar uzanan ve birleştirilen bahçelerin, İena caddesinde inşa edilen Nafıa sarayının ve gene yeni yapılan ik' modern San'at müzesinin süslediği bu yeni belde, kırk dört mületin iştirakıle kunılan 1937 Paris sergisidir. Beşer zekâsının Yirminciasırda eriştiği yüksek merhalenin en muhteşem ve en beliğ ifadesi olan Paris sergisini, bütün bir medeniyet tarihini sinesine sığdıran bu şaheserler meşherini baştanbaşa tasvire kalkışmak cildler dolusu yazı yazmak demektir. Bu itibarla, 25 mayısta açılış töreni yapılan sergiyi, okuyuculanmıza, sütunlanmızm müsaade ettiği nisbette ve kabil olduğu kadar etraflıca anlatmağa çalışacağız. Sergi, başlıca üç büyük kısımcLn mürekkebdir. Fen, ilim ve san'at paviyonları; Fransa eyalet ve müstemleke paviyonlan; ecnebi memleket paviyonları. Her biri ayn ayn kıymetler ifade eden bu kısımlann içindc, fen ve san'at paviyonlan, fennin derin esaslannı ve kaidelerini, herkesin anlıyabileceği basit şekillerde ifade eden vesaitin meşheridir. Sergi hazırlıklan devam ettiği sırada, gene bu sütunlarda okuyuculanmıza takdim ettiğimiz yazılarla, fen paviyonlarının ihtiva ettiği hazineler hakkında bazı malumat vermiştik. O yazilarda bahsettığimiz cam adam, Planetarıum ve electrostatique makine işte bu paviyonlarda teşhir edilmektedir. Cam adam, malum olduğu üzere Almanyadan getirtilmiştir. Şeffaf vücudünün içi, bir insan vücudünde bulunan bütün azayı, bütün damarları, sinirleri aynen ihtiva etmektedir. Bir takım gizli tertibatla hareket eden cam adam, sıra ile yanıp sönen elektrik ampullerinın aydınlattığı vücudünde dolaşan kanı. yaşıyor hissini verecek kadar canlı görünüşile, cidden bir anatomi şaheseridir. Türk îran dostluğu Cumhuriyet! ®OI& s ö t u ı n ı u ı üsküdarda Bağdad iskelesinde esnaf kahvesinde hamal 6641 sayılı Ramazan oğlu Osman matbaamıza gelerek bıze §u şikâyette bulundu: «Başımızâa bulunan ıntizam memuru sebebsız olarak bana beş gün iş vermemeğe karar verince kaymakamlığa şikâyet ettim. Ikimizi dinlediler, haklı çıktığım için cezamı kaldırdılar. Fakat aradan uzun muddet geçmeden gene bir sebeb ileri sürerek tekrar iş vermemeğe karar verdl. Kaymakamın tekrar başını ağrıtmamak için kalkıp buraya kadar geldim. Lutfen derdimi yazın da bu sefer de nazarı dık katini bu suretle celbedeyim ve böyle keyîi muamelelerin önüne geçsin.> GÜNÜN BULMACASI 1 Î 3 4 5 8 7 8 9 Sergiye Eyfel kulesinden bir bakış: İnea köprüsü, sağda Alman, solda Rus paviyonları, ileride Trocadere sarayı duğu zamanlar, salon üçte iki nisbetinde küçülebilecektir. Bizzat sahne, icabında, 8,50 metro genişliğe, 6 metro derinliğe kadar küçülebiliyor. Sergi dahilinde, bu muazzam salondan daha başka tiyatro binalan da vücude getirilmiştir. Sinemaya tahsis edilen bina, Eiffel kulesinin şimal ve şark ayakları arasmda kırk metro uzunlukta ve 10 metro genişlikte bir binadır. Zemin katı, artistik fotografa, konografa ve bellinographieye tahsis edilmiştir. Sinema, binanm birinci katındadır. Onun bulunduğu cephenin mukabilinde Fransadaki büyük sinema firmalarınâ, terbiyevî sinemaya, amatör sinemasına ve saireye ayrılmıştır. Gene izemin katında, büyük bir salon vardır ki, muhteiif memleketlerdeki bellibaşh sinema stüdyolarmm her birine aid tipik fi limleri göstermektedir. Nihayet, «filmin hayatı» ismi verilen diğer bir salonda, sinema endüstrisi, bütün safahatile ziyaretçilere gösterilmektedir. Burada, pelikö lün nasıl imal edildiğini, negatif filmin nasıl yıkandığını, pozitif kopyaların nasıl elde edildiğini, hulâsa filmin doğduğu dakikadan beyaz perdede gördüğümüz şekle gelinciye kadar geçirdiği bütün safahatı görmek kabildır. Radyo için de başlıbaşına bir paviyon ayrılmıştır. Bu radyo sarayında, Yirminci asnn bu en cazib ve en harikalı ihtiraının bütün esrarı gözler önüne serilmiştir. Paris sergisinde, kadın ve çocuk için Ke§ifler saraymda dünyanın en de yer ayrılmıştır. Kadm paviyonunda, büyük iki ampulü nefîs porselenlerile Gobelins halılan ve kadmı süslıyen ve güzelleştiren ne varsa, kumaşlan, sanayi paviyonlarının en bü iğneden sürmeye kadar, herşeyin bir köşe işgal ettiğini görüyoruz. Fakat, kadına yük ziynetini teşkil etmektedir. Paris sergisinde, tiyatroya, sinemaya aynlan kısmın en şayanı dikkat köşesi, ve radyoya çok büyük bir ehemmiyet ve kadın san'atlan sarayıdır. Bu sarayda, el rilmiştir. Yeniden bina edilen Trocade işleri, örgüler, dantelâlar, birer san'at bero'nun orta taraçasmın altına tesadüf eden ve çocuk» paviyonunda da, 1937 sergikısımda 10,000 metro mikâbı hacmi olan diası halinde teşhir edildikten başka, «aile bir salon vücude getirilmiştir. Bu salonun sine gelinciye kadar hiçbir sergide görülparter kısmında 1700, balkonlannda miyen mühim bir yenilik müşahede edil 1300 kişi istiab edebilecek yer yapılmış mektedir. Bu yenilik, sosyal eserlerdir. tır. Bu tiyatro salonunun sahnesi Paris Meselâ, bu kısımda, emzikteki çocukları operasının sahnesinden daha geniş, yani değiştirmeğe, biberonlarını ısıtmağa mah19,80 metro uzunluğunda ve 8,60 metro sus yerler, gene çocuklan muayene etmederinliğindedir. Sahnenin önündeki or ğe, hastalıklannı teşhise memur doktor kestra yeri 150 kişiliktir. Bu tiyatro salo lann, sosyal mahjyette her sualine cevab nu baştanbaşa müteharrik vapılmıştır. veren memurlann bulunduğu daireler varOrkestra mahalli müteharriktir; sahne ar dır. Sergide, çocuk bahçesi, çalışan ka kasmda büyük organonlar vardır ki, mu dmların çocuklarını sabahtan akşama kasiki müsamerelerinde sahnenin en ön kıs dar emanet edebilmelerine mahsus çocuk mma kadar getirilebilecek şekilde tcrti bakım evi de unutulmamıştır. yaptıklan devirleri, bir saat içinde, bu ekran üzerinde bütün teferruatıle görebiliyorlar. Fen paviyonlannda, televizyona ve rasada dahi büyük bir yer ayrılmıştır. Henüz emekliyen televizyon, Paris sergisinde, bugüne kadar geçirdiği tekâmül safhalarmı, ziyaretçilerin gözleri önüne ve onların anlıyabileceği şekilde sermektedir. Seine nehrinin sol kıyısında, çiçekler ve çimenler ortasında yükselen sanayi paviyonları, güzel san'atla tekniğin nefîs bir imtızacıdır. Bu paviyonlar, serftnık, camcılık, porselen, halı, mobilya sanayiine tahsis edilmiştir. Bilhassa Sevres'in Fransa eyaletlerine ve müstemlekelerine tahsis edilen paviyonlar, mimarî tarzlan, haricî ve dahilî dekorasyonlan itibarile, Fransanın muhteiif vilâyetlerini temsil eden birer binalık mahalleler halindedir. Müstemleke paviyonları için ele ahnan esas, sahanın darlığı, ve tahsisatın 1931 sergisi için verilen tahsisat derecesinden fazla olmaması dolayısile, küçük san'atlann temsiline münhasır kalmıştır. Ecnebi memleketlerin paviyonlanna gelince, bunlar, Seine nehrinin sag ve sol sahillerinde üç büyük grup halinde serpilmiştir. Her biri aid olduğu memleketin millî mimarisi tarzmda inşa edilmiş olan bu paviyonlarm hepsi ayn bir güzellik taşımaktadır. Bilhassa, Sovyet Rusya ve Almanya paviyonlan, bunların hepsinin fevkindedir. Serginin ışık, donanma ve eğlence kısımları başlıbaşına bir şaheserdir. Işığm, suyun ve musikinin imtizacmdan husule gelen parlak bir gece âlemi, sergiyi, tam IBaştarafı l tnct sahifede] yeniz Şehinşahın Ankara ve Türkiyeyi ziyaretlerinden sonra hasıl olan büyük ve vüsatli hava içinde biran evvel kendine düşen vazifeyi ifa etmekle mükellef bir heyeti Tahrana gönderdi. Heyetimiz iki taraflı müzakerelerde mutad olan müşkülâtla karşılaşmadı. Her iki heyet vazifelerinin en iyi ifa şeklini yekdığerine mütekabilen yardımda aradı ve arasıra tesadüf edilen müşkülâtı da müzakeratı yakından takib buyuran Şehinşah Hazretlerinin müdahaleleri ber taraf etti ve on mukavele imzalandı. Bu muahede ve mukavelelerin müzakere ve tanzimi esnasında iki taraf heyetlerinin göstermiş oldukları faaliyet ve gayretleri sitayişle, Şehinşah Hazretleri nin alâkalannı da şükranla yadermeği vazife bilirim. Bu defa hukukî bağlarla tarsin edilmiş olan Îran ve Türk dostluğu hakikî manasını almış bulunuyor. Bu mukavelelerin kabulünü Büyük Meclisten rica ederken iki devlet Reisi arasm daki şahsî ve sıkı dostluğu saygı ile selâmlarım.» Bundan sonra Halil Menteş iki memleket arasındaki münasebetleri tanzim e den bu mukavelelerin akdindeki muvaf fakiyetlerden dolayı hükumeti ve Tah rana gitmiş olan murahhas heyetimizin reisi Bolu meb'usu Cemal Hüsnüyü teb rik etti. İkamet, havaî seyrüsefer, teîefon ve telgraf anlaşması, baytarî mukavele, transit anlaşması, iadei mücrimin, muzahereti adliye, Türk ve îran gümrükleri nin faaliyetini tanzim eden anlaşma, hudud mmtakasmin emniyetine dair mukavelelerin tasdikı lâyihalan ayrı ayn konuşularak alkışlar arasında kabul edildi. Bundan sonra Şükrü Koçak, General •Kâzım, Şefik ve Abdülhak Fırat imza larile verilen takrir alkışlar arasmda ve ittifakla kabul olundu. Bu takrir muci bince Meclis başkanlığı Türkiye Büyük Millet Meclisinin selâm ve muhabbetini kardeş İran Meclisine bu akşam bir tel grafla bildirdi. Bir hamalın şikâyeti r i '' 1 1 • 1 1 • • • • • • • • • 10 i 1 • • • 11 • r • • Bir senede gelmiyen soy adı evrakı Malatyanın Keferdiz nahiyesi Bahara nılı köyünden Türkoğlu Abbas Öztürk na mmda bir koylu dün matbaamıza gelerek bize şunları soyledi: «Devri sabıkta Malatyadan Istanbula 22 günde ve 150 lira sarfederek gelirdim. Halbuki şimdi 2 günde ve yalruz 17 liracık masrafun olunca da yanamadım, matbaanıza kadar geldim. Bize bu kolaylıkları gösteren Cumhuriyet hükumetimizle onun demir elli idarecilerine sonsuz minnet ve şükranlarımı bütün köylu kardeşlerim namına armağan ederim.» Galatada Arabcami Alacamescid sokak 18 numarada Inebolulu Salih imzasile aldığımız mektubda deniliyor ki: «28'4'936 tarihinde soy adı için Galata Nahiye Müdürlüğüne müracaat ettim. O vakit yani bundan bir seneden fazla bir zaman evvel evrakım. Ineboluya gönderildiği halde ce vab gelrr.edıği İçin işimi intaç etmiyorlar. Soy adımı nüfusa yazdıramadığım için her işte müşkülâta uğrıyorum. Alâkadar makamların dikkat nazarlannı çekmenizi dilerim.» Bir köylünün memnuniyet ve teşekkürü Soldan sağ a: 1 Derhal. 2 Faydalı bir hayvan, fransızca «aşk». 3 Amerikada bir memleket, avuc içi. 4 Vaktile Yunanistanda huküm surmuş Türkler, hile. 5 Fransızca bir adam ısmi, bir emır. 6 Oturduğumuz yer, alfabede bir harfin okunuşu, sonradan ilâve olunan parça. 7 Fransızca «inek», mimarm yaptığı şey. 8 Bir ku maş, bir sual edatı. 9 Haysiyet, birçok. 10 Işık, vilâyet. Yukarıdan aşağıya: 1 Lâtifeden hoslanan. 2 Uzak, yurd. 3 Su membaı, Suriyede bir şehir. 4 Ateşten çıkan, bir yemiş. 5 Kaba, Amerikadaki uzun bir nehrin yarısı. 6 Eski den bedava yemek dağıtılan yer. 7 Bir işaret sıfatı, arabca «baba», ekseriya «iş te» kelimesinden evvel gelen bir tâbir. 8İnsanı sevkeden kuvvet, bir sayı. 9 Bir nevi ayakkabıcı. 10 Erkek hizmetçi, al manca ve ingilizce <deve>. Evvelki bulmacanın halledilmiş şekll 1 1 2 3 4 tj 2 4 5 6 7 8 Bir şimendifer memurunun ricası Çin Maliye Nazırı Brükselde Brüksel 7 (A.A.) Dr. Kung'la Çin heyeti şerefine verilen ziyafette bir nutuk söyliyen Hariciye Nazın Spaak, eski Çin Belçika dostluğundan bahset tikten sonra Belçikada tahsil etmekte olan Çinli talebenin sitayişe lâyık bir şekilde çalıştığım söylemiş, 1936 senesinde 200 olan Çinli talebe adedinin Çin Belçika üniversite komitesinin teşkilinden sonra artmakta olduğunu ilâve eylemiştir. Adananm Karaisâlı kazasında oturan Abdullah Gorioğlu imzasile aldığımız mektubda deniliyor ki: «Cenub demiryolla rında 1 senedenberi fen memurlugu vaziîesini yaparken bir gün vazife başmda derezinden yuvarlandım. Sag bileğim üç yerinden ve burun kemiğim kırıldılar. Vü cudümün diğer kısımlan da yarabere içinde kaldı. Yapılan tedavide sağ bilegim iğribüğrü kaldı. Bu vaziyette daha 6 ay müddetle çalışamıyacağım. Doktor raporlarında musarrah iken şirket beni kapıdışarı etti ve Fevzlpaşa durağma bıraktı. Kurduğum evin eşyasmı satarak Gazi Antebe geldim. Niyetim Fransız şirketini dava etmektir. Fakat bu uzun sürecek, ben de belki mali noktadan buna dayanamıyacağım. Nafıa Vekilimizin hukukumu ara mak için bana yardun etmesini göz yaşlanmla yalvarırım.» 6 » 10 KİOİMİUİTİAİNİB FİA AİBİİİDİE • İAİV AİL B!Ü KİB P AİNİAİMİA AİS A L E TİB L M L|B D A L AİVİE RİEı AİLİOİHİEİBİEİB AİT M l t • İAİMİE R i K •; A» • Ş İ E İ Y • İK I z • A R İ I İ K İ B s l i • İA AİK t K • B AİZ A « ıo • Meksikadaki grev Meksiko 7 (A.A.) Petrol işçileri verilen bir emre itaat ederek işe başiamağa ve ihtilâfı hakeme havale etmeğe karar vermişlerdir. Kanun mucibince patronlar hakeme müracaat teklifini kabul etmeğe mecburdurlar. Halbuki grevci amele için böyle bir mecburiyet yoktur. manasile bir nur diyan haline getirmektedir. Seine nehrinin sulan üstünde elele veren san'at ve teknik, geceleri, suyun ortasından fışkırmış gibi görünen pml pırıl binalarla, havalara yükselen, etrafa yayılan, yağmur gibi, yahud nuranî bir toz bulutu gibi serpilen fiskiyelerle, sergiyi, bir renk ve ziya cümbüşü içinde çalkalandırıyor ve Seine nehri, yollanna ışıktan taşlar döşenmiş bir rüya bahçesi gibi uzanıp gidiyor. Karada, Eiffel kulesi ve Trocadero, ziyadar birer kaftan giymiş gibi panltılar saçarak, suyun ve ışığm bu draguşuna iştirak ederken, göze görünmeden uçuşan tayyareler, yüksek lerde gene ışıktan resimler çiziyorlar. Sergi, geceleri, efsanevî bir beldedir ve orada her bina, maddei iptidaiyesi ışıktan ibaretmiş hissini veriyor. Bu peri diyanna, dört taraftan işitilen musiki seslerini de ilâve ederseniz, Paris s«rgisinin gecelerini gözünüzün önüne getirmiş olursunuz. Serginin eğlencelerine de birkaç satır tahsis etmek gerektir. Karada ve suda, halkı akın akın çeken eğlence vasıtalan jaymakla tükenir gibi değildir. lnsanı yerden yakalayıp 60 metro havaya kaldırdıktan sonra birdenbire boşluğa bırakan demir eller; havada yıldırım süratile giden, içi müşteri dolu ufak trenler; bir demir kola takılı şeylerin içirte oturan insanlan, aşağıdan yukan doğru fınl fınl döndüren makineler; atlı karaca şeklinde tayyareler ve bu neviden daha bir sürü eğlence vasıtalan, heyecan, korku ve çarpıntı amatorlannın nöbet bekledikleri birer zevk membaıdır. Daha sakin, heyecana ve korkuya daha uzak kalmagı sevenlere göre de eğlenceler tertib edil miştir. Sergide, su sporlan da dahil olduğu halde her nevi spor merakhlan için yer vardır. Hulâsa, Paris 1937 sergisi, her sahadaki en son tekemmülleri nefsinde toplıyan, her itibarla mükemmel bir san'at ve bir güzellik sergisi olmuştur. Fatihte İskenderpaşa mahallesinde İs • kenderpasa caddesi sakinlerınden Ali Ekrem imzasile aldığımız mektubda denili yor ki: «Çırçır ve Sanguzel yangınlarmdan sonra uzun müddet bir harabe halinde kalan Kıztaşı ve İskenderpaşa semtleri bu gün Fatihin en mutena ve mamur köşeleridir. Buraya biraz zayıf olan iki çocuğumu düşünerek taşınmışken büyük ve oldukça korkunc bir derdle karşılaştım. Muhitin tam. göbeğinde kuıulan bir istim ve boya fabrikası hergün sabahtan akşama kadar saçtığı dumanlar ve islerle kimseye pencere açmak ımkânını vermemektedlr. Halkm sıhhatini ihlâl eden bu fabrikanın mahalle ortaSmda kurulmasma ka nunlarımız müsaid olmasa gerektir. Bu nun başka bir yere nakledilmesi hususunda Belediye ile Sıhhlye Idaresinin dikkat nazarlarını çekmenizi dllerlm.> Fatih kaymakamlığının nazarı dikkatine Electrostatique makine, M. Joliot'nun himmetile vücude getirilmiş bir şaheserdir. Dünyanın en kuvvetli elektrik makinesi olan bu makine, esas itibarile iki büyük küreden ibarettir. îçi boş olan bu küreler, ayn ayn iki yüksek mesned üzerine konulmuştur. Kürelerin mahmul bulundu ğu elektrik beş milyon volt kuvvetinde bir şerare husule getirmektedir. Planetarium'a gelince, bu isim, başlıbaşına bir paviyonun ismidir. Bu binanm içinde, profesör Banersfeld tarafmdan vücude getirilmiş olan ve seyyarelerin harekâtını gösteren gayet büyük bir projeksiyon makinesi vardır. Paviyonun tavanı sema vazifesi gören bir ekrandan ibarettir. Aşağıda oturan seyirciler, günesin. avm. yıldızların, bir sene zarfında batlı vapılmıştır; seyirci kalabalığı az ol Sıvasta mlsafireten mukim Elâzizli kunduracı Mahmud Nedim imzasile aldığı mız mektubda deniliyor ki: «Sıvasa bir iş için geldim. Tatil gunü buranın mesire yerini sordum, Paşafabrikasıdır, dedıler. Burası bir saatlik mesaîedeymiş. Bir arabacı ile 1 llraya pazarlık etüm.'oraya gittim. Mesire kapısında duran birkaç polis ve jandaraıa içerıye maaile gelenler girebilir, sizin gibi bekârlar kıyı taraflara gi din dediler. Mesire, seyran yeridir, seyir İçin gidi lir. Bu hareketi taassubla tavsif etmek istemiyorum. Fakat başka bir mâna da veremiyorum. Ailesini başkasına göstermek istiyen varsa oraya getirmesin. Fakat umuma aid ve açık olan mahallere bazı vatanda^lann girmek hakları kenciilerinden alınmasın.» Sıvas belediyesinin nazarı dikkatine Moskovada iki ilim adamı tevkif edildi Moskova 7 (A.A.) Ulum Akademisi bürosu, Akademi azasından Dr. Jalvin'le muhabir azadan Obnorski'nin mes'uliyetlerini tayin etmek üzere bir komisyon tesis etmiştir. Bu iki zat, Rus lisanı kamusunu tanzime memur edil mişlerdi. Bunlar, milletin düşmanlarını kamusun tanzimine iştirak ettirmişler ve kamusu ihtilâl aleyhtan bir vesika haline getirmişlerdir. întişar etmiş olan ilk cildi, Troçki den, Büharin'den alınma birçok sözleri ihtiva etmektedir. Pravda gazetesi diyor ki: «Kamusta akaid kelimesine sahi feler tahsis edilmiş olduğu halde sanatkârane tabirinin bir iki satırla izah edilmiş olması dikkate şayandır. Halk Komiserleri nezdindeki güzel san'atlar komitesi, Repertuar komitesi şefi Litovski ile Moskova tiyatrosu müdürü Arkadiev'i memuriyetlerinden azletmi^tir. Bunlardan birincisi repertuar hakkmda yanlış malumat vermiş ol makla, ikincisi ne Parise gidecek san atlar tiyatrosu trupunu teşkilindeki yolsuzluğu dolayısile itham edilmektedir. ler.» P A RA L A R Alış Sterlln 621 Dolar 123.50 Frank 110 Liret 120 Belçika Fr. 80 Drahmi 18 580. \ İsvicre Fr. Leva 20 Florin 63. Kron Cek 70. Sılin Avusturva 20. Mark 25. ZloÜ 20. Peneo 21 12. Lev Dinar 48 Kron tsvec 30. Altın 1052. Banknot 254. Ç E K L ER Acılıs Lonrda 625.50 NewYork 0.7890 Paris 17.695 Milâno 14.9999 Brüksel 4.6866 Atina 87.37 Cenevre 3.4560 Sofva 63.9488 Amsterd. 1.4350 Praff 22.6314 Vivana 4.2160 Madrid 13.9888 Berlin 1.9696 Varsova 4.1662 Budapeste 3.9810 Bükres 107.4340 Belerad 34.5325 Yokohama 2.7464 Moskova 24.04 Stokholm 3.10 E SHAM Acılıs Aslan Cimento 13.50 İ S T Î K R AZ L A Acılıs Türk borctı I Peşin » » I Vadeli 1 9 » » II Vadeli 18.70 Ergani 95 İst. Borsası 7/6/937 | Saüs 627 126 113. 125 84 23. | 580 23. 66 75 23 28. | 23 24. 14. 52. 32 1053 255. Kapanıs 625. 0.7875 17.7125 1C IJı"™ 1 1 3.4575 64 1.4356 22.65 4.2192 | 14. 1.9714 4.1696 II 3.9840 107.52 34.56 2.7486 24.02 3.1032 Kartanıs 13.45 87.44 1 4.6864 R Kapanıs 18.95 18.70 95. T AH V İLAT Inadolu I Pesin » I Vadeli » II Pesin » II Vadeli » Mümessil Peşin > > Vadeli Açılış Katîanış 40 40. 40 40.25 40 40. ı 40 40.25 44. 44. 44.20 44. 2 5 J Kızımız Gülnihaün acıklı ölümünden müteveliid kederlerimize gerek bizzat ve gerekse mektub ve telgrafla iştirak eden dostlarımıza ve bilhassa aziz öğretmenlerine ayrı ayrı tesekküre teessürümüz mâni olduğundan teşekkürlerimizin iblâğına gazetenizin tavassutunu dileriz. Anası Babası Sara Tiryakl Nejad Tiryaki Teşekkür BARTINDA Azim Kitabevi, İbrahim Cemal Ahmed Kemal Cumhuriyet Gazetesinin ve bütün mekteb kitabları, kırtasiye, gazete ve mecmualann tevzi yeridir. Serainm gece manzarası KANSIZLIK Nörasteni, «aflyct ye Chlorose Enmuntahipetibbatarafındantertipedilmiştir. OUvUr lJILoLîl]r<lW| rAlUO

Bu sayıdan diğer sayfalar: