6 Ağustos 1941 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 3

6 Ağustos 1941 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

TAN TA N sEDeLi Ecnebi 200 1600 ABONE Türkiye 109 Kr, 70 1 sene 8 Ay sAy 800 - 1Ay ie değiştirmek 25 kuruştur 409 180 Adres Yaponyanın Hazırlıkları Karşısında Yremirede sirasi mahtillerde bâ- kim olan kanaate göre: Japonya tenubi Pasifik'e git geniş isulâ plânı- *ı tahakkuk ettirmek maksadiyle ha- irkete geçmeğe hazırlanmaktadır: Hin diçininin işgali bu yol üzerinde ilk Basamağı teşkil etmektedir. Ikinö ba- Yamak Siyam olacaktır, Siyam'ın iş- gali, Birmanya yolunu tehlikeye ma- #wz berakmak itü yle Çine geniş mikyasta İngiliz ve Amerikan yardı- rn güçleştireceği gibi, Japon kuv » Yetlerine Singaporu tehdit imkânmı Vermesi dolayisiyle de İngiltere ve A- merikanm Uruk Şarktaki kuvvetlerini müşkül bir vaziyete koyacaktır. İngiliz kaynakları, Tokyoda meş'sm Bir havanm estiğini söylemektedirler Haber verildiğine göre, Tokyodaki Amerikan büyük elçisi, Japonyanm A memerika aleyhindeki (hareketlerin Protesto etmiştir. Avustralya Harbiye Nazırı Spender aöylediği bir nutukta: Japonyarın, Uy durma bir bahane ile Hündiçiniyi iş- gali neticesi hösl olan gergin vaziyeti Avastralyanın soğuk kanlılıkla fakat #rimkârane takip etiğini ve tabanca tehdidi altında İmparatorlük toprakla. tın Japonya tarafmdan gasbedilme- sine müsaade etriyeceğini, bu husus- ta dep eden bütün askeri hazırlıkla en yapılmakta olduğunu bildirmişür. Henüz teeyyüt etmiyen diğer ha- berlere göre de: Japon ticaret gemi- leri artık Avustralyaya seler etmiye- ceklerdir. Ingiltere Pasifik'e harp Ke- mileri gönderecektir. İçinde Wasepite kravözörü bulunan bir İngiliz filosu şimdiden Siyam körlezine gelmiştir, Bütün bu hâdiselerde mazlum rolü oynıyan Japonya ise, kendisinin İn- giltere, Amerika, Çin ve olanda Hin- Gistam tarafından çenber İçine aln- dığından ve bu çenbere Sovyet Rusya- sen da iştirak ettirilmek istendiği den şikâyet etmekte ve Sovyetler Bi 1iği hükümeti buna muvafakat ett takdirde Japonyann Üçler paktımır icabatına göre hareket edeceğini teh- dit makamında ilân etmektedir. Bütün bu hâdiseler. Japonyanın harp sona ermeden, İngiltere ve A- merika büyük şorluklar içinde bulun- dukları bir “ssrada, büyük bir cebt sarfederek ve büyük tehlikeleri göze alarak cenubi Pasiike hâkim olmağa karar verdiğini göstermektedir. Japonyanın iktisdi ve tedafif ol - maktan ziyade ştratejik ve tecavüri maksatlarla Hindiçiniyi işgeli, Siyam ile yaptığı bildirilen müzskereler, Çin den çok miktarda asker çekmesi ve fevkalâde iktisadi ve askeri tedbirler alması, öyle bir niyette olduğunu 16- yit eden vakıalardır, Japonyanın höyle bir harekete te- pebbüsünün, şimdiye kâdir ona karşı iktisadi tedbir almakla iletifa eden İn- İtere ve Amerikanm müsellâh mü- dahalesini tevlit edeceği muhakkak gi- bidir, Japonya İle İngiltere ve Amerika a- yasındaki harp, her şeyden evvel bir deniz harbi olacaktır, Japon zimamdarları, böyle bir harp için Japonyanın coğrafi bakımdan da ha müsait bir vaziyette bulunduğunu - San Pransleka ile Yokohama arasın- dan 000 kilometrelik mesafe bulun- duğunu hatırlatalım » ve böyle harpte kuvveti Japon donanmasının vazifesini muvaffakıyetle başaracağın dan emin görünmektedirler, Mevsuk istatistiklere göre: Harbin başlangıcında O Japonyanın 8 büyük zorhlısma mukabili Amerizanm silâhça bunlardan daha kuvvetli fakat daha az süratli 15 büyük zırhları vardı, Fakat Japonya, bir kaç sene evvel 406 İk toplarla mücehhez 42,000 tan- iie geriler inşaya başlamıştı, Bun- lar tamamlanmışlar mıdır? Kaç tane- « hizmete girmiştir? Diğer Japon ge- milerinin hakiki miktarı nedir? Buna mukabil Amerikada da in- şa edilmekte olan büyük küçük harp gemileri mütemadiyen hizmete girmek tedir, Amerika Filosuna, İngilterenin Uzak Şarktaki filosunun ve son zamanlarda bizmete giren Beşinci Jorj gibi en modem ve kuvvetli harp gemilerinin Gthakını da hesaba katmak icap eder. Ve en nihayet, pek çok | miktarda denizaltrlarma sali kolan Sovyetlerin Uzak Şark filosunu da unutmamak lâ- sumdar, Biti bunlara ilâve olarak, Tapon- yanın çok kesif sanayi merkezlerin den ancak 1090 kilometre kadar üzak- taki Vüldivostokta ve diğer Sovyet ha sa üzlerinde, kudretlerini Alman har- binde gösteren binlerce Sovyet tay- yaresinin bulunması da Japonyayı çok derin düşündürecek bir keyfiyettir. M. ANTEN SPOR Tenis Müsabakaları Temir, Anknta ve Terane) oda verip edilen büyük & sarım sabahtan itbimren Tar #irolerta Miytik ümitlerle gelmektedirler. Yarım ve öbür gün birine bre ikinci tur mü. sabakaları yapıldıkları sonra cumartesi | Ve, para günleri Görü disal ve lina mağlan yapılacaktır, bir | RE mer Ağanm yazmış olduğu diğer bir mek - tupta Topkapı sarayı arşivinde (E: 7941) mamarada mukayyet olup tarih yoktur, yalnız sonunda (Ömeruliakır emini İstanbul) diye imzası vardır Fakat ifadede barı vakslarm sırası- ha bakarak bunun evvelce okumuş ol- duğumuz mektuptan sonra (yarılmış olduğunu anlıyoruz. Meselâ; birinci Biektupta: (Su yolunu yapmak için © mir bekliyordum, bu emriniz geldi ya- kında başlıyacağım...) denmekte olda- ğu halde bw ikinci mektupta: (Sa yoluna başladım, yakında bitirece - ğim,,) denilmektedir. İkinci mektubun büş urunca bir merisim ve tâzim edebiyatı ile bat ladıkten sonra mevrua Kiriyor ve ev- İvetce Kâtip Ali Çelebi “e birlikte o- tuz bin akça alarak tamiratı ba yara ile ettiğini, fakat yeni gelen emirde hassa tahsisatından İstikraz edilerek İşin tamamlanması bildirildiği için ona göre hareket yazdıktan son ra aynen aldığım şu satırları ilâve €- diyor: (..Süniyen bina olunan hasan oda- lannın Üzerine bir çardak emr olun- mug il, Zikrolunan çardak eğer ya- pılasak olursa Sultanımın. sa nesine ve div. cümleten havale olur.) | Bu ifadeden de anlaştiıyor ki bu sn- İrayda mutlak sarette padişaha mab- sus bir (agadethane) İkamet dairesi ve bir divanbane yâni salon rtevcattu, Ze ten sürname ve emsalinde gördüğümüz. resimlerde de padişahın düğünde can- bazları seyrettiği balkonu ihtiva eden ve bugün (2700X1900) metre ebadı ve (7,00) metre irtifalyle mevcut olan 'divanhane padişahın divanhanesi idi. Sonraları pek şımarmış olan İbrahimin bu salonu kullanıp kallanmadığını bil miyor ve tahmine bağlamak da istemi | yorum, Şimdi ba saraya #smi isafe edilmiş olan İbrahim Paşanm hangi İbrahim olduğunu araştıralım; zira Osmanlı ta- rihinde İbrahim adir sadrazamlar w kiz on tane bulunduğu gibi bir çok” ları da barada oturmuştur. Bizim aradığımız İbrakimin kitap- larmızdan bazıları Pozagalı, bazıları da Ceneveli olduğunu yazıyor, Har» mer ise Rum olduğunu söylüyor. Fa- kat müttefikan şu noktada birlesiyo Jar: Pek genç yaşta muharip Türk Hicalinden birisi aldığı esirler arasın» dan bunu seçerek Kanunj Sülleymana henâz şehzadeliğinde vermiş, Süley- man da bu köleye Ibrahim adı & rak hizmetlerinde kullanmağa ba: İmuş, güzel kersan çalar, hassas ve ka- biliyetli olan bu zeki adamdan pek İhozlanan Süleyman, padişah olduktan İ sonra onu baz odabaşı yâni hizmetinde çalışan saray hademesine zabit ve ken disine müsahip yapmış ve fazladan bu vazifesine (şahinciler ağalığı) da ilâve olunma; Her husösta kendisinin sir sevinç ve kederde en yakın bir arkadaşı mertebesine varan İbrahime olanında yatıracak kadar yakınlık gön teren ve İtimat eden Padişah nihayet bunu kendisine vezir ve sadrazam yap| İ mağa karar verdiği zaman, İmparator- İluğun sadrazamlığında Piri Paşa gibi, emektar tecrübeli ve kıymetli bir zat balmuyordu, Bu kararını Padişah evvelâ Piri Pa- şaya ihsas etti ve lâkırdı arasmda; (lbenhime bir âli memnet vermek terim) dediği vekit Padişahın kastini derhal keşfeden Piri Paşa otasvipkâr İbir lisanla mukabele ederek kendisinin de ihtiyarlamış ve yorulmuş olduğunu ileri sürdü ve Padişahdan affını İste- İdi, Ve kabul edilerek (929) tarihinde köle Ibrahim Piri Paşa yerine sadra- zam tayin edildi, biraz sonra da Pa- dişahın kız kardeşi, Yavuz Selimin kı- zı Hatice Sultan ile İbrahimin nikâhı ve düğünü yapıldı; (18 Recep 930 - 22 Mayıs 1524), * * Jerahimin İmparatorluk tarihindeki Kanuni Süleymans $ Yazanı— (YÜKSEK MİMAR) i / i S. ÇETİNTAŞ i Divanhanede Ikinci Mahmut xa- manda yapılan ahşap tesisat arasında görülen (Lyre » Rübap) işaretleridir bulunmuş icrant ve başarıları ile Pa- dişahın gittikçe teveccüh ve itimadını bu sahsda da kazanarak günün birin- de (935) tarihinde sadraramlığına bir de (serasker) lik vazife ve salâhiyeti de ilâve olunmuş, Bundan sonra İb- rahim hilkümetin bütün sivil teşkilâ- rına da âmiri mutla kesilmiştir Yavuz Selimin damadı Kanuni Sü- leymanın eniştesi ve sadrazamı olan bu yabancı esir köle Türk ordularına dn serasker olunca şimarmış ve bu şimarıklığını günden güne artırarak sağdan soldan Padişah kuşkulandıra- rak düşündürmeğe başlıyacak fena te- #ahlirleri gizlenemez hale kelmiştir. İbrahimin bazı ecnebi elçile hiyet mevzuu üzerinde yaptığı hirane beyanat ve nihayet Bağdat se- feri esnasında (Serasker Sultan) imza ve unvanı kullanmağa kalkışması Pa- dişshı sinirlendirerek nihayet mahvı- na sehe polmuştur: Bağdat seferi dö- nüşünde, vaktiyle telleyip pollayarak kız kardeşinin koynuma yolladığı İb- ri Padişah bir gece sarayda dey- etin selâmeti için shrete yollamakta da tereddüt etmemişti, (21 Ramazan 942 - 5 Mart 1536), icili Osmani, Okmeydanına gömül- dü, diyor, Hammer Solakzadeden al- dığını kaydederek Galutada bir tekke- de gömüldüğünü yazıyor, Kamusül- lâm ise Galatada (Canfeza) | tekkesi hatiresine gömüldüğünü tasrih ediyor ki,bu rat Osmanlı müverrihlerince Frenk İbrahim, Maktul İbrahim, Mak- bul İbrahim gibi lâkaplarla anılan İb- rahten Paşadrr, İşte İbrahim Paşa sarayı dediğimiz ba saraya on altıncı asırda ismi takı- lan İbrahim Paşa bu zattır, ** ultanahmette yerini ve kendisini sarahatle tesbit etmiş olduğu - siyetini tanıdıktan sonra, bu saraym İmparatorluk tarihindeki rolü hakkın- da biraz daha araştırma yapalım: Hammer tercümesinin onuncu cil - dinin sekseninci sayfasında gu Satır- ları okuyoru: İbrahim Paşa sarayı denmekle ma. raf olup Yusuf Paşadan kalan saray -ki vaktile ve birbirini mütedkip bir kaç Sadrâzam, yani: Sultan Süley- mann nedimi İbrahim, Kanije fati- bi İbrahim, Rüstem Paşanın dâmâdı Ahmet, Muradı Rablin U silâhdar ve nedimi Mustafa Paşaya ikametgâh ol- mühim rolü sadrazam olduktan sonra başlar, çok mühim hizmetlerde Yazan: H. 6. Dwight İkinci odaya — barem (dedikleri kafesli odaya — döndü, Her nedense, ksfeslerine rağmen bu odanm Avru» palılaştırılmasma Hâlâne asla razı Gi mümuşti. Arasıra, bazi alabırka şey leri sevmekte, frenk zevcesinin ken- İdisinden daha ileri gittiğini paşa an- İ lamışta. Odanın kapısım açınca, H&- İlöne'in karşıdaki sedirde oturduğunu gördü, Kafesin benekli, solgun ışığı üstünde, kadınm profilini hemen ta- Badı, Lâkin zevcesi me yerinden kı- mdadı; ne de paşaya selâm verdi, Selâm veden Sümbül ağa oldu; kapı- nın yanından birdenbire öyağa kalktı ve İnce sesiyle: “Safa geldiniz peşam,. dedi, İ Paşa Sümbül ağaya slârmadı Hö- lönetin sedirde bölâ sessiz ve hare- ketsiz oturuşu, garibine gitti, “Borsoir., dedi, “Neye böyle ka- ranlıkla uturuyursunuz? Lâmba yok mu? Vine Sümbül ağa söze başladı, su- ale karşı © da sunlle cevap verdi: beraber gelmedi almış amins beni e, dedim... ciyak bir sesle cevap verdi muştu- bu defa da Fazlı Papaya vi rildi, — Çeviren; M. ABAŞ “A,, A,, Amma zararı yok — biz ikimiz varız yay, Poşanın bayreti gittikçe artıyordu. Karsı kendisini köşkte (beklediğini bildirdiği için buraya gelmişti, bal- buki şimdi önündeki onun tasavvur) ettiği sahne değildi, Hele bamerağası kadını dönüp det “Haydi, anahtarı veriniz bakalım... Bayince şaşkınlığı bir kat daha ari- ta, Fransız kadını zevcinin gelişine 1â- .. wv 00 ugun na olduğu gibi İmparatorluk ordula- | müz sarayı ve İbrahim Papanın şah-| Ibrahim Pş. Sarayı, Içindeki D ler Bu sözlerden anlaşılmaktadır ki bu y tarikimizde sadaret konağı s sa lanılıyordu, Bu kısım sarayın katıdır. Geçen sene (5) salon ve (68) odayı İhtiva etmekte idi. Diğe rtaraftan bu saraym tarihimiz de mühim ve kültürel bir rolü daha vardı ki evvelki neşriyatımda bu nok- tayı ön bir kaç defa gikretmiştim, Şimdi bu iddlümr yine Hammer'in şe- hadetiyle aydınlatacağımı, onuncu cil- din (127) inci sayfasında da şu satır- ları okursunuz: CÜş saray var idi: Biri Edirnede, biri Galatada, biri İstanbulda, İl tanbul Sarayı Sultan Süleyman Ka- muninin musah mamında teala ve en ziy. Arnavutlukta ebeveyinierinin elle- sinden alnan Hıristiyan evlâtlarına tahsis edilmişti, hademe bu üç Sa- raydan çıkarak sipahi sınıfına ler, yahut sarayın altı odasından en dun derecede İtibar olunan ve “büyük öda” "küçük oda” denilen iki odaya dahil elurlardı.) Dedikten sonra yine üç satır aşağı- da: (Her birinde üç yüz hademe Edirne, Galata ve İstanbul sarayları hakikat halde nakeri ve Idârt me lekler içün şakirt yetiştirilir. birer gir.) Denmektedir, Hammer'in haber ver- diği ba ktm geniş bir çok dallardan teşekkiil etmiş olan saray orta katı olduğundan biç şüphemiz yoktur, Zaten bir evvelce.de Mimar Sina- sn hayatını tetkik ederken onun At meydanındaki acemi oğlanlar mekte» binde değerli üstatlar elinde yetişmiş olduğunu her vesile ile yazıp söylü- yorduk da,,, Sinanı yetiştiren Atmey- danındaki bu sarayın neresi olduğunu araştırmayı akla getirmiyorduk,, * * İste açemi oğlanlar mektebi, gıl- mananı hassa koğuşu adları ile tarih- te İsmi geçen kültür müessesesi bu sarayın İçinde olduğu gibi mehterha- ne de yine burada idi, hattâ İlinci Mah mut zamanında yıkılan hapishane ka- pısmın Ampir tarzındaki mermer sü- sindeki divenbanede ahşaptarı yapıl- maş (Lyre - rübgp) musiki öleti mü- tessemleri de isbat ediyor ki mehter- bune barada uzun müddet yer yer do- laşarak yaşamıştır. Sarayın şimal ta- rafındaki hapishane on dokuzuncu #- sırda ihdas edilerek burada çok âd mahküm koğuşları vöcude getirilmiş olduğu halde yine dar geldiği için sa- raym şimal cephesinden bir kapı uy- durularak sarayın harem dairesi ha- pishane koğuşları ittihaz edilmiş * narın eklediği 33,00 metre uzunluğun. laki fevkani salonu da yine mahkâm koğuşu yapılmıştır. Şu süretle vik- #iyle (ahu gözlü servi levent) lerin Undığı yerler cari ve katillerin dura- Hı olmuştur. Daha sonra da geçen s€- ve yıktırılmıştır. Ba noktaya gelince şan kadarcık ol- sun söylemeden geçemiyeceğim ki: Ta rihimizde bu kadar mühim bir gahsi- yeti olan bir Türk sarayı, her ne &e- bepten meçhul kalmış olursa olsun ve bunu keşfeden de Sedat Çetintaş ol- mazsa kim olursa olsun, onu müva- İhaze değil takdir ve sempati ile kar- sılamak, ihtisasa hürmet etmek her okumuş Türk için borştu, Yapılacak iş de kör karmayı bir tarafa bırakıp düşünmek ve milli mukaddesata bür- met etmekti, Maalesef aksine bir yel tutularak bu sahada ihtisas ve salâhiyeti olmı- yan mimarlar mühendislerle (birlikte hapishanedir, molozdur, ahırdır diye- tek sarayın harem dairesi tuzla baz 6- dildi, bereket versin ki sarayın uzun cephesi olduj gibi duruyor ve en mühim daireleri yine ayaktadır. Ba - nun ömrü de bugün Türklerin en bü- yüğü tarafmdan kendine ve Türk & rihine bağışlanmış bulunuyor, Ona #onsaz şükran... Teirika No. 9 Nihayet şaşkın bir halde sordu: “Ne söylüyorsun? Kimden bahse - diyorsun” Hırsız mr? Hangi adım? Sunlleri kendi kafasmda bile müp- hem idi, “Bilmiyorum, Madaimaya sorunuz. Belki de hıristiyan dostlarından bi- rldir, Amma her halde kadın olmı- yarak, Öyle alsaydı, sandığı bizim ö- nümüzde açmaktan çekinmezdi., Bunu bir süküt takip etti. Dili tu- kayt kaldığı gibi, bu söze de hiç al- | tulmuş gibi, bir sandığa, bir Sümbül drmadi, Paşa sert bir tavırla: “Ne ağa? dedi “Hanımefendine böyle lisan kullanamazs.. bir de karıma bakan paşa, için bu süküt, şimdiye kadar hiç baz demek (İstiyorsun, oSümbül|smdan geçmemiş, bir takım karma- karşı | karışık duygularla doluydu. Burunla beraber şaşılacak derecede sakin ve Haremağam hemen mukabele etti; | soğukkanlı duruyordu, Kalbinin atı - “Paşam, demek istediğim bi sandıkta bir adam saklı — Anablsrı da madamada,, | te, aiitikçe karanlık basan odanm | içinde, titrek sesli, siyah yürlü adam- dan paşanın işittiği bu oldu, Gözle- rini © tarkfa çevirince, haremağası- nın upuzun vücudünün yannda, içe- ri girdiği sırada zencinin Üzerinde oturmakta olduğu sandığı gördü Sonra karıma döndü, o, hâlâ kafesin önündeki sedirde sessiz oturuyordu, Şu İşe pek az hızlanmıştı, İçinden, zenci- nin dediği doğru olmadığı, geçire rek, böyle saşma sapan gaflarla evin dirliğini kozmakta devam ederse, O- nu yahdan defetmiye mecbur kala - cağmı düşünüyordu, Şimdiye kadar #eref ve huzur içinde ömür süren, bütün varlığı şerefli babalarma mektep olduğu gu malümattan anla- | tunlarla birlikte sarayın cenup cephe-| (Baştararı 1 incide) Jitomir'deki muharebeler Takat Smolensk cephesinde muvaf- ale ol iç görünüyordu, Çünkü Sovyet başkumandahlığı bu cepheyi çok takviye etmiş, ileri giden kuvvet- leri durdurmuş, holü düşman vetlerinin arkalşrmı (tehdit edecek vaziyetler ihdas etmiştir. Bu cephede taarruza geçmek | tehlikeli alatilir- di, Onun için Alman ordusu, bir kaç gün evvel düşmanı yerinden oynat- $İteği conup cephesinde taarruzu tercih etti, Hiç olmazsa Kiefi alarak Alman efkârı umumiyesini bir dereceye ku- dar tatmin etmek lâzemdi. Fakat bu cephede de Alman orduları Jitom de cepheden flerliyemiyeceklerini & ladılar. Bu şehrin nubundan taarruza geçerek yukardan Kiefin 9ü kilometre şimali garbisin- de Keresno, ve 150 kilometre cenubu gârbisinde Byalaya şehirlerine kadar uzandilar, Ayni zamanda Karadeniz sahillerinden de Odean üzerine yü- rümeye teşebbüs ettiler, Jitomir cep- besinde toplanan Sovyet kıtaları, şi- malder ve cenüptan İlerliyen rize Alman kuvvetlerinin arkalarında kaldılar, Bu kuvvetler, şimdiye kadar İ Sovyet kumundanlağının tekip etiği taktik mucibince ileri giden Alman motörire kuvvetlerini ya arkada vurmaya teşebbüs £ edecekler, yahut arkalarının kapanıp muhasara edil- melerine meydan vermemek için rİ- câte mecbur olacaklardır. Aksi tak- dirde Jitemir o cephesinde | bulunan Sovyet kuvvetlerinin vaziyeti behli- keli olarak telâkki edilebilir, Maama- fh Kief etratmda şimdi üç günden- beri şiddetli muharsbeler cereyan et- İmektedir. Alman kuvvetleri Dnieper nehrine Varınadıkça, cenup orduları" pan muvassla ve mukavemetini kese" mez, General Budyeni orduları bura- da hâlâ bütün kuvvetiyle mukavemet etmektedir, Ricat ettiği yerlerde de ASKERİ VAZİYET MZ Khoelm'dar yapılan yeni Alman taarruzu Şimalde Almanlar Pefpus gölünün çark, cenup ve garbinde taarruza geç- ler, Fakat burada da fazla bir mu- vaffakıyet kazanamadılr. Leningradın tehlikede olduğu hakkında çıkan ha- beyler teeyylit etmemiştir. Bilâkis Al man ordularrım burada Pelpus gölü” de taarruzlarını Almanlar, evelki gün cephe arkasına tanklı küvv dirmeye teşebbüs etiler, Fakat 5 ni oldular, Petrolsüz kalan tankları İşletemiyen edildiler, arruza geçtiler, Bu suretle bu noktada da girdetli rmuharebelei olmaktadır. Bütün bu gayretlerden şudur: şebbüsü hülâ ellerinde bu! tadırlar, Taarruz zaman ve mekânın hâlâ orlar tayin etmektedirler, © Alman tasrruz © Alman başkumandanlığı kat'i bir rini strfetmektedir. © Cenup cephesinde Alman taar. rurü İnkişat etmiştir. © Herkezde Almanların Sovyet or dusuru haberler tesyyüt etmemiştir. bu ricat hareket! hiç bir bozgunluk ©- seri göstermeksizin — #untazam bir tarzda yapılmaktadır. vafisk olmamıştır. © Sovyet ordularmın mukavemeti nün civarından ileriye gidemedikleri anlaşılmaktadır, Smolensk ve Leningrat cephelerin- inkişaf ettiremiyen tayyarelerle in yet tayyareleri cephe arkasma indiri- len bu Alman kuvvetlerine havadan benzin ve yardım gönderilmesine ma- | ve Sovyet orduları t8- rafından çevrilen bu kuvvetler imbâ Bu teşebbüs de akim kalınca Al- anlar Smolensk ile Leningrat ara- #mda Kholm üzerinden yeni bir ta- anlaşdan © Şark cephesinde Almanlar te- durmak» kabiliyeti hâlâ bütün şiddetini muhafaza etmektedir. netice elâe etmek için son güyretle imha ettikleri hakkındaki gi Şimalde Almın taarruzu mu- Silâhsız Harp Yazan: Sabiha SERTEL evletler teçhiz ettikleri ordul harp meydanlar rüyarlar, Herkes harbin sey da maliimat almak için harp tebliğ- lerii büyük bir mersk ve heyecani takip ediyor, Harbin kat'i neticesini harp sahalarında bekleyenler için şü şehirin düşmesi, şu fırkanım İmhası cok mühim hadiselerdir. Şüphesiz ki müklm,, Fakat duha mühim bir barp var, Esaret altına giren ve girmeyen memlekellerdeki sabotaj hereketleri, silühsız harp, Cekaslorakyada uçuruları #yühini- mat fabrikaları, Holandıda berhava edilen trenler, Norvecte, Fransada, Avusturyada, Polonyada, bizzat Al- manyada yapılan sabotajlar, Yugne- lavyadaki çete harpleri, Kslanya, Les tanıya gibi bir kısım toprakları detin li alina giren, memleketlerde, gö- i a. ve Pelpuz gölü civarında tahaşşüt e- | rülmemiş la yapılan den Sovyet kuvvetlerini ortadan iki- | bozgun hareket tı harbin ge- ye bölmeye teşebbüs ettiler. Şimdi de|risinde başlıyan gizli harp nararlari r | ehemmiyetsiz görünüyar., Bu hârbin en mühim manas, gine diye kadar süküt eden, kuvvet Ve kudretin hükmü altında sinen Halik kütlelerinin reyini ihsan etmesindedi İngiliz kaynakları Sovyetlere kar | yapılan harbe, Almanların getirdik lerini iddia ettikleri gönüllü alayla rının mikdarmı (bildiriyor. fsveçten küçük bir faşist grupu, Norveçten 46, £ | Belçikndan 12, Fransadan bir mikdar müstemleke askeri, (o İspanyadan 60 Falanjist iştirak etmiztir, Buna imu- - kabil, bu memleketlerde hergün müs- tevlilerin açlığı berbe kars yapılan - İsabotajlar mikdarmı arttırmakta, Al- manyada halk (kütleleri hâlâ niçin barbettiklerini sormaktadır. iman propaganda mazırı “Gocbels bu suale cevap elarak verdiği matule- ta: “Alman milletinin iki barbi yaşamak hakkımı tanıtmak ve bütüm ALIN cumuz, mektubunda, kendisinin oturduğu ma- mona ve portakala düşerek onların â- İ deta bekrisi olduklarını bildiriyor, Bu İla portakal faydak yazmış olduğumu gösteriyor. zıyı ne vakit yazmış olduğumu hatır- gerçekten faydal şeyler da inkâr etmiyorum, Ekşi şeyler kanı sulandırır, derlermiş, olurlar? olsa, Ikisi de kana karıştıkları rirler, seydir, Sayın okuyucumuzun bildirdiği ya-| lp kullanılamıyacağını soruyor, BÜTÇ SINIRLARI hiç bir noktada kırdmanıytır, Li # iŞ li ARL E Ad) YERİNE... İzmirde sefa süren sayın bir okuyu- | mayi kısımlarında hâsıl olan ekşilik, oradan gazeteye gönderdiği | madenlerin neticesi olan kimyaca ek- Kanda bu türlü ekşilik fazla hallede çocuk ve büyük herkesin li-| olursa zarar getirir, zaten afkalerlik şiliktir, de fazla olursa yine zarar getirir, Galiba, limon bu yakınlarda pek na sebep olarak, benim burada limon- | siyade kibarlaştığımdar, İzmirdeki «a- şeylerdir, diye | yın okuyucumuz onun yerine, yine faydalı olarak, başka şeyler kullanı Sirke, limen tozu İlmonun İamıyorum asma limonla portakalın | tutamarlar, Onlar içilirken ekşi ol. olduklarını | duları gibi vücudün içerisinde de £: la ekşilik verirler ve ekşilikle alka Bu zatı düşündüren bir nokta var:İ lenlik arasında müvazemeyi bozarlar, Erik ve elmanın ekşi olanları fay O balde limonla portakal nasıl faydalı | dalı olurlar, fakat bam meyveler fay- dalı olamaz,,, Koruk da ham meyv: Limon dalma ekşidir, portakal çok) demektir. defa tatlı olmakla beraber ekşi de) Limonun iyiliği vücude akit | geirmesinden başka, C vitaminin- kana ekşilik değil aksine alkalenlik ve-| dan bolca miktarda vermesinden, bir 'Kendaki ekşilik bizim ağzi-|de güzel kokusundaridır. Muvakkat © müzds bissettiğimiz ekşilikten ayrı bir| lan kibarlığından elbette bir çün vaz- Kanda ve zaten vücudün geçer de, bize yine İerahlık Verir, İİ alkalesilik Avrupa milletlerinin büyük bir teha- likle İştirak ettikleri yeni nizamı mü- dafaa etmek İçin yapmak meoburiye ünde olduğunu, söylemiştir. Gosbels'in cevabı halk kütlelerini ne kadar tatmin etmiştir. Bilmyioruz. Fakst bergün artmakta olan sabotaj hareketlerine bakarsak, milletlerin artık konuşmaya bâşledığını görürüz. Cebir ve kuvvet karşımda halk küt- lelerinin yılması, sinmesi, sükütü çok korkunçtur, Fakat halk bu sükütü yırtıp konuşmaya başladığı zaman ge. iş meydanlar çıkmaz sokak olur. Bu silâhsrz ve gizli bir harptir. Büyük Harplerin neticesi hattı kerpte değil, saihf harpte tekarrlir eder, Avrupa” daki snbotağlar, hattı harbin, sathı harbe inkılâimi Hfude eden mühim bir harptir. Aleni Teşekkür Validemiz Hadire Kerereğirmm birleri vin kederlere garkeden ölümünden giri sek cenaze merasimine igtirak ve merkse ei: sen veya mektup, talarafa tüziyede bulu dolara akrabalarımıza pri pre veyesiöre teesslrümüz miri olduğundan gareteriz Tasarruf Bonosu almak; memleketin korunması, efiniyet ve selime tini istemek demektir, Kendiniz için çalışırken herkes için çalışmış olur sunuz, Sizin refahınız memleketin refahıdır, Memleketin yefahı sizin refahınızdır BIR TASARRUF BONOSU mnetleri üzerinden: deceklerdir, 'medyun olan kendisi gibi bir paşanın nasıl olur da başıma böyle acsip bir hal gelebilirdi? (Arkası var) sır veya bir çelik kanat ilâve etmiş 5 hiraile 25 »w» 100 » » 500 » » 1000 nem sizin, hem memleketin refahı; kuvvetidir MALIYE VEKİLİMİZ DİYOR KE “Tasarruf Bonoları, paraları elinde tutan tasarruf erbabına yüksek #aizli çok müsait bir plisman teşkil edecek, ayni zamanda hergün daha çok artan ve hepsinin normal biitçe dahilinde temini mümkün olsuyan milit müdafas ihtiyaçlarımızı kismen karşılayabilecektir.,, Bir tasarruf bonosu alırsanız pöranıza yüksek bir faiz, yurd müdefas- olursunuz Bir tasarruf Bonosu alınır, PARANIZ DAİMA PARADIR 3 ay vâdelileri 5 43 6 ay vâdelileri 95 55 12 ay vâdelileri © 6,5 Bono almak için verdiğiniz para bağlanmış değildir. Paranız cebiniz- de kaldığı halde üstelik size faiz getirecektir. ihtiyacınız olursa herhangi bir benkaya müracaat ederek bonoyu derhal iskonto ettirebilirsiniz, Bankalar, tasarruf bonoların Vöde dolmadan paraya hitamı vâde kıy» Haddiyle ve muamele vergisi kendilerine sit olmak Üzere İskonto ©- Tasarruf bonosu almak Için derhal bir bankaya, banka olmıyan yer- lerde Malsandıklarma mürsesat ediniz, Tasarruf bonolarını Ml Piyangamun resmi salaş giştierinde de bula bilirsiniz. Bir fasarruf bonosiyle vatanı saran müdafaa zincirine siz de bir halka ilâve ediniz, (6700)

Bu sayıdan diğer sayfalar: