30 Eylül 1940 Tarihli Tasviri Efkar Gazetesi Sayfa 2

30 Eylül 1940 tarihli Tasviri Efkar Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

| denmesi bir cürüm değil, S0 ©n dördü de aç! < kırzdı, yalan söylüyor.. kurtardı... Bayan Hoda Şâravinin beyanatı : YAZAN : Kahirede bir güm işi gücü bı- — yaktım, akşama kadar mahkemei get'iye koridorlarında dolaştım. Ve o gün, ömtümde ilk defa, şamimi bir surette kadına acıdım. Yarabbi neler yoktu bu mah- keme kapılarında) Dövülmüş, #övülmüş kadın, çıplak, aç bıra- kılmış kadın, fuhşa sürüklenmiş © kadın. sokağa atılmış, çocuğu dü- şürtülmüş. aldatılmış... Bir keli- me ile, hayvan yerine konmuş kadın! ara sakallı ve beyaz sarıklı hâkim, karşısındaki —on altı, on yedi yaşlarındaki perişan kadına bağırıyordu: — Kocanın, üstüne tekrar ev- ne şikâyetin var a ne olsun?... Ben ü- güncü karısıyım. Bendenevvelki- lerin yedi çocuğu var. İki de ben doğurdum; etti dokuz. Yeni al- dığı kadınla beraber dört de biz. Ne eder? On üç. Bir de kendisi, | ön dürt. İşte hesap budur: Bir karanlık | oda içinde on dört insan... Ve Hâkim, genç kadının biraz ö tesinde duran altmışlık ihtiyara dönmüştü — Deağru mu söylüyor karın? Karınlarını doyurmuyor. musun bunların? İhtiyar, tesbihini bavalandıra- Tak, coşmuştu: — Nankördür ot.. Vallahil'a- zim küframı nimet ediyor!.. Nasıl olur da ekmeksiz bırakırım karı- lan?.. Amma, insan hali bu, ba- zan işler kesat giderse... Eh, ben mm, dua okurum, sünnet ederim, gülük yapıştırırm... Hamdolsun, beş parmağımda — beş marifetim var! Kadın kendini tutamamıştı: — Yalan söylüyor, diye hay- Hiç ça- Jışmaz Dilenir, Ve eline geçirdiği parayı afyona, kumara Hâkim, önündeki kâğıtlara göz gezdirdikten sonra tektar ihtiya- ya hitap etti: — Bak, tahkikat da öyle güs- teriyor... Mademki, muayyen bir gelirin yok, ne diye dört kadın aldın> İbtiyar sinirlenmişti. Hâkime dik dik bakarak, âdeta çıkışan bir sesle: — Ona kimse karışamaz ya si- di, dedi, ben, şeriatin emrini ye- vine getirdim! Hâkim de köpürmüştü: — Şeriat büyle emretmez! — Eder... Dörde kadar cevaz var! Hâkim, şeriatin dediğini bu küflü kafaya anlatabilmek için ne kadar çene yorarsa yorsun... Va- ziyeti ıslah edemedikten, — açları Köylü ve şehiri Devlet tabsilâtı, çinde dört yüz müyı Bu böyük rakamı kaynakları nereleridir? son mali sene | da kadın hürriyeti için mücadele ediyor. Bir za- menlar bu mücadele bayli çetin oldu ve Mısır kadımı erkeğinin elinden bir çok geyler Fakar onlar bunu kâfi görmüyorlar ve Türk kadımm Mısırî;î(adm Temenniler Kadıköy camileri Kadıköyde en meşhur camiler ve İskele cumileridir. Bu iki camlde beş vakitte dal- ma cemaat bulunur. — Bahusus cuma gönlerile kandil günlerin- de mevlüt okunduğu — zamanlar Ai bine yakın halk toplacır. Bu kadar İnsanın te- cemmi ettiği yerlerin hıfmasıh. haya muvafık larıda temis tu- tulması şüphesiz birinci derecede nazarı dikkate ahınmak lâzımdır. Halbuki daha camie yaklaşaca- kerih keku sizi iz'aç etmekte de- vam eder. Camide vazifesi olan- lar ba © kadar alışmiş- lardir ki arlık ona hiç ehemmi- yet vermezler. Bunun ber ca mide bulunmasını tabii bir va- mf gibi telükki ederler. Bu ke- koların intişarı yalmız apte- tanelerin — temiz tutulmamasın- dan değül, bunların eaki tarzda yapılmış olmalarından ileri gel- diği yekmazarda — anlaşılır. nun için bu aptesanelerin gönkü tekniğe muvafık tar yapılarak bizlm İçin muzur ve senebilere karşı hicâbâver clan bu balin önüne geçilmesi Evkaf İdaresi için birinci derecede ve Relediyeler için pek ehemmiyetli bir. vazdfedir. kö kırıldı — X4 1 saat 14 de şoför Abdülkadirin idare- sindeki 2256 sayılı otomobil Ve- fadan geçerken Mehmet adında bir çocuğa çarparak sağ bacağını kırmış, yaralı Cerrahpaşa hasta- hanesine kaldırılarak suçlu yaka- Tanimiştir. Bar kızını vuran yakalandı — Florya barı cinayetinin faili Ke - mal dün sabah yakalanarak Ad- liyeye teslim edilmiştir. Bayan Hoda Şâravi doyuramadıktan sonra, — faydam * Bir başka gün, sokak ortasında, | — Zile. 29 ÇALA.) — Vilüye saçlarını a 'ıiı erta yaşlı bi M meb'usları, Parti Müfettişi Zihni Orhon ve Valimiz İzzettin Çağparla birlikte evvelki gün To- kattan buraya gelmişler ve Hal- kevinde köylü ve kasabalılarla ternas ederek dilekleri dinlemiş - İlerdir. Bu - toplantılardan sonra Halkevi önünde Parti Müfettişi, bugünkü harp karşısmda memle- ketimizin vazıyeti ve hükümetimi- zin siyaşeti hakkında bir konuş - ma yapmış ve misalirlerimiz ak - şam şehrimizden ayrılınışlardır. kadıncağızı — firil finl, - döndüre döndüre tekmeleyip — tokatlıyan bir adam gördüm. Kadın hıçkıra hıçkıra ağlıyor, dövünüyor ve herkes cayalidir.. ne istersa ya- par..> diye seyrediyordu. Güzü dönmüş koca, yaradana sığına - rak savurduğu son tekmeyle be- raber, sot kararım da vermişti: — Yallah... Tallâktüt bağırdı. © anda, bu söz Üzerine baş dü- şen kadın, bir yığın et gibi kaldı- tıma çöküvermişti. Hergün bunlara benzer gör - diye Sinop, 29 (ALA.) — Meb'üus- larımızdan Yusul Kemal ile Ce - düklerimi sıralamıya kalktam sü- | mil Atay. Hulüsi Oruçoilu ve C: tunlar dolar. Hulâsası şudür: Mi-|mal Aliş şehrimize gelerek halkla tırda kadın davası henüz halledil- | temaslara başlamışlardır. Meb'us- inentişiir. larımız bu temaslarında — geçen Ve Mesırli, hele münevver Mi-|Parti kongrelerinde tesbit edilen için |Balk dileklerinden intaç edilen - bu işin yoluna girmesi içi ne lâzımsa bir an evvel yapıjma-|lerle simdiden sonra — yapılacak işleri izah eylemişler » taraftarıdır. h Eleşkirtte Azama, neden gizlemeli ki; Çerkek) in, (kadın) lehine -ne| — Eleşkirt, 29 (A.A.) — Sinop Meb'usu Cevdet Kerim İncedayı biçim olursa olsun - bir fedal lığa taraftar görünüşünün ciddi| — bir semere verişine - bizden bat-| ve oradan dönüşte Misırda peçe- ka - hemen hemen hiçbir yerde|nin kaldırılmasına muvaflak ol - şahit olunabilmiş değildir. dük” Ondiü ünüve Mana Müküree: Misir kadını da, bunu bildiğil tinden iki şe ik: Biri, kızlı için, nibayet kendi gücile hakkını|rın 16 yaşından evvel elvendi aramak yoluna girmiştir. mernesi, öteki de yüksek tahsil Mısır Kadınları Birliğinin Rei-| milesseseleri kapılarının kızlarımı sesi Hoda Şâravi Hanım bu hare-|za açılması. ket hakkında bana şöyle demiş- istiklâl savaşındaki fedakârlık- üz larımızı takdir eden hükümet, bu — Bizde Kadınlar Birliği 1919 | taleplerimizi, derhal kabul et da (Veld) le beraber kurulmuş-| — Nihayet taaddüdü zevı del tur. O buhranlı günlerde biz de|dini ve erkeğin aklına catiği za - erkeklerimizle elele vererek Mı-|man bir boşadım (tallâktü!) de- urın istiklâli için geccli gündüzlü | mekle karısını kapıdışân edi; çalıştık. Hiç kimse inkâr edemez|- Ne diyeyim bilmem ki - fa d, birçok müsbet işler de gördük. |sını ortaya attık. 1923 Şubatında Musirin dahili is-| — Bu hususta - kadının da boşan- tiklâli temin edilince, yalnız er-|ma istiyebileceği gibi - bazı hak- | keklerden mürekkep bir (Milet|lar alabildikse de, Meclisi) kuruluşunu elbette haş|henüz emellerimize mail olabil göremezdik. Çünk bu Meclisin|miş değiliz. Bilhassa taaddü: '|Mebuslar halkla temaslara devam ediyorlar - TASVİRİ EFKÂR Mekteplerde | derslere başlanıyor Geveliyen hatib'in kürsüde işi ne ? GÖRÜŞLER GA AŞ DA ğ Suriyenin feci hali İlkmekteplerde derslere bugün- eli Yetlarde; he gekir iR e A hesamer — ge Hlnise taşansağir Mdiz İ Hettil bemdi Haa hı:"ı;ı':. B sünlerde nt müamelesi bitmiş- hesa ylemek müteallik bir takım M— G n ah delişmik mas ':lgı;-krlı bile kendi kendilerine güven- | Franaya bidirdii ve bu eZE tile bir mektepten diğerine nak- meleri yetmez. a ea letmek istiyen ortamektep ve lise| — Beşiktaşta Abbasağa parkının oa ilık talebesinden bu vaziyetleri polis- |küşat resminden bahsederken, b b ce tesbit edilenler oturdukları en taze bir müjdenin - velev ki bir BC S ü:ııldw yakın mekteplere sevkedilmekte- | fiake ile olsun - tadını kaçırma - * aa akda deveğiali SÖ dir. î'idçın. :nıbmıq :îüı—yı tet. salder. Blir sivayele göre ,_,5 Bu sane ilkmekteplere yalnız| <ih ederek, yazma: istediği şey, Trablusşamda 93)“d_i..,..ın talebeler kabul e -| — Amma, d:!ı fazla .ı:._ı._ .;._ ah ölnelze l Sit oluk dilmiştir. 934 doğumlu çocuklar- dan gösterişli ve tahsile devam edebilecek bünyede — olanlar da gemzet olarak alınacaktır. Mek - teplerde ye yolduğu takdirde bu çocuklar asli talebe meyanına it- hal edilecektir. Genel nüfus sayımı hazırlıkları 20 İukteşrin pazar günü yapı - lacak olan genel nüfus sayımının hazırlıkları bitmek üzeredir. Sayım gününden bir hafta ev- vel ortaokul öğretmenleri, bilhas- sa coğrafya, sösyaloji. yurtbi derslerinde nüfus sayi zu iltihaz ederek talel edeceklerdir. İlkokulinrda ise öğ. Tetmenler, hemen her ders sayım- dan bahsedecek ve ehemmiyetini bütün teferruatile tebarüz ettire- ceklerdir. ile Parti Müfettişi Doktor Vehbi Demir, dün buraya gelmiş |Halkevinde yapılan İkazalar halkı ile umumi ihtiyaç - lar üzerinde görüşmelerde bulu- narak dilekleri tesbit eylemişler- Cevdet Kerim İncedayı bu toj lantıdan bilistifade söylediği bir nutukta Türkiyenin durumu ve Türk milletinin Milli Şef Inönü etrafında teşkil etmekte olduğu barüz ettirmiş ve umumi yurt iş- leri üzetine halkı tenvir eylemiş- tir. Elmalıda Elmah, 29 (AA.) — İntihap dairelerinde tetkik Ve temaslarda bulunmakta olan —meb'uslarımız dün buraya gelmişler ve Halke - İvinde yapılan bir toplantıda ka- zamız halkı ile hasbihallerde bu- lunmuşlardır. | Meb'uslar bu toplantı eshasın- da harman, arazi tevzü, iakân ve -| Bu kadar cesur olmak için, çok sarsılmaz birliği bir defa daha te-| man lete hep göz yummak, onun art- masına yol açmaktan başka bir X mıyacağı için, bugün bu tünde bir parça durmak zaruretini duyuyorum. O gün resmi küşadı yapılacak olan parkın kapısında — İstanbul Vali ve Belediye Reisi, Kuman - — rkân — danlar, Meb'uslar, Parti ve daha birçok güzide zevat top- lanmıştı. Bandonun çaldığı İstiklâl mar- ge sayaı ile dinlendi. Sonra Vali ve Belediye Reisi mikrofonun başına geçti, kısa ol- /duğu kadar güzel bir nutukla bu parkı nasıl, niçin yaptığını anlat- te, eyeni parkımız, halkımız için hayırlı ve müteyemmen olsun> diyerek de sözünü bitirdi. Derken miktofonun — başına| başka geldi ve bir uzun nut- ka başladı. Meğer, parkın açılması müna - sebetile Beşiklaşlılar namına Vali | ve Belediye Reisine teşekkür edi- yarmuşl. Sorduk ve öğrendik ki: evvelâ bu zat, bir Beşiktaşlı değilmiş! Fakat asıl mesele; Beşiktaşlılar namına söz söyliyen bu gencin bir parkın kapısında, karşısına toplan mış olan münevver ve güzide in- | sanlar huzurunda zemin ve zama- na uygun bir şekilde naml söz Evvelâ şu noktaya dikkat edi- | niz; o gün Vali de, Abidin Daver | de, Subay da nutuklarını hep ev- velden yazmış. hazırlamış olduk- lan kâğitlerden okudukları hal- | de, bu zat böyle bir şeye lüzum gürmiyerek irticalen konuştu. Kgüzel olmasa bile, hiç olmazsa doğru dürüst söz söylemesini ve bir (teşekkür) ün dakikalarca | süremiyeceğini bilmek gerektir. * ikkat ettiniz mi bilmem, bu , küşat resminden aze- | teler bu (teşekkür) faslının ya- Talıı nâhoş havayı yaymamak maksadile, bu çok uzun nutka kısacık bir yer bile vermediler. Umumi yerlerde, bir şehir ve- ya semt adına değil de, —hattâ kendi hezabına söz söylemek is - tiyenlerin kendi kendilerine Züvenmeleri yetmez. Yoksa, o gün olduğu gibi Ab- basağa parkını «Türkün yaratı- çılık ve yapıcılık kabiliyetinin en yol işleri üzerinde görüşmelerde bulunmaşlar ve dilekleri tesbit ey İlemişlerdir. — Bir de — umumkanelerin kapatılmasını istedik. Hükümet bönü — tetkik için bir. kamisyon |kurdu ise de, hâlâ bir netice yok- tur. Sonra dilenciliğin men'ini is- tedik, © da... Hâlâ müzakerede. Va en nihayet, hiç olmazsa Bele- diye intihabatında rey sahibi ol- mamızı istiyoruz. —Bu bakkımız kabul edilmedikçe Masir hüküme- tine, akdettiği ve edeceği mua - hedelerin tatbikinde hiçbir yar- dimimiz dokunmiyacaktır. — Zira, haberimiz olmadan — yapılmış ve yapılacak muahedelerin yürütül- mesine leşriki mesaj edebilme - miz, çok mantıksız bir hareket o- lur ve bu, elbette bizden istene- mez! “Heda Şöravi Hanimin sön aö ü şu olmuştu |büyük delitlerinden b 'yan zihniyetler, adlarına lemek istedikleri semtle ber; bi bütün orada —hazır bulunanlarla beraber, herkeri pek haklı bir in. ekillerin seyahati | “Tütüm sastakmemda Melüklüt Uni inhisarlar Vekili Dün Adapazarına oradan da İzmit2 gitti. Iktisat Vekili Hopaya hareket etti, Dahiiye Vekili şehrimizde Adapazarı, 29 (AA) — Tütün| İ kikler yap- ni ye geçerek Hendekte tetkikatta bulunduktan sonra bugün & A ğ V Susmasını bilmiyen saçma #özlü adamları, hiç olmazsa, H ı ; f ğii Ş İ l'! îî , | 3 ı? d $ İ t umumi konuşturma: |dir. irak, petrol ":.İ,.. KM ük bir ehemmiyeti baiz olduğ” için, italyanın Sariye yolu ile V fiale kedebilirler. ka hulül l Bu türlü mübalâğalar, arzu « - |mel bulundğundan Irak Wı: dilen tesirin tam aksini hasıl e - |bu tehlikeden masun ll derler, O sözüm ona mutku dolduran sayısız cevherler (1) arasındaki | hele bu kötü iftirayı, aradan kırk sekiz saat geçtiği halde, bir türlü hazım ve affedemediğim içindir | ki, işte isyan ediyorem. | Vatan, millet, — istiklâl, savaş, | şan, şeref, Türk, ülkü, iman.. ilh.. kelimelere hürmet etmesini bil - |r meliyiz. Bunları derme çatıma, çürük 'a biribirine ekleyip bangır bangır bağırmak, nutuk irad et « mek dağildir. Her bağırana hatip diyemeyiz. Hele her isitma görmemiş sese: «Buyur. —millet adına — konuş'» Hiç! Nutuk denen küvvetin, ehlinin diline düşmeyince, — kendisinden beklenen hoş tesir yerine, ne ka- sabırları, ta- bütün iyi duyguları | istiamar edilenlerden sorup öğ -| renebilirsiniz İşte onların da hislerine tercü- man olarak «bu geçti, fakat bun- dan sonra olsun, kürsü ve mik - rofon başlarını bu başıbazukluk- tan kurtaralım? diyorum. Evet, artık anlaşılması zamanı çoktan gelmiştir ki; hele bu gibi nerasimde ortaya konan hitabet kürsüleri, rastgelenin çaıkıp da, al ü bağırabileceği bir yer değildir. F.K. Vekile, Pnhisarlar tütün işleci mü- dürü ve urkadaşları relakat etmek- tedirler. Valimiz, Vekille beraber İ mite dönmüştür. Hisnü Çakır (AA.) — Hopaya git İktaret Vekik Rümü Çı- latışına göre Sım':gi etmeyi dahi göze alıyor. —— Filistin ise İngiliz ııhı:ıll; dir. Ve İngilizler, burasının dafaasını İt udmuelıuınddiııımb#" , . çat kın siyaseti Suriye halkmı adö|7 ça Yarın ne olacağını — l'; kimsenin elinde değildir. F? Bine v l ae bir müddet devam anlaşılıyor. — SUHA Üai İzmirde şid:oll' ldu zelzele ©o yak istikrarsızlığın ö SAKIP İzmir, 29 (AA.) —i ğirmendere — nahiyesinı velki gün sest 13,30 da oklukü Halk şiddetli iki zelzele olmuştur. HY korkudan / evlerinden hrliyair hir müddet açıkta oturmuşl: Zarar ve hasar yoktur. Orta tedrisat kadr0” sundaki münhaller dolduruldu Bir müddet evvel A..uıg gitmiş olan İstanbul Maarif dürü Tevfik Kut düu sabab Timize dönmüşlür. Na Orta tedrisat mekteplerinin Öf retmen kadroları tetkik _dıl:: eZi ve boş yerlere üniversile meztf ve ehliyetli öğretmenler tayif | ; Nişan gençlerim zd Müdürü Tekindat valisi Salim curıdg:;' oğtu Sali Günde&nin Rahmi Çöllie kertmesi Necmiye Çakırın NİT e dün akşam Tekirdağ Vali kotülip da destlarinin hüzürile aktedil tir, Gençlere saadet dileriz. Riymetli öti aa srsasumumn Vecizelerin Şerhi c a EŞLLİES Eİ n le, S y ı" AF 4 f 'SE OŞ ŞA P. ELPLA SY ELE Ş ASELLELESAU z A LAŞ e ..- ı hu gıl Veklli selâmlamışlar ve n ha vrmimen ni yaninırnn / Bu gelir, Cümhüriyete kadar, köy-| Masır namına vereceği bütün ka-|zevcat işi, maalesef, olduğu gibi| rolünü en mül Teketine (kadar memleket MMM Jünün surandayılı. 912- 913 venedin. İ varlar, Masırın / yarısının haberi, |duruyor. Her ne kadar üç, dört lamış eılı&m:ı:::'ı;i:hmmıı- Pa VOĞ İakara aa aa gae İ Kindü. Körürmüşlerdir. —— Y KN Yukarıya “"""-"';. len d.'"_;i'“;;;,":;'_'“_f:;-“:; Fikri. reyi olmadan verilmiş ola- |kadın alan erkekler günden güne 'nız, bir lâhza düşünmeden ve te-| İT kgezmiş ve İnlisarlar datresini Faik Öztrak scn aşağı bakar, 1137000 altın İirayı çahi temma| aktı. Fakat yapacak da bir iş lılıv-sn- da, şeriatin münasını|reddüt etmeden verebileceğim | "YAret etmiştir. 9 (AZA.) — Dahiliye Ve- larda kanot Gümişti. — Yüni, nisbet yüzde 87.6) yoktu. Bunun üzerine biz siyaset- | anl ı'ylmılın bvv(h'ıkkı) gdaya-İcevap: Atatürk'tür. Mesır kadın- | | Sâat 16 da otomobille şehrimizden| kili Faik Öztrak, bu zabab İstanbu: rahk yerlerde köylü; 124 şehirliydi. İmparatorlu-|ten çekildik. Doğrudan doğruya |Hanların mevcudiyetine taham - 'lığı, her zaman - bu büyük ismil ı..ııı. hareket eden Vekli, seyahati-| la gitmek üzere Edirneden ayrılımış mahkümdar. dun ea üç küsur milyen lira olan| içtimai sahaya geçtik. Ayni sene mül edemiyoruz. önünde hürmetle eğilmeyi bir va- u: İzmitten sonra Bilecik, Bursa,| ve Umumi Müfettişle Parti müfet- ij Bütçesinden 7.688.000 Ulmasımı âşar (Romada toplanan Beynelmilel| — Başka bir şey istemediniz hkesir ve Manisaya kadar devam| Üşi Vali, Parti reisi tarafından vi- BEACONSİ Keşkil ediyordu. Bugün ise, bilhassa| Böylünün vergisi olarak yalnız hay- vanlar vergisi kalmıştır. Size burada çok enteresan bir va Kam vereceğla: İmparatorluğun 914 Bütçeninde, 2.100.000 altın Ura açık, verdi. Bu miktar, bir altınm fiyatı, 1640 kuruş hesabile 21.330.000 lira- 21.300.000 | Hira varldat fazlası vardı (ki, bel ktar, mlllt müdafaa ve büyük na-| _m#-mıunı. Köylü ve şehirlinin d)n'lılı öde Giği para nisbeti özerinde, köylü - ün Mmükellefiyeti, yüzde an Altıya ğgıımn_ı, gebirtinin — Sdediği yüzde No y Buzün en çok vergi veren memurlardır. Memurla- kadınlar kongresine iştirak ettik mi? I:İ'ınıtırllllknk bulunacağını bildir-| I“ı'yıı bududuna kadar teşyi edilmiş- Gözlerini kapadı ve cevap verdi: — Çok büyük bir kalbiniz. var. akat, — İlâçlara devam edinir, dedim, Anlı; ». kk.. Bu| bem yarın yina bu saatte gelirim. Vo ayrıldım. Kendimi bu kızdan uzaklaştırmak için verdiğim karara sadık kalamı- yacağımı hizsediyorum. — Beni buna ikna edebileceğinize| Mnanmiyorum. Bu dünyada sizden çok daha hedbaht inaanlar var, Ü- 5 Tenmuz 1937 milalaliğin — son haddine gelmiş İn- İstandul lar... Onlardan birine rastlasa-| dcıvan bu sabah pasaportamu ge- Açinde — yaşadıkları mütbiş| Ürdi. Ayın en üçünde ve yirmisinde yakından Baksanız kendimizi| vapar var. Yirmi çok geç. On üçte : llud- elmeliyim, Nasibime yara- zife ve şeref sayar. kadar gelir. Onu kucaklıyacağım ea- ati iple çekiyorum. Sabahleyin he €a telefon etti. Ameliyatta midem- det alman piyesin teşrihi marazi Jrapora geleli iki gün olmus. — Nami? diye sordum. Kuru kı bir * — İyi, iyi! dedi. Anladım ki fena, İyi olsaydı, müj-| desini iki gün evvel verir, bü kadar| geciklirmezdi. Öğleden evvel ” Sabahatle annesl ;ı—ıaı İkl aat yalnız dedikodü vap- tılar. Seniyeye gidemedim. Ev sahibi kudın (adinı hâlü ağrene- medim) ondan daha fazla telâşta. Bana kapıyı açar açmaz ; | — Ah, dedi, yine dün gece kan geldi. — Çök mu ? Avucunun ertasım güstererek : Bam, Hasta beşeliydi. Beni gördüğü içlin| mi ? (Runu düyünmek fali hayır de-| Bil!) Hemen muayene ettim. — Biri radyoğrafi şarttı. Senatoryoma git miye raz elsa bütün tahlillerle be raber bu da orada yapılabilirdi. Git miyecekse bir etemobille Beyoğ filmini —aldırmak İ&zımdı kendisine, unlattım ve dedim ki * — Bir haftaya kudar ben İstan-i buldan ayerlıyorum. . Sözümü dinle-| “*İmeniz için zamamınız çok az, Benim bir seyahate hazırlandığımı yeni öğrenmişti. Tahminimden çok fazla mütecesir oldu. Gözleri dakdı: — Siz de mi ? dedi. Bu ü lamadım. Yüzüne hay- İyetle baktım. — Ben, dedi, bütün hayatımda... — Sen meraklanma, dedim, ben | ğum herkesten ayrıldım: Babamdan,| eu güzel bir bastaneye kaklıraca-| arnemden, büyük annemden ve bü. yök babamdan, en sevdiğim arkadaş- lardan, ve.. Gözleri doldu. — Yine görüşürüz, dedim, Avrı- padu çok kalmıyneağım, ayın sonun- da hareket edeceğim, yine görüşü- vüz. Ayın sotunda hareket... Bu yalan veya bareketin asıl münasile bu müthiş hakikat benim de gözlerimi dolduruyarda. Ona arkamı döndüm,| edanın içinde börme gezindikten son- ra oturdum. Hayatınızm hikâyesini çok me- rak ediyorum, dedim, halanızın evin. de ne yaptınız? O müthiş adamdan çektiğiniz nedir? Fakat bugün sizi fasla konuşturmuyacağım. Belki dön Yukarıya bakmak; daha ; riye, daha yükseğe ve dahs Öi B0 ye göz dikmek, dabha dahâ İyiyi seçerek ııdlj_” ve benimsemek — münasınıı Banu yapan insalı, aşıdi rak fena örneklere çe fenalardan — fennlik — öğreNM hedefi, sayesinde kendine yehi Kukları balür, bu ufuklart vuşmak yüzünden yeni bir bE hareket eder, yeni bir gerkle ba ufukları aşmayı & * & fazla yorukduğunu İçin gece kan geldi. Yarına barakalım. Dag il Çaf gör ve ba sayede çakikadan hikaya yüksalir, İnsan ıı'::. dünya bayatı ileriye do0f Vla rüyüş ve bir yarıştır. Haa yapmıyarak geriliyenler Ve Ö, bakanlar, yaşanmıya dS B yaşanmamıya lâyık olun b yaşamış olurlar. F V ZL Z

Bu sayıdan diğer sayfalar: