21 Aralık 1941 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

21 Aralık 1941 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Bayılırım dolandırıcılığaPotlar ve çamlar! Bayılırım dolandırıcılığa Elimden geiAiyor, um d yapamıyorum * diye neden yılırım şu ncılığa. Nesine bajnlır•m? Her şeyine. Kârma, şekline, kurnaziığına, hatta hikâyelerina! Ama dolandırıcılık deyince: Bana beş lira ver; yarım saat sonra getiririm, diye sizden beş papel vurup bir daha gözükmiyenlerin yaptığı jruskin vurgunculuğa değil. Zeki, sanatkârane ve üzerinde iyice işlenmiş olanlarına. Mesele zaten vurulan para veya malın kıymetinde değil, eserin zekâ bakımından olan değerinde. Ben muharrir olsam (yani romancı clsam demek istiyorum, anlayıverin!) aşk, (illâllah bu aşktan!) macera, ihtiras (bu da yeni bir roman tipi!) romanı yazmaktan ziyade güzel dolandıncılık tikâyeleri düzerim. Gerçi Arsen Lüpen romanları, Nat Finkerton, Şarlok Holms, Nik Karter hikâyeleri diye bir takım eserler ve bilbassa İngiliz ve Amerikahlann pek muvaffak oldukları polis romanları herkesin elindedir ama bunlar daha ziyade cinayet ve hırsızlık babmda yazılmış kitablardır. Bugün dökülen kanlarm yanında adi cinayetlerin artık esamisı okunamıyacağına göre vazgeçelim bu çocuk oyuncaklarından da dolandırıcılığn fcakahm. Vallahi ne güzelleri vardır: tîatırıma geliverenieri sayayım: Meselâ, Vaktile Hicaza gidecek Türkistan hacıiannı denizden korktukları için karadan göndermek üzere beşer altınını alıp tüfiele bindiren ve her birine: Hacı! Bizi duadan unutma! Allahfeşkına arafatta benim için de bağır! demeyi ihmal etmiyen açıkgözün yaptığı güzel değil midir? Ama efendim! Elin biçarelerini aldatmış; bunun nesi güzel? Ben hareketin suç bakımından mahiyetini tetkik etmiyorum. Herifin buluşuna imreniyorum. Üst tarafı benim değiî, müddeiumuminin işi! Epeyce oluyor: Bir yerde okudumdu. Pek güzel bir dolandırıcılık. Lâkin serrpaye ister. Pariste rue de Paix'nin en meşhur bir kuyumcusuna bir zat geliyor. 152U kıratlık bir zümrüd istediğini söylüyor. Adresini bırakıyor ve gidiyor. İki üç gün zarfmda kuyumcu istenen taşı tedarik ediyor, müşteriye telefon ediyor. Adamcağız geliyor. Tabiî altında güze! bir otomobil. Sırtında en meşhur makastarda kesilmiş bir kostüm, falan filin. Yani bütün mizansen tamam. Zümrüdü meselâ 150 bin franga satın alıyor. Bir çek veriyor ve çekin karşılıksız olup olmadıklarım sorabilsinler diye de belli etmeden beş dakika kadar da kalıyor. Kuyumcu, mutad veçhile hemen bankaya telefon ediyor ve çekin karşnığı bulunduğunu öğreniyor. Müşteri de taşı elıp gidiyor. İki gün sonra, ayni adam mr.ğazaya telefon ediyor: Pek rica ederim. Geçende sizden aldığım zümrüdün bir eşini istiyorum. Aman mösyö. Bu biraz güç olacak. Çünkü biz ilk aldığınız taşı da güçiükle bulmuştuk. Eğer vaktiniz varsa Londrada, Amsterdamda aratalım. İki günüm var. Kâfi değil. Çünkü adam göndereceğiz. Sizdeki taşı bize gönderebilir mi' Bİniz? Maalesef kabil değil. Çünkü birisine hediye ettim. Vallahi pek söz veremeyiz ama,, Fiatına bakmayınız, Elverir ki taş bulunsun. 24 saat zarfında bütün tellâUarmı etrafa dağıtan kuyumcu bir taş buluyor Ve telefon ediyor: Efendim! Sızc bir taş bulduk. Birincisinin ayni mi? Hemen hemen. O ağırhkta ve o renkte.. Siz gördünüz mü? Hayır, ilk taşı getiren simsar buldu. Aynidir diyor. Lâkin ötekinden pahalı. Ne istiyor? 250 bin frank. Oo! Biraz pahalı değil mi? Evet lâkin, zümrüd öyle bir şeydir ki piyasası yoktur. 200 bine vermez mi acaba? Çahşırım. Olmazsa. Olmazsa alınız ne yapalım. Bana da luffen telefon ediniz. Ertesi sabah kuyumcu 225 bin franga aldığı zümrüdü satmak için müşterieine telefon ediyor. Otelden bu yolcunun dün akşam gittiği haber veriliyor. Ve işte o kadar. Yazan: Burhan Feleh\ Bunun neresi dolandırıcılık, neresi zekâ?. Aslan yârim! 225 blne kuyurr.cunun tedarik ettiği ikinci taş, müşterinin evvelce kuyumcudan 150 bine aldığı ilk taştır. 75 bin frank kârına gene eskı sahibine, tabiî başka eilerle satmış'.ır. Fena iş mi? Ve nihayet bunun bir suç olduğunu da nasıl isbat edebilirsiniz'' İşte ben böyle do'andırıcılık yapmak istiyorum. Lâkin param yok! Sermaye sahibi bulsam da bir dolandırıcılık limited şirketi yapsak, hele şu sırada epeyce kârımız olurdu. Sehir ÜNÜN MEVZUU Y haberleri Pasifik harbine dair Kapalı fırınlar Belediye bütün fırın larm derhal açıîması için emir verdi Şehre bol ekmek temin etmek maksadile tamir doiayısile kapalı bulunan fırınlarm sür'atle açılması için emir verilmiştir. Kapalı bulunan fırınlar tamir ve noksanları sür'stlo ikmal edilerek bu i.kşama kadar açılmış bulunacaklardır. Fvlerden toplanan nüfus fişterinin ta?nifi işi sona ermiştir. Tasnif listeleri pazartesi günü Ankaraya gönderilecektir. Leylî mekteblerden ve talebe yurdlarından yaş haddine göre listeler istenmistir. Diğer taraftan karne ile ekmek tevzii usulünün totbikma geçilmesi için neler lâzım geldiği ve ne gibi tertibata ihüyac olduğu hakkında Vekâletten bugün emir beklenır.ektedir. Uzakşarkta harb, Büyük Okyanusun batısmda, Cenubî Ç;n denizi çevresinde cereyan etmektedir. HonşKong üssünde, Lüzon adasında, Bomeo adasınm şimalinde, Malezyada, Havaydan Guarr'a kadar uzanan Amerikan üsleri etrafmda. Teşebbüs Japonların elindedir. On'.ar, 7 İlkkânundanberi taarıuz ve Demokrîsiler de müdafaa halindedirler ki bu vaziyet, bir tesadüf eteri olarak Japonların baskmla harbe baş.'adıklan gün çıkan renkli haritamızın izahmda ve ondan evvelki yazılarımızda yapılan tahminlere uygundur. Biz, yalnız, Havay adnlarındaki Amerikan deniz ve hava kuvvetlelinin bu kadar fena bir baskına uğrıyacaklarmı düşünememiştik ki bu da, Amerikalıların bu kadar gafil avlanacaklarmı aklrmızın almamasmdan ileri gelmiştir. CUMHURİYET 21 Birincikânun 1941 IHEM NALINA MIHINAİ Timor adasınm önemi %ustraIya ve Yeni Zelanda birlikleri, Timor adasındaki Portekiz topraklarına çıktı!ar. Timor adasmın yarısı Holandanın, yansı Portekizindir. Bu ada Sond adaları adı altında Sumatra Cava Bali. Lambok Tambora Flores gibi isiralerle uzayıp giden ve baritada büyük başh bir balık iskeletine benziyen cenubdaki Holanda Hindistanı adalarmın kuyruşjundadır. Acaba, bu adaya neden Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri çıkarılmasma lüzum görüldü? Borneo adasmın şimal kısmındaki petrol kuyularını ve tasfiyehanelerini tahrib edip çekilen İngilizler, Timor adasınm pelrollannı ellerinde bulundurmak için mi burasını işgal ettiier? Timor'a askcr çıkanlmasına sebeb olarak Japonlardan e\\cl davranmak lüzumu ileri sürülmüştür; fakat bu ada Japonların, tesir sahasından çok uzaktır. Borneo. Seleb, Molük, Yeni Gine gibi bir süıü adalar, Timor"un ilerisinde, ve bir Japon hamlesine karşı, bu adayı lıimaye eltikleri için, Japonlarm bütün bu adalardan öncc Timor'u işgal etmeleri ihtimalinin ve İngilizlerin de onlardan evvel davranmak istemelelrinin sebeb ve hikmeti ne olabilir? Bu sorgiılann eevabmı Timor'un coğrafî ve sevkülceyşî durumu. kolayca verir. Bn ada, Avustralya ile Sond adalan yani Holanda Hindistanınm cenubdaki adaları arasındadır. Timor'u Avustralyadan ayıran Timor denizi pek geniş değildir. Avustralyanın meşhur deniz üssü, Port Parwin'den adanm Folofait limanı. takriben 700 kilometre uzaktadır. Timnr"la Avustralyanm şimalindeki Mehnlle adası arasmdaki mesafe ise daha kısadır; takriben 550 kilometre kadardır. Japonlar, bn adaya yerleşirlerse Timor denizi vasıtasile Büyük Okaynusla Hind Okyanusu arasmdaki muvasalayı keserîer ve A\nstraIya ile Holandanın Sond adalan arasuia yerleşirler. İşte İneilizler, bn tehlikeyi öniemek için Timor adasınm Portekize aid olan kısmmı işgal etmişlerdir. Bu işgal, Deraokrasiler frropunnn Amerika Avustralya Hindistan Ortaşark yoluna büyük ehemmiyet verdiklerini göstermektedir. Çok uzun olmasına rağmen bu yolun Amerika ile İngiliz imparatorluğu arasmdaki en emin muvasala lıattı olarak kulanılacağı anlaşılıyor. Bn kızıl kıyamet arasında. pek ehemmiyetsiz gibi görünen Timor adasmın işgali, büyük sevkülceyşî önemi haiz bir olaydır. Dünya harbinin sevkulceyşi de, artık diinya ölçüsündedir. Abidin Daver Borneo'ya taarruz: Japonlar, Borneo adasmın şimal kısmına da ayak basmışlardır. Bu adayı tedricen işgal ederek muhtelif zenginliklerinden biîlıassa kauçuk ve pstro lünden faydalanacaklardır. Borneonun istilâsı, bu adanm etrrfmdaki diğer Holanda Hindistanı adalarına taarruzu koIsylaştıracaktır. ^^^»^ Yazan: Potlar ve çamlar! Bence pot kırmak, gönül kırmaktan elbette daha hafiflir. Çünkü birincisi tamir kabul eder, ikincisi güç yapışır. Öyleyse paçalarımızı sıvayıp pot kırmaya mı koyulalım? Sakun, onu demek istemiyorum. Eğer mutlaka bir şey kırmak havesine düşerseniz bari pot kırınız, diyorum! Pot kırmanın daha büyüceğine çam devirme deriz. Frenkler buna gaf yapma admı veriyorlar. Biz neden çam devirme, pot kırma deriz de onlar gaf yapmak âerler, orasmı telkik edemedim. (Gaffe) kayıkçılarm kullandığı kanca demektir. ama falso yapmakla münasebeti nedir, bulamadım. Bu tâbirlerin yakasını bırakalım da kendimize bakalım. En zekimizden, en az zekimize kadar hepimiz hayatta az çok pot kırarız. Hani, ben hiç pot kırmam! demek boş iddia olur. Çünkü o kâfir şey bilerek kırılmaz. Ne kadar dikkat etseniz mutlaka olur. Allah ikisine de rahmet etsin. Üsküdarh şair Talât Beyle Mabeyinci Tevfik Bey hamamda göbek taşında oturuyorlarmış. Bu iki zat birbirinin öledenberi ahbabı ve bilhassa Tevfik Bey de nezaketile maruf idiler. Bu nezaket icabı Tevfik Bey, Talât Beye: Aman Beyefendi! Ayağımı uzatıyorum, affınızı istirham ederim, demiş. Talât Bey de ayni hareketi yaparak: Beyefendi Hazretleri. İstirahat buyurun! Zaten ben de o terbiyesizlişi yapacağım! eevabmı vermiş. Hak rahmet etsin! Ölüncüye kadar, Tevfik Bey, sırası geldikce bunu söyler ve gülerdi. Frenkler: Asılmışın evinde ipten bahsediimez, clorler. Halbuki çoğu pot kıranlar, bu çeşid falsolarm adeta tiryakisidirler. Toprağı bol olsun, Fransız Cumhur Reislerinden Mösyö Doumergue hakkmda bir çok dalğmhk ve falso hikâyeleri nakledorler. Onlardan biri de şudur: Cumhur Reisine demişler ki: Ekselans! Şimdi teftiş edeceğiniz harb mektebi talebeleri arasında bir zenci prensi var. Kendisine iltifat ediniz! Mösyö Doumergue de önünden geçen talebeler arasında zenciyi görünce: Haü Zenci siz misiniz? Devam ediniz! demiş. İmam yanında sarıklılann, papas yanında ruhanilerin, kel yanında saçsızlığm masalını anlatmak falsodur, pot kırmaktır, çam devirmektir. Lâkin, bazan bunun da o kadar tatlısı oluyoı ki.. Singapura taarruz: Işgali Japonya i^in, en önemli sevkulceyşî fa^'dalar terrin edecek olan yer, Singapurdur. Bugün harbedilen bölgenin, Cenubi Çin denizinin, Holanda Hindistanının ve Hind Okyanusunun, Bengale körfezinin kilidi Singapurdur. Singapur, Japonların eline geçerse, onlar bu kilidi, şarktan garba doğru açmış olacaklardır. Bu üssün büyük ehemmiyetl, İngilizlerle Holandahları, hatta Amerikalıları burayı müdafaa için büyük pajTetler sarfına mecbur edecektir. Fakat Japon Başvekilınin de dediği gibi Singapurun zaptı kolay bir iş değildir. Singapurun Hindis'ana ve nispeten Avustralyaya yakın olması, bu üssü müdafaa eden hava, deniz ve kara kuvvetlerinin takviyesine imkân verir. Japonların taarruz plânı artık aydmDahiliye Vekili Fa:k Öztrak, dün sa ianmıştır. Bu plân şöyle hulâsa edilebibah Ankaradan şehrimize gelmiştir. lir: Vekilin bu aişam tekrar Ankaraya a Hava ve deniz kuvvetlerinin müşdönmesi kuvvetle muhtemeîdir. terek bir baskını İle Amerikan donanBeyoğlu Parti kaza kongresi masmm sayı üstünlüğünü zayıflatm^k, b HongKong, niipin adaları, SinCumUuriyet Halk Partisi Beyoğlu ka gapur büyük üslerini ve ayni zamar.da za kongresi dün saat 15 te Vali ve Be Büyük Okyanustaki küçük adalarda bulediye reisi Lutfl Kırdar. Vilâyet Parti lunan Amerikan talî üslerini ele geçiridare heyeti reisi Reşad Mimaroğlu. mek, Beyoğlu kaymakamı, nahije müdürlerl müdafaa c Borneo adasmdan başlıyarak Ho Müttefiklerin ve Parti delegelerinin iştirakile toplan landa Hindistanırun adaiarım ve bu adavazîyeti: mıştır. Raif Dimerin riyasetinde topla lann zengin kaynaklarını zaptetmek. nan kongrenin açılışını müteakıb seneJapon taarruzlan karşısında, Müttelik mesai raporu okunarak kabul edil Japon baskını: fıklere düşen vazife, şimdilik müdafaaJaponlar, yaptıklaıı baskınlarda mu da kalmaktan ibaret görünüyor. Bu bamiştir. Bundan sonra. dilek raporlanABİDÎN DAVER r m okunmasına geçilmiş. bunlar da vaffak olmuşlardır. Amerikalıların inanılmaz bir gaflet uykusuna dalmış olmakon^re tarafından tasvib edilmiştir. Amerikanm en vahşi sahalarında... Ve vadilerinde medeniyetin tdare heyeti için yapılan intihabda ları ve İngilizlerin, Singapur filosunu, henüz hâkim bulunmadığı devirlerde yaşamiş asil azalıklara Mekkl Hikmet Gelen kuvvetli hava himayesi olmadan Malezyaya yapılan ihracı öniemek üzere denize bek, Ekrem Tur, Hüsnü Göker, Baha Türker, Mehmed Ali Haşmet Tunca, çıkarmak gibi fahiş bir hata irtikâb etCelâl Paid Gür, Haşim Rifat Atalay meleri, bu baskmların İyi netice vermesinde Japonlara yardım etmiştir. Ameriseçilmişlerdir. kalılarla İngilizlerin itiraf ve kabul etBaro îçtimaı bitti niin MLTHİŞ olduğu kadar EĞLENCELİ maceralan. Baş rolde t tikleri gemi ve tayyare zayiatı Japonîstanbul Barosuna mensub avukatlar, ların iddia ettikleri kadar büyük olmabir hafta evvel yaptıkları senelik içtim^ makla beraber, mühim olmuştur. Japon ın devamı olmak üzere dün gene toplan. sdaları, Havay adaları, Singapur müselmışlardır. Baro idare meclisindeki mün Jesi içindeki deniz ve hava hâkimiyeti haTler için aza ve aynca murakıb inti Japonların eline geçmiştir. Dahiliye Vekili geldi Japon taarruz plâm: kımdan onlann ilk yapacaklan işler, Filipin adalan ile Singapura yeni kuv vetler yetiştirmektir. En çabuk gönderilebilecek olan da hava kuvvetleridir. Singapur garnizonunun takviyesi, pek o kadar güç değilse de, Lüzon adasmdaki Amerikan kuvvetierinin takviyesi hiç de kolay görünmüyor. Filipin adalarmda, AmerikalıSardan başka, yerli halktan teşkil edilmiş Filipin ordusu vardır. Bu ordu, 45 yıldanberi kurulmakta olduğu için ne mevcudu, ne de harb kabiliyeti hakkında kesin bir şey söylenemez. Filipin adalarmın takviyesi, Japoniarm bu adalan her tarsftan bir çok deniz üslerile sarmış olmp.larmdan başka, Amerika ile aradaki mesafenin uzunluğundan dolayı da pek güçtür. Buraya gelecek Amerikan gemileri, binlerce mil katetmek mecburiyetindedirler. Amerika kıyılanndan Havaya kadar 2000 mil rr.esafe vardır. Havay adaları ile Manila arasmdaki mesafe ise 4470 mildir. Ve bu 4470 mil mesafede, Japonlann Marşal Karolin, Maryan ve Palaos adalan ile buraîardaki Japon tayyareleri ve denizalülan vardır. Havay adaları ile Manila arasmdaki mesafe, bir donanmanın, bir defada aldığı mahrukatla gidip gelme katedebileceği mesafenin iki mislidir. Görülüyor ki Büyük Okyanus harekâtında ve Filipin adalarına takviye göndermek bahsinde «zaman» ve cmesafe» âmilleri Amerikalılar aleyhine ve Japonlar lehine pek mühim bir rol oynamaktadır. ÇILGIN SÜRÜCÜ WALLACE BERRY LEO habı tamamlandıktan sonra, yardım sandığı işleri konuşulmuştur. Bundan sonra da içtima bitrr.iştir. Japon taarruzunun hedefleri: Japonlar, esasen Japon adalarır.dan Singapurun yanıbaşına kadar uzanan müteaddid hava ve deniz üsleri sayesinde elde bulundurduklan hâkimiyeti, bu baskın sayesinde perçinledikten sonra, asıl taarruz plânlannı tatbika başlamışlardır. Bu taarruz plânmda, ingilizlerin HongKong ileri deniz ve hava üssü, Japonların Filipin adalarında Lüzon'daki Kavite üssü, Borneo adası ve Singapurun zaptı tamamile taarruzi maksad ve mahiyette hareketlerdir. Vake ve ?.lisvay adaları gibi ikinci derecede Amerikan üsleri Japonların eline geçtikten sonra, Japonlar, uzıyacağı muhakkak olan harbi, Büyük Okyar.usa ij'ice yaymak üzere, buralannı Havay adalarına karşı da birer yakm hava ve denizaltı üssü olarak taarruzî maksadlarla da kullanabilirler. Her taraftan Japon üslerile sarılmış ve tamamile tedafüî bir vaziyet almış olan HongKong'un zaptı, sevkulceyşi durum üzerinde büyük bir tesir japamaz. HongKong vsktile Hindiçini. müttefik Fransızlsrm eünde bulunduşu ve Siyam bitaraf kaldığı takdirde. Sin.^apurun bir ileri karakolu olarak mühimdi. Fakat şimdi, Cenubi Çin denizi HongKong'dan Singapura kadar Japon üslerile do'u olduğundan HongKong eski ehemmiyetini kaybetmiştir. CARILLO ANNE BAXTER • SALI günü akşamı I P E K sinemasında | Halka kolaylık Tramvay idaresl, vapurlarda olduğu gibi 26 yapraklı aboneman karneleri hazırlamıştır. Her yaprağı bir bilet yerine geçcceic olan bu aboneman karnelerinin birinci mevkii 200, ikinci mevkii 125 kuruşa satılacaktır. Diğer taraftan Tünelde de halka bir kolaylık olmak üzere yalnız birinci mevkide tumikede beş kuruş verilmek suretile gidilebüecektir. TAKSin Son muvaffakiyetini teşkil e d e n Sineması T Ü R K Ç E sözlü Dündenberi dolup boşalmaktadır. CHARLES LAUGHTON'un Sirkeci Taksim otobüs hattı Benzîn tahdid edilmezden evvel Sirkeci Bakırköy arasında otobüs işleten vatandaşlar, Sirkeci Taksim arasmda yeni bir otobüs hattı tesis edileceğini haber alınca, Belediyeye müracaat ederek bu hatta işlemelerine müsaade olunmasını dilemişlerdir. Dilekleri kabul edilmiş, fakat bir aydanberl ücret meselesi halledilememiştir. Seyrüsefer ve diğer alâkadar şubelerin münasib gördükleri ücret Daimî Encü* mence kabul edilmemiş ve iş sürüncemede kalmıştır. Hem tramvaylardabi kalabalığı azaltarak yolculann istirahatini ve hem de Işsiz güçsüz dolaşan vatandaşlann geçinmesini temin edecek bu meselenln bir an evvel kat'I b!r neticeye bağlanması icab eder sanıyoruz. KANLI NEYHANE Büyük alâka ve heyecan uyandırmaktadır. A Y R I C A ilâve olarak: DANSLI ŞARKILI MUSİKİLİ EĞLENCELİ Bugün saat 11 de tenzilâtlı matine. Nöbet usulü kabul edilmedi İlk mekteb muallimleri arasında nöbet usulünün ihdası için yapılan müracaati Maarif Vekâleti kabul etme • miştir. Gelen cevabda; bir mekteb kadrosunda çalışan muallimlerin tenef füslerde vazife görmelerinin esas oldufu, bu suretle muallimlerin gerek kendi ve gerekse diğer smıf talebesile her gün temas ederek onlnrın bedenî ve ruhi hususiyetlerine vâkıf olmak şibi terbiyevî faydalar temin edecekleri bildirilmektedir. L A K O N C A FİLM I »• I M Bîr kasab mahkum oldu İhtikâr davalanna bakan İstanbul I ikinci asliye ceza mahkemesi, Çemberkasab Osmanı ihtikânndfm E İ I I A Z U R K A L ütaşta ağır para cezası etödemege mah25 lira kum etmiştir. M dagözbütün İstanbula çılçm L bapatılacaktır. Dükkânı da yedi gün jaşları döktürüyor. A Y R I C A D Hastane penceresinden l A KOCAM düşerek öldü hastanesinde yatan R GANİLER PESİNDE danBalıklıyaşmda Ligor; kazaen hastalar78 pencercA Harikulâde muvaffakiyetle TÜRKÇELEŞTİRİLMİŞ dillere destan : ON G U N L E R I KAÇIRMAYINIZ'. âve o l a r a k : YURDDA CUMHURİYET B A Y RA MI deıı düşerek ölmüştür. i B. FELEK Kadın dehasının mucizesi POLA NEGRİ VATERLO Koprusu Baş rollerde: Bütün I S T A N B U L halkının müttcfikan senenin en güzel filmi ismini verdiği İnsanlığın hakikî 1 şaheserini görünüz. Yüz binlerce halk bu müstesna beşeriyet harikasınm önünde iki saat hıçkıra hıçkıra ağladı: V I V I A N R O B E R T L E I G H T A Y L O R nüshası T Ü R K Ç E Lüzon adasına taarruz: Filipin adalarına, daha doğrusu Lüzon adasına yapılan Japon taarruzu, bursda Kavite üssünü ele geçirmeğe matuftur. Bu üs Japonların elh.e geçerse, Amerikalılar, bir daha geri alamazlar. Buna muvaffak olabilmek için, Japon donanmasmın tamamile imhası icab eder ki bu da, bu günkü şartlar altında. İmkânsız denilebilecek kadar güçtür. Filipin .ıdalarımn işgali, Japonları, Cenufcî Çin denizinin şimal kısmına tamamUe hâkim bir vaziyete sokacakt:r. Çünkü bu deniin şimdi Fransız Hindiçinisi ile çevrilmiş olan batı kıyıbn onların elindedir. Filipinleri de aîmca bu denizin doğu;una da ve Filipin sdalarının cenubundaki denizlere de hâkim olacaklardır. Böylece Holanda Hmdistanmın Seleb, Molük, Yeni Gine Edalarını işgal ve istilâ etmeleri kolaylaşacaktır. Ve Japonlar, şimal doğudan Smgapura da 800 mil mesafeye sokulmuş clacaklardır Müttefiklerin Japonlara karşı Kavite ile Singspuru ellerinde tulmalan, onlarm bu günkü mukavemeti ve müstakbel hareketleri bakımından birinci şarttır. İ P E K nüshası N ELE K Sinemalarmda her seansta çılgmca alkışlanmaktadır. İlâve olarak: İNGİLİZCE ÖLMİYEN AŞK Dünyanın yeni Kerem ile Aslısı ( SARAY) sinemasında 3 hafta: ÜSTÜNLÜĞÜ ve DUŞKÜNLÜGÜ Â (Avrupanm İkbali) Içlnâe Osmanlı İmparatorlngıınnn yükseliş ve alçalışı en büyük mevki t n tan bu kitab, her Türk münevverinin dikkatle oknyaca|ı bir eserdir. Tenl çıkmıştır. Tevzi yeri Cnmhnriyet M a t . basl ve Ankara caddesinde Üniversite Kitabevidir. Fiatı 100 kuruş. Damadla kayınpeder arasında Şehremininde Uzunyusuf mahallesinde Hüsameddin camii sokağmda 1 sayılı evde oturan Hacı Mehmedle ayni spkakta 18 numaralı evde oturan damadı barsakçı Kadri, ötedenberi geçinemiyorlarmış. Evvelki gece, bu geçimsizlik yüzünden tekrar kavgaya tutıışmuşlardır. Hacı Mehmedin evinde geçen kavga sırasmda, damad, kaynatasını bıçakla ağır surette yaralamıştır. Hacı Mehmed. Gurabaya kaldınlmıştır. Yaralıyı, Adli hekim Hikmet Tümer muayene ederek, haktanda kat'î rapor verebilmek için sonradan tekrar n'.uayeneEtne lüzum görmüştür. Bsrsakcı Kadri, elinde kanlı bıçağile ele pecmiştir. M E L E K'te RENKLİ MİKİ MAVS NÂRNÂRA'da İKİNCİ HAFTA Son günlere yetişiniz. İzdiham devam ediyor. Tam seans saatlerine dikkat. Ayrıca: YURDDA CUMHURİYET BAYRAMI î P E K ' te İngiliz Galataasray, Fenerbahçe futbol maçlan Buefin saat 11 de tenzilâtlı matine FERHAD ile SİRİN Şarkın en güzel aşk efsanesi... Sasanî saraylarının zenginliği . . • TÜRKÇE . TÜBK MUSİKİSİ EN NEFİS ŞARKILAR CUMHURİYET Nüshası 5 knruştnr. Harîe için ELHAMRA'da ftbone şeraili Türkiye için Senelik Altı avhk Üç avhk Bir ayhk 1400 750 400 150 CASUS 2 BÜYÜK FİLM BİRDEN GENCÂŞIKLAE Kr. 2700 Kr, > 1450 > > 800 » » Yoktur. f ŞARK Sinemasının % Takdim ettiği ve her seansta salonunu baştan başa doldurduğu nefis bir aşk macerasım... Bir genc kızm romanını tasvir eden Claudette Colbert . Clark Gable Lil Dagover Theodor Loose T ü r k ç e F r a n s ı z c a Neş'eli, zevkü, hissî film Bir güzel kadının siyasî macerası Bugün saat 11 de tenzilâtlı matine Dikkat Gazetemize cönderilen evrak ve vazüaf neşredilsin edihnesin iade edilmez ve 71 vsınrfîin 'nîi'V^f' Imhı AŞK'ta GALİB Filmini mutlaka görünüz. Baş rollerde: Leni MARENBACH ve Alberf MATTERSTOCK takdir alkışlan toplamakta devam ediyorlar. Bugün saat 11 de tenzilâth matine I Günlerdenberi bütün İstanbulun gözleri tek bir perdeye bağlandı... Kahkahalan tek bir salonda toplandı... Kalbleri de tek bir neş'eyle çarpıyor... Bu şerefi kazanan: Bir mucize gösteren LÂLE t \ Sinemasıdır Herkesin hayranlıkla seyrettiği, dehanın en parlak zaferi olan T A M A M E N R E N K L İ 6 Ü L İ Y E R CÜCELER ÜLKESİNDE Şaheserini siz de alkıslamiğa koşunuz. Telefon: 43595 Bugün saat 11 de tenzilâtlı matine Ayşe âşıktı! Altı aydanberi köyün delikanlılarından Ahmedle sevişiyorlardı. Her akşam sular karannca «Nazlıtepe» de buluşuyor; çalılıklardan geçerek saatlerce dolaşıyorlardı. Ekseriya bir çalı yanına çömelir. kuracaklan yuvadan bahseder, o mutlu güuün ye, ^ köyü; günün yorgunluklarını, ^ * gecelerin verdiği derin uyku ile geçirmeğe çalışan insanlan, müşfik bir anne gibi koynuna almış, uyuyordu. Ilık bir mayıs rüzgârının dallarda ve yapraklarda hasıl ettifi hafif hışırtılardan başka ses, sada yoktu. Her şey ve herkes derin bir uykuda idi. Sabah receği saadeti düsünürlerdi: Ahmed, bağ bozumunda askere gideezanı okrjnurken. tok bir gürültü ile açılan köyün tâ nihayetindeki kulübe cekti. Henüz nişanlanmamalarına rağnin kapısmdan başı yemeni ile sarılı raen, Ayşe, onun dönüşünü bekliyecek bir genc kadın dışarı çıktı, etrafı din ve parlak bir düğünden sonra evleneledikten sonra sabahm bu erken saa ceklerdi. tinde «Sipahi» çiftliğinin yolunu tuttu. Bu hal, her gün biraz daha hararetienerek bütün bir yıl devam etti. GencAyşe, günlük nafakasını muhtar Ali lik, çılgınlık, gönülden taşan bir sevgi... Ağanın evinde çalışarak çıkaran Gül Ve nihayet mukadder akibet gelip süm Kadının kızı idi. İhtiyar anası ge çatti; çen sene ölmüş., hizmetçisiz kalan muhAhmed, Ayşeyi iki canlı bırakaıak astar da Ayşeyi anasının yerine geçir kere gittü. mişti. ¥ »• *H f/=. Küçük hikâye enın namıısıı lünü lığın Cemal Atahan Vay kahbe vay! Gizli gizli gön larda, alırlardı zavalhyı.. eylermiş de habarımız yogmuşî Tüüüh, yazıklar olsun! Zaten şılÇiftliğin sahibi i>i kalbli bir adamdı. günahı suratından da belli idi ya.. Ayşenin tam bir safiye; ve samimiyetle anlattıgı macerasım dikkatle dinledikNe çok ıstırab çekmiş, ne çok kendi ten sonra: rü yemiîti. Kınm, dedi, gözj'aşlann dinsin arBir çok yoksulluklara katlanmaya tık. Burasını öz evin bil ve hiç sıkılma! Ayşe, çiftliğin yeknasak hayatına çamecbur olan zavallı Ayşe, fırtınaU, soguk bir geceyansı sancılar içinde kıv buk alıştı. Vaktini, tasavvur edemediği geçiriyordu. ranarak doğurdu. Sefalet, bünyesinl bir saadet havası içinde harab etmişti. Hiç bir dostu kalmamış, Yavaş yavaş topladı, güzelleşti. yanakherkes yüzçevirmiş, kimse yardımma larına kan doldu. Bir tek düşüncesi koşmamıştı. Ve nihayet, aclığa daya kalmışti: Gülsüm Kadının Ayşe piç doğur namıyan masum yavru, talihsiz ananın Ahmed! gözyaşlan arasında çabucak ölmüştü! muş! Ondan mektub alamıyordu. Geçirdiği Bu haber, yıldırım süratile köye yaÖlenle ölünmezdi; yaşamak lâzımdı. müthiş haileden sonra köyünü hatırayıldı. Köyde kalırsa, yavrusunun akibetine sından dahi silmeğe mecbur olmuştu. Pmar başmda, evde, her köşede bir uğrıyacağı tabiî idi. Şu halde, köyün Aradan üç sene geçti. Şimdiye kadar den aynlmalı idi. Civarda bir çiftlik Ahmedin de askerden dönmesi icab efıskos başladı: vardı. Oraya başvuracaktı; belki acır diyordu, Dü§ündü, taşındı^ Ahmede Aaaa! H Ne ayıb!. = ; mutlaka bir haber gönderip çiftlikta bulunduğunu bildinneğe karar verdl. Ve günaşın köye inen bir uşakla Ah.» mede haber yolladı. Cevab geldl: Ahmed, evlenmişti! Bu haber, Ayşenin maneviyatı üze» rinde bir yıldırım tesiri yaptı. Demekj kendisini rezil eden, lekeliyen erkek, Ayşenin katlandığı dayanılmaz ıstırablara, büyük fedakârlıklara ehemmiyet vermiyerek başkasile evlenmişti! *** Çiftliğin köye bakan altkat odasınrta yanan mum, bir veremli gibi nefes çekişerek erirken, Ayşe, yanaklarına « zan bir kaç damla iri yaşı elile k u r : ladı ve bir deli gibi dışanya fırladı... Köye dogru ilerliyordu. Başı önde ve düşünceli idi. Belli ki onun kafası da, inkisara uğrıyan her insan gibi pek çetin bir mücadele geçiriyordu. Köye yaklaşmıştı. O kadar dalmıştı ki, «Viran köprü» nün üzerinde bulunduğnnun farkında bile defildü. Bir an, muva'« zenesini kaybederek vuvarlandı. Ve bu kazanm biricik şahidf iv, zavallıyı ölüyü selâmlıyarak bulu'jtar arasına ka

Bu sayıdan diğer sayfalar: