12 Eylül 1950 Tarihli Yeni İstanbul Gazetesi Sayfa 2

12 Eylül 1950 tarihli Yeni İstanbul Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Sayfa ? —-YENİ İSTANBUL — 12 Eyiti 1950 İ TETİKLER| /UNDAN bir. müddet evvel Büyük Müllet Meclisi Başkanı Refik Ko. raltan, verdiği beyanatında adetleri 6000 © varan kanunlarımızın - toptan fasfiyeni ve demokratik esaslara zü- Fe yenlden tanzim edilmesi gerekti- lere ve Bu kadar kesin bir lsanla değilse de verdiği mütenddit — beyan esas ve ana kanunlarımızın, Tatlaştırılmaya muhtaç olduğunu A- Ünlet Bakanı Halil Özyörük de işarei Brti. larımızı Biz, şahsan bütün kai değil 'de bazı kanunlarımızın demok- Fatik esaslara güre yeniden tetkik ve fanzimine küzüm olduğunu kabul edi- yoruz. Ancak, kanunlarımızda yı Cak düzenleme ve reformun sade de- Mokratlaştırılma hareketiyle tamam Tanacağına kani bulunmuyoruz. Mevzuatımız içinde demokratik ni- zam ve zihniyet bakımından bir insi- Cam arzetmiyen totaliter esasa isti- Bat eden kanunlarımız olduğu — gibi, feknik olgunluktan mahrum ve — m Kükümleriyle çatışan ve ekseriya bir kanun ihtilâfına mahal veren kanun- Tarımız olduğunu da hatırlamak isti- yoruz. Bu cümleden olarak, Anayasa, Türk Cera Kanunu, Usül kanunları, Memurin Kanunu, Memurin Mühake: mat Kanunu, Avukatlık Kanuna... llk hatıra gelen misaller olarak sayılı bilir. Kanunların nasıl bir inslcam için- de geliştiklerini, hangt halde yaşama- Şa, yürürlüğe İayık olduklarını — ve) hangt hallerde değişmeleri lâzım ge n beş yıl önce, (Kanım #adil mücssesesi) başlığı Tatlaştırılmasıynda da varit ise de, onları burada tekrar etmiyerek umu- Mi mahiyette kanun ve yaşaması ge- Feken meşrü kanunun vasıflarına kı- Saca işaret edelim. Ümümiyetle kanunlar, anayasalı rın çizdiği hudüt ve umumi hava için- de gelişir, tekevvün ve taazzuv ede- Ti temsil ederler. Büylece birini seçeri Tek reğim Ka Ya iberalist çi ve totaliter bir mahiyet ve zihnl Şet iktisap ederler. Bu zihniyet kanun Kükümlerinde bazan sarahaten ve ba- zan zamnen görünlür. Lberalist zihniyetle teşekkül eden kanunun ortaya koyduğu nizam en Kâcal nizamdır. Burada kanunun te- şekküilünden maksat, hâdisata realist Bir düzen vermekle beraber onun tat- bikında şahsi veva bir zrupun fayda- indan ziyade objektif kıstaslara da- yanarak çokluğun faydasınm. temini veya çokluğun zararının nefyi düşün- Sesidir. Burada kanun, çokluğun Mmenfaatine hâdim bir kalde ve bir yoldur. Kanunun ideal teşekkül ve ta- Azmuvu da budur: Millet ve halk ira- desine ve ohjektif esaslara güre te gekkil ederek ihtiyaçlara en elverişli Bir düstür olmak. Halbuld tahditçi, totaliter ve dar zihniyette kanun çokluk faydası d gında hazı özel maksatların tahakku- de olsa işlemek ve yürürlükte kal- Mak ister, Bu halde kanun nizam de- İ huzursuzlük Amllidir, meşrü ve Müta olmaktan da uzaktır. Kanun, yaşar ve canlı (Vivant) ol mak zorundadır. Zira cemiyete düzen veren kaldelerde, iktisadi ve içtimal kaymet hükümlerinde zamanla değiş- ameler olur. Hattâ öyle devirler fârak olunur ki, mevcut ve zahiren yaşayan kanunların aksi hükümlüsünü kabul etmedikçe sosyal nizamda buzursu kuğu bertaraf etmek mümkün olmaz. Bu ihtiyaçtır. İhtiyaçların / zamanla değişmesi gibi miktarları da zaman- İn artar. Bunları tasnif, tevzin ve bir Je intibak ettirmek ve ahenki firmek de bir sanat ve teknik 9i olür, bügi ve ihtısas işi olur. Burada kanun yapıcılarının " teknik vazifeleri - önemlidir. Fasit dalreye düşmeden Ihtiyaca göre gekil verilk cek kanun hükmü, rejimin değil, ni zamcılık vasfını kaybetmeden halk faydası ve halk arrusunun hâdimi malıdır. Zira kanun bizzat gaye değil, vasıtadı Bugün artık demokratik teşekkül derde kanunlar, Iktidara gelen parti programlarından da esaslı ” sürette Tütcessir olarak, ondan duygulan- makta ve akisler taşımaktadır. Bu te- #ir, bazan ihtiyaçları ve realiteyi kan Tayarak onu takviye edip faydalı bir neticeyi hazırlayan bir görüş ve te- gebbils olduğu kadar bazan da lüzüm- Suz ve aceleci hamleler halinde ken- dini gösterebili Demokratik kanunlara doğru M. Fethi Turfan iyiniyetii bir iktidar yürürlükte Yazan : calist ve olan kanunlara zak görüşlü olduğu gibi icabu teenni ile hareket etmeyi biln bi hale Çhopportunit$e) o kadar anlı ki, hâdisatın çıplak gerçe- arşısında prensiplerinde fedakâr- Kanunlarımızın — demokratlaştırı! - masında olduğu kadar teknik bakım- dan da ” olgunlaştırılmasında / Sayın Özyörük'ün gerçekten Amil ve Bi fanliyet yılını açarken — söylediği Mütenddit nutuklarda bu hususa kıs- men de olsa işaret etmişti. tta kendisi bu nutuklarında si- liyeti olmuyan bir kaza or. Zanı adamı sifatiyle — konuşmasına| Fağmen, idenlist ve mteşin fikir ve te- menalleriyle biraz da siyasi olmak- Şan geri kalamıyordu. Zir utuk- dar güzden geçirilecek olursa, kendi. deri üaima adli teşkilâtta ıslâhata ve dekişikliğe taraftar Fakat o a Sinin sade bu mutukları söylemesine müsaade olunmuş, icrnata zeçmesine ehemmiyet verilmemiş ve mahal bı- Takılmamız 'Daha evvelden yaraya el koyarak bu husumu incelemiş olan Adalet Bakan Sayın Halil Özyörük'ün, siyasi yetki ufunu kullana- Dünyesinin kcap et Türdiği şekilde, kanunlarımızda —tü- bir caizse— demokratizasyonu tatbik ederek başarı elde etmesini ve bu y daki hizmetinin verimli ve mücesir rak topluluğur Yahya Paşa ve Bayan İtir fskenderiye Ticaret Odası Başkanı Yahya Paşa ve eşi Bayan Tur. dün sabah Adana vapuriyle Msırdan şeh- Timize gelmişlerdir. Mımr Kıralının yakınlarından olan ” ve büyük Türk dostu olarak tanınan Paşa ve gilesi şehrimizde kısa bir müddet kaldık- ftan sonra Amerikaya hareket ede- ceklerdir. Şehir Hattı vapurlarının kış tarifeleri hazırlanıyor. D. Denizyolları şehir hattı vapur- darının kış tarifeleri hazırlanmakta- dır. Tarifenin tatbikna ekim ayının Sayın Hemşerilere İstanbul Belediyesinden : Sucular tarafından mühtelif men- balardan doldurularak satılan içme sularına ait Gdamacana ve kapların kapaklarına, belediyemizce bu men- bam ismini taşıyan bir kurgun mü- hür koydurulmaktadır. Kabında kurşün mühür bulunma- yan sular, Terkos suyu ile doldurule bileceği cihetle halkımızın aldatılmı sına mahal verilmemek Üzere: 1 — İçme suyu kaplarının üzerinde belediyenin kurgün mühürü bulunup bulunmadığına dikkat edilmest 2 — Kurgun mühürün bizzat müş- teri tarafından koparılıp katiyen su- culara birakılmaması lazımdır. Bu hususta gösterilecek müsamaha veya alâkasızlık menba suyu yerine karışık su içilmesine sebebiyet vere- ceğinden Azami dikkat gösterilmesi sayın hemşerilerden rica olunur. (12109) General Franco tarafından eski Madrit Elçisi Tevfik Kâmil'e “Medeni Liyakat” Nişanı - verildi İspanya Devlet Relsi General Fran- co tarafından eski Madrit Elçisi Tev- fik Kâmli Beye verilen “Medeni 1- yakat,, nişanı hamail ve büyük kordo- 'nunun cumartesi günü Büyükderede- Ki yazlık #efarethanede Sefir Mösyö Fiskoviç'in bir nutkunu müteakıp se- faret heyeti önünde tâlik merasimi yapılmıştır. ŞEHİR HABERLERİ îe'll! ll!ı!l Farzdan sonra sünnet Bir müddettir İstanbul sokak- Jarının Adeta tabil manzaralar m arasına giren hacılar artık görünmez oldular. Hepsi, hali, vakti yerinde her müslümana fars olan mübarek — seyahate Çıktılar. Allah kabul evlerin. Farrdan sonra sünnet gelir. Simdi de sokaklar sünnet ço- cukları ile doldu. Takkelisi,ma- gallaklırı, horos şekerlileri var. Hemen her hafla bir kaç yerde itan,, cemiyetleri tora olunu- yor. Dikkat ettim. Bir kısm aile- der, sünnet düğünlerini, anane- lere uymuyan Bir gekle dökmüş- ler. Meselâ “çocuğu sünnet et- firip, Ücl gün yatırırız olur, bi ter,, diyorlar. Ben de öyle san- sediyordum. Bu işin ehli, “eli çabuk bir sünnetçi,,, sünnetten Sonra sabahlara Kadar düğün edilmesinin sebebini, aahht bir Tüzum olarak izah etti. Çocuk gayet uyursa, iyileşmesi uzar- miş. Bundan başka, bir de içti-. mal sebep ileri sürdü. - Sünnet vesilesiyle akrabo ve taallükat, konu, komdgu bir araya geliyor- far, eğleniyorlar, oyuncu esnafı da sanatlarını fcra ederek hem geçiniyorlar, hem de maharet- İerini göstererek — kaybolmaya vüz tutmuş eski oyunların de- vamını temin ediyorlar. Demek sanat bakımından da faydalı, Düşünülecek olursa, her ge- vin içtimat, iktisadi, siyast kerk vedaha bilmem na nevi bi- rer hikmeti var. Eac için de öv- de değil mit Ama, bu Rikmet- deri zamana uydurmak Tâzım, BİR İSTANBULLU Türkiye Milli İşçi Sendikaları Birliğinin yeni idare heyeti İstanbul İşçi Sendikaları Birliği ile Hür İşçi Sendikaları Birliğinin birle- gerek “Türkiye Milli İşçi Sendikaları Birliği”ni / kurduklarını bildirmiştik. Yeni birliğin ilk idare heyeti gu işçi derden kurulmuştur: Mehmet Güler (Mensucat), Meh- met İnhanlı (Motörlü Taşıt), Veysel Güven (Hür Mensucat), Cemil Gider (Sişe Cam), Seyfi Demirsoy - (Bira İsçileri), Süreyya Birol (Tekel Kutu), Zühtü Tetey (Gida Sanayii), Üzeyir Kuran (Madent Esya), — Salâhaddin “Yayım (Tekstil), İbrahim Bilge (Ba- #ın Teknisyenleri), Nact Bilgin (Deri ve Kundura), Şeref Hivel — (Basın Teknlsyenleri), Hasan Tufan (Men- sucat), Bahir Ersoy (Tekstil), Osman Yatsın (Tekstil). Yeni idare heyeti perşembe — günü birlik merkezinde toplanacak ve bi kanla iki başkanvekilini seçecektir. İlk öğretim haftası fik öğretim haftası bu ayın 21 in- de başlıyacaktır. Bu hafta içinde radyo ve gazetelerde ilk öğretimin #nemini belirten konuşmalar yapıla- cak, yazılar yazılacaklır. Bu arada - öğretim çafındaki ço- cukların sayımı da yapılacaktır. İngiliz Kültür Heyetinin İngiltereye göndereceği talebeler İngiliz Kültür Heyeti, Edebiy kültesi asistanlarından Peyami man, Mimarlık Fakültesi t Br. asistanla- rından Orhan Bozkurt ve Orman Fa- kültesi asistanlarından Orhan — Y manlar'ı bir senelik tahsillerini sağ- lamak maksadiyle İngiltereye gönde recektir. Bunlar, kültür heyetince her sene burslar verilerek gönderilen seç- me talebelerin 1980-51 akademik yılı için intihap edilmişlerdir. Türkiye Gençlik Konferansı kasım ayında toplanıyor Tolebe teşekküllerinden başka bütün gençlik temsilcilerinin İştirak edeceği bu konferansta memleket gençliğini ilgilendiren çok mühim mevzular konuşulacak Mült Türk Talebe Birliği, aylar- dan beri hazırlamakta olduğu 'Türki- ye gençlik konferansının - kasım - yında toplanması içir, dünden itiba- Ten bifill faaliyete — geçmiş - bulun- maktadır. Bütün memleket gençliğinin tem- tilcilerinin iştirak edecefi bu konfo- Tansta yalnız talebe kurulları değil, Bölgelerdeki #por teşekkülleri, parti- der gençlik teşkllatı, işçi gençlliği de temsil edilecektir. Sağlık sergileri dün açıldı Bugün, Dünya Sağlık Teşkilâtının çalışmaları hakkında seminerler yapılacak Şehrimizde toplanan Doğu Akde- niz Bölgeni Sağlık Toplantısı müna- sebetiyle dün Yıldız Sarayının Şale Köşkünde sağlık sergileri açılımştır. Türkiye ve Mimr Hükümetleri tara- fından hazırlanan bu sergilerin mak- andı, halkın sağlık terbiyesini art- tırmaktır. Bundan başka Eminönü Halkevin- de sağlık mevmilarını - ilgilendiren filmler gösterilmiş ve sarayda kon- feranslar verilmiştir. Bölge Direktö- rü Dr. A.T. Şuşa Paşa ve arkadaş- ları dün beraberinde Sağlık Bakan- hi Müsteşar Muaviri, İstatistik U- mum Müdürü — ve Sağlık - Müdürü Falk Yargıcı / olduğu halde, -Dünya Sağlık Teşkilâtınin İstanbulda açmın olduğu. Verem Savaş . ve TTekâmll merkezini gezmişler, alâkadarlar iza- hat almışlardır. Bugün — Yıldız Sarayında, — Dünya Sağlık Teşkilâtının çalışmaları hak- kında seminerler yapılacaktır. Devlet Denizyolları çalışma programı hazırlıyor. Hâlen manevraları takip etmekte olan Ulaştırma Bakanı, tatbikat sona erdikten sonra şehrimize gelerek tet- kiklerine başlıyacaktır. -Devlet De- nizyolları İdaresi, Bakanın emri ü- zerine çalışma programını — hazırla- maya başlamıştır. Diğer taraftan İdare, 1981 yılı büt- çe ve kadrosunun . hazırlıklarına da başlamıştır. Kadrolarda Azami tasar- ruf esasi gözönüne alınmıştır. Bu cümleden olarak az yük alan Anka- ra, İstanbul ve Adana gibi yolcu milerindeki ambar memurlukları ta- sarruf edilecektir. Bandırmaya gündüz vapur seferleri rağbet görmedi Bir müddet evvel “Bandırma hat- tinda ihdas edilen gündüz. ekspres seferlerinin rağbet görmediğini mü- #ahede eden Devlet Denizyolları İda- Tesi, haftada bir defa yapılmakta o- Jan gece seferlerini arttırmaya — ve gündüz seferlerini azaltmaya karar vermiştir. İstanbul Hemşeriler Cemiyetinin dünkü toplantısı İstanbul Hemşeriler Cemiyeti dün Ticaret ve Sanayi Odasında mühim bir toplantı yapmıştır. Doçent Orhan Tunanın başkanlık ettiği bu toplan- tıda, Cemiyetin umumt kâtIbi Orhan Brdenen, cemiyetin gayesi etrafında geniş izahat vermiştir. Mütenkiben nn üyeler, Cemiyetin İstanbul ehrine faydalı olması ve İstanbulun Jâyık olduğu mertebeye yükseltilme. Si temennisinde bulunmuşlardır. Semplon yolu açıldı Bulgarlar tarafından Semplon eks- presine kargı çıkarılan müşkülât dün halledilmiş ve hat açılmı! Bu konferansta gençliği alâkadar len çok mühim konular müzakere edilecektir. Bühassa gençliğin dağınık durum- dan kurtarılması, haberleşme ve d birliği imkânları sağlanması ve genç- Hkin kendi ihtiyaçlarını ve vazifel rini yine kendisi tayin ederek çalışır bir duruma getirilmesi üzerinde du- rulacaktır. Mülit Türk Talebe / Birliğinin — bu konferansı hazırlamak Üzere kurdü- Ku 17 kişilik bir tertip komitesi dün akşam ilk toplantısını yapmıştır. Bu konferansa ait resmi formaliteler ta- mamlardıktan sonra - bütün vilâyet derdeki fgili gençlik teşkilâtına da- vetiyeler gönderilecektir. Yurdun her farafından gelen delegelerin iştir: kiyle toplanacak olan bu kurultayda Körüşülecek / gençlik dâvalarını di Mf olarak takıp ve intaç etmek üze- re Türkiye milli gençlik komitesi ku- rulacaktır. Yüksek tahsil gençliğinin dışında- Ki gençlik kitlesini teşkilâtlandıracak olan Türkiye gençlik birliğinin — ku- Tulmasına ait hazırlıkların da ta- mamlanması yakındı. Bu teşekkti de Türkiye gençlik konferansına I4 tirak edecektir. Mülli Türk Talebe Birliği bu kon- feranmı hazırlamak vazifesini üzerine almakla beraber toplantılarda made ce temsil edilecek ve alınacak karar” lar doğrudan doğruya bütün murah- hasların iştirakiyle olacak, birlik bü- tün galâhiyetini konferansa tevdi e- decektir. Türk gençliğinin tütün dertlerini, ihtiyaçlarını ortaya Foyacak olan bu konferana - büyük bir ilgi İle karşı- lanmıştır. Radyo antenleri için yenl kayıtlar konuyor Radyo antenlerinin — fenni ümüller gözönünde — tutulmadan — kurulmaz Tadyo sahibine ve çıplak elektrik tel- lerine zarar vermektedir. Elektrik İdaresi, Şehir Meelisinin radyo antenleri hakkında geçen dev- ve aldığı bir kararı tatbika geçmiş ve bu hususta- ilgililere bir tamim Köndermiştir. Tamime göre, radyo antenleri çıp Jak elektrik haval batlarının altın- /dan veya üstünden katetmiyecektir. Antenlerin uçlarına bağlanan ger. &i telleri de antenler gibi çıplak ola- cak ve elektrik hatlarına ufki mesa- feleri hiç bir surette on metreden daha az bulunmiyacaktır. Beyoğlu Altıncı Noterliğine Münir Arer tâyin edildi Münhal bulunan — Beyoğlu Altıncı Noterliğine Yargıtay Genel Sekreteri Münir Arer tâyin edilmiştir. Dün Ankaradan gelen yen! noter, İstan- bul Birinci Hukük — Mahkemesinde tahlifi fera edildikten sonra vazifesi- 'ne başlamıştır. Beyoğlu ve Kartal kaymakamları vazifelerine başladılar Yeni Beyoğlu Kaymakamı Ahmet AKbll ve Kartal Kaymakamı — Suat dün gehrimize gelerek — vazifelerine başlamışlardı MEVLİD Firıncı Ensar Biber'in babam, Ke- mal ve Şevket Biber'in ağabeyai, 'Nazmi ve Galip Biber'in amcası olan İBRAHİM BİBER'in ölümünün kırkıncı gününe rastlıyan 14-9-1950 / pergembe günü / öğle na- mazını müteakıp Firuzağa Camiinde Mevlid okunacaktır. Kendisinf seven. lerin ve istiyenlerin teşrifleri rica o- İstanbul dün de susuz kaldı Halk, — günlük — ihtiyaçlarını maden - sulariyle gidermeye çalıştı. — Şehre bügün — sa verilebileceği Ümit - ediliyor Bilâhtarağa civarında patlıyan ana borulardan - biri yüzünden İstanbul eihetinin 2 günden beri susuz kalı # malümdur. Evvelki gece geç vak- fte kadar devam eden çalışmalar ne- ticesinde boru tamir edilmiş, fakat gehir daha suya kavuşmadan — yine Aynı yerden patlamıştır. Boruyu tek- rar tamir etmek için, dün Sular 1- daresi Müdürü İhsan Göze'nin neza- Teti altındâ ekip halinde çalışmaya başlanmıştır. Akşam geç vakte ka: dar devam eden çalışmalar neticesin- de borunun tamiratı henliz netice- Tenmemişti. İki günden beri devam eden sumuz- Tuk, İstanbul halkını çok müşkül va- ziyette bırakmıştır. Bir çok vatan- daşlar günlük temizliklerini yapabil. mek için kapalı şişe ile memba su- Jarı satın almak mecburiyetinde kal- mışlardır. Şehre bügün su verilmesi muhte- mel görülmektedir. Şermi Öz tevkif edildi Permi sahtekârlığından sanık olup Avrupaya kaçtıktan sonra bir müd- det evvel gehrimize gelen Şermi Öz hakkındaki gıyabi tevkif müzekke- yesi dün Infaz edilmiştir. Bu suçtan yargılanmasına yakında © uncü A liye Ceza Mahkemesinde başlanacak- tır. Vali, esnaf tarifelerinin serbest bırakılmasına itiraz etti Esnaf tarifelerinin Tkinci — Dünya Savaşından önceki gibi serbest bıra- kıldığı yolunda çıkan haberler üzeri ne ilgililerden aldığımız — malümata göre, Belediye Dalmi Encümeni ge- çen hafta makamın herhangi bir tek- Jifi olmadan resen böyle bir karara yarmıştır. Başkanlık, dün meseleyi tetkik et Miş ve encümenin kararının pahalılık Goğuracağı neticesine vararak — vilâ- yet idare heyeti nezdinde itiraz et- miştir. İdare heyeti bugün toplanarak bu meseleyi görüşecektir. sSPOR Yunan boksörleri yarın ilk maçlarını yapacak Elektrik Kulübü tarafından dâvet edilen Yunan boka takımı bir Pran- # uçağiyle şehrimize gelmiştir. Kafileye, Yunan Federasyonu na- mina Beybrehos refakat etmektedir. Gelen Elen boksörler: şunlardır: 18 Çaldaris, 72 Lambidis, 54 Pa- nayotidis ve menecer Evengelidis'tir. Elen boksörleri yarın akşam - ilk karşılaşmalarını Spor ve Sergi Sa- rayında saat 21 de Elektrik Kulübü boksörlerine karşı yapacaktır. Bu maçlara ait biletler Bölge bi- 'nasında ve Saray Sineması gişelerin- de antışa. çıkarılmıştır. YENİ İSTANBUL SİYASİ İKTİSADI MÜSTAKİL GÜNLÜK GAZETE Bahibi YENİ İSTANBUL NEŞRİYAT LİMİTED ŞİRKETİ Müdürü: Kemal H. SARLICA Yazı işlerini fillen tânre eden mesul müdür: 'SACİD ÖGET Neşredilmiyen yazılar dade edilmem. Banldığı yer : YENİ İSTANBUL MATBAACI: 'LIK LİMİTED ŞİRKETİ MATBAASI MESELELERİMİZ İstanbulda .bir mesken buhranı var mıdır ? Bugün icin İstanbulda hakikatem bir mesken buhranı var madirş Cat S Mankemelerini” Goldurup aç gıran tahliye çe mesken TERME İari “yüzünden çıkan akaret di Tinin miktarına bukılırsar gehrimisde Bâlâ sürüp giden muazzam bir mes ken Vührenı mevemttür. Diker taraz, Yan gehrin “her ” sokafında mmüşteri Bekliyen. binlerce 've binlerce Boşev 'aPartman. dairesi 1se zahiren törle Blr'mkıntayı Adeta teksip eder durümer dadir. Ö 'nalde bu ü vaziyet 'nasti İzah "söllebilir? Gercekten — mesken polltikasındakt tedbiriiğimiz. ön seneyi secen birzar Mmandanberi” bir taraftan mal sahipleri Bi, diker taraftan kiracıları üzüp'dur Maktadır. “Bosyal hayatımızda Biç Yür Zumü olmadığı balde, Kâeta birbirine Aykırı Rarekel tir ve edilmektedir. Vatandı Sında bu. sebept, veya kiracımını yaralıyanlar, Battâ ö Gürenler bulunmuştur. “Banı 4 enelerce uzadıkı için bikiaınlıkl Bütün bunların kı raftan devlet, diker yeler seyirci” kalmış Yet tanınmıstır. Bazı banı Se'de rasyonel hareket edememek se Babi yüründen bu teşebbüsün demüe Pet neticeleri manlesef müsahede edir İzmemistir. Sehrin en Kaymetli verler rinde yükseltilen Tesmi bini mle ölçüde toprak kaybına sebebiyet venr Miştir. Bu Hava içerisinde seneler bim Birini takip etmiş ve memnuniyet kaydedelim Ki Barbi takiben husus İnsaat da alıp yürümüstür. Tukarıda da arzettiimiz gibi buzün İstanbulda İnsaatı tamamlanan binlerce ev bome Boy müşterisini beklemekte, kiracısını bulamamaktadırlar: Çünk Bunların kiraları yüksektir. Daha dolk Furu fiyat seviyeleri buzünkü - hayat #tandardı ile tabil olarak âhenkli tane Tim edilmistir. “Yani Milif Korunma Kanununun tahdit ettiği fiyatların ©& zerindedir. Su hale göre, mezkür kar Bunun himayesinde Tulunan kimseler Her türlü hururmuzluka rakmen, otam makta oldukları yerleri terketmek 1 Tememektedirler. Neticede yeni inşer At aahipleri kiracı bulamamak, en mküntı içindedirler, Müstakbel ime Şaat sahipleri aynı endişe ile çekingzen Gurmaktadırlar, Evlerini MiT Korume ma Kanununa göre kiralıyanlar, bum Jarın aramında gecimlerini sadece bir İki parça gayri Menkulün gelirine balı İamiş olan enki aileler, yetimler. dullar Hayal sartlarının ağirlimi karşısında kayranmaktadırlar. Nihayet, MN K Tunma Kanununun — dişinda kalmış Meskenlerde oturan ve bugün sayıları Şek artmış bulunan dar gelirik veya Mahdut geliri vatar 'dm Aşikâr Bir adaletsizlik karşısmda bulunmak- fadırlar. Buşünkü iktidarı teşkii eden De mokrat Partinin, son İstanbul / kon gresinde, söz alan Sayın Celâl Bayar, a meselenin en kısa bir zamanda ve her tarafı memnun edecek bir şekilde Banledilecekini beyan 'etmisti. Vatan daşlar aramında o vakit pek "mükem- el bir tesir yapan bu gözlerin tahak- kuku biran evvel herkes tarafından Beklenmektedir. İçtimat huzurun en Bizinci ümillerinden birisi olan mese ken huzurunun sağlanması ihmal edi. İecek bir unsmur değildir. Zaten “bu Mevruun artık ihmale de tahammülü kalmamıştır. İslttikimize göre, yeni yapılan mes- kenlerin kiralarında büyük ölçüde bir tenzilât vardır ve kiracımzlık. yüzüne Gen bu tenezrül devam edecektir. O Halde geçen zaman bu çok taraflı mür Adcleyi kendiliğinden — halledecektin Genmektedir. Bu hakikaten gayri ilee Tizadi ve gayri varit bir düşünce tam Tından başka bir sey değildir. Fühar kika kira fiyatları hisedilir derecede düşmektedir. Fakat bu düşme seviyer Si pek tabil olarak hiçbir zaman 1908 Seviyesini bulamıyacaktır. O — halde ivletin ve belediyelerin derhal faar Tiyete geçerek büyük meskanler inga etmeni, arazi sarfetmeden vücuda ge Sireceği Blokları, hâlen Milit Korunman n himayesinde olan ve oturduklam evlerden çıkmak isteyenlere makul fk tlarla kiralaması lâzımdır. Ancak bu. Takdirde, mesken bürriyetini nefye den mahut kanın da ortadan kalcımı olacaktır. Buzün İstanbulda ekonomik müne m le bir mesken buhranı yoktur. Yab Siz ME Korunma Kanununun Bimar ye ettiği ve etmediği meskenler vaz Gir. Anormal durüm, bu mt vaziyetter Reşet etmektedir. Bevket EVLİYAĞİL —a PEYAMİ SAFA İj — PROLOG Karanlıkta gözlerini 'yecan. Fakat neden ışığa en uzak YALNIZIZ görememişti. ütrekti. Kelimelerde Üflenen bir mum alevinin sönmeden evvelki çırpınışı vardı. Tüm" derken âdeta bir cızırtı. Sondakiler bir- denbire sönüvermişti:. “Hem de sizi öpme- den”, Cümlelerin yapısından gelmiyor - süp- şimdi, gurada, he. Hayır. “Biraz daha kalabilseydim. — Şimdi larına kapanabilirdi. ayrıldığıma Üzülüyorum. Hem de sizi öpme- den”, İçinde bir gey sallanmıştı. Olabilir. He- mişti? Gözlerini saklamak mı istiyordu, ma- hallesine girdikleri için mi? Aylardan beri ilk mecmuanın kapağına gitseydi, tesadüf olabilirdi. miştı:. Muhakkak, gudan kurtulmak içindi. hakkak. Sesi Ka file, nafile. çinde, yanından geçenlerin noktayı seç- rar gibi etrafına bakmadan, gözü birdenbire Ne aramıştı? Yeni bir su- ale kargı sığınak. Resmi bulmuş ve ona kaç- Lüzumsuz koşması da sor- Birşey gizlediği mu- Caddeye çıktı. Ağır ağır. İçinde kabaran kederi bastırmak için, bir yıldırım zaferi ka- zanan güphenin gururuna sarılmak istedi, na- file. Simeranya kızlarını düşündü, “Kadınlar orda güzel, ince, saf, leyli'dir” Eğer dünyanın en çirkin kadımı en kadını olsaydı. ve gimdi. kazşısına caddenin ortasında onun ayak- İçini kaplayan bir. doğ- rulük özleyişinin verdiği keder sarhoşluğu 1- yalnız gözlerine bakarak yürüyordu. Kendilerine bakıldığını se- zen bütün yabancı gözler gibi, bunların çoğun- da da gürürün donüklüğü, yorgunluğun dişa- m verebileceği zaafların Üstünde peltelesiyor. defa bu çekinme, garip. Sonra o koşuşu, daha garip. Bazı akşamlar daha geç ayrılırlardı ve Koşmazdı o böyle. “Yürüdü. Şüphenin merkezine yaklaşıyordu. İşte şurada, tütüncünün önünde, Bep dakikı evvel, “Dün öğleden #onra evde miydiniz?" Verdiği cevap geciktiği halde bulamıktı: Mba”. Ve hemen, bir gey arar gibi etrafına baktıktan sonra tütüncünün camıma asılı mec- mualara parmağını uzatmıştı: “İşte size bah. settiğim resim”. Garry Cooper'in portresi. Ev- Yelce hiç bahsetmemişti bundan. Hayır, kati- yen. Eğer “Galiba” dedikten sonra, bir gey a- 1 ve bütün ruhu örten maddesiz bir göz kapağı Balini alıyordu. Hepsinde — gizlemek yalanı Hepsinden ümidini kesti. “Şimdi ayrıldığı- ma Üzülüyorum. Hem de sizi öpmeden”. Son kelimede hilenin soluğu birdenbire kesiimişti. En usta ağızlarda bile yalan uzun bir nefes ten mahrumdur. İnandırma gayretinin en faz- İa olduğu anlarda bile cümleler kısalır. Tipki anneri. Ana kiz arasında bu ben- zeyiş önün kinini — arttırıyor, fakat ruhünda soğumaya Kiden hava deliğini açacak kadar değil. Şimdiki nefreti, belki sevgiliye düşen pa- 1 y azaltmak içindir, Ki bütün insanları içine alıyor, Herkes gibi o da insan ve yalancı. Şu karşıdan gelen kadın da mı? Kimbilir! Yak- Jaşıyor işte. Ne kadar mahzun! İçinin bütün gizli cereyanlarını gevşek, salıntılı, kırık dö- kük vücut hareketleriyle dışarı saliveren tam bir eslim oluş hali içinde bir istima vadet- miyor değil. Hergün ağlamış gözler, kapak- darı buruşuk ve iradeden sökülmüş gibi kendi- liklerinden düşük. Yorgun, yorgun. Ve güzel fakat. Gürürsüz ve yalansız. Az — hareketli, Yaklaşıyor. Yaklaştı. Bir işçi kızı değil, adımlarında hanımlık, Bir ev kadımı değti, Üstünde hırpa- nilik. Bir sokak kadını değti, boyasız. Yak- daştı. Aralarında bir adım. Tecessüsün zamkı bakışlarını birbirine yapıştırdı. Küçük ve siyah gözler. Dikkatin cilâsiyle parlamağa başlıyor. İkisi de durakladı. Binemalar boşalmadığı için, cadde tenha. İkisinin de gözlerinde cesaret. Konuşacaklar, Tereddüdün gerginliği. Sallantı. Karar, — Size birşey sormak istiyorum. Kadın başını geri çekti ve gözlerini kıs- tı. Miyop. — Ben sizi tanıyorum galiba, dedi, adınız nedirt — Bamim. Kadın, karanlıkta girintileri ve çıkıntıla. m arasındaki farklar silinen düz yüzü ince uzün, siyah kaşları ve bir hatırlama süzgün- Tüğü gâri'nin minyatürlerinden birine girmek isti- yordu. — Taniyonüm. — Neredent Kadın cevap vermedi. Profili dalgın. So- Kak kadını olmadığı için gülümsemiyor. Üs- tünde eski bir tayyör. Renksiz yüzünde ciddi- Jikten başka hiçbir şey güzel değil. — Ne soracaksınız? Bu sefer de Samim cevap vermedi. Beraber yürüdüler. Yan bakışları birbirine ilişip kaçı- yordu. — Ne soracaksınız? — Birdenbire size garip gelecek. Ve kısa bir tereddüdün peşinden sordu. — Bugün çok yalan söylediniz.mi? Kadın dürdü, —uzun ve zayıf yüzündeki hayreti ona doğru kaldırdı. Hafif çiçek bozu- Buydu. Derisi / hırpalanmamış olsa narin bur- 'nü ve onu gizli bir âhenkle takip eden ince düdakları küçük bir güzellik notu alabilirdi. Bir tanesi hisli bir kıvrılışla yukarı kalkıp inen kaşlarının altında şaşkın gözleri büyüyüp kü- Çülmüştü. Hayret krizini çabuk savdı ve gül- Tümsedi. — Tuhatsınız. Etrafına bakıyordu. Samim anladı. Loş ve demin? fik defa başıma geliyor. Yolda bana hiç kimse bakmaz. Güzel değilim. Bir dikleçi- yim. Evlere giderim. Sanat Mektebinden me- Zunüm. Bugün bir evde eski bir robu tersine çevirdim, bir de bluz diktim. Geç kaldım. Yor- Kundüm. Tuhaf baktınız çok. Birine mi bet Zettiniz beni? Niçin sordunuz öyle? Birdenbi- Te, tuhaf. Şaşırdım. Fakat bir geyler hissedi- yorüm, Ama nedir, bilmem ki. Yalan söyle. dim mi bugün? Tabii söyledim. Söylemişimdir. mutlaka, — Hatırlamıyorum. Meselâ aizi tanı- yorum dedim ya, tanımıyorum. Tanımak. için söyledim bu yalanı. Geçip gitmeyesiniz diye Hiç bir şey Ümit edemem sizden. Hiç bir er- kekten Ümit etmedim. — Fakat siz me tuhaf baktınız. Niçin? Merak ediyorum. Yoksa gel- mezdim buraya. Hiç bilmem böyle yerleri. Fe- 'a kadın değilim ben. Olamam da onun için. Kim bakar benim yüzüme, İlk defa siz bak- ftınız öyle. Niçin? Söyleyiniz, kuzum. — Söyliyeceğim. — Bir kederiniz var sizin. / Hissediyorum dedim ya. Var. Yalan mi söylediler size? Kal- binizi mi kırdılar? tiyerde kimseler yok. İçeriden bir garson koş. tu ve Samimin pardesüsünü aldı. hiç kimse. Burasına göre vakit erken. Işi yanmamış. Masalar hazırlanıyor. Bir bölmeye — Işıkları yakma. Bir liste getir. Garson uzaklaştı. Kadın onu süzüyordu. — Niçin sordunuz? 'Tuhaf, Sokak ortasın- da, birdenbire. Hem niçin bana öyle baktınız tenha bir yer olsa bari. İlerikl sokaklardan l irtilar birine girdiler, Sağ tarafta bir küçük — kapı. Z ça Sümem ben. Siz ne — içerseniz. Dar ve karanlık bir merdivenden indiler. Ves- MRblA a Yrüler?. 'Salonda da a. Esti sarhoşluğu 'ne bekledii * — Viski içelim. Biraz sonra yemek de yersin. Ben bir şey istemiyorum. Mânasız bu, dar #eni yolundan çevirmek. 'Tuhaf gelir tabil sa- — Hoş bir şey fakat, Benim için bambağ- ka bir şey ama birdenbire. İyi anladın. Bir keder u geçiriyorum. — Ayık İsi değil bu. anlıyamadım. hâlA / benden iğinizi. (Devamı var) 5

Bu sayıdan diğer sayfalar: