22 Şubat 1941 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 5

22 Şubat 1941 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

ğ M'—ı Kkonuşürak — yemalr —ş"n anhesi : .'h._: sizi bekledik.. Bu safı .,_f:*e* yiyordu. aa EP. B İstantullur Yyabancılar methe M şarka zit kitapları tok severdi. kalktı, bir kitap do ha sokuldu: a. burada — Türkiye İstanbul hakkında kitap var. f ? 1 ğ T p "*"*huı beş hafta... Tür h"dşı Kördüm?.. Ayasuf" ; e. Haliçle ”. adişahın gözdeleri.. dklarında bir ölü-.. K ir Hu Eyüp mezarlık'ar ."Nb Ölür,, kitabmın sayfar ı . Eyüp sultan c" Silâhtarağa köprüsürün, i Caklarınm, kayık ger N Bul A Tesimlerini gördü. Nıy:; €nteresan bir kitaba Pe 3 .!..h“hhhı okumadınız n S Ve , KS ilâve ettir SĞ bu kitapların Zepslni N 1 tk Miz! —% D gey ! Amerikzda neş bi Ştaplar Türkiyeyo ge- <8 4 eei e ilişmemiş De- Bözdeleri) isimli kitabi Fi Hay h * :ı:î%â Hatta size hediye ha ümlrda Dirdenbire — üzerinde Fit %';unrıan hızlı hızlı a » Biz Sfa terolme etti: | Türkyenin ne er hq.'.":"'&kıt olduğun Bu memlaket halr _'..:_ bir fikir verebilmek Yarndı Göce bu :;y.ıi»n.i SN OK Y Sözdelerinden — başka SRE d xllt.ho"“"l"îl.vı'd.ı ASA '.'h-b.nnup“ K _:;: 'Hırwl:ı?%m ziyar ,Ğe sokağa çıkar... hlm.,fü şoruı-. dörtten yoktur. thd' Uydurmadır. Lepsi Nu İârın., t gülmemek uta Ş Sutuyordu Y ndü : 4 o AMerikalılar 'Türkiye &ma, hiç bir gey A .ıh. hi dönüyorlar Bun PS u VA, k Pöedişahin rar geçmemiştir sene.2 icin '—dıımg y ; W e ea ee İKOoca vuruFr , AMERiİKADA l Yazan: iskender F. Serfelli , M aa ü cak Filistin sarayında muhta, şem bir saltanat süren Süley- man peygamberdir. — Onun iki bin şoıdıı.' vardı. Fakat, mem- leketin kötü, garip bir âdeti, sa, ravda bu kadar kadının raya toplanmasına muştu. Ö zaman bir var di.. Yerlilerden ktz çocuğu olan lar, on sekiz yaşma gelince bir a. raya alınır, değilse ejlesine inde edilirdi. Bi yüzden hükümdarın gözdelerinin sayısı gün geçtikçe çoğalırdı. Osmanlı hükümdar, ları arasında cn çok sefahet ya. pan (Deli Tbrahim) namiyle maruf bir padişahtir ki, onun da ancak dört nikâhlı karısı vi yüzelli gözdesi — vardı. Son za- manlarda gelen Osmanlı padi. yahları araşsında otuşdan — fazla gözde ve cariyesi olan yoktur. Bunu yazan muharrir, mübalâ , ada Marsilyalıları bile geç Miş. Gülüştüler, Mis Nelson, ter elmanın verdiği bu izahatı bü. yük bir dikkat ve alâka ile din. liyardu. #2 » “Padişahların güzdeleri,, bah- &i yeni ve mühim bir. mevzuun açılmasma vesile olmuştu. Nelsonun arnesi, tereülimana sordu: — Mister Yusuf, krammı çok beğeniyar, dağil mi? Tercüman bu suale: — Hayır.. Diyemezdi. Bu, ham gösünün- de duran bir hakikati İnkâr .. maek, hem de nezaketsizlik olur, di. «- Evet, Mis! Dedi. Kızınız eldden çok sevimli, çok akıllı... Hasılı çok iyi yetiştirilmiş bir » Yusuf iyan — kendi- ERDİMİR Nelsonun annesi — manalı bir tebessümle güldü: (Devamı var) S oT Erkek Liseleri voleybol m ları Kirkak HHaajari arssinda yapılmakta olam valeybol müsahakalarına dün de Kminönü ve Beyoğlu halkevi salonla: rında devam edilmiştir. Bminönünde birinci maçı Hayriya Ticaret Liseleri yapmışlar, Hayriyelle ler Jö—6. lömü kazanmışlardır. Hetnci maç Vefa ile İstiklkl arasın. da şyapılmıştır. — Natioade İatiklAlmer bu maçta 19—8, 1512 galip gelmiş lerdir. Beyoğlu Halkevinde de Haydarpaşa San'atokulu — müzabakasmı — Yö—l1, 15—13 Haydarpaşahlar, Galatasaray - Boğaziçi karşılaşmasını da YAŞI, 15—4 16-16 Galatasaraylılar kazamnmışlar. gır. Yoklama Yerti Fantnönü Aşkerlik Şuheşjağen: 312 ilâ doğumlu ihtiyat eratın yok iama günleri aşağı çıkarılmıştır. Alâkadarların ilân olunan günlerde sazt 8 dan 12 ye kadar yoklamaları için aüfus hüviyot — cüzdanı, ikamet» güh kâğıdı, bir fotoğral ile şubeye müracaatları. g12 oğ. SA 28, 26 Şhat — Si N3 OB 4, 5 Nart . SA n BV e ” 245 . AMT » - N6 . A 1920 . ” Ş . LA » w5 , z25 81 » " se » W O2, 3 Nisan ” M ., &X0 . . 2 " a, d0, ll . ” a. ., M,15,16 » ” 25 . LA di » . Öi e SÜÜ e « 225 , 20,80, 2 Mayıs . M » &G&T » . er . K6K . . ge , AM A » - g . 16 SA M , " ae . M3,86 £ » gı . O M S0 . " g2 » S0 M 3 Hiaziran 9. A Kadıküy Yerli Askerlik Şubesindon : Şubomizde kayıtlı malül subay, arat ve şehit yetimlerinin 941 yokla- mazt 1 Mart f41 tarihinden itibaren Balı, Pergembe, Cumartasi — günleri Külerimdeki müfun — cüzdenı, tepor ve ikramiye oüsdanlarile — mürsenale derı ilâa oluyur. Vaktile, Arnavutköyünde, Çifte ç | #sraylar müştemilâtmdean İki knt- L bir kâgir binada ikamet ediyor duk, Bu binâ, takribon elli metre kedar denizden uzakta; ve bir yo. kuş «üzerinde idi. Yalnız hir odası Köçüoğlu yalısının hahçesirdeki büyük çamların arastıda az çok denis görüyordu. Orla pencarelerin manzarası foevkalâd- idi. Karşımı- J 28 düşen yamaç, Sait Halim paşa koruluğunun başlangır noktasmı teşkil ediyordu. Tam tepede de meşhur bir köşk — varndı. Yamacın sİt tarafında mra sıra; ekterisi ba- hılıçılara ait olmak üzere küçücük evler vardı: Daha doğrusu bir nevi harap kulühelerden iharetti. Burada otu- ranlar gayet fakir Rum aileleriy- di Kocaları balıkcılık yaparak hir kac prra tamin etmeğe çalışırlar- ken, kadınlar da - vakitlerini boşü gecirmiyerek yazma beyuyerlardı. Bazıları da Galatadaki ucup elbhisa Betan hazırlara paatolan, yelek di. kerlerdi. Mayrs ayında, yeşilliklere sorilen rengârenk yazmalar gayot güze! bir manzara argederdi. Gene bu AYdA, çiroz disilerinden bu acayip evlerin no pencereleri: ve ne de kapıları gözükürdü. Boğasda, balıkçıliık mayıs aym. Gan itiharen başlar; ve gitgide bol laşır. İkbaharın müsalt hayaların- dan istifade edon balııçılar, aan- dallarını maçunlayın, boyarlar; ve paraları yettiği kadar olta ve ca- parı hazırlarlar, Hava kararmea, ağlardan topla. dikleri balrkları derhal evlerin ö- nünde yakrlar maltırlarda kızartır. lar, Civerdalki gençler da, mando- lin, kitar; ve ağız armoniği oala- rak gece yarılarına kadar baharı solâmlarlar, Usta Miğirin bostanı işte bu ev. lerin altında idi. O da bizim gibi saray müştemilâtmdan bir binada ikamet ediyerdu, Böylece, bostan. dan kauzandığı bir kaç para İle geçi- nip gidiyordu. Zaltan evin pok çok Parayn iİhtiyaor yoktu; bir kayı bir kora tfdiler. İnekleri ve tavukları rdı. M'ğir vatanm bostanı çok yük değildi; lâkin, arandan seh- r İ zeyi bulmak kşbildi, Yasm, bol bel linoe, yazdan topladığı paraları ya- vaş yavaş yer; ve salıta soğan, müaydanoz satarak bülçesinin mu- sevenesini temin ederdi. Zevelir Mıiğir usta, yaz kış, durmadan ça- lıştığı halde pek sözü geçmerdi: karısı, Madam Peruz nederse,, ek- seriya © olurdu, Moselâ,, Madam Peruz: —- Bu #ene kaynrbahar — dikmi- yelim, derse,. dilikmerzdi. Biber di- kolim, derse.. diktlirdi. Bazan Mr Ğx vata: — Canım,. derdi; otuz seneden- beri bir türlü anlayamadım ; patron dedifin 6 mudur.. yoksa ben mi- yim. Yaptığı da bir iş olsa hari. Galatada, doktor Laona günde Üç okka güt götürecek; işte bu ka- dar, Öte yanı vay mı9,, Götürmez olaun., / Miğir ustanm teğgal ettiği hins- B bir odasında deli Mardiros ya- tıp kalkardı. Mardiros, gayet moert ve cesur bir adamdı. Yalnız ara- da sırada delilik aldimi göste- Umumi harpte cepkede telgraf- gılık yaparken, pak yakımıma düşen bir bombanın patlamasile adamca. Bu bafifçe oynatmştı. Krizi tuttu- Bu vamaa kendi kendine telgraf sifrelerinden bahsederek, yüksek sesle hazi emirler verir; ve poltej : — Nokta, hat; hat nekta, bat, bat; diye söylenip dururdu, Kim- seye Sir zararı dokunmaztı. Bu senada, Niğir usta ahir kapı- Bmm önünde: — Birzim Müardiros gene telgraf. çılığa başladı, diye söylenerek a- damcafrzen haline acırdı. Bir gece, masıl oldu. bilmem?.. Bir takım çingencler eivardaki ba- hikçı evlerinden bir kşçmı sayduk- tan gonra bostardan da öteberi a- şırdılar. Bu hal bir kaç defa tek. rar edince, bir çoban köpeki besle. meğe karar verdik, Maslakta, Rus mandırşımda fazla bir köpek var- di, bize verecektiler. Bir gün, M Bir usta ile mandıraya gittik, Kö- peli gösterdiler. Moğir ustar — Aman!.. dedi, Bu köpeği bot. tana götürürcek halimiz ne olur?, peltek ş Yeni bir. sulh teklili ? (Baz tavatı 3 ünelide) deniyden Bunun için harbin — karşılıklı mü- sademe noktaları teayyün etme- den petlceyi almak tahbli mümkün olamaz, Sulh — teklifini yapan Japonya bu şartlar ictnde bulunan muharip- lerden mihver zümresine mensup- tur. Bu zümre da yakın xamanda sulhu elde simek arzu öder, Fakat bu sulh iUhammı Almanya- dan aktrğına göre şimdiyo kadar yapılan sulh tekliflerinden daha pratik bir mahiyet zan- nolunamaz, Almanyanın — bundan evvel de sulh teklifleri vardır. Bu dofa da Amcrikada tesir yaparak demefirsalleri hir kempromi sulhu. nn sevketmek istiyecektir, İki tarafm bir anlaşmaya var. ması (ki surete) mümkündür: A) Bir tarafın diğer tarafı silâh kuvveti ila imana — götirmesi, Bu sart henüz tabakkuk edemiyar, R) İle tayafım bazı esaalarda jti. mada müstenit bir unlasmaya var ması. Bu da birinci kadar elde edilmesi güç bir vakındır. Demaokrasilerle mihver arasındak| hazp bir “Din muharebesi,, ÇoRniki — taşıdığı için kargsılkıı itimat mevmu hahsala, maş, Bunun için Japen teklifinde A. merika yardımımı yavaşlatmak ga. yesi takip edildiğini sanıyoruz. SADRİ ERTEW Kaput bezlerini boyayanlar Bir kisım — açıkgözlerin yerli mallar pazarlarından aldıkları beyaz kaput bezlerini — boyata: rak piyasaya sürdükleri anla, gılmış, tahkikata başlanmıştır. için bu hi. leye başvurmaktadırlar. Bu yüzden evvelce, ayda 200 top bez boyayan ldaki boyahanaler, gimdi günde 3, 4 2 bo ta. Bundan dolayı şimdiye kadar 200 bin lira kâr edildiği söylen, HLA 8 Gece gaç vakit, Wdıı N:mm parça parça olur, ra, hahçeyi de şöyle bir iki dolandı mı altını Üstüne getirir, çingeneler, göeksinler; razıym; bu köpeği bah. çeye sokmam, doğru, gingeneler, ci- varı tekrar ziyaret ettiler, Fakat balrkçıların yaptıkları çevirme ha- reketile hepsi de yakalandılar; ve bir araba dayak yediler, Zannedersem bir daha © civara srenş satmak için bile çingene gelmedi. Bir sabah Miğır usta beni çağı- Tarak: , — Şu havuzun başında bir süt içelim, dedi; bizim Peruz, sütle simit hazırlamış; mayıs tutacağız. Bir aralık, Mardiros da peyda ol du. Kucağında, bol tüylü bir köpak vardı: —— Dün aleşam, dedi; bu köpeği çalıştığım demirel dükkânmm ö. nünde gördüm. Hoşuma giİtti; ge- Şirin bir yeydi. Hepimizin hoşuna BİLL. Mığır usta; — Cana yakın bir hayvan, de- di; şuna bir isim takalım. — Kestor,. diye çağırsak hiç de fana olmaz; dedim. Madam Peruz işe karışarak: — Canmn., dedi; Kastor dediğin :;-nhcllit ki?,, Barim mastor diye- — Kastor, bu köpeklerin cinsi. dir, dedim; hem de akılda kolay kalan bir telm, Mardirca, deli olmasıma rağmen, meseleyi biran evvel kapatmak için, peltek bir sada e: — Madam Porluz, dedi. Fasla 1â kırdı istemez, Bugün mayısm biri: Yüt içeceğiz. Rüpeğin adı Kastal. dur (Kastor), Sen istersen Maştol (Mastor) de; me dersan de.. Kastor, artık hepimize ahışmiş- tı. Bahçenin — bekçiliğini de İylee kavramıştı. Çocuklar, çitlenbik xffa ema bile yaklaşamıyordular, Son- ra, gayet hassas bir hayvandı; ya- baneş tavukları bile tefrik ederdi. Bahçode, araya buraya koşuşurken, zergavatların icine girmez; bölme yolları tersih ederdi. Lâkin, mu. hakkak olan bir şay verta., O da B — VAKIT 2? ŞUBAY 104f İstanbulun tanzimi İstanbul, Beyoğlu, Üsküdar ve Kadıköi cihetlerinin nâzım plânları tamamland Şehir mütehassısı tafsilâf plânlariyle meşgul Tabigtin bahşettiği emsalsiz bir şüselliğe sahip bulunan İstanbulun, 1938 - senesindenberi tanzimi ile uğraşılıyor. Her yoeri ayrı ayrı bir güzellik- to olan bu Gmsalsiz gehir maale- 90f şimdiye kadar muayyen bir hu- dut dahilinde inkisaf etmemiş, ge. Üşi güşel serbest iatikametlarde genişlemiş, hiç bir kayıt nazarı jti- bara almamamış, inşastta el seyi- yetle arzu edilen irtifa ve mimari şekil verilmemiştir, Bu vaziyet do Avrupanın diğer mühim gehirlerinde görülen iİhtişa- mm burada elde edilmesine mani olduğu gibi bütüm bu, dağınık ge- kilde bulunaa güzelikleri toplu ve tam bir halde cenebi gözlere gös. termeğe mani toşkil etmiştir. Bu- nun sebebi plânsız hareket ctme- nin peticesi idi. Bu netlcenin teve lit ettiği ihtiyaer Gsezen İstanbul belediyeni beynelmilel şöhrete sa. hip bulunan şimal! Afrika şehrile. rinin bir çoğunun tanzimi İe meş- gul olan ve Paris havalisinin ten- rimi fle uğraşan gehir mütehassrsı Prostu şemrimize selbetmiş ve şe- bir plânmı hazırlamağa kendisini Kemirr etmiştir. Avrupanm aşağı yulearı hepsl merkezileştirilmiz bir sekilde olan pehirlerine mukabil hir merkezi bulummneyan ve aslâ da bulunmi. yacak olan İstanhul şehrinin plâ. nnt ele alan mütehassıs halen ku- rulmuş bulunan bu şehrin mevent vaziyetlerinden azaml! derecede istifada etmeğe çalışarak bir taraf. tan nörmal seyyiseferi tamine uğ- raşmış bir taraftan da bütün gü. Belliklerini gösterebilecek - şekilde pehri tanzime gayret etmiştir. Mütahasatsım bütün ba mesal - tinde vazifem dolayısile yanmda bulunduğumdan bu gayottne eriş HLğini vo işi azami muvaffakıyetle başerdiğmi çeakinmeden söyliyebi- Hrim, İstanbul — gehrimin İmarmın bir kasgha veya küçü' bir şehrin ima- yı kadar basit ve kolayca göse gü. Tünür bir iş olmadığını nazarı iti. bara almak lzımdır, t ve bir istikhal mev- sa AĞAT SREA d Kizl z; müsbet neticesini göslermeklen ge- Fi kalmıyacaktır. Mütehassıs şimdiye kadar şeh- TOR Kaştorun — Mardirosu hepimizden fazla sovmesi idi. Mardirosun ayak şeşlerini derhal tanır; ve norede olursa olsun derhal ana doğru ko şarak salta dururdu. Mardiros, Kastorun bu haline bayılırdı; ve çebinden bir şeker çıkararak: — Kattol!.. Kastol!... diye hay- vanın ağıma atardı. Mığır usta, hayvana bostanın bir köşesinde xzarif hir kulübocik yap- mıştı. Fakat, hayvanı bir türlü g- ıştıramadık. O, Mardirosun kapı- gınm önünde yatmak istiyondu, Bir sabah, erkenden Kastor aet Ber havlamağa — haşladı. Hopimiz gdışarıya fırladık ; fakat, şayanı dik- kat bir şey görmedik. Kastor, doli Bİbi, bir sağa bir sola koşuyordu: ve mütemadiyen havlayordu, Miğfir usta: — Mardirosu çağıralım, dedi. O belki bayvanı susturur. Mığır usta, odaye girmesile çık- ması bir oldu, Yüzü sararmıştı, bo- Bvk bir sesla kulağıma: — Mardirca, sizlere ömlür, de- di. Mardiromun cenaze merasimi çok nerkli oldu. O gün balıkçılar bile denize açılmadı!r. Kastor, artık es. kizi gibi neşeli değildi. Şeker bile / yemiyordu. Akima estikçe, Mardi- yosun kapısı Önünde havlayıp du- rayardu, Bir hafta sonra, Kastor, hirden- bira ortadan kaybeldu. Onu pek cok aradık: fakat, bir netice elda edemedik. Rir iki gün beyhude ye. re bekledikten sonva, onun gece. Teyin denize düşüp beğulduğunu ve ve yahut birisi tarafından çalındı- Bm düşündük. Fakat gözlerimiz hep onu arryordu. Aradan aylar gecti. HAlâ unutamamıztık. Bir sabah odamda saclarımı ta- yarken, Madam Perusun: — Kastor ezav!',. diye avazı çık- Uğı kadar bağırdığını içittim. Hay- vetler içinde kaldım, derhal, agağı- ya İndim, hekikaten Kastor gel - mişti. Bitkin bir halde Mardirosun Kkaprsında yatıyordu. Şeker verdik: yemedi. Su verdik; içmedi; ve iki aaat sonra da Öldü, Köçüoğlu yalısının bahçesile bos- tanı ayıran duvarın dibindeki bü- rin İstanbul, Beyoğlu, ve Ül Kadıköy cibetlerinin nâzea plân larmmı tamamlamıştır. Bununla raber İstanbulun müstesna vazi yeti âcilen yapılması teap eden bar gı mühim tanzimleri intaç etmiş ol duğundan bir taraftan diğer seşatlerinin imar plânları pilrrken bir taraftan da !:u_:ğ ları ikmal edilmiş olan xit talfajlât ve tatbikat plânları pilmalı r. Bütün bu plânların mevkij tatbi- ke kontulmalarını saym doktor mu Lötfi Kırdara İstanbulun — borçli olduğunu söylemek bir vazifedir. Netokim dünyaya bir buçule seni denberi başka bir veçhe ve gel verdiren bu son harbin müskülüt ve tevlit adecaği en lerdon yılmıyacak kadar Küvvet bir karaktere aahip bulunan İsi bul valisinin mevkii iktidars Hi gündenheri yer yer yapılan inşasıma girişilen büyük eserli görmekten ve İstanbulun azam! hız verildiğini aöylemi Beri kalacak bir kimso yoktar nıyım, Tatanbul, bu enzretle tahiatm bah gettiği güzellik cjihetinden olduğu bahtiyarlık kadar, lâzimt Jan gekli vermoğe müktedir mütehasaıs ve imar bürcsunda pılan plânlert derhal bütün mülg küllere Yağmen — meydana cek karakterde ve kuvvetij bir valiye sıhip olmakla da bahii yar addedilmelidir. Cihat Kentmen Hayriye lisesi talabeleri Hava Kurumuna 500 liya verdiler Hayriye Lisesi talebeleri, — kayenetij müdür ve üğnetmenlerinin — Leşyllrülş Hava Kurumuna beş yüz İira teber, rüde bulunmuzlardır. Mava Kurumuna taherrilde bulunas manifatura ve iplikçiler Şuhlardır. 1400 Arasm Hallaçyan, 150 Keğaği Çuhacıyan, 150 Balaman Anadya, 150 Haydar Ekinci, 150 Itrahim ve Mul tafa Çelebi, 130 Gülüm şade Yurut, 150 Boöyeciyan Çelengiryam, 140 Madi hi Boyar, 100 Mustafa ve Samj, 100 Beki Zerrin ve Örtağir, 100 — Babnri Wrank, 100 Şülrü Yusuf Görün, 400 Mayer ve Bencrdetta, 100 Kopermlii Konafyan, 100 Maksud Yosmanlı ve Kerdeşi. ö 'yük çınar ağacmm yanma büyük hir çukur kazarak hayvanı göm « dük; üzerine de bir. mermer tay yerleştirdik. Mığır usta, Mardirosun ölümün- den sonra ilk defa olurak yortu el hisalerini giydi. Akşama kadar bas Ukçı kabvesinde oturarak vakit Geçirdi, İ Zamanla mermar taşın Üzerine; “Burası Kastorun megarıdır.,, sini işledik, i Göçenlerde, Babekte oturan güs yet sevgili bir arkadaşı — siyareta zidiyordum. Yolda birdenbire eaki evimiz akirma geldi. Derhal tram- vaydan atlıyarak yokuşu çıkmağıa . başladım, Kapıdan içeriye girince bayretler içinde kaldım, Saray müş. temilâtı olduğu gibi duruyordu, Biraz tamir edilerek daha iyi bis vaziyete gokulmuştu. Lâkin, bosk tanm yerine bir stat kalmı olmuğşs tu; ve büyük bir kalabalığın husun ründa maç yapılıyordu. mezarını aramak için kalenin kasma doğru yürümeğe haşladım. Bu eânada kaleci kontr piyaya tü; ve bir gol yedi; Fakat, gol Kiİbi ofsaydar. Beni kalenin &mda bir şeye baktığımır işaret memurları gibi elile ha bir daire çişdikten sonra beni terdi. Kolları bazubendli, gibi dözt adam beni dışarı lar, Bu adamlarla çaka otmek Mükten boçka bir şey Çünkü, her biri asağı yukarı 90 bi lo sikletinde idi. Böyları da direğine pek müçabihti. Zatan ben Kastorun mezarını bulmuştum, Mığır usta İle Madam Peruzun no olduklarını bir türlü öğrenmek dim. Tepedeki köşk Barır ba Nikoli övini tamir ettirmiş; Ze içenin allı morlu yazmaları da bön Bgürtlenlare gorili jdi, Kastoru hiç bir zaman cağım.

Bu sayıdan diğer sayfalar: