11 Mayıs 1947 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

11 Mayıs 1947 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

II Msvrs IS47 SIHHI BAHİSLER Tansiyon ameliyatla Otobüs ğarajı mi? niçin yapılannyor? Yazan: Dr. Kema! Saraeoğlu Bu sütunlaröa (tansiyon meselssi) Yarın için en ufak bir düşünceleri bile adı altında yazdığım bir yazıda tansi yoktur. Ya «udar. çıkardıkları bal&, yon üzerinde halkın günden güne ar ya dağda avladıkları yaban keçiai v« tan ilgisini, sebsblerim, tansiyonun ne biraz da ot yaşamalarına kâfi gsliyor. demek olduğutıu, çeşidleriııi ve sebeb Ya»hanelsri yek ki işlemiyen telefona • lerini anlatmıştım. Bu yazının üzerin hırçmlaşsaüar. Olnmaları veya rad;^oden iki yil geçti. Tansiyon meseksi ge lan yok ki insanların bugünkü hailerine üzerinde durulmağa değer bir ]conu le dünyayı bir tımarhaneye cevirdiklerinin farkma varsmlar. O halde ne yapcl'ırak duruyor. malı? Bütün insanları Hazreti Adem Tansiyon kelimesile hulâsa edilmesini türkçeye eski terimle tazyikı şiryanî devrine mi »vdet ettirmeli? Tansiyon veya kan tazyikı, şimdi de kan basm çıkmasm diye nebatî bir hayat mi ya. • cı kelimelerile tercüme edilen fransiz şamaîı? Hayır, bu n« teraenniye şayandır, ne ca Tension arterielle'dir. Halk bunun normal olduğunu duyunca sevinmekte, de mümkündür. Fakat, bugünkü dünyükseimiş olduğunu duyunca üzülmek ysyı daha makul bir yola girmi? görteâir. Alçalmış olmasının da üzülmeğe mek, ferdî hayatımızda da ifctiras fırdeğeri olduğunu ise pek EZ kimse biL. tıcaları içinde çalkalanacak yerde dalıa mutedil, daha saküı, ve daha âsude mekt*dir. Tıb dilinde yalmz tansiyon değil, bir hayat gejirmağe çahşmak hem teiper tansiyon veya ipo tansiyon Tcelime menniya ştyan hem da pskâlâ mümleri de vardır. Bunlar ne demektir? kündür. Bunlar olamadı, ne yapalım tansiyon Kalb her defa büzülüşünde içindeki kanı damarlara sevkeder^ Bu itici da yükselmiş. Buna çare yok mu? Sinir ve tansiyon arasrndaki münabir kudretle <5lur. Damarlar elSstikî elduğundan genisleyerek gelen kanı ka sebet eskidenbsri bilindiği için tansifeul ederler. Fakat elâstikiyetleri saye yona karsı ilâe verirken sinirleri yatışsinda tekrar büzülerek kanı daha son tırmak çareleri de daima aranmıştır. raki darnarlara doğru iterler. İşte kal Bu, bir taraftan daha az sinirlendirici bin ve damarların müsterek kuvvetinin bir hayat veren (tebdili hava, »ehirlermahsulii olan şey taasiyon dediğimiz den uzak ve sakin muhitler, duşlar, gibi sıhhi çeydir. Normal olarak bu anadan do. ılık banyolar, seyahatler) ğarken 65 milimetre civa tazyikına mu tcdbirlerle bir taraftan da ilaclarla teadildir. Yaşla beraber üerliyerek ye mine çalışılmıstır. Gerçskten bunlarla tiçmiş bir insanda bunun iki rnislini elde edilen muvaffakıyet de küçüm.çcbulur. Bn büyük tansiyondur. Damar nemez. Fakat bu kabil tedbirler çok müddetçe müessir mukavemetinden doğan bir de küçük defa kullanıldığı tansiyon vardır. Ontm normali de bü olup bırakdınca ecki hal avdet eder. yük tansiyonun yarısında on veya yir. Çok sinirli bir insan bazan kendi hami milimetre kadar fazla bir miktardır. linden kendisi de bıkarak (sen sinirliîste insanda tansiyon bu normal SÎ sin) deninoe: (Hay şu siürlerimi kesseler de ben nırlarda oldukça mesele yoktur. Bu sınırları aşarsa (tansiyon yükselmiş), a de kurtulsam) der. Yahud çok «inırliliğine dayanamıyan yakmlan tarafınşağı düşerse alçalmış fareedilir. dan (hay sinirleri kopsun) bedduasını (Tansiyon) deyince halk mutlak olaalır. İşte hekimler de bazan (kopasıca) rak kan tazyikırun artmasmı kasdeder. vasfım kazanan bu dikkafalı sinirleri Sebebile pek ilgili değildir. Halbuki koparmaktart başka bir çare ile tansi•tensiyonu yükselten pek çok sabebler yonu tedavi etmek imkânı olmadığmı verdır. Bunlan üç grupa toplamak kagörerek tansiyonu ameliyatla tedavi bildir: çarelerini aramışlardır. 1 Bu grupta hastalık kalb veya Hekim olmıyan okurlar için ı>ek de böbrek gibi bir uzuvdadır. Tansiyon faydall olmıyan tafsilâtı gpçiyoıum. yüksekliği sadece o hastalığm çeşidli sadece taniiyon yüksekliğir.de rol oybelirtilerinden bir tanesidir. nayan ve bel kemiğinden çıkan bir 2 Bu grupta sahneys hâHm olan kısım sinirlerin bu ameliyatla kesilditar.siyon ve onunla ilgili belirtilerdir. ğini söylemekle iktifa edeceğim. Fakat burada tansiyon esas hastalık gibi Bir kısım Avrupa memloketlerinde göründüğü halde hakikatte bir çok has ve bilhassa Amerikada çok revac bulan talıklardan oîabilen bir şeydir. Meselâ bu ameliyattan alınaıj neticeleri bildisişmanlık, gebelik, aybaşmdan kesilme, receğim: 450 hastaya ameliyat yapıliç ifraz bozukluğu gibi.. mış ve bunlar ameliyattan beş ilâ on 1 3 Bu sonuncu grupta (asıl tansi bir yil sonraya kadar takib edilmiş. yon hastalığı) dediğimiz şey vardır "ki Anr.eliyatm tehlikesi çok değildir. Aen çok görülen ve halkı d"a alâksdar meliyattan sonra tansiyonun normale eden budur. Bunuh asıl sebebi kesin avdeti. hastanın kendini çok iyi hissetolarak bilinmiyorsa da büyiık bir ıhti mssi, kalb, böbrek ve beyin tarafından malle sinirden ileri geldiğine inanı'ıi olan ârızalarm düzelmesi hemen hasyor. Böyle olduğunu gösteren bir çok taların çoğunda görülmüştür. Esasen tecrübeler ve görgüler de var. Meselâ ameliyata sevkedilenler ağır bozuklukheyecanlanmca bu çeşid tansiyon yük lar gösteren yüksek tansiyonlu kimseseliyor. Soğuk tesirile gene artıyor. lerdir. Ameliyat yapılmasa ölümleri yaIngilizlerin Fiji adalarmda ve Afrika km görülen bu kimselerin beş j'il sonvahşilerinde tansiyon diye bir şey gör ra hayatta kalanları %68, on bir yıl memeleri de bundandır. Çünkü bu sonra da %S3 tür. O halde ölüme mahsdamlar nebatî bir hayat yaşıyorlar. kum insanlara bu kadar bir müddet Yani medeniyetimiz bir taraftan bizi daha, hem de elemsiz ve ıstırabsız yaranata, konfora kavuştururken öteyan şama imkânuıı veren bu ameliyat yabana atılacak bir tedavi usulü dfiğildir. dan sinirlerimizi germek suretile tanBelki henüz hedefe *tam varılmış de6İyonumuzu da artırıyor. Medenî bir ğildir. Faİat bir asır önce göğse iğne âiyarda yaşayan her dakika heyecansokup biraz cerahat boşaltmak belki lanır: Tramvay veya otomobil altında fevkâlâde bir muvaffakıyet sayılıyordu. kalmak korkusu, vapuru kaçırmak, Bugün hasta olan akciğerlerden birini işine geç kalmak, işini yoluna koyama tamamen çıkarmak gittikçe fevkalâdemak, doluya koyunca aldıramamak, bo liğini kaybeden bir gerçek halini alça koyunca dolduramamak gibi bin bir maktadır. Ontın için tansiyonu yukan türlü hesablar, gazete okumak, radyo yukarı iten sinirleri koparma usTilleridinlemek suretile insan denilen mah nin de bir gün tam hedefe varmıyalukun (eşrefi mahlukat) değil, belki cağı iddia edilebilir mi? mahlukların en fenası olduğunu anlatan bin bir zulüm, işkenoe, felâket, sefalet sahnesi görmek veya öğrenmek... Mangal kömüründen Işte o vahşilerin bu medeniyet nizehirlenerek öldü metlerindeıj haberleTİ yoktur. Birbirfeumkapı açıklarmda demirü buiunan bir lerile anlaşmak için 200 kelimeden fazla motörde tayfalık yspan Husejln. akjam yaodasında yaktıfı mangal kömüründen dil bilğisine bile ihtiyaçları yoktur. Ne tarken lehirlenerek öltr.Jîtt^'. Cesedi muayene eden komünizmden, ne antikomünizmden, Adliye Dcktoru Kâmil, Ünsalan d«fnine ruhgrevden vesaireden haberleri olmaz. sat vermlştir. Tramvay ve Eic!;trik İdaresi, sipariş ettiği otobüslcr için Şişüde bir garaj inşasına karar vennişti. Idare, bu garajı portaüf olarak Amerikadan getirtmek istemişse de o 7aman Maliye Bakanhğı döviz vtrmediğinden burada inşasma teşebbüs etmiş ve ek>ütmeye çıkarmıştı. Bu eksiltme, iştirak edenlccden Suad Genbark üzerinde kalmışü. Fakat aradan uzun l>ir H i m n geçtlğî ha'de müteahhidin işe başlamama.smı ilcri süren Elcktrik ve Trnmvay idaresi mokavcleyi feshoderek, mü'oahlıidin 80 bin liralık teminat akçesine el koymuş ve gazetelerde yaptığı bir ilânla garaİın inşasmı miiteahhidin nam ve h?sabına 1,174 312 liraya tekrar eksilt meye koymuştur. Idarenin bu şekilde hareketi devam edeîken diğer taraftan eski müteahhid, mahkemeye müracaatle kendisine verilen keşifnamede garaj temcl'nin iki metrede inşa edüeceği bildirikfiği halde yapılan hafriyatta toprak durumunun be?, altı nwtre aşağıdan inşasını icab ifcir.i, bu aradaki farkm ayrıca he5ab edilmesi hakkmda idareye vaki müracaatine oevab alamadığını ve bu yiizden inşaata başlıyaraadığıni, bu arada malzeme fiatlarınm da arımış oldujunu iddia €itmistir. Işin bir garib ciheti de Tramvay ve Elektrik İdaresi müfeahhidin Akseki bankası namına gösterdiği 80.000 liralık teminat akçesine el koymak istemiş, fakat mumaileyhin bankada böyle bir parası olmadığı cevabmı almijtır. Müteahhid ise me/kflr bankada parası olduğunu, fakat bu bankanın son durumu dolayısile parayı ödiyemiyecek vaıiyete düştüğü ıçin bu yolda eevab verdiğini beyan ederek bar.ka aleyhinde de bir dava açmıjtır. haberleri Zamaıtla mekân konuşuyor Diyalog Zaman Sana bjuiyorum da şaşıyorum: Elle tvttulup güelc girülüyorsun. jÜstElik bütün dünj yaları kapjflmışsın. « e r tarafından gidip gre'melc kabı!. Ben ise gittiğim yerden dönüp t^ekr^r e.iki yerime gelemiyorum. Mekân Sen c'e beoim bir parçamsı:ı biüyorcium. Saat kadranl^nnııı uz?rinde yelkovanlarla işaret edilen kum saaticrı ve rakkaslarla ölçülen sen degil misin? Zaman Söede benim. Bu lnsanlar yok ruu' Beni de ille bir yere yerleştirecekier. Senin gibi ölçüp biçecekl?r! diyecek yok! AHnin küiâhını Veliye giydinnftsıni blhyorlar. Mekân A, blztmle de oynuyorlar demelc. N« yalan söyliyeyim. Beni de aidatmışlar ki, seni de benim içimde sarmıştım. Her jeyi kapladığıma ?öre ferin dc benim içimde, bende clırun lâ?ım gellyordu. Zaıran Mantığa ne bakıyorsun? yeni lıiç bir jey görüp bulam'.yan, sadece lisanın dlteeftinden yapıbn mantık bilinn.eypni de bilineninden çıkarnıaktan fazla bir şey mi yapıyor? Bak hele: Her insan fanidir, Ahmcd bir insandır, Öyleyse Ahjned de fanidir. Demekle işinl bitiren bu mantık blldıklerimizi boşuboşuna tspat etmelcten başka ne yapıjor? M^kân AUah Allah. Neler söylüyersun? Bir parça alclım vardı, o da aUtist olcîii. Sahiden senin lıiç bir yeria yck mu? Yersiz nasıl duruj'orfiun? Nerelerdesin? Zaman Yerim yok ki nerede okluğurr.u soyliyeTim. Beni istedigin yerde bulabılirsin ama, ben hiç bir yerde dıırmam. Sao'ece gelip geç*rim. Yalnız geçtiğım yerlerde izlerira k'alır. Bu lrieri.ne bakarak bana köhne zaman derler ama ben yalnız köhne doğilim. Baharlar da benim kucağımda açılır. Yumurtalar benimle piliç olur. Linıonatanın şekeri bile erimek için beni arar. Mekân Şimdi <\e beuitn sana şaşacagım gcliyor ama biraz kalin kafalıyım. Sfiylediklerlrü jçmazsan pek aniamıya Yeni alîiıan şiIebSerlmiz Kastamonu ve Ardahan halkı Denizyollarına teşekkür ediyor Kastamonu Belediye Keisi Alâeddin Himmetoğlu, DeTiizyolları Genel Müdürlüğüne yolladığı bir telarrafta, yeni saten alınan gemilerden birine «Kastajnonu» adının verümesicden dolayı Kaîtsmomı halkınm duydığ\ı sevinci beErterek idareye teşekkür etmekte ve telgraftan Ulaştırma Bakanlığînıa da haberdar edüır.esini rica etmektedir. Gene Ardahan Belediye Eebliği de a;,Tii şekilde idareye bir tel^raf göndererek sınır bekçisi Ardahanm teşekkürlerLni sunmaktedır. İdare ile müteahhid arasmda ihtilâf çıkb Mustafa Sehib Tunç bir «yakluk> olamaz mı? Zarnon Olsun d;yelim. Fakat onu ııisıl tasavvur edeıiz? Mckân Bilınem ama. böyle btr kelime ;ar, ol^uğuna göre de boş cak, bir jeye deUUet edecek. Zaman İçıni dolduramayıp* sâdece. hayal ettiğimid sandığnmz kelimeler yok mu? Mekân Na.nl, nasıl? Zaman Şeytan, melefc, tuhA hüma kuşu bunlarclan blr kaçı degil miKelirneler de s£nin gibi bir kaptan başka bir şey îe^iMir. Senin İçinde ne acayıb şeyler var biüvor musıın? Kelimelere de iat«iiğini doldur, almam demfzler k!. Me'.ân O halde yokluk da böyle mi? Zaman BPkalnn: Evde yokly, bcnde yok, burada yok, jimdi yok dlyoruz ama buraaaki yoklar mekteblerdeki }'oklnni3İarda kııllanılan «namevcud> dan ba.;!:! bir şey değil. Yok ve yokluk kelimeJerinl doiu olarak ancak bu tarzda kuUanıyoruz. Mutlak yoku, mutlak yok'.u^u kdianabıiecek gibi değiliz. KulJansak bile neye delâıet ettiginl göeönün« getiremeyte, sadece lâf olarak hsrcarız Mekân Allah Allah. Yok olacagız da denaıijor m'i? Zaman Evet ama, bu yok olma da dr<jıİ!P toprak olmadın başka uir şey «degtl. Dön dolas gene olmaya varılıyor. Yazan: Prof. Mekân Pekâlâ. Ya ruh, o da an toprak olacak? Zaman Bui »şan şeyleri de mi kurcalıyacağız? Mekân o kadar derinlere gitmeğe cesaretim yoi ama bizi aşan şeyler demelle sarıldıgımiz ksranlıklara kadar sarkan bir kudret olduğunu söylemi$ oînıuyor musun? Zaman Evet, bu karanlıkbn delsrek aydınlıklars çıkmak istij'en ve hattâ bu büyük aydınlıflı gordüjune inanaa rahlar var. Mebân Sakın ruh dediğimlz şey bu karanlıkları saran büyük bir aydınlık kaynağı içinden kopmuş ve nihaoraya ulaşm»k dileyen bir yette nur olmasın? Zaman Konuştukça sçılacagiz demedlm ml? Nerelere kadar gittijinin faıfcnda mısın? Artık filozof gibi düçunmcğs başîadm. Burasmı onlara bırakalım da blzbize olan konıii dcvam edelim. DüşündüSün jey çok muhtcmel olabilir. Mekân Yukarıda her şey benimle olur, geçtiŞlm yerlerde izim kalır dem'.^tin Küçücük bir kadrana sığdınliTi bütün bu o.'uşları nasü yapar? Zam&n İsin Içyüzünü ben de nıiyorum ama, geçip gitmekten dursam sinejin kenadı bile oynayamıyacak. Belki de o büyük aydmlıgın bir ı.p.Ti. Ssninle birlikte çalışıyoram ama sen c'eKilim. Sayıya,, hesaba, ölçüye sokular. t'a benim gölgem olan bir zaman. Mekân Çok teşekkür ederim. Ne olciıı^umuzu şimdi biraz ar.lar gibi oldum. Amerika Büyük Elçisinın Yaüye gcnderdiği teşekkür moktııbu Amerikan filoıunun tstanbulu ziyareti mOn&sebetile «ayın Amerika Büyük Elçiıl VUson. Vali ve Belediye Eeisiraiz Dr. Lutfl Kırdara sşağıdaki mektubu gondermiştir: •rAmsrıkan filosuna yapılan heyecanlı kabul dolayısil* eluelâıuınıza samimi minneümi arzederken en taüı bir vazifeyl ifa ediyorum. Bütün subaylar ve mürtetebat, Türk tularındaki lkametlerinden ve bllhassa pek çok nszaket ve ihtimaına mazhar oldukları fstanbulda geçirdikleri gunlerden silinmez biı hatıra muhafaza etmektedirler. Diğer taraftan tstanbul baikııun denlzcilerimiıe karşı gösterdikleri hararetli dostlult tezahurleri, Ameriksn filosunun yaptığı ziyaretin pek muvaffakıyetli olmasını teminda buyuk ami) olmuştur. Aziz Valim, amin olunuz ki Amerikan gemilerine gbsterilen mükemmel rnisafirper\erlik, mil'etleriraizin diha slmdlden bu kadrj dostane ve ba kadar samimt olan münasebetlerlnin daha candan ve diha dr.tmlı bir karakter almasır.a mühim surette hlzmet edecektir. Amerikall misaiirlerin bu kadar mukemmel blr terzda karsılanınasını temin etmek üzere lutfen fcütün yaptıklannızdan dolayı teşekkürleriml eksel&nsınıza teyid edeıken, •n iyi ve yürekten Mdık duysularıma lnanrnanızı rica ederim.» Dün yapılması kararlastırılan Haydarpasa ve Kandilli Kız Liselerinra spor bayramlan yağmur yüronıien yapılamamıjtır. M. Şekîb TUNC Üç yaralaoıa vakası Son yinni dort saat lçLnde («hrimlzd* üç yaralaraa vakası olmuştur. KadıköjKinde Rıhtım catldesinde bir kshvehanede garsonluk yapan İsmail, dukkar.ın kapanm* laatl geldiğl balde dukkândan dışarı çıkmak istemiyen mıısteri Muhiddinle kavgay» tut'Jîmuj, kavga sonıınd agarson, müşterisfaü blçakla ağır Rirette yaralamıjtır. Halil ve Necmeddın adlarmda iki gene. blr kadın meseiesi yuzunâen Bcyoglunda Mesrutiyet caddesir.de kavgaya tutuşmuslar. neticede Halil, Necnıeddim bıçakla yaralaroiîtır. Takıimde oluran Sıileyman Ktiçuk ile Keğam Torikyan da kadın meseiesi yüzünden kavgaya tutuşmuşlar ve blrbirierini yaralamiîlardır. Yarahlar hastanelere kaldırılarak tedavi »1tına alınmljlardır. Dış hatlarda yaz tarifesi ŞehrimSze gclen valiler Emnlyı»t İsleri t'mıım Müdııru Haluk Pepryi ile Elâ2iğ Vali5İ Ra?id, Malatya Va!i«i Ahnıed Kınık, Ka?tamonu Vali muavini Emin şehrimize gelml«lsrdir. B«lediye ve "Özel Muhasebcnin yenl gelir lcaynakları bulunmadıfından haziran ayhvereraiyeceğl hakkındaki neşrlyata karşı \5ekân Ben de onu bekliyorum. Belcdiye Muhasebecisi Nıhad, ıB^^vle bir şey elıp geçtiğini söylediğine göre, bir yerynktur. Maaşları verecek paranıız vardır. Yeni gclır kanunlan da Büyuk Tılıllet İklec den geliyor olacaksın? lisindcdir, herhalde yakında çıkacaktın deZaman Of. gene ml mantık? B?n lı^tır. sadeoe gslip geçtiğimi söyledira. NereIngiliz tayyaresi bugün Londraya den ve nas:l geldiğiml bilmediğim gibi dönüyor ne ka.ar sürecegiml de bilmiyorum. Dün sabah îngıltereden Islanbula gelen ul Yalr.ız her şeyi değlştire değiş*ire, yeni tranıcdeın »Vikingı tayyaıesi bugıın Ankaıodan Yeşilkö.'e te'ectk ve .nynı gım Atına jey'ıer yarata yarata gittiğimi biliyDrıım. >ülu jle I,ondraya hareket edeccktır. Mekân Sonunu hiç düşünıne31n 9 kişiyi öldüren katil Afyon merkez kazasına bağlı Çolıaıılar bu mi? Değiîtirme's ve yaratmaktan başka cağımn Dnğanlar kdyunds eşraftan Bali Öz bir gayen yok mu? demir adında blr delıkanlı 9 kişiyi üldıirZaman Onu değiştirdiHerim, yamiistü. Cinayete sehob. Balinin ikinci blr kan rattıklanm düşir.ısün, bulabllirlerse alması üzerine eski karısının kendisinden ayrılarak başkasına varmak istenıesidir. Bali. aşkokun. bu kadınla akrabasından sekiz kişiyi ijlilirMekân O halde bo?luğ&, karanlıkmüştür. Yakalanan katil hapishanede bir kavgada yaralanmıs, yatlığı hastaneden kaç lp.ra bir gkliş mi bu? mıjtır. Takibine çıkan jandarr.ıa ınüfreıesi Zaman Bir de sana sormalı. Nekendlrîini sıki;tırmıj ve teslim olmayınca ölü reden gelip nereye kadar uzanıyorsun? olarak clde edilmlştir. Mekân Sahi, ucsıız bucatoız şey Beşiktaş İkinci Kız Ortaokulunun neredpn ba^lıyabilir; nerJe de dayaresim sergisi nır ki!. Beşiktaj tkinci Kız Ortaokulu' ögrencileri Zaman Bu düşüncen de mantık ijl tarafından Beşiktaş Halkevinde muvaffak olMekân O halde iki ucumuza büyıik muj bir resim sergisi açılmıştır. Sergide iki jüzden fazla boyah ve karakalem resim teş meçhul <!emek mi daha doğnı? hlr olunmustur. Bu guzel 'sergiyi muvaffakıZaman Belki evet, belki hayTT. yetle %iicude getiren öğretmenlprle figrenel Muhakkak olan bir j*y varsa, İki büyOk eri başarılarından dolayı tebrik ederiz. kararhğm ortastnda bulunuyonîz. Muallimlerin diiııkü çayı Mckftn Karanlık demek, yokluk tstanbul Muallimler Birliğlnin çaylı (oplanuı dün »aat 15 te Tokathyın lalonlarında degil ya. Zaman Glteel söyledln ama yoklui Ik, orta ve yük^ek öğretim n.enEublarmın iştirakile yapılmiftır. Toplantıyı Prof. Fah da karanhktan daha aydın dejtl ki. eddin Kerira açmış ve bir öğretmen taraMekân Ya öyle degil de bir yerde ından konusma yapılmı;tır. Çok egieneell bitlyorsak? Reçen bu toplantıda Vali ve Sıkıjöneüm KoZaman Bak burada ben de mantık mutanı hazır bulunmuslardır. yapayım: O halde etrafımın saran blr Harb gemisi Leyte hakkında şey olacak. Çünkü her mahdud çey, dakonferans ha büyüi bir şeyin içinde olmak lazun Pa»artesl günü saat 1S.30 da Kadıköy Halgelir. Blrin ,ikinin. içinde olmsLM gibi. kevinde. Abldin Dav'er, tLeyte'd« gördüklemevzulu bir konferaıu verecektir. ı Mekân Daha büyük dedigin bu jey Bclediyenin parası var 13 mayıstan itibaren Karadeniz hattında yaz tanfesirnn tatbık^na bajlanacaktır. Yeni programa gore pnstslar İstanbuldan salı ve cuma enbahları taat 4 te kalkarak" İıtanbula cunıa ve pazartesı gunlen eaat 18 de geleceklerdir. İnebolu postası 18 mayıstan İtibaren İâtanbuldan pazar âsbahı saat 4 te kalkacak ve Istanbula çarsamba gunü «ast 18 de dönecekiir. Bu mür.asebetle eski prograr.ıa gore lü mayıstaki İnebolu postası 18 mayırta yapılnııs olacakür. A>nalık postaiarı 13 mavıstan itibaren İstanbuldan falı gunleri saat 10 da, perşembe gimleri Baat 17 de k»lkarak bir gecede Ayva'ıga gıdecek ve bir Zarr.an Sen her şeyi kapladığın gecede Istcntula düneceklerdir. İstanlaıldan cumartesi gımltri yapılan İmroz postası 21 için bütün kaplar gjbi içinde bulunan mayıstan itibaren çarfarnba gunleri yapılaşey^rcîf olup bitenleri bilemezsın. Fa caktır. kat madcmki di'e geldik, konuştukça a Tehir edilen spor bayramlan Basma tevziatından şikâyet Kocamustafapaşada oturan okuyucularımızdan ıHıJımız bir mektubda, Kocamustafapaşada halka tevzi ediljnekte olan basmalann dağıtılış seklinden şlkâyet edilraektedir. Bize büdirildiğine gore. Kocamustafapaja caddesinde 139 numaralı dukkânda bir sütçu bayi olarak seçilmi$tir. Fakat bu zat gunde ancak üç döı# saat dukkânda bulundugundan, haik tevziattan itsıfade edememekte, her gün saatlerce bekliyenler de olmaktadır. Halk, bu tevzi isinin sabahtan «kkadar dukkânda bulunabilecek dige* birisine veTilmesini lstemektedir. Naylon modası. Teşekkür Ömrü baharının 23üncü yılında ebediyen kaybettiğimiz sevgili kızımız ve kardeşimiz Suheylâ Doğulunun hastalığı sırasında ve Alman Hastanesine yatırıldığında. üstun duygularile yardımlarıru esirgemiyen Profesbr Kemal Atay ve Akil Mohtar Özden, hastane daktor ve bashemsiresine. evie yakınen »lâkadar olan doçent Halid Ziya Konuralp. Dr. Seher Aksun, Hikmet Sezer ve Ahmed Kumcuoğluna. akraba ve yakm dostlarımıza, cenaze töreninde bizzat aUkalanan Mİ11I Eğitim Mudürlügü. Tıb Talebe Birligi mensubları vm Selçuk Kız Sanat öğretmen ve cğrencileriis gerek çe'.enk göndennek ve gerekse telefon ve yazı ile kederlerimize istirak eden arkadaj ve yakınlanmıza ayn ayrı teşekküre teessürıimüz mâni oldugundan bu hususta g«zetenizin tavassutunu rica ederiz. Annesi ve kardeşlerl Tarih! ESKİ ve YENÎ Hatrra resimleriniz FOTO SABAH'ta ihya edilir. Galatasaray 289, Tel: 40108 CÜMHURIYET Nüslıasj 10 kuruştur. Abone Şeraiti Blı «ylık Oç aylık Altı avhk SeneUk SO0 Kr. 800 • 1500 • 2800 Harle Içio «00 Kr. 1600 • »00 • S400 • Oğlum, bunlar Yedikulenin mi? Hayır valide, Amerikanın, naylon marulu! ben bağırıyorum polis hesabuıs! Teslim ol bire kerata! Yakarm şimdi seni! Ev sahibi v« teferruatı on metre gerimden idare lâmbasının titrek ziyası altında titriyerek geîiyorlar. Geldüer.» Bahçenin etrafı duvar.. nereye gidebilir? Evin dibine geldik.. açık pencerenin altında ayak izleri aramak için iğildik» yerde bir büyük pt yastık. Bu ne?.. Ev sahibi. Yastık» yukarı odanın.. t â y gözü kö> olsun! Yastığı aşırmıs.. demeye kalmadı, aklıma geldi.. Aman herifi kaçırdık.. öbür tarafa!. Gelin benimle!. Llrnba n«rede?. Oradan değil.. Hüseyin Efendi duvardan.. ay anam ayagım!.. Buradan «yol. (Piif!) hab iste lâmba da söndü« gelin! Efendim!.. Ne o? Gelin dediniz de. Efendibabam bana (Gelin!) der... O değil.. kapı tarafma geliniz! Güçbelâ geldik ki... giderken kapıyiü anahtarını aldığımız sokak kapısı açık.. Anlaşıldı.. kaçırdık kuşu!. Evsahibi hâlâ: Bu kapıyı kim açtı? diye sorar durur Efendi, dedim. Herif pencereden yastığı atmış.. biz yastığın çıkardığı sesten kondisi atladı sandık.. o tarafa koştuk.. O da kapıyı açtı, beri taraftan kaçtı.. Hizmelçj kız bu manevrayı pek beğenmiş olacak! Aşkolsun doğrusu! diye takdir etti. Efendi içerledi.. Sen «us! Haddini bil! dedi. Onlar evi aramağa, bir şey çalınrnış mı, ona bakmağa hazırlanırken aklıma geldi. Habbanım, ayol, bizim ev boş! Arka kapı da açık... Sakın?. Telâşla eve döndük.. içeri girdik.. çok şükür kimse yck! Hele bir iyi arayahm.. demeye, D t K K A T Cazeıemize gSnderilea evralc v» yazıUı nesredilsin edDmesin tade olunmaı kalmadı.. merdiven altmdaki iki çift ayakkabınm yeried* y«l'er estiğini gö rünce ağzıma geleni söyledim. Ne diye âlemin evine giren hırsızı bize tuttururlar? Al! işte.. Eskiydi. E«ki, yenil Kundura bu!.. falan lah sinirime dokunuyor bu karnım. Havalarm bundan Susturamıyorum. Ben ipin utrunu kayevvelki ısınışmda betmişim. Karruma bile sözüm geçmibir kaç gece kalyor bu ne acayib hal?.. diye düşünürmak için köye gıtken alt odada sesler peyda oldu... Kumiftim. Iştihamız lak kabarttım. evet sesler var.. biraz genzimize kaçtı, sonra: döndük geldik. Dava o değil.. AJİalı Beyefendi, beyefendi! diye sesbu. kâh «ıcak yalendiler.. pıyor, kâh soğuk. Ne var?.. var. Adamın evlâdhğı olan kadıncağız Hacı beyin evine hırsiz girmiş. SiMukavelesi yok ya! Mukavelesi olanlar bize gelmiş. Neden?. Ben polis miyim?. zin altıpatlağmızı istiyorlar. bile sözlerinde durmuyorlar. Sonra söylediler guya, hırsızlar beni Birdenbire kavrıyamadım.. gayarmı?, ne kadar olsa gazeteci diye! Neyimi istiyorlar?. Ev°t, iki üç gün için köye gitmiştik. O da bir tuhaf kanaat ya! Altıpatlafıma istiyorlar. . Girtiğimız akşam ilk gecenin yadırgaAvluya girdik vaziyeti anlattılar. Ne yapacaklar?.. ,, rr.ası, etraftaki tenhalığın derin ve esAltkatta sesler işitmişler, korkmuş Hırsiz girmiş de... rarh sükutu sirirlerime dokundu, ular, kalkmışlar.. hizmetçi kraa seslen Nereye?.. yuyamadım... köpfk ulumaları.. pulvu mişler» kız da korkmuş.% Hemen yukarı Kacı beylere!... kusu ötmeleri... Acayib sesler işittim. kaçmış. Hep birden aşağı inmişler.. Hacgi Hacı beylere?. Tavanda çatlamslar.. cvde adamlar dotekrar yukarı çıkmışlar.. yani anlat Canım arka sokakta Mısırçarşılmm tıklarmı anladımsa arab olayım.. adam!a=ır gibi gürültüler duydum. Sizin anlıyacağınız uyuyamadım. Uyku gel kaynatası Hacı bey, hani cins tavukları lar uyku sersemi, ben uyanıklık «erse=in diye başvurduğum çareler tesirsiz vardı.. geçen sena bize.,. mi» işin içinden çkanadım. Yalmz anBizim evin bekçisi kadın daha anlata laşıldı ki herif ü.tkatta.. bir odada kalcı. ta.Tiam on defa Istanbulun çok mi nareli camilerini saydım. Kâh yirmi bir ak ama ben ışığı yaktım.. imiş.. ben tabancayı evvclâ sol elime Gelİ5*orum.. söyle!baldum, kâh yirmi üç!. Durumumu aldım.. sonra sol elimin şehadet parmatahlil ediyorum. Zihnimd* büyük bir Kalktım.. falan zamandan kalma bir ğı belki idmansız, tetiği çekmeğe kâfi küşa>iş var. Yorganım üstümde.. şilte otomatik pijtov var. Onu başucumda kuv\'otte değildir diye sağ elime aldım. altımda. Yorpanın iisîünde tavan.. ya ki komodlnin gözünden çıkardırru. şar Sonra düşündüm: Evsahibine: tağın altında döşeme tahtaları... Kj prü işlettim.. her şey yolunda.. pija Buyurun tabanca! dedim.. rr.'.ldandıkça meşum şekilde inleyen rnanın pantalonunu attım. Gündelik Aman beyefendi!. Ben atamam.. r karj clanm bir rmıhalif gibi müşteki pantalonumu bacağımî çektim. Ceketi ömrümde tabanca atmadım. sorayasmdan illâllah! giydim. Aşağı indim. Kadın zıngır, zınBu söz üzerine bende bir kabadayılık Ayakiarım başımın tam karşısmda.. gır titriyor. kompleksi kabardı. Ne o? ve iki tane.. iki ayağım var. Muhak Ulan, ben bu evde en kabadayı... Hırsiz varmış, Hacı beylerde.. kak!. Kerkesin iki ayağı vardır. Bunda diye düşünürken: iftihar edecek ne var? Çok şükür ki Sana ne oluyor?.. Öyle ise elimizde.. Pat. Ayyy!.. iki ayağım' var.. ya üç olsaydı ne olur A, beyefendi hırsız bu. Korkmaz Ah inşaüah! Üst katta peder merYüreğim oynadı. Hemen sokak kapıdum? Ne olurdum mu? Ayol sıpa o mıyım? humdan kalma antika şallarım var. Bir sına yaklaşmışım.. iurdum. Ama eçek sıpası değil de ?i Ayol, üçyüz metre ilerideki evde.. Ne oluyor?. diye halecanla sordum. de enfiye kutusu var, mineli. Onları midei sıp&sı.. bu sıpa lâfını pek beğe o da bakalım duruyor mu?.. Ses gelen tarafa yaklaştık.. kedinin bulursa.. nirim. Kua, veriz ve dile kolaydır. Ben Bırakırsak, hepsini aşırır. Bir keBize gelen bir kadın, bir de bizim mutfakta hamur tahtasını devirdiğlni sıpa mıyım?. Değilım. Euna şüphe yck.. bekçi kadın, bir de ben. Yola düştük.. anladım... Ben: re teslim olmasınl teklif etsek.. sıp« olsaydım, şimdiye kadar büyür karanlık.. elektrik lâmbam da karşıda. Korkmayın [ Kedi şeji, şey etmiş.. Siz bilirsiniz!. ve... bir çey olurdum.. bu, içtinabı ka Güçbelâ eve vardık. Ne taşlara takılKediden n« olur, yahu!. dedikten Idare lâmbasının cılız ı^ığı altında bil olmıyan zevkli ve rahat bir felâket madık, ne dikenlere ilişmedik... Neyse sonra evsahibiue sordum: yaptığımız bu harb divanından sonra olurdu. Karnımda da bir takım sesler efendim.. ev iki katlı bir ahşab hane.. Pencereden atlamasm! ben merdivenden yavag yavaş çıkmağa hasıl oluyor. Insan yalmz agzından ko sokak kapısı aralık.. evsahibi bekliyor. Atlayamaz efendim. Bsş altı met basiadım. Tabanra da elimde. Lâkin mrşmaz.. derler, dcğru imiş. Allah Al jYaşlıca bir adam. Evde bir de hizmetçi re yüksektir.. ] evvelâ namiıya bir fişek, sürmeliyim.. A T L A D I K ! Yazan: Burhan Felek arkamdan idare lâmbasil« gelen evsahibine elimle durmasını işaret ettim. Tabancayı aldiîft re işitilecek sekilde çakır şukur çarjörün rnekanizmasını işlettim.. işlettim, lâkin hay gözü kör olası ben şarjörü evde bırakmışım. Tabancayı denedikten ve fisekleri tekrar şorjore koyduktan sonra tabancaya sünnemişkn.. tabanca elimde boş... Ev sahibine söylesem adamın bana karşı itimadı kalmıyacak! Uzatmıyalım.. ben yavaş yavas rnerdivenden tekrar aşağı indim ve aşağıdan.. evdekilere işaret ederek kendi hendlme konuşmağa başladım.. Polis efendi hırsiz yukarıda. Çıkıp şey edelim.. Sesimi değiştirdim. Bir Üsküplü şivesile: Yok efendım. O benim vazifemdir. Sız bana bıraktn!. Aynı sesle yukan seslendim: Kanon namina inesin asağa bire kerata! Yanımdakiler şaşkm şaskın bakıyorIar Ben konuşrum.. Aman efendim. Böyle adamlara böyle şeyler teklif edilir mi?.. Alemir. evine geoe girmek... Polia gibi konuştum: O bizım işımızdu. Siz müdahale etmeyin bayım! Ve yukarı seslendim. Teslim olmazsan yakarım seni bire herif! Tam bu sırada bahçe tarafından paat! diye herifin atladığını duydum... Hemen kapıdan çıktık, arka tarafa kcşk.H Karanlık.. yıkü; duvar. atladık,, filân Ertesi gün, komşuya tramvayda rasladım. Nasıl, bir kaybınız var mı? Bizden iki çift kundura gitti. Hay Allah gözünii körctesin. Edebsiz herif! Bizde bir kayıb yok h?mdolsun, yalnız hizmet;ir.in ochsında bir kıravat bulduk! Tuhaf deŞil mi? Evet, tuhaf... Nasıl kıravat?.. Kötü bir »ey! Herhalde bir yerden aşırmış olaeak'. Hım!.. Poîise verdiniz mi?. Hayır, daha vermedik.. siz? Ben de daha şey etmedim.. bugün bakayım Müdiriyette dostlarım var. töyliyeyim de.. • Ayrıldık, ben gazeteye gittim.. telefcncu h^ter verdi... Sizi U^küdardaki evden aradılsrrYüreğim oynadı.. başka şeyler de mi çalmdı dije!.. Aradık, bulduk.. Habbanım haber verdi: Beyefendi! Kunduralan bulduk. Nerede imiş?. Bahçedeki tefnelerin arasina »tnıışlar.. Nasıl buldunuz?. Birisi tel^fon etti. «Kunduralaf tefnelerin içinde, merak etmeyin!» de; di. Bulduk. Alâ!.. Bu ne iyi hırsız böyle?. Herhalde bir bildik olacak.. deme» mi?. Güldüm.. ve polise haber vermekten vargeçtim. B. FELEK

Bu sayıdan diğer sayfalar: