17 Ekim 1938 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4

17 Ekim 1938 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CUMHUKIYET 17 Birinciteşrin 1938 KüçUk hikâye Toprak ( Kitablar arasında") Fransada müstakil resim Kapmm eşığme oturmuş. Artık ıslanmaktan korkmuyordu. Sanki yağmurun perdesinden öteleri görecekmiş gibi uzaklara dalmıştı. Ah bu yağmur. Bir sene evvel, kuraklıkta, yağmur duasma çıktıklan zamanı hatırladı. Dudaklarında acı bir gülümseme belirdi. Evet. Yağmur. İşte yağmış idi, bir haftadır da durmadan yağıyordu. Her taraf batakhk olmuş, mahsul bitmişti. Ovaya, aşağı taraflara gönderdiği uşaklar dönmemiştiler. Acaba bir kazaya mı uğradılar? Allahtan, kansı çocuklarile beraber Adanaya inmişlerdi. Yoksa... Ağa... Orada mısın? Buradayım. Seslenen herhalde Mustafa olacak. Sabahleyin, g.dip, Çukurovanm en çukur yerinde olan kulübesini, daha ziyade karısını görmek için izin istemişti. Onunla beraber, öteki uşaklar da gitmişlerd:. En önce dönen o oluyordu. Mustafa, doğrusu sadık bir uşaktı. Çiftci, bunları düşünürken, Mustafa, yağmurun sicimleri arasmdan, bir berber dükkânının kapısındaki kamış perdeyi aralar gibi göründü, geldi, tek kelime söylemeden, ağasınm yanma diz çöktü. Anlattı. Aşağı tarafları su basmıştı. Kulübeye yaklaştığı zaman, karısını, damm üzerine çıkmış, etrafa «Mustafa! yetiş!» diye bağırır bulmuştu. Mustafa «dayan, geliyorum> diye seslenince kadın, sevincinden ellerini ona doğru uzatmış, bu ha reket ona muvazenesini kaybettirmiş, damdan suya düşürmüştü. Ve Mustafa, orada, gözlerinin önünde, dünvada biricik kimsesi olan karısınm boğulduğunu, biraz sonra da tek dikili ağacı olan kulübesinin çöktüğünü, yağmura rağmen kuru gözlerle seyretmişti... Yağmur tütünü bol, kibriti kalmamış tiryaki bir çöl yolcusu nasıl biten sigaradan berikisini yakarak ateşi devam ettirirse, öyle devam ediyordu. Ve Mustafa, kalkıp, bata çıka, ağasınm yamna dönmüştü. Ağanm dudakları kıpırdandı. Sonra ellerini yüzüne sürdü. Mustafa, onun bu hareketinden, karısma fatiha okuduğunu anladı. O da onun gibi ellerini yüzüne sürdü. Başını gökyüzüne kaldırdı. Fakat ya s mur, hayalinde bile gökvüzüne uçan bir ruh göstermiyecek kadar sıkı yağıyordu. Tam bu esnada, müdhiş, tarif edilmez, sanki yüzbin manda ayni zamanda böğürüvormus gibi bir ses duvuldu. İki adam bakıstılar. Bu sesin ne demek ikisi de biliyorlardı. Fakat yine izah etmek ihtiyacını duydu : A«a. dedi. Ceyhan geliyor. Günlerdir durmavan yağmura, TöroFun eriyen karları da ilâve olunca, Ceyr>=i durur mu? Elbette tasar ve çeİT Nitekim, daha ses gelmeden, çiftçi ile Mustafanm bulunduğu tepe bir adacık haüne gelmişti. Onlar farkmda değillerdi. Etraflarını göremiyorlardı. Lâkin anlamakta gecikmediler. Yanlarmdan, tâ ayaklarının dibinden, bir sürü vahşî hayvanlar, birbirlerinin ve onların mevcudiyetlerine bile aldırmadan geç:p gidiyorlar. tekrar dönüyorlar, gittikçe darlaşan bir daire çiziyorlardı. Ağa ile Mustafa bunlardan korkmuyorlardı. Onlar da, mahlukatm en yırtıcısı olan insanlardan çekinmiyorlardı. Ceyhan geliyordu... Ceyhan... Bu en büyük ve müşterek düşman. Ağa, Mustafaya işaret etti. Su, diz kapaklarına yükselmis.ti. Kalktılar, kulübenin kapısmı kapadılar. îçerden, merdivenle. çalıçırpıdan ve direklerden. bir nevi sal gibi yapılmış çatıya çıktılar. Şimdi, kulübenln duvarlarma, selin sürüklediği ağaç gövdeleri toslar vuruyordu, ve her seferinde damın üzerindekiler, yuvarlanmamak için tutunmağa mecbur oluyorlardı. Bu ne kadar devam etti? Kimbilir? ölüm dakikalarında zaman bazan o kadar uzar ki, belki bes dakika... Bazan da o kadar kısalır ENDÜLUS GECELERİ Şımdiye kadar çevrilen ıihrnlerin en güzelı, Danslar, şarkılar ve Ispanyol kıtaralan arasında büyük bir aşk ihtıras filmi. Yazan : Fikret Adil *Güzel San'atlar Akademisi neşriyatından» ki, belki bir gün... Zaten ıslandıklarını Mütercimleri: ve acıktıklarmı duymadıklarına nazaAhmed Muhib ve Cahid Sıtkı ran bütün hisleri ibtal edilmiş idi. KolGüzel San'atler Akademisi, san'at haklarmı veya bacaklarını destere ile kesseler acı duymazlardı. kında değerli eserler neşretmek suretile Bir aralık, altlarındaki dam harekete son senelerdeki verimli faaliyetine bir kat geldi, sallandı, tos vuruşları durdu. Ku daha hız vermiştir. Bu arada, «Fransada lübe yıkılmış, dam, yüzmeğe başlamıştı. müstakil resim» adlı birinci cildi bir ay evBunu insiyaklarile anladılar. İnsiyakla vel çıkmış ve bu sütunlarda bahsedilmiş rı harekete gelir gelmez, korunma hisolan eserin, ikinci cildi de, papyekuşe üzeleri de uyandı, iki adam birbirlerine barine ve 73 resmi havi olarak basılmış ve kıştılar. Mustafa içinden düşünüyordu. Dam. intişara çıkanlmıştır. San'at ve bilhassa bir sal halinde yüzüyordu. Acaba hcp modern san'at hakkında Türkiyede heHolivud'dan yazıhyor: böyle yüzecek mi? Çalıçırpı zaten gün men hemen ilk eser olan «Fransada müsBurada son zamanlarda garib vazi lerdir ıslanmış, ağırlaşmıştı. Üsterk de, takil resim» büyük bir boşluğu doldurucereyanla, şurasmdan. burasmdan kopu yor. Bir vakitler inkâra ve en şiddetli hü yetler hasıl olmağa başladı. Meselâ esyor, bulundukları satıh gittikçe daralı cumlara uğramış olan modern resim, bu kiden azgın atlar sırtında görmeğe alışyor. daha uzun müddet iki kişiyi çeker gün dünyada değerini kabul ettirmiş ve tığımız kovboyların kitare gibi romantik mi? AŞanın beline bir tekme vursa, damçalgılardan hazin sesler çıkarmalarına, da yalnız kendi kalır, ve kurtulmak ü Türkiyede de akademimizin tedrisat pro ötedenberi zalim rol'.erinde seyretmeği midi artar. Artar amma, kurtulup ta ne gramma girmiş bulunuyor. Bu san'atin itiyad edindiğimiz hainlerin mazlum şaholacak? Niçin kurtulacak? Biricik kim geniş halk tabakalarile temasını temin için siyetleri temsil etmelenne, komiklerin sesesi kansı, tek dikili ağacı kulübesi su yapılması lâzım gelen şeylerden biri de larda boğulup, yok olmadı mı? Halbu bb'yle bir eser ortaya koymaktı. Yirminci yircilere sonsuz gözyaşları döktürecek ki Ağasınm karısı, çoluğu. çocuğu şehir asrın Floransa'sı Pariste doğan ve devri vazifeler deruhde eylemelerine, dansöz deler... O ölürse, ağlayacaklar. Kpndi nin bütün ruhunu aksettiren bu yepyeni lerin raksı terkedcrek alelâde birer facia veya komedi aktrisliği etmeğe başlamalaölürse arayanı, soranı olmayacak. Eğer ikisinden birinin kurtulması lâzımgel safha, bu kitabda bütün etrafile tetkik e rına şahid oluyoruz. Sonuncu vaziyete se. herhalde, bu hak, kendsinin değil. dilmekte, onun bütün yaşıyan üstadları, diğerlerinden daha bol misaller getirebiHem fatiha okumasmı da bilmiyor. A derin bir surette tetkik ve tahlil edilmek liriz: Ruby Keeler, Gingers Rogers, Ağası elbet, karısma olduğu gibi, ona da tedir. îkinci cild Matisse'den Segonzanc'a lice Fay, Dixie Dunbar ve saire.. okur. kadardır. Fred Astaire'in ebedî partöneri olarak Mustafa, al... Modern resmin babası sayılan Cezan kalacağını sandığımız Ginger Rogers Bu ses. Mustafayı kendine getirdi. ne'ın yaptığı inkılâb, Fauve'ler yani «vah «Artistler pansiyonu» ve «Gizli izdi Baktı. Ağası, koynundan bir somun çı şi hayvanlan> adını taşıyan ve en cür'etvaç» filimlerinde Holivud'un en hassas karmış. yansını kopararak kendine uza kâr grupu teşkil eden san'atkârlar, sonra, ve en zeki komediyenleri mertebesine tıvordu. Mustafanm. karısınm ölüsü. kuKübistler, ve nihayet daha yakın zaman yükseldi. Bu kordelâlalarda Ginger dans lübesinin yıkılısını kupkuru gözlerle seyreden bakışlannı, yağmurdan gayri lara doğru gittikçe itidale ve klâsiğe avdet etmek için bir defa bile ayağını kaldır bir şey nemlendirdi, dudaklarmda tuzlu ihtiyacını duyan ressamlar v.s. hepsi bu madığı halde ne filim amilile rejisörü, ne kitabda mekteblerile, dünya ve san'at gö de seyircileri inkisarı hayale uğratmadı. bir ıslaklık duvdu, boğuk bir sesle : Karnım tok. sakla Ağa, belki lâzım rüşlerile, ferdî liyakatlerile ve herbirine Keza Ruby Keeler de öyle!. aid ayn ayn resimlerle anlatılıyor. olur. Al Jolson'un muhterem refikası Ruby Müellifleri, Adolphe Basler'le Char bir musahabe esnasında bana: Diyerek, kaldırdı, kendini, artık büsbütün küçülerek daralmış olan dam les Kunstler, san'atte aşın yenilik yap Fakat, dedi, bu değişmeyi istiyen dan, suya attı. Bir battı, çıktı, bir da mak istiyenlere ve herşeyi inkâr eden ben değilim.. Stüdyonun hâkimleri.. Son ha... Fakat bir el ensesine yapışarak ihtilâlcilere karşı biraz şiddetli tenkidlerRuby Keeler defa R. K. O. şirketüe akdettiğim mu onu damm üstüne çekti. Ağası ona: de bulunmakla beraber, esas itibarile çok kaveleyi imzaladığım vakit ileride çevilınıp Barbara Stanwick*e verildi. «Şika Koca öküz, ne yapıyorsun?.. bitaraf görünmektedirler. Ve filvaki eser receğim filimlerden hiçbirinin mevzuunu go yangını» ile «Çılgtnlıklar revüsü» nde Diyordu. Şimdi Mustafa hüngür hünFransada neşredildiği zamanlarda birçok ve orada hangi rolü deruhde edecegimi şarkıyı ve dansı kat'î şekilde terketmesiSÜr ağlıvor, ve iki lokma arasında «Agürültüler koparmıştı, lâkin eserin bitaraf bilmiyordum. Yapacağım eserlerin dans ne meydan bırakılmaksızın kendisine akğam... Ağam...> dive mırıldanıyordu. vc ilmî değeri ve müelliflerinin ileri görüş Iı kordelâlardan başka birşey olacağına trislik meziyetlerini gösterebilmesi imkânı *•* Dam. sarsıldı. Durdu. Yağmurun per lülüğü ve hükümlerindeki isabet tasdik e kat'iyyen ihtimal vermiyordum. Halbuki verildi. bakın netice ne oldu.. Maamafih bu şedesi yırtıldı. Gökvüzünde yedi renkli dilmişti. Diğer taraftan Dixie Dunbar'ın temsi bir kuşak belirdi. Ağa ile Mustafa, topEser, çok güzel bir dille tercüme edil kilden son derece memnunum.. Çünkü etmesi münasib görülen bir facianın b rağa avak bastılar. Ayaklarının dibin miştir. Mütercimler, tükçeye ve fransızca önürnde yeni bir ufuk açılmış bulunu de. Cukurovadan, sular, geldikleri gbi ya tamamen hâkim iki değerli şair ve mu yor.. Doğrusunu isterseniz senelerdenbe rolünü kabul etmediği için mensub oldu ekilivordu. Ilık bir günes. sanki yara harririmiz olan Ahmed Muhib ile Cahid ri hep revü eserleri yapmaktan ve sahne ğu şirket tarafından kontratı feshedilerek tılan bu dünvada yalnız başlarma oıan Sıtkıdır. Kitaba yazdıklan mukaddemede ile beyaz perdede mütemadiyen tepin kumpanya ile alâkası kesildi. Ona inşad ve hitabet dersleri alarak aktrisliğe ha ki kisinin enseierini sncıklıvordu. Ya eseri aynen tercüme ettiklerini, metne a mekten bıkmışhm. Onlardaki rolüm ica zırlanması söylenmişti. Dixie gencliğinin vas. vavaş ciftliein oldu&u ver eö'ünzamî sadakati gösterdiklerini de bildir bı arasıra acıklı sahneier yaratmak lâzım dü. Cftci. elile isaret ederek: kıymettar saatlerini bu şekilde geçirmeğı mektedirler. Böyle bir eserin türkçeye ter geldiği zaman bu ufacık değişiklik fevka Favdi. dedi. gidelım. razı olmadı ve yukarıda bahsettiğimiz fecümesinin nekadar zor olduğu da aşikâr lâde hoşuma giderdi. Onun için sade bir Ne vaoacağız Ağa? lâket başına geldi. dır. Çünkü dilimizde resim ve san'at ıstı dans kuklası olarak değil hakikî bir ak Yer.iden işe baslavacağız. Marjorie Weaver ismindeki yeni bi lahlan henüz taayyün etmiş bir halde de tris vaziyetinde görüneceğimden dolayı FIKRET ÂDİL artist ise gayet tuhaf bir hile ile rejİ3Örün ğildir. Tercüme ederken bir de bunları duyduğum memnuniyet sonsuzdur. Yirmi bulmak işi vardır. Nitekim mütercimler en sekizime bastım. Bu, bir insan hayah için dikkat gözünü çekti. Dans mektebinden salâhiyetli Türk san'atkârlarile de konuş fazla sayılmasa da bir dansöz için ol çıkar çıkmaz ona bir revü filminde küçük bir dansöz rolü verilmişti. Diğer dans Evlenme Genç Orman mühend;s mak suretile türkçemizde en münasib kar dukça ilerlemiş bir yaştır. lerimizden Orhan Sağnakla Mürvet A şıhkları bulmuşlardır. Ruby'nin dansı bu kadar kolaylıkla eden kızlar grupu sağ ayaklannı kaldı rırken Marjorie mütemadiyen sol ayağıtılın evlenme törenleri Cumartesi akşaÇok nefis bir surette basılmış olan bu terketmesine mukabil Ginger Rogers'e mı Turing Palas salonlarında güzide danı, kızlar grupu sol ayaklannı kaldırırken rakıssız bir rolü kabul ettirmek epeyce vetliler huzurile icra edilmıştir. Tara eseri, bütün münevverlere tavsiye ederken müşkül olmuştur. Lâkin tecrübeler mu o sağ ayağını kaldırıyordu. Sahne vâzı bu kadar güzel ve değerli bir eseri türkfeyne saadetler dileriz. hiddetlendi, genc kızı platodan dışarı atçeye kazandırmış olduğundan dolayı Gü vaffakiyetli neticeler verince Ginger, bundan sonra Fred Astaire ile çevireceği tırdı. Fakat Marjorie güzel ve meharetl zel San'atler Akademisini ve mütercimleri sinemada kordelâlara da fazla mükâlemeli sahne bir kız olduğu için büsbütün açıkta kaltebrik ederiz. madı. Kendisine danssız başka küçük rolier koydurmağa çahşmaktadır. bupln 2 büyük film birden Simdilik M. G. M. şirketile Fox ler verildi. Yakmda hiç şüphesiz diğerleri kumpanyası Elaenor Po\vell ile Alice gibi Marjorie başrolleri temsil edecek bir MEVLİD Eski Sadrazam merhum Fay'ı ayni sekle sokmakta tereddüd gös aktris olarak meydana çıkacaktır. JEANETTE MACDONALD, Müşir Cevad Paşanın biraderi merhum •Jt Bir zamanlar pek tutmuş bir artistFerık Şakir Paşanın eşi merhume Ba termektedirler. Çünkü Elaenor henüz ALLA JONES ancak dört filim çevirdi. Fakat buna rağ ken birkaç senedir yıldızı sönmüş gibi yan Sare İsmetin ruhuna ithaf edilmek üzere Teşrinievvelin 21 inci cuma günü men gelecek eserinde ancak dört dans görünen Georges Bancroft yeniden parlamıştır. «Denizaltı kahramanları», «Aöğle namazını müteakıb Eminönündeki sahnesi bulunacaktır. Yeni Camide mevlidi nebevî kıraat Alice Fay vaktile Broadvvay'daki bir çık yüzlü melekler» isminde iki filim vüTürkçe Sözlü ettirilecektir. kabarede dans numaraları yaparaktan cude getirdiği gibi yeni bir kordelâ daha GARY COOPER, yetiştiği için eski mesleğinden birden çevirmeğe başlamıştır. Bu eserde kendiMADELEIN CARROLL uzaklaşmak istemiyor. Onun için «Bu sine Jackie Cooper partöner olacaktır. benim işimdir!» filmindeki rolü ondan a Filmin adı «Gangster'in çocuğu» dur. Güzide operatörlerimizden Nöönümüzdeki Çatşamba akşamı roşirürjiyen Dr. Cemil Şerif Baydur tarafından neşredilen bu kitab, memleketimiz tababetinde daha yeni yer tutmakta olan bu sinemaları birden : r bahis hakkında çok mükemmel bir Meşhur dansöz eserdir. Bütün meslek mensub • lanna ve tıb talebesine tasviye olunur. tkbal kütübhanesinde saBUyUk ve emsalsiz filml tılmaktadır. SıNEMA RADVO aksamki program j İSTANBUL: 18,30 daas mıısikisi (plâk 19 konJerans: Prof. Salih Murad (Fen musahabeleri) 19,30 karışıfe mıısikl (plâk) 19,55 borsa haberleri 20 Hamiyet Yüceses ve arkada^ları tarafından Türk musildsl ve halk şarkıları 20,40 ajans haberleri 20,47 Ömer Rıza Doğrul tarafından arabca söyİ€v 21 saat ayarı, Bedriye Tüzün: Şan, stüdyo orkestrası refakatile 21,30 Darüttaliml musiki heyeti: Fahri Kopuz ve arkadaşları tarafından 22,20 hava raporu 22,23 keman konseri: Liko Amar, piyanoda Sabo 22,50 son haberler ve ertesi günün programı 23 saat ayan, İstiklâl marşı, son. Dans etmekten bıkan artistlerin akibetleri Ruby Keeler, Ginger Rogers, Alice Fay, Dixie Dunbar danssız filimlerde, komedilerde ve facialarda roller almaya başladılar Bu gece şehrlmizln muhtellf semtlerindeki nöbetçl eczaneler şunlardır: İstanbul ciheti: Eminönunde (Hıiseyin Hiisnü), Alemdarda (Abdülkadir), Küçükpazarda (Bensa son), Kumkapıda (Asador), Şehzadebaşmda (Universite), Karagümrükte (Kenıal). Aksarayda (Şeref), Fenerde (Emilyadi), Samatyada (Rıdvan), Bakırköyde (İste pan), Şehreminlnde (Nâzım). Eyübde (Arıf Beşer) eczaneleri. Beyoğlu ciheti: Tünelde (Matkovlç), Yüksekkaldırımda (Yenikopulos), Osmanbeyde (Şark Mer kez), Kasımpaşada (Müeyyed), Hasköyde (Sadık Akduman), Parmakkapıda (Kemal Rebül), Galata Topçular caddesinde (Ylçepulos), Ortaköy, Arnavudköy, Bebek eczaneleri. Kadıköy Modada (Nejad), Altıyolda (Namık), Büyükadada (Şinasi Rıza), Heybelide (Halk), Üsküdarda (Imrahor). Beşiktaşta (Vidln), Beykoz, Pasabahçe, A. Hisar eczaneleri. NÖBETÇİ ECZANELER Evlenmeler Hazin Bir ölüm Samsun sabık Belediye Reisi, Hacı Hüseyin Zade damadı, Güzel San'atlar Akademisi sabık müdürü merhum Namık Ismailin ağabeğisi, emekli topçu yüzbaşısı Hüsnü Yeğece, mübtelâ olduğu hastalıktan kurtulamıyarak henüz genç yaşmda dün vefat etmiştir. Cenazesi bugünkü Pazartesi günü saat on birde Nışantaşmda Şişli Sıhhat Yurdundan kaldınlacak. Cenaze namazı Beşiktaş Sinanpaşa camiinde kılınacak ve Yahyaefendi Dergâhındaki makberi mahsusuna defnedilecektir. Bu bedbaht aile üç sene evvel kıymetli evlâdı Namık Ismaili kaj'betmişti. îkinci evlâdının da bu suretle ziyaı cidden pek acıklı bir felâket olmuştur. Cenabı Hak felâketzede ailesine sabırlar versin. *** trtihal Sirkecide Meriç oteli müsteciri merhum Hasköylü Osman Ağanın refikaları merhum kaymakam Ibrahim Beyin ve Paris oteli müsteciri Hakkı Beyin anneleri Büyükadadaki ikametgâhlarında irtihali dâribaka eylemiş tir. Cenazesi motörle nakledilerek nama TX bugün ikindiden sonra Eyüb Sultanda kılınarak aile kabristanına defnedileceğinden arzu edenlerin Eyüb Sultana teşrifleri rica olunur. r v Ölüm Yeni çıktı Edebî kıymeti yUkseİTölan bir kltab Her Güzelliğe Aşık Muh arrlr I Ateş Böceği c Mevlid Nefis hikâyeler, ince görüşler, cazibeli seyahatlar İZZET 288 MELİH ASI GENERALİN SON EMRİ «ikbal» ve « Haşet Urolog Operatör sahiffe 1OO kuruş Satış yeri: Nöroşirürji bahisleri Pr. Betıaeddin LOtfi Yarnalı Böbrek, mesane, idrar ve tenasül yollan hastalıklan mütehassısı. Beyoğlu • îş Bankası karşısı Emimevruz sokak 10 Pananiya ap. No. 2 . Telefont 42203. SÜMER ve TAK8IM IMPERIO ARGANTINA' nın Holivudda çevrilmejja başlanan yeni filimler 1 şerefine Gala Müsamerelerl HALK OPERETÎ Beyoğlunda (Eski Çağlıyan) Halk Opereti tiyatrosunda pek yakında M. Yesari, Seyfeddin Asalın eserlerile başlıyor. Telefon: 40335 1938 Hazıranmda Venedık'tc yapılan filim müsabakasında Franse adma gönderılerek birincilik mübâfahnı kazanan BiZ Belki artistlerin ismini Henüz tanımıyorsunuz: Şöhretlerinİ YUksek Kabiliyetlerini HenUz Duymadınız SiZE HABER VERELıM : traş biçaklan veJ I LET traş rnakineleri iki ayn parçadır. Bunlar , birleşmeyince mükemmeliyef • temin olunamaz " Ü GÜNAHKÂR KIZLAR Genc kız AMMÜ roiünde [ Holivudda 1939 senesi filimleri için hummalı bir hazırlık ve faaliyet başlamıştır. Bu kordelâların içinde Greta Garbo'nun baş rollerini oynıyaca^ı c Madam Curie » ve « Aşk okadar basit bir şey değildir ! » eserleri de vardır. «Madam Curie» meşhur Radyum mütehassısı Fransız kadınınm hayatmı tasvir etmektedir. « Aşk okadar basit bir şey değildir ! » ise tamnmış bir Rus romanmdan iktibas edilmıştir. Bu münasebetle İsveçli yıldızm Holivud'dan gazetemize mahsus olarak gelmiş son resmini basıyoruz. Bir San'at ve Deha Abidesidir. K o m e d i g e n ç v e ÇARŞAMBA akşamı M E L E K sînemasında Française'in en ^ ü z e l y ı l d z ı ve e n Doktor nnnrn r o l ü n d e HUbbH ERTUĞRUL SADİ TEK Tiyatrosu Taksim Abide karşısında Bu gece OTELLO 5 perde esere bir salon orkestrası refakat eder. Tel. 40099

Bu sayıdan diğer sayfalar: