9 Kasım 1941 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

9 Kasım 1941 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

2 K O N G R E Muhterem halkıTnırm zıhninde kongre kelımesının ük izı şuphesız ckongre eğlenıyor» ıs mmdekı Vıyana oporet fllmınm tatlı hatırasıdır. Onun ıçindir ki; bu fılım beyaz perdede gorundu gorüneli kon gre'er, hangı forma aıd ve hangi konuyu goruşmeğe musaıd olursa olsun daıma cğ'encelı olması temennı edllen jı3'in gıbı bır toplantı telâkkısüe karşı'amyor Eu guzel bır şey Insan ıster ıstemez kcngrede eğleneceğıni sanıyor Va tuhpfı şu kı bu zan çoğu hallerde hoşıma okmıyor. Bılmem vaktiniz oldu da gazetelerın iç havadıs kısmını okuken gfretecılerın bır kongresı olduğu eozuncze ilısti mi' Evet efendım' İlk Ba=ın omuraî kongresı geçen hafta Ankarada toplandı. Gazete sahibleri, yazanlar, çısenler, hatta yan çızenler hep burada idjler. Hukumet merkezmın bızıra kongreye yaptığı karşılayış tarzı şu frenklerın dedıkleri «yuz verılmış çocnk» bıçımmde oldu. Bızı her yere, kazuıolara, inıglızce horoz kuvruğu manasına gelcn şu kokteyl partı dedıklen içkılı â'amlere çavlara, hatta sırasına gore kımımızi sukuta, kımlmızı ıtıdale, kımımızi encünıene, kimimizi gayrete davet ettıler. Yedik içtik, görduk ve geldık. Yazan : « Burhan Felek HEM Sehir Fikirler 1 haberleri Edebiyat cereyanlarımızı Feci bir yangm Boğaziçinde bir fabrika yandı CUMHURİYET 9 lkincitesrin 1941 NALINA MIHINA Halâskârlık davası I tarâfma da, kongrenm nasıl eglçndığını an atayım. Efendinr Bız buSuut Kemal Yeti'ımlerile hey'et ilradan leylekler gıbı * c«c<a<ı • ^ ^ rrının onyedınci asır kin bıze guzel bır grup grup gıttık. eser vermış bulunuda ençok ılen gitmış Hk gıden grupta ' or Ankara Dıl ve olmasmdan ve bunHakkı Tarık ustaTarıh Coğrafya ların tesırıle yeni dımızîa vıcdan sahifakultesi Turk Dıl • ^ • * * feJsefenin doğma bı gazetecılerden ve Edebiyat Enstıtusu neşrıyatının ilk kuvvet teşkıl etmez Edebiyat ve onun smdan ve bınnetice içtimaî ve sıyasî Peyami Safa, Selânannarasını teşkıl eden bu eser 220 bu meslekleri alelâde eğlenceler değıldır kı hevatta muhım degışlklıkler vucud bulmı İzzet, Said Kesyuk sahıfe halınde «Edebî Meslekler bırınden bakılınca dığerlne geçılsın Ma masındandır. Romantızmin dogması da ler gıbı arkadaşlar Tarıhi» adüe intışar etmıştir. Es^rde vera, dunya ve tabıat goruşlerıle tenef f ak ilimlerinin gıtgide bir tekniğe münvardı. klasısızmden başlıyarak bugune gelın fus eden veya hıç olmazsa bun^rın mu cer olarak makıne ve fabrika hayatınm Bu zatiar, hıkmeti huda ayaklarım baBaltahmamnda Prens Saıd Haiım hıtı ıçınde gelışen edeblyatın kendı ken viicud bulmasile şehirlerın büyümesı ve sar basmaz trende bır curmu meşhud Paşa veresesıne aıd ve Rıza ismınde cıye kadar birbırlerım takıb eden butun Fransız edebî meslekleri vecız olduğu aıne a>Ti bir kultur havası yaralmağa sıklaşması, köy halkınden mühım bır olmaz mı? Hem de ne curmu meşhud' birının ısticarında bulunan fabrıkadan s te ebbus ettığı de gorulmemışür. Çunku kısmınm fabrıkalara > ığılması neticesın Trende bır kadm feryadı: e\vellu gece saat 20,15 te jangın çı kadar selıs bır uslubla anlaülmı^'ır, ay\az]fesı mevcud kulturu değıştırmek de de ıçtımai ha>atta muhim değişıklıkler Vıcdan sahıbı adam yok mu bu karak dahıli kısmı ahşab olaoa bına ta nı zamanda muellıfın felsefî külturünun kuvvetınden gelen guzel bır aydınlık ğıl, bunun içınde mumkün olan güzel hasıl olması, a>iü zamanda tabuyat 9 mamıle yanmıştır. trendeeeee vardır. Izah edılen her mesleğin sonun lıklen yaratmaktır. ılurlerınin doğmaya başlayarak hsjatın Yangından bıraz sonra tstinye İtfaBızımkıler hep birden horrrr' dıye koAvrupanın yenı edebiyatı Renessans karışıklık ve tenevvuu karşısında tabıivesi ve arkasından da istanbul ve Bey da ona daır fransızcada jazıLmış muh.m ridora dokü'musler . Hâdıseye şahıd oloğlu İtfaıje gruplan suratle yetışmış eserlenn bır biblıyografyası ve sonra da 1a bırbkte doğduğu gıbi «Edebiyatı Ce at mehabetının yakınen duyulması ve muşlar . Hakkı Tlarık Ötekiler gıbı toy lerse de, ateş, kısa bir zamanda bına bu mesleklerm dayandıklan felsefî fı dıde> dedığımız Tanzımat edebıyatının nıhayet kuvvetlenmeğe ve zenguıleşmeğe olmadığı için admı yazdırmamış. Bının her tarafını sarmış % 3,5 saat de kjrlerın eserlerde nasıl akısler yaptjğını baş,laması da medreselerin yanında açı başlamış burjuva sınıfına tevecouh ete zimkıler, ışın âkıbetını duşunmeden Ae•vam ettıkten, fabnkayı tamamıle yak gosteren guzel tercume edılmış seçme lan yerll ve yabancı mekteblenr. mem ıresınden ılerl gelmıştır. dayi can. etmışler Ankara encımen ıç tıktan sonra sonmuştur. parçalar ılâve edılmek suretıle okuyu leketunıze aşıladıkları >enı ılımleı ve tımaında ıken Peyarri ıle Selâmıyı poEdebî mesleklere tesır eden bu ana Yangın esnasmda faonkanm üst ka cuyu memnun edecek bır tertıb yapıl bunlann tevlid ettıği yeni düşunceler ne'ıisle ıhzar ettiler ve şahıdlıklerüıı dıntmda bulunan mudur Fuad, birdenbire mıştır Eser bu suretle sadece nazari ücesınde olduğu meydandadır. Nıtekım amıller dururken onların değışmesmı ledıler. Kolay mı vıcdan sahıbi olmak' etrafını saran aiev \e duman sutunlan olmakla kalmıyarak mesleklere ıstıka Tanzimattan bugune gelincıye kadar ycrulma ve arzularla izah etmek çocukCurraü meşhudun vukuunu isteyen arasmda olum tehhkesıle karşılaştıgın met veren nazarlyelenn şaır, romancı, temayuz etmış hiç bır edebî şahsıyet ça bır duşunuş olmaktan oteye gıdemılerden bıri dıyormuş ki: dan jırmı metre yukseklıkten kendinı h kâyecı gıbı muhtelıi edebi şahsıyetler gosıerılemez kı zlhniyet ve isUkametını ytceğl için muellıf de Faguet'yı çabucak Kımler yoktu' Allahaşkına sakın bu iş örtbas ol aşağı atmış ve bu sukut netıceslnde vü de nasıl akısler yaptığını ve ne çeşıd jeni garb kiıltüründen almamı? olsun terkederek bütün edebî meslekleri ilmi Her çeşıdden, her boyda kalemler, masın! cudünun muhtelıf yerlerinden ağır su mahsuller verdığını seçme nümunelenle Hatta bu devırde Fransada hâkim ojan ve felsefî hareketlerle muvazi olarak kalem sahiblen, gazete sahibleri, umid eaebî meslek romantizm olduğundan tetkık etmekte devam etmiştir. gostermeğe çahşmıştır, Hakkı Tarık, gazeteciîeri en iyi tanı rette yaralanmıştır. ve emel sahiblen ve şuphesız baştanaşaBınadaki ameleden çoğu, kendüerinı Edebî mesleklenn zamanımıza doğru Fransız edebî mesleklerıne kaülmamız yan bır eda ile: Suut Kemal Yetkın, telıf ve tercüme d?hi kaynaktan yanl klasiszrnden ola gıttJtçe daha »k ve daha çabuk değışğı ıyı nıyet sahiblen .. Kımı şahsan gelalevler arasından dışarıya atabümiş Merak etmeyin Beyefendım' Bu iş trlş. kınıi yakınını göndermiş, kımisi lerse de, Koço, Ahmed \e Ibrahim Is butun eserlerlnde olduğu gıbi burada öylelerinin dılıne duştu kı; istesemz de minde tiç kişi enkaz altında kalmış da bir âkır san'atkân gıbi çahşmış, çok nıamış, bunun yerine geçen inkılâbcı tıkleri gonılüyor. Bunu da Faguet'nın hüvıyetUe değil de ruhaniyetile hazır olortbas edılmez, dıyerek dostlarını med lardır Bunlarjn cesedlerl dün kaldırı ınce ve kaypak meselelen anlatmakta bir meslekten olmuştur. Turkiyenın te yorulma ve arzu etme kanunıle ızah mayı tercih etmişti. ceddüdüne çalışmak zaruretinde bulu etmek lâzım gelırse insanların gıtgide hu sena etmiş! lan enkaz arasmda bulunup gomulmüş gıpta edılecek bır maharet ve feisefeci nan Tanzimat nesüleri bu coşkun ve in daha çabuk yorulduklannı ve maymun Başka yerleri bilmem ama İstanbul Ben istatıstık meraklısı değilim Fa tur. Hâdısenın tahkikatına San>er lığmden gelen hâkıra bır lhata goster kılâbcı edebiyatı ayni zamanda ihtıyac iştehlılar gibi daha çabuk bıktıklarını gazetecılerının kongreye gidışlerı, konkat bırısı hesab etmış; bana temınat Muddeıumumisi Fahn, el koymuştur. mıştır. greve gınşleri, âyafetlere, davetlera'ıslaraıa uygun görduklerinden onu sıcak soylemek lâzım gelecektir. İlk bakışta verdi. Kongrenin umumî celselerıle, en Dun, \angın yerinde bir keşif yapılHangi yerde ve hangi zamanda olur ve »amimî bir tehalükle benimsemlşler akla çok yatkın gibi gelen bu izahın da tırak edışleri başka bir âlem oldu. cumenlerde Hakkı Tarık üstadımızm mıstır Yangınm kaza netıcesi olduğu sa olsun bılhassa edebiyat cereyanlarını dir. Namık Kemal ve Hâmidlerin büyük hakıkatle bır alâkası yoktur. Edebî Her çeşıd yazıcı olanca karıha, jest, dakıkada 50 kelıme hesabüe soyledığı anlaşılmaktadır. ılım ve felsefe cereyanlarından ayırmak tesirleri arasında, garb edebiyat b'mek mesleklenn zamaıumızda daha sık defikjr ve nukte kuvvetını orada sak'amış, sozlerın adedı 60 bine varmış Masallahî ve başlıbaşına mutalea edıp anlamak lerini en geniş ölçude ilk defa olarak ğismelerinin sebebi, Ilım ve felsefenin oraya sunmaya hazırlanmış görunüyor Ingılız dilindekı kelımenın de adedı bu pek guçtur. Çunkü edebıjatın malzemes» temsll etmeğe tesebbus etmiş olmaları ve bunkrla birlıkte tekniğin hacım ve Yeniden yapılan ilk du Bunlar arasında Selâmı Izzet gıbi kadarm»?. Demek müsarünileyh bır kelımelerdır; bunlar ıse daıma manalar aynca işaret edılecek kadar mühimdır sür'atini bir çığ gibi arbrması olmuştur. Eoğuk aldığı, benim gıbı encümene tıkıl kongrede bir diksivonerlık konuşuyor. mektebler la dolup boşaldıklanndan manalara hâ Bunlardan sonra hiçbır Turk edıbinin O halde edebi mesleklerin değişmelerindığı içın sesleri kısılanlar talıhlerıne Artık düşunün uzun suren bır meclıste Şışhde su\an polıs, Vefada polıs ka kım olan ilım ve felsefenın tesirlennden artık bunlar çapında çalışmaması yayıl de hfikim olan asıl kanun, budur. Eserın kuserek donduler. Gerçı son gua umumi ne kadar konuşur' rakollan satın alınmış; Idareı Hususı kurtulmaları kabil değıldır. Kayserüng maktan zıyade derınleşmek ihtiyacının butun muhtevası da bunu göstermekteIçtımada Selâmının sesı açıldı ama onun Halbuki kendisine pek sükutidir der yeye aid olan Beyoğlu Mevlevihanesi dır. de dedlğı gıbi, edebiyat, daima dışı ola hasıl olmasından lleri gelmiştir. sesı açılınaya kadar herkesın gozu lerdi.. de bunlarla beraber tamlr \e tadıl e rak kalmış, her yerde ve her zamanda Yazımm hacmi müsaid olmadığı için eçıimış ve merkez heyetı koltukları kaYalnız edebî meslekler değıl, felsefî, Bütün bu toplantılarda eğlence olsun, dılmek suretıle mekteb halme konul onu telkıh eden ılım ve felsefe rereyansıyasî, ıktısadl mesleklerden hiç bıri edebî mesleklenn birbirlerindei ne sup?nmış bulunuyordu. muştur muzakere olsun Peyamıde buyuk bır ları olmuştur. Boyle olunca herhangi yonılma ve arzulara tâbi değıldırler. retle ayrıldıklannı gösterecek güzel tasMecıdiyekoyündeki İlk mekteb binaPeyami Safa, bir encümen namına inkışaf ruhu müşahede ettğimi saklabır edebiyat akışıntn ana amılleri mut Tpkâmüllerini tevlid eden esas amiller vır'eri yazık kı buraya nakledemiyeceları beşer smıflı bırer ük mekteb şekheyete arzettığı karmn ve nızsm tadıl yamam. Bır kere, kokteyl partıde eline laka bu cereyanlarda olacakttr. tstıs değlşmedıkçe asla değışmem şlerdir Nı ğim. Eserlerinde kıymetli bır fıkir sanlerıni izah ederken, elınden, hayır aya çalgıcınm kemanı ahp saat ikıden son hne ifrağ edilmıştır. Fatihteki Zmcır nasız olan bu hekıkatın bır kanun mahıtekım klasıszmın akıl, tabıat ve hakıkate atkârlığı gosteren müellifin bu eseri talı medresesınde de yakında bır ilk ğından geldlğı kadar boyunu ve dılınden ra çaldığımekteb açılacaktır. Kovlu tarafmdan jetınde olduğunu soylemek bıle muba bağlanması daha evvel akıldan zıyade mamlamak üzere, bilhassa genc nesıllege'cnğı kadar sesıni yukseltiyor ve ka«Denize dalayım mı?» başlanan 14 koy mektebınm ıkmalı ıçın lâğa değıldır. Bınaenaleyh edebî veslkci ıır.ana, tabıatten zıyade maveraya, haki rimiz içın pek faydalı olacak, son edebi e?ra bırşey devırmemek ıçın buyuk gay•Bir balık alavun mı?» Vılajetçe yardım tahsısatı verılmıştır. lar uzerınden yurumekle yapılan edebi katten zıyade itıkadlara bağ'anmanm cereyanlara ayn bir eser tahsis etmesi ret sarfedıyordu Etem Izzetm de sıkı Şarkısı bir şaheserdı. Onun etrafında yat tanhlerınin dim ve felsefe tarıhlerı verdığı yorgunluktan ve bunlann zıdla çok arzu olunur. Atatürk için musahabe sıkı oturduğu iskemlesmin devrılmeme hep tepındık. h'iddesınden geçmış bır kulturle ta rını arzu etmekten gelmejnp rivaziye M Şekib TUNC Ataturkun uçuncu olum jıldonumü mamlanmalan lâzımdır, tam manasme Ei ne hususî bır onem verdığı, yuzu geçen Doğnısunu isterseniz, kongrede teağırhğıle bastırdığı sandalyesınin arka essufumu mucıb olan şey daha uzama ne tesaduf eden yannkl pazartesi saba anlaşılmaları da ancak bu sayede mumhğını elıle tutarak sağa bağlamak ıste mış olmasıdir. Kalsaydık kım bilır da hı saat dokuzda Şışlı Halkevmde Ope kundur. Nıtekim bu eseri okuyacakların mesi gosterdı. ha ne kadar eğlenecektik de. Kım' rator ve Profesor Mım Kemal Öke ta alscaklan ilk ders, bu hekıkatin mukarafından Ataturkun hayatı ve olum Kelerı muzakere ettık, nelerı karar Bız mi bızi çağıranlar mı orasını kes doşeğindeki hatıralan hakkında mu vemet edılemıyecek bir surette kenduıı teslim ettirmesı olacaktır. lastırdık.. Bunlar sızı alâkadar etmez tırmek kabil değıl. him bır musahabe vapüacaktır Tadı damağımızda ümidleri, emelleri hatta bızı bıle pek alâkadar etmedı^ı Orta zaman edebıyatının asırlarca siYapılan bütün merasimlerin yegâne SESLİ FİLMLERİ ile kendilerinin yüz kiale açılan kongrenin son celsesın niyet'eri gonlümuzde kaldı Allah nice lik, hareketsız kaldığı malumdur. Bunun 1 hakiki se«nle mevcud N U T U K L A R I . boşlıca sebebı ortaçağdakı ılım ve felsede ancak elli arkadaşm huzurundan nıce kongrelere cumlemızi yeüştırsın . BÜTÜN HASILÂT HAVA KURUMU MENFAATİNE AİD OLMAK fenın yurümekten zıyade yerınde saystzıldı Onun ıçin geçelım işın formalıte B. FELEK UZERE YARIN MATINELERDEN ITIBAREN: ması ve olanca kuvvetını eskı Yunan Akdeniz iklimlerinin aşkı on ılım ve felsefesıni dınî ıtıkadlarla barışbinlerce halkı ağlatıjor. tırmağa sarfetmesidır. Dıvan edebıyatımn butun Ortaşarkta asırlarca sürmesı G Ö S T E R İ L E C E K T İ R . bu sebebdendır. Ilım ve felsefe hareket.en durgun olan medenıyetlerde edebiyat da daima durgun kalmıstır. Bazı YALNIZ EN FEVKALÂDE, EN MÜKEMMEL TÜRKÇE FİLMLERİ munekkidlerın ve ezcumle, kitabın onYapılan bütün merasımlerin yegâne SESLİ FİLMLERİ ile kendılerının SAYIN İSTANBUL HALKINA TAKDIM İLE ŞÖHRET BULAN sözunde ismi geçen meşhur Fransız muhaklkî sesıle mevcud N U T U K L A R I nekkidi Emıl Faguet'nın: •Bildığıro tek BÜTÜN HASILÂT İSTANBUL VEREM MÜCADELE CEMİYETİNE eb^at kanunu, bır muddet sonra muAİD OLMAK ÜZERE Y A R I N ajyen edebî bir zıhnıvetten yorulduğuBaş mumessili: ıruz ve zıd zihnıyetl arzu ettığımızd r» S A RK tejzmdakı psıkolojık prensıpı ıle'i suıSİNEMACILIK mekle edebiyat mesleklermın değı^mesıA y r ı ca: nl ızah etmış olduğunu zannetmesı saf Gosterileceği ilân olunur. ÂLEMİNIN ve acele bır hukmun ifadesı olabıkr 2 ne i Suut Kemal bu eskı tenkıd otorıtesınln m harikulâde muvaffakıvetle MATINELERDEN İTİBAREN prensipmı her nasılsa sadece onsczda ZAFER TACI Turkcelendırllmis bır heyecan beğenmış gorundukten sonra felsefî kulb or as ı : turun rehberllğınden ayrılmıyarak asıl Cıhanşümul romanların serefrazı Büyük zafer fîlmini siz de gorünüz.. MİLLİ ŞEF İSMET amılleri gozden kaçırmamış ve butun İNÖNİTnün vecizesile başbyan Bürün kalblerde Hahrasi ilelebet edebî meslekleri bu amıllerle muvazı Jluazzam zaferle devam edıyor askm ateşini clarak mutalea etmeğe devam etmıştir hafızalarda Eğer edebî meslekler Faguet'nın «yo bütün Eonüllerde menkuş kala Guzel Fransız filmlerine ' sevpinin kudsirulmak» ve carzu etmek» gıbı sırf psıcak en büyük Şaheserinden adapte edilen: hasret çekenlere kolojık ve nefsî temayullerıle değı^ir gıyet ve ulviyetini hayat romanı bı oUalardı bunlar m sadece yorulrr.ak terennüm edeAŞK ve arzu etmek kanunlarına tâbi olmalan cek olan en büve dclayısile hepsinin de aşağı yukarı aynı Bugürikü siyasetimizin zaferi 25 senelik dünya siyaseti. Genc, ihtiyar her vük his ve ıstıISTIRAP rr uddet sonunda değışmeleri lâzım gelırTurkun gormesi lâzım gelen film. Bugün matineler saat 11 de başlar. BIRANDELLO'nun esennden rap romanı dı Halbuki edebî mesleklenn kımısı adestanıdır. PIERRE BLANCHAR sırlar, kımısı bir kaç asır surerken bırTekrar tekrar gorülmesi lâzım gelen ISA M1RANDA bırlerini kovalarcasına pek sık değışenBaş mümessilleri: er olmuştur. Insanlarm boyle geç veya AŞKIN GÖZ YAŞLARI .Hilmi. A: çabuk yorulmalan, geç veva çabuk bıkmalan meslek değıstırmek arzusunu u13 birincitesrin PERŞEMBE >nSIR SAHNELER Y1LDIZI yandırmağa kâfi gelse bıle yenı mesleğın A K ŞA MI Bü>iik ask ve ihtiras filmi bulunmasını tem ne medar olacetk bır aıtlamak iciıt Yazan: »•^^•^'^'^•" &y 3 amele yanarak öldü, fabrika müdürü de yaralandı ı Profesor M. Şekib Tunc | ünun mevzuu, Stalin Yuldaşın birbırini takib eden nunutklandır. Sovyet Rusvanm mukadderatını idare eden bas, birinci nutkunda şu sozleri de sovlemiştır. «İHalıfcum mılifitlcn kurlarmak tçın harbedıyomz, Lenm de halâskarlık davastle ortaya aUlmışU Şımdı, htz de bu davayı gudüyoruz. Daıamız hnVt olduğu ıçın kazanacağız. Almanlarıtı daı ast ıse gasb ve yağmaoerhktır. «Gayemız, milletlert Alman bcyunduruğundan kurtarmaktır, nasılfctlrant kurtardık Htçbır devletm dahılî tf!erme fcartjmıyacağız.» Sovyetler Birliği, bir Alman taarruzu karşısında siddetle mukavemet ve butun kuvvetile harbedijor; fakat bu, kendini kurtarmak içindir ve her ncfıs nıudafaası gıbi haklı ve meşrudur. Mahkura tnilletleri kurtarmak iddiası ise, vakıalara, jeni tabirıle realitelere ujsun gorurmüjor. Bu ujmavışın delilleııni 1939 eylulu ortasından itibaren gene Sovyet pohtikası vermistir. Almanj a, Lchistana taarruz ettiği zaman. So\jetler Birliği de bu hareke'te iştirak etmiştir. Arkasından Finlandiya, Sov>et Rusjanın taarruzuna uğramıştır; bir muddet sonra, uç küçük fakat mustakil Baltık devleti, Estonya Letorna ve Litvanya, Rusvanın istediği usleri verdikleri halde, bir kaç ay sonra, tamamile ilhak edilmislerdir. Halkının ekseriyeti Rumen ol<uı Basarabja ve sımalî Bukovina Rumanyadan zorla alınmıştır. Basarabyi, vaktıle Rus toprğı olduğu için, Sovyetlcr Birliğinin, eski bir haksızhğı tanıir ettiğini iddiaya hakkı olsa biie, simali Bukovina üzerinde boyle bir hak ileri sürülemez. Almanlar tarafından Sovyetler Birliğine atfedilen bteki işgal ve istilâ emelIcrini propaganda sayarak bir tarafj bırakıyoruz; fakat Almanja, şimdı, «gasb ve yağmagerlik» addedilen hareketlerine devam ederken Sovyet Rusya, sevirrı kalarak ses çıkarmamış; hatta mahk<1>n milletlerin Moskovadaki elçilerine kapıyı gbstermiştir. Butun bu deliller. Sovyetler Birliğinin mazlum milletleri değil, yalnız kendini duşundüğunü gostermez mi? Alman boyunduruçundan kurtanlacak nıilletlere misal olarak İranın kurtarıldığının soylenmif olması ise, sanki bir «intakı hak» tır. İranın kurtanldığuu m), yoksa bunun aksi mi vaki olduğunn Iran milletine sormak daha doğru olur. İleri sürülen halâskârlk iddiasuu çürıitmek Için İran faciasından daha kuvvetli del1 bulunamazdı. B U G Ü N Ebedî Şef ATATÜRK'ün Vefetında ANKARA ve İSTANBUL'da S ÜM ER Sinemasmda HâM bir ses... Şahane bır kadın N e f ı s b ı r MILLIALEMDARda Ebedı Şef ATATURK'ün Vefatuıda ANKARA ve İSTANBUL'da Uyamrken ASSIA NORIS A S K Altın Yüdtx ( LILYAN RUSSEL ) ALICE FÂYE DON Bugün 2.30 A M E C H E H E N R İ F O N D A seanslar 11 12 30 415630ve9da TAKSİM Sinemasmda I I IKINCITEŞRİN İPEK Sinemasmda DIK FORAN ELHAMR A'da Salı Günü MARMARA SİNEMASINDA BİR HÂDİSE Memleketimizde en çok sevilen MIKEY RONNY 1914 teıt Sonra T ü rkç e SON AKIN DEMİRHANE MÜDÜRÜ BAHAR İstanbulu yerinden oynattı. A Y RI CA : nin Hicran Yolu ELHAMRA'da Kadm Kalbi Çiçekleri 0 Gecenin Rüyası HİSSİ FİLMLERİN HARİKASI Programı görebilmeniz İçin tam seans saatlerinde gehnmesi. ÖLMEYEN AŞK SARÂY SINENASINDÂ MERLE OBERON ve LAURENCE OLIVIER de takdir alkıslarını topluyorlar Bueün saat 11 de tenzilâtlı matine. Buyuk muvaffaklyetle devam edıyor ve kahramanlan: SULEYMAN NEGİB EMİNE RIZIK L İKİ ASK ARASINDA BRİGİTTE Mustesna filmini alkıslamak üzere Vâsi salonlarını hınca hmç doldurmakta ve seyırcileri gaşyetmektedir. Bu filfnHe: Berlın FLARMONIK Orkestrası tarafından çalınan BEETHOVEN'in 5 inci senfonisini dinliveceksiniz. üâveten • Mıllî Rus sarkı ve dansları Telefon 49369 Seans saatlerı. 11 1 2,30 4,30 6,30 ve 9 da fOLGA TCHEC0WA H O R N E Y " dehas! ve s vmı g e i lU ı Aşka karsı san'atıa ve genc kıza karşı kadının mücadelesini tasvir eden: Sinemasının tıjacımız olduğunu gazeteıerle ılân ettırjuz. Davetıyenız ıçin teşekkurler. Şımdı çekılebıhrsınız Genc kız odasma donduğu zaman vucudu buz gıbi, yuzu sapsanydı. Koltuguna yıkılır gıbı oturdu. Fakat benı kovdu, dıyordu. Adeta kovdu Benden memnun olmadığını ıhsas ettı. Meseleyı oğrenen daktılo Pakize telâş Çok guzel Guzın Hanım, dedı Ta ve heyecan ıçinde: bıî artık çalışmayacaksınız değıl mı' Bu Fakat ona davetıyenin kız kardeızdıvaç sizın ıçın İyi olacak. Saadetler sme aid olduğunu nlçüı söylemedin? dıtemenni ederim. Son zamanlarda biraz ye çırpınıvor. fazla sinirli görünüyordunuz. ŞıkâyeıçJ Genc kız ınler gıbı: bir halinız vardı. İsler sizi yoruyordu Hayır, dıye, şıddetle reddedıyordu. zpnnederım. İsterseniz bugunden çpkiKayır, derhal ıstfa edıyorum. Artık bır lebılirsiniz. Sizi mezun addedecegıra. Ay şey soylemeye luzum yok Benden membaşında hesabınızı gorursunuz. Ifcrami nun olmadığını anladım bu kâfı. Duşun yenızı de duşuneceğım Artık kadın sek o kadar çalışmaya, o kadar.. reter ıstemıyorum. Fazla asabî, siniıli, Elrdenbıre sustu. Zıl tekrar şıddetle ışe tahammulsuz oluyorlar. Gıtmeden çalmaya başlamışü. Bu sefer Pakize evvel son bır rıcam var. Lâzım gelen te^şla koştu. Bıraz sonra hevecandan evsafta, askerliğıni yapmış bir gence ih yüzü kızarmış bir halde donerek: (Baştarafı dunkü sayımızda) Bunu soylerken davetıyeyı mosanııı uzerıne bırakmıştı. Fakat genc adamın hayretle kendisine bakmakta olduğanu ve davetıyeyi ahnak lçm bır hareket yapmadığını gorıınce nasıl devam edeceğmi şasırdı. Sonra Fuad Ahmfcdın elleıının yavasça masanın üzermden kayd:ğını, vucudunün yumuşajıp arkaya doğru gittiğmı, kendisine her zaman kınden backa bır yuzle, garıb gozlerle bakmakta olduğunu gorunce busbutun Layret ettı. Fakat bu kısa bir an surnıüş, Fuad Ahmed birdenbire o eskı soğuk, hâklm tavrını alarak doğrulmuştu. Dudaklarında garıb bır tebessumle: = Küçük hikâye Makine adam». Senı ıstıyor, dedı. Budalalık etme Ona hakıkati soyle, o zaman bak nasıl nıahcub olacaktır. Genc kız isyanla doğrulmuştu. Gıtmiyeceğım, dedl. Fakat birdenbue gozleri hiddetle parlayarak: «Hayır, dıye, ılâve ettı, Gıdecoğım, ona son defa hakaret etmek fırsdtını kaçırmak istemem ) Ve azimkâr adımlarla yürüdü. C>dadan içeri girdığı zaman ?enc adam ayakta pencerenin önünde duruyordu. Güzin onun mavi gözlerinın güldıiğunü, yüzunün her zamankinden başka bır ifade ile gencleşmış adeta çocuklaşmış olduğunu gordü. Bu sinirlerini büsbütün kamçılamıştı. Fuad Ahmed: Deminki sözlerim için af dileıîm. dedl Evlenenin bir başkası olduğunu bılmıyordum Nermm Hanım, oh pardon Guzın Hanım . Genc kız dımdık, soğuk bır tebessumle: ı Heride Celâl na bakıyor, kımıldayacak kuvveti kendmde bulamıyordu. Genc adamın kendısıne yaklaştığmı hayal meyal gordü. O şımdı dokunmaktan korkar gıbı genc kıza doğru eğılmls: Deminki kaba hareketimi affedeceksiniz? diyordu Davetıyeyi sizın zannedmce birdenbire o kadar kederlendım, oyle bır hayret içınde kaldım kı.. Nnsıl, bana evet dıyecek mismlz? Genc kız şimdı onun mavi gdzleriru yekından goruyordu. Ne sıcak bakıslı gozler!. Kalbi her zamankinden başka bir şıddetle aüyor ve bu, ona bayğınhğa benzer garıb bir zevk, sarhoşluk verıyordu. Nasıl olduğunu bılmeden dudaklarının kımıldadığmı «Evet!» dedığini Ussetti ve birdenbire ona bakmaktan utanarak uzanan kollara kendini bıraktı, başını göğsüne kapadı. Bıraz sonra geçen şeyleri Pakizeye anlattığı zaman, gozlerı heyecandan, meraktan buyumuş kendini dınleyen daktılo bir aralık yavaşça içını çekerek mırıldandı: Insan onlardan nefret ettiğini sanır. Fakat bu, içlerınden bırmi delı gıbi sevnıeye mânı değıldır. Ben sana demedun mı? Bununla beraber derhal jstıfa ediyorum, dedL Çunku sızden, işlerinızden. hele her an başka isimle hitab edılmekten çoktan bıktım. Zaten =izm gıbı bır makıne adama lâyık sekreter olmadığımı biliyorum. Benım bir kalbım, bır kafam ve sınirlerım var. Çünkü ben insanım, anladuuz mı? Genc adam sukunetle dınliyordu. Güzin susunca ağır bir sesle: Sizi anlıyorum, dedi. İstifanızı kabul ediyonım. Yahıız bana tekdığınız şu makine adam ısmini siddetle red dederim. Benim de bir kalbim, bir kafam ve sinirlerim var ve bütün bunlarla sizi seviyorum. Size bunlan söyleyebümek gayretini, cesaretini verdıği içuı deminki yanlışlığa şukrettiğimi de ilâve cdeyım Şu isimleri bırbırlne karıştırma meselesine gelince eğer karım olursanız buna mahal kalmıyacağını zannediyonım. O zaman size yalnızca, sevğilım, diye hitab edebılırün, değil mı' Güzin hayretten donmus bir halde o Peride CELÂL

Bu sayıdan diğer sayfalar: