20 Mayıs 1939 Tarihli Yeni Sabah Gazetesi Sayfa 6

20 Mayıs 1939 tarihli Yeni Sabah Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

:Sihırli * Fakat zünnetmem Ki bü oyunu | oynuyasınız!.. Böyle oyunlar ancak Çapkın ile Biçkın gibilere mahsus. fur. Çocuklar kapının yanına yak- Jaştıkları vakit Yemenili nine ateşin karşısında bir sandalya atmış, keyif yapıyordu. 'Tam ihtiyar kadınların Uyuklamak sevdikleri bir saatti. Yemenili nine, ne Çapkının «Sır tıma tırman, tokmağa — yetişirsin. i, ne de ayak seslerini işit- 'akat tokmağın üç kere detle; Çat! Çat! Çat! diye vuruldu- #unu duyunca yüreği oynıyarak fır- Tadı: — Yarabbim bu ne? Acaba böy de kapiyi vüran kim?. Lâkin kapıyı açınca hem kork- muş; hem de şaşırmıştı. — Muhakkak birisi kapıyı çab| d Bak tokmağın biraz parıltısı kaçmış, dedi. Sonra tokmağa döne- rek sordu. Tokmak, tokmak, söyle bana, Kim dokundu şimdi sana' Şimdiye kadar böyle bir fena mu /ameleye uğramamış olan - tokmak kesik kesik cevap verdi. Yemenili dadı, Yemenili da: Biçkin ile Çapkın kapıyı çak Fakat Yemenili nine çocukların| ba adlarını bilmiyordu. Onun içie tokmağın ne demek istediğini anla-| madı. — Böyle bir kapı çalış işitme- miştim. Fakat kim çaldı? Bunu bil- mmek istiyorum. Tokmak bundan fazla - konuşa- miyordu. Daima «Çapkın vurdu.,) «Çapkın vurdu» diyordu. / Yemenili) ninenin canı çok sıkıldı: yvah, sihirli tokmak yanlış, cevap veriyor... Diye okadar meyus olmuştu ki, ağlamağa başladı. Fakat ağlamanın | bir neticesi çıkmıyordu. Böylece bir kova su alarak kapının önündeki a- yak izlerini sildi ve tokmağı tekrar parlattı: Sandalyasına döndü ve biraz son) Ta yine uykuya daldı. Dışarıda Çap- ? kın ile Bıçkın evin etrafında' gizlene- | rek Yemenili ninenin kapıyı silme- Sini seyrettiler. İçeri girince Bıçkın dedi ki: — Bu oyunu tekrar edelim mi?| — Haydi!. Ayıkla pirincin taşını — Dün giydiğim gömlek merede| — Yıkamak için islattım yav-| — Gördün mü ettiğin işi? Bu Bün tarih imtihanı var. Bütün not- Jarı ince ince o gömleğin kollarına| yazmıştım. Şimdi imtihana nasıl gi- Teceğim? Çocuk mantığı Annesi Ayteni/ büyük annesine “öğle yemeğine götürmüştü. Sofraya oturulmadan evvel annesi Aytene)| elerini yıkamasını söyledi. - Ayten zaurın kırın Gdiyor, yerinden kalk- Mak istemiyordu. Anne annesi kü. çüğün bu baline bakıp: — Canim, çocuğun elleri fazla kirli değil, bu seferlik ellerini yık, madan sofraya otursun, dedi. Halbukl Aytenin annesi: — Hayır, hayır. Annelerin sözü- ü dinlemetk lazımdar. Haydi git, ça buk ellerini yıka! emrini verdi. Ayten, letemiye istedhiye suslu- fun yolunu tutarken annesine dön. dü: — Peki anne, dedi, ben senin #özünü dinliyorum amma, keni neye | Senin annenin sözünü — dinlemiyor-| sun?. Tokmak Böylece bu iki haylaz bir daha kapıya sokuldular ve bir daha pa- tardi işitili: Çat! Çat! Çat Zavallı nine yine dışarı fırladı, fakat bu defa da kimseyi göremedi. Tekrar tokmağa sordu, tokmak bu sefer busbütün bitap bir halde ce- vap verdi: Ah ninel Yemenili nine, Çapkınla Biçkin vurdü yinet Zavallı nine acı acı gözyaşları| dökmeğe başladı. — Yarabbim! Sen bana act.. Si- hirli tokmağım artık bozuldu. Ar- tık şimdiden sonra kimin kapıyı çal dığımı söylemiyecek. Ağlaya, sızlıya giderek bir kova su daha getirdi. O gün üçüncü defa olarak temizliğe koyukdu. Bu esna- da sütçü geldi. — Ne oldu Yemenili nine? Söy le bakalım neye ağlıyorsun? Zavallı nine müthiş tokmak dar- belerini ve sihirli tokmağının bozu- Jup saçma şeyler söylediğini anlat- t Sütçü dedi ki: — Çapkın ile Bıçkın mı?.. Bun- ikisi köyün en yaramaz çocuğu: dur. Tokmak doğru söylemiş. Şimdi. #iz pencerenizden gözetlersiniz. Bu iki baylaz tekrar gelirlerse arka ka- prdan dolaşır, onları enselersiniz!. -menili nine tokmağın bozul madığına çok sevinerek - sütçünün fikrini dinledi. Çapkın ile Biçkın bi daha gelmezler zannediyordu. - Fa- kat yanıldı. Biraz sonra kafaları gö- züktü, sonra yavaş yavaş sokuldu- har. “Yemenili nine halı silktiği sopa- yı alarak arka kapıdan yavaşça dı- | Şarı çıktı. — Çat! Çat! Çat!, Yine tokma- m sesi.. Çapkın ile Biçkın kapıya| doğru bakarak, memnun kahkaha larla kaçıyorlardı. Fakat başları ar- kaya doğru çevrilmiş olduğundan doğru Yemenili ninenin kucağına gittiler. Yemenili ninenin halı silk- mesi bütün köyde meşhurdu. Çap- kan ile Biçkın o gün evlerine döner- ken ötelerini berilerini - tutuyorlar 've bir daha Yemenili ninenin evinin önünden bile geçmemeğe yemin edi- yorlardı. Cici Anne Kabahat kimde ? Anne — Yalçın, dün öğretmen! #eni, sınıfta papuçlarını ve çorapla- Tanı çıkardığın için - cezalandırmış, Tasan, sınıfta hiç papuçlarını, çorap- Jarını çıkarır mi? Yalçın — Çıkarır yat Öğretmen bana bir insanın ellerinde ve ayak- Jarında kaç tane parmak - vardır? diye sordu; ben de ellerimin par- maklarını saydım, amma - ayakları.| man parmaklarını kunduramın üze-| rinden sayamazdım yaf Sorgusuna| doğru cevap vermek için papuçları- , çoraplarımı çıkardım. Kabahat onda. Çocuk sualleri Yalçın — Baba «Kişi arkadaşın dan bellidir. ne demektir? Baba — Yavrum, bir insanın ar. Kadaşına bakarak, iyi mi yoksa fe- 'na Mi olduğunu anlamak mümkün. dür demektir. Yalçın — Peki baba, iyi bir ço- cuk fena bir çocuklar arkadaşlık ©- derne acaba iyi çocuğa mi fena ço Şu gördüğünüz insanlar Şimali| Avustralyada kâin Arnhem mınta-| kasında yaşıyan yarı vahşi kişiler-| dir. Bunlar Totemlere taparlar. Gıdaları hayvan eti ve otlardan| ibarettir. Hayatları garip, kendileri cengâver, garip itikatları vardır. U- 'zun bir mazisi olan bu kabile şimdi- 'ye kadar kendi hususi âdetlerinden| hiç birini değiştirmiyerek bütün an- nelerine sadık kalmış insanlardır. Kabile erkânından bir kısmının ü- zerlerine giydikleri elbiseler baba- dan dedeye intikal eden bir çok hü- rafelerin sembolüdür. Bu elbiseler| dini merasimlerde giyilir ve bilâhare büyük bir itina ile saklanır. Bu eb-| biseler âdeta o ailenin bir remzi ©-| Jarak sayılır. ve daima ailenin en Başka Ülkelerdeki insanlar l * müteber kimseleri tarafından giyi- dir. Ayrıca dini merasimlerde kabile erkânının vücutlerine yukarıda gör- düğünüz şekilde garip çizgi ve şe- killerden ibaret — resimler — yapılır. Bunları vücudünde iftiharla taşıyan lar kendilerine sırra ermiş addeder ler. KERESDESESLEERAN SA REKEARSRRERENAR Bacaksızın marifeti Gülsen — Anne, bir mum ancak üç, dört saat dayanıyor, sonra bitip sünüyor amma havagazı öyle değil. Anne — Bunu nereden biliyor- Gülsen — Odunluktaki havagazı dümbasını bir hafta evvel yaktım, yanar bıraktım. Hâlâ bitip sönmedi de. 1 —Kurbağa kardeş çok sev- diği yağmurlu bir. günde balıl Kurbağa Kardeşin Ziyafeti 4 — Bütün arkadaşlarını zi- yafete davet etti. Onlarbu da- avlamağa gitti. veki meserretle kabul ettilar ca göle başladı. ük derler, yoksa fena çocuğu mi iyi çocuk derler?. aK Bama | KDN $ — Kurbağa kardeş çıbuk gö'e hazırlayacaktı. Fa: " güzel kokuyorduki 4 de öyle açtı kil. 6 —Mi: İlar ki balığın bepsini kendi yemiş firler gelince baktı- 20 MAYIS 1909 _' - - &," FAYDALI BİLGİLER Tuhaf İtikatlı İnsanlarİnsanların Minimini Dostları Arı, hepimizin sevdiği tatlı balı yapan faydalı ve ehli bir hayvandır. İnsanlar arıların balından istifadı için onlara hususi evler yaparlar ki bunlara. «Kovan denilir. Arılar bu kovanların içinde sürü ile lar. Bir sürüde an binden otuz, kırk, bine kadar arı bulunur. Bu arı sürü. | lerini tek bir arı idare eder. Buna dişi olduğu halde. <Arı beyi denil Miştir. Arıların erkekleri yalnız ba- harda meydana çıkarlar. Bunların adedi mahduttur. Bunlar iri gözlü ve gişman vicutlüdürler. Kovanda n çok «Dişi arı» bulunur. Fakat bu dişilerden ancak bir tanesi yumurt- lar. Bu, narin vücutlü bir arıdır ki «Bey» ismiri alır Diğer dişiler «Kı- sır» dir. Yumurtlamazlar. Bunlar | İşçi arılar, dır. Her kovanda yalnız bir bey var Eğer ikinci bir bey zuhur ederse ya eski beyle yeni bey kavga eder: bir tanesi ölür; böylece diğeri kova- 'na hâkim olur. Yahut eeki bey yeni beyin vücudüne tahammül edemez; | Ççok kere kovandan kaçar. Zaten ko- vanda arılar pek çoğalmışlardır. Arı beyinin kaçtığını gören binlerce arı, ari beyinin arkasından koşarlar.| Bunların içindeki erkek arilardan bir tanesi arı beyini yavrulamak ü-) zere aşılar. Sonra <İşçi arılar, tek- mül <Erkek ari» ları telef ederler. —| Arı beyi bir dalp konar. Bütün gelen arılar da birbirlerine tutuna- | rak salkım şeklinde bir küme yapar. lar. işte buna (Oğul verme) denir. Arıcı hemen bir sepet alır. Dalı sil- | keliyerek bu kümeyi sepete düşü- rür ve sepetteki arıları boş bir ko- vana koyar. Bu yeni cemiyet orada, Çocuklar! Bu resmin içinde gör- düğünüz ağaçlardan, yapraklardan, çocuklardan, bebeklerden başka ta: | mam (10) tane hayvan veya kuş gizlidir. Şayet bunların hep boyayıp re biyevi bir hediye - kazanabilirsiniz. Zarfların üzerine: .Yeni Sabah ga- lesini yazmayı unutmayın, Adresle., rinizi de açık ve okunaklı bir suzet yazınız. Bilmece mektuplarını pos- 'yeni bir hayâta koyul yeni mesken gelir gelmez ler de başlar, işçiler, karınlarımı teş- kil eden halkalar ar uşarı çıkardıkları balmumu ile peteklerini hazırlarlar. Bu peteklerdeki göz göz odacıkların her birine arı beyi bi yamurta bırakır. Bu yamurtalardan fon altı günde) dişiler çıkar. (Yir mi günde) kısır dişiler, (yirmi dört günde) erkek arılar çıkar. - Bunlar beyaz, küçük, gözsüz kurtlardır. Bunlara işçi arılar yiyecek getire beslerler. Bir kaç gün sonra kurt Jar oldukça büyürl büyüyünce tam bir arı halinde mu- mu dölerek dışarı çıkarlar. Kovan- da ölen arıları işçi arlar dışarı çı- karırlar. işçiler odaların üzerlerini mumla kapatırlar. Kışın kendilerine gıda olmak üzere hazırlarlar. Çün. kü arılar hazırlanmış peteklerin göz lerini balla doldururlar. Bu bal arı- Jarı kış uykusuna yatmazlar. Hepsi kovanın içinde dururlar. Muhtaç ol- dukları gıdayı baharda çiçekler bol olduğu zamanlar topladıkları bu bal- dan tedarik ederler. Fakat bilirsiniz ki insanlar bu balların hepsini arı- lara birakmaz, mühim bir kısmını alırlar. An soktuğu zaman - yapılacak g: iğne içeride kalmışsa onu çıkargal sonra da Üzerine nişadır ruhu sür mektir. Eğer o yerin üzeri hava al- asına mani olacak bir madde ile capatılıp bava almasına meydan v rilmezse şişmek tehlikesi de bertaraf edilmiş olur. iğnesini kaybeden za- vallı arılar da az sonra ölürler. De mek ki bu iş kendileri için ha pahasına mal oluyor. Mayıs Ayı Şaşırtmacası ta ile açık gönderirseniz (30) para lik posta pulu kâfi gelir. Bu şaşırtmacayı çözenler arasın da çekeceğimiz kur'uda hediye ku zanacak talihli küçük okuyucuları amazin. isimle üçünctü cumartesi günü çikacak «Çocuk say fasır nda bulursunuz. İstanbuldaki okuyucularımız ka: zandıkları hediyeleri cuma günleri hüviyet varakalarile idarebanemiz. den almalıdırlar. ini hazlranın -i

Bu sayıdan diğer sayfalar: