1 Aralık 1930 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 7

1 Aralık 1930 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Kari — Gözile Gördüklerimiz I |Sokak Ortalarında Ve Pazar Yerlerindeki Yiyecek |K SON P Bir Vatandaşın | Ve İçecek Satışının Şekli Göz Mütaleası Samsundan “Hüseyin, hazaslle hiç fakaya mensup olmadığını bildiren .._vıun-ı..ı.ı bir mektap — aldık. Yin Efendi bu mektubunda, bazı lerin — hadisatı pembe — venkte Ütörmekte — olduklaradan — şikiyet Gekte, millet dertleri İle bunların &. diyade meşgül olmalarını istemek- "e iktasadi bubrana bir an evvel bulunmasını — rica — eylemektedir. HUp sahibi, Samzunda bir batman İn () liraya düşmesine rağmen Bulunmamasını - şayanı — dikkat Birmnektedir. Kiyanlık Sokak- | lara Dair N:—hı bir ay kadar evvel Beğik- Iolamur caddesinde, Bayır soku- ::ı bir gece atla geçen bir zat Bazlık yüzünden kazaya uğramış, 'k'ı" düşmüz, binnetice vefat etmişti. halta kadar evvel ayni sokakta bir yolcu da düşüp yaralanmıştır. İyenin bu gibi karanlık sokakları mazta dikkate almasını rica | SS islerima. Mazhar Adapazarından Bir Talep _*:ııı—ı Belediye, Türk — ocağı, M hmer, — Himayeletfal, — Ticaret Borsa encümenl relslerile umumt azamadan Üç kişlain Imzasile ize bir mektup gönderiliriştir. Bektupta (YARIN) — gözetesinin tarihli ve anu müteakip diğer bir la Temit vulisi Eşref Bey hake a ve namus bozmakta olduğuna W “huza mahfuzdür,, kaydile çıkan yi k.—"' Cevap verilmekte, Adapazarı Selinin bir parçam olmak İHibarile bu İle tabiatile alâkadar olduklarını :L"“: meydana çıkarılmasını İiste- bildirmektedirler. Cevaplarımız Nş“-—hı. Kahveci Hüseyin, Amas- ÖL A) imzalarile mektup gönde lerimalze : MAT Hazretlerinin — bütün — işlerin Ngçtle Omeşgül — olamıyacaklarım Mkıbıı edersiniz, Fikir ve şikl- g._*u doöğrudan — doğruya — riyaseti k%. amumi kâtipliği veya Halk St kâtipliği vasıtasile yaparsamız Bo Olur kanaatindeyir. ——— — TAKVİM —— 4 -Kânunuevvel-930Kasım 23 Rumt 18-Teşrinlsani -1345 Vakıt-Ezani-Vasatl Akşam| 1.— |16.42 Yata | 137 1819 İmsak 8 Tef %'k' numarası: 40 l İstanbulda ve her tarafınra pazar yerleri ve muayyen pazarlar vardır. Bu pazarlarda yiyecek ve içecek maddeleri satılır. Fakat herşey açıktadır. Sıhhi şeraite kat'iyen riayet edilmez. Hele peynir, zeytin, şeker gibi kaynatılmaksızın pişirilmeksizin yenilen gıdalar vardır ki bunlar toz, — top- rak içinde ve pis şerait dahi- memlekelir günlerde — kurulan ve Hnde satılır. Bu pazar yerleri böyle açıkta kaldıkça bu şaraili de- ğiştirmek kolay değildir. Me- deni memleketlerde - pazarlar hallerde kurulur. " Bizde hal olmadığı için halk alış verişini sokakta yapar. Fakat yeni Sıhliat kanunu, içecek ve yiyeceklerin bu pis şartlar dahilinde satılmasını menediyor. Bu pisliğin önüne geçmek için hiç olmazsa yiye- cek ve içeceklerin kapalı kap- lar temin etmek Tâzımdır. içinde - satılmasını İstanbulun — muhtelif pazar" yerlerindeki satış şeraitini gös- teren bu sayfadaki resimlere dikkat ediniz. Yağlar, peynir- ler, etler açıkta satılıyor, Hat- ta sokak ortasında semave- rini kurup çay satan çay- c bile mevcuttur. Yiyecek | ve içeceğini bu kadar pis şe- Milli Deniz Ticaret Filomuz Kuvvetleniyo " Eraaram ) Adi Variler ( Seürük ) Vaparü Yelkenci zade ve mahtumu müessesesi bu kere de Pake kumpanyasının en lüks vapurlarından bulunan “ SOUIRAH ,, vapurunu satın almıştır. Merzkür vapur Erzurum namile Karadeniz hattına tahsis edilecektir. Milli vapurculuğun bu suretle inkişafı elbette ki PEYAMİ SAFA SON POSTA'nın Edebi Romanı -FATİH -HARBİYE e —(:ı&î"f'n meyhaneden içeri j ku Şinasiyi görüyor, fekat x ?"l görmüyor. Ve Ne- L" kğıq. oturuyor, ve ağlıyor ve Neriman V Sön koşuyor. Beni affet. fukrar. geliyorum, beni kabul et. Ben bir alçağım, ah, ben bir alçağım. — Siz nereye? Nerimz - “'rdenbire silkindi. Biletçi. Nereye mi? Neriman bunu i ancak düşünerek buldu ve: | — Fatih! | — Diyebildi. Bocuk paraları da ayıramıyordu, elleri titriyordu. Kaç para vereceğini de unut- muştu. Biletçiye bir avuç bozuk para verdi, Bu haline herkesin dikkat ettiğini sanıyor ve etrafına bakamıyordu. Hafifçe kızardı. Birdenbire yanı başında bir tt, onun İsmini çağırı- — Neriman Hanım ! Silkindi ve başım kaldırdı: İ Macit! Gülümsiyor ve soruyordu. OSTA rait dahilinde temin eden .. sanların, sıhhatlerini - tehlikeye koyduklarına şüphe yoktur. Belediye ve Sihhiye müdü- rTü Bey sıhhat kanununun tat- bikine başlamışsa, pazar yer- lerini teftiş ettirerek bu halin Hiç kim- senin, halkın sıhhati ile oyna- mıya hakkı yoktur. Ticaret, başkalarının hayat ve sıhhatine zarar etmemek - şartile makbul ve serbestir. Pazar yerleri birer mikrop yuvası ve taaffüh merkezi olarak kaldıkça Sıhhat — kanununun maddeleri — kitapta — kalmıya mahkümdur. Plâtin.. İBu Maden Ne Zaman Keşfolunmuş? önüne - geçmelidir. iras Son tetkikattan anlaşıldığı- na' göre, plâtin madeni 210 sehe evvel İspanyollar tara- fından Amerikada keşfedile- I'J' Avrupaya ithal edilmiştir. Daha evvel Amerikada İspanya memurları bunu altın yerinde kullanılmaması için denize dö- r küyorlardı. Bunun müstakil ve | dayanıklı bir maden olduğunu ancak 1747 senesinde keşfe- dilmiştir. En son tarihi tetkiklerden ise, tarihte Kırımdaki Bosfor hükümeti ile Bizanslıların daha © zamanlar plâtinden para yaptıkları anlaşılınıştır. DEPOSU ursalı Mustafa Fahri Bu kere Beyoğlunda, İstiklâl gaddesinde Venedik sokağı kaı şasında 413 numaralı mağazayı Sırf Bursa ipeklileri üzerine küşat iştir. Sat y re e flmüşılöle e rrer nere flatlarının aynıdır, Bir tecrübe kâfi: — Nasılsınız? Nereye böyle? Neriman şaşırdı. İçi o kadar dolu, o kadar karışık ve garip duygularla dolu idi ki bu basit suallere cevap vermek için bile Gdüşünmesi lâzım geli- yordu. Macit, Kimbilir ne za- mandanberi, onun haline dik- kat etmiş olduğu için : — Dalgınsınız ! dedi. Neriman toplandı : Evet. Ve bu sefer aklına hep balo geliyordu. Baloya ait birçok şeyler konuşmuıya — mecburmuş ocasını Aldatan Kadına Ne Yapılır Aile Ocağına Riya - Yakışır Mı? Taşra — kâarilerimden — biri | yâzıyor: “ Benden şefkat ve muave- | net istiyen düşmüş, istinatgâh- | sız. bir kıza elimi verdim. Onunla — evlendim. İki sene beraber yaşadık. Şimdi beş | aylık bir de oğlumuz var. Bana| en fazla sadık ve bağlı bulun- | " n | riyakârlığına hükmetmek doğ- duğunu zannettiğim günlerde beni aldattığını bugün kat'iyetle | anlamış bulunuyorum. Elimde deliller vardır. Bu inkisarı hayal beni ve maneviyatımı okadar sarstı ki şimdi iyiliğe ve fazilete inana- mıyorum. Bana beni sevdiğinden bahsediyor. Sonra benden nef- | ret ettiğine delâlet eden hare- ketler yapıyor. Bu riyâya ta- hammül edemiyorum. Öğren- diklerimi kendisine söyleme- dim. Aldanmakta- devam eder göründüm, fakat artık taham- mülüm — kalmadı,. — Birdenbire herşeyi yüzüne vurarak fena birşey yapmaktan korkuyorum. Derdime bir çare bulunuz. ,, Bir insan hakkında fena bir hüküm vermekte istical etme- mek İJâzımdır. Gördükleriniz ve işittikleriniz yanlış olabilir. Kadmı, siz bu- süretle dü- Ünmiye sevkeden hareketle- li etmedikçe —onun ru değildir. Fakat elinizde hakikaten delilleriniz varsa, ve artık be- raber — yaşamaklığınıza kân kalmamışsa, mahkemeye müracaat edip ayrılınız. Maamafih bunu yapmadan evvel kızın ailesi vasıtasile onu ikaz etmek vazifesini ihmal etmeyiniz. Siz son vazifenizi yapmadıkça ayrılmak tarikine müracaat etmeyiniz. Çünkü böyle bir ev, cebennemdir. Fakat o0 cehennemi yıkarken ateş içinde kalacak yavruyu da düşünmek bir vicdan borcudur. Hanımteyze im- I Genç Kız Elbiseleri I Bu roplar, genç kızlar için çok muvafıktır. Gördüğünüz ibi sadedirler. Her hanım kız için elverişli addoli gibiydi. Fakat bu dalgınlığının | sebebini de izah etmiye mec- | burmuş gibi herhangi bir yalan arayordu. Macit alelâde birşey daha söyledi: — Görüşemiyoruz! dedi. Nerimza yine müphem birt — Evet! dedi. Halâ kendini bu sisli ve vü- zuhsuz ruhi galyanın tesirinden kurtulamıyordu. Ve Macidin şeklini iyice göre- miyor, arada — bir parlayan gözlerine, yeleğinin bir düğ- mesine, başının bir hareketine kısa bir zaman için dikkat ediyor ve bu şekillerin yekü- aunu bulamıyordu. Balo fikri, bir çok mesele- lerin mihrakı halinde şuuruna batıyordu. Fakat bundan bahs- etmiye hiç cesareti yoktu. Ke- Hmesini bile ağzına alır almaz bütün gizli ve örtül uygu- larının birdou keşfedileceğini sanarak Ürküyordu. VArkası ver)

Bu sayıdan diğer sayfalar: