20 Temmuz 1937 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3

20 Temmuz 1937 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

20 Temmuz 193? CUMHURİYET General Franconun elçisi Barem kanununda tadilât yapılacak Hitlerin yanında Garb dillerine vâkıf meIhtilâlci Ispanya ile Almanya arasmda bir ticaret muahedesi imzalandı Madrid 19 (A.A.) Cumhuriyetçilerin bir tebliğinde harbin başlangıcından bugüne kadar vukua gelen hava muharebelerinin en şiddetlisinin pazar günü saat 19 da vukua gelmiş olduğu beyan olunmaktadır. Tebliğde ilâveten deniliyor ki: Harbe iştirak eden tayyarelerin miktan mühimdi. Muharebe, pek çetin oldu. Çift satıhlı bir avcı tayyaresile, yedi Fiat, bir Heinkel tayyaresi ve ecnebi markalı yedi tek satıhlı tayyare düşürdük. yerek şu suali sormuştur: « Hamburg'dan Alman vapurlarile İspanyaya silâh gönderildiği doğru mu • dur?» Hariciye Nazırı Eden bu sorguya şu cevabı vermiştir : « Meseleden haberimiz vardır. Bazı gemiler bayraklarını değiştirerek îs panyaya silâh çıkarıyorlar. Ancak bunu yapan yalnız bir taraf değildir.» Yavan şiirin mes'ulleri Peyami Safa Bilmem hangi Fransız veya İngiliz muharriri: «Yırmi yaşında herkes şairdir.» demişti. Fakat, Fransada da, Ingilterede de bu hakikatin en az farkında olanlar, yirmi yaş gencleridir ve içlerinde şiir yazanlar az, neşredenler daha azdır. Bu nisbeti bize göre koyuyorum. Bir istatistik yapılsa, yirmi yaş gencler arasında en çok şiir yazan millet rökorunu bizim kazanmamız ihtimali vardır. Parmak hesabınm şiire getirdiği kolaylık, birden onbire kadar doğru saymasını ve «kadın» la «tadm» kelimelerinin kafiye olduğunu bilen her gence, kalbinin her kımıldanışını edebiyata manzum bir müjde gibi yetiştirmek cesaretini veriyor. Serbest nazım, iki üç sene süren bir salgmdan sonra iflâs etmemiş olsaydı, şiirin bu yeni âkilbaliğlerini parmak hesabı zahmetinden de kurtaracaktı. Ben aruz taraftarı değilim, fakat hiç şüphe yok, bugünkü yirmi yaş şiirinin bolluğundan birinci mes'ul hece veznidir. Çünkü Türk nazmının aruzdan heceye geçişi, şiirin kendi bünyesine aid bir telâkki inkılâbından doğmadı. Bünyevî hiçbir değişikliğe uğramadan, ayni vücudün elbisesini değiştirmeğe benzer bir şekil istihalesinden ibaret kaldı. Bu inkılâb, edebî olmadan evvel içtimaî ve siyasiydi: Ziya Gökalpın sosyoloji kafasından, merkezi umumiden ve Türk ocaklarından doğuyordu. Ortada şiirin özüne aid bir dava, estetik bir münakaşa yoktu. Sadece millî veznin hece olduğu iddia ediliyordu. O devrin en önde gelen şairleri, bilfarz Yahya Kemal ve Ahmed Hâşim, biri millî olmamayı, öteki de millî olmayı hiç hatırlarından geçirmeden, aruzda kaldılar. Sonraları en millî manzume, îstiklâl marşı, aruzla yazıldı. Hecenin m,üdafaası, edebiyatın içinden ziyade dışında yapılıyordu ve parmak hesabı, ancak içtimaî ve siyasî zaferini kazandıktan sonra, daha genc edebiyat nesillerine kendini kabul ettirdi. Şiir telâkkisinde estetik bakımdan büyük bir fark olmadığı halde veznin değişmesi, ortalığı mânicilik ve türkücülük nev'inden adî folklor nazirelerinin doldurmasile neticelendi. Dünyanın her tarafında hakikî kültür edebiyatı haricinde telâkki edilen ve ancak etnografya bakımından tetkike lâyık görülen halk şiirleri, bizde halis millî nazmın örnekleri yerine geçti. Bu kapital hatanm mes'uliyetini, edebî meselelerde bilgisinin ve görüşünün darlığma rağmen müdahalesini bu sahaya kadar uzatan Ziya Gökalpa ve arkadaşlanna yüklemekte zerre kadar tereddüd edilmemelidir. Hece vezni Türk şiirine yanlış ve ters bir kanaldan geldi. Merkezi umuminin ısmarladığı bu kostümü Türk nazmının bünyesine uydurmak için dünyanın en acayib provalarından biri yapıldı: Elbise değil, vücud kesilip biçildi ve muhtevayı şekle feda etmek hatasına düşüldü. Vezinle şiirin bünyesi arasındaki intıbak buhranı, hecenin ilk devirlerinde, mâni tarzında bir sürü yavan tekerlemelerin millî şiiri temsil etmek cür'etini artırıyordu. Bugünkü mekteb kitablarında, şiirle Sultanahmedde yeni mozaiklar bulundu Mozayıklarla beraber bir kaç da salon keşfedildi murlar terfi edecekler Ankara 19 (Telefonla) Devlet memurlarının maaşlarını tezyid ve tadiline dair olan 1452 sayılı kanunun bazı maddelerini değiştirmek ve bu kanuna bazı maddeler ilâve etmek üzere hazırlanan kanun projesine yeniden bazı hükümlerin ilâvesi için tetkikler yapılmaktadır. Devlet memurluğuna ilk defa girmek istiyenlerin menşelerine, tahsü ve va sıflarına göre bu derecelere kabulleri hakkında projeye yeni bir madde ilâve olunacaktır. A Ortamekteb mezunu olanlar ve ortamekteb mezunu olmayıp da memurin kanununa göre memur olabilecek ler on beşinci dereceye 10 lira aslî maaşla. B Lise veya muadil mekteblerden veya orta tahsille ayni zamanda mes lek tahsili veren en az beş yıllık mes lek mekteblerinden mezun olanlar 14 üncü dereceye 15 lira aslî maaşla. C Lise derecesinde bir tahsille en az bir senelik meslek tahsili yapmış veya kurs görmüş ve yahud beş yıllık meslek mektebi tahsili üzerine en az iki yıllık daha yüksek bir mekteb tahsilini bitirmiş bulunanlar 13 üncü de receye lise veya Muaîlim mektebini bitirdikten sonra imtihanla orta tedrisat muallimliği ehliyetnamesi almış o lanlar Maarif mesleğine bu derece ile alınabilecekler 20 lira aslî maaşla. D Beş seneye kadar yüksek tahsil mekteb mezunlan 12 nci dereceye yüksek tahsil müddeti üç seneden az olan memurların eksik müddetleri üst dereceye terfi etmeleri için doldurma ları lâzım gelen müddette ve üç sene den fazla olanların fazla geçen her seneleri kıdemlerine eklenecektir (12nci derece 25 liradır). E Altı senelik yüksek mekteb mezunlan 11 inci dereceye. 30 liradır F Yüksek tahsilini yurdda yaptıktan sonra ecnebi bir memlekette mu ayyen bir meslek için ihtısas tahsili veya yurdda lise tahsilini ikmal et mekle beraber ecnebi bir memlekette yüksek tahsili üzerine muayyen bir meslek üzerine ihtısas yapanlar, ihtı saslarmı yurdda salâhiyettar bir heyet huzurunda ispat edenler 10 uncu dereceye. 35 liradır G 15, 14, 13, 12 ve 11 inci derecelere kabul edileceklerden bir, onuncu dereceye gireceklerden iki garb dilini iyice bildikleri Vekiller Heyeti kararile Ankarada teşkil olunacak komisyon huzurunda imtihanla sabit olanlar bir derece mafevk memuriyette. H Devlet memuriyetine alınırken lisan bilmedikleri halde memurken garb lisanı öğrendikleri veya lisana vâkıf oldukları için memurluğa girerken bir üst dereceye kabul edildikten sonra bir garb lisanı daha öğrendikleri G fıkrasında gösterilen heyet huzurunda sabit olanlara, aid olduğu Vekâletçe ve nizamnamelerle tesbit olunacak müd detlerde bir defaya mahsus olmak üzere nakdî mükâfat verilecektir. J Tahsil derecesi itibarile daha yüksek bir dereceye girmek salâhiyetini haiz olduğu halde açık yer olmaması dolayısile aşağı derecede bir memuriyete alıananlardan ehliyetleri görülenler girebilecekleri dereceye ilk açık yer olduğunda tercihan tayin edileceklerdir. Projenin Meclisin bu toplantısında çıkması muhtemeldir. Eden'in sözleri Londra 19 (Hususî) Hariciye Nazırı Eden Avam Kamarasında beyanatta bulunarak şunları söylemiştir: « İngiliz teklifleri akim kalırsa bitaraflık sistemi tamamile suya düşecektir. Akdeniz can damanmızdır. Bunu bir defa daha tekrar ederken bu sözlerimin Kızıldenize de şamil olduğunu bildirmek isterim.» General Franco'nun elçisi Hitler'in yanında Berlin 19 (Hususî) G e n e r a l Franco tarafından Berlin sefaretine tayin edi]en Marki de Magaz bugün Berline gelmiş ve Hitler tarafından kabul edilmiştir. Ihtilâlci Ispanya ile Almanya arasmda ticaret muahedesi Londra 19 (Hususî) Almanya ile General Franco bir ticaret muahedesi imzalamışlardır. Muahede en ziyade mazharı müsaade millet esasına dayanmaktadır. Berlinden bildirildiğine göre bu muahede ahkâmı mucibince Almanya Bilbao civarındaki zengin madenlerden is tifade edecektir. tngiltere elaltından General Franco'ya yardım mı ediyor? Londra 19 (A.A.) Avam Ka marasında işçi meb'us Dalton, İspanyol harbine temas ederek General Franco galib gelirse îngilterenin Akdenizdeki münakalâtının tehlikeye düşeceğini söyliyerek demiştir ki: tspanyaya yapılan silâh « İngiliz zırhlılarından bir çoğu kaçakçılığı Franco'ya taraftardır. Ve Fransız mat Londra 19 (Hususî) Avam Ka buatında yer bulan bazı rivayetlere gö marasının bugünkü celsesinde bir meb'us re, ingiliz petrol gruplan General Franİspanya hâdiseleri hakkında izahat isti co'ya mühim ikrazatta bulunmuşlardır. hiç münasebeti olmıyan bu kolay nazım örnekleri talebeye millî edebiyat misalleri diye gösterildiği için, basit vezin ve kafiye oyunlarını her beceren çocuk derhal Üç senedenberi, Sultanahmedde Araskaleme yapışıyor ve mekteb kitabındaki ta sokağında hafriyatla meşgul olan proerneklerinden daha güzellerini yazabilifesör Baxter, son günlerde yeniden bir yor. çok mozaik, ilk Bizans devrine aid bir çok sütun ve sütun başhkları, ziynet maHece davası, ortaya hiçbir gün hakikî kamında kullanılması yahud içki takımşiir davası olarak çıkmadı. Bunun etralarından olması muhtemel birçok küçük fında söylenen şeyler politıkadan ve içtitipte çanak, çömlek, heykelcik gibi şey maî mülâhazalardan ibaretti: «Halk ve ler meydana çıkarmıştır. münevver ayrı ayn iki dil konuşuyor. OHariciye Vekâleti siyasî müsteşan lamaz» dendi. Belki veya şüphesiz olaMenemenci oğlu Numan Rifat ile şehmazdı. Fakat bu ikiliğin kaldırılması için rimizde bulunmakta olan Atina sefirimiz folklorla kültür edebiyatı arasındaki farRuşen Eşref dün akşam hafriyat mahal« kın topyekun inkâr edilmesi gibi fahiş line giderek tetkikatta bulunmuşlardır. bir hataya düşmek şart değildi. DünyaMozaiklerin temsil ettikleri resimle nın hiçbir tarafında folklor, muasır ve rin ekserisi boğuşma, yahud fil ve kap canlı bir edebiyat çerçevesi içinde mütalan, sırtlan ve geyik, ejderha ve timsah lea edilmez. Hele bunun kültür şiirine örresimleri, muhtelif *v tablolarını, ibadet nek olduğu görülmüş ve işitilmiş birşey ve ilâh tasvirlerini göstermektedirler. değildir. İlkmekteblerden Üniversite kürBu mozaiklerin yanıbaşlarında ve alt sülerine kadar sıçrıyan bu fahiş hata, seviyeleri hizasına gelmek üzere büyük bizde etnografya ile eski ve yeni edebiyat tarihinin ayni ihtisas zümresi içine sokul birkaç da salon keşfedilmiştir. Gerek bu salonların, gerekse bu son mozaik kısımmasından da ileri gelmiştir. larının üstünde Osmanlı împaratorluğu Hece davasmı yeniden ortaya hakikî nun ilk devirlerinde yapılmış bulunan şiir davas» şeklinde koymak zarureti ve hamamm su yolları mozaiklerin bir kısihtiyacı içindeyiz. O zaman Türk şiiri mını bozmuştur. Mozaiklerin yanıbaşında nin etrafım saran yanlış zanlar ve telâk gene 15 16 ncı asırlarda yapılmış bu kiler hakikî bir tasfiyeye uğnyacaktır. lunan bir medrese binası vardır. Moza Mekteblerde bütün edebiyat programla iklerin bu medresenin altına kadar temadî rınm değişmesile neticelenecek olan bir ettiği tahmin olunmaktadır. Hamamı teştasfiye yapılmadıkça, lise çocuklannın kil eden zemin seviyesinde bir de iskelet büyük millî şairlerimizden daha güzel zuhur etmiştir. Toprak tabakalarına ba • yazmalan garabetinin ve fecaatinin önü kılırsa bu iskeletin 17 nci asırlara aid olne hiçbir şey geçemez. Çünkü o zaman duğu zannedilmektedir. Yalnız buralarvezinle beraber şiirin ne olduğu da biraz da başka bir mezar veyahud bir türbe daha iyi anlaşılacak, dava siyasî plânın bulunmadığına göre bu iskeletin böyle dan en öz sahasına intikal etmiş olacaktır. tek olarak bir hamam duvarının altında bulunması hayreti mucib olmuştur. Bu saha, edebiyattır. Fransız parasmda istikrar Kudüsün taksimi projesi karşısmda PEYAMİ SAFA Irak Başvekilinin zevcesi Istanbulda Irak Başvekili Hikmet Süleyman Beyin zevcesi, Büyük Harb esnasmda Irak cephesinde büyük yararlıklar gösteren kıymetli kumandanlarımızdan merhum Mehmed Fazıl Paşanın kerimesi ve merhum Şeyhülharem Mü4ir Osman Paşa ailesine mensub olan Bayan Ha cer Dagestanî hemşirelerile birlıkte şehrimize gelmiştir. Haydarpaşa istasyonunda hükumeti mizin resmî bir mümessili, Irak sefiri Naci Şevket, Irak konsolosu Seyid Bey ve Osman Paşa ailesi efradı tarafından karşılanmışlardır. Yeni Fransız kabinesinin Filistin hıristiyan ArabMaliye Nazırı Bonnet'nin ları da protestoda beyanatı bulundular Paris 19 (A.A.) Paris Borsasında açılış sağlam olmuştur. Fransız eshamı üzerinde yapüan muamelelerde büyük bır revaç kaydedilmiştir. Bu revaç, yalt nız bu sabah Londra Borsasında celse bidayetinde frank kıymetinin yüksel mesile izah edılmez. Piyasadaki hertürlü vaziyete devletin maliye işlerinin ıslahma matuf olan yeni gayretler hâ kimdir. Varşova 19 (A.A.) Siyonist fır kaları tarafından Filistinin taksimine müteallik olan İngiliz projesine kaTşı protesto icrası maksadile gerek Varşovada, gerek eyaletlerde bir takım nümayişler tertib ve icra edilmiştir. Nümayişlere sabahleyin Yahudi mahallesinin merkezinde akdedilen bir mitingle başlanmıştır. Siyonist liderler, binlerce halka hitab ederek söylemiş oldukları nutuklarda Ingiltere Fransız Maliye Nazırının hükumetine ve taksim projesini şimdiden beyanatı kabul etmiş olan Yahudi teşekküllerine Paris 19 (A.A.) M. Bonnet, salı gü şiddetle hücum etmişlerdir. nü Nazırlar Meclisine tevdi etmek taHiçbir hâdise vuku bulmamıştır. savvurunda olduğu malî projeler hak Hıristiyan Arablartn protestosu kında M. Chautemps'le uzun uzadıya Kudüs 19 (A.A.) Şimal mınta görüşmüştür. M. Bonnet, matbuat mü kası hıristiyan Arabları meclisi, âli komimessillerine beyanatta bulunarak memleketten istemiş olduğu malî cehdin âdi serle Milletler Cemiyeti kâtibi umumi bütçede hakikî bir muvazene vücude liğine bir telgraf çekerek Filistinin tak getirilmesine medar olmuş olduğunu, simine müteallik olan tngiliz projesini ancak bu ilk cehdin kâfi olmadığını be protesto etmiştir. Hıristiyan Arablar, bilyan etmiştir. hassa Filistinin hıristiyan Arabları tara Nazır demiştir ki: fından himaye edilmekte olan makamatı « Bizim bütçe haricinde bir takım mukaddesenin tecriSini muhik gösterecek masarifimiz vardır ki bunlar 1937 se hiçbir sebeb mevcud olmadığını ileri sürnesi sonunda ve bütün 1938 senesi zar mektedirler. Bunlar, taksim keyfiyetinin fında hazineye birçok ağır mükellefi dınin esasını tehlikeye ilka edeceğini ilâve yetler tahmil edecektir. etmektedirler. Malî cehid bir kere ifa edildikten Kudüsün tahribinin ytldönümü sonra artık memleketten munzam hiç Kudüs 19 (A.A.) Kudüsün yıl bir mükellefiyet istenilemez. Şu halde masarifi kısmak, bir takım dönümü münasebetile 10 bin kişi, dün tasarruflarda bulunmak ve hazineye akşam Ağlamataşi önünde toplanmışlartahmil edilmiş bütün masarifi ciddî bir dı. Geçid, büyük bir intizam içinde ce kontrol altında bulundurmak mecburi reyan etmiştir. Halkı nümayişler icrasına yetindeyim.> teşvik için yapılan bazı münferid teşeb • M. Bonnet, âdi bütçenin vaziyetile büsler semeresiz kalmıştır. Zabıta, ihti fevkalâde bütçede yapılan tenzilâtm yatî bir tedbir olmak üzere Musevileri devlet eshamı hâmillerinin itimadmı Filistinin taksimine karşı doğrudan doğîade edeceğini beyan ve bu eshamın ruya mukavemet gösterilmesine davet ehalihazırdaki piyasasmın hiç de Fran den afişleri neşreden mes'ul siyonist li sanm kredisile mütenasib olmadığını derlerini tevkif etmiştir. ilâve eylemiştir. Nazır, sözüne devamla Izmirden sevkedilen şunları söylemiştir: « Esasen devlet eshamı meselesile mahkumlar pek hususî bir alâka ve ihtimamla meşİzmir 19 (Telefonla) Bugün İm gul olacağım. Şüphesiz vazifemiz a ralı ve Zonguldakta çalıştırılmak üzere ğırdır, çünkü millî müdafaaya mühim 31 mahkum vapurla İstanbula sevke miktarda mebaliğ tahsis etmek mecbu dilmiştir. riyetinde bulunuyoruz. Fakat herhalde Izmirin üzüm ve pamuk iktısadî ve malî kalkmma programım usul dairesinde tatbik olunacaktır.» rekoltesi îzmir 19 (Telefonla) Bu seneki üzüm rekoltesi 12,000 çuval olarak tah min edilmektedir. Evvelce 75,000 balya tahmin edilen pamuk rekoltesinin de kuraklık yüzünden ancak 45,000 balya olacağı anlaşılmıştır. Akşehir 19 (Hususî muhabirimiz den) Kazamızda Maliye işlerini tetkik etmekte olan Maliye kontrol me Paris 20 (Hususî) Paris Borsasının murlarından Nafi Duran, kaza Malmü bugünkü kapanış fiatları şunlardır: dürlüğünde Hazinenin senevî yetmiş Londra 131,30, Nevyork 26,45, Berlin seksen bin lira zararım mucib olan bir 1039, Brüksel 446, Amsterdam 1459,50, buğday koruma vergisi yolsuzluğunu Roma 139, Lizbon 119,35, Cenevre 607, meydana çıkarmıştır. Bu yolsuzluğun bakır 62 3/4 63 1/2, kalay 267,10, al mes'ulleri tesbit edilmiş ve haklarmda tın 139,11, gümüş 19,15,16, kurşun kanunî muameleye ba§lanmıştır. 23,15,7 1/2, çinko 22,16,10 1/2. Bu mozaikleri teşkil eden sahanın altında da muhtelif daireler mevcuddur. Gerek bu daire zeminlerinin, gerekse bu daireleri birbirine raptetmesi icab eden koridorlarda da mozaik veyahud eser ler mevcud olup olmadığı henüz malum değildir. Buralar daha büyük bir toprak tabakasile örtülü bulunmaktadır. Profesör Baxter'e göre Palais d'or ismi verilen bu saray, birinci Kostantin devrinden Tekfur sarayının inşa edildi ği son Bizans devrine kadar, Bizans împaratorlarına saray hizmetini görmüştür. Arasta sokağı imtidadınca uzanan mozaikler ise sarayın bir koridorunu, bu sene keşfedilen odalar ise koridorun nihayet lendiği büyük toplantı salonlarım teşkil etmektedir. Sarayın bulunduğu saha 600 metro murabbaı bir yerdir. Bu sahadan vilâ yet aygır deposuna giden yol da geçmektedir. Bu itibarla bu yol, bugün meydana çıkarılmış bulunan mozaik sahasını iki kısma ayırmaktadır. Mozaikların tamamile meydana çık ması için büyük ve yukanda ismi geçen medresenin de kazılması icab etmekte dir. O vakit 600 metro murabbaı bir saha işgal eden bütün mozaiklar tamamile meydana çıkarılmış olacaktır. Profesör Baxter dün kendisile görü şen bir muharririmize, gerek meydana çıkanlan mozaik, gerekse diğer hafriyat için şöyle demiştir : « Üç senedenberi devam eden bu hafriyatla henüz mesaimizin başlangıcındayız. Bu mesaimizin bizi böyle mükâ fatlandırmasında, Türk makamatının ve Müzeler İdaresinin gösterdiği kolaylık, alâka ve yardım da büyük bir âmil olmuştur. Bu sebebden dolayı çok müteşekki Amerika ordusunda yeni avcı tayyareleri NewYork 19 (A.A.) NewYork Tımes gazetesi, dünyanın en kuvvetli avcı tayyaresinin tecrübelerine başlanmış olduğunu haber vermekte ve arkalarında uskurları bulunan çifte motörlerle mücehhez olan bu tayyarede bomba atacak aletler, altı mitralyöz bulunduğunu ve saatte 300 kilometro mesafe katedeceğini tasrih etmektedir. Tayyare, tamamen madenden inşa edilmiş olup on bin metro yüksekliklerde yapı lacak muharebeler için ısıtılacak kompartimanları vardır. Mes'ud bir evlenme.. Milletler Cemiyeti ve Hatay anlaşması Londra 19 (A.A.) Avam kamarasında Milletler Cemiyeti hakkında bu müessesenin ölüm halinde bulunmadığını söyliyen Eden, Milletler Cemiyeti paktı mucibince deruhde edilen vecibelerin artmlması ve azanın da çoğaltılması lâzım geldiğini söylemiş ve demiştir ki: « Milletler Cemiyeti müessir olmakta devam ediyor. İskenderun meselesinin halledilmiş olması bunun bir delilidir.» rim. Şimdi Palais Dor sarayını teşkil eden bütün sahayı temizleyecek ve 1000 senedenberi topraklar altında kalmış olan bu hazineleri meydana çıkaracağız. Her sene meydana çıkardığımız eserlerden ka bili nakil olanlar müzeye gönderiliyor. Kabili nakil olmıyan mozayik gibi şey ler, havanm tesiratından ve yağmurlar dan bozulmamalan için, hafriyah tatil ederken evvelâ bir kat balmumu örttük ten sonra bes parmak kum, onun üzerine de dört parmak çimento döşetiyoruz. Tabiarile bütün bu saha temizletildikten sonra gelecek olan yüz binlerce seyyahın bu hazineleri görebilmeleri için, bunların açık olması icab edecektir. Bunun için de üzerlerine bir bina yaDtırılıp bir müze haline a;etirilmesi icab eder.» Profesör Baxter'ir maiyetinde üç însriliz asistanı, bir Alman profesörü, ikisi Türk olmak üzere yedi nezaretçi, 95 de amele çalışmaktadır. • fngiliz Sovyet deniz anlaşması Londra 19 (Hususî) Geçen cumartesi günü Sovyetlerle İngiltere ve Almanya ile İngiltere arasında imzalanan yeni deniz anlaşmalan bugün neşredilmiştir. Sovyet îngiliz deniz anlaşmasınm U zakşarktaki deniz kuvvetlerine de şamil olduğu anlaşılmıştır. Akşehirde 80 bin liralık bir yolsuzluk meydana çıkarıldı Kıpkırmızı kesilen göl Roma 19 (A.A.) Gazeteler, Prenta Alpmda kâin Tavel gölünün 15 tem muzda kıpkırmızı kesilmiş olduğunu nakletmektedirler. Bunun hususî bir takım protozoerlerin anî olarak inficaBaşmuharririmizin küçük kızı Nilüfer rına atfedilen mevsime aid bir hâdiseden ileri gelmiş olacağı tahmin edil Nadi ile Merkez Bankası kontrolörü Emektedir. Hâdise, hususî bir ilmî heyet tem îzzet Ayaydının evlenmeleri münatarafından tetkik edilecektir. sebetile evvelki akşam Perapalas salon larında parlak bir suvare verilmiştir. Bu Fuad Ağralı Marsilyada Marsilya 19 (A.A.) Türkiye suvarede güzide ve kalabalık bir akraba Maliye Vekili Fuad Ağrah îstanbuldan ve dost kiitlesi hazır bulunmuştur. Salonlar, genç çifte gönderilen yüz buraya gelmiştir. PARİS BORSASI lerce mutena çiçeklerle bezenmiş, bü ketlerle süslenmişti. Bir taraftan mükemmel bir caz davetlileri eğlendirirken di ğer taraftan misafirler salonlarda yer yer kurulan zengin büfelerde izaz edilmiş lerdir. Suvare çok nezih ve çok samimî bir hava içinde sabaha kadar devam etmiştir. Paris beynelmilel hukuk haftası başladı Paris 19 (A.A.) Paris beynelmilel hukuk haftası, Alliance Française binasında Reisicumhur M. Lebrun'un riya setinde açılmıştır. İkinci reisliği neza retsiz nazırlardan M. Villette deruhde etmiştir. 26 milleti temsil eden 550 murahhas hazır bulunuyordu.

Bu sayıdan diğer sayfalar: