21 Ocak 1937 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 10

21 Ocak 1937 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 10
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

ha T RĞAZ AŞT a LA SON POSTA Şehir operetinin aşk mektebi Şehir opereti sahnesine ilk defa e-|sım daha başka türlü yapılacaktı. ser veren Yusuf Ziya ile Muhlis Sa- bahattinin «Aşk mektebi» bir ka kalabalığı karşısında oynanıyor. Tanınmış şâir ve tanınmış mizahçı | Yusuf Ziyanın yazısile tanınmış bes-|'benin sınıfta dinlemesine lüzum yok- tekâr Muhlis Sabahattinin Şehir opereti sahnesinde seyretmekten | duyacakları zevke bir an evvel kavuş- lim halka anlatırdı, nak isteyenler âdeta birbirlerile yarı- şırcasına tiyatroya koşuyorlar. «Aşk mektebin mevzuunu gayet kısa hülâsa edeyim : «Bir eski zaman çapkını olaz Mef- tun bey, gene ayni devrin kadınların- dan Fettan hanımla ayni fikirdedirler. Yeni ğenmiyorlar, bu -yüzden bir aşk me! tebi açıyorlar. Mektepte herkes kendi dengini buluyor. Ve hepsi nişanlanı n bey de Fet- yetişenlerin — sevişmelerini be- Yarlık. Ba örede V tan hanımla nişanlanıy | r.» Bir operet için çok cazip bir mev- zu, Yusüf Ziya kuvvetli esprilerle Mmevzuu süslemiş, bu muhakkak. Fakat ufak bir değişiklik yapıp — eseri daha başka türlü sahneye koymak da müm- kün. Bu değişiklik yapılmış olsaydı aşk opereti daha çok muvaffak olurdu. Birinci perdede: Fettan hanımla Meftun beyin aralarındaki konuşma- lar daha az olacaktı. Dekorun iki kat- h yapılmış olması da iyi netice verme- di. Karabetin Meftun bey ve Fettan hanımla konuşmak için ikide bir başı- ni balkona kaldırması ve diğerlerinin balkandan eğilip ona cevap vermele- ri dekorun güzelliğini bile gideriyordu. Bu perdede Meftun bey rolünü ya- pan Vasfi, ve Fettan hanım rolünü ya» pan Bedianın fena bir konuşma tarz: larr vardı. Gerçi balkondan, geçen sahneler hakkında mütalealarını söy- tüyorlardı amma bu mütaleaları kısa- ca bir defada — söyleseydiler — onların konuşma tarzlarındaki esere intibak &- dememek giderilmiş olurdu. | Bu perdede Hazım iyice idi, Diğer- | leri kendilerinden umulani veremedi-| ler. İkinci perdeye geçiyorum : İkinci perdede mektep tepte Meftun beyle Fettan hanımın karşılaşmaları, talebenin gelmesi, Ka “abetin yoklama yapması kusursuz. Bundan sonra ders başlıyor. Bu k: _J aşağıda Yunanistanın istikbali * Atina, 20 (Hususi) — Caxeıglej Başvekilin San'atkâr ve esnaf federas- yonu ziyafetinde söylediği nutku e-| hemmiyetle kaydetmektedirler. Mae | taksös nutkunda bilhassa şu nokuln—! va işaret etmiştir: «Artık eski vaziyete dönmenin ih- timali yoktur. İstikbaldeki millet mü- messilleri işçilerin, san'atkârların, em- haftan ve iş verenlerden ibaret olacak. tır. Sağlam ve iyi düşünerek korpora- son birliğine gitmekteyiz. Bunun için her şeyin hazırlanıp teşkilâtlandırılma- sı lâzımdır.» Rusyada bir idam kararı Mo-kova, 20 (ALA.) — Pan Sovyet| konr urabhası Madam Proniayı öldür itham edilen Yeştçekin'in mub- * -mesi bugün bitmiştir. Davaya bakan Melekes mahkemesi maznunu ölüme mahküm e€ Almanva - Lehistan "n, 20 (ALA.) — Cenevreye git- k va Hariciye Nazırı | M, P-s ramış ve bu fırsat-| tan ir “ade ederek Alman Hariciye Na | et M: Von Neurath ile görüşmüştür. | operetleri|iyi değildi. Talebe sıralara gündenberi büyük bir seyirci|ları ve yoklama yapıldığı zaman birin- ci tablo bitmişti. bestesini | tu. sual sorulan talebe: Bir başka tablo ö-| te Teranedil kendini tanıtıyor. nedil kendini tanıttığı zaman etrafı dola İsönük bir halde kaldılar. İdefa rol alan, şarkı söyleyen, var. Mek- Fonuşan Reşit Baran belli ki gündena | Eser aksamıyordu. Fakat mizansen oturduk- Bundan sonra başlayan dersi tale- | Sınıf ve talebeler kaybolur, mual- Muallimin sözü bitince kendisine nünde görünür ve cevabı halka ve- tirdi. Sonra teneffüs başlıyor. Teneffüs- Tera- şan, gülen, limonata içenlerle dolu, bi-| inci plânda gösterilen bir sahne bu alabalık içinde kayboluveriyor 'Tekrar ders başlıyor. İkinci ders de birinci dersin tarzırıda yapılırdı. Yahut daha iyisi iki ders birleşt Üçüneü perde iyi idi. Yalnız nişan halkalarının dağıtılması daha çabuk ol- malı, ve sahnede lüzumsuz kalabalığa mümkün olduğu kadar meydan bıra- kılmamalı, «Aşk mektebinin» bir de müzik ci- heti var, Müzik bilenlerin anlayacak- ları kısımlar hakkında bir şey söyliye- cek değilim. Yalnız operetin şarkıları | olmalarına rağmen arzu i yapmıyorlar. Bazıları ar-| tistlerin sesi çıkmadığından bazıları da müziğin güfteye aykırı düşmesinden Aşk mektebinde iyi öynayanlar Hazım, Reşit Batan, Şaziye, İbrahim, Saniye.., Düşünüyordum, Hazım aklıma gel- di. Gözümün önünden tiyatrodaki va- ziyeti geçti.. Bu sırada yazdığım yazı: nın bir iki satır üstüne baktım. En ba- şa onu yazmışım.. Dün gece Hey'etimizle Görüştük (Baş tarafı 1 inci sayfada) nı bildirdikten “ Söylenecek bir şey yoktur. İlk temasları yap- tık. Mühim ve esaslı mü- zakereler olmadı,, Bu muhavereden gonra dünkü mü- zakerelere iştirak eden Milletler Ce- raportörü M. Sandleri gene te- aradık. İsveç Hariciye Nazırı llerimize karşı kısaca şu cevabı tir: «—Bugünkü temaslar bakkında si- ze beyanat verecek vaziyette deği - lim» Fransanın Ağzı ile (Baştarafı 1 inci sayfada) Maamafih karşılıklı olarak dostluk hisleri besliyen iki devlet arasında cereyan eden bu müzakerelerin, cid- di bir tehlike doğurabil- mesi kat'iyyen mevzuu bahs olamaz. Cenevrede hâkim olan kanaate göre, konsey mesaisinin devam ede-« ceği bir hafta zarfında, Sancak me selesi etrafında bir anlaşmaya varıl ması kabil olacaktır. Konseyin yarınki toplantısında, bu mesele ilk olarak görüşülecektir. M. Sandlerin - müşahitlerden istedikleri Cenevrede, Türk ve Fransız heyetle ri arasında müzakereler cereyan eder- ken, raportör M. Sandler Sancakta bu- bitaraf müşahitlerden, oradaki t ve muhtelif unsurların dilekle- akkında mümkün mertebe fazla ma lümat toplamalarını dilemiş ve bu mü- Mademki yazmışım dedim; çünkü ben Behzadı düşünmüş- tüm, Ve en başa en iyi oynayan Beh- zadı yazacaktım. Behzad diyeceğime Hazım demişim. Eski artistlerden uzun uzun bahset- meğe lüzum yok. Yalnız operette ilk taklitli silmeyeyim, Kalemim sürçmüş, | güne biraz daha açılıyor. Her zaman onu böyle değil, her za- mar bundan daha iyi görmek istenilir. İsmet Hülüsi El işleri sergisine iştirak edenlerin madalya mükaâfatları Ankara 20 (A.A.) — Birinci &l iş- leri ve küçük san'atlar sergisinde ma- dalya ve mükâfat kazanan 400 san'at- kârin madalya ve mükâfatları dukları vilâyetlere gönderilmiştir. Valiler vilâyetlerinde bulunan kü- çük san'atkârları toplayarak husust sahiplerine vereceklerdir. Amerika Cumhurreisinin parlâmentoda nutku Vaşington 20 (ACA.) — Reisi- cüumhur Ruzvelt bügün parlâmentoya giderek mutad yemini yaptıktan sonra içlima devresini açmıştır. Söylediği nutukta, vatandaşlar ana- sında bir çok mahrumiyetlere sebep o- lan adaletsizliği ortadan kaldıracağını vaadetmiştir. Kaşta tayinler Kaş (Hüsusi) — Kaymmakam Möh - met Ali Ozan Tarsus kaymakamlığına tâyin edilmi: Kazamız hâkimliğine Hüseyin tâyin edilmiştir. lümatın sür'atle Cenevreye güönderi| - | mesini istemiştir. Bugün yapılacak görüşme Fransız heyeti müşaviri Prof. Bade- van ile Türk heyeti reis vekili Numan Menemencioğlu arasında, yarın şabah yeni bir görüşme yapılacaktır. Bursada bir av kazası Bursa (Husust) — Bursaya bağlı |Zarfta köyünde avlanmak yüzlünden bir yaralanma vak'ası olmuştur. Hüseyinle Halil isminde iki arka - daş av aramak üzere yola çıkmışlar ve bir müddet sonra bir kaç av hayvamna tesadüf ederek her ikisi de âteş etmeğe |başlamışlardır. Bu sırada Hüseyinin si. lâhından çıkan saçmalar her nasılsa ar. kadaşı Halile isabet etmiş ve zavallı a- ğir şurette yaralanmıştır. Vak'aya müddeiumumilik el koymuştur, Kaş (Hususti) — Malmüdürümüz Süruri Toraman Balâ kazası malmü - dürlüğüne tâyin edilmiş, yerine Ber - bulüne İ Kaş malmüdürlüğü |merasim ile madalya ve mükâfatları | gama varidat kâtiplerinden Nazmi Ar- gün gelmiştir. Bir hapisane kaçkını | Kapıdağ sahilleri açıkla- rında dalgalar arasından kurtarı!dı 15 gün evvel Üsküdar hapısanesin- den kaçan Reşat isminde bir sabıkalı &andala atlıyarak tenha bir sahile çık- mak isuemiş, fakat dalgalar sandalı mra sürüklemiş ve Reşat günlerce uz dalgalar arasında kalarak açıklarına kadar düşmüştür. Nihavet orada muhafaza memurları tarafından görülmüş, Üsküdar tevkif- hanesine iade edilmistir. (Baştarafı 1 inci sayfada) Fransız noktai nazarı ilk günde oldu Bu gibi hâlâ mubtariyet hududunu aşa mamıştır. Bu, Blumun teklifindeki 921 itilâfnamesi çerçevesi içinde kültürel ve idari bazı salâhiyetleri genişletmek gibi küçük bazı tadillerden anlaşılmak tadır. Bu netice Ankara mahafilini hiç te hayrete düşürmemiştir. — Anlaşmazlığı ilk günden beri Fra: ile Türkiy sında değ ye ile Mihletler Cemiyeti arasında bir mesele haline getirmek için Fransanın sarfettiği me- sai ne olursa olsun, bugün burada hâ- kim olan intıba şudur ki, Sancak üze- rindeki noktai nazarımızı Fransız nok- tai nazariyle telif için yukarıda kaydet tiğim yapılmış bazı küçük tadillerden başka hiç bir yeni adım yoktur. Fransa âlâMilletler cemiyetinin kendisine ver iği salâhlyetlerin hududundan bahse- diyor. Kendisinin ancak 1921 itilâfı çerçevesi içinde derpiş edilen mühta- riyeti biraz daha genişletmeyi bir fe- dakârlik olarak ileri sürüyor. Bu ara- da Fransa tarafımdan kültürel bazı ted birler de büyük bir fedakârlık gibi gös ilmektedir. nsız Başvekilimin tekliflerimizle Fransız teklifi arasında bir hattı vâsıl olarak bulduğu bu son teklif üzerinde bugün Cenevrede başlanan müzakere- lerin varacağı neticeler ne olabilir?.. Bunü ancak kat'? olarak yarın öğleden ılacak olan Milletler Cemiye inde cereyan edecek müzake relerden sonra kestirmek mümkün ola- caktır. Muhakkak olan cihet şudur ki, davamız Milletler Cemiyeti paktı for- mülleri içinde sürünecek bir dava ol- Türk ve Fransız (Baştarafı 1 inci sayfada) Fransızlar Türk ve Fransız heye- ti murahhasalarındaki hukukçula - rın Sancağın şu veya bu hâkimiyete raptı işini beynelmilel hukuk bakı- mından tayine Fransa ile Türkiye- nin salâhiyettar olup olmadıklarını tetkik etmelerini teklif eylemişler- dir. Fransızların noktai nazarı —ÖzEE NĞN Ceüevre 20 (AA.) — Düklor Tev fik Rüştü Aras ve başlıca mesâi arka- daşları bugün saat 12 de M. Sandler'in huzuru ile, M. Delbos ve Vieno - ile buluşmuşlar ve Sancak - hakkındaki 'Türk ve Fransız tezlerini, Fransanın arzu ettiği şekillerde yani Milletler Ce- miyetinin himayesi altında, uzlaştırma gayretlerine devam etmişlerdir. Fransızlar Milletler Cemiyeti bina- sında vukua gelen bu buluşmada Tür- kiye ile Fransa arasında bir ihtilâf mev. cut olmadığı fakat Türkiye ile Millet- ler Cemiyeti arasında bir ihtilâf bulun- duğunu söylemişler, Türk murahhas- ları buna derhal cevap vermişlerdir. Cenevre, 20 (ALA.) — Türk - Fran- sız toplantısında Fransız murahhasları 'Türkiyenin taleplerini hayırhahane, fa kat asli unsur olan manda altında bu- lunan bir devletin istiklâli hakkında Milletler Cemiyetinin haricinde bir ka rar vermenin manda sahibi devlet için imkânsız olduğu keyfiyetini ihmal et - meksizin tetkik ettiklerini söylemişler ve şunu ilâve etmişlerdir; «Bugün Fransa, Kânunuevvelde Mil letler Cemiyetinde izah olunan huku- ki tezin çerçevesi içinde manda sahibi devlet vazifeleriyle kabili telif tavizin azami haddine varmıştır. Eğer Türkiye dahi Fransanınkine müsavi bir anlaş- ma arzusu ile mütehassis bulunu- yorsa, Sancak ta 1920 anlaş - ması çerçevesi içinde çok geniş bir muh tariyet tesisi yolundaki Fransız telkin- lerinin iki memleket arasında bir an - laşma için ciddi esas teşkil edebileceği ni tasdik edecektir.» Ziyafetler Cenevre 20 — M. İvan Delbos, Ro- manya dış işleri Bakanı M, Antonesko- Cenevredeki tn Blumun teklifleri & Ankarada ne tesir / maktan çok uzaktır. Anadolu ljal'ls Ankara, 20 (ALA.) 'd_.. beklenen Blum teklifi tir. Telkin mahiyetindi ” talealar Sancak Ahnul:; g ği ümidini vermektep SÜ mamen hukuki noktaifi nin hallini müşkül gör” ve siyast mahiyette bif daha makul bulan M FÜĞ da meselenin ha kuki ve ne de g/ atmış bulunmuyor. BU ukavelelerinde © sust idare, idart ve BUT derun Hmanının Türk VZ fından istimali keyfiy' settiği halde gene o BÜT cut bulunan bayı setmeyişi daha ziyad€ Suriye üzerinden TÜf ken, Blumun Sancak dır. Yeni fıkra şudüfi j Blum, Sancak meîg'dî; devresine mahsus dil ıx haf devre için iki safbâfi Sarih hüküm de ŞUT 4 yeti Akvamın kararifl Jç kat'iyyetle şimdiden oli Ankarada temenni 5(0’ miyeti Akvam rapöftö7 g ile Cenevrede yaP'ım;;bÖ kereler kabule şayali dana çıkarsın. murahhaslar! üç defa görüştüler nun şerefine bir ziyatt, Milletler Cemiyett |derun işleri raportörü / 0 gece Fransız ve Türf İfine bir ziyafet ve! | Vekiller Hoy'eti © “Ankara 20 (Teletofl ti Vekile bugün .w:;v zakereler geç vakte Hü İçtimada, bugüt , lan temaslar etrafında Fdi Ayrıca toplantıda müf ğ rin verdikleri raporlaf çirilmiştir. İskenderan W Görüşülmiy? Cenevreden bildir! gün başlaryacak olal j yeti konsey tetimal f panya, danzig ve İS leri vardır. Mumafl:&üy selesinin müzakere © .P ği malüm değildir. T“î: İ susi gmüşmeıemınd;,a_ devamına imkân ve! selenin tehir edilmes bahsedilmektedir. İ Şehrimizdek Ermeniler bi , Beyanname # Taşnakların Suriy€ fal ederek unukw 4 ve Ermenilik aley ' çalıştıklarına dıirls’l;j rine şehrimizdeki ./ meclisi bir toplantı Y_erj rın meş'um - faaliyet nefretle redde kâ e beyanname WM | a| BS * 9S talea ve halletmeyi F” gö N Zilede tatunctlef Ai Zile (Hususi) — Pi ması ve bugünkü f yapılması ve yüz & f elde edilmesi için * w Tumayın gayretile bir şekkül etmiştir. Bı'r raç malı olan tütüf cinsini islâh etmek den büyük mikyastâ tütün kurutma yüu'ı.ı hazlamıstır A -i

Bu sayıdan diğer sayfalar: