10 Nisan 1940 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3

10 Nisan 1940 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

10 Nîsan ÎS40 CUMHURÎYET SON HTABER Hâdiseler arasında omedie Française, îstanbulda, 2*] beğenmediğimiz Tepebaşı binavrupa milletleri ve medeniyeti Geçenki yazıda «Yaban» ın kahramanı verildi. Bu yüzden kızılbaş denen, Türksında oynadı. Binayı hiç beğeniçin, bir felâket olan bu harbin, miyenler temsili çok beğendiler. Sahne olan Ahmed Celâle «elinde Yakub menler, Yürükler, Tahtacılar gibi katıksız mes'ulünü göstermek maksadile Kadıiye denk bir kalem> var de Türklere müslüman nazarile bakmadılar. nin ve salonun biraz küçük, biraz eski olması ki Parisin birçok »öhretli tiyatro miştim. Hayır, Yakub Kadri kahrama A Ahmed Celâl, Bekir çavuşa bunlan her muharib devlet renkli bir kitab neşbinalan bundan daha küçiiktür ve daha caksın» diye. «Okun ucundan» nâsiri na söyleyip de onun kafasını aydınlatsaydın rediyor. Bu arada Lehistan da bir takım eski! temsilin, üç asırlık bir tiyatro an sıl yazardı? Nesrini nağmeye çıkararak, ya, hayır, söyliyemezdin, yazdığın defler vesikalar ihtiva eden bir beyaz kitab basanesine yarasan harikulâdeliğini bozma asabî bir eda içinde, cümlelerini ölçülü den belli, sen İlyadayı bilirsin, TevraU bi tırmıştır. Bu beyaz kitab, Almanyanın, Lehistalirsin, Yahudayı, Isadı. Perde açılıp da salonun ışıklan sön :ekerrürlerle ahenk dükten sonra, temsil biraz ilerleyince, se eştiren nâsir: «Mu sııııııııııınııiMiıııııınıııııııııııııııiııııııııııııııııııııııııınılıııiMs yı hep bilirsin, fakat nı kendisile beraber Sovyet Rusyaya karyircilerin kaçı Tepebaşı binasında oldu sanm asasım mı? i Yazan: i bunları bilmezsin, şı kullanmak için senelerce çalıştıktan sonra muvaffak olamayınca birdenbire siğunu hatırlayabilirdi ? Sahnenin de, sa Söyle, Süleymanın Bunları, yani lonun da, kendimizi Pariste farzetmemi mührünü mü, lskenİ onlardan daha evvel yasetini değiştirdiğini ve Sovyet Rusya ile Edirne 9 (Hususî muhabirimizden te lere ekmek, peynir, zeytin tevzi etmeğe ze mâni olabilecek, temsili veya bizi ra derin aynasını mı, birleşip Lehistana karşı cephe aldığını İ lâzım olanları. lefonla) Taşan nehir sulan dün gece başlamıştır. Seylâbzedeler 1248 kişi ola hatsız eden bir kifayetsizliği yoktu. San Karunun hazinele EllllllllllUllinifllllllllMlllllllllllllllllUIMIIIMIIMIIIIIIMIIIIIIIIII Köylünün «elham gösteriyor. Sovyetlere karşı beraber yü5,30 metreye kadar yükseldikten sonra rak tespit edilmiştir. atkârlar beraberlerinde elbiselerini getir lerini mi? Söyle... dülıllâh müslöma rümeyi ilk defa, 10 şubat 1935 te GöHava bu akşam açmıştır. Karaağac mişler, fakat Parisin meşhur Comedie Ne bileyim, ah ne bileyim...> bu sabahtan itibaren yavaş yavaş inmenım» deyişini istihfaf öyle mi? Defterinde ring, Mareşal Pilsudski'ye teklif etmiştir. 1933 ten 1938 e kadar, Alman devğe başlamıştır. Tunca, akşam 17 de 4,76, Edirne yolu açılmış, trenler muntazaman Française binasını Istanbula taşımağa liiAhmed Celâl de defterini aynı eda ile Mustafa Kemal, Mustafa Kemal diye boişlemeğe başlamıştır. Fevkalâde bir vazi zum görmemişlerdi. Miimkün olsa belki let adamları, muntazam ve metodik bir Meriç de 4,74 metreye inmiştir. dolduruyor: yuna Büyük Şefin ismi,geçer. Ankara ve ısrarla Almanyanın Lehistan topraklarınUmumî müfettiş General Kâzım Dirik, yet olmazsa sulann tekrar yükselmesi ih bunu da yaparlardı; fakat binanın orada «.... Dışanya doğru başımı uzattığım lstanbul gazetelerini dikkatle okuyup durtimali yoktur. kalması, içindeki büyük san'at cevheri vakit hiç sönmiyen bir liman fenerinin duğunu da yazarsın. 1920 nisanının da asla gözü olmadığını söyleyip durmuşVali ve diğer hükumet erkânı her tarafı nin buraya gelmesine mâni olmadı. Çün yeşil ve kızıl ışıklarını görüyorum. Bu, 23 ünde Büyük Millet Meclisinin açılış lardır. Bu dostluk teminatını verenler aradolaşmakta, vaziyet hakkında tedbirler Kadri Oğuz kü en iyi kaliteli bir Fransız sarabını kris benim ümidimin ışığıdır. Benim ümidim, programını okumadın mı? O, Şefin kendi sında, Hitler de vardır ve en kat'î şekilalmakta, emirler vermektedirler. EdirneEğe bölgesine yağan yağmur tal bir kadehten adi bir cam kadehe bo yağını nereden alıyor, fitilini kimler taze calemindon çıktı ve kendi tarafından tat de konuşan da odur. Filvaki, Hitler, 1933 nin bu defa uğradığı felâket çok büyiikIzmir 9 (a.a.) Evvelki gece baş şaltınız, lezzetinden ve kıymetinden hiç leyip yakıyor? Bilmem, bilmem...> (S = bik edildi. (Büyük nutuk, S = 273) Açı te, Almanyanın, Lehistanla mevcud muatür. Otuz, kırk senedenberi bu derece hedelere riayeti, kendisi için bir mecbulayan yağmur dün ve bu gece inkıtasız bir sey kaybetmez. 163) roman müellifin eseri olmalı, fakat ış mahsus cumaya tesadüf ettirilir. «Yev riyet addettiğini söylemiştir. Gene 1933 biiyük bir tuğyan olmamıştır. devam etmiştir. Yağmur bütün Ege bölTürkiyede iki ayn görüse sahib insan kendisi olmamalı. Romanda Yakub Kad mi mezkurun mebrukiyetinden istifade te, Hitler, harb olursa, bunun, komünizSon dakikaya kadar yıkılan evlerin sa gesinde yağmaktadır. Küçükmenderes, riyi bu kadar açık görünce romanın inan için.» Şef başta cuma namazı Hacıbay min Avrupaya girmesile neticeleneceğiyısı 174, kısmen yıkılannların sayısı da Gediz ve Bakırçay sularının yükseldiği var: Binacılar, muhtevacılar. Binacılar, ki mazrufun sartlannı zarfta dırma tarafı kalmıyor. ramda kılındı. Camiden Meclise tekbirler ni söylerken «Lehistan Asyaya (yani 164 tür. Kızılay, dündenberi seylâbzede bildirilmektedir. arayanlardır, sarabın lezzetini ve kıymeSonra romanın esas düğümündeki çü e, tehlillerle, kurbanlar kesilerek gelini Sovyet Rusyaya) karşı bir ileri karakoltini bardağın kalitesinde bulurlar; billur rüklüğe bakın: Altıntaş harbinden sonra yor. Sancakı şerif, Sakalı şerif, ilâhiler, dur» demiştir. Sonra, birçok defalar «Alkadeh içinde sirke içseler sampanya sa cephemiz çözüldü. Düşman ilerliyor, biz hatimler, dualar... manlarla Lehlere düşen müşterek vazinırlar. Bahtiyar insanlar!.. Fakat onların çekiliyoruz. Ahmed Celâl rasladığı üç Şef bunlara «o zamanın icabı» dedi. fenin, şarklıya (yani Sovyet Rusyaya) bu güzel kuruntusu, sarabın (ve kültü Türk zabitile uzun uzun konuşur. Belli Sen ise o zamanın içinde değilsin. öyle karşı medeniyet hududunun muhafazası» rün, san'atın ilâh...) tekâmülüne hiç bir kendi bulunduğu köy de tehlikededir. olaydın sen de Şef gibi din hissinden is olduğunu, Danzig ve Koridor meseleleşey katmaz. Muhtevacılar billur kadeh O zabitlere hüviyetini anlatsa onlar kolu tifade ederdin. Şef realisttir, zamanını bi rinin hiç bir ehemmiyeti olmadığını tekdüşmanı değildirler ama evvelâ şarabın nu Çanakkalede kaybeden bu mütekaid iyor. Halbuki sen... Realistlik nerede, sen rarlayıp durmuştur. Bu hava içinde, 26 (veya kültürün, san'atın...) kalitesini, on zabiti hürmetle alıp götürecekler. Fakat nerede? ikincikânun 1934 te, bir Alman Leh dan sonra kadehin (veya binanın) iyisini Ahmed Celâl ne hüviyetini söyledi, ne de Defterinin öğrettiği «acı hakikatler» ademi tecavüz ve dostluk beyannamesi ararlar. Bendeniz bunlardanım. onlarla gitti. Neden? den biri de asker kaçaklarıdır. On yıl as imzalanmıştır ki bunun hükmü 1944 e Kirli çıkınları içine büyük servet yıSebeb şu: «Beni cephenin arkasında bir kerlik yaparak gelen Şerif çavuş bile cep kadar devam edecekti. ğanlar vardır. Içi bos. kasanın insanı zen sakat hayvan gibi saklarlardı. Beyhude heye götüreceği bölüğü bırakıp kaçtı. Sen Almanya, böylece Lehitsanı tabirim Ankara 9 (a.a.) C. H. Partisi Bü Ankara 9 (Telefonla) Eski tekaüd gin etmiyeceğini evvelce de yazdım. Fa yere zabit çadırlarının bir sığıntısı olur kızdın: « Söyleyin ona hemen taburugörülsün kafese koyarak yük Millet Meclisi Grupu bu gün 9 / 4 / kanununa göre muhassas maaşlan 1683 kat para olunca kasanın lüzumsuzluğunu dum. Umumî hareket anlarında, karar na iltihak etsin, yoksa hakkında hayırlı 940 saat 1 5 te grup reis vekili Hasan Sa numaralı kanunla yüzde 10 zam yapıl iddia etmiyorum. Bizim kanunumuz çok ;âh kumandanlannın bir angaryası, bir olmaz.» Köyün en kıdemli askeri Bekir muahedesinin askerî ahkâmını yırttıktan, Ren gayriaskerî mıntakasını askerileştirkanın riyasetinde toplandı: masına rağmen tekaüd maaşlan arasında sade: Evvelâ muhteva, sonra bina. baş belâsı kesilirdim.» Ve Umumî Harb çavuş cevab verdi: « Adam sen de kim Bunun ikisi beraber de olabüir. Fakat dekı bir hatırasını ilâve ediyor: «Çölde kime, dum duma!» (S = 217) Yüz bine dikten, Avusturyayı ilhak, ÇekoSlovakRuznamede lstanbul meb'us'u Dr. Ge gene mühim bir nispet frkı vardı. Ve bu neral Besim Omer Akalının vefatile Hay. vaziyetin ıslahı hükumetçe ötedenberi ta muhtevaya verdiğiniz ehemmiyet, bina iken kuyruğu kesik bir köpek bizim alaya karşı yirmi binle başlıyan Sakarya cengi yayı beraberce parçaladıktan sonradır ki ilk defa 1938 birinciteşrininde sesini yüksiyet divanında inhilâl eden azalığa di • savvur ediliyordu. Yeni bütçede temin e ya verdiğinizden aşağı kalmasm. Yanm musallat olmuştu. Nereye gitsek beraber ni asker kaçaklarile mi kazandık? Yalnız seltmeğe başlayor. Bu tarihte, Alman Hağer bir zatın intihabı ve geçen grup umu dilen karşılık bu tasavvurun tahakkukuna milyon liraya tiyatro binası mı yaptırmak gelir, koğsak dinlemez....» «işte ben on benim bulunduğum Kastamonu havalisin riciye Nazırı Berlindeki Leh sefirine Danmî heyeti içtimaında adlî cepheden ihti imkân vermiş ve eski tekaüd maaşlarına isteyorsunuz ? Paranız varsa bir yanm den kırk binden fazla asker gitti. Kendi yaclarımıza karşı alınması lüzumlu go zamlar yapan lâyiha Büyük Millet Mec milyonu da tiyatro san'atırun tekâmülüne lara gitmiş olsaydım mutlaka bu köpeğe kendine yola dizilen bu askerin ne muha zigi Almanyaya ilhak etmekten ve Pobenzerdim.» (S =r 203) Ayıbdır, Ahmed meranya'dan şarkî Prusyaya bir otomorülen tedbirlere dair alâkadar Vekâlete lisine verilmiştir. aid ihtiyaclara veriniz. Yoksa, yanm milCelâl, kendine de iftira ediyorsun, ordu fızı vardı, ne kaçağı. Hayır, Ahmed Ce bil yolu yapmaktan bahsetmiştir. tevcihen Kastamonu meb'usu Abidin yonunuzun yansile elinizdeki binayı talâl, senin köyünden başka bütün halk bu1 inci maddesi mucibince eski kanuna Binkaya tarafından serdedilen mütalea Alman propagandası, bu> anî siyaset mir ediniz, yenileyiniz, öteki yansile de, ya da. Sen cenkte kolunu kaybederek ga nun son vatan cengi olduğunu biliyordu. göre maaş tahsis edilmiş olan mütekaid ziliğe ermiş muhterem bir zabitsin; ne ya Adliye Vekili Fethi Okyarın vereceği mümkün olduğu kadar, tiyatronun cevFakat senin köyün... Demek ki o köy bu değişikliğini hakh göstermek için, lngilve yetimlerin maaş, tahsisat ve zam kendini köpek yapmağa hakkın var, ne izahat vardı. terenin Lehistana garanti vermiş olmasıherini tedarik ediniz. halkın değildir. namile bu gün almakta oldukları miktaordu hakkında öyl« düşünmeğe. nı ileri sürmektedir. Halbuki İngiltere, Celsenin açılmasını müteakıb Avrupa Ankaradaki Tiyatro mektebi talebelerın yekununa yüzde yirmi beş zam olunSenin köyün gelen düşmanı yalnız za bu garantiyi Lehistana 6 nisan 1939 da Hem bir kolun yok ama pekâlâ silâh da harbinin bu günkü mühim ve müstacel rinin methini işittim. Temsillerini henüz masıdır. kullanıyorsun. Bütün köylüleri kendine rarsız değil faydalı bile görüyor. Top gü vermiştir. Almanya ise, 1938 birinciteşhâdiseleri hakkında izahat almak için görmedim ama zevkine güvendiğim dostEski hükümlere göre maaş bağlanmış lann sahidliği, Saffet Ankan zamamnda düşman ettiğin halde onlar seni neye linç rültüleri sayesinde kuşlar uçmuş da tarla rininden itibaren Lehistana karşı politigösterilen arzu üzerine Hariciye Vekili Şükrü Saracoğlu bu hususta alınabilen olan tekaüdlerden 1683 numaralı kanu kurulan bu mektebin muvaffakiyetlerine etmezler? lşte kendin yazıyorsun: «Her daki mahsulleri yiyememişler. « Sen kasını değistirmiş ve harbe sebeb olan tamalumata göre Danimarkanın kâmilen ve nun mer'iyetinden sonra vefat edenlerin beni inandırdı. Tiyatronun mektebine ve an beni neye linç etmediklerine şaşıyo öyle diyon emme bunların bize faydas) leblerini 1939 nisanına kadar, birkaç deNorveçin sahil ve dahilinde bazı şehirle yetimlerine de gene bu kanun lâyihasile rilecek en küçük emeğin binasına yapıla rum. Şimdiye kadar onlar tarafından her oldu. Görmüyon mu, hiç bir yanda kuştan fa tekrarlamıştır. lin Alman kuvvetleri tarafından işgal ayni nispette zam yapılmaktadır. Lâyiha cak en büyük masraftan fazla Türk sah hangi bir tecavüze uğramadımsa bu, si eser kalmadı, yoksa harman yerinde taBeyaz kitabın Sovyet Rusyaya aid olan edilmiş olduğu haberinin tahakkuk etti nın esaslarını bildiriyorum: nesinin tekâmülüne yaradığını ispat eden lâhll olduklarıml bildilılcıi içindi.» (S =~ ılt Kp v . » U r J ; . . (S 2 32) 1lik; AK. Ikim.i kısmı, daha ziyadc JıKKaıe uegcı. ğini bildirmiş ve bu malumat ve izahat 266) Demek tek kolun silâh da kullam med Celâl, sen yalnız saf değil açıkçası Lehistan, hiç bir zaman, Sovyet Rusya1. 1683 numaralı askerî ve mülkî te bir canb delil daha! üzerine Parti Grupunda hiç bir münaka kaüd kanununun mer'iyetinden evvelki yor ve demek senin silâhın cephede düş aptalsın. Köylünün o sözündeki katı alayı ya karşı Almanya ile beraber cephe "alAnlayışlı Valimiz, harbden sonra, Îsça cereyan etmemiştir. hükümlere göre bağlanmış olan tekaüd tanbulda da bir tiyatro konservatuan te mana değil köyde kendi vatandaşlarına anlamadın mı? Bizim köylü istihzasını mak istememiş komintern aleyhindeki gülmeden yapar. Bu halktaki alaycılığın Bundan sonra roznameye geçilerek ve yerim aylıklarının tahsisatı fevkalâde sis edebilir. Tasa değil, derse harcanacak müessirdir. pakta girmekten istinkâf etmiştir. Ayni Haysiyet divanında münhal olan azalık ve yüzde 10 zamlarile birlikte baliğ ol para helâl olsun. Fransada Antoine'ın bir Düştüğün bu tenakuzu anlamıyarak ebedî sembolü olan Nasreddin Hoca da jekilde, Almanyaya karşı da Sovyet Rusöyledir. Belli, sen yalnız köylümüzü deiçin intihab yapılmış ve bu seçimde en dukları miktarlara fevkalâde tahsisat olaya ile hiç bir anlaşmaya yanaşmamıştır. san'at devri açan serbest tiyatrosu, tem tekrar tenakuza düşüyorsun. Köylüler seğil bizim mubarek Hocamızı da, anlıyaçok rey alan Diyarbakır meb'usu doktor ~ 1939 mayısında Sovyet Hariciye korak yüzde 25 zammolunmuştur. sfllerine lüks bir binada değil, bir sarab nin silâhlarından korkuyordu öyle miî mazsınl Ibrahim Tali Öngerenin kazandığı riya miser vekili Potemkin, Varşovaya gittiği 2*. 1683 numaralı kanunda evvelki hü cı dükkânının arka tarafındaki çöplükte lşte düşman köye geldi, silâhlarını aldı, jsetçe tebliğ olunmuştur. Müteakıben kürDefterin «acı hakikatleri»... Eğer Ana zaman, hükumeti namına Leh devlet abaslamıştı. El ilânlannı bile, Antoine, ka şte gene kendin yazıyorsun: «Düşman süye gelen Adliye Vekili Fethi Okyar kümlere göre maaş almakta iken mezkur pı kapı dolaşıp kendisi dağıtırdı. Yıllar askerleri silâhlarımı aldıklan ^ünden iti dolu köyü defterin anlattığı köyse demek damlanna şu beyanatta bulunmak emrini adlî durumumuz hakkında uzun izahlar kanunun neşrinden sonra vefat eden teki halk hiç bir şey yapmadı, ne yaptıysa aldığını söylemiştir: da bulunmuş ve bu mevzu üzerinde söz kaüdlerin halen maaş almakta bulunan dan sonra binaya kavuştu. Evvelâ cere baren, ben onlann nazannda bütün kuv Şef yaptı. Fakat bu yalnız halka değil «Bir Leh • Alman müsellâh ihtilâfı halinalan bir çok hatibler adlî teşkilâtımız ve yetimlerin de yüzde 25 zam yapılmıştır. yan, sonra ampul. Elektrik cereyanı ol vet ve ehemmiyetimi kaybetmiş bulunu Şefe de iftiradır. Şef bütün nutuklarında mıyan bir eve dünyanm en kuvvetli am yorum.> (S = 266) Peki köylüler şimdi de, Sovyetler, Lehistana karşı, hayırhah bir adlî kanunlarımızın tecrübe ve tatbikat daima ve ısrarla bütün şerefi halka veri3. Hatay hükumetinden devredilen tetavır te hareket ittihaz edeceklerdir.» neticesi tebeyyün eden ihtiyaclara göre kaüd ve yetim maaşları ve 551 numaralı pullerini ve en güzel abajurlannı mı tak neye linç etmiyorlar? Demek ki bu senin yordu. Bunun mahviyet tarafı kendini tadili, bilhassa cezaevlerinin arzu olu kanundan istifade eden mütekaidlerle mak isteyorsunuz? Kâhin değilim ama silâhh oluşundan değilmiş. Linç etmeyi söylemeyişidir. Halk için söylediği ise ha Sovyet Rusya, 1939 ağustosunda Alhaber vereyim: Karanlıkta kalacaksınız! bırak, kılına bile dokunmadılar. Demek manya ile bir ademi tecavüz paktı imnan derecede ıslah ve ikmali hakkında kikatin kendiydi. 3255 numaralı kanun hükmünden müszaladıktan sonra da, Lehistana karşı bu Ankaranın Tiyatro mektebi İstanbula ki âlicenablık ve ruh büyüklüğü onlardamuhtelif fikir ve mütalealar serdeyle tefid bulunan yetimler bu kanun hükmüEvet hakikatin kendi. Vatanı dört ta hayırhah siyasetini değiştirmemiş, hatta dır. mişlerdir. örnek olsun. ne tabi olmıyacaktır. raftan saran «istilâ» ya karşı her yerde Alman Leh harbi başladıktan 10 gün Halbuki sen onları, ne kadar vahşi sa• PEYAMI SAFA Hatiblerin mütalealarında cevab ve halk kendi kendine, henüz Şef de Ana sonra, 1 1 eylulde Varşovadaki Sovyet Lâyihada kanunun 1 hazirandan itiabnıyordun: «... Hiç bir izim de kalmıyacak. rilmesi icab eden noktalara son defa kür ren tatbik edileceği yazılıdır. doluda değilken, emirsiz, kumandasız, Hatta mezarım bile. Çünkü bu köylüler efendi millet olmanın ezelî insiyakile, yur sefiri: «Sovyetlerin totaliter devletlerle müşsüye gelen Adliye Vekili tarafmdan cebeni gömmezler. Bir derenin içinde kö dunu müdafaa için şahlanıyordu. Halk terek bir hududa sahib olmak istemediğini vablar verilmiş ve saat 17,30 da celse Sanayi mamulâtının toptan peklere, kargalara yemlik bırakırlar ve ruhunun bu kendiliğinden şahlanışmdaki ve Sovyet Rusya ile Fransa arasında bir adenihayet bulmuştur. fiatı kemiklerimi tezek ateşinde yakarlar.» cevher; Şef bu cevheri gördü. «Millî mi tecaıüz paktı ve karşılıkh yardım muaMuşta zelzele (S = 204) Affedersin sen, Türk köylüsü Mücadele» dediğimiz o büyük destan o hedesi mevcud bulunduğunu» söylemiştir. Ankara 9 (Telefonla) Sanayi maFakat bütün bu dostluk ve hayırhahlık Muş 9 (a.a.) Bu sabah Muşta saat mulâtının maliyet ve toptan fiatlarının ölüye hürmeti yalnız insanlık vazifesi de görüşle bu cevherin birleşmesidir. Ne yalteminatına rağmen, KızıloTdu, 17 eylul 10,30 da şiddetlice bir zelzele olmuştur. tespiti hakkındaki nizamname mer'iyete ğil aynı zamanda bir sevab bilir. Bu millet nız Şef, ne yalnız halk; ikisini birden görsabahı, Lehistana girmekten çekinmemişHasar yoktur. en kötü adama bile ölümünden sonra miyen hakikatin bütününü göremez. konuldu. tir. «Allah taksiratını affetsin» diye dua eden Müreftede heyelân lşte muhterem Max Schultz almancaya Almanyanın ve Sovyet Rusyanın LeVekâlet emrine alındı millettir. Ahmed Celâl, köylüler senin tercüme ettiğiniz «Yaban» ı biz içeriden histana karşı icab ettiği müddetçe tamaMürefte 9 (a.a.) Müreftenin Ki abuksabuk dirini istihkar ettiler, onların Ankara 9 (Telefonla) Vakıflar Uböyle görüyoruz; kendimizi bildiğimiz razlı köyünde vuku bulan heyelân son Londra 9 (a.a.) Reuter: Ingiltere sende tek hürmet edecekleri şey ölündii. için. Siz dışarıdan onu «şaşılacak derecede mile yüze gülücü ve aldatıcı bir politika yağmurlardan sonra bir misli daha art mum müdürlüğü müfettişlerinden Avni nin doğu cenubundaki sefirlerinin toplantı Eğe orada öleydin ruhun bunu hazla... realist» görüyorsunuz, bizi bilmediğiniz takib ederek fırsatı bulunca ademi tecamıştır. Bu defa Çınarlı köyünün doğusun Birsen, sabit olan lüzuma binaen Vekâ iz ve dostluk muahedelerini çiğnemelesındaki ehemmiyet Moskova ve Romada Fakat ne diyorum, sende ruh da yok ki. için. da ve köye 150 metre mesafede başlayan let emrine alındı. ri, zamanımızm «siyaset ahlâkı» bakımınki büyük elçilerinin de iştirakile tamamen Eğer yazdığın defter Istiklâl Cengi zaheyelân korkunç ve tehlikeli bir hal aldıYanlış anlasmıyalım. Demiyonım ki o Yugoslav sefirinin ziyafeti mütebariz bir şekil almaktadır. Sefirler manına aid olmasaydı, eğer halkın o da büyük davada kötüler, hainler, aldanan dan ne feci bir sukuttur. Bu çeşid ihanetğı anlaşılmaktadır. Heyelân Gaziköy, Kaler, büyük birer ibret dersidir. Bu iki yüzAnkara 9 (Telefonla) Yugoslav yerlerine döndükleri zaman, yüksek kon vaya karşı menfi vaziyet aldığını bir tez lar, aldatanlar, hatta mel'unlar yoktu. lamış ve Müreftenin bazı mevkilerinlülükler karşısında: seyin ablukayı şiddetlendirmeğe ve Al olarak ileri sürmeseydin bedbin bir adam sefiri, Ankaradaki gazetecilere bu gün bir de de vuku bulmaktadır. man ticaretine mâni olmağa matuf ola bir köyde oturmuş ve bed bed şeyler Yer yer bir çok isyanlar oldu, bir çok Inanma ki şair sö'zü elbette yalandır. öğle ziyafeti verdi. rak tasvib ettiği projelerin tatbikı için yazmış der geçerdik. Halbuki sen yazdı kanlar döküldü. Saray ve Babıali de karşı Sovyetler, Finlandiyaya koytaraha olunca bunlar elbet olacaktı. Da Mısraını, vezni bozulsa da, manası çok kararlar ittihaz edilecektir. Suriç, Rusyaya gitti ğın şeyi bir roman gibi de değil tarihî bir vayı kazananlar yalnız dışla değil içle de daha doğru ve hakikatin ta kendisi olan dukları ablukayı kaldırdılar Sefirlerin noktai nazarı birbiri ardınca vesika gibi ileri sürüyorsun: «Anadolu Bükreş 9 (a.a.) Bir haftadan fazla uğraştılar. Yapılan işin mucizeye benzeyişi şu şekle sokabiliriz: Moskova 9 (a.a.) Tas ajansı bildiBalkan devletlerinden her biri üzerinde harbi, lstiklâl mücadelesi denilen büyük bir zamandanberi Bükreşte bulunan SovInanma ki diplomat sö'zü elbette yalandır. bundan ileri geliyor. riyor: yetlerin eski Paris sefiri Suriç, dün zev toplanacaktır. Başhca iktısadî ve ticarî facianın tarihe intikal etmiyecek taraflan Ahmed Celâlin sakarlığı ve sarsaklığı Haricive Halk Komiserliği, Sovyetler cesile birlikte Odesa yolile Sovyetler Bir meseleler müzakere edilmektedir. Mütte yalnız bu defterde yazılıdır.» (S = 250) bize kötüleri yazışmda değil yalnız kötüBir'iğile Finlandiya arasında 12 martta, fikler, bu memleketlerin ellerinde kendi Eğer bu defter bir kazaya uğrayıp da liğine hareket etmiştir. yü görüşündedir. O gözüne sadece kara sulh akdedilmesi ve muhasamatın bitmesi istihlâklerinden artan bütün mallardan meydana çıkmıyacakolsa o zaman ne o gözlük taktı. Kara gözlük, mavi gözlük, münasebetil". Hariciye Nezaretinin 7 kâ Rumanya, bir Ingiliz gemisi mühim miktarda satın almak isteyorlar. Elâzığ ağaclandırılıyor lurmuş biliyor musunuz? «O zaman gele hayır, realite ancak tabiî gözle görülür. Bu memleketlerin Almanya ile olan ti nunuevvel 1939 ve 3 şubat 1940 tarihli cek nesiller kendi memleketlerine aid bir Muhterem mütercim, sizi temin ederim, Elâzığ (Hususî) Elâzığ şehri ve notalarile bildirilen Finlandiya sahilleri nin hamulesini musadere etti caretinin hem sun'î hem de gayrikâfi olçok acı hakikatlere ermek vasıtasından Türk köylüsü henüz romana girmemiştir. köyleri büyük bir faaliyetle ağaclandırılve Finlandivayı kusatan sular ablukasmın, Bükreş 9 (a.a.) Rador ajansı bildi duğu hakkında esasen malum olan ve mahrum kalacaktır.» maktadır. Bu sene istasyon caddesini taBiz henüz kendimizi arıyoruz. teslim edilmiş bulunan vakıa üzerinde ıs1 3 martta öğlevin kaldırıldığını, Mosko riyor: kib eden Kuru derenin iki yani en güzel Öğreneceğimiz bu acı hakikatler nelerıar edilecektir. Mademki, mukaddemenizde dediğiniz vadaki bütün diplomatik heyetlere tebliğ Tuna üzerindeki Guirgiu limanı gümmiş? Sayalım: Türk köylüsü Türklüğünü gibi, «Türk istiklâl hareketine karşı Ana cins akasyalarla teşçir edildi. Dördüncü etmH'ir. tngilterenin Türkiye sefiri rük makamatı limanda bulunan Termonbilmiyor. Köydeki Bekir çavuşla arala dolu halkının vaziyetini gösteren içtimaî Umumî Müfettişliğe ayrılan bulvar ve Londra 9 (a.a.) lngilterenin Tür de vapurunun hamulesini musadere etmişGümüşane Halkevinde rında şu muhavere geçer: « İnsan Türk kıymeti haiz bir roman» arıyordunuz, bari Müfettişlik muhitile bu muhitin garbında tir. Çünkü bu eşya verilen beyannameye kiye büyük elçigi bu gün öğleden sonra olur da nasıl Kemal Paşadan olmaz? Halide Edibin «Vurun kahpeye» sini ter bulunan Devlet mahallesi Orman çiftliği faaliyet Haricive Nezaretini ziyaret etmiştir. de plânlı bir şekilde ağaclandırılmakta uymuyordu. Bu hususta Tuna nizamna Biz Türk değiliz ki beyim. Ya ne cüme edeydiniz. O da «Yaban» gibi Mildir. En çamurlu ve çıkılmaz bir yol olan Gümüşane 9 (a.a.) Şair ve edible mesinin 23 üncü maddesi ahkâmına tevsiniz? Biz islâmız elhamdülillâh. O lî Mücadelenin ilk devrine aiddir. Onda KISA HABERLER Elâzığ Sürsürinin Orman çiftliğini katerimizi tanıtmak maksadile dün gece Hal fikan Rumen gümrük kanunları tatbik osenin dediklerin Haymanada yaşarlar.» da vak'a küçük bir kasabada geçer. Ora den yolunun ve bu meyanda diğer yol'akevinde, dil, tarih, edebiyat şubesi tarafın lunmuştur. * Paris 9 Paris başpiskoposu Kardinal (S = 237) da da Hacı Fettah Efendi gibi mürteciler, rın da müruru mümkün bir hale getiril dan bir edebiyat gecesi tertib edilmiş, bu Verdier, bu sabah bir ameliyatı müteakıb veBunun üzerine bizim tek kollu Kemalist Kantarcılarm Hüseyin gibi dessaslar, ora mesi kararlaşmıştır. Elâzığ Ziraat dairesi Avala'nın bir tekzibi münasebetle Halkevi edebiyat şubesi tafat etmiştir. hiddetinden donakalır, hiç bir şey söyle da da «Yaban» ın Salih Ağası gibi düş bu sene çok metodlu bir surette binlerce rafından kalabalık bir halk kütlesi karşı% Lor.dra 9 Japonyanın fevkalâde murahBelgrad 9 (a.a.) Yugoslavyanın manla elbirliği edenler var. Fakat orada fidan daoıttı ve istihsali artırm«k için müsında Türk edebiyatının tarihçesi ve yazı Almanya ve ltalyaya yaptığı ihracat kon hası, eski Japon Hariciye hususî kalem müdü mez. Zaten söyliyemezdi. Bekir çavuş Türkü neye Haymanada gösteriyorî O ihtiyar Ömer Ağa ve karısı Gülsüm gibi him teşvik ve yardımlara devam olunu sahiblerinin tercümesi haüeri hakkında tenjarlarmı azaltacağına dir ecnebi kay rü Kwai, dün Mans denizinde bir Fransız li tertemiz halk tipleri, Tosun gibi yiğit yor. mamna gelmistir. Buradan Londraya gideoek nun anlatmak istediği sünnilik, kızılbaşlık bir konferans vermiştir. Bunu müteakıb naktan çıkan haberi Avala Ajansı tekzibe dir. Asırlardır lranla yaptığımız o milliciler, Aliye gibi idealist kızlar da var. tix. edebiyat şubesi azalarından üçü bayan mese.esi' mezun olduğunu bildirmektedir. arıyordunuz, * Buenos Aires 9 Graf von Spee subay kanh ve dibsiz harbler hep bu davaya is Mademki öyle bir kitab olmak üzere yedi genc edebiyatçımızdan yerine «Vurun 7 nci satırındaki «en sevimli* kelimesi «en selarından 11 kişinin Buenos Aires'den kaçtıkları tinad ettirildi. Müslüman olan sünnilerdir, keşki elinize «Yaban» «eçtne parçalar inşad etmişlerdir. Bu araElâzığ doğum rekoru vimsizi> olacak. 22 martta çıkan «Bir idealis.m söylenmektedir. Tahmin edildiğine göre bun kızılbaşlar ise kâfirin kâfiri. Kanlarının kahpeye» geçseydi. da Akifln Çanakkale şehidlerine eserile ölümü» yazısında da son'ara doğıu Nanvk KcElâzığ (Hususî) Elâzığ nüfus datSMAİL HAB1B malin mısraındaki «billâh» kelimesi «lillâhT oAbdülhak Hâmidin Zeyneb piyesinden iresine bir günde otuz doğum varaka ve lar k'ypfet değistirmiş okı? şimdi ŞUi' v e doğru dökülmesi helâl, asırlardır fetvalar böyle yol almakta balunuyorlar. alınmış tabloları heyecanla alkışlanmış ihbarnamesi gelmiş ve hepsi de ikiz dolacak. İki düzeltme: [•] İlk yazı 30 mart tarihli nüshamızda çıkGraf von Spee mürettebatmm hapsedilme I. H tır. Geçenki yazıda 2 nci sütunun 2 nci fıkrasının ğan çocuklara aid olduğu anlaşılmıştır. sine mukabil subaylar serbest bırakılmışlardı. mış.tır. Edirnenin geçirdiği felâket Tiyatronun kendisi ve binası GENE TABAN EDEBİ HAREKETLER IHEM NALINA MIH1NA 174 ev tamamen, 164 ev de kısmen harab oldu İbret dersi Dün sabahtan itibaren sular inmeğe başladı, yollar açıldı, Kızılay, seylâbzedelere yardım ediyor | İsmait Habib Parti Grupunda dünkü müzakereler Eski tekaüdlere yapılacak zam Hariciye ve Adliye Vekil Yeni lâyiha dün Millet leri izahat verdiler Meclisine verildi 1 Londrada toplanan Balkan sefirleri İngiltere, Balkanlıların bütün mallarını alacak r

Bu sayıdan diğer sayfalar: