22 Temmuz 1932 Tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi Sayfa 5

22 Temmuz 1932 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

i e NASA “ops (489) Tumyey EUB UlYLER yene Bayrama “oyuLrEz “ TUŞU İl MSJ “up U?Jo UopJoJmup UNUNU U9 b ğe ugJSI “ueurez LEpJIPZEA YLJEJ Ju muaf) “TY MOANLI UEYIİ HEPUISEJR JOJYANIL, Gep9 sıs9) nun$nyoyeeduj NULWSO “wueJSepyojs9lN WJOYUN II zuma —Axjseg 2ATUNASYE UOP19JYNE) URNINYO SA Bârünejue 93910 ng zumum 9d “TpUIĞ “xokruuğıye5 spumzon nza9u 1g uejeş 9puroLrey UNIYn 119 1Jey1gea 0J4TY “11 IpU9j) 'Igı3 1oyekunj 2494 19341ze4L yu -roanvı nyunö farşâicuetueyi5 sun)sn UTUYIY “ALI A UNUNUNU PUS *YLIISANLI 1G ÖTY USLU “uloJuTp 19J9p1EŞ o Runedg “aağurerejo Tgey 11gleş oJâryyey ULLJ9p1ey nZA9LU Ep -uıse$u! 9A 1199 UIyLLRI, “1)SIje5 B4ıunejue Fuuo|degos ep ulzeyung “inĞıuoLujıpa 2434 igili e göre medeniyet, Mısırlıların Geldani ve Asu rilerin bazı tesiri olmakla beraber Yunanda doğmuş oradan Romaya geçmiş, Yahudile- rin Ahdıatikinden feyiz alan oNasraniyetle yeni bir şaşaa kazanmış, ve Sonra müverri- hin milliyetine nazaran İtalyanlara, Fransız lara veya Cermenlere intikal etmişti. Ve şim di bu milletler, Yunan ve Hıristiyanlık ocak larından yakılan medeniyet meşalesinin ha- mili idiler.. Medeniyetin tarihi seyir ve tekâ- mülünde Yunan - Roma ile Hıristiyan Av- rupanın dışında kalan kavimler, ya tama men, ya kısmen barbar sayılıyorlardı; vak- tiyle Yunan ve Romanın hudutları haricin- de kalan kavimlere verdikleri bu hakaretli vasfı, Avrupalılar da kendilerinden başka ka vimlere bahşetmişlerdi; Bu misaller, Avrupada yazılan ve neşrolu Gördük ki usuller çok mükemmeldir; tama- men tatbik edilse, edilebilse belki mazinin hakiki hayatını ihya edebilir. Yine gördük ki, bu usuller tamamiyle tatbik edilememiş A AYSA reumıy “epurucurez 2 9 OPUHASP yeunzut #eoue “pEj ee UspuLLoyM969 Tuen ugieg epus —de JAHEYO MEREN a ölesağl uej -TA$L1E4 YOĞ JEJEIYLA IJ24EY EUISEJE Jejelş epuey * *TpI 1gı3 Sntujoayeui dr4rra apulsı ıse HUTE9 UreJST “LOATIIZ UTNIUI “191510 Tur gejuetu -eZzonyuni *z111j19g9103 ınzeuı 399J9p Jig Tu -1J9J9SPJRU NG UTUNAJYILIYANLI ULUS BS “ıplello4ıjeg aJ41SNIZOZ YIlUUNs SA yırueu —9g— — SP ne başlamıştı (1863); iakat bu ders pek ça- buk inkıtaa uğradı, Bu derslerin hulâsasını ihtiva eden küçük bir risale; matbu olarak mevcuttur. Umumi tarihin en kadim devir- lerine müteaalik ve hurafelerden tamamen tecrit edilememiş bazı malümatı ihtiva eden bu natamam risaleden omüderrisin az çok garp usuliyle tedrisatta bulunmak istediği anlaşılmaktadır. Ahmet Vefik Efendinin Darülfünun ders lerinden beş altı sene sonra 1868 e doğru Ba- biâli tercüme odası hulefasından Ahmet Hil mi Efendi, Çembers atlı bir ingilizin umumi ne o sıralarda, Sonraları Sadırazam olan Tevfik Beyin'bir umumi tarih tercüme etti- ini de, diğer meslekdaşım Köprülüzade Fu: at Bey söyledi. Fakat bu iki kitabı bulup gör mek bana henüz nasip olmadı, Ahmet Hilmi Efendinin ve Tevfik EE tarihe tahsis etti. Bundan bir sene sonra da, Mai “Kâina külliyatı içinde, ig mil- Wepuısej4es ul 592 UJUIPN? NOUN TTI ug) saka “AMAN DAŞUI apdojsıyea ye Bulej -nsy “UnA4rueAıng,, 9ji “uma AŞIN, zepes mepşnplo Treyınlu UluMajyoAn weJsı 24 -10d Seg OUR yonu ugeyij ng utu ayn — 40 - Avrupalılara esirane tcbaiyet göstermemiş- tır. Süleyman Paşanın bu natamam umumi tarihinden sonra en çok şöhret bulan Murat Beyin altı ciltlik “Tarihi Umumi, atlı kita- bıdır. 1882 - 1883 senesinde basılan ve tahmi- nime göre en çok fransızca ve rusça ve braz Türk Sultanlarından bahsederken (C 11 $. 235). “Bunların saltanatları hükümet namı- na şaya bir şey olmayıp, hükümet ve devlet unvanlı bir yem ibaret idi... diyor. Sel- —TEJĞIEUEYIİ ane Kopan 9 vejo 1. nu o9Um9AOSYO W1Ze UUMAJYI. <1 Tepe OUHAOp zeLMzUE? ez *1sdoy. uLlejung 99193 suya .“ “ li m -p Sruzn3 TPA9 se 4 penil red . “MAY 'eunjok ğe olârnsn #neeğed sö 2A 9ösun; 'eödeze apulmaje urejsj a *anSILUĞINBİ 971793 JEp “24 94a2919p Jig 9A 9,19 Juafeueue YAL, sa sıng 'Ipnyez 1949y ng 'Ip12a op. İli 9A reymurğ ıgi n$npjo zajıpnye a “reydez -V 'Jojsıng “Topyanıı EPUISEJE ISEZE her —ir— 295. Avrupada tarih usullerine itina edilmiş bir levha önünde bulunmayız. Burada kav- mi endişelerin, kavmi menfaatlerin tesiri onlara şöyle sathi bir göz eğik as Tezer Hanımın İransızlardan, Hasan Âli Beyin İransız ve ülmanlardan ie e oldu- il 1) Pa

Bu sayıdan diğer sayfalar: