11 Temmuz 1937 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

11 Temmuz 1937 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CUMHURİYET II Temmuz 1937 Sarkî A nadoluda Köyler ve Köylüler Büyük memleket röportajı : 18 Yazan : Bahri Turgud Okaygün Şehir ve Memleket Haberleri İstimlâk edilecek ormanlar için Takdiri kıymete dair esaslar konuldu Siyasî icmal Uzakşarktaki muharebeler zakşarkta işler son derecede karıştı. Sulhun resmen bozul « ması adeta eli kulağmdadır. Filvaki muharebeler oluyor, ültimatomlar veriliyor. Fakat vaziyetin vahameti he nüz resmî ilânıharblere kadar varmamıştır. İlk kanlı çarpışmalar Kızılordu ile Japonlar arasmda Amur nehri sahille • rinde ve adalarında cereyan etti. Mançurinin baştanbaşa şimal hudu * dunu teşkil eden ve dünyanm en uzun ve geniş nehirlerinden biri sayılan Amur'un bütün sularile Mançuri sahillerine yakın adaları üzerinde, bir asır evvel Çin Ha kanile Çarlık Rusyası arasmda akdolu • nan eski bir muahedeye binaen hükümranî hak davasında bulunan Sovyetler Birliğinin bahrî ve askerî kuvvetleri Aigun civarındaki Bolsay'ı ve diğer adalan iş gal ederek bu nehirlerin seyrüseferine hâkim olmuşlardı. Bu harekete karşı Japonya bir taraf tan Moskovaya yirmi dört saatlik bir ültimatom gönderip bu adalann tahliyesi hakkmda bir cevab istemişti. Diğer ta raftan Japon askerî kuvvetleri ve topçusu Mançuri sahillerinden, ve topçekerleri nehirden hücum etmişlerdi. Sovyet Ha riciye Komiseri münazaalı adalann ve sularm tahliye edileceğine dair müspet cevab verdiğinden ilânıharbe mahal kalmamıştı. Hakikaten Kızılordu kuvvetleri mez • kur adalan çabucak tahliye ederek neh rin seyriiseferini serbest bırakmışlardır. Ayni zamanda Sovyet hükumeti musa deme esnasında batan bir Sovyet gam « botunun teknesini yüzdürmek için Japonyadan müsaade istemiştir. Adalar Ja • ponlar tarafından işgal edilmiştir. Bu suretle Amur'daki vahim hâdise tamamile zail olmuş gibiyken bu defa Mançurinin şark hududunda Japon ve Kızılordu kuvvetleri arasında mühim muharebeler ol muştur. Hududun bu tarafı karadır. Yalnız orta tarafmda Halka isminde bir göl vardır. Bu göl civarında toplarla müceh < • hez bin beş yüz kışılik bir Kızılordu kıtasile Japonlar çarpışmıştır. Bu musade • meyi müteakıb hududun diğer noktalannda da muharebeler olmuş ve iki taraf bir< birini şiddetle protesto etmiştir. ,„.,!« / Fakat bu muharebelerin arkası ke.silecek gibi gSrünmüyor. Mançuri ile Siber» ya arasındaki hudud hattı müphemdir, Eski ve noksan muahedelere göre çizil * miş olan hududu Japonya hiç tanımak istemiyor. Nasıl ki Amur nehri adalan ve sulan üzerinde Sovyetlere hükümranlık hakkını veren eski muahedeyi Japonya hiçbir zaman tanımamıştır. Sovyet hükumeti ortadaki hudud ih • tilâf ve anlaşmazlıklan esasından iza • le için hududun muhtelit bir komis • yonla tekrar tayin edilmesini def'atle Ja« ponyaya teklif etmişti. Japonya ise bu yoldaki tekliflere yanaşmamışür. Bu suretle yeni yeni ihtilâflara ve yann bir harbin çıkmasına daima açık kapı bırakıli mış bulunuyor. Mançurinin şimal ve şark hududlanndaki kanlı muharebeler ve hâdiselerin &Pkası kesilmediği bir sırada Mançurinin alt tarafında Şimalî Çindeki Japon işgal ve muhafaza kuvvetlerile Çin askerî kuvvetleri arasında büyük muharebeler başlamıştır. Şimalî Çin, Mançurinin ve da • hilî Moğolistanın cenub cenahmda sev • kulceyş cihetinden gayet mühim bir sa • hadır. Yüz milyon nüfusu vardır. Japon ordusu bir gün Siberya üze • rine yahud Mogolistan tarikile Altaylara hücum ve taarruz ettiği zaman kendisinin cenub cenahının müdafaasız ve a çıkta kalmaması için Şimalî Çini kendi kontrolu altmda bulundurmağa öteden « beri ehemmiyet vermektedir. Burasının şark kısmı Mançuri gibi Ja< ponyanm himayesinde müstakil bir dev • let olduğunu ilâîı etmişti. Diğer taraflari Çin idaresinde kalmakla beraber bazı mühim noktalan Japon askerî kuvvetleri tarafından işgal edilmiştir. Lâkin mahallî asayiş ve emniyet yirmi dokuzuncu Çin kolordusu tarafından muhafaza ediliyordu. Japon kuvvetleri büyük harb manevralan için memleketin her tarafına yayıldıklan zaman Çin kuvvetlerile temasa gelmişler ve harbe tutuşmuşlardır. Neti • cede Japonlar yeniden birçok mühim sevkulceyş noktalarını Çinlilerin elmden almışlardır. Çin devleti şu sırada Japonya ile resmen harbetmek istemediğinden bu musademeler Şimalî Çinde Japonlann bir kat daha sağlam yerleşmelerile nihayet bulacak gibi görünüyor. Çarpışan vapurlar Beynelmilel ceza Muhakemeye dün de hukuku kongresi Konuşulacak mevzular itibarile bü tün dünya ceza hukuku âlimleri ka dar memleketimiz adliyeci ve hukuk çulannı çok yakın dan alâkadar eden ve 26 temmuzda Pariste toplanacak o l a n Beynelmilel Ceza Hukuku kon Profesor Tahır Taner gresine memleketi miz namına iştirak edecek olan heyeti miz bir iki güne kadar Parise hareket edecektir. Dün kendisini gören ve kon gre hakkında malumat istiyen bir mu harririmize heyetimizin reisi ve ceza hu kuku ordinaryüs profesörü Tahir Taner şunlan söylemiştir: « Bu kongre Ceza Hukuku Bey nelmilel cemiyetinin Büyük Harbdenberi tertib ettiği kongrelerin dördüncüsüdür. Bundan evvelkiler Brüksel, Bükreş ve Romada toplanmıştı. Geçen gün bir sabah gazetesi bizim Parise gideceğimizden bahsederken eski devirlerde verilmiş hükümlerin ve fetva ların tarafımızdan Pariste teşhir edıleceğini ve buna hazırlandığımızı yazmıştır. Bunun aslı yoktur. Kongrede bu gibi maziye aid işler mevzuu bahsolamaz. Kongrenin hedefi günün meselelerile uğraşmak ve istikbalde sosyetenin suçlulardan korunmasına talluk eden tedbirler düşünmektir. Ruznamesi muayyendir. Bütün dünya ceza âleminin üzerine gözlerini dikkatle çevirdiği bu beynelmilel Galatasaray polis karakolu binası Ma kongrede konuşulacak mevzular şunlar liye Vekâletince 80.00C liraya Sümer dır: 1 Ceza kanunlan, milletler ara Banka satılmıştır. Sümer Bank binanın tahliye ve teslimi için alâkadarlara mü sında sulhun muhafazasına nasıl yardım racaat etmiştir. Buraya güzel bir bina edebilir? 2 Devletler arasmda suçlulann adyapılarak yerli mallar için daimî bir sa tış mahalli olacaktır. Maamafih yeni in lî sicil varakalannın teatisi. 3 Ceza kanununda musarrah olmışaat yapılırken Belediyenin bu binaya aid mühim bir kısmını yola kalbedeceği yan bir füli hâkim, kıyas yolile cezalan anlaşılıyor. Zira binanın şimdiki vaziyeti dırabilir mi? 4 İlk tahkikat sırasmda, maznunlacaddeye doğruçıkıntı teşkil etmektedir. ra tanmacak teminat!. 5 Cezalann ve emniyet tedbirleri Kotrasile Mudanyaya gitmiş olan Ik nîn icrası sırasında adlî makamların mü tısad Vekili Celâl Bayar dün şehrimize dahalesi.» dönmüştür. Celâl Bayar bu akşam AnHaber aldığımıza göre profesor Tahir karaya gidecektir. Taner bu aym 18 inde Beynelmilel CeIktısad Vekilimiz dün şehrimize ge za kongresinden maada gene Pariste toplince benzin ve petrol meselesindeki lanacak olan Arsıulusal Hukuk Haftası ikinci kısım tahkikat hakkmda alâka kongresine de hususî surette iştirak ede darlardan izahat almıştır. Bu akşam Vekille birlikte Sanayi Umum müdürü Re cektir. Çanakkalede Nâraburnunda İspanyol bandırah Magallenes vapuru tarafından batınlan İtalyan bandırah Capo Pino vapuru davasına dün sabah ikinci Ticaret mahkemesinde devam edilmiş ve batan geminin süvarisi Perfetti dinlenmiş ve şunlan söylemiştir: « Haziranm 24 üncü günü Napoli'ye doğru Istanbuldan hareket ettik. Ertesi sabah 6,5 ta Geliboluya vardık. Denizin akıntısını nazan itibara alarak vapura 11,5 mil sürat verdim. İspanyol vapurunu 2 mil uzakta gördüm. Vapur, düdük çaldı, ben de iki düdük çalarak saga doğru gideceğimi haber verdim. İspanyol vapuru, düdüğüme cevab vermedi. Mütemadiyen solu takib ederek üzerimize geliyordu. Biraz sonra çarpışma oldu. Benim sol tarafa geçmeme imkân yoktu. Çünkü mesafe çok kısa idi. Çaf pışmadan sonra vapurun batacağını anIıyarak karaya oturttum.» italyan süvarisi Perfetti'den sonra birinci makinist Kama, lostromo Agostina da dinlenmişlerdir. Mahkeme heyeti, gemi jurnalile şahidlere aid ifadelerin alâkadarlara verilmek üzere saklanmasma karar vererek muhakemeyi başka bir güne bırakmıştır. Ticaret mahkemesinde Prof. Tahir konuşulacak devamjedildi mevzuları anlatıyor Sıtmanın yaptığı büyük tahribaf Bu havalide maalesef çok yayılmış olan sıtmanın önüne geçmek için her şeyden evvel sıtmayı yapan amillerle mücadele etmeliyiz Şarki Anadolu köylerinden Birinci tip: Alb aylık bir kuzu veya oğlak deri sini tulum halinde çıkardıktan sonra şişirdikçe, şişirmişler. Adeta patlıyacak hale getirdıkten sonra alt tarafına iki ince, uzunca çöp veyahud birer başparmak kalınlığmda iki değnek, üst tarafına da sapı kesik bir tahta kürek koymuşlar ve bu tahta parçasının omuc başlarına, iskeletten farkı deriden ibaret olan incecik, kupkuru iki kol takmışlar, boyun yerine de beş on sert ve bariz damar, bunun üstüne de sönük hayatiyeti deri ile saçlanndan anlaşılan büyük bir kafa koymuşlar, işte sıtmalı çocuk. Bu tarifi muğlâk sananlar olur. Ikinci tip: İki kadîd bacak üstünde lüzumundan fazla şiş ve dalaklı bir kadın, amudu fıkarisi, ketif nahiyesini, köprücük ke nıiklerini bütün fizyolojik sarahatile gösteren bir gö'vde ve bu gövdenin tam üst ortasına rekzedılmiş bir halde hançereyi, henüz nema devresine girmiş kıkırdak kabanğmı ve umumî görünüşile birkaç verid ve şiryanın geçtiği boynu, nühai ?evkî borusuna ve iki taraflı cihazı sem'inin altlanna yapışmış bir vaziyette ve bu teşkilâtın üstünde de Tutankamen'in meşhur korkunç mumyalı kafasını temsil eden bir cisim tasavvur buyurunuz, bu da ikinci sıtmalı tip. Uçüncü tip: Bacaklan incecik, karnı şiş ve nerede ise patlıyacak gibi gerilmiş, kaburga kemikleri biribirine geçmiş ve adeden tesbit edilir bir halde. Boynu bir kıkırdakla üç beş damardan ibaret kalmış, buna mukabil bu inceliğe yakışmıyan ve bu inceliğin tahammül edemiyeceği çok büyük, derisi kemiğe yapışık, gözleri gö rünmiyecek kadar çukur, yüz kemikleri fırlamış, avurdlan çökmüş, dudakları solmuş., kunımuş, çekilmiş, dişleri mey danda, kulakları sararmış birer genger yaprağı renginde kuru kemikler üzerinde buruşmuş bir parşömen vaziyetindedir. Saçlann kökünde kuvvet olmadığı için habire seyrekleşiyor. Sizi hazin müşahedelerimle daha fazla rahatsız edecek salâhiyeti kendimde görmüyorum. Umanm ki mıntaka, köy, vilâyet ve hüviyet tayini suretile de izah edebileceğim bir hakikat etrafında şüpheler davet Orman kanunu mucibince istimlâk edilecek ormanlar hakkmda Vilâyete bir tamim gönderilmiştir. Buna nazaran: «Mülkiyeti devletten başkasma aid ve bu kanunun mer'iyeti tarihinde mevcud ormanlardan: 1 Devlet ormanlanna bitişik olanlar, köylülerin şahsî mülkiyetlerinde olup da sahaları miktan elli hektarı geçmi yenler haric olmak üzere miktan ne olursa olsun. 2 Mıntaka dahilinde istimlâke tâbi olup da 936 malî yılı arazi vergilerine matrah ittihaz edilmiş kıymetleri olmıyan ormanlar mevcudsa bunlara rayici üze rinden kıymet takdir edilmesi lâzımdır. Ancak takdir edilecek kıymete esa& tutulan rayicin lâyıkile takdir ve tesbit edilememesi yüzünden ileride gerek orman sahiblerinin ve gerekse Hazinenin zarannı mucib vaziyetlere mahal verilmemek üzere Umumî Harbin ikinci senesine müsadif olan ve eski senelere kıyasen henüz normal senelerin şeraitini muhafaza eden ve altın para esasına müstenid bulunan 1331 senesi rayicinin etraflı bir şekilde tahakkuk ve tesbiti ve icabında mezkur birinde güneşlenen çocuklar sene arazi kıymetleri hakkmda Tapu ve etmiş olmadım. Tetkikatımm hedefi; vergi kayidleri tetkik olunarak malumat Cumhuriyet Sıhhiye Vekâletinin devamlı edinilmek suretile herhangi bir yanlışlıve sistemli faaliyetine zımnî veya sarih bir ğa meydan bırakılmaması icab eder.» tariz manasmı ihtiva etmediğini hemen ilâve edeyım. Memleketin nüfus ve sıhMÜTEFERRÎK hatine taalluk etmiş olması itibarile daha Festivale gelecek güreş ve çok nazan dikkati sıtma beliyyesi üzerine çekmek ve bu suretle düşünülen ve kıs temsil heyetleri men de tatbika başlanan usullü mücade Festival etrafındaki "hazırlıklar bit lenin süratle inkişafına yardım etmektir. mek üzeredir. Finlândiya, îsveç, EstonO sıtma ki bu havalide hayatla beraber ya ve Budapeşteden gelecek güreşçile faaliyete geçmiş ve mikrobik, hurdebiy rin isimleri bildirümiştir. Bu memleketnî mahiyetini insanlık kadar ebedî bir ya ler Avrupaca tanmmış en meşhur gü şayışa mazhar kılmak için Türk çocuk reşçilerini seçmişlerdir. larını kâh titretmege, kâh dehşetli bir ateş Finlândiyadan Nardling, Herme ve içinde yakmağa devam etmiştır. Nistrum, İsveçten Kadiye, Estonyadan Sıtmayı tedavi ve sıtmahlan kinin ve Neo, Budapeşteden de Zambari ile Taşiğne ile kurtarmaktan ziyade bu havalide nadi geleceklerdir. Geçen sene Yunan festival heyeti bu sıtmayı yapan amillerle mücadele zaru eğlencelere iştirak etmemişti. Bu sene retindeyiz. Mücadele yapılmamış değil, Yunan heyeti de gelecektir. fakat itiraf etmelidir ki Sıhhiye Vekâle Balkan memleketleri payıtahtların tinin para ve teşkilâtı bu işi başarmağa daki vagonli şirketlerinden Belediyeye kifayet etmemiştir. Elâzizin bir ova kö gelen mektublarda buralarda şimdiden yünden geçiyordum. İlkbaharın ılık gü birçok kafilelerin tstanbula gelmek üneşinde ısınan köylü kümeleri yerine tem zere hazırlanmakta oldukları bildiril muzla ağustosun faslı müşterekini teşkil miştir. eden günlerde ve güneşe karşı olan du Hazine avukatlarinîn var diblerini sıtmalı çocuklarla dolu bulgezintisi dum. Güneşte hararet derecesi 50 yi bulHazine avukatlan bugün Yakacığa duğu halde gene titremekte olan bu yavrulardan birkaç tanesi nöbet devresini a giderek hep birlikte yemek yiyecek ve şarak ısınmağa başlamış bitab bir halde, eğleneceklerdir. güneş altmda kavruluyordu. Günden, saAnkara Valisi şehrimize atten bihaber bu yavrular akşamın yak geliyor Iaştığını hiç bilmiyorlardı. Onlann hasta Ankara Valisi Nevzad Tandağan iki ruhları üzerinde gurubun rengi o kadar ay mezuniyetle birkaç güne kadar şehkasvetli, manzarası o derece hazindir ki rimize gelecektir. biraz evvelki cismanî ihtilâcı, derunî ve Nurullah Esad tetkik seyaya asabî bir buhran haline getiriyor. Annesi gelip yalvardı: Çağam (çocuğum) kah (kalk). Anan kurban, itin olam, seni yatıram, iyi olursun. Güneşte kahrsan sağalmazsın. Yavrucak hem mümanaat ediyor, hem de çok üşüdüğünden şikâyet ederek bir parçacık ısınmak için müsaade ko parmak arzusile çırpmıyordu ve nihayet feryad ve figanla annesini müdahaleden vazgeçirtti ve kızgın güneş altmda Asyanın en büyük ve kütlevî zevklerinden biri olan ısmmakta devam etti. Ne hazindir; güneş Asyadan doğduğu halde Asyaya asırlarca ya gün nasib olmamış, ya nasib olan gün yakıcı bir hararet içinde geç miştir. Galatasaray karakolu 80,000 Hraya Sümer Banka satıldı Vekillerin seyahati şad da Ankaraya gidecek ve orada bu mesele üzerinde toplantılar yapılacaktır. Sanayi Umum müdürü Reşad dün evvelâ İstanbul Vali vekilüe ve sonra da telefonla Ankara Valisi Nevzadla görüşmüş, petrol ve benzin satışları üzerinde ittihaz edilen mukarreratı bil dirmiştir ve bu arada kumpanyalann hatine çıkmıyor satışları ve perakende satışlar hakkınSümer Bank Umum müdürü Nurul daki bazı vaziyetleri de valilere söylelah Esadın, bazı tetkikat için Londra ve miştir. Berline gideceği bazı gazeteler tara Saffet Arıkanın tetkikleri fmdan yazılmışsa da bu haberin aslı olMaarif Vekili ve Dahiliye Vekâleti madığı anlaşılmıştır. vekili Saffet Arıkan dün beraberinde İstanbul Vali vekili Şükrü olduğu halECNEBÎ MEHAFtLDE de Yakacığa giderek bazı tetkiklerde İngiliz General konsolosu bulunmuştur. ŞEHIR tŞLERl Temizliğe itina ediliyor Belediyece, şehrin temizlık işleri etrafında tedbirler almmasına devam edilmektedir. Bu arada bazı dairelerin noksan olan amele kadrosu da takviye olunmaktadır. Evvelce sokak süpüren ameleye on beş, arabacılara on yedişer lira ücret verilmekte idi. Süpürgecilerle arabacıların ücretleri tevhid olunarak amele ücreti yirmişer liraya çıkarılmıştır. Asfalt yapılan bir yol gidiyor Atlantik tecrübe seferleri tstanbuldaki konsoloslann en kıdemlisi olan İngiliz General konsolosunun, İngiltere hükumeti tarafından başka bir vazifeye tayin edildiği yazılmıştı. ts tanbuldaki konsoloslar heyeti tarafınMüthiş sıcaklar dan bu ayrılma dolayısile Parko İki gündenberi İstanbulda müthiş sıtelde bir öğle ziyafeti hazırlanmış ve ziyafete Başkonsoloslann en kıdemlisi o caklar devam etmektedir. Sıcak, dün, lan Iran Başkonsolosu Ferruh riyaset et şiddetini büsbütün artırmıştır. Hararet, gölgede 33, bazı yerlerde 35 miş ve bir nutuk söylemiştir. dereceye çıkmıştır. Fransızlarm millî bayramî 35 derece sıcaklığa İstanbulda ender Fransızlarm millî bayramı münase tesadüf edümektedir. betile temmuzun 14 ünde Fransız sefaretinde bir resmi kabul tertib edilecektir. Gece de, Ünyon Fransez kulübünde bir süare verilecektir. Belediyece Perapalas arkasmdaki yolun asfalt olarak tamirine karar verilmişti. Bu yol muvakkaten nakil vasıtalarına kapanarak tamir edilmeğe başMaliye Vekili Avrapaya gidiyor lanmıştır. Ameliyat bittikten sonra BeyMaliye Vekili Fuad Ağralı dün An oğlu ciheti seyrüseferi buna göre tan karadan şehrimize gelmiştir. zim olunarak nakil vasıtalarmm aşağı Fuad Ağralı bu akşamki trenle tedavi inişlerine burası tahsis edilecektir. için Avrupaya gidecektir. Trtîhal Idare Müdürümüz Lutfi Mostann validesi bütün ihtimamlara rağmen son günlerde şiddet peyda eden hastalığmdan kurtulamıyarak dün Ankarada irtihal eylemiştir. Arkadaşımıza ve merhumenin diğer evlâdlarma en samimî taziyetlerimizi arzederiz. Amerkan elçiliği müsteşarı On beş senedenberi memleketimiz de bulunan Amerikan elçiliği müsteşarı M. Shaw, "Vaşingtonda, Hariciye Nezaretinde mühim bir vazifeye tayin edildiğinden dün Amerikaya hareket etmiştir. r Aydın Dikiş Yurdundan mezun olanlar MÜZELERDE Hekimbaşı odası Bazı gazetelerin, Topkapı sarayında «îbni Sina eczanesi» ismile bir eczane açıldığı hakkmda verdikleri haber doğru değildir. Topkapı sarayında öteden beri <Hekimbaşı odası> diye bir oda vardır. Eskiden Hekimbaşı bu odada oClipper (Amerikan) Caledonia turur, Padişahlara mahsus ilâclar da hareket esnasında burada yaptırılırmış. Ibni Sina ihtifali yor. münasebetile bu oda ecnebilere göste Tayyarenin kaptanı Wilcoxon, Cale rilmek istenilmiştir. Haber bundan ibadonia'nın pazartesi günü Foyne'e hareket rettir. Bu daire bundan sonra da He edeceğini ve giderken takib ettiği yoldan kimbaşı odası ismile muhafaza edile cektir. gideceğini beyan etmiştir. Muharrem Feyzi TOGAY Cumhuriyet Nüshası 5 kuruştur. seferleri mütekabilen yapan (İngiliz) tayyareleri Nevyork 10 (A.A.) Caledonia ismindeki ingiliz deniz tayyaresi dün saat 19.40 ta Longisland'dan Port Washington'a gelmiştir. Caledonia bu suretle Irlanda Nevyork hava seferini bitirmiş olu Son Aobne şeraiti Aydın (Hususî) Bura Dikiş ve Biçki Yurdu tedrisatını bitirmıştir. Bu münasebetle Halkevi salonlarında zengin bir sergi açmıştır. Sergide, Türk kızlarının başardıkları muhtelif şekildeki işler ve gösterdikleri muvaffaki yet halk tarafmdan alâka ile seyir ve takdir edilmiştir. Senelik Altı aylık Üç aylık Bir aylık Türkiye için 1400 Kr. 750 » 400 > 150 » için 2700 Kr. 1450 • 800 > Yoktur Haric

Bu sayıdan diğer sayfalar: