24 Kasım 1942 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 2

24 Kasım 1942 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

KONUŞMALAR Oburlar Akademisi Çerkes tavuğuna dair Prasanın canı yandı! — Topik — Balık başi ve rum çocuğu — Yahudipa. lazı ve kabak çekirdeği —'Havan “sistrdim — Amün ne kadar İyi olmüşi — Çerkes tavuğu nası; yenir? — Tsbaktnkileri kime vereceksin, kedilere mi? — Gürcü çertibi Vasli — Onlar da bir Ahmet Ras günmüş — Bir çerkes olsunlar? — Çerkes tavuğu onların nesine! — ve çerkes tavuğu — Iemençeçj tavuğu hikâyesi — Gelmez Softa istisknli Yazan Münir Süleyman Çapanoüln EN boğazma düşktn bir adam değilim, yemek seçmem, ne bulursam yerim, Yalnız hir iki ye: meğe karşı zaafım vardır; Pilâ imambayıldı Ve cerkestavuğu!,, Banların adlarını isittim mi, âde ta acıkırm: Bunda (atavizm)in çok dahli var, Çünkü, anam Gürcüydü, Ba- ham da Yozzatlı, Gürcü tavuğu, Türk de.pilâvr çok sever İmamha- yıldı nereden çıktı demeyiniz. o da baharın anası, tarafın(lan geliyor: Bir rivayete göre Bursalılar imam bayıldıyı çok severlermis, büyük #namın da Bursalı oldağuna göre. (atavizm) meydanda... Wâye meşhurdur, Armavudur biri oğluna Kızmıs, dövmek iste mis, fakat veracak bir sev vok, Pr Yasa Öemetin; kapmış, çornğun basma verotmiş, e: — Günaha girdin bata! detiş Benden zivade pirasanın canı yan “dır, Tâ kucakta dolaşan, yeni emek- lem;ve başlıyan bir Rum çocuğuna bir balık bası koklarlın, içini Çe ker, O yasta bir Ermeni bebeğine bir (torik) patçası gösterin, he * wen pencesini atar, yumuk eileri açılır, Bir Yahudi pe çatlar. wmrada bir kabak mi göste - tin hemen susar, sas Ç ERKESTAVUĞU, bizim evde çok yapılırdı, Fakat bunu aşçı yapmaz, bizzat rahmetli süne »nnem, yahut anam veya dağım Narikter yapardı. Gürcülerin yaptıkları Çerkesle- rinkine betzemez. Cerkesler, har *ms çok katı yaparlar, Eksi dcoy- mazlar, kisnis ilâve etmezler, Hal baki Gitretiler. cevizin yağını bol çıkarırlar, limon sıkarlar, kesmiş korlar, ve cevizi biraz şuluca bira- kırlar, Ve böyle daha lezzetli eler, Konakta havan trt işittim mi, e aksam, mutlaka çerkestavu” ğu sofraya gelirdi, Sofradakiler, aşkla şevkle saldırır; parmakları n! yalıya yalıya: — Eliniz var olsun! — Aman ne kadar iyi olmus Derlerdi. En küçük dayım Funt Çürüksu. Wa da berim gibi çerkestavuğunu çek severdi, Biiyük kayık tabak - larda sofraya geldi mi, Yüzü gü - İerdi, Dayım, çok yemek için bir ul bulmuştu: Tabağma bir but, bir kol alır. söyle hafiften bir wr rir, önündeki tabağa bırakır, tele var büyük tabağa saldırır, bu se Ter beyaz etten alır, bir parça yer, yine önündeki tabağa stok ederdi, Bir gün dikkat ettim, işi çaktım, Ben de onun £ibi Yapmaka başlar dm, Ve böylelikle, sofradatilerin ezen daha cok tavuk yiyor * Çocuk aklı deyip geçmeyiniz! İsine yorıyacak neler veneler icat — Fan, tabaktakileri kime ve- teteksin * Kedilere mi? 5». STADIM Ahmet Resim de çer kestavuğunu çok severdi, © yemekle yemez daha ziyado meze Yapardı, Bize <ekliği zaman baba ma: — Manıma söyle, eliyle bir terkestavuğu yapsın, Gürcü terti- bi daha iyi oluyor, Derdi. Bir kere daha yazdım galiba, meşhur kemençeci Vasil, — ki haftanın hemen beş gününlü bizim evde geçirirdi— Bize geldiği zw man, beyaz patiska geceKfini gi * yer, başma tükkesini, ayaklarına imerean terlikleri geçirir, yer mim- derine bağdaş kurar, sonra dadı ma seslenirdi: — Nazikter kalfa, Tavuk is terim, Biberi, ekşisi çok olacak, Hanımefendiye söyle... Büyük sanatkâr da, Ahmet Kw sim <ihi. çerkestavuğunu meze di | lar, nağmeler, ibde” eder Onlar da bir eünmüs! bi MEYİ dikkat Çerkestavuğu ziyafet delu yarıda kalır, bir kazaya “ rar, Buna dair birçok fıkralar, hiköveler vardır. Bunlar belli de uydurmadır. Fakat ne olursa ol - Son bir tânesini yazıyorum : Saz ve söz ehli bir adam üç bes arkadaşın davet eder, Bunların içinde saz çalan ve okuyanlar da var, Köskün bahçeye hakan büyük odamda, sövle ufak sıktrdem ko - nusmalar esnasında dem masası hazırlanır, Dısarda baygın bir yaz aksamı, süküt ile örülmiş ince bü ini indiriyor, Derin bir Siir ve hulya bütün tabinti kucak- İnce bir ses cevap veriz — Misafirler, — Öyle misafirlerin | gırilağı kopsun! Çerkestavuğu onlarm ne- sine, Küfürler, kâfirler, devam eder: — Gelmez olsunlar! — Kırmızı balmumu ilç mi da vet ettik! — Mele bir daha zesiniler: vah lah, billâh kovarım! Misafirler şaşırır, iclerinden bi- ri ayağa kalkar: — Haydi girelim! — Neden? — İşitmiyor musun — Ne var? — Ne olacak” Neciletir babası oğlanı azarlıyor, Bizi çağırdı diye olacak. Bu softa istiskalini de Seç ©, daha durnlür ma?,. Bazların: çıkaranlar torbaları - na korlur, kapıya doğru giderler - ken, içeri kır sakallı, “güzel yüzlü biri girer: Necdetin babası. Yiç omda da oğlu... Misafirleri selâm- santurlular — Netdsts rita etmiştim, bir âlem yapalım diye... Sazı severim, İhtuf buyurdunuz, teşrif ettiniz. Minnettarmızım, tesekkür ederim. Misafirler otururlar, Biraz ev - vel işitikleri küfüvlerden istiskalli sözlerden sonra, bu iltifat karsı - sında saşırırlar, Kadehler boşaltılmıya başlar, Çokmtı esnasında, büyük bey fık- ralar anlaflırı biküyeler söyler; nükteler savurur, Misafirler lisa» wnın talâkatine, zarafetine hay - | rün olurlar, Olur ama, birnz evvel | ki muameleye de şasarlar, | Meekixler ilerler, yüzlere gülü - cikler gelir, sazlar torbalarından | çıkar, Ahenk baslar, tanbur, icra” | kârin elinde &lelâde bir musiki leti olmaktan çikiyor. ihtizaz ed. bir âlem, hfuran, ağlıyan, cosa, (Arkası sayfa 3, siten 6 da) “Bu sabah saat beşten beri or. dularım Polonyaya girmiştir... Demek, olan oldu, Arkamda, ku Bn iy ! Gözümün kenarında bir şey var, | şive ile söylediğimiz mars, derin | Bir damla yas” Evet. üzeredir, Çünkü Hitlerin hazır ol. duğuna, hem de tepeden tımağa kadar hazır olduğunu şüphe etmi: Aynı gün, öğle vakti, Kantin. deyir, Radyo söylüyor, Gerginlik o kadar fazla ki, yemek yemeği w. natuyoruz, ““Taahhütlerine sadık kalan İn. giltere saat 11 den beri kendini Almanya ile harp halinde addet- mektedir, Komntamın biraz Utriyen sesi — “Ayağa kalım, arkadaslar, Diye haykırıyor. “Hep bir ağızdan İngiltere ve Kıralı iğin..,, God Save Our Gracious King, Mamurlarii şeker tevzii Bu ay başı 500. müteakip aylar 600 gram verilmesi için emir geldi Memurlara şeker tevzli bakkında tcaret vekâletinden dön vi'âyeçe mir gelmiştir. Her memura talimat name bükümlerine göre şeker dağrti masma başlanacaktır. Yalnız birine. kânun ayına siç olmak Üzere nüfus başına (500) german çeker dağıtrassie, fir, İkineikânundan ibaren © (6003) grüin verilecektir. Bunun için İstanbula 163 bin ki) geker verilmiştir. Şeker vilâyet merkezindeki kaza J tarda, 145 kurugn ratılacAkşır. MO), bakat kazalarındaki satışa sa mazi, ve manrafı ilâve #di.ecektir. Pı peşin olarak daire m etleri tara, fından alınarak şekerler gene onlar tarafından memrulasa tevai edileni. tr. Fiyat teshiti işi Tekrar merkezi eştirilecek Atkaradan bildirildiğine çöre, harp ekonomisi bürosunun zeniy letilmesi etrafmdaki harırkklar ilerlemektedir, Büro, bilhassa fi- yat kontrolü ve tesbiti işlerile uğ” raşacaktır, Bu işi, belediyelerin istendiği veçhile bayaramadıkları unlazıldığındAn fiyat işlerinin tek rür merkezilestirilmesi icap ettiği kanaatine varılmıştır. Seyahatleri tahdit için tedbir alınacak Ankaradan bildirlidiğine güre, Beyahat ve Makliye vasıtaların ancak mübrem ihtiyaçlara tahsis etmek hususunda tetkikler yapıl » maktadır, Bu tetkikler sonunda fuzuli seyahatleri önlemek 'çin ya pakil vasıtalâmna , yeniden; zam yapilacağı veya bir kanunla *eyn” hatin ancak milbrem ihtivaçlara. tahsis edileceği tahmin olunmak” tadır, dar ve sabit gelirliler bildirildi Memür, dul, yetim ve toka maaşi Alanlar dişmdaki dar ve Sa" bit zelirtilerin vaziyetleri tesbit edilerek Tistesi hazırlanmış ve Tr caret Vekületine gönderilmistir Üzüm, incir ve pekmeze nark Belediye, üzüm ve pekmez fiyat larına nark koymuştur. İncir, & züm 90 - 100, pekmez 140 kuruş * ! tan fazlaya satılmıyacaktır. Satan "lar, milli korunma mahksnesine verilecektir . Altın fiyetları Dün bir Reşadiye altınının fiyatı 250 lira, külçe aitmm O bir grant ise 433 kuruştu. MANLI tari alal ve hi yale yelmiyecek deliliklerle şumarfklıklarla doludur, Fakat bü tün bünların içinde rekor kıran bir hâdise vardır: O da yirm; bir yaşımda genç ve güzel bir çocu- Kun, 1056 tarihlerinde sadrazam Salih Pasa O tarafından Bağdadı vali olarak gönderilmesidir. İ “Tcüncü Osman gibi, nanlıa ka din yüzü sörmeğe tahamınlil ede- miyen sadruzam S Paşanm, ymetli ve güzel nedimi var- mış* İsmi; İbrahim olan bu çocuk- cağızı şımarttıkça srmartmms! Niha yet bir gece İbrahim, çocukluk şa” fiyetile: — Pasa, demiş, Beni neden pa- $a yapıp da bir vere vali gönder- miyorsan? Sadrazamın makul sözleri, yası ile valiliğin ve pasalığm uygun düşmüiyseeği hakkındaki masihaş - leri, bir türlü sman& cocuğun kas fasına girmemiş! Sokıkta inatla tepreten maha'l. çocukları gibi: — İsterim de isterim, vezir kadar akıllı «öz söy cuk nihayet: — Siz sadraram değil misli Wer emrinir yerine getirir! Hay- di beni evvelâ pasa sonra da vali yap! Sözünde dayanmış kalmış! Nedense ona karsı pek zaaf gösteren Salih Pass: — Tevekkeltii alellah: Dedikten sonra kollarını sıvayıp iğe girişmiy! Ertesi sabah yüzünde Deniz tüy tüs bulunmıyan O yirmi bir yaşlarındaki İbrahimce bol ke - seden “vezaret” ihsaniyle “paşa” hk hil'aini giydirmiş! Arkasım dan dabir fermanla Bağdad “vali” göndermiş! Çocuk İbrahim “paşa”, maiveti erkâniyle, kethildasile yola koyu tup, tantana Ve debdebe isinde Bağdadn girmiş! Valiyi istikbale koşanlar, bir-çe- cwk karsısında balundakkarımı gö rünce şasırmışlar, Şımarfk çocuk, burada şımarık * hğını göstermekten geri kalma ms! Elif? mertek sanacak kadar kara cahil olan İbrahim pasa, bir- kaç ay içinde vilâyeti çorba hali ne solmuş! İstanbula kucak kucak sikâyetler vağmağa baslamış?,. Koca sadrazam hiç orülr değil... İşleri bozmamak için kendisine lala olarak verdiği ketbüdaya, âki Mine hareket etmesini tavsiye & den haberler yolladıktan sonra, #ediminin de canmı sıkacak hare“ ketlerde bulunmamasını söyleme - fi de nutmayordu, Bağdad valisi çocuk İbrahim Pa $anm komik ve sımarık halleri bir fgün Padisahın da kulağına çatar. ! Sadrazamı Salih Paşaya: — Paşa, der, Bu ne istir! Miş gocuk Bağdad valisi olur mu? | Pasa, yanındaki Kethüda pray Akil ve mildebhir olduğunu fazla Fransa harbi Umumü Seferberlikten Dünkerk bozgununa kada” YAZAN: RÖNE BALBO yoğumuzun güftesini bilmediği, miz, bilenlerimizin de gülünç bir bir heyecan havası içinde oçımlı, yor. Bu anr bilâhare İngiltereye bi. be rn fakat maneviyatım kuvve! alarak gittiğim zaman, İnziliz dostlarımızın, ayakta, hazır ol Va- #iyetinde, Marseyyer'i Biz, bir tek vilewt gibi dövüşüyo roz", #. Aynı gün, aksam, Fransa da kendi vazivetini aldı. Harbic için ileyiz, Neler olacak? Paris hemen hava hücumuna maruz kalacak mı? İhtimal, evet. Ne iss. Allah kerim, Geriden haber de alamıyo. rum, Günde bazan 2 mefitup yaz. dm, Hiç olmazsa mektaplarım ye. rine gitse, Burada kalacak mıyız? Rhin ile ÇEVİREN: 6 AMITHATKANIK aramızda On kilometre var. Haydi biraz sabredelim, *.ş İ o Aradan takriben on gün geşti, j “ileri kollarımız düşmanla temasa girmişlerdir.” Heniiz hava bücu - mu yok, Rhinin iki kıyısmdan bir birimizi kolluyoruz. Bu oyun an - cakuzan müddet devam edecek mi? Köyde teşkilâtımızı tamamlıyo » ruz. Her samanlık, her ahır, her 6- da, askerle riçin hazırlandı, Tabi, memleketin bütün kızlarının etra- fmda bir sürü insan var, Bütün askerlerin alkasçayı bir kadm öğ” retmenle öğrenmek istemeleri ha- kikaten tuhaf! Herkesin, hemen öğreniverdiği cümle şu: “leh Mebebe dich,.” - “Sizi seviyorum", Kilisenin çan kulesine bir gör cü koyduk; hüviyeti meçhul bir İ tayyars görünlir görünmez çanı ça | lacak, Fakat, o kadar çok tayyare | geçiyor ki —ten bunların hiç de fena bir niyetleri yok— çanm durmadan çalması izim, Vazgeç - Cocuk Dai; Yazan RIZA ŞAVDARLI ileriye sürer. de ikna etimek olduğuna hükmet rr? Padişahı daha ziya isin, güya mantıki su cevabi ver ice sabiler de saltanat mar kümını işgal ederler, Yeter ki la laları müdehbir ve #kil olsunlar, Sadrazam Selih Paşanın katline sebep bu hâdise midir? Değil mi ! dir? Tarih bu hususu mübhem ge" giyor, Fakat şura muhakkak ki biraz zaman sonra bir fermanla sadrazam Salih Pasanm boynu vu ruluyor, Hâmüâsj sadrazamın hatledildi - ğini haber alan oBağdadın genç valisi İbrahim Pasa, znten or za manlar isyan eden valilerin ma sallarını işide işide tam sımarmış bir halde bulunuyordu. Hemen &ethödasmı çağırır: — Velinimetim Salih Paşa idam edilmis! Şi biz ne yapalım” valiliğe bir zarar gelmez m Diye sorar, Kavzanm zaten onun yorşamı başmdu koptuğunu pekiyi anla - yan kethilda: — Maazallah bir belâ mukad- derdir! Cevabinı Verir, Genç vali terter tepinir: — Allah göstermesin ben vali- Miği bırakmam! Diye bağırır, Rir şeyden habe #5 olmıyan askerlerini toplıyarak yola çıkar, Yani Isyan biyrağım vçar, Fakat maiyeti, bir zaman öğrenince, hemen İbrahim Paşa ile kethidasımı yakalayarak katle* i derler. Genç valinin ölüsünü (imamı Azam)ım türbesi © na İ defnederler, 1057), Zavallı “sabi”, «ei pasa elbise lerini hir sene bile giymeğe doya imadan gözlerin) kapabıverdi. Ş* marık çocuğun bu hali yalnız kem di hayatına malolmakla kalmadı, Belki velinimeti sadrazam Salih Pasanım da kellesini ucurtmakta en büyük âmil oldu, Pu, ibretle okunacak bir vaka dır, Şahsi ihtiraslarm bir Kumku- ması olan Osman'ı tarihinde, gül - mek mi, ağlamak mı lâzımzeldiği ni tayin edemediğimiz ba komik fücinda, o sizlenilmesine rağmen İ bütün heybetiy!i- durar, (Sisi Osmani) bü va! Jan bahseder ken, “Çok geneti, güzeldi, kara cahildi” cümleleriyle işi Ârif olan. lara arıken anlatmak ister» — Ne günler yasamısız! Ey ga xi hünkâr! Fevka'âte kazanç vergisi Ankaradan bildirildiğine göre, fevkalâde kazanç vergisi projeti üzerindeki hazırlıklar o bitmiştir, Varlık vergisi bu sehe aynı mak“ sadı temin edeceğinden kazanç vergisinin kati surette tatbikma selecek sene başlanacaktır. tik, Tabii, meydanlarda toplan - mak memnu; duvar diplerinden Yürüyoruz, — “. — Haydi bakalım Palbaud! Kendiniti göstermenin o zamanı geldi! Teğmen X.. bu akşam evle- niyor. Yemeği kantinde yiyecoğiz. Süzel bir şeyler hâzırlamağa dil” kat edin!” Komutan böyle söyledi. Ehemmiyetli bir sey değil ama, bu küçük nötuk beni derin düşün- celere daldrrdı. Çünkü kantin diye kullandığınız yer, eski bir hangar, Kapıları ve pencereler simsiyah, hattâ kırılan psmesrelerin Yerine mukavva konulmuş, İskemle ola- rakı sıralardan baska bir sey yok, Camlar sinek piliğinden karar - ms, Mer kösede örümcek ağları, — Ma, bakınız, size söylemeği unuttum, Belediye resi, alayın rahibi ve daha işi bu mina - sebetle misafirlerimiz olacak, — Başüstüne komutanım! Ne yapmalı, Allahım, ne Yap- malı”. Kantine nezaret etmek bana ait, Buzlin bu vazifeyi ezici bul - dum! Bari, gideyim köyün orahibini göreyim, Rahip, ihtiyat subaylardan, Kr- tasma fltihak için emir bekliyor. kendisine itaatten sonra hakikati | hat etmiş olanların hatırsin simi dinlerken banlarm oralarda gör dükleri hürmeti öğreniyoruz: Sebeb Türk oluşlarığır. İrk içibarile Türk olmayan © birisi bile ber giltiği yerde münasebet düş tökçe ve lüzum gördükçe: — Ben Türküm: Dediği saman alâka ile karşılandı, gını söylüyordu, OO memleketlerde Türke karşı gösterilen alâka eskiden de mevcuttu, fakat bunda hürmet ke dar korkunun da payı vardı, Haibu W* Türk kelimesinin Pürkiyede gurur. ia söylendiği zamanlar pek eski de gildir. Bu saadet de istikiii harbin kazandıktan, cğmhuürlyeti kurduktan sonra tüm manssile vücüğ buldu, Türk kelimesinin Osmanlı impara, tortuğunda hakaret gibi kullanıldığı sa misal çoktur. Buna mukabli Türk olanlar da “Osmanlı, kelimesini bir aralık zalim manasina kullanıyorlar. dh, Gerçekten, devleti Türk olmıyan sr idare ediyorlardr. Hatşâ vezirizr divanından gelen bir Türe sipaiisine. — Nereden geliyorsun? Diye sordukları zama — Esir pazarından! Cevabmı vermişiğ; zira © vezirlerin bepsi de kölelikten yetişmiş, yabancı urktam kimselerdi, o Cinci hocayı da “Türk!,, diye hakir görürlerdi; onun yaptığı zulüm ve kepazeliklerin yüzü, ne vurulması sanki kâfi değildi, Saltan İbrahimin öfürükçüsü Kaf rüanboluda doğmuştu; asel ismi Höse, yindi, Onun da ikbal yıldır. Saltan İbrahimin yıldızının sönmesile bera ber kararmıştı. Onu da öldürmek Ü x0re adamlar gönderilmişti. Cinci hoca korşusu Tosun çavuşun evine sığınmayı aramaya (geldikleri zaman çsKi bir hasır ajtm a güya saklanmıştı, Fakat çavuşbaşı onu ça endi bazrefleri evvelce yüksek rahları çağırırdı; şimdi aşağılık cla leri toplamak için hasır mitina gir iy? Diye alay etti, Cinel kendisinin ü temainu olduğunu, el sürülemiyeceği n ddla ederek çavaşlarla çekişme” başlayınca fena halde kezmış üzerine yürümüşlü; ayal zamânda samia. . rma bağırmıştı: 4 * Vurun gu Türkün başmal, söy letmen, Çekin, götürün! , Yumruk yağmuru altımda Olmel hocanın yüzü gözü çürüdü, Başaçık, #ürükliyerek dışarı aştılar. Çavuşbaşı Abdülfettah ağa o söz. terije Cine hocadan ziyade o “Türk, kelimesini tahkir etmiş O oluyordu; günkü Türk demek fazilejii, şerefli | demektir. KADIRCAN KAFLI Bir erkek ve bir çocuk cesedi bulundu Dün, Küçükpazarda Demirt, mahallesinde, Şeyhdavut sokağın da bir cese, bulunmuştur, Bunun | Fenerde oturan Tahsin adında birisi olduğu anlaşılmış, ölüm se bebinin tesbiti için ceset morga kaldırılmıştır. Bundan başka Feriköyünde bir arasda da yeni doğmuş bir kız ç€ cuğunun tesedi bulunmuştur. Bu | ceset de morga kaldırılmış, ber | iki: vaka etrafında tahkikata baş Yerli Mallar milessesesinin nü” | İns basina beşer metre pazen tev- | zi etmek üzere hazırlamakta oldu” ğu numaralı kuponların teb'ı bit miş ve bunlardan lüzumu kadar dağıtılmasını da birkaç güne ka dar başlanacaktır, Bu tevziatta memleketimizi mevcut 18 milyon nfifustan bir tek vatandaş hariç brakılmıyacaktır. — Dünyanın en güzel kadıni yeni bir servete kondu . Somerville (Yeni Jersey) 28 (AA) Dünyanm en güzel ve en O Zengis kadınlarından o madam Doris DOM9 Eronvel, otuzuncu doğum ydönümü! münasebeşile yeniden 17.000.000 40, Taşlık bir servete konmuştur, Bun - dan evvel de bir defa yirmi © birinei ve Vi deta yirmi ia spa

Bu sayıdan diğer sayfalar: