22 Ağustos 1942 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

22 Ağustos 1942 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CUMHURİYET Sğüsfos 1942 Mimarî davamız Milli mimariden ne anhyoruz? Yazan: Yüksek mı'mar ranacak tarafı yok. Kendinde müsbet Sabahaddin Âli olarak görünen tek Bir iki senedir aramızda millî mi millî bir ev değil, onun kapısmı Kuyucaklı Yusuf. tecelll ki Macideye mariye bir tahassür'hissi sezilmeğe baş tek bacasını dahi yapamaz. la çocukluk hatıraolan coşkun aşkıdır, ladı, milletimizin ruhunda ecdad eserleHangi mületin mimarî tarihini, hangi Fen ve Edebiyat Fakülteleri binalanhalbuki müsamere rine karşı mevcud olan sevgi ve saygı büyük mimarın hayatını, tetkik edersek nın Ijazırlanan plân ve maketi, Rektör smdan kaynak alaa nın nihayet kültürel bir uyanıklığa yö edelim, onlar sivil mimarî veya askerî lük nezdinde son bir defa daha tetkik bir tahassüs romanı vermişti, « içimiz duğu gibi, dinleyici kütlesinin alâkasız gecesi karısını bir tarafa bırakarak hep kendi neyinden üniversiteli Ümid Hanımla meşgul oldu nelmekte olduğunu görmekten sevinc mimarî veya kilise mimarisi diye tu edilmiştir. Bu tetkikten maksad, Bele deki Şe^tan» la bir «müşahede» romanı uğultularma lâkayd, veriyor. Ev\elkinin vak'ası istibdadm çıkan sesin vecdine gömülmüş, bir ta ve Macide bir gün onu Beyoğlunda şılduymaktayım. haflıklar icadına kalkışmadan doğrudan diye tarafından inşaat ruhsatiyesi veraftan gülünclü bir taraftan içli sah lık bir kokona ile beraber görür. RoFakat her hangi bir hayırh harekete doğruya mimarî denilen san'atm özüne rilecegl için Belediyenin şimdiden mu son yıllarüe meşrutiyetin ilk yıllarmda geçti, ikincinin vak'ası zamanımızda nelerile, şu her vakit görüp durduğu mancımız onun Macideyi Bedri Beye «evinirken, bu sevincin kayıdsız ve şart bağlanmış ve .bunda da kendi milletinin vafakatini almaktır. geçmektedir. Ötekinde Edremid gibi bir muz o bizim ve bizce müsamereler. terkedişini yüksek bir feragat gibi gössız olarak o hareketin daha başlangıc stiüne, sadık kalmıştır, bu sadakatle Maket ve Plânın tetkikinde şehircilik Anadolu kasabasile mektebsiz Kalmış Ömerin memur olduğu postanedeki termek istiyor. Biz Ömerin Hafız Efenda iken hedefe doğru jyi ayarlanmış saray da yapmıştır, villâ da yapmıştır, mütehassısı Prosi, Belediye İmar müO beynelmilel sergi ve 500 üncü yıl dobir köylünün macerasını görmüçtük, veznedar Hafız Hüsameddin Efendi; diyi dolandırdıktan sonraki nedameti bulunmasma bağli olduğunu da işaret kilise de. dürü İbrahim ve plânlan yapan Sedad berikinde İstanbuldayız ve üniversite beş çocuklu ailesine bakmak için, yirmi gibi bu feragatine de inanamıyoruz. O layısile buraya bir çok ecnebilerin geleetmek isterim. On beşinci asrın Rönesans artistleri Eldem ve Emin Onad hazır bulunmuş lilerle tanıştırıhyoruz. beş senedir, bir kronometre intizamile galiba karısını sadece geceleri sevdi. ceği pek tabiidir. Onlara ecdadm şehirMillî mimarî bahsinde de şu uyanma böyle olduğu gibi bizimkiler de böyle lardır. , «Kuyucaklı Yusuf> vahdetli bir roişine devam ederek, herkese yapmak Brraktığı bir kadm değil bir yataktır. cilikteki kudretini benimsemiş olduğuhareketine alemdarlık ve teşvikçilik et dir. Sinanın cihanşümul şöhreti haiz caYeni Fen ve Edebiyat Fakültelerinin mandı: Sanki Anadolunın bir kıyı ır istediği iyiliklere karşı daima nankörRomanda diğer şahıslann içi de hepmuzu şehrin umumî çehresini güzelleşmek istiyen kalem ve fikir adamîarı mileri gözümüzün önünde olduğu gibi, bir kısmı cephesile beraber dört kat,, bir mağında, çıktığı yerden döküldüğü yere lük göre göre nihayet en yapılmıyacağı şeytanla dolu: Meşhur şeir Emin Kâ tirerek göstereceğimiz gibi muhtelif otelımzdan* bazı sayın şahsiyetlerin son za bu zat hayatmda otuz üç saray, otuz iki kısmı da iki kat olacaktır. kadar, sıkmtısız bir sal üstünde; ne yapıp çileden, çıkan o anâhtarla kurul mil, büyük muharrir İsmet Şerif, bil ier yaparak da misafirlerimizi meden! „ manlarda kullanmağa başladıkları bir hamamla daha biiçok nevi binalar sı. Fen ve Edebiyat Fakültelerinin yeni j manzaraîarda' fazla haşmet, ne suda muş memur tipi. hassa arabcayı ve Selçukileri iyi bilen şartlar içinde ağırlamağı düşünüyoruz. kelime var: Sivil mimarî. Ben bu keli ralamıştır. binasmda bulunacak modern ter ibath , f a z l a derinlik; fakat kumsallara da o Sarsaklar meşheri: Profesör Hikmet; ne, çekümez şey oç Bunun için İnönü gezgisinin sağına meyi, ziyaret ettiğim Akademi sergisiSultanahmed camiinin zarif ve neş'elj üç bin kişi alacak kadar geniş konferans ! turmıyarak, hep ayni ırmağın havası lar? Romanın akışında hiç tesirleri ol tesadüf eden ve esasen otel için ayrılmış nin millî mimarî semineri salonunda bü miman Mehmed Ağanın Davudpaşada Bütün bunlar parça parça kendi baş mıyan bütün bu gevezelerin kitabda işsalonundan daha geniş bir konferans : jçinde romanı bitirmiştik. «İçimizdeki olan sahaya büyük bir otel yapacağız. yüklerimize izahat vermekte iken bu se yapmış olduğu kasnn her göreni haylarına hep iyi; fakat romanın kendi? leri ne? salonu yapıhncıya kadar bütün Üniver • Şeytan» ise, karışık kanallı bir su şeİkinci büyük turistik oteli Çırağan saraminerin sayın profesörü ağzından da ran bırakacak ihtişam ve zarafetini sa•sKuyucaklı Yusuf» «müsbet» in r o j bekesindeymişiz gibi, bizi sağdan solHele Macide; romancının sempatimlzi yınm yerinde düşünüyoruz. Üçüncü osite istifade edecektir. çokça işittim, bilhassa öğretim bahsin yın millî mimarî profesörü gelip görsün; manıydı, bu, menfinin ve hicvin olmak ] dan, şuradan buradan. hep çıkmaz'ara kazandırmak için o kadar çalıştığı bu teli istanbul siluetinin en güzel seyreEylulün ilk haftasmda temel atma . de bu (sivil mimarî) kelimesinden isti gittiği yanlış yoldan dönmek lüzumunu istemiş. Muvaffak hiciv ya güldürür, merasimi yapılacak ve süratle inşaata getürüyor. Bir ronıanın böyle çıkmaz ya acındırır, ya düşündürür, yahud kız kız; Bahkesir orta mektebindeyken o dildiği yerlerden biri olan Çamlıcada, fade edilmek istenirken hedefe varıla hissedecektir. lara bölünüşü onun romandan daha nu biz de sevmiştik, fakat İstanbuldaki dördüncü oteli de Boğaziçinde kuracağız. başlanacaktır. Bir taraftan inşaat ilerdırır; buradaki hicivse sadece tiksinmıyacak yanlış bir yola girilmiş olduMillî mimarî ögretiminde seminer proŞünu hemen izahatım arasuıa sıkıştılerken diğer taraftan da istimlâk işi ta ziyade küçük hikâyeler mecmuası olu dirtiyor. Hemen bütün şahıslann ya ka Macide; babası ölünce Balıkesire gideğunu gördüm. fesörünün (sivil mimarî) kelimesile ne ceğlne İstanbulda kalıp Ömerle sevişir, rayım: Bu programm inşaata taalluk eşudur. mamlanacaktır. faları çatlak, ya ruhları sarsak. Anhyabildiğime göre Akademi millî aradığını anlıyamadığım halde bu kelibarlarda içkl kadehlerini bir yudumda Asıl çizgi: En başta Nihad olmak üzere, Öme yuvarlıyor. Züğürt kocası arkadaş pa den otel, sergi binası ve tiyatro gibi kımimarî seminerinde genc fikirlere teikin me üs yaratmak istediği sun'î mefhumu sımları tabiatile malzemenin bollaştığı Valinin tetkikleri ve büyük başlara izah edilmek istenen bir kurtuluş yolu yapmak istediğini zanÇıkmazlara sapmadan asıl suyu takib rin odasında toplanan üniversiteli genc rasile eğlenti yerlerine gittiği vakit MaVali ve Belediye reisi Dr. Lutfi Kır edersek, bu oldukça hacimli romanda e lerin hepsi idealist rolüne çıkmış sah cide de onun cürüm çerikidir. Nerde harb sonuria bırakılacaktır. Fethin beştez şudur: nediyorum; zira millî mimarî arıyan onu yüzüncü yılına on bir sene gibi bir zakısa olduğunu tekârlardır. Mecmua veya broşürle sa €Kuyucakh Yusuf» taki ölürken bile « Millî mimarî deyince bunu arıya elli altmış senelik şahsiyetsiz tahta ev dar, dün öğleden sonra Kadıköyüne ge sas çizginin ne kadar çerek Kurbağalıderenin temizleme a kendiliğinden anlarız. Üniversite tale ğa sola çatarak mevki kapacaklar. Nİ kocasına «Ne iyi ettin, ne iyi ettin» man bulunduğuna göre inşaattan gayr» cağımız yerler dinî binalar olan camiler lerde, hatta yüz elli iki yüz senelik inhaduı düştüğü alçaklığın derecesine diyen Muazzez, nerede Ömere altı sahi olan işleri evvelâ başarırsak harbde» değildir, artık bundan sonra cami değil, hitat eserlerinde değil, halis Türk stilin meliyesinl ve inşası bi'.en veya bitmek besirtden yirmi beş yaşlarında Omer üzere olan muhtelif yollan tetkik et altı senedir devam etüği felsefe şube bakmah: Zavallı veznedar Hafız Efen felik bir mektub yazarak Bedriye dö sonrası için de" esasen plânda yerleri ayevler, saraylar yapacağız ki bunlar da de dimdik ayakta duran san'at şaheserdi, kayın biraderihi hapisten kurtara nüveren Macide? Ötekinde tastamam nlmış olan o sahalara inşaat yapmak kosini hâlâ bitiremedi. Romancı bunun sivil mimarî eserleridir. Binaenaleyh ta ierinde arar ve böyle bir arayışla bu miştir. yım diye, vezneden aldığı iki yüz libir ruh vardı, berikinde sinsi sinsi bir lay ve çabuk olur. lebelerimizi camilere kat'iyyen dönüp labilir. Bir hırsızın malını karakol sebebini parasızlıkta görüyor ama posrayı kapatmak için aylardır kıvranıp hesab var. tanede kırk liralık maaşı var. MemuTaksim meydanmda plânı hazır olan bakmadan ahşab evlerin rölövesine, sivi] Türk evine gelince: Sayın okurlarıdururken Ömerden dan aşıran hırsız mahkum riyeti de sıkı bir şey değil, ara sıra had, bu açığı İhpar bunu öğrenen Ni Dava ve hayat: şehir tiyatrosunu o güne kadar ikmal mimarî eserlerimizin tetkikine sevkedi mın birçoklarınm hatırlıyacaklarını u tehdidile, çıkaraşöyle bir uğrayıvermekten ibaret. Ba caklan mecmuaya lâzım olan 250 liedeceğiz. Inönü gezgisinin deniz tarafuu yoruz ve ancak bu suretledir ki bizler marım; geçen ilkbahar mevsimine doğru oldu! «Kuyucaklı Yusuf» ümidlmizi artır kapıyan şimdiki İstanbul kulübile bazı bası öleliberi memleketi* olan Balıke rayı veznedardan koparmağa kalkar. millî mimariyi talebelerimize öğretebi radyomuzda eski Türk evleri mevzulu Hikmet adında bir genc, gece olunca mıştı, ondan üç sene sonra çıkan «İçi ufaktefek binaları istimlâk ederek Marsirle her ti*rlü iliriği kesmiş gibi. Bir lecek ve şu suretle modern bir sivil bir konferans vermiştim; dinliyen müyatacak yer bulamamış ve Küçükpazar gün Kadıköy vapurunda Emlne tey Ya romanın kahramanı olan Ömer? mizdeki Şeytan» ümidimizi indirdi. Sa maraya serginin ve Taksim meydanının mimarî yaratabileceğizü» nevver dostlarımm şehadetine göre çok karaoklunda misafir edilmiştir. KaraTütüncünün yanhşlıkla verdiği fazla bahaddin Âlide şüphesiz kuvvetli roBana öyle geliyor ki bu davada bü beğenilmiş. Fakat daha çok hoşuma gi kolda polislerin gösterdiği bu temiz alâ zenin yanında gördüğü Macide isimli parayı cebine indirip mağazadan çorab mancılık meziyetleri var. Fakat roman nezaretini temin edeceğiz. kızın güzelliği karşısında beyninden yük bir mugalata vardır; hem de he den şey şu olmuştu: İstanbul dönüşün kaya karşı Hikmet o sırada yakalanan Beyoğlu tarafındaki Marmaraya açılaşıran, Büyükderedeki işret meclisinde dan evvel sol veya sağ fikirler kafasabb ve kitablı bir mugalata. Fakat ne de kompartıman arkadaşhğı ettiğim bir ve karakola getirilen bir hırsızın çalmış vurulmuşa döner. arkadaşlarından birinin Macideye teca mıza oturursa bizi müşahhastan ziyade mış bu anfinin İstanbul tarafındaki karkadar hesablı olsa da yanlış hesab Bîğ binbaşı bana: Bu Emine teyze bakkal Galib am vüz eder hareketlerde bulunmarına mücerrede götürür. Bir şeyi batırrr.ak şılığı olarak da Sultanahmed meydanile olduğu ve bir kenarda duran bir çuval da'dan değil, daha uzaklardan biie dö« Safranboluda kalabalık bir odada kalayı gizlice sır:lıyarak kaçmak sure caııın kansı, ara sıra Bahkesire gjdip karşı karısının şikâyeti üzerine «Aldır veya çıkarmak yerine, batan ve çıkanı eski Adliye binasuıın yerini hazırlıyacageliyor. Macidelerin ailesile sıkı dost. ma ona on lira borcumuz var> diyen olduğu gibi alırsak eserimize, kendi da ğız. Sultanahmed meydanındaki iktısad ner. dinledik. Mecliste ak sakallı ihüyarlar tile mukabele göstermiştir. *** çocukluk günlerini ve büyüdüklerı evKarakoldaki kalaylar aranıp da buluna Bu aile Bahkesir orta mektebini bitiıen Ömer, nihayet bir gün büsbütün pa vamızı değil, hayatın kendini koymuş fakültesini, San'atlar mektebini yıkarak Nihaddan öğrendiği o oluruz. «Kuyucaklı Yusuf> u verenden Marmaraya karşı ferah bir taras meyGerçi ilim dilile mimaride bir takım leri aynen hatırladıklarını söylediler. İç mayınca mesele anlaşılmış, Hikmet ka güzel sesli ve musikiye meraklı kız rasız kalınca, tasnifler vardır. Meselâ: Putperesüik lerinden bir tanesinin de hazin bir he laylan bir dükkâna satarken yakalan larınm istikbali için bir şeye karar ve fikri, kendi şahsı namına tatbik ede edebiyaümız, haklı bir ümidle, asıl ke dana çıkaracağız. Eski Adliye binası yerj de o büyük tarasuı sol kavsini teşkil eniımarisi, din mimarisi veya İlkçağ mi yecanla gözleri yaşardı> demişti. mıştır. Dün Adliyeye teslim edilen suç remiyerek üzülerken o sıralarda İstan rek, Hafız Efendiyi tehdid ile 250 limalli eserlerini bekliyoruz. decektir.' İşte o hakikaten Marmaradan marisi, Orta;ağ mimarisi, veyahud da Fakat sayın okurlarım inansınlar ki lunun muhakemesi yapılmış ve dokuz ay buldan gelip kendilerinde misafir o rayı aldı. Hayır, onun içi, romancının tsmail HABİB görünüşü azametli olan tarasa Fatihin lan Emine teyze imdadlarına yetişir. zannı gibi bir değil, binbir çapraşık garb mimarisi, şark mimarisi gibi geniş benim radyoda canlandırmağa çalışhğım hapse mahkum edilmiştir. Mademki musikiye bu kadar istidadı şeytanla dolu. hududlar içinde bölümler yapıldığı gibi Türk evi etnografik bir tablodan başka (•) «İçimizdeki Şeytan>, Sabahaddin heykelini dikmek mevzuubahstir. Zavallı Yarri nasıl var, onu konservatuvara koymalı. Kızı bu hududlar içinde de gene bir takım hiç bir şey değildir. Bugün muhtac olÖmer dejenere bir tip mi? Kötünün Âli, Remzi Kitabevi, İstanbul 1940, S: Fatihin en büyük heykeli buraya dikikendi evlerine pansiyon olarak alacak. kötüsü ama tip değil; tutulacak ve kav 302, Fİ: 75 Kr. tasnifler yapılır. Meselâ: Garb miımri duğumuz Türk evi ise bugünün ihtiyacöldürülmüş? lecek, fakat bir heyielle iktifa olunmıyaAile memnıp, kızlarına îstikbal butunsinde milliyetlerin yaratmış olduğu Rö larını karşılıyacak, bubgünün yaşayış cakür. İstanbul muhasarasının devamınEvvelki akşam, Beyoğlunda Baljkpanssans, Gotik, Eoman. Hatta yalnız Rö şartlarımıza göre konforlu, sıhhî, bediî, zarında Duducdalar sokağında Yaiıinin du; kız memnun, Balıkesirin dar mu? da ve şehrin zapunda gejen tarihi vakhitinden kurtuluyor; Emine teyze memncsans mimarisinin bile gene millî se iktısadî ve fennî şartlan haiz olacak bir kundura imalâthanesinde çalışan • işçialarla alâkah ve o vak'aları tecessüm etnun, sıkışık bütçeli evleri bir kiracı ciyeier altmda İtalyanlarda, Fransız ve evden başka hiç bir şey değildir. Şu lerden 17 yaşlannda Pavlos, 15 yaşlarınürecek mahiyette diğer Fatih heykellerl kazanmıştır. A'manlarda ayrı ayrı hususiyetlere sa halde (sivil mimarî) kelimesile millî da Yaniyi kundura bıçağile boğazından hâdiselerin geçtiği yerlere dikilerek, Ya Ömer? İlk görüşte vurulduğu kıhib olmuş bulunduğunu görüriiz. mimarî öğretimi bahsinde yaratılmak is yaraîıyarak (Baş tarafı 1 Incı sahıfede) ağrıyor. Parmakiarımın ucuna kadar şehrin Türk olduğu zamanlar adamakıllı öldürmüş'.ür. Yakalanan Şarkta da Arab, İran, Hind ve Türk mi tenilen mefhumu sarmmî ve doğru bul küçük ka:il dün Adliyeye teslim edilmiş zın altı aydır Emine teyzelerde pansi nünde arabadan indiğimiz zaman, parti kolumun tekrar yerine konduğunu zan canlandırılacaktır. pek seyrek ve belediyenin ileri gelenlerinden yirmi neder gibi oluyorum. ne tuhaf his!» marneri birer din mİTiarisi olduğu hal muyorum. ve ikinci Ağırceza mahkemesinde mu yon olduğunu öğrenince Genişletilecek Fatih meydanuıda da de bunları da millî seciyeîer birbirin• hakemesine başlanmıştır. Katil Pavlos gittiği bu akraba evine artık sık sıkkişilik bir genclik kalabalığının bizi bek. Biz eğer mimaride bir reform yapmak bir tiyatro, bir Halkevi ve Belediye daden oldukça mühim farklarla ayırmıştır, maksadında isek her şeyden evvel Türk mahkemede hâdiseyi şöyle anlatmıştır: uğrar oldu. Her gün iki mektebli ar lediğini hayrerle gördük. Bizi karşılamaGenclik arasındaki bu ferağat duygu iresi yapacağız. Fatihin Okmeydanında Bu mimariden her hangi birisini ala mimarisini bütün inceliklerile iyice öğ« Yani ile ayni tezgâhta çalışmakta, kadaş gibi Macideyle beraber geziyor dan yatmak istemedikleri için o saate sunun kuvveti nispetinde devlet tarafm muhasara esnasında kurduğu çadırının lım. Onun şahsiyeti ya Grektir, ya Rö renmemiz, ve onun ruh ve tarzını bü fakat bir türlü geçinememekte idim. lar. Yalnız. kızın bâbası ölüp de p?nkadar beklemişlerdi. Ziyafeti de lâğvet dan ferde verilen kıjTnet de büyüktür. yerini de belirtecek çekilde tanzim edenssanstır, yahud da Türktür, veya Aıab tün tarih, teknik ve san'at teferrüatıle Hemen her gün kavga eder, birbirimizle siyon tahsisatı kesilince, artık fazla bir miye gönülleri r a n olmamıştı. Her biri Ferd icabında hayatını feda edeceklir, ceğiz. yük haline gelen kızdan kurtulmak i;in dir. Fakat o yaînız kendi şahsiyetine sa bilmemiz lâzımdır. dövüşürâük. Evvelki sabah gene iş yüsabahleyin erkenden İşinin başına gide fakat devlet de ferdin hayatuıı ve sıhhaŞehrin umum! manzarasının tanzimi o .melek Emine teyze» Macidenin Öhib olarak tek ifadesüe bir (mimarî) dir. Bu itibarladır ki yakmlarda geçmiş zünden kavga ettik. Fakat öğleye doğru merle olan aşifteliğini yüzüne vuıu cek olan bu genclerle büyük bir neş"e tini korumak hususunda fedakârhğın a için yapılacak bir çok işleri ve istimlâkBu mimarî ise bir saraym cephesinde de zamisine katlanmaktan çekinmiyecekür. vak'a ve hâdiselere dayanarak Akade banşarak öğle yemeğini beraber yedik. verdiği vakit... Kız bavulunu aldığı gibi içinde uzun müddet oturduk. leri ayrı ayn anlatırsam uzun sürer.Siçahsiyetini hâkim kılabilir, bir künıesin minin millî mimarî seminerindeki talebe Akşama doğru saat 17 raddelerinde Ya Ömerin Beyoğlundaki pansiyon odasına Devlet ve partide olduğu gibi orduda Berlinde Başvekâlet binasınm yüzlerce ze ana prensipini hulâsalandırayım: Her kapısında da. Şahsiyet ve hüviyete masöyleyince etüdlerini seyrederken bu seminer pro niye temiz iş yapmasını da gitti. Dar ve berbad bir oda. Ne ya gencliğin fiziolojik bünyesi vaziyete insanı barındırabilen geniş ve rahat sı bireri Türk medeniyetinin ve mimarisilik olan bir mimarî bir minarenin şerefesörünün millî mimariyi öğrenebilmek küfretti. Ben de kunduracı bıçagını tez palım gönüller şen olsun. esaslı surette hâkimdir. Fiziolojik der ğmaklan fakir gebe kadınlara ayrılmış, nin yükseliş istihalelerini gösteren abifesinde, bir kilisenin çan kulesinde söve öğretmek için başka türlü çalışması gâhın üstüne fırlattım, bıçak zıplıyarak ken, rnanevî gencliğin yaşla hududlandı doktoru, hemşiresi, temiz yataklan ve delerimizin etrafını açacağız. İhmalle 2ünü söyliyebildiği bgibi bir bar saloAh bu parasızlık; nikâh kâğıdları asYaninin boğazına saplandı ve derin bir rılamıyacağını açığa vurmak istiyorum. her türlü tertibatile burası bir nevi do geçmiş bir iki asrm o güzel abidelerimiz nunun caz köşkünde de sözünü ayni vu lâzım olduğuna kani bulunuyorum. Şöy yara açtı. Yaniyi öldürmek için vurma kıda ama İkisinin de onu düşünmeğe Bir adam altmışında genclik iddia ede ğumevi haline getirilmiştir. Her hangi etrafına yığdığı salaşlan vesair çirkinle ki: zuhla harcamasmı bilir... İşte buna büvakitleri yok. Ömer arkadaşlarından öbir hava tehlikesi anuıda doğumu yak1. Millî mimaride bir sivil mimarî cım.» likleri kaldıracağız. Barlar, bileceği gibi, yirmisini yeni biürmiş bir iün dünya, mimaride (style tarz, üsCese'd üzerinde Morg müessesesi ta dünc para alıp durmaktadır. bayrağı açan bu arkadaş dünya topdelikanhmn yetmişlik bir ihüyar kadar laşmış fakir kadınlar buraya alınmakta, sazlı bahçeler, Ömerin gözü arkaJaşlub) demiş ki bizim Akademi Mimarî ŞuBu meyanda Sarayburunun o fevkalâraklan üstünde dört buçuk asırlık rafından otopsi yapılmış ve ölümün şir larm parasında, arkadaşların gözü Ma da işe yaramadığı görülebiür. Burada, bu tehlikesiz yurdda her türlü ihtimama besinde kurulmuş olan millî mimarî sede ince bir zevkle tanzim edilmiş mimarl yan damarının kesilmesi yüzünden vuömrüe bir Türk sivil mimarî şahecidede. Kız nasıl bir adama düştüğünü nasyonalsosyalist rejiminin umumî ola kavuşmaktadırlar. minerinin de arayıp bulmakla mükellef Teknik şartlan gözönünde tutarak manzumesini meydana çıkartacağız. seri olan Atmeydanı sarayınm ida kua geldiği tespit edilmiştir. Küçüğün anladı, bereket şansı var. Çalgılı b^h rak gencliğe verdiği ehemmiyete işaret olduğu şey bu millî üslubdur. Eminönü Sultanahmed güzergâhını ımna hükmeden karan hiç tered üstü arandığı vakit 100 para ile bir cam çelerden birinde, saz heyeti arasmda, ediyorum. Normal şartlar içinde ruh ve mümkün olduğu nispette az zayiatla haraçacağımız gibi Sarayburnundan" Yedibazhane mecmuası bulunmuşıur. Bundüdsüz imzalamıştı. Mimaride bu millî üslubun cevherini Bedri Beyi gördüler. Bir iki sene ev beden faaliyetinin birbirine bağlı ve be beden orduda da yaralılara göstcrilen kuleye kadar olan sahil kısmını da açalar ailesine teslim edilmiştir. Şahidlerin ararken de bizler onu elli altmış sene 2. NewYork ^ergisine Türk sivil mivel, Balıkesir orta mektebinde musiki raber yürüdüğünü de unutmamak lâzım. ihtimam hududsuzdur. Garmisch'deki rak şimendiferin banliyö ve seyahat kacelbi için muhakeme başka bir güne bıevvel yapılmış veyahud müteaddid tamarisi diye paviyon binası yapmıştı. muallimi iken Macide ile plâtonik bir dır. Bilhassa hava ve zırhlı vasıta sınıf modern hastanenin başhekimi orada barakılmıştır. na bir yaralı gösterdi. Sıvastopolda bir tarlarmı Yenikapıdan Sirkeciye kadar mirlerle cahil kalfalar eünde şahsiyeKompozisyonu ve egzeküsyonu kenkalb çarpıntısı geçirmişlerdi, meğer o larında yüksek komuta mevkiine yükelektrikli yapmak suretile o mmtakayı Büyükadanın su derdi Ömerin de yakın arkadaşıymış. B ^ tini kaybetmiş tahta binalarda arıyamadi eseri olan bu binada Türk miselmiş genc subayların çokluğu gözden kurşun!a bacak kemiği kırılan bu askekömür tozundan ve ticarî şimendifer yız. Hatta iki yüz sene evvel yapıMış marisinin anlammdaki zavallılık İki sene evvel Belediye, Büyükadanın artık her gün eve uğrıyan bir aile dos kaçmıyor. 42 yaşında bir hava tümen. ko rin yolda acele tedavi yüzünden bir ayahlar ve saraylar bile elimize geçmiş karşısında emektar arkadaşımız Mi su ihtiyacını karşılamak için Liman tu. Aileye nakden de yardım etmekte mutanile tanıştım. Beş senedenberi yani yağı üç santim kadar kısa kalmıştı. Ge nakliyatı dolayısile hasıl olmuş antrepo olsa bunlar san'at tarihimizin millî şahmar Sarafyan tereddüdsüz diyebili idaresile bir mukavele yaparak Adaya dir. İşin nereye gideceği belli. Omer harb başlaraazdan çok önce general ol riye gelirildiği zaman yapılan muayene vesair kalabahklardan kurtaracağız. Geçende gene sizin gazeteye Fatih bulsiyeüni kaybetmiş inhitat eserleridir. rim ki üstaddır. Gazetelerden kesti su nakli işini halletmişti. Fakat son va ancak üç ay süren bir birleşişten sonra duğunu söyledi. Giridi işgal eden paraşüt neticesinde altı haftalık bir askı tatbikı Aradığımız cevheri ise ancak sekiz yüz ğim fotograflarını hazin bir hatıra ziyetler dolayısile Liman idaresinin Ada karısını Bedriye terketü ve roman bitti. kuvvetlerinin başındaki generalin de suretile ayağm normal haline konacağı van hakkuıda söylediklerimi o zamana yılhk Selçuk, altı yüz yıllık Osmanlı mediye saklarım. jsuyunu nakle tahsis ettiği vasıtanm başemrindeki birliklerle beraber adaya pa tespit olunmuş ve tedaviye başlanmış. kadar tamamlamış ve Fatih bulvarını bir Küçük hikâyeler: deniyet şaheserlerinde bulabiliriz, bu gi3. Akademinin altmışıncı yıldönümü ka bir vazifeye tahsis edilmesi ve bu iş raşütle indiğini anlattılar. Paraşü'.le at Başhekim yorganı kaldırıp kurşun yerini ucu surlarda, diğer ucu İnönü gezgisini takiben Fatihin kadırgalarım geçirdiği bi san'at harikalarımızdan bu cevheri sergisinde şahidi olduğumuz millî için başka bir nakil vasıtasmın da temin Şimdi bir de, romanı bırakarak, sağa lamak için bir insanda bulunması lâzım gösterirken: aşk ve imanla arayıp bulanlar zahmet İki haftaya kalmaz, futbol oynıya sahaya kadar tamamlamış olacağız. mimarî semineri etüdlerinden apa edüememesi, Adada gene susuzluğa se sola ayrılan çıkmazlara uğrtyalım. Bun gelen dayanıklık şartlarını göz önünde ve emekle ona vâsıl olarak feyiz alanların içinde hakikaten nefis ve kendi tutarak bu generalin yaşını da artık siz bilir! çık anlaşıldığma göre millî mimari bebiyet vermiştir^ Bu bulvaruı mebdei biliyorsunuz ki lar için, askerî mimarî de mev'uddur, ayakta durabilecek bütün tahmin ediniz. Belediye ,vasıta temini için yeniden başlarma Diyordu. den feyzalmak kasdile çırpmarj Atatürk bulvarıdır ve Refiksaydam cad(sivil mimarî) de; o bahtiyar hıristiyanhüviyetli küçük hikâyeler var. Bahkegencliğin emeğine, masraflna ve bazı teşebbüsler yapmıştır. Ferdle devlet arasındaki bütün bu kar desini takiben bir viyadüklü yolla Maginot hatünın bir kısmını bize bizzat sa kilise, islâmsa cami yapabileceği gibi sirdeki orta mekteb yalnız Macideyle vaktine yazık olmuştur. gezdirmek lutfunda bulunan bir tümgene şılıkh ferağatler ve fedakârhklar sıkı, a İngiHz sefareti arkasından Cumhuriyet Beden terbiyesi muallimleri değil, müdürü, muallimleri ve her türlü tiyatro, saray ve ev de yapabilir. Fakat Y. Mimar ral, Hochwald koruganlarmda tepelere mansız bir disiplinfn çerçevesi içine so meydanuıa çıkacaktır. bu cevherden nasib alamamış bir mimar dün Nuri Demirağ okulunda havasile dipdiri bir muhit. Musiki mu tırmanmak, tünellere girip çıkmak sure kuhnuştur. Garmisch'deki hastanede gö Bunlardan başka Boğaziçinin o emsalSedat CETİNTAS allimi Bedri Bey, Viyanadan gelmiş, züme iüşen bir misali çok veçiz bulduuçuş yaptılar müstaid talebeleri ders haricinde de bir tile bir teğmen çevikliği içinde bir saat ğum için şuraya kaydetmeden geçemiye sız ve her dönemeçte ayn bir manzara BU AKŞAM gösteren sahil yoluna muvazi olarak Haydarpaşa lisesinde açılan tekâmül araya toplayıp meşgul oluyor. Talebe ten fazla yaya olarak bizimle beraber hiç ceğim: üstte kornişli bir ikinci asfalt yolla Bokursundaki beden terbiyesi muallimle lerin en müstaidi ise Macide, öyleyse yorulmadan yürüdü. Çok spor yaptığını Albay olan başhekimle alü yaralının ğaziçinde dünyada eşine ender tesadüf Sadece meslek söyliyen general, ellisinden fazla görünrinden 120 kişilik bir grup dün Yeşilköye onunla daha meşgul. yattığı bir kovuşa giriyorduk. AraİEfrın edilir iki otomobil yolu iazanmış olacagiderek uzun bir yürüyüş yapmışlardır. ve san'at alâkası. Fakat dış âlem bunu müyordu. Kızılayın himayesinde aceze menfaatine da kolunu, bacağını kımıldatamıyanJar ğız. Önümüzdeki on bir senede bu işleri böyle görmez ki... İşte İstanbulda aBeden terbiyesi muallimleri Nuri DeParti ve devlet teşkilâtında mühim da vardı. Albay kapının eşiğini aşarken, tamamlamak mümkündür. mirağ Gök okulunu ziyaret ederek uçuş nasına yazdığı mektubu postaneye bırak yerierde çalışan gencler zaman zaman sm diye Macideye vermişti, onları gö ordu emrine girerek her erkeğin esas içeride, yaralılarla meşgul olan beyaz lar yapmışlardır. Beden terbiyesi muBu programın kültürel kısmına aid müdürün mektubu san'atı olan askerlik vazifesini de başar gömlekli srhhiye çavuşu gür bir sesle: allimlerine müessese tarafından bir öğle zetliyen tetikteki çalışmaları Maarif Vekâleünce ve Münayakalayışı. Ruhlarım masumiyeti üstüne makla mükelleftirler. Cephede ölen vo Dikkat! ziyafeti verilmiştir. kalât, Nafıa Vekâletlerine aid kısımlar hiç gerüen dedikodu ağı. Bu Komutası yaralılar, Ağır isçi karnesi alacaklara ağın yoktan tahteşşuurdan yukarı çık yaralanan parti adamlarının sayısı hayli vücudlarınm verdi. Ve nispetinde sakat da aid olduklan Vekâletlerce tamamlan • zorile müsaadesi yat dıktan sonra Heyeti Vekileye arzedilekabarıktır. Berline vardığımızın ilk güVali ve Belediye riyasetinden tebliğ mıya çalışan iki taraflı kalb çarpıntısı. nü, devlet matbuat şefi Dietrich'in ziya. tıkları yerde toplandılar. Birbirltrile cekür. Maamafih yukarıda da söylediğim edilmiştir: Sahiden canlı bir küçük hikâye kar fetinde yanımda oturan Alman genclik konuşmayı kesmişler, başhekimın emrini gibi Belediyemizin götürdüğü esas prenEkmek tevziatında kart usulünün tat şısındayız. T^şkilâtı reisi Axmann'ın sağ kolu yoktu. bekliyorlardı. Kapıdan çıkarken çavuş sipler komisyonca memnuniyetle karşıbikına müteallik talimatnamenin 20 nci iştiraklerile lanmıştır.» Balıkpazarında yağcı Galib amcanın, Henüz otuz yaşlarında bir genc olan Ax gene: maddesi tarifatına uygun ağır işte ça Dikkat! lışan işçi istihdam edenlerin çalıştırdığı eski ticareti yeni ticarete intıbak etti mann'a kolunu nerede kaybettiğini sorDiye bağırdı. Sakat vücudlar gene yatişçilerin adı ,soy adı, doğum tarihi, işe remiyen müslüman dükkânile, Emine mıya dürup dururken cesaret edemedim. Kızılayın müsamere ve müslüman evi, ve Fakat konuşmamız ilerledikçe, geçen yaz tıkları yerde toplarîdılar ve bakışlarile BÜYÜK REVÜ. Yazan: EKREM REŞİD, Müzik: CEMAL REŞİD başladığı tarih, çalıştığı iş, «işçinin ça teyzenin patiskalı albayı selâmladılar. sünnet düğünleri Fatma; sanki Rusyada çarpıştığını, orada yaralanarak Bestekâr SALÂHADDIN PEVAR'm iştirakile 14 kişilik bahçenin lıştığı işten maksad yaptığı iştir. Çalış hele emektar hizmetçi Vaktile Fransada kaytan bıyıklı aslan SAZ HEYETİ, Bu akşama mahsus fevkalâde sürprizler. tığı kısım daire veya makinenin nev'i adreslerini numaralarile bilsek Balık tclunun kesildiğini öğrendim. Çok müteKızılay cemiyeti Alemdar nahiyesi tai İATLARA ZAM YOKTUR, değildir.> Bu işe hangi tarihte başlayıp pazarına gidince dukkânı, Şehzadeba vazı Dir genc olan Alman genclik Füh gibi sapasağlam erlerin subaylan kar rafından Sarayburnu Park kazinosunda rer'i kendisinden bahsetmemek için clin şısuıda eller cebde ıslık çalarak yürüyüp ne kadar zaman çalışacağını bildirir iki şına uğraymca evi, olduğu gibi, ne ekMünir Nureddin, Müzeyyen Senar, t s niisha cetvel tanzim ederek Belediye İk sik ne fazla, kitab nasıl anlattıysa cy den gelen gayreti sarfediyor, ben de o geçtiğini görenler için şu küçük misalde mail Dümbüllü ve arkadaşlarının iştiranun bu hakh tevazuuna hürmet ederek bır çok şeylerin saklı durduğunu zannetısad müdürlüğünden nümunesini ala lece bulacağız. kile 22/8/942 cumartesi günü ve gecesi cakları bir mektubla birlikte 25/8/942 «Fakir çocuklara yardım cemiyeti» bir şey sormuyordum. Yanyana oturdu diyorum. Sabaha kadar davam etmek üzere Taksim Belediye Bahçesinin bazl büyük müsamere ve sünnet düğünü terğumuz bir saat zarfında karşıdan bir Alakşamma kadar Belediye İktısad mü nin müsameresi. Böyle işlerdeki beceNADİR NADİ ATRAKSİYON numaralarmln iştirakile fevkalâde tib edilmiştir. Bu müsamerede ilâveten dürlüğüne getirmeleri ve bundan sonra riksizliklerimiz. Programı, bitpazariarı man arkadaşının «Nasıl, ağrılann dindi varyete, millî oyunlar, canlı karagöz, vuku bulacak müracaatlerin kabul edil nm mal yığınları gibi, hem yüklü hem mi?» diye sorması üzerine kesik koluna Balo tehiri caz ve dansla güzide davetlileri eğlendimiyeceği ve hilâfı hakikat beyanda bu yamalı yayıp, birbirini kovajhyan fal dair şu kadarcık söyiedi: Fiatlara zam yoktur, sabaha kadar devam edecek olan işbu gece eğ!enBakırköy Halkevi tarafından bu ak recek ve tek b r biletle güzel bir gece • Çok şükür iyileşiyorum. Yalnız ı şam verilecek olan balo eylulün 5 İne geçirmekle beraber bu şefkat sembolüne cesine iştirak etmekle acezeye yardlmda bulunmak için bütün sayın halkln lunanlar hakkında takibat yapüacağı solar içinde, bazan amatör bir ehüye' tin pırıltısı, bazan neyzen şeyhte ol yâğmurlu havalarda operasyon yeri hâlâ tehir edilmiştir. ^ TEPEBAŞI BAHÇESİNE koşacakları muhakkaktlr, Tel: 42690, Uân olunur. , \ büyük yardımda fcyluçaçaltlardır, Sedad Çetintaş Bina projesi üzerînde ve bir son bir tedkik yapıldı Sehir ROMANLARIMIZ iıaberleri Yeni Edebiyat vc Fen Fakülf eleri İçimizdeki Şeytan Bugünkü Bir mukayese: İstanbul şehri, fethin 500 üncii yıldöniimüne nasıl hazırknıyor? (Baştarafı 1 (ncl sahlfede) kadırgalann kızaklarla kaydırıldığı vadiyi yemyeşil park ve çiçeklerle bezenmiş mamur bir hale getireceğimizi güzergâh yaparak izahatıma devam edeyim: Bunun için Dolmabahçedeki gazhaneyi behemehal kaldırarak Halice nakledeceğiz. Gazhanenin yerinden itibaren eski Harbiye mektebine kadar olan sahada bir açık hava tiyatrosu, bir de güzel Lunapark vücude getireceğiz. 500 ÜBCÜ yıldönümünde bütün dünyayı alâkalandıran bir merasim yapmak mevzuu bahsOİduğu için muazzam bir de beynelmilel sergi açılacaktır. Bu sergiye; Taksim bahçesinden Sipahi Ocağma kadar tramvaya nazır cephesi Belediyece blok blok satılacak olan sahanm, denize ve Fatihin kadırgalannın geçirildiği sahaya nazır o^an geniş ve büyük mustatile ayrıimiîtır. [*] •^•'^•^'^•^^^^•^" Y a z a n : « • • • •••' Ismaiİ Habib Almanya: 1942 TEPEBAŞI Belediye BÂHÇESfnde MEVSİMİN EN BÜYÜK MÜSAMERESİ S A F İ YE M U A M M E R'in A L A B A ND A Bahçenin ALAFRANGA Salonunda ZENOİN YARYETE CAZ KABARE

Bu sayıdan diğer sayfalar: