30 Mayıs 1941 Tarihli Yeni Sabah Gazetesi Sayfa 3

30 Mayıs 1941 tarihli Yeni Sabah Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

30 Mayıs 1941 gözeee Yazan olan bu' genç sevmeğe hakkı var mı idi? Tefrika Birdenbire mevkiini ve va- iyetini hatırladı. Kendisi bir irk zabiti idi, Vazifesi Balkan dağlarını komitacılardan temiz demekti. Bunlarla çarpısıyordu. Hayatını memleketin selâmeti ve asayişin temini yoluna vak- fetmişti. Halbuki işte kimsesiz ve tecrübesiz bir genç kız kar- şısında kendisinden geçiyordu. Acaba buna hakkı var mı idi? Velevki içindeki hissi aşk bi- Je olsa kendi milliyetinden, kendi dininden olmayan, dilleri, hayatları, an'aneleri yekdiğeri- ne tamamile zıd bir muhitin kızını sevmeğe hakkı var mı idi? Cevdet namuslu - bir insandı. Aşkın muhakkak - sürette / ev- Tenmekle neticelenmesini - tabii görüyordu. Şimdi bu Bulgar kızı ile evlenebilir mi idi? Bv- Tenemiyecekse, içindeki hissi o- na belli etmasi, onunla eğlen - mesi, sonra günün birinde ya- nından uzaklaşıp gitmesi bir Cevdet hissiyatına hâkim ol- mak için büyük bir cehd sarf etti. Bu güzel ve canlı yüzden uzaklaşmak onun için çok güç- tü. Fakat buna muvaffak ol - du. Yavaşça kendi koltuğuna o- turdu. Annanın çıplak kolları- nı okşıyarak parmakları yavaş yavaş — tazyiklarını azalttılar. Bir rüzgâr gibi hafifleştiler. Ondan - sonra bu temaslar his- sedilmez oldu. Anna içinden o kadar istedi Zi, o kadar arzuladığı bu okşa- yışların birdenbire kesilmesi, nefesini tâ içinde duyacak ka- dar kendisine yaklaşmış bulu- nan Cevdetin uzaklaşmasını bü üük bir keder ve biraz da asa- iyet içinde hissetti. Cevdet niçin enu öpmemiş - ti?-Niçin kendisine o kadar yaklaştıktan sonra uzaklaş - Mıştı? Ellerini niçin bırakmış- t? Komitacı Aşkı MURAD SERTOĞLU Fakat bu nasıl olurdu? Kendi dinine,| milliyetine ve ananesine yabancı BERer ve güzel kızı | No. 34 sararak — kendisine böylelikle öpüşlerin büsbütün daha kuvvetli, bütün daha yakıcı hi istiyordu. En büyük zevkler bile insana | dekiyor, zevkini büs -| etmek başlangıçta ne kadar sonsuz, | ne kadar ebedi olacak gelir. Fakat beşer vücudü bu büyük | ve ulvi duygulara tahammül e- demiyecek kadar çürük yara - tılmıştır. Cevdet genç kızı yarı baygın bir halde koltuğun üzerine ya-| vaşça bıraktığı esnada — bunu| düşünüyordu. Artık mantığın o kuru ve inatçı sesi yeniden hissiyatına hâkim olmağa baş- lamıştı: — Bu yaptığın doğru de; Cevdet. Bu hususta ileri atâ - cağın her adım seni ve bu za- vallı tecrübesiz genç kızı daha büyük tehlikelere ve uçurum - lara sürükler, Zâfına hâkim ol. Hiç olmazsa bugüne kadar iş -| lediğin hatalarla iktifa et. U- nutma ki bu imkânsız aşk seni çok müşkül mevkilere sokabi - lir. Her şeyden evvel asker ol-| duğunu ve çok mühim vazife-| lerin bulunduğunu — unutma.| Kendi milliyetinden, kendi dı- ninden, kendi soyundan olmi- yan bu kızla evlenebileceğine imkân yok. Bunu sen ve o iste- seniz bile onun bağlı olduğu cemiyet ve an'ane ile, senin bağlı bulunduğun cemiyet ve an'ane buna mâni olacaklardır. Kalplerinizden, hissiyatınızdan ziyade cemiyetinizin, an'aneni- zin malı ve mahkâümu olduğu - nuzu unutmayın! Cevdetin kendi kendine yap- tığı telkinler tesirini güsterdi Genç adam gimdi tamamile nor mal bir hale gelmişti. Annanın yanıbaşında sessizce oturuyor, genç kızın kendine - gelmesini Her Sabah Giridin mukave- metineyi ispatetti?| esur. — Girid mmluhlmı C hâlâ kahramanca müda-| faalarında devam ediyorlar. İlk| paraşütçü kafilesi adaya 19 - 20| Mayıs gecesi indirilmişti. Bu tepeden inme istilânın üzerin- den tamam on gün geçtiği hal-| de tayyaresiz müdafaa kuvvet lri karşısında; t yareii plânörl istilâ | kuvvetleri hâlâ yerlerinde say- maktadırar. Yerlerinde — say- maktadırlar diyoruz, çünkü gö- ze aldırılan insan ve malzeme bakımından muazzam l'ed.ıkvır- lıklara nisbetle bir lnyx.uc meydanının elde bulundurulma- sı veya Hanyanın zaplı deve- de kulak kalır. Demek oluyor ki - tayyaresiz | bir avuç askerin müdafaa ettiği bir ada asgari (500) tayyare ile yapılan bütün teşebbüslere, gayretlere rağmen mukavemet- te hâlâ devam edebiliyor. Şim - di bir de İngiliz adalarını göz önüne getirelim: Mesaha bakı- mından Giridden (40) kere da ha vâsi, müdafi kuvvetler ba- kımından da - (200) defa daha kuvvetli olan bu adaları istilâ kadar kuvvet ve ne mik için ne tar tayyare kullanmak lâzım geldiğini hesap etmek güç| bir riyaziye muadelesi - olmasa | gerektir. | Giridin havadan istilâsı — te-| şebbüsü ve ada müdafilerinin muannidane mukavemeti yalnız çok cür'etkârane bir teşebbüs ve pek beğenilecek bir hama - set ve kahramanlık destanı teş| kil etmekle kalmadı; İngil dalarının öyle paraşütçülerli plânörlerle istilâ ve zapt edilemi- yeceğini dahi gösterdi ve asıl bu bakımdandır ki Girid müdafaa- sının kiymet ve ehemmiyeti bü yüktür. (500) tayyare (35000) müda- fii on günde sindiremezse İngi- liz adalarındaki (4.000.000) mu- vazzaf ve (3.000.000) — gönüllü müdafii zebun etmek için kaç tayyare kullanmak lâzım — gel- diğini siz hesap edin. A * Cemaleddin Saraçoğlu YAAAAARARARARARARARARARAZ Yeni tahsil şubeleri Belediye muhasebe müdürlü- ğü tahsilât işlerini kolaylaştır- mak maksadiyle şehrin bazı mıntakalarında yeniden beledi- ye tahsil şubeleri tesis etmeğe | karar vermiştir. Bu şubelerden | il kikisi 1 hazirandan itibaren YENİ 'SABAH ASUKAKL j ASKERLİK BAHİSLERİ »xxxx>xx L*MMMM Bugünkü havacı KADE BAAT DA ( ık ( ı Ve bu modern tayyareler karşısında donanma ile şimendiferin durumları’ Bundan otuz sene >vvel Türk matbuatında intişar eden mü- nakaşalı bir yazı nazarı dikkati çekiyordu. Ö da, donanma mı, gimendifer mi? diye yazılan makalelerdir. O sıralarda hü- kümet donanmaya ehemmiyet veriyordu, bir de donanma ce- miyeti vardı, Muharrir, — memleketimizin coğrafi vaziyetini gözönüne a- larak şimendifere de ehemmiyet | verimlesini ve hattâ memleket | müdafaasında şimendifer do - nanmadan daha kıymetli olabi- lir diyor, ve müddeasını isbat için şu misalleri gösteriyordu: 93 harbinde Türk donanması kuvvetli idi, ne yapabildik. 1313 Yunan harbinde Yunan dona ması kuvvetli idi ne yapabieldi-| ler? | Filhakika memleket müda - Kaasında şimendiferin — birinci | derecede kıymeti vardır. Sonra | şimendifercilk yalnız müsteh -| lik değildir.. Âyni — zamanda memleketin ticaret, ziraat ve| sanayiinin inkişafında değerli bir vasıtadır. İşte Milli Şefımı»î zin bundan çok zaman evvel şi- mendifer siyaseti takip buyur. makla gösterdikleri yüksek ki. yaset askeri olduğu kadar me- deni hayatımızda da tesirlerini göstermiştir ve daha da göste- recktir. Yukarıda bahsi geçen yazıla- ri yazının ismini - hatırlamıyo- rum. Bugün hayatta ise cidden iftihar edebilir. Vefat etmiş ise| ruhu şâdolsun. | Tayyarelerin ortaya çıkması: O vakitler tayyareden bahis| yoktu. Çünkü havacılık yeni| kanatlanan yavru halinde idi. Buna rağmen havacılığın istik- bali kestirilmiş olmalıdır ki, Avrupa ve Amerikada çalışma-| lar devam ediyordu. Tayyareci.- liğin terakki ve inkişafı diğer vasıtalara nisbeten cok seri ol- duğunda herkes — mütetfiktir. Fakat bunu da meslek gözü ile tetkik edersek bir hayli gecik- meler olduğunu görürüz. Bun - lardan biri takip edilen usul, Yazan : ,Emekli Hv. Bnb. I. Bedri Celâsin Usülden - dolayı ilk zamanlar gecikmeler, kuşların — uçuşu taklit edilerek kanat çırpma şeklinde uçmağa — çalışması; dikkat ve mesai dağılması da balonlar için serfedilen zaman ve mesaidir. Nihayet satıhlar, üzerine tecrübeler de muvafa- kiyet hâsıl olmuş ve balonlar da sahneden çekilmiş, tayyare- ler daha serbest hızlanmağa başlamışlardır. Balonların artık askerlik ba- kımından ehemmiyeti kalma - mışa benziyor. Sulh zamanında nakliyat için istifade edilebile- cektir. Donanma ile şimendifer tayyare: Donanma eski bir lâhtır. Bunun kıymet ve ehem- miyetini ve harplerde oynadığı rolleri dün işittik ve bugün gör dük, yarın da görülecektir. Do- nanmanın tayyare ile münase - bet ve muhalefetini bir iki yazı ile izaha çalıştım. Şimendifere gelince; bu vası- tanın askeri kıymet ve ehem - miyetini otuz sene evvelki mu- harririn ağzile ifade ederek as- ker yüklü bir tren bir zırhlı bir dritnota muadil, diyebiliriz. Tayyare ise: Hasım taraf do- nanmasının, şimendiferciliğinin emniyetini bozacak faaliyet sis- temlerini değiştirecek kadar Müessir olacak hale gelmiştir. Tayyareler olmasaydı Alman- lar, Yunan sularına hâkim do- nanma himayesine sığınacak Yu nan ve İngiliz kuvvetlerini sö- küp atamıyacaklardı. Bu kuv- vetlerin denizden beslenmeleri- ne mâni olmıyacaklardı ve ni- hayet müdafiler üstün kuvvet- ler karşısında - salimen çekilip gidemiyeceklerdi. Günün hâdiseleri arasında ha- ve Avrupaya bir merhalede uçan tayyareler yapıldı, hattâ Avru- pada inmeden dönecek tayvya - relerden bahsediliyor. Fakat hn husus bugünkü petrol dolayısile her memleketin k.n değildir. Böyle oluncu uzun mer* haleli vazifeler için başka ça-| reler aranılması zaruri olur. Siyasi ve askeri hareketler: Almanlar Suriye hava meyd: larından istifade çaresini bul - dular, Irakta siyasi ve sonra as| keri hareketler belirdi. Girit a-| dasının hava yoluyla zaptedil -| mMesine teşebbüs edildi ve mu-| harebeler devam etmektedir. —| Bu teşebbüslerde muvaffak o-| lup olmiyacaklarını - kestirmek | kehanet olur, çünkü taarruz e-| denlere müdafaa edenlerin kuv- vet ve tertiplerini bilmiyoruz, i bizim bildiğimiz bir şey varsa, Havacılık donanma faaliyetine | müessirdir. Güverteleri zırhlı gemiler belki batırılmazlar fa- kat harp harici edilebilirler. Sonra hava torpili (torpito) ta- arruzları böyle gemileri de teh- likeye düşürür. — Donanmanın hafif ve yardımcı gemileri için| vaziyet büsbütün başkadır. — | Şimendiferciliğe tesiri: Daha | harbin ilk günlerinde demiryol-| ları ve köprüleri hava bombar. dimanına maruz - kalacak - bir| memleket ordusunu — ikmalde müşkülâta uğrar, bundan dola- yıdır. Şimendifercilikte gizleme ve havaya karşı müdafaa servis leri mevzuubahis olur. | Netice: I — Bir silâha karşı korun - mak için o silâhı iyi tanımak ve ona göre tedbir almak şaya- ni tavsiyedir. | II — Donanma şimendifer ve tayyarenin dostlukları kuvvetli| düşmanlıkları nâhoş olur. On -| ların faaliyetlerini tamamlıyor | düşman — iseler tn:dıyellcrinel | mâni olmağa çalışıyorlar. Hi — Siyasf ve askeri hare- ketlerin bazıları tayyarelerin üsleri ve faaliyet sah: üi yapılıyor. Çünkü t < ni dayı | bekliyordu. Erenköy ve Beylerbeyinde fa-| diğeri itge dikkat ve mesainin| vacılık: z faaliyeti de bu hareketlerine u-| naî-.ı“.'î%—'îğîîîî.ı...“"ı;î'ğf%îîf (Arkası var) | aliyete geçecektir. dağılmasıdır. Son zamanlarda Amerikadan| mumi vaziyeti hedef tutuyor. det kendisini sevmiyordu. Cev-| S7 detin hoşuna gitmiyordu. Bu| ihtimal onu o kadar kalbinden | yaraladı ki, Anna bedbaht ol-| duğunu hissetti. Cevdete kir -| Piklerinin arasından biraz da| endişe ifade eden bakışlarla baktı. Hayır, genç erkeğin yüzünde böyle bir mâna yoktu. Cevdet | kendisine karanlıkta simsiyah | görünen gözlerile öyle candan | bakıyordu ki, O halde? O halde meselenin izahı baş- ka türlü olmak lâzımgelirdi.| Genç zabit kendisini kızdırmak tan ve ürkütmekten korkuyor olacaktı. Bu fikir Annaya inşi- rah verdi. Yüzünde gayrühti-| yari hafi ve tatlı bir tebessüm | belirdi. Öyle ya, Cevdet az ev- vel evvelki hareketi için af di- lemiş, halbuki o kendisine hiç bir cevap vermemişti. Genç zabit Annanın kendisi- ne geldiğini ve gözlerini açtı fını görünce gülümsedi: — Uyandınız m? — Maalesef evet! | — Güzel bir rüya mı görü -| yordunuz? — İyi tahmin ettiniz. Çok!| Büzel bir rüya görüyordum. — Ne gördüğünüzü sorabi- lir miyim? — Bu söylenecek bir Cevdet genç kıza biraz so - kuldu. — Niçin söylemiyorsunuz? Göz göze gelmişlerdi. Genç| zabitin elleri yeniden gayriih- tiyari Annanın elerini tutmuş tu. Ve Anna buna vemet göstermiyor, bil Cevdetin göğsüne dı yordu Bu, artık akıl ve muhakeme- nin işlemediği, iradenin mâna - | | | sız, endişelerin gülünc, mantı - | bir andı. An- “anda kendisini Cevdetin | nda buldu. Genç zabitin gibi dudakları yüzünü, | boynunu ve kıyordu, O, ğzanı yer yer ya bu başı Kollarile Bir günlük hülâsa Fakat saat 16,45 de Sufren, Vengence ve Cornvalis gemile- ri 4500 metreye kadar Çanak- kale istihkâmlarına yaklaşınc: modern toplarla mücehhez iki küçük istihkâm ateş açtılar ve uzak mesafeden — yaptığımız bombardımanlardan müteessir olmadıklarını gösterdiler. Bu üç harp gemisi, diğer üç ar e edilerek ateş ve istihkâm sturdular, Saat 17.5 da artık ortalık kararıyordu. Amiral gemileri- ne toplanma emri verdi ve a- teş kesildi. Filo evvelden 139 obüs at- mıştı. Evvelden elde edilen ne- ticelerden şu hulâsa çıkarıl - mıştı: 1 — Yalnız demir atmış o- lan gemiler iyi bir endaht pabilirler. 2 — İstihkâmları yıkmak i- çin yalnız deniz kuvvetlerinin ü kâfi değildir. Ertesi gün hava fena oldu- DÜNYA HARBİ mı l (YENİ SABAH)IN BÜYÜK SİYASİ TEFRİKASI Zayiat pek az Bunların en eskileri, ki ga- yet kısa menzilli toplara ma- lik olanlardır; Türkler yalnız obüsleri kendi üzerlerine çek- meye tahsis etmişlerdi ve ar- tık bunların içinde de kimse- ler yoktu. Mütarekeden sonra Türkler bombardımanlar esna sında bütün bataryaların ve mühimmatın tahrip edildiğini ğu için harekât yapılamamış hiçbir mühimmat depo- ve beş gün böyle geçmiştir. 25 Süna birşey olmadığını söyle- gubatta ilk tecrübeden istifa- Mişlerdir de edilmiş, harp gemileri muh- telif istihkâmlara taksim olun munştur. Bütün gemiler biri- birlerinin endahtını tanzim e- diyorlardı. İstihkâmlar muka- bele ediyorlar, fakat mukabe- leleri neticesiz kalıyordu. Bu- na mukabil bombardımanımı- Zın tesirleri mühimdi. On se- kiz endahtta Çucen Elizabeth, İstihkâmlar kısa mesafeden yapılan bombardımanlarla ha- rap oldukları için askerler ta- rafından tahliye edilmişlerdi. İki tarafın da zayiatı mühim değildi. Filoda büyük hasar yoktu. Hattâ Ağamemnona al- tı, yedi defa isabet vâki oklu- ğu halde bizim tarafta üç ölü, yedi yaralı vardı Hellez istihkâmının iki modern — O gün çok Mmühim ve çok topunu yok etmişti. Otuz beş Mmemnuniyetbahş bir gündü mermide de İrresistible Orha- Bütün endahtımız 15 pusluk niye kalesinin iki modern to- 31, 12 pusluk 81 den, Fran punu iskat eylemişti Brzlarınki ise elli obüsten iba- Böylece Çanakkalenin med- Fetti. Bu bombardıman şunu halini müdafaa eden uzun men İsbat ediyordu ki 11.000 met zilli dört top tahrip edilmiş, Tede demir atan harp gemileri, yahut harp harici edilmişti. rüyet şartlarına sahip Öğleden sonra bütün gemiler olurlarsa fazla mühimmat sar Çanakkale istihkâmlarına pek fına lüzum görmeksizin Türk ziyade yaklaştılar ve hep bir- toplarını tahrip edebilirle den ateşe başladılar, Bütün dı: A n m lini te K istihkâmlar susturulmuştu. miz müm ve 25 ÜÜ EROERAAREREREE Z DAT AYCARI İstanbulu elde etmek i için İngilterede mücadeleler.. -Yazan: — V. Çörçil Nakleden : P, $ 127 26 şubat geceleri bu da yapıl. dı. Onu müteakıp üç kruvazör boğa medhaline girdiler ve dış istihkâmları kökünden tah rip ettiler, Bunu son derece ü- mitbahş, son derece mühim bir hâdise takip etti Karaya çıkarılan askerler 26 gubatta ve ondan sonı günlerde filo toplarının hima yesi altında 50 şer, 100 er kişi- lik küçük grupları karaya çı- kardık, Bunlar Seddülbahir isg- A tihkâmının toplarını, hilindeki iki istihkâmın topla rını uçurdular. Buü - askerler Türkler tarafından ciddi hiç bir mukavemete maruz kalma mışlardı. Bu ihraç kuvvetleri 48 topu ya tahrip etmişler, ya hut tahrip edilmiş bir halde bulmuşlardı. (Seddülbahirin on topundan yalnız üç tanesi bombardımanla uçmuştu. Kum kaledeki on top yedi tanesi de sapasağlamdı. Orhaniyeye LA e cağız. Şimdilik, dış ların iskatı bize muva veriyor.,, sız licari sefaine mizi ve bunun pratik imkâmı bulunamıyacağını ısrarla tek- topu tahrip edilmiş bir halde bulmuşlardır. | Böylece 12 martta Çanakka lenin bütün dış istihkâm sis - mi temlerini dört tanesi modern ke olmak üzere on dokuz bi- kı rinci sınıf topile tahrip etmiş tum, 2 Martta şu cevabı verdi: ta Çanakkale önünde rarlamıştım. Şimdi Çanakkalenin dahili müdafaa tertibatı artık filo - Bu müdafaa tertibatı da on is-, tihkâm ve ymette ve boyda Avrupa — On dört gün Bununla beraber ben, harp komitasına şu iş'arda bulun - uştum : “Amirallık muzafferiyeti ta- ahüt edemez. Başlıca müşkülâ- rastlıya-, taraftan yine o gün- alnız deniz kuvvetile akkale boğazını müdaf açamıya uzun hücumlarına açılmıştı. î ataryadan mürek- muhtelif Asya ve pti. Bu bataryalar ahillerine taksim olun bulunuyorduk. Iskat edilen muşlardı. bu istihkâmlar ve bu toplar Birbirini takip eden gerek keyfiyet, gerek kemiyet - tarlaları, müteharrik obüs v bakımından Çanakkale müda- bataryalar... Bunlar hem mâ- ınin beşte birini teşkil et- hnileri, hem istihkâmları mü - € | mekte idi. dafaa ediyordu. İşte şimdi fi- ; Şimdi filoya 6 mil kadar bir mesafelik lo kısmı Kefez mayn tarlalarına kadar - temizlemek kalıyordu. Fakat Çanakkale harekâtının — birinci afhası böylece tamamlanmıştı. Amirallık büyük bir mem- nuniyet duyüyordu; ben etra- fımda şimdi bana gülerek ba- fa râl kanların çoğaldığını görüyor- dum. Hattâ Lord Kiçner bile ve Amirallıktaki zabitlerinden bi: rinin vaziyetini itimatla karşı- lamakta olduğunu söylemişti!. 1_4 günde tamam hücum ile mükellefti tim nin büyü rünüyordu. bu müdafa Artık Lord Kiçnerin bir or- manzumesine Kiçner, bir zaferinden isti de için değil, işti: k için de razı olacak gibi 'U bu zafere Evet amma, na ğ ne zaman? Esrar Harbiye nezareti meş- gul değil! at bütün elde — bulunan Her gün Sir Jakson'u çağı- kuvvetleri en kısa zam rıyor, Çanakkaleden gelen tel- toplamak, sevketn aruri graflar hakkındaki mütaleası- idi ni sorüuyordum. - Mütaleaları — Bahriye birinci lordu ı_ 1 ;on derece cesaretbahş idi. Fischer vaziyetin bu in Akdeniz başkumandanına şu- na pek memnundu. » batın sonlarına doğru bir tel- bir hareketin derhal tatk H6 v ğ 4 şüphe | danın garp kısmına Şimdilk — —— Bu kadar! Harbin seyri hak:- kında tahminler B ügün — herkesin zihnini meşgul eden hâdise şüp- he yok ki harbin bundan sonra- ki seyrinin inkişafıdır. Giriğ harbi başladığı zaman, ben bu harbin 15 gün kadar süreceğini ve neticede Almanların adayı işgal edeceklerini yazmıştım. Bugün harbin on birinci günün- deyiz. Ve Alman ordularının a hâkim ol- duklarını ve Hanya şehrini de işgal ettiklerini. öğreniyoruz. Bu tahminin de isabeti beni har- bin müstakbel inkişafları hak- kında yeni tahminlere sevket - mektedir. Giritten sonra H er şeyden evvel şu — nok- tayı işaret edeyim ki, Gi- rid adasının Mihver kuvvetleri tarafından işgali, İngilterenin oldukça zararınadır. Fakat bu- na mukabil bu işgal, hayati bir rol oynamaktan uzaktır. Bu a- dayı işgal etmek suretiyle Al- manlar Süveyş kanalına ve Mi- sıra, Radosa nazaran pekaz yak- laşacaklardır. Buna mukabil el- de Malta ve Kıbrıs bulunduğu- na göre İngilizler de Almanla rın Balkanlardaki hayati rinden pek fazla uzaklaşmış o| mıyacaklardır. İngilizlerin bu harpte en büyük kayıpları ngilizlerin bu harpte en büyük - kayıpları, kru zör ve destroyer itibariyle radıkları ziya olacaktır. Filha- kika daha şimdiden bu kayıp- ların yekünu bir. hayli kabarık yle zannediyorum - ki İn- T Giridi terkedecel ı;ıhzler olurlarsa - ki bu zaruri gibi gö- rünüyor - en fazla deniz kayıp- Jarının sonunu almak uğrundi olacaktır. Zira, Girid suları mü: teaddit düşman hava üslerinin ortasında olduğundan bu - su- larda hava müdafaasından mah- rum harp gemileri için son de- rece tehlikelidir. Giritten sonra ğer Girid düşecek olursa, Almanların bundan soh- ra bütün kuvvetlerini temerküz ettirecekleri cephe Mısır- ola- caktır. Öyle “tahmin ediyorum ki Mısıra Almanlar ve İtalyan- lar mütemadiyen asker ve harp malzemesi nakletmekle meşgul bulunuyorlar. Bugün — Taranto ve Bismark hâdiselerinden son- ra son derece tehlikeli bir silâh olduğunu ve torpidoların yerini tutmağa başlıyan — torpil taşı yan tayyareler harp gemileri için son derece tehlikeli bir si lâh haline gelmiş bulunamak: tadır. Bu yüzden İngiliz harp ge- mileri eğer Girid düşecek olur- sa İtalyan ve Yunan sularına güçlükle — yaklaşabileceklerdir. Bu itibarla buralarda tahaşşüt- lerini yapacak olan mihver kuv- vetleri Libyaya türlü vasıta- Jarla bol bol asker ve zemesi nakledebilecekle in- giterey yük darbeyi Lih- zaptetmi gayret sarfederek vurmağa ça- Bakalım vaziyet nasıl inki- edecek? MURAD SERTOĞLU Başvekiiin teşekkürü (Baş tarafı 1 inci sayfada) Arkadaşlarım, Türkiye Cümhuriyetinin bü- yük mazhariyetlerinden biri de dünyanın bugünkü vaziyeti içe- risinde Meclisin burada topla - nıp vatanı mahfuz ve kecdisı sakin bir halde bu senenin büt- çesine rey vermesi ve onu velâ- metle tatbik için hükümetine tif vermesidir. (Alkışlar) rkadaşlar, i tetkik buyurduğunur sayın & daşların der- meyan buyurdukları mütaleala rı ve tenkitler hükümetiniz içir çok kıymetlidir. ve ke ne yol gösterecek mahiyettedir Vekil arkadaşlarım burada elle rinden geldiği kadar çalıştıkları nı, bildiklerini arzettiler Lütfen kabul bütçeyi tasd, « buyurdu! T ennim L dur. ki — eline — meml idare vazifesini tevdi — etti - iniz hükümet inşallah bu - se arfında da bütçeyi iyi tat - bik e i elerle huzu- runuza gelir. Hepinize teşek kür ederim.,,

Bu sayıdan diğer sayfalar: