19 Temmuz 1940 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4

19 Temmuz 1940 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CUMHURÎYET [Baştarafı 1 inci sahifede] kullanmasına imkân vereceğini bildirmektedir. Muharrir diyor ki: «Teşebbüs birbirinden oldukça farkh iki hareketi tazammün etmektedir: Boğazı geçiş ve ihrac. İngiliz sahiline yaklaşacak başhca Alman cüzütamları ingiliz müdafaa sistemine nüfuza muvaffak olabildik leri takdirde Alman kuvvetlerinin bir avantaj ihdas etmeleri mümkün ola caktır. Fakat sahile yaklaşmadan önce, ihracdan önce boğazı geçmek lâ zımdır. İşte müthiş mesele buradadır. Bunun için şimdiye kadar Almanların elinde bizim bildiğimiz yegâne vasıtalan denizaltı ve tayyaredir. Acaba Alman taarruzu ansızın yapılacak şid detli bir denizaltı muharebesile mi başlayacak ve Almanya bu muharebeye beklenmedik miktarda gemi mi sevkedecektir? Geriye, denizlerde tecrübesi yapılmış olan tayyare kalıyor. Fakat bombardıman tayyaresinin muttarid ve azimli bir surette kullamlmasile kuvvetli bir filonun hakkından gelinebileceğini ve denizlerin hakimiye tini bu filonun elinden alabileceğini kim söyliyebilir. Bunu henüz hiç bir teknisyen zannetmiyor. Bu suretle şimdiki vaziyette Alman hareketinin muvaffakiyeti meselesinin mantıklı bir tetkike pek az yeri olduğu halde bu mesele etrafında hurate ve masallar tasnii yersizdir. Bazıları hafif vapurlar dan mürekkeb nakliye filoüllâsmdan bahsediyorlar. Bu vapurların sürati o kadar yüksek olacakmış ki deniz toplarmın tesirine pek az maruz ka':a caklarmış. Diğer bazılan ise deniza'tı gemileri tarafından çekilen denizaltı mavnalarınm mevcudiyetinden bahsediyorlar. Deniz kontrolu Londra, 18 (a.a.) Röyter'in diplomatik muhabirinin salâhiyettar Lon dra mahfillerinden öğrendiğine göre, Habeş imparatoru Haile Selasie'nin Sudanda bulunduğu bu gün teyid olunmaktadır. Moyale'de bomba ve benzin depoları bombardıman edilmiş ve civarında bir kampla binalara doğrudan doğruya isabetler kaydedilmiştir. Bir yangın çıkmış ve bunu bir infilâk takib etmiştir. Resmî daireler mitralyöz ateşine tu tulmuştur. Eritre'de Assab civarında deniz kışlaları muvaffakiyetle bombardıman edil miştir. Bir yangın zuhur etmiş ve şid detli infilâklar olmuştur. Bütün bu harekât esnasmda İngi'iz tayyareleri hiç bir zayiata uğramarmştır. Ordu Libyada Birelbozi civarında bir İtalyan tayyaresinin kömür haline gel miş enkazının bulunduğunu bildirmektedir. Vl T.:::rrH!z Î94Ö Uzlaşma Olur mu: Fransanın Amerika Topkapı müzesînde yeni bir daire da bulunan paraları [Baştarafı 1 inci sahifede] da bulunan diğer Avrupa memleketlerinin bloke edilmiş alacaklarına aid ayni meseleleri arzeylemektedir. Reisicumhurun emrile bloke edilmiş olan Fransız alacaklarından filiyatta serbest bırakılan kısım, Fransız büyükelçiliğinin ve konsolosluklarımn idaresi için lüzumlu küçük bir miktardır ve bu da her ay lüzumu kadar tediye olunmaktadır. Fransaya para gönderilmesine müsaade edilmemiştir Fransız alacaklarmın vaziyetin;n tespiti için, Amerika Birleşik dev letlerinin takib olunacak umumî siyaset hakkındaki kararı ve Petain hükumetinin statüsü hakkındaki kararı beklenmektedir.» Topkapı sarayı müzesinde tesis edilen •Türk el işlemeleri ve resim» dairesi dün şehrimizde bulunan Maarif Vekiii Hasan Ali Yücel tarafından açılmışlır. Bu merasimde hazır bulunmak üzere muavini Hüdai, gazeteciler, Maarif Vekâleti erkânı, Maarif müfettişleri, Müze müdürleri ve bilhassa Türk san'atlarına vukufu ve alâkalarile tanınmış bir çok zovat Topkapı sarayına gelmişlerdi. Davetliler Topkapı sarayı müzesi müdürü Tahsin ve Başkâtibi Şefik taraiından karşılanmakta idiler. Bir müddet istirabatten sonra yeni müzenin vücude getirildiği saray koğuşlarından birinin önünde duruldu. Müze müdürü Tahsin, müze hakkında çok kıjinetli malumatı ilıtiva eden bir nutuk okudu. Bu nutukta metruk bir halde bulunan Topkapı saraymın tamirinde Mearif Vekâletinin gösterdiği alâkaya işaret edildikten sonra müze hakkında şu malumat veriliyordu: € Bu dairenin üç salonunda bulunan Türk el işlemeleri müzemizin asırdide depolarında bulunan bin parçadan fazla işleme arasından seçilmiştir. On a'tmcı asırdan başlayarak On dokuzuncu asra kadar gelen bu eserlerin arasında bilhassa On altıncı ve On yedinci asra aid Necaşi Sudan'da . J Kahire. 18 (a.a.) İngiliz resmî tebliği: Garb çölü; 17 temmuzda motörlü hafif kıt'alarımıza mensub bir küçük keşif grupu, Capuzzo mmtakasında, bir kaç top ve bir kamyon musadere ve tahrib etmiştir. Capuzzo kalesi civarında tanklarla muhafaza edilen bir nakliye kolu bombardıman edilmiştir. Bu düşman nakliye kolu, bazıları insanla dolu olmak üzere on bir kamyon kaybetmiştir. Mersa Matruh ve Sidi Barrani yeniden düşman tarafından bombardıman edilmiştir. Fakat hiçbir hasar yoktur. Kenyada Vajir üzerine tesiri olmıyan bir düşman hava hücumu olmuştur. Hasar ve ölü yoktur. Diğer yerlerde kayda deYegâne hakikat şudur ki, düello çe ğer bir şey yoktur. Sudan ve Somali hududlarmda sükun vardır. tin ve kanlı olacaktır.» Almanya üzerinde bombardımanlar Londra 18 (a.a.) Hava Nezaretinin tebliği: Dün öğleden sonra İngiliz hava kuvvetlerine mensub bombardıman tayyareleri, Holandada ve Belçikada rnavna tahaşşüdlerine yeni hücumlar yapmışlardır. Manş üzerine yapılan bir keşif es nasında bir sahil muhafaza tayyaresi kaybolmuştur. Kaybolan tayyareyi a ramağa giden diğer tayyareler, yolda bir düşman bombardıman tayyaresirıe raslamışlar ve bu tayyareyi düşürmüşlerdir. İngiliz bombardıman servisine mensub tayyareler, dün gece Merville tayyare meydanile cenubî Holsndada Hertogenbosch tayyare meydanına hücum etmişlerdir. Ruhr'da Gelser.kirchen petrol tesisatı da bombardıman edilmiştir. Diğer taraftan sahil müdafaa tayyareleri de Gand'da bir petrol depo suna hücum yapmışlardır. Depolara Isabetler vaki olmuş ve iki hedefte de yangınlar çıkarılmıştır. Bombardımanı istenen mıntakalarda havanın fenalığı, gece harekâtımızı azaltmış ve bazı tayyareler, hedeflerini tespit edemedikleri için bombalarile geri gelmiştir. Tayyarelerimizin hepsi salimen dönmüştür. Bu sabah cenub sahili açıklarında bir düşman bombardıman tayyaresi düşürülmüştür. Bir avcı tayyaremiz kayıbdır. Bir İngiliz tornidosu, sisten çarpışarak battı Londra. 18 (a.a.) Amirallık dairesinin bildirdiSine göre, İngiliz Imogen torpido muhribi kesif bir siste bir müsademe neticesinde batmıstır. Bir subay ve on er yaralanmıştır. Yaralı erlerden bir tanesi bilâhare ölmüştür. 17 bahriyeli kayıbdır. Alman tebliği Berlin 18 (a.a.) Alman başku mandanhğınm tebliği: Denizaşırı yerlerde faaliyette bu lunan Alman harb gemileri, düşman ticaret filosuna mensub cem'an 30 bin tonilâto hacminde vapur batırmışlar dır. Alman kıt'aları, Bretagne önünde Ouessant adasına çıkmışlardır. Alman muharebe tayyareleri, Aldershot askerî kampına ve cenubî ve merkezî İngilterede hava meydanlarına, fabrikalara ve limanlara hücum etmiştir. Tumbridge Wells tayyare mey danında, Eastborne fabrikalarında ve Poıtland limanmda çok ciddî yaneın lar müşahede edilnıiştir. Greenock'daki büyük silâh fabrikasına bir kaç tam isabet vaki olmuştur. " Manş üzerine yapılan hava hücum larında, bir düşman ticaret gemisı yakılmıştır. Diğer bir ticaret gemisile bir kılavuz gemisi o derece hasara uğra mıştır ki mürettebat bu gemileri terke mecbur kalmışlardır. Gece Rhin ve Ruhr mmtakasına giren düşman tayyareleri, hava defi bataryaları tarafından geri püskürtülmüş ve yahud bombalarım atmaktan menedilmiştir. Lâalettayin atıl.in bombalar hasar yapmamış ve kimseyi yaralamamıştır. Cherbourg'un şimalinde bir BristolBlenheim düşürülmüştür. Bir Alman tayyaresi Manş'a düşmüştür. Ingiltere olarak kabul ettiğimize göre, Almanya bu hedefe karşı nasıl ve ne zaman hareket edecektır? Ve yapacağı hareket ne şekilde olacaktır? Askerî mütehassısların fikrine göre İngiliz imparatorluğunu, adalara asker çıkarmak suretile, merkezden vurmak son derece müşkiil bir istir. Fakat gene ayni mütehassıslara göre bu imparatorluğu dominyon ve kolonilerine taarruz etmek suretile parçalamağa çalışmak daha da müşküldür. O halde Almanlar ne yapacaklar? Adayı istilâ etmek fikrini mi tercih edecekler, yoksa adanm heyeti umumiyesini, gerek tayyareler, gerek abluka vasıtasile daimî bir rahatsızlık rejimine tâbi tutarak imparatorluğa pes dedirtmeğe mi çalışacaklar? Veyahud bunlarm hiçbiıi olmıyacak da, vaziyetin çıkmaza girdiğini kabul eden iki taraf, bir kompromi sulhuna mı başvuracak? llk iki ihtimal, neticelerina dair mütalea yürütülmeksizin, ayni derecede varid görülebilir. Yani Almanya, İngiliz adalarını işgale teşebbüs edebilir. Çabuk bir muvaffakiyet ihtimalini a* görürse, rahatsızlık rejimini tatbika kalkışabilir. Fakat iki tarafın bir kompromi sulhuna başvurması? İşte tahakkuk ihtimali en az olan hâdise budur. Almanyanın, Polonya harbinden sonra yaptığı gibi, umumî bir sulh taarruzuna girişmesi, hiçbir zaman Ingiltere tarafından kabul edilebilir bir sulh teklifi olamaz. Çünki, yukarıda ikinci hedef olarak gösterdiğim Ingiltere, hakikatte, Almanyanın yegâne hedefidir. Bu güne kadar yapılan bütün muharebeler, sadece lngiltereyi mağlub etmek gayesile başarılmış ikinci derecede birer harekettir. Bunlar, Almanyaya zemin hazırlamış. onun Ingiltere karşısına azamî kuvvetle dikilmesine yardım etmiş ihzarî birer msrhaledirler. Vaziyet bövle olunca, Almanya Ingiltereye sulh teklif ettiği takdirde, Londra hükumetinin bunu kabul etmemesi icab eder. Ve sayed kabul etse bile buna kommorr.i sulhu demek mümkün değildir. Çünki, Avrupada Alman hâkimiyetini tanıyan bir muahedeye imza koyan Inçiltere, kendi idam hükmünü tasdik eden bir mahkumdan farksız olur. NADÎR NADI [Başmakaleden devam] Dağcılık kulubünün tenis kordları Kordlar yarın açılacak; fakat top fıkdanından faaliyetin canlı olmıyacağı anlaşılıyor Istanbul Dağcılık kulubünün vaptırmış oldutu tenis kortlan cumartesi günü Vali ve Belediye Reisi doktor Lutfi Kırların huzurile açılacaktır. Dışarıdan tenis topu getirilemediği için bu mevsim faslivet yapılması çok müşkül olacaktu". Yeni Japon hükumeti [Baştarafı 1 inci sahifedeJ Hull'ün beyanatı ve Japon siyaseti Tokyo 18 (Hususi) Birmanya yolunun kapatılması hakkında Amerika Hariciye Nazırı Hull'ün beyanatı hakkında mütalea yürüten Hariciye Nezaretinın söz söylemeğe salâhiyettar bir memuru Hull'ün beyanatile Japon siyaseünin tebdil edilmiyeceğini, Japonyanın İngiltcre ile yapılan anlaşmadan memnun olduğunu söylemiştir. İstanbul • Ankara atletizm maçı İstanbul Ankara arasında yapılacak atletizm maçı icin İstanbul takımı bugün Anknrava hareket edecektir. Silivride genclik kulübleri açıldı İngiliz Meclislerinde münakaşalar Londra 18 (Hususi) Başvekil Çörçil, Avam Kamarasmın bugünkü içtimamda Uzakşark meseleleri hakkında sorulan suallere cevaben, Japonya ile İngiltsre arasında akdedilen anlaşmadan Ameri kan ve Sovyet hükumetlerinin haberdar edildiklerini beyan etmişür. Lordlar Kamarasında da Hariciye Nazırı Lord Halifaks ayni mealde beyanatta bulunmuş ve meselenin münasib bir zamanda Lordlar Kamarasında gizli bir celsede müzakere edilmesi fikrini kabul etmiştir. Bir çok haübler İngilterenin, Çin milletine sulhun zorla kabul ettirilm^siui hiç bir suretle görmek istemediklerini tebarüz ettirmişlerdir. Başvekil Çörçil bu fikrin kendisi için çok sempatik olduğunu söylemiştir. Millî Çin hiikumetine göre Japonyanın yeni siyaseti Çunsking, 18 (a.a.) Röyter: Buradaki Çin mahfillerine göre, Japonyada Prens Konoye'nin iktidar mevkiine dönmesi ve Hariciyeye Matsuoka'nın tayin edilmesi, Japonyanın sarih surette Faşist olmakta bulunduğunu göstermektedir. Bir Çin askerî sözcüsü, Japonyanın cenuba doğru genişlemesinin önüne geçmek üzere büyük devletlerin müessir tedbirler almalannı taleb etmiştir. Londra gazetelerine göre... [Baştarafı 1 inci sahifede] çıkaracağımız mana acaba her Avrupa milletinin kendisine mahsus mes ul bir führeri olacağı ve bu führenin büyük Beriin fülırerine karşı mı mes'ul ola cağıdır. Yahud Hitler Almanyanın führeri olduğuna göre Almanya da Avrupanın mı führeri olacaktır. Yahud da İtalya Akdeniz milletlerinin küçük führeri, Macaristar, da belki Balkan milletlerinin küçük führeri rolünü oynayacaktır. Mühim olan cihet, Avrupanın Ber linden bir müstemJeke sistemi üzerine teşkilâtlandurıldığı ve bu sistemin bu memleketlerin sanayiinden tecrid edilerek kaynaklarının iptidaî istihsalc irca edilmesini tazammün eylemesidir.» Taymis, bu usulün hiç değilse batı memleketlerinde hayat seviyesi felâ ketli bir surette düşmeden ve nihayet nüfus azalmadan tatbik edilmiyeceği kanaatindedir. Gazete yazısını şöyle bitiriyor: «Daha birleşmiş bir Avrupaya ihti yacımız var ve buna muvaffak da olacağız, fakat başka usullerle ve Hitlerinkinden başka hedeflerle!» İstanbul mıntakası asbaşkanı ile teknik büro şefi dün Silivride tetkikat yapmış ve genclik kulüblerinin açıiması için olanları emsaline dünyanın hiç bir kö icab eden kararları vermişlerdir. İstanşesinde tesadüf edilemiyecek kadar bul istişare hevetinden seçilen grup cunadir parçalardır. Buniar o zamanın en martesi gününden itibaren mahallî ku değerli san'atkârlarının büyük ihtimim lübleri teftişe başlayacaklardır. larla meydana getirdikleri san'at varDemirspor İstanbula geliyor lıklarıdır. Bilfarz zerduz işlemeier, Ankaranm Demirspor takımı bu hafkuşaklar, tel ve ipek işlemeli ta şehrimize gelerek cumartesi ve pazır mendiller, kavuk örtüleri, bohçalar, iki maç yapacaktır. Demirspor Galata seccadeler ve emsali gerek desen saray ve Fenerbahçe ile karşılaşacakhr. itibarile ve gerek renk ahengi cihetinden ince bir duygu ve yüksek bir zevk Ankarada atletizm bayramı mahsulü olduğunda tereddüd edilemez. Ankara 18 (a a.) Ankarada 21 Zaten Türk el işlemeciliği yalnız Balkan temmuzda bir atletizm bayramı yapı yarımadasını değil, Macaristanı bile te lacakhr. siri altında tutmuştur. İşlemeciliğin deri Müsabakalara Ankaradan, İstanbulüzerine sureti tatbikı da hususî birer gü dan, Kocaelinden, İzmirden tamnmîş zellik sahası yaratmıştır. Bu cins eserler atletler iştirak edecektir. Filistin cirid, de ayrı bir kısımda teşhir olunmuştur. disk şampiyonu Leoatterman'ın ria Burada işlemeli çadırlardan, binanın mü bayrama iştirak edeceği öğrenilmiştir. saadesizliği nispetile en ufağı teşhir oluKayseride yüzme nabilmiştir. İkinci dairemizde On beşinci asırdan müsabakaları başlayarak zamanımıza kadar gelmek Kayseri 18 (a.a.) Mıntaka yüzme üzere dört yüz kadar yağhboya ve sulu grup müsabakalan önümüzdeki cumarbcya portre bulunmaktadır. Memleketi tesi veya pazar günü burada yapılamizde bilhassa bu miktar portrenin bu caktır. Bu müsabakalara iştirak erielunacağı hatırlara gelmezdi. İşte birer cek olan Konya, Kastamonu, Çankırı köşede kalmış ve evvelce bakımsızbölgeleri yüzücülerinin yarın şehrimize lık yüzünden harab olan ve son zamangelmeleri beklenmektedir. larda bir ecnebiye yaptırılan fena bir tamir yüzünden acınacak bir hal alan bu tki cesed çıkarıldı tablolar temizlenmiş ve yeniden tamir edilmiştir. Bu salonda eski sultanlann, Geçen pazar günü Davudpaşada vusefirlerin, devlet adamlannın ve muhteiif kua gelen bir sandal kazası neticesi bo. sınıflara mensub kadın ve erkek resiın tulan Haydar ile Feridenin cesedleri leri bulunmaktadır ki her zaman için ve dalgıç vasıtasile çıkarılmış ve Beledive sika ve kıyafet bakımından da müraraat doktorluğunca gömülmelerine izin veolunabilecek birer mehaz teşkil etmek rilmiştir. tedir. Bu resimler arasında muhteiif ekollere mensub Avrupa ressamlarının eserleri bulunduğu gibi Onbeşinci, Onaltıncı asırların Türk ressamlaıı olan Sinan Bey, Haydar, Osman gibi Türk nakkaşlarının eserlerinden başlayarak Levninin ve Onsekizinci asra kadar yetişen diğer artistlerimizin yaptıkları portreler de bulunmaktadır. Minyatür esasına müstenıd olarak başlayan bu portrelerin resme nasıl intikal ettiği tedricen görülmekfedir. Muhakkaktır ki bu eserler Türk resim tarihinin seyrini tespit edecektir. Bu meyanda memleketimiz için yapılan ilk heykelin de teşhir edilmekte olduğunu ilâve edebüiriz.» Topkapı müzesi müdürünün yuk=.rıki izahatmdan sonra yeni müze dairesinin ziyaretine geçilmiştir. Salon gene müze müdürünün izahatile gezilmiş, Kanvıni şehzadelerinden Muradın ahın teile işlenmiş elbisesi, seri mendiller, yorgan çarşafları, elişlemesi halılar. muhteiif devirlere aid elbiseler, kemerler, meşin oyislenmiş çantalar, eldivenler, file olarak o zaman yapılmış en mütekâmil, kuşaklar, fevkalâde nefis minder örtüleri, peşkirler, mahmel denilen Selimi Evvel zamanına aid çadır, sayeban çadırı. zütnrüdle islenmiş deve örtülerini ihtiva eden kısımlar ecdadımızın ince zevklermi tebarüz ettiren ve bugün dahi emsaline tesadüf edilmiyen kıymetli parçaıarla dolu idi. Bundan sonra resim sa'onuna geçilmiştir. Buradaki resimlerde renk imtizacı, san'at kudreti, eski biat mcrasimlerini gösteren canlı tablolar göğsümüzü kabartacak nadide şeylerdir Bilhassa eski resimlerin boya malzennesi fevkaiâde mükemmeldir. Muhteiif sanatkârlar ayni resmi vücude getirmek suretile o şahsiyetin hututu esasiyesini tespit etmişlerdir. Tarife güç sığacak kadar güzel olân bu eserler büyük alâka ile görüldükten sonra merasime nihayet verilmiçtir. harbi efendileri, sonra Alman kütleieri. sonra uzun saatler çalışmaya mukabıi efendilerin ziyafet kırıntılarını topla varak olan imtiyazh plutokrasi daha sonra ne hak ne de imtiyaz sahibi olmaksızın efendileri için terlev?n \v rupa milletleri ve en sonra da bir insan gibi değil, iş aleti telâkki edilen müstemleke halkları!» Bakmız, gene benimle bir dost gibi konuşmuyorsunuz, konferans ve riyorsunuz, bana. Yavrucağım, ben dostlarımla ds böyle konuşurum. Ciddi bahisler ciddj konuşulur. Hakkınız var, fakat ben memle kete zarar verecek bir şey yapmıyo rum. Bilâkis çalışacağım. Bir fabrika açsam hizmet olmaz mı bu menılekete? Olur, fakat bir kadın için mem lekete en büyük hizmet aile kurmak evlâd sahibi olmaktır. Fabrika açmak erkeklerin işidir. Biz onlarm işini yaparsak bizim işimjzi kim yapacak? Hem ben hayatımda hiç fahrika açmak isteyen kadın eörmedim. İlk defa senden duyuyorum. Daha iyi ya, herkesin vapmadığı bir şey yapacağım. Ex:nebi!er arasında ço...k fabrika açan kadın? Burada, İstanbulda da var. Şişlideki bova fabrikasının sahibi bir kadın deöil mi? Polonyalı bir kadın. O bir müstesnadır. Yabancı bir memlekette havatını kazanmaea mec Ruzvelt'in namzedliği Demokratların programı [Baştarafı 1 inci sahifede] Şikago 18 (a.a.) Demokrat partisinin programının en büyük kısmı haricî siyaseti teşkü etmesi ve geçen ay hazırlanan cumhuriyet partisi programında da e.sas mevzuun gene haricî siyaset olması bilhassa dikkati çekmektedir. İki progıam birbirinden pek az farklıdır. Tıpkı cumhuriyetçiler gibi demokratlaı da Amerikamn yabancı bir harbe müdahalesine aleyhtardırlar. Fakat de mokratlar mütearrızların kurbanlauna maddî yardımda bulunmayı taahhüd etmişlerdir. İki programda reisicumhurluğa kim seçilirse seçilsin kendisine büyük bir serbesti verecek şekilde tanzim cdümiştir ve Ruzvelt kadar Wilkie de de mokrasilere her türlü maddî yardım taraftan olduğu malum bulunmaktadır. Demokrat partisinin programındakı «demokrasiyi taarruza kadar takviye etmeli yiz» fıkrası müttefikler taraftan grup için yeni bir zafer teşkil etmektedir Ziıa umumî olan «demokrasi» ifadesinin kullanılması bu cümlenin Amerikan müdafaalarının takviyesi kadar İngiltereye yardım şeklinde de tefsirine imkân vardır. Ankara Borsası 18/7/940 Açıüş Kapanıj, Londra 1 Sterlin 5.24 Nevyork 100 Do]ar 136. 140. Parıs 100 Frank Milano 100 Liret Cenevre 100 İsv Fr. 31 0868 Amster. 100 Florin Berlin 100 Rayşm. Brüksel 100 Belç. F. Atina 100 Drahmi 09975 Sotya 100 Leva 169 Pras 100 Çek Kr. Madrid 100 Peceta 1390 Varşova 100 Zloti Budapeş 100 Pençö 28 325 Bükreş 100 Ley 0.625 Belgrad 100 Dinar 3 3175 Yokoha. 100 Yen 324925 Stokho. 100 Isvec K. 31005 Moskova 100 Ruble ESHAM ve TAHVİLÂT Sıvas Erzurum 5 19.70 İngilterede büyük erzak stokları Londra 18 (Hususî) İaşe Nazırı müsteşarı Avam kamarasında, İngilterede buğday ve diğer gıda madde'eri Üıtiyatlarının aylarca bütün ihtiyaclara tekabül edeceğini, hatta donanma de niz kontrollarını yapamıyacak hale gelse dahi stoklarm uzun müddet kifayet edeceğini söylemiştir. Fransaya Afrikadan münakale başladı Marsilya 18 (a.a.) Havas: Şimali Afrika ile Fransa arasmda deniz münakalesi başlamıştır. Ezcümle yedi bin koyun getiren bir vapur, bir ay kadar süren tam bir münakale inkitaından 6onra, bu gün Cezairden Marsilyaya gelmiştir. Marsilyadan da son on gün zarfında Tunusa, Cezaire, Oran'a ve Böne'a vapur seferleri temin edilmiş tir. İtalyan tebliği Cebelüttarık üzerinde tayyareler Algesiras, 18 (a.a.) D. N. B. bildiriyor: Dün iki defa Cebelüttarık üzerinde yabancı tayyareler uçmuştur. Tayyareciler bomba atmamışlar, İngiliz tayyare dâfi bataryalarının ateşini müteakıb Fransız Fası istikametine uzaklaşmışlardır. Afrikada İngiliz tayyarelerinin bombardımanları Kahire 18 (a.a.) Hava kuvvetlerinin tebliği: Salı gecesi, İngiliz bombardıman tay yareleri Libyadaki Tobruk limanile Gubbi hava meydanına bir kere daha hüoum etmişlerdir. Benzin depoları yakirüne bombalar düşmüş ve bir denizaltı rıhtınunın civarında büyük bir duman ve alev sütunu yükselmiştir. İngiliz bombardıman tayyareleri, Italyan doğu Afrikasındaki Agordat bölgesini bombardıman etmişlerdir. Bir hangar tamamile tahrib edilmiştir. Roma 18 (a.a.) İtalyan umurrıî karargâhının 38 numaralı tebliği: Şaıki Akdenizde bir denizaltmuz büyük bir petrol gemisi batırmışür. Avcı tayyarelerimizin Malta üzerinde yaptığı hava muharebesinde iki düşman tayyaresi düşürülmüştür. Tayyareleriımzdeıı biri üssüne dönmemiştir. İskenderiye Jimanı müessir bir surette yeniden bombardıman edilmiştir. Şimalî Afrikada hava kuvvetlerimız, Marsa Matroch ve Sidi Barran'da hava limanını ve barakaları muvaffakiyetle bombardıman etmişlerdir. Tayyarelerimizin hepsi üslerine dönmüşlerdir. Düşman Capuzzo istihkâmınm, şımal mevzilerine yaptığı ve kıtaatımız tarafından cesaretle tardedilen kuvvetli hücu.nda evvelâ duman perdesile setrettiği 50 zırhlı otomobil kullanmıştır. Düşman tayyareleri, Tobrouk lima nına gece hücumlarım tekrarlaşmışsa da hasar verdirememişlerdir. Yerli çetelerimiz Kurmuk mıntakasında Ghezzan'ı işgal ederek esliha ve bir İngiliz bayrağı zaptetmişlerdir. Ahali sevincle tebaiyet etmiştir. Kenyada, 33 numaralı tebliğde bildirilen Moyale mmtakası harekâtına devam edilerek İngiliz Moyalesi işgal edilmiştir. Agordat As ınara ve Asab'a düşmamn yaptığı hava hücumu küçük hasarlara sebebiyet vermiştir. Bir düşman tayyaresi düşürü' müştür. Denizaltılanmızdan biri üssüne dönmemiştir. Dört sınıfa ayrılacak yeni Avrupa malar, emir götürmeğe mahsus sırma i!e Reuter ajansı bildiriyor: Hitler'le müşavirlerinın İngiltereye karşı büyük mikyasla bir taarruz için tertibatla birlikte hazırladıkları «Av rupanın Alman tahakkümü altında siyasî ve iktısadî teşkilâtlanması» bak kındaki Alman plânı İngiliz müşahid lerinin nazannda, ajTiı zamanda hem Alman diplomatik faaliyeti, hem de Almanyanın kontrolu altındaki mst Mücadele çetin olacak Nevyork 18 (Hususi) Cumhur rms buatta sızan alâmetler sayesinde te cessüm etmektedir. liğine cumhuriyetçi namzedi olan Wilkie. New Statesman and National gaze . Ruzvelt'in tayini hakkında şunları söytesinde çıkan bir makale ile Times şalemiştir: , Çok memnunum, büyük ve çetin zetesinin diplomatik muharriri bunu bir mücadele olacaktır. Millete lâzım o şöyle tavsif ediyorlar: «Geniş bir sistem. Bu sistemde esalacak bir tek kişinin mevcud olup olmadığı ve üçüncü defa intihab meselesİTim ret altına düşen memleketlerle Al'.nan 1 an'anemizce mukaddesiyeti hakkınrîa, tahakkümünü kendiliğinden ksbu eHen müntehibler, bizzat kararlarını verebile memleketler vani ezcümle Fransa, Danimarka, Holanda, Macaristan ve Ruceklerdir.» Ayan azasmdan Burke. Demokrat fır manya iaşe amban rolünü ifa eJecekkasmdan muzaheretini çektiğini ve Cum ler, muzaffer Almanya ise rakibsiz bir huriyetçi namzed VVilkie'ye muzaheret sanayi kudretile silâh ve iktısaHî faikiedeceğini beyan etmiştir. Bu hâdise De yetini gösterecek, Avrupanın aristok mokrat partisi dahilinde bazı ihtilâflar ratı rolünü oynayacaktır. Mağlub milletler bu aristokratın hamevcud olduğunu göstermektedir. kikaten derebeyi usulü esaslarına göre Yeni Reisicumhur muavini Şikago, 18 (Hususî) Ruzvelt, De iaşesini temin edeceklerdir. Hitler'in tahayyül ettiği ypni A'rumokrat partisinin Reisicumhur muavini namzedliği için reyini Ziraat Nazın pa nizamı dört smıftan mürekkeb bir devlet nizamı olacaktır. Tepede nazi Wallace lehinde izhar etmiştir. Biliyorum, sana inanıyorum, Muhlisle dostluğunu ileri götürmüş ola mazsın. Fakat herkes benim gibi düşünmez. Bahane arar. Dedikodu olur. Hale omuzlannı silkti: Herkes... Herkes... dedi, ben bu • herkes» in düşmanıyım. cHerkes» in canı çıksın. Saliha doğruldu: * Tamam... dedi. işte bana öyle geliyor ki asıl burada ayrıhyoruz. Bu • herkes» senin miiletindir. Onun içinde sen de varsın. Onu düşünmelisin. Ona hesab vermeğe mecbur muyum? Elbette mecbursun. Her koyun kendi bacağmdan asılır derler, hiç doğru değildir bu. Koyun muyuz biz? İnsanız. Birbirimize gayet derin bağlarla bağhyız. Birbirimizi düşünmeğe elbette mecburuz. Düşünmezsek cemiyet hayatı olur mu? Millî hayat olur mu? Hem de kendimizden evvel başkalarını düşünmeğe mecburuz. Böyle yaparsak, döne dolaşa gene kendimize faydamız dokunur. Çünkü herkes başkasma yardım ederse kendisine yardım etmiş olur. Hale tekrar omuzlannı silkti. Saüha, Azizin Haleye milli terbiyesini vermekte çok ihmal gösterdiğini daha iyi anlayordu. Çünkü Azizin kendi milli terbiyesi noksandı. Bu fikirler Haleye babasından ve ecnebi mektebinden geliyordu. Buna zerre kadar şüphe yoktu. Gene kız mırıldandı: Anlamayorum. Saliha kızının ruhunda en büyük mukavemetin yalçın kayasına çarptı ğını biliyordu: Millî hassasiyetin noksanlığı. Bütün felâketlerin başı ora daydı. Yavrum, dedi, niçin anlamayorsun? Sen bu memleketin kızı değil misin? Bu memleketin saadetlerile, felâketlerile alâkan yok mu? Peki ama anne bu mesele ile ne alâkası var, memleketin? Bu bir terbiye meselesi, 'dile meselesi, ahlâk meselesi değil mi? Memleketle alâkası olmaz olur mu? Mes'ud bir nikâh İnhisarlar teftiş şubesi müdürü ve esld Trabzon meb'usu Rahmi Eyüboğlunun kızı Beşiktaş orta okulu öğretmenlerinden Nezahetle İnhisarlar İstanbul Başmüdürlüğü Muhakemat şubesi memurlarından Mahmud Golooğlunun nikâh törenleri dünkü perşembe günü Beyoğlu evlenme dairesinde İnhisarlar idaresi erkânından, akraba ve aile dostlarından bir çok davetliler huzurile icra edilmiştir. Taraflara saadetler dileriz. Vefat Galatasaray eski mezunlarmdan ve Osmanlı Bankası Tercüme kalemi me murlarından Hamdi Özbek vefat et miştir. Cenazesi bu gün Göztepede Santral sokağında 8 numaralı köşkten kaldınlarak Erenköy camiinde namazı kılındıktan sonra Sahriyicedid kabrıstanına defnedilecektir. Gedıkpaşa Pahçesince B ^ AZAK SıNEMA Münir Nureddin ^ 23 lerrrruz Sa'ı alcşamı bur olmuş, vapmış bu işı... beımı bir aüe kurmak için herşevuı var: Gencliğin, servetin. güzelliğin... Aileyi herkes kuruyor, köylü kadınları da kuruvor... Benim zekâm var, malumatım var, bunları kunannıaya vım mı? Her kadın aile sahibi olabilir, fakat bir müessese idare edemez. Zekâm, maiumatını çocuğunun terbiyesine verirsın. Buniar eski fikirler, anne. eski... Dünyada çocuklar annelerinden doğdukça, onların terbiyelerine anneleri baktıkça bu fikirler eskimez. Ha le... Fazla münakaşa edİD de birbirim'zi vormaj'alım. Senden rica ederim bu bahis üstünde biraz daha dü^ün. Sonr a gene konuşunız. Saliha ayağa kalfrtı. Hemen bahsi deiîiştirmek için dedi ki: Bu sün sokağa çıkacak mısın? Akşama kadar çıkmayacaşun, sonra korda gidecegim. Peki yavrum. Konseri Tefr.ka : 16 Yasemin Dalları Yazan : SERVER BEDİ de... Ve lâkin kendin söylüyorsun. Evlenmek istemiyormuşsun. Oyle ise bir erkekle boş bir apartımanda ne işin var? Hsyır. dostça soruyorum, seni ayıblamayacağım. Oh, anne, rica ederim... Yahuz şunu biliniz ki... Hale kıpkırmızı olmuştu ve devam edemedi. Saliha da utanmaya benzer ağır bir duygu içindeydi. «İnsanın kızile dost olması mümkün mü hiç?» diye dü şündü. İşte, mümkün değil... Mümkün değil... Fakat nasıl oluyordu da Hale babasından çekinmiyordu? Çocuklu ğundanberi devam eden bir itiyad mı? Nedir? Bu ağır sükutu yırtmak için Saliha dedi ki: Seni dinledikçe derin bir hissi ifti har duydum. Fakat ben de fikrimi ana gibi değil, arkadaşça söyleyim bazı düşüncelerine iştirak etmiyorum Meselâ çahşmağı sevmen güzel ama aile teşkil etmekten vazgeçerek fabrika açmağı anlamıyorum. Sonra, bir er kekle makul hududlar dahilinde ah pab olmayı, dost olmayı biraz anlayorum da bu kadar ileri gitmeğe aklım ermiyor. Sen o kadar ileri gitmediğini söyledin. Biliyorum. Bence bu kadarı da ileridir. Pek çok ileridir. Ya insan bir erkekle âşıkane münase bette bulunmadan dost olur; ya hud, se\işirse evlenmekten başka bir şey istemez. Senin erkek tanıdık larınla münasebetlerin ne şekilde dir, bilmiyorum, şeklini de, derecesini

Bu sayıdan diğer sayfalar: