10 Ocak 1940 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4

10 Ocak 1940 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CUMHURfYET ÎO îkineıTcânnn 1940 Jf || Küçük hikâye Piyango bileti Gedikpaşa f Nerıme pencerenin önünde gözlerini yahatler, mücevherler... Fatma yorgun bir hareketle yün işini karanlığa daldırarak: Paris batakhanelerinin esrarengiz maceralarla dolu hayatlarını gösteren film masanın üzerine bırakmıştı. Yavaşça: Eğer çıkarsa, diye, mırıldandı. BÜYÜK OPERA MÜSTESNA GALASI Saat on bir dedi. Yatsak... Küçük masanın başında yün bır erkek Nerime silkindi, hayretle kızkardeşine süveterini bitirmeğe uğraşan Fatma: Bizde o talih var mı? diye mırıl baktı. (Scala de Milan) dan (Scala de Milan) dan Nasıl yatmak mı? On ikiye kadar dandı. ve bütün Scala de Milan artistleri... Dekorları... 300 figüranı... Nerime döndü. Masaya yaklaştı. Abla beklemiyecek miydik? GELECEK PROGRAM: Orkestraları... Ve dehakâr artist Kızkardeşi biraz öfkeli: sının yanına bir iskemle çekti, oturdu. Is Otomobille paraları getirecek olan kemleyi çekerken gürültü yapmıştl. Fatma göz kenarlarındaki buruşukları çoğal bayii mi? tan bir tebessümle genc kadına baktı: Diye alay etti ve ayağa kalktı. Fakat Yavaş Nerime, dedi. lhtiyar gene birdenbire olduğu yerde kaldı. Nerime tavanı vuracak... de kapıya kulak vermiş hareketsiz duru2 Eüyük filim birden Nerime bunu duymamış gibi, vaktinden yordu. Bir otomobil gürültüsü oldu... Sonevvel yıpranmış solgun yüzünde hafif bir ra kapının önünde telâşlı adımlar ve niMeshur Kompozitörün hayatına, eserlerine ve aşklarma dair çevrilen tebessüm dolaşarak gözleri ümid dolu de hayet zil üstüste çalındı. İki kızkardeş baLİDA BAROVA BRUCE C A B O T Küçük TONI en güzel ve en büvük bir filmdir. Bu filmde Scala de Milan'm hakikî vam ettı: kıştılar. Sonra Nerime ileriye doğru atılsahnesinde çevrilmiş, AİDA, RİGOLETTO, TROVATORE, LA TRAVIATA Ayrıca: Son tiünya haberlerl O zaman bu mel'un şişleri elinden dı. Fatma da birdenbire heyecana düştü. G ü n d ü z v e ç e c e 8,45 t e 2 fılım b i r d e n parçalarını görecek ve dinli\»:ceksiniz. Cidden bediî bir ziyafeti musikiye atarsın. Ihtiyan da evden defederiz. Bir llk defa «acaba?» diye, ümidle titredi. İlâyeten: EKLER Jurnal son dünva haberleri. Yerlerinizi evvelden aldırım de büyük ikramiye çıkmalı... O zaman bu Taşlıkta konuşmalar oluyordu. Sonra ^m evde kim kalır değil mi? Bir apartıman Nerime arkasında iki adamla girdi. Birialsak... Dört kat, şey... Ust katta oturup nin elinde kocaman bir çanta vardı. Genc Memleketimizde yapılan filmlerin en mükemmeli ve büyük edibimiz İlk defa olarak beraber sinemada ovnadıkları ve alt katlan kiraya versek bize yetişir... kadın ablasına doğru atılarak yüzü heyeRESAD NURİ GÜNTEKİN'in en güzel eseri PIERRE LARQUEY JULES BERRY ve ANDRE LEFAUR Ah o zaman bütün bu çektiklerimizin acı candan kızarmış, gözleri hayretle büyüile çevirdikleri sını çıkarırdık. müş: Fatma bu hülyalarla eğlenir gibi gülüm Büyük ikramiye diye, soludu. Altsemişti. Kısaca: mış bin lira alacağız, bize düştü, bize, Saat on dedi. Piyango çoktan çe( ARİSTOKRATLAR KULÜBÜ) bize!. Ben sana demedim mi? kilmeğe başladı. Bakalım bu sene de kim Aşk, halıhazır vakıaları, macera perestler filmi Eli çantalı adam gayet nazik, hürmetzengin olacak. kâr çantasmı masanın önüne koyuyor, ve Ve başını işine iğdi. Nerime gözlerile açmaya hazırlanarak: elektrik ampulünün etrafında dönen si Paralan şimdi takdim edeceğim enekleri takib ederek tekrar hülyaiarına fendim diyordu. dalmıstı. Sonra bileti getirdiler ve işte o zaman Nerime kendisini Fatmadan çok daha Büyük muvaffakiyetle devam ediyor. bedbaht hissediyor ve bu ümide dört eli hepsi büyük bir şaşkınlık içinde kaldılar. le sarılıyordu. Genc yaşmda kocası ölüp Nefime ile Fatmanın bilet numaMsı pide dul kalmca ablasının yanına, babadan yangoda 60 bin lira düşen numara dekalma bu iki katlı ahşab eve sığmmıştı. ğildi. Iki kızkardeş bilhassa birkaç parça miiŞimdi Fatma bütün ümidleri yıkılmış, cevheri ve eşyayı da satıp bitirelidenberi karanlık gözlerle tekrar çantasını kapaçok rhüşkülâtla geçiniyorlardı. Oldukça mağa hazırlanan ve telâş içinde: «Fakat görüp geçirmiş, refah nedir bilmiş insan nasıl olur, adres bu adres!» diye, söylei Dehada... Genclikte... Ve sevimlilikte birbirine rekabet eden iki yıldız: HARHY BAUER lardı. Onun için sefaletlerini daha derin nen bayie bakıyor, Nerime gözlerinde son, N Metro Jurnal son haberler hissediyor, ıstırab çekiyorlardı. Bir müd titrek bir ümid kıvılcımı, müthiş bir inSineması dettenberi komşuların tavsiyesi üzerine kisar içinde kıvranarak: E Yalnız 4,30 matinelerınde Her zaman olduğu gibi... evin üst katını kiraya vermeğe başlamış Evet, adres bu adres! diye tekrar M BUGÜN MATİNELERDEN itibaren tılar. Bu da onlar için başka bir azabdı. ediyordu. A yepyeni bir mevzuda müthiş Yukarıdaki iki viran odaya kiracı bulmak Bayiin arkasındaki adam bu feryada S ALİCE FAYE bir filme başhyor müşküldü. Buldukları ise bir iki ay ancak biraz müstehzi cevab verdi: barınıyor ve ekseri en az bir aylığı takaI TYRONE POWER Fakat ikramiye bu biletin değil... rak gidiyorlardı. lşte dört beş aydır ki Nihayet gene Fatma hatırladı. Zayıf kirayı muntazam almağa başlamıştılar. Bu yeni kiracı kambur, titiz bir ihtiyardı. bir sesle: Fransızca sözlii filmlerinde hoş ve kahkahah iki saat geçireceklerdir. Sakın yukarıdaki ihtiyara olmasın, Küçük Sahlebçioğlu Han Fazla söylenip şikâyet etmekten başka Çılgın maceralar... Nükte ve hareket filmi... Tahayyül dedi. kusuru yoktu. Aylığını çok muntazam veCumhurıyet gazetesinin ve bütün edilebilecek canlı ve eğlenceli bir mevzu Daha bu söz ağızlarından çıkar çıkmaz riyordu. neşriyatının İzmir başbavıliğıdır. iki adam odadan fırladılar. Merdıvenlere Yukarı kattan aldıkları aylık ve Fat doğru koştular... manın şuna buna ördüğü yün işlerile iki Evet ikramiye yukarıdaki o titiz, kamkız kardeş kıtkanaat geçiniyorlardı. Fatma mütevekkil, sessiz, bir kadındı. Genc bur ihtiyara vurmuştu. Bunu biraz sonra liğinde evli bir adamı sevmiş, bu yüzden memnun ve telâşlı aşağı inerken haber evlenmemişti. Hayatından pek şikâyet et verdiler. O gece Nerime yatağında çok ağladı. miyordu. Fakat kızkardeşi onun gibi değildi. Nerime daha kendini böyle bir ke O bir anlık müthiş sevincinden sonra bu nara atılıp kalmak için çok genc hissedi darbe genc kadına ağır gelmişti. Gene öyle yordu. Oldukça güzeldi. Hayatı seviyor parasız, sefil kaldıklarını ve yukarıdaki du ve bütün güzel, iyi şeylere karşı hırs ihtiyarın memnun, parası koynunda uyuDünyaya (I.EYLAKLAR ACARKEN) ve (R OSE MARİ) gibi em<sa!siz ask saWleri veren duyuyordu. Bunun için komşular bu sefer duğunu düşündükçe tırnaklarını etlerine yılbaşında muhakkak bir bilet almalarını, geçiriyordu. Fatma onun gibi ağlayıp sıztalihlerini denemelerini ısrarla söyledik lamadı. O kardeşinden çok daha sakindi. nin 3 üncü ve son en büyük şaheserini takdim ediyor. leri zaman ablası bütçelerinden eksilecek Bununla beraber yukarıdaki piyango zeniki buçuk liranın oldukça büyük bir rahne gini ihtiyarın bu harab evde kalmak isGangsterleri yakalamak için Ame I açacağını söylediği halde ısrar etti, da temiyeceğini, bir iki güne kadar çıkıp girikadaki polis teşkilâtımn en son yandı, ve nihayet bilet alındı... !şte şim deceğini düşünüyor ve tekrar aylarca kiicadı di de genc kadın bu bileti düşünerek göz racı aramak, uygun birini bulmak için çeKÂMİLEN RENKL* leri elektrik ampulüne takılı hülyalannı kecekleri müşkülât gözlerinde canlandıkbüyültmek, genişletmekle meşguldü. Ter ça uğradığı inkisarı unutturan bır sıkıntı sayesinde adaletin pençesinden temiz parke bir apartıman, leziz yemek ve azab içinde kalıyordu. Bunun içindir kaçan gangsterlerin nasıl yakaki sabaha kadar gözüne uyku girmedi. ler, ve renk renk kumaşlar... Evvelâ bu ile çevirdikleri bütün dünyayı hayran etmiş olan: landıklannı gösteren ve simdiye en lüzumlularını yaoacaklardı. Sonra sePERİDE CELÂL kadar gösterilen hevecanlı filimlerin en hevecanlı ve en meraklısı Pariste aylarca bütün insanları gülme hastalığına tutturan tekmil evlerden kederi, şehirlerden düşünceyi uzaklaştıran Holivudun üç büyük yıldızı Peride Celâl VİVİAN ROMANCE PIERRE FRESNAY IARKA SOKÂK HHAYDUD GEORGE A Z A K BUGUN B U A K Ş A M SUMER Sinemasında GABİ MORLAY'ın iştirakile KADIN O'BRİEN BENJAMINO GÎGLI MARIA GEBOTARI . Ç A L 1 N A N TAÇ Türkçe Sözlâ . Pangaltı AKIN Sinemasında AŞKTAN DAHA KUVVETü BATAKHANE ÇOCUĞU VERDİ ve AŞKLARI VİVIANE ROMANCE ELVİRE POPESCO I MACERA KADINLAR1 Yarın akşam S A K A R Y A Sinemasında CHARLES BOYER İRENE DUNNE TAKSIM Sinemasında Son günlerinden istifade ediniz. Yarın akşam S A R A Y »inemasında Sabahsız Bir Aşk Gecesi I ALKAZAR GANGSTERİN İTİRAFI T A N s Aşk ve Şöhret Şikago Yanıyor ROBERT ve MONTGOMMERY Izmirde Lsad i h s a n YAŞA ve SEV HAFTASI ROSALİNE RUSSEL f SAHESER ALEMDAR ve MİLLÎ sinemaları Bugünden itibaren: JEANETTE MAC DONALD ve NELSON EDDY Harry CareyDick Foranl Fotoğraflı Tabanca SEVİŞTİĞİMİZ GÜNLER JAKIE COPERin VALLACE BERRY CANBAZHANE ÇOCUĞU MELEK Sinemasında K A T H E R İ N E H E P B U R N GARY GRANT KAPLAN BEBE nin yarattığı biricik film BU AKŞAM BÜTÜN KALBLERİ ASK HEYECAN ve MERAKLA TİTRETECEK HARİKULÂDE BİR SAN'AT ŞAHESERİ Fransada 1939 senesi birincilik mükâfatını kazanan KAPLAN KRALIÇE L A LE Yarın akşamdan itibaren BIRAKILNIŞ KIZLAR BAŞ ROLLERDE: M A R C E L L E A N D R E NICHEUNE PRESLE JAKELINE DELUBAC C H A N T A L L U G U E T M O R E N O M A R G U E R İ T T E Ilâve: M I K I Salonlarını görulmemiş bir neş'eyle saracak, bir hayranhkla dolduracaktır. işitilmemiş Filme ilâve olarak: GRAF SPE BATIYOR. Montevideo önünde batan muazzam Alman zırhhsınm infilâkı ve BATIŞI bütün tafsilâ ile. Ve son FOKS dünya havadisleri gazetesi D I K KA T: Bu gece için loca kalmamıstır. Numarah koltuklar sababtan satılmaktadır. PAPAĞANve Jurnal aramızdan silinmiyecek. Onları unutama Şimdi işte hepsini biliyorum. Eskiden sizi görmeğe geldiğimiz gün söylediği Doğrusunu isterseniz, daha hicbiriyız. Sonra... Aylardanberi size karşı ıçim kendi yüzkaramı hatırladıkça sizin de sözler?.. Unutur muyum ben bunları?.. ni yapmadım. llkönce bir avukat bulmade bir hınc var. Evet, yanıldığım yerler böyle bir kızı alabilecek bir erkek oldu En sonunda benim ne diyeceğimi bile yı düşündüm. Fakat ayrılmak için bir sede olmuş. Pek çoğunda sizin hic bir su ğunuzu düşünüyordum. Kendimi biraz beklemeden, beyefendi, otomobiline at beb göstermek ister. Sizi lekelemekten çunuz yokmuş. Bu da doğru. Fakat ne daha üstün görüyordum. Onun için belki Iadı, gitti. Yoksa oracıkta boğaz boğaza çekindim; aramızdaki gürültüyü ortaya olursa olsun, birbirimizi çok fena tanı sizi de incittim. Bakınız, saklamıvonım. gelecektik. Bunu kendisi de anladı, bir çıkaracak olsam o zaman büsbütün herdık. Hele siz?.. Başkasınm piçini kendi Fakat hepsi bitti, hepsi değişti. Siz beni daha ortalıkta görünmedi. O gündenberi kesin diline düşeceğiz. Ondan korktum. çocuğu imiş gibi ortaya çıkaracak, her anladınız, ben de sizi... kendi kendimden büsbütün iğreniyorurn. Hastaneden çıkmanızı bekledim. Sizin Artık hepsini anladım, diyordu. lar gibi biz de sevişmiş olsaydık, bunlara kesten arta kalan bir kadını koluna alıp Ne olursa olsun, bunları unutama Bütün bunların hesabını soramadım, acısı avtıkatınızla benim bulacağım adam bir [Her sözünüze inandım. Aldanmışım. Be da katlanırdık. Ne yapahm, bırbirimiz herkesin yanına çıkacak düşkün, bayağı yız ki... nı çıkaramadım, diye... Yaşamanin tadı, araya gelsinler, ikimizi de maskara ol~ bir adam sanıyordunuz, beni... P^ra icin |nim aldandığım kadar sizi de aldatmış den vaz geçemi: oruz, derdik. Belki biz zaten, kalmadı benim için... Hele bu amaktan kurtaracak bir şekil bulsunlar. Neden unutmıyalım?.. Ben unutar. Siz de benim kadar zavallıymışsınız. de sevişebilirdik. Gene sizi bilmem. Fa hepsine katlanacak, diyordunuz. Bu ada tum bile... Siz neden unutamıyacaksınız? damı kendi elimle boğmazsam icim ra Beklediğime iyi etmişim. Yoksa sizi de boşuna yere lekelemiş olacaktım. Benim Satvet, acı acı güldii: kan ben sizi sevebilirdim. Belki de sev mın yüzüne artık nasıl bakabilirsir.iz?.. Ne suçum var benim?.. hat etmiyecek!.. için bu da avrı bir üzüntü olacaktı; bak Keşke. sizin yerinizde olsaydım. meğe başlamıştım bile... Böyle olduğu Benim için böyle düşünen bir kadınla ben Sizin suçunuz olmasa bile benim e Genc kadın yenibaştan sarsıldı: sanıza sizin de bir günahınız yokmuş, siz Benimki de pek hoşa gidecek gibi nuzu bilmiyordum. Yavaş yavaş anlaşır, de nasıl elele verip yaşarım?.. Olur mu limde değil. Yaşayamam, ben... Değer mi? diye kekeledi. Kan dök de benim gibi zavallı imişsiniz!.. leğil. Ne çektiğimi kendim bilınm. Fa günün birinde birbirimize candan, gönül hic?.. Muzaffer Bey!.. Benim gibi zavallı mek size yaraşır mı?.. tat siz, benden talihsizmişsiniz. Öyle di den eş oluruz, diyordum. Hepsi geçti, Satvet ölüm acıları içinde kıvranıyor bir kadını bırakıp nasıl gideceksiniz?.. Satvetin gözlerine bir sevinc doğdu: Orası benim bileceğim iş. Kan döpelim. Acıyorum. Pek yazık olmuş. Yal artık!.. Tanıştığımız gündenberi, bu kadu: Mademki ikimiz de zavallıyız. NeIçinize nasıl elverecek?.. Haniya geçen kenlerden nekadar ürktüğünüzü demin ÜIZ, bundan sonra artık bir daha birbi dar kısa zaman içinde çok çirkin hâdise Cok ağır sözler söylüyorsunuz Mu lerde, ölüm döşeğinde inlerken ben, ceden elele vermiyelim? Bana sorarsanız, •imizin yüzüne nasıl bakarız?.. Bir arada ler oldu. Birbirimize çok acı sözler söy zaffer Bey, dedi. söylüyordunuz. Benden de işte büsbütün sizinle kan koca olduğumu ancak şimdi zandır çek, demiştiniz. Söyleyiniz, bir ceaasıl yaşarız?.. Düşünüyorum. Bunu da ledik; çok acı çektirdik; çok incittik. Ya Sizi incitmek için söylemiyorum ki... zaya lâyık görüyorsanız, çekeyim?.. Siz iğrenir, soğursunuz. Fena mı?.. En son anlayorum. Kendime ancak sizin gibi bir !)ir türlii aklım almıyor. rın, birbirimizin yüzüne baktıkça bu acıDoğrusu bu... Başka türlü nasıl anlala kadın olsanız, başınıza böyle bir felâket söyleyeceğim bu, Satvet Hanım!.. Biz ar eş arayordum. Onu buldum artık. Zarar Genc kadın, birşeyler söylemek isti ları yeniden çekiyor gibi olacağız. Hep yım?.. gelse, ne yapardmız?.. Sizi lekelemeye tık kan koca gibi yaşayamayız. Bugıin yok siz bana nekadar kızgın olursanız oİrormuş gibi kıvrandı. Muzaffer bırakma onları hatırlayacağzz, hep onlan düşiineolmazsa yarın ayrılacağız. Birbirimize eş lunuz, ben sizden ayrılmak istemiyorum. Ben sizin için hiç de böyle düşün kimin dili varırdı?.. ceğiz. Birbirimizin yüzünü görmediğimiz lı; daha çabuk davrandı: medim. Düşünmüş olsam bile, yamldığı Sizi bilmem, fakat benim elimden zamanlarda bile gene o acile kendi ken Hepsi doğru... Hepsinde hakkınız değil, düşman olmak için yaratılmışız, Hiç bir kanun beni kocamdan ayıramaz, dimizi yiyeceğiz. Siz de öyle, ben de öy mı anladım işte... Şimdi büsbütün başka var. Ne yapayım, elimden gelmiyor. Yüz öyle anlaşılıyor. lyisi mi, ne olacaksa şım beni bu kadar tanıyan, anlayan bir adamı ^elmez, Satvet Hanım!.. Ben yasayahiç kimse elimden alamaz. ıam. Ne ben sizi seviyorum, ne de sizle... Hele ben çok kıskanc, çok ahngan gözle bakıyorum size... Benim pek kibirli yüze bakamayız, artık... Her yerde aıa diden olsun, daha doğru. eni... Bu kadar gürültüyü unutup gene bir adamım. Ne zaman sizinle karşı kar olduğumu söylerler. O kadar kendini beMuzaffer onunla barışmayı bir türlü Satvet, boynunu büktü; sustu. Sonra, mıza hep o Hüsameddinin gölgesi giref>ir arada yaşamaktan ne sizin kazancı şıya gelsem bütün bu başınızdan geçen ğenmiş bir kadın şimdi size, yalvarır mı kendine yediremiyordu. Demin biraz yusanki başkaları için konuşuyormuş gibi, j>ız var, ne benim!.. Ortada başka bir lerin hepsi bir araya toplanacak, yenibaş böyle?.. Yalan olsa bu kadar kücülur cek!.. Her yerde; otururken, konuşurken, avare bir sesle sordu: muşamış gibi göründiiğü için bile kendi tan gözümün önüne dizilecek!.. Yalnız mü?.. Unuttunuz mu?.. Eskiden de t y gezerken, yemek yerken... Yatağa girerebeb de yok. Nasıl diyeyim, haniya bizi kendinf" öfkelendi. Bu kadını hırpalamak, Avukat tuttunuz mu?.. Mahkeme incitmek, yaralsmak için artık ne yapasirbirimize bağlayan bir sevgi olsaydı, kaldıkça hep bunları kuracağım. Daya lemez miydim?.. Sizi, her gün biraz da ken... Dayanamam ben buna!.. Sonra, paniya her gün kavga ettikleri halde ge namam doğrusu... Amcanızın, Hüsamed ha yakından tanıyorum, her gün yeni bir hepsi bu kadar da değil. Ya amcanızın ye verdini^ mi?.. Bileyim de ona göre cağını bilmiyordu: : bir türlü birbirlerini bırakamıyan insan dinin, doğmadan ölen o çocuğun gölgesi, iyiliğinLzi öğreniyorum, demez miydim?.. ı bana yaptıkları?.. Geçenlerde hastanede I bari... İArkası var) Tefrika No. 52 Nakleden: KEMAL RAGIB

Bu sayıdan diğer sayfalar: