15 Şubat 1941 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

15 Şubat 1941 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CUMHURIYET 15 Şubat 1941 değü Evlenenlere, her şeyden evvel ev temin etmeliyiz! Şehir ve Memleket Haberleri ) Yazan: W. ChurchİU Ingiltere Başvekili Böyle bir kitab da, Kornilov ile Kerensky"nin a» rasıru açan hazib hâdiseleri uzıın "bir tetkike tâbi* tutmak ve bu ar rada geçen taHtıi siz günleri anlatmak için zemın nıüsaid değildir. Savinkov'un hasıl olaon gerginlik ve bürndetin önüne geçememesi de aynca bir maceradır. İşler nıuvakkat bir zanıan jolunda gitıniş, Konilov başku tnandan, Savinkov da Harbiye Nazırı mevkilerini işgal etmişlerdi. Bu vaziyet dahilinde bir taraftan Kerensky üzerindeki nüfuzu diğer taraftan da başkumandan nezdindeki presüji dolayısile belki de Rusyayl knrtarmak Savinkov'a müyesser olacaktı. Biraz daha hüsnü niyetle çalışan ve çahşacak olan arkadaşlan, toplamak, biraz daha gayret, biraz daha iti mad, biraz daha zaman ve biraz da telefon şebekesini ıslah sayesinde herşey johına girecekti. Fakat Talih bir türlii taraamile Rusyaya gülümsemiyordu. Bir taraftan düşman topçusu, bundan daha elim olan bolşevizm tohumlan herşeyi Bİtüst ediyordu. Kerensky Ue Konilov'un arası öyle şeytanî entrikalarl» açılıjordu ki onlan bir daha birleşmiş görmek nasib olmamışt». 9 birincikânun darbei hükumetile fcaşknmandan kendini diktatör ilân etmiş, fakat Kerensky'nin emrile tevkif olunmuştu. Bu işte asla methaldar oltnadığı bilâhare anlaşılnuş olmakla beraber, ifratçılann hücnmlanna hedef olduğundan dolayı Savinkov istifa mecburiyetinde kalmıştı. Bütiin arkadaşlarına biihassa Kerensky ve Kornilov'a ve bunların fevkinde mutlak ve muhakkak surctte Rusyaya sadık bir insan olan So\inkov memleketine en çok hizmeti dokıınacağı zaman işlerin kontrolunu kaybederek ve ondan başka bir elin bu işleri düzeltemiyeceğini yakincn bildiğimiz halde; işbaşmdan aynlmış oluyordn. Boris Savinkov Daldan dala devam eden . mücadeleden sonra Savinkov, Bolşeviklerin af vaidlerî üzerine Rusyaya döndü ve şaljsiyetini sıhra indiren bir şaibe iie öldü daşsız, erkânı harbsiz, tek bir arkadaş, yani Fil sudskinin himayesinde kurulmuş olmak itibarile mucizevidir. 1920 eylulünde 30.000 kadar bolşevik aleyhtan zabit ve neferden mürekkeb iki kolordu kurulmuş, bunların da akı beti tıpkı Rus toprağındaki nıücadelelerin akıbetine benzemişti. Ve nihayet Avrupa devletleri de bolşevik rejinıini tanımağa meylettiklerinden, Savinkov mücadelesine Prag"da deam etti. Fakat bu da ademi muvaffakiete uğradı. Sovinkov'la son görüşmemiz, Lnid Corc'un ikametgâhmda vukua gelnıişti. Loid Corc kcndisine, mücadeleye devam lüzumunu söylüyor; ihtilâllerin de zamanla tahaffüf edeceğini, daha mutedil ihtilâlcilerin işbaşma gelmesile Savinkov*nn memleketine yapabileceği büyük hizmetler olduğundan bahsediyordu. Belki de aralannda niza zuhur ederek bolşevİ7nıin inkıraz bulacağını ve fakat ne de olsa zamanla herhalde bu rejimin de durulacağını iddia ediyordu. Savinkov bunlan bir ölii sükutile dinliyordu. Yüzünden neler duyduğu zerre kadar hissolunuyordu. Loid Corc vâıını bitirdiği zaman sabık Nihilist'in cevabı şu olmuştu: « Muhterem nazır efendi, müsaadenizle size arzebneme müsaade ediniz ki; tarih Roma imparatorluğunun sukutundan sonra karanlık günler kaydetmektedir., Savinkov'a 1924 haziranmda, kendislne vaki davet iizerine tekrar Rusyaya avdet ettniş buluyoruz Kamenev ve Trocki tarafmdan affolnnacağına dair yapılan bir vaid iizerine Moskovada yapılan muhakemesi herkesin hatırlarında olsa gerektir. Çok lyi tanıdığı ve birlikte çalıştığı bu. insanların hakikaten merhamete geldiklerine inanarak mı, yoksa onlan çok tammaktan mütevellid bir itimada dayanarak mı tekrar Rus topraklarma girdi bilemeyiz. Esasen bu nokta ne mühim ne de bilinmesi liiztımlıı bir meseledir. Bizim için tekrar Rusyaya avdeti kâfıdir. Savinkov'a işkence yapılmadığı muhakkaktır. Belki de ondan daha ağır olan manevî bir şaibe vardır ki bu da aleyhine mücadele ettiği Rus ihtilâline yazdığı methiyedir. Bunu hapsedildiği zindandan yannış ve ihtiiâlin cihanı kurtancı mahiyetinden bahsetmiştir. Savinkov'un öiümü, onun manevî şahsiyetinin Rus milleti ve cihan nazarında sıfna indirilmesinden daha elim bir hâdise teiâkki edilemiyeceği için bizce ikinci decerede ehemmiyeti haizdir. Yalııız surası mııhakkaktır ki. Savinkov'un filiyaü herhangi bir şaibeden masun olmamakla beraber, Rus lıalkı için onun kadar çahşmış, onun kadar fedakârlığa katlanmış, onun kadar tehlikelere göğus germiş ve hepsinin fevIdnde onun kadar ıstirab cekmiş bir adam daha göstermek güçtür. (Arkası var) Gazeteler, Dahiliye Vekâletinin çok takdire şayan bir teşebbüsünden bahsediyorlar, izdivacları kolaylaştırmak, evlenenlerin çol: çocuk yetiştirmelerini teşvik ederek nüfusü çoğaltmak için hükumetin vatandaşlara bazı yardımlarda bulunmasmı temin edecek bir kanun lâyihası hazırlandığını yazıyorlar. Bu kanuna nazaran, gerek resmî memur olsun, gerekse serbest bir meslekte çalışsın, evlenecek vatandaşlara muayyen müesse selerde fcredi açüacak. aile reisleri çocuklarmın adedine göre kısmen veya külliyen bazı vergilerden istisna edilecekler ve diğer bazı hususatta da yardım göreceklerdir. Vatanımızm şenlenmesl, yurdumuzda çalışan kolların ve kafaların artması' için alınan kararlarm en musib ve hayırlüarından biri de şüphesiz budur. Fakat şu sırada evlenmek ve çocuk yetiştirmek istiyenlerin karşılaştığı müşküllerden en mühimmi ev derdidir. İkametgâh kirası mütevazı kazanclı her aile sahibinin bütçesinde büyük bir rahne açmaktadır. Onun için Avrupada ve ekseri Balkan memleketlerinde olduğu gibi yapı kooperatifleri teşkil ederek tercihan yeni evlenenlerin dört beş sene içinde bir ev sahibi olmalarını temin eyliyecek hususatın da bu projenin esasları meyanına ithal edilmesi, o vatandaşlara çok kuvvetli bir yardım olur ve çok kıvmetli bir istinadgâh teşkil eder, diyoruz, Lüzumlu ithalât eşyası serbest dövizle getirilecek Hükumet, ithalât birliklerinden acele ihtiyac listesi istedi Tiearet Vekâleti, ithalât ve ihracat birlıkieri umumî kâtibliğine, memleketimizin muhtan olduğu en mühim maddelerin serbest dövizle getirileceğini ve bunun için lâzımgelen akreditifin hazırlandığını bildirerek bütün ithalât birliklerinin ihtiyac maddelerinin üç altı aylık ihtiyaclarının sür'atle listelerini hazırlamalarını ve bunların Vekâlete hemen gönderilmesini bildirmiştir. LINAİ NALINA MIHINA HNAJ Sarı tehlike çlü paktın Avrupadaki başlanndan biri Yakınşarkı ka nştınnağa çahşırken Asya daki başı da Uzakşarkı kaaTştırmağa çaiışıyor. Ankara radyosu» dün, öğle neşriyatnıda Büynk Okyanus ve Uzak şark bir takım mühim bâdiselere sahne olmak istidadındadır, diyordu. Dün akşam, radyo gazetesi de, bu hususta, bir takım tafsilât daha vermiştir. Almanya, her askerî taarruzdan evvel hem bir siyasî taarnız, hem de bir sinir taarruzu yapmak itiyadındadır. Gene öyle yapıyor. Bu günkü manzaraya bakmız: Kendisi Rumanyaya yerleşmiş, Bulgaristanla gizlîce anlaşmış, Yugoslavyayı tazyik ediyor, aynca Fransayı da sıkıştınyor; İtalya, vasıtasilo İspanyayı harekete geürmeğe uğraşı yor, Japonyayı alet ederek Uzaksarkta tngiltereyi ve Amerikayı san tehlike ile tehdid ediyor. Japonya, Almanyaya yardım etmek için İngiltere ve Amerika ile harbi göıe aldıracak mı; yoksa, Uzaksarkta mütemadiyen silâh şakırdatarak Amerikanm İngiltereye yardunııu azaltmağa ve İngilterenin bir kısım kuvvetlerinl kendi iizerine çekmekle mi iktifa edecek? İngiltere, Avrupada bir hayat memat müradelesine atıldığı şu sırada, Singapurun müdafaası için 90,000 kişi ayırmağa mecbur olmuştur. Ayrıca Singapur'un gerilerini temin eden Malakka yarunadasında, HongKong'da Borneo adasında, Birmanya'da kuvvetler bulundurmağa mecbur oluyor. Avustralya, Yeni Gine, Yeni Zelânda da, Ortaşarka göndermek için hazırladıklan bir tasun kuvvetleri kendi topraklarında bırak mak mecburiyetindedirler. Avustralyada, son günlerde vaziyetin çok ciddî olduğu ve büyük bir gayret sarfetmek lâzun geldiği hakkında beyannameler neşredilmesinin sebebi, hep bu Japon tehdidinden ileri gelmektedir. 1939 eylulünde, İngiltere harbe girdiği zaman bazı dominyonlar, harbin ilk 8 ayında, işi kâfi derecede dddiye almamışlar ve askerî hazırhklannı hafîf tutmuşlardı; bunlarm arasında Avastralya da vardı. Fakat, 1940 haziranmda Fransa yıküınca Avuslralyada daha fazla gayret sarfına karar verdi. Bugün Japonyanm aldıgı tehdidkâr vaziyet karşısmda ise, AVTJstralyanra da etekleri tutuşmuş; çok daha büyük gayretler yapmak lüzumunu anlanuştır. Yerli mamulât muayyen tiplere aynlacak Doğra deml mi ? Şaîr Nedimin harab mezarı İstanbulu Sevenler Cemiyeti, mezarın tamirine karar verdi İstanbul tiearet odası, hali hazır vaziyeti, bu vaziyet içinde azamî iktısada riayet zarureti ve halkın iştira kabiliyetini gözönünde tutarak mühim bir teşebbüse girişmiştir, Bu teşebbüsifcı gayesi yerli mamulâttan, bilhassa halkın en ziyade aiâjcadar bulunup ihtiyacı olanlanndan mümkün olduğu kadar en ucuz. ve en Sağlam olmak Dün Vekâletin bu emri birliklere şsrtile muayyen tipler vücude getiretamim olunmuş ve kahve ve çay, çu bilmektedir. val ve kanaviçe, kâğıd ve tatbikatı, manifatura, kösele ve deri, demir ve Dün ilk defa olarak fanile, trikotaj madenî malzeme ithalât birlikleri der ve çorab fabrikatörleri tiearet odası hal ihtiyac listelerini hazırlamağa baş salonunda toplanmıştır. Bu arada devamıştır. let fabrikalan namına Sümer Bankın Tiearet Vekâleti. getirtilmesi istene bir mümessili de bulunmuştur. Topcek maddelerin İngiltere veya sterlin lantıyı tiearet odası umumî kâtibi Cesahasmdan getirilebilecek maddeler ol vad Düzenli açarak maksadı izah etmasını şart olarak koymuştur. Hüku miş ve bu hareketin bugünün icabları metin bu şekilde çok geniş bir itha içinde yalnız halk için değil, millî salât programmın kuvveden fiile çrkma nayiimiz için de temin edeceği kolaysını temin etmiş olması piyasada bü lıklar üzerinde bilhassa durmuştur. Sanayi erbabı, esasen bugün tipler itiyük bir sevincle karşılannuştır. barile içinden çıkılmaz bir karışıklık Ik! mîlyon Iiralık eczayı hbbiye arzeden çorab ve fanile sanayiinde böyle bir istandardizasyona gitmeği Hükumet, Amerika ve Isviçreden bir memnuniyetle karşılamışlardır. Sümer milyon lirahk eczayı tıbbiye ve müsBank fabrikalannjn da bu şekilde kotahzarat getiıylmesini temin etmiştir. laylıkla muayyen tiplerde iplik verebiBunun için lâzımgelen imkânlar tamaleceği tespit olunmuştur. men hazırlanmıştır. Eczayı tıbbiye tacirlerine lâzun olan ecza ve müstahDünkü içtimaın sonunda gelecek zarat listelerinin hazırlanarak derhal haftaya kadar halk tipi kadın. erkek ve Ankaraya gönderilmesi istenmiş ve he çocuk çorablarile fanile ve kazak tiplerinin tespitinin ve maliyet fiatmın men listeler gönderilmiştir. yapılmasının ikmal edilerek tekrar topÖğrendiğimize göre ithalâtın Kızılay lanılmasına karar verilmiştir. elile yapılması münasib görülmüştür. Bugünlerde kumaş fabrikatörleri de Tevziatı doğrudan doğruya Kızılay yaayni maksadla toplanacaklardır. pacaktır. temas etmek üzere dün sehrimize gelmiştir. İktısad Vekâleti, bugünün şarflan, ithalât imkânları içinde sınaî maddelerin terkiblerinin tayin edilmesine karar vermiştir. Bütün yerli sanayi maddelerinin terkiblerinde bulunması lâzımgelen ham maddelerin miktar ve cinsleri şehrünizde sanayicilerin yapacağı toplanblarda tayin ve tespit olunacaktır. Bu tayin işinde bilhassa yerli ham maddelerin yetişmesi ve ithalât imkânları olan me'mleketlerin verebileceği ham. maddelerin nevileri nazan dikkate almacaktır. Dün ilk defe deri fabrikatörleri iktısad müdürlüğünde sanayi tetkik heyeti reisinin riyaseti altında toplanmışlar ve bu hususta göriişerek bazı esaslar tespit etmişlerdir. Bundan sonra sabun fabrikatörleri ve daha sonra lâstik fabrikatörleri toplanacaktır. Dünkü ihracat ve ithalât Dün İstanbuldan 250,000 liralık ihracat yapılmıştır. Bu meyanda İsviçreye tütün, Yunanistana arpa ve Almanvaya hurda incir ihrac olunmuştur. Dün şehrimize Isveçten çivi, Bulgaristan yolile radyo, mensucat, demir eşya, sellüloz, sigara kâğıdı, mukavva, kimyevî maddeler. elektrik malzemesi, Yugosla^a, Macaristan ve Bulgaristandan tren yolile cam, karpit ve eczayı tıbbiye gelmistir. Almanyamn istediğî ihracat maddelerî Mınteka ticpret müdürlüğü barsak. balmumu, deri, peynir, taze ve konserve balık, keten, yonca ve paçavra ithalât tacirlerinden ellerinde bulıman stokların miktarı ile 938, 939 ve 940 senelerindeki ihracat miktarlarını bir beyanname ile derhal bildirmelerini istemiştir. Öğrendğimize göre bu malumatın istenmesine sebeb bn maddelerin Almanya tarafından istenmekte oluşudur. Bu hâdiseyi bolşevik ihtilâli takib etti. Kerensky ve hükumeti ortadan kayboluverdi. Savinkov ise düşmanlarmın arasindan kaçarak Don üzerinde ihtilâle karşı hareket eden General Aleviev'e ulaşarak yeni istibdada karşı mficadele kıhcını çekmişti. Sonu ümidsizliklerle dolu, beyhude bir gayrctten başka birşey obnıyan bu mücadele onun bundan sonraki bütiin hayatını kaplamışü. Bunun neticesinde evvelâ Rus davasım müdafaa için Aiexiev, sonra Kolçak ve daha sonra Denikin ile teşTİki mesai rtmiştir. Beyaz Rusyanın müttefiklerle olan miınasebetlerini idamede sabık Nihilist Savinkov, kendinden beklenen her tfirlü liyakat ve kiyaseti, entrika kudretini göstermiştir. Ve nihayet Rus toprağında İhtilâle karşı kaldınlan bayraklar, bolşevik taraftarlanmn galebesile indirildiği zaman, Sovinkov. 1919 da Polonya topraklarmda bunlara karşı yeni ordular vficude getirmişü Bu teşkilât, Iparasız, malzemcsiz. arka Zincirlikuyuda bir cesed bulundu Dün sabah Zincirlikuyuda Gültepe kır kazinosu civarında şose yanmdaki içi su dolu büyük bir çukurda bir erkek cesedi bulunmuş tur. Cesedi gören bir arabacı jandarmayı haberdar etmiştir. Başîamış olan tahkikatm ilk kısmmda cesedin hüvlyeti tespit edilmiş ve bunun Bayram sokağında kahvecilik yapan Mahmud olduğu anlaşılKiştır. Mahmudun bir clnayete ml kurban gittıği ve yahud ölüm hâdisesinin bir kaza neticesi mi vukua geldlği malum olmamakla beraber Taş gözlüklerini çıkarmış, iri kapakh, yapümakta oîan tahkikat bazı ip büyük kirpiksiz silik gözlerini duvardaki bir tabloya dikmişti. Soba, derin homuruclan vermiştir. Cesed çukurdan çıkarılmış ve ya tularla yanıyor ve dışanda, mütmiş bir nılan muayenede Mahmudun ölme gece ortahğı sarsıyordu. den evvel küiliyetli miktarda alkol Saçsız başı, beyaz yastığın üstünde, bir almış olduŞu anlaşılmıştır. Vücudün büyük su kabagı hissini veriyordu» Yüde ölümü intac edebilecek her han zü de sapsan idi. gı bir yara bulunmadığına nazaran Bugün ,dedim. Daha iyisin dostum.. daha fazla Mahmudun sarhoşluk İhtiyar mühendis, bu beylik lâkırdıya nsticesi çukura duşerek öldüeü ih hiç kıymet vermediğini gösterir gibi, katimali üzerinde kuvvetle durulmak un ve çehresinin alt kısmını adeta boytadır Maamafih cinayet ihtimali ÛP dan boya kateden dantelli dudaklannı g'özönünde tutularak tahkikata b]> büktü. kaç safhadsn devam edilmektedi'Hakikaten bugün çok halsiz ve epeyce lara devam olunmaktadır. Evvelki İKTISAD akşam Beyoğlu Halkevinde, Osman Şevki Uludağ e&ki İstanbul hasta Lüks mağazalar hakkında neleri mevzulu bir konferans yeryeni kararlar miştir. Perşembe günü de gene ayni Hal Tiearet Vekâleti, lüks mağazalar kevinde, Kemal Emin Bara, İstan meselesini esaslı şekilde tetkik etbulda tiyatroculuğun tarihini an mektedir. Lüks mağazaların adedinln gittikçe çoğalması Tiearet Velatacaktır. Önümüzdekl haftalarm birinde, kâletince hem nazarı dikkati celDanişmendin İstanbul dü betmekte, hem de Fiat Murakabe ğünleri hakkında vereceği konîeran komisyonunun vazifesi halkı birinsın biihassa büyük alâka uyan' ci derecede alâkalandıran ve harcı dıracağı tahmin edilmektedir. Na âlem metaları satan mağazaların zan Danişmend, konferansmda, es satacağı eşyaya fiat vaz'ı olduğuna ki İstanbul düğünlerinin zamanla göre, lüks mağazalar üzerinde kounutulmuş olan bir çok meraklı misyonun durması muvafık görülmemektedir. Söylendiğine göre, lüks saflaalannı canlandıracaktır. İstanbulu Sevenler Cemiyeti Ga mağazalar masraflanna göre değil, latadaki eski Mevlevihanenin, bir sattıklan eşyanm kalitesi ve normal islâm müzesi haline ifrağı için, a derecesine göre tasnifi yapılarak lâkadar makamlar nezdlnde teşeb hakikaten lüks esya satan ma.ğazabüslerde bulunmaktadır. Mevlevi lar serbest bırakılacak ve bunlar hane, ihtiva ettiği bir çok eserlerle, istedikleri fiattan metalarını sataİstanbulun en zengin müzelerinden bilecektir. Yalnız, bu mağazaların Titrinlerine ve içerilerine (bu mabiri olmak kabiliyetindedirAyni cemiyet, şair Nedimin Üskü Şazada lüks eşya satılır) ibaresi yadarda, Karacaahmeddekl mezarı zılacaktır. nm tamirine karar vermiştir. HaKitab fiatlarmda yapılan rab bir halde bulunan mezarın etihtikar rafına demir parmaklık çekllecek JL II ve başma, kendl taşı dikilecektir. Piat Murakabe teşkilâtına memBundan başka, bizde matbaacıhğı leketimize harioden kitab getiren ilk defa olarak kuran İbrahlm Mü bir kütübhanenin Fransız frangı teferrika ile askerî tarlhimlzin belli nm kurunu değiştirmek suretile I I I başlı simalarından Humbereci Ah ihtikâr yaptığı ihbar olunmuştur. •k Vali muavini Ahmed Kmıkla med Paşanm mezarlan da pek ha İhban yapan maruf bir profesörüMaarif müdürü Tevfik Kut dün Şi rab bir halde olduğu görüldüğün müzdür. Bu itibarla müracaate büleye giderek kaza ve maarif işleri den bunlar da tamlr edilecek ve yük bir ehemmiyet verilmiş, elde etrafmda tetkiklerde bulunmuşlar Humberecinin Okmeydanındakl me alman faturalar da buîunduğundan zarteşı Galata Mevlevihanesine bunlar üzerinde tetkiklere başlan dır. mıştır. nakledilecektlr. • İtalya hükumeti, balık ithalâ İstanbulu Sevenler cemiyeti azaVerilen faturalarda bu Mtabha tını kolaylaştırmak için taze balık lan, her ayın ilk cumartesi günleri nenin Fransız frangını bazan beş tan alınan gümrük ithalât resmin Beyazıddakl İnkılâb müzeslnde top ve bazan da yedl knruştan hesab etlantılar yapmaktadır. Geçen top tiğl görülmüş, hatta bıvnlann ayni ve dahilî istihlâk resimlerini kal lantıya Vali ve Beledlye retsi Lutfi faturada birlestirildiği de nazan dırmıştır. dikkati celbetmiştir. Kırdar rivaset ptmistir. Ham madde ihtryacimız tetkik Diğer taraftan Almanyadan da 800,000 ediliyor iradan fazla kıymette müstahzaratı tıbbiye ve tıbbl ecza birkaç güne kaİktısad Vekâleti sanayi tetkik heyeti İstanbulu Sevenler cemiyeti tara dar gelecektir. reisi Şevket Süreyya sanaviciler ile ından tertib edilen seri konferans Sehir Mecîisinde Zeyneb Kfmil Doğumevinin tevsii konuşuldu Şehlr meclisi dün Faruk Derelinin başkanlığında toplanmış ve Kaıtal azası Şerefeddin TJzerin bir takriri okunmuştur. Mumaileyh bu takririni izah ederek Anadolu yakasında, Beykoz, Üsküdar, Kadıköy, Kartal ve Şile kazalan nüfusunun 200,000 i mütecaviz bulunduğu halde doğum işinin ehliyetsiz ebelerin elinde birçok feci hâdiselere ve bilhassa hummai nifasi denilen ölüm vak'alarına sebebiyet verdiğini söylemiş, Zeyneb Kâmil doğumevindeki yatak adedinin elliden yüze çıkarılmasını, bunun için de elyevm çamaşırhane ve koğuş ittihaz edilen mahallin boşaltılarak tahsis edilecek £000 lira kadar ehemmiyetsiz bir para ile tamiri ve burada görülen işlerin de civardaki diğer bir binaya 1.500 lira sarfile kabil olaeağını beyan etmiştir. Takrir makama havale edilmiştir. Cihangir, Ayaspaşa ve civan plânının tasdiki hakkında nsfıa ve muhtelit encümenin mazbatası okunmuştur. Bu mazbata üzerinde hayli tnünakaşa olmuş ve tadil edilmek üzere muhtelit encümene iade edilmijtir. Zabıtai belediye talimatnamesinin müzakeresine devam edilerek mürebbiye, sütnine, aşçı, uşak, hamal, şoför, arabacı vesaire gibi iş ve san'at erbabının çalışabümek için göz, kulak burun, dahilî haricî mütehassıs doktorlara muayene ohnalan lüzumu hakkında mezkur talimatnamenin bir mad Kısa Haberler İngiltere, Amerikadan tekrar muhrib, bir rivayete göre de denizalü gemisi istiyor. Amerikanın elinde evvelce İngiltereye verilen elH muhribin eşi olan 46 eski muhribin de verilmesinde tereddüdler uyandıran âmil, gene, Ja ADLÎYEDE ponyanın müdahalesi ihtimalidir. Japonya, fırsat bu fırsattır, diye müBir veznedar tevkif edildi cadeleye karışmasa dahi, her an harbe İnhisar idaresinin Cibalideki tü girccekmis gibi tehdidkâr bir tavtr takmarak İngiltereyi ve Büyük Okyatün fabrikası veznedan Ahmed nustnki İngiliz dominyonlarile müstemGünçer aleyhine, defterler ve evrak lekelerini ihtiyatî tedbirler ahnağa sevüzerinde tahrifat yaparak beş bin ketmek ve Amerikayı da bütün kuvvelira ihtilâsta bulunduğu iddiasile, tile İngiltereye azamî yardımda buluntakibat başlamıştır. Dosya dün Ad mak hususunda tereddüdn düşürmek liyeye gönderilmlş, kendisinin sor suretile Avrupadaki istilâ ve tahakküm gusu yapılarak, hakkında tevkif arkadaşlanna hayli mühim yardımlar yapmaktadır. müzekkeresl kesilmiştir. Fakat Japonya daima ihtiyatkârlıktan Bir mutemedin muhakemesi ayrılmaz; Almanya, İngiltereye karşı büyük bir taamıza geçmeden ve bu taFatih Malmüdürlüğü zat maaşlari arruznn muvaffak olacağma bir kanamutemedl buhınduğu sırada 110 li at getirmeden, tehdidini filen ikaa kalra ihtilâsta bulunmaktan mevkuf kısması ihtimali zayıftır. Çünkü İngilHüsejin Aksoyun muhakemesine, tere. yalnız değildir; yanında Avustralİstanbul birinci Ağırceza mahke ya gibi dominyonlan ve Hindistan gib' mesinde başlanmıştı. Hesabların tet müstemlekeleri vardır; Çin vardır; Hokiki neticesinde, aleyhine ayni mev landa Hindistanı vardır; bilhassa Amezuda bir dava daha açılmış, bu dos rika vardır. Sovyet Rusyayı saymıyoya da birinci Ağırcezaya yollanmış nu; çünkü bu memleket, Japonyanm Uzaksarktaki miistakbel düsmanlann tır. Bu seferki işte, mühür Te Imza dan biri olmakla beraber, şimdilik taküdi yolu İle 975 lira ihtilâs et bu harbe her ne suretle olursa olsun, tiği ileri sürülmektedir. Dün yeni kansmaktan çekiniyor. Her şeye nğmen muhakemeye başlanmış, Hüseyin ihüyatkâr olan Japonyanm bn kadar Aksoy, «ihtilâsın aslı yoktıır. Mal çok düsmanla birden boğuşmağı göze müdürile aram açıktır. Bu hâdisede aldıracağı pek tahmin edilemez; onun bunun tesiri oldu> demlştir. Mah için şimdilik silâhını çekmiyerek sat'e keme, eski ve yeni iki davayı birleş şalardatmakta devam edeceği tahmin olıınabilir. Bununla beraber «San tehtirmiştir. Şahîdleri çağıracaktır. like» gittikçe artmaktadır. desi okunmuş ve azadnn bazılan söz alarak bir hamalın bütün bu mütehassıslara başvurmasma nnkân olmadığım beyan etmişlerdir. Neticede makam namma izahat verilerek bunlarm muayenesinin senenin muayyen zamanlarında toplanan ve Belediyeden maaş alan bir heyeti sıhhiye tarafından ücretsiz olarak muayene edilmekte olduklan söylenmiştir. Emniyet umum müdürü şehrimizde KüçUk hlkâye Geçiyor Emniyet Umum müdürü Ali Rıza Çevik Ankaradan şehrimize gelmiş ve dün Vali ve Belediye reisi Lutfi Kırdan ziyaret etmiştir. A Rıza U Çevik dün Emniyet müdür vekili etmekten hâlâ kendimi alamadığım bir Salâhaddini de makammda ziyaret soğukkanlıhkla ondan aynldım.. Fakat ederek görüşmüştür. artık muhit benim için mütemadiyen »geçiyor» demekle meşguldü.. Hayatrm bir cehenneme dönmüştü. Kendi kendime bile sık sık «geçiyor» diye mırıldanıyordum. Gazete okuduğum zaman lar, saürların arasından büyüyen bir kelime: «geçiyor»». Dolu dizgin bir öksürük arasında, tekrarladığım şey, gene o» «geçiyor».. Bir gün tramvayda para çantamı düşürmüştüm. Memura sordum. «Geçiyoru gördünüz mü?..» Memur şaşırdı: Kim geçiyor beyim! Zavalh memur, kafamdan her hangi iblis kafilesinin geçtiğini ne bilsin.!. Bir gün kuvvetlice bir felc geçirdün. Sağ tarafım tutuldu. Aylarca sonra, bir bastor.a dayanarak, sokağa çıküğnn ve aya.cımı sürüklemeğe başladığun vakit, gördüm ki, insan oğullan ve kafam, çektiğim bu ısüraba hiç hünnet etmeden, artık bitmiş, harab olmuş, ihtiyar köpeklere dönmüş olan bu biçareye hiç acımadan hâlâ ayni şeyi söylemekle, benim için hâlâ «geçiyor» demekle meşguldürIer. Fakat görüyorsun ya, artık bu geçiş sona varmak üzere.. Ah bir kere büsbütün geçip gitsem ve bu kafamdaki zonklayan çıbandan bir kurtulsam.» Dostuma istirahat ve sükunet savsiye ettim.. İçimde ona karşı büyük bir merhamet pmarının kaynadığmı duydum.. Aradan dört ay geçti. Zavalh, muradına erdi ve öldü.. Fakat cenazesi kaldınldığı gün, ne deseier beğenirsmiz: Ölüsü kandilli geçiyor, Bereket versin ki o, gö''î He beraber kulaklarını da dün> aya Bu son ünvanı duydmacu. fki kaza Ortaköyde Taşmerdiven sokağında oturan 32 yaşlarında Safiye, dün tramvaya binmek üzere caddeye çıkarken üzerine gelen fenalık neticesi düşmüş, başından ağırca yaralanmıştır. Safiye, kazayı müteakıb Beyoğlu hastanesine kaldırılmıştır. •k Ciballde oturan ve Beşiktaş Hayreddin Lskelesinde hamallık yapan Rahmi, mavnadan fabrikaya buğday taşımakta olan şoför Alinin idaresindeki kamyonun tekerleğine geri gitmemesi için taş korken, kam yon hafif surette hareket etmiş, Rahminin eli tekerlek altmda kalarak dirsekten itibaren ezilmiştir. HâdLseyi müteakıb Rahmi, has taneye kaldınlmıştır. Edirne seylâbzedelerine yardım Edirne fHususî) Büyük seylâb vaziyeUni tetkik ve seylâbzedeler den yardıma mah^ac bulunanian tespit etmek üzere sehrimize gelen Erzincan meb'usu Salih Otac raporuiu hazır'ayiD Ankaraya dönmüş ve bunun üzerina» Kızılav umumî tr.erkezinden sehnmiz Kızılay şub°sine daha 585Ö*Hra gönderilmiştir Edirne Kızıiay subesi bu para ile îl'nde mevcud 15{)0 liravı da ekliyerek 380 i Edirnede ve 820 si Meric•e bulunan felâvetzede!erden yarl 3:ma son derece muhtac bulunan lara şubafc ve'mart aylsrı icin altısar lira tevzi etmis ve bu kara kıs gününde epey sarsıflhi'? b'ilunan bu zsvpllı yurdda.şları çok sevindir miştir. AUın fiatları Altm fia"arı gene yiikse'meğe br<Vmştır E i " bir P""~dive altıır 2360 kuru§ıan muanıeie görmüştür. yol katetmiş gibi göıünüyordu. Ne oluı sun, dedi. Bana yardım et de şöyle biraz oturayım.. Hem de konuşuruz... Kaiktım, yastıklarını düzelttim; Oh, dedi, Teşekkür ederim, çok İyî.. Evet, rahatım... Yah, gördün mü şu yalnızlık ne fena.. Hele hastalıkta, he'.e hastalıkta... Sigara alsana kuzum.. Ellerini bir parça kolonya ile yıka.. Şişe işte, şurada, iiomidınin üzerinde.. Mersi, dedim, Bir sigara kâfi.. Sigara dumamndan rahatsız olmayasınız... Bilâkis, bilâkis.. Fakat içemiyorum artık.. Her şeye imreniyorum ,her şeye karşı içimde namütenohî ve mustarıb bir hasret var. Buna chastanın psikolojisi» demeliyiz... Hasta halimizde ne kadar değişiyoruz değil mi?. Ben, sağlık zamanımızdaki bütün haleti ruhiyenin, gövdemiz bir hastalıkla yatağa serilince, onunla beraber yuvarlandığına kaniim.. Müthiş şey... Sö7ünü kesti. biraz düşündü: Fskat, dpdi Ben, saflık zamanlanmds da hasta k1;m.. .Bir fikri «abitin esiri olmuştum. Yürür, yatar, kalkar, yer, içerken, bilhassa ve bilhassa her Sizi görünce, «işte geçiyor» diyor ' şeyi unuttuğum, mes'ud olduğumu farz lar benim bildiğim bundan ibaret.™ Sıkışturdım hizmetçiyi.. Sonra benim ve zannettiğim saatlerde, bu korkunc fikri sabitin, uğursuz bir kuş gibi ba hakkımda «büyük hırsız geçiyor, diyorşıma konduğunu duyardım. Bu kuş, tara larmış.. Kafamda bir klişe teessüs etti: kırk üç sene, yükseldi, alçaldı, başuna «Geçiyor».. kondu, beni kemirdi, uçtu, gene geldi. Bu klişe; ateşte kızartılmış ve suya Fikri sabitin tıbbî izahını bilmem. Fa «jkulunca keskin sesler ve cızıltılar yakat o muhakkak ki, ruhumuzdaki, fikri ratan bir çelik parçası gibi, dimağıma tnizdeki, hayatımızdaki büyük hâdisele dokundukça ayni akisleri uyandınyorrin, kuvvetli aksülâmellerin mahsulüdür. du... Bir müddet sonra, dostum bir FranBakm anlatayım size: sınn kana ile seviştim Kendimden o Avrupadan yeni gelmiştim. Tesadüfen kadar geçmiştim ki, artık eski fikri sabüyük bir ecnebi şirketin mümessili ile biti kaybetmek üzereydim.. Fakat arısıtanıştım .Zeki, yırtıcı, iş kabiliyeti yük zin bir skandal patlamasın mı?.. Hem de, sek bir adam.. Bana elini uzattı.. İsim bir baloda.. Allahım, çıldırmak bir şey lâzım değil; şark memleketlerinden bi değiL Hâdiseyi herkes görmüş, herkes rinde, temsil ettiği şirket hesabına bü duymuştu.. Hınzır gazeteciler fotoğrafıyük bir işe giriştik.. Faaliyetimiz yıllarca mı da bulup neşretmişler... Fikri sabitim sürecekti... Ben, o adamın tesiri altmda derhal ayağa kalkü: kalmiftım. Harikulâde zekâsı, inanılmaz «Geçiyor..» EÖZ ve mantık kuvveti ile beni her gün, «Eski hırsız, mahud skandalın kahbu işin büyük çapta bir macerasma soktu.. Beraberce, müthiş bir para çaldık.. ramanı geçiyor.» diyorlardı. Herkesten utanıyor, kaçıyor, gizleniFakat iki sene sonra foyamız meydana çıktı, kaçmağa mecbur olduk.. Ben, İs yor, kendimi unutturmağa çalışıyordum. tanbuida yakalandım. HaDİsaneye düş Fakat ben kendimi nasıl unutabilirdim?. tüm Azab çekiyordum. Genclerde ah Derken, bir Anadolu vilâyetini boylalâk ve vicdan, fazla örselenmiş olmadığı dım.. Üç gün sonra, siyasî akidesi şüpiçin, 8ksülâmeller daha derin oluyor.. heli, memlekete nereden girdiği bilinmiNihavet hapisaneden çıktım Bir pansi yen bir insana benzedeğim için enseme yonda oturuyordum.. Dikkat etüm; gez yapıştılar.. Gösterilen fotoğraf, hakikadiğim, geçtiğim, yaşadığım muhitte, in ten hayret edilecek şekli bana benziyorsanlar bana tuhaf tuhaf bakıyorlardı.. du.. Bahsedilen bazı tarihlerde ben hakiPansiyonda bir bJntıetMm vardı. Kim katen ismi geçen şehirlerde bulunuyorpeve açamadığım bu hissi, ona açhm.. dum. Bileklerime kelepçeleri taktılar. Gene gazetelerin neşriyatı, gene dedi Güldü; Orhan Rahmi Gökçe kodu dalgaları ve nihayet gene ayııi söz: «Geçiyor.» Artık ünvanım daha büyümeğe baş lamıştı.. Masum olduğum anlaşıimca serbest bırakıldım.. Bırakıldım ama, kafatasım artık, fikri sabite kendisini iyice kaptırmıştı. Uykumda bile ,bir çok insanın kahkahalarla kanşık «geçiyor» diye bağırdığını duyuyordum.. Manevî sükunum, huzurum, her şeyim kaybolmuş tu.. Çarçabuk ihtiyarlamıştım.. Kendimi tedavi ettiriyordum. .Yaşım fark beşe varmıştı. £ür gün, tesadüf yoluma bir gene kıa çıkardı.. Güzel, sehhar, civa kadar oynak ve kaypak, çıldırtıcı bir şey. ^eytan gibi, irademin kapı anahtariarından süzülerek iki ayak üstünde kaîbimin tam ortasuıa sıçradı.. Beni seviyor görünüyordu». Kırkından sonra azanı teneşir paklarmış, derler, doğru dur.. Benden ve sevğimin körlük ve sersemliğinden epeyce emin olduktan sonra; bana izdivac teklifinde bulundu. Aksi takdirde aynlacakti™ Muhit, bana mahud müstehzî ve «geçiyor» diyen bakışlarla bakıyordu.. Jih o bakışlar, ay o söz, ah o fikri sabit!. Fakat, gözlerimi kapayıp kendimi mukadderatuı denizine fırlattım.. Bir sene kadar böyle yaşadık. Benim hakkımda «kart âşık geçiyor» diyorlarmış.. Sonra işittim. Bu bir şey değil, bir sene sonra, kanm beni aldatmağa başlamış. Bu defa gene «geçiyor» füli baki kalmak şartile «boynuzlu geçiyor» ünvanı ortaya çıkmış» Hâdiseyi duyunca, bizzat hayret = Cüzzamlılar Elâzığa gönderilmiyor Bazı gazeteler, Bakırköy Emrazı Akliye hastanesinde bulunan cüzzamlı hastalarm Elâzığa nakledileceğini yaTmışiardır. Hastane Sertabibi doktor Rüştü Receb Duyar bu havadisin doğru olmadığını söyliyerek demiştir ki: « Ben de bu meseleyi gazetelerde okudum. Filhakika Elâzığda bir cüzzam hastanesi açılmıştır. Bizim de burada bu hastalara mahsus bir hastanemiz vardır. Binaenaleyh buradaki hastalarm oraya gönderil "ipsi mevzuu bahsoîamaz. Esa^sn Vekâletin de bize bu yolda bir teb1 ligati gelmemiştir.>

Bu sayıdan diğer sayfalar: