10 Haziran 1949 Tarihli Yeni Sabah Gazetesi Sayfa 2

10 Haziran 1949 tarihli Yeni Sabah Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

: IKTIBASLAR Kayıptan haber veren hir müneccimle konuştum ! 'eviren: Nâzım Kemal ir müddettenberi <onda> bah- şedildiğini — biliyordum. — Bam kimseler; bu adamın bir deli veya mü yazenesin bir dahl olduğunu söylü- yor; diğer bir çokları da, onun, pok yakında ortaya koyacağı «münevi> keşiflerle berkesi hayrette bırakaca ianı ileri — sürüyorlardı. İşte — ben bu hususta bir fikir edinebilmek i- çin, #amimi — dostlarından — başka hemen hiç kimseyi — kabul etmeyen bu adamla bizsat konuşmak — iste dim, Saint - Germain - des Prs ma- hallesinin en yüksek bir tepesi U- de inşa edilmiş bir evde oturan ünlü münsccimi, gazeteci bir arkı daşımla birlikte — giyarete — gittik. Bin bir müşkülâttan sonra nihayet evden içeriyo girmeğe muvaffak ol- duk. Bizi bir az soğukça karşılayan elli yaşlarındaki adamda, esrarlı şey Terle — uğraşanların — ürkütücü hâli yardı. Vakit geçirmeden ona derhal sordum — Ortada dolaşan rivayotlere gö- ze, sizin, insanların yıldıklarını bu- Tup onların — istikbalini — ilgilendiren bidiseleri tesbit etmeğe — muvaffak olduğunuz —anlaşılıyor. Bu — doğru mu? Müneccim, iri siyah gözlerile beni yzun uzün süzdükten sonra — cevap verdi: — Bvet doğrudur. — Peki ama, bu husustaki araş- tırmalarınız neye istinat ediyor? A- caba siz de bütün diğer modern mü- neccimler gibi, seyyarelerin vaziye- tini hesaba katan cilmt> bir moto- 'da göre mi hareket ediyorsunuz? «Kdinatta her şey devri bir seyir takibederl.> Bu sual üzerine — müneccim, bir müddet sustu, Sonra ağır ağır sö- ve başladı: — Küinatta her şey, devri bir se- takibeder Her şeyin esasını teş- kil eden dairedir. Bu, ister geomet- rik daire nevinden mücerred bir şe- kil veya istet semavl cişimlere hür üç buudlu öklidien bir küre olsu Şuna kani olmalısınız ki, küinatta düz hat diyo bir şey yoktur. Bins- telin bunu, açık bir surette isbat etti. Şimdi sin, <Eyile> in yâni <dev- ri yey> in ne olduğunu belki de me- rak ediyorsunuz değil mi? Size şu ka liyeyim ki edevir> Ast- roloji “ilminde #emavi cisimlerin, burçlar mıntakasına ait ve vaz'iye mihverlerinin tekrar — dönüşü veya) seyyarelerin, muayyen bir — zaviye altındaki karşılaşması demektir. Me- #elâ berkes, Zübal yıldımının kendi devrini ancak 609 yılda — bitirdiğini ve güneşin etrafındaki devrini iso, 29 yılda, 167 günde ve G saatte ta- »« Ve her şey düşünceye dayanır Fakat bu arada müneccime dönüp göyle dedir — İyi ama ba söyledikleriniz bi- linen şeylerdir. Öyle” zannediyorum kı, modern ” müneccimler belki - bu mevzuda daha ileriye bile — varmış- lardır, Ba #sözler, müneceimi adetâ — kuz- Gurmıştı. Derinden gelen titrek bir seslo mirıldandı: — Şüphe yok ki bütün bunlar bi- linen geylerdir. Fakat bütün — mo- 'dern müneccimlerin mechulü —kalan esaslı bir nokta var. Şu muhakkak ki Astroloji ilminde mühim olan taraf «maddi> bir mâhiyet taşıyan semavi cisimler değil, belki onların kaba bir surette temsil ettikleri üs- tün ve tamamile «mânevi> sembol- lerdir. Bu bakımdan fizike dayanan ilmi bir Astroloji, ham bir hayalin mahstlü sayılabilit. Yıldızlara mah- Fus fiziki eradiasion> ların insan oğ- lunun davranışı üzerindeki tesirine inanmak, hem gülünç, bem de il- me aykırıdır. Bantnla beraber - ben — Peki şu halde sizce, bahis mev suu olan bu münevi ve — sembolik kudret nedir? —Khlinattaki bütün —eşya düşün- ceye tâbidir, Dünyamın ilk kaotik manzarası ve adem - mütecanisiyet hâli içinde bile, belirsiz bir şekilde, cahenk> vardı. «hiç> ten bir şeyin yar olmasına imkân yoktur ve e- kisinin artıyı tevlit etmesine — ihti- mal verilemez... Halbuki düzen de- nilen şey, bu «hiç> de meknf — bir kudret halinde çoktan — mevcut — bu- lunuyordu. Matematiğe ait olmayan bu mânevi kudretle meşgul olmak, adamının harcı cak teorübe ve bu güpbesiz ki, — ilim değildir. Zira 0, a müşahedelerinin esiridir. — İşle sebepten dolayı ben, bir metafizi çi gibi hareket ederek kürelerin hengini kavramağa çalıştım, Hayret verlol malümat Hava yavaş yavı ladı. Müneccimin el aşık yanıyor, batan güneşin hüzmelerile aydınlanan gözleri, tes bir edici bir - alevle parlıyordu. Büyük bir tereddüt — içinde gü sunli tevcih ettim: — Acaba sizin takibetti yo nedir? Yine ncaba siz, kayıp ilmile mi meşgul olmak isti- yor, — yoksa hemcinslerinize müfid olmayı da düşünüyor musunuz? Bunun ü müneccim — beni bayrette — birakan gü sözleri söyle- di; — Ben bir insanın vaktile başın- dan geçmiş olan — bütün vak'aları bulabilir, meselâ ona falan — yıl lân yerde gün ve saatte yaşadığı kantılı veya neş'eli dakikalarını databilirim.. Her hangi bir ona iniz gi endece ileride, hayatını — dolduracak — olan yak'aları, en uzak bir zaman ait ol- Sa bile, evvelceden baber — verebil rim.. Hele gu burçların ve sayyare- lerin hareketine bir göz atınızl.. Size şunu söyliyeyim ki, — bundan 4 yıl önce, sırf bu de bir adamın öleceği dakikayı ha- ber vermiştim. Adam gerçekten bo- nim söylediğim anda, bir araba ka- zası neticesinde öldü. veller sayesin- — Peki ama, bütün bu vak'alar- 'da bizim cüz'i irademizin rolü yok- mu? Biz acaba bir sebep ve netice gincirinin değişmez kanununa, — ön- 'ceden tâbi olmağa mı mahkümuz? Müneccim, vakur bir edâ ile şu cevabi verdi — Hayır, biz zahirde ve Allahın huzurunda — serbestçe hareket — ede- riz. Ancak şu var ki Astroloji il- minin seyyarelere ait olan devirleri, her hangi bir anda vükün — gelecek bir hâdise — karşısındaki iradi «ikli- mi> bize keşfetmek imkânmı — verir- ler. Meselâ ben bu sayede, bir a- damm cüz'i iradesini kullanıp kul- lanraıycağını önceden — kestirebilirm. Ben mündecimin bu inanılmaz id- diası önünde âdetâ — sinirlenmiştim. Ondan bunun — ispatını — istemiştim, Bizzat müneecimin dileği — üzerine, ona doğum tarihimi — söyledim. O, yirmi dakika süren bir takım he saplardan sonra bana şunları söy- ledi Siz muhakkak - ki 1917 de 12 eylülde, sabahlayin saat 7 ile 8 rasında bir kurşunla — yaralandınız. 1928 şubat sonunda bir ameliyat ge- girdiniz. Anneniz, 1981 yılının — 24 temmuz ayında öldü. Babanız — on- dan bir ay sonra, yani 24 - baziran- da hayata gözlerini kapadı.. — Ben- den daha başka izahat ister mi: Müneccimin bana verdiği bu malü mat karşısında hayretten dona kal- mıştım. Zira onun bütün anlattıl ları tıpa tıp — doğruydu, İşte bu yüzden ben, umumi — efkâra, ismini aaklamakta israr eden bu münecci- bu eradiasion> ların — mevcudiyetini inkâr etmiyor, yalnız onların — bize müessir olamıyacak kadar zayıf bu- Tanduklarını söylüyorum. Bu esrarengiz adamın sözünü ke- Herek ona sordum min harikulâde mânevi keşfini, bil- dirmeği bir vazife saydım, Eğer o, müsaado ederse, diğer meraklı ma- lümatı vermeği vaadediyorum. Hitto «lor Paris» ten Kabzımallar yerinden mal çekmiyorlar Sebze ve meyva bolluğu heder olup gitmektedir Yaş sebze ve meyvaların de- nize dökülmesini önlemek — için kabzımallar istihsal bölgelerine telgraflar çekerek mal gönderil- memesini İstemişlerdir. Muvarl- dat bu gekilde devam ettiği tak- dirde meyva ve sebzelerin çürü- yüp denize dökülmesi muhak- kaktır. Belediye bu ucuzluk kar- şısında lâkayıttır. Fırsattan İs- tifade edilip halka ucuz sebze ve meyva yedirmek için mura- kabe teşkilâtı faaliyete getirile- mediğinden bu kadar bolluk he der olup gitmektedir. Dün Hüâlde toptan kirazın ki losu 30, kayısının 40, eriğin 25, Bursa çileğinin 25 - 30 kuruşa kadar düşmüştü. Yerli kabak ise 35, bezelye 30, çalı fasulye 50, ayşekadın fasulyesi 38 kuruştu. Manavlar ucuz mal satmadıkla- rından halk bu ucuzluktan fay: dalanamıyor. Az mal satışına ve çok kâra alışmış olan manav- lar, murakabesizlil! yüzünden yine sebze ve meyvayı — pahalı satma yolunu tercih etmektedir- ler, Belediye hülâ tetkiklerle meşgüldür, Bu seneki sebze ve meyva bolluğu pek az senelerd: görülmüştür. Yaş meyva ve seb: ze kooperatifi sadece iki semtte satış yeri açmıştır. Cumartesi günü Maçka ile Kadıköyde de iki satış yeri açılacaktır. Bu şı lin iğne ile kuyu kazmaktan faı kı yoktur. İstanbul 4-5 semtten ibaret değildir. Maalesef bekled! imiz ucuzluktan da istifade et- mesini bilmiyoruz. Hastahanelerde* röntgen cihazı çoğaltılıyor Belediye hastahanelerinde rön! gen çihazlarını, ihtiyaç üzerine arttırmağa karar vermiştir. Bu maksatla Cerrahpaşa hastahane si Radyoterapi kliniğine yeni bir röntgen cihazı alınmasına karar verilmiştir. Cihaz, Belediyeye 50 bin liraya mal olacaktır. Hafta içinde 2674 baş koyun geldi Hafta içinde şehrimize — yeni- den 2674 baş koyun gelmiştir. Kuzu miktarı gerek muvaredat ve gerekse kesim bakımından artmakta, bu yüzden asgari fiat larda düşüklük devam etmekte- dir. Koyun eti perakende 270 - 300 kuruşa satılmaktadır. Bu yıl Haymana ve İzmir bölgelerinden bol miktarda koyun gelmemiştir. Bu yüzden koyun fiatlarında is- tenilen düşüklük olamamaktadır. Otobüs taksi ve dolmuş tiatlarında indirme Akaryakıt fiatlarında son ola rak yapılan indirmeler neticesin de Belediye taksi ücretlerinde 965 nisbetinde tenzilât yapmak istemektedir. Ayrıca dolmuş fi- atlarında da indirme yapılac: tır. Fakat goförler, buna daha şimdiden itiraz etmektedirler. Tütün satışları Yirmi milyon kilo olan Kara- deniz tütün piyasasında dizi tü- tün piyasası sona ermiş bulun- maktadır. Demet piyasasında i- se muhtelif ekim bölgelerinde satılmamış tütün miktarı üç mil yon kilodur. Likör konyak istihsali 931-932 senesinde memleketi- mizdeki likör istihsalâtı 63434 lit re, konyak 1300 litredir. 948 - 949 isüil lâtı ise konyak 17 bin Ik Cessur bir nuluk.. İlgiliz Maliye Bakanı Mister (Staf ford. Cripps) — İşçi Partisinin —x hk kongresinde Çok cemir bir nu- tuk söylemiş bulünüyor. Bu hitabe- yi ancak radyoda dinledik telgraflar ve gazeteler henüz mufassal metı ni vermediler. Fakat hikâyenin çok azimli ve cürotli olduğundan şüphe yoktur. İşçi Partisnin seçkin ole manlarından ve — liderlerinden sayır İan Crippa, bir kaç yıldır, adotl bü- yük Britanyanın mali diktatörüdür. Esason İngiliz Maliye Bakanlarının diğer Bakanlıklar üzerinde bir ne- vi rucban hakkı vardır. Bütçenin hazırlanmasında birinci plânda rol ine arkadaşlarına — bamı tömenniler — izhar — edebilir, Fakat İstanbulun kurtuluş günü sergisi hazırlığı İstanbulun düşman — istilâsın- dan kurtulduğu güne tesadüf eden 6 Ekimde Spor ve Sergi sa- rayında Beynelmilel Sanayi ser- gisi açılacaktır. Serginin hazır- lıklarına başlanmıştır. - Sergiye iştirâklerini sağlamak maksadile yabancı memleket firmaları tem Muz ayında dâvet edileceklerdir. Sergi bir heyet tarafından ha- zırlanacaktır. Heyeti, Şehir Mec lisi âzaları, Sanayi Birliği, T.- caret Odası ve Ticaret Borsası genel kâtipleri, Mıntıka Ticaret ve İktisat Müdürleri, Çalışma üdürü teşkil edecek ve geniş ilçüde bir iştirâkin teminine ça lışılacaktır. Atomcular hüküm giydi «C.H.P, nin oyunları ve D.P.> adlı bir brogürle Atom gazete- sinin muhtelif nüshalarında çı- kan müteaddit yazılarla C.H.P. nin mânevi şahsiyetine hakaret ettikleri iddiasile Atom gazete- si sahibi Talât Sumer ile bu ga- zete — muharrirlerinden İhsan Yurdoğlu aleyhlerine 3 üncü as liye ceza mahkemesinde açılm:ş olan dâva dün sona ermiştir. Mah kemece, gerek broşür ve gerel- se gazetedeki yazıların hakareti tazammun eder mahiyette old ğu kanaatine varılmış ve her i- kisinin de 3 er ay hapislerine ve 100 er lira para cezasile tecziye- lerine karar verilmiştir. Kuyuda boğuldu Dolapdere Hacıahmet mahalle sinde Aliağa sokağında 21 nu- maralı evde oturan 58 yaşların- da Şefika Ergün evlerine biti- gik bir odadaki kuyuya düşerek boğulmuştur. Ceset Morga kal- dırılmıştır. Hâdisenin tahkikine başlanmıştır. Tekel'e teklifler Almanya bizden serbest dü vizle 25 bin litre likör, İngiltere, portakal likörü, Belçika da ali- münyum variller içerisinde cin ve konyak istemişlerdir. Gecekondu arsalari 5218 sayılı kanun gereğince gecekondu sâkinlerine verilmek Üzere, şehrin 17 semtinde boş bu lunan arsaların plânları Şehir Meclisinin tasdikine arzedilmiz- tir. Plânların bugünlerde tasdik edilmesi beklenmektedir. Ancak simdilik Balmumcu, Mecidiyekö- yü ve Yoğurtçudaki boş arsala- Tın plânları hazırlanmıştır. Di- ğer yerlerin de plânları ikmal edilmektedir. Diğer taraftan 3228 sayılı ka nuna göre meskensiz, fakir va- tandaşlara tevzi edilecek arsal: Maliyece, Belediyeye peyderp: devredilmektedir. Bu arsalar ise, vatandaşlara vergi bedeli üzerin den satılacaktır. Bir yıl içinde, üzerinde inşaat yapmıyanın ar- sası geri alınacak, başkasına sa- litre, likör 358.600 litredir. BÜYÜK AŞK ROMAN geldiler. Selminin ince dudak- larının etrafındaki gizli bir te- bessüm belirip kayboldu. Abla- sı Vildan ciddi, hattâ bir az da SERVER BEDİ — Kendiniz sorarsınız, — de- di. — Kime? — Hangisini seçtinizse, — o- na- — Nerede? Dansa kaldırırsınız. — Beni çağırın masanıza, Onlara takdim edin. — Peki, Fakat... işte o ka- dar. — O kadar... üst tarafına ka- rışmayın. Masaya döndüler. Nejad eği- lerek Şükrünün karısı “Nazire- ye teşekkür ederken, kadın 0- * ha: — Bir az oturmaz mısınız? dedi. Nejad takdim edilmek — için bekledi. Nazire onu evvelâ tren deki kadına takdim etti: — Nejad Bey. — Vildan hanım. Sıra Vildanın kız kardeşine gelince, Nazire hanım — sade- ce: - Selmin! dedi. Nejad Selminin tam karşısı- na olurmuştu. Kızla göz göze gayri memnundu, Nejada — hiç bakmıyor, yaldızlı yeşil gözle- rini etrafta dolaştırıyordu. ö Nazire Nejada döndü ve sor- u: — Siz balolara gelir misiniz? — Bu sene ilk defa geliyo- rum. — Hangi rüzgâr attı? — Bilmiyorum, Gizli bir kuv vet beni çekti. Selminle yine göz göze gel- diler, Bu sefer kızın dudakların da tebessüm bir az daha giz- liydi, Nazire devam etti: — Evet, bu akşam neş'eli gö Tünüyorsunuz. — li miyim, bilmiyorum. Fakat içimden çok mesudum. — Birgey içmez misiniz? Bir garap, yahut viaki... tegekklr e- — Şimdilik Selminle bir dans tercih mi edersiniz? — Tenezzül ederleri No. 6 Genç kız doğrüldü ve — miril- dandı — Estağfurullah. Nejad ağır ağır kalktı ve e- ğil zla dansa başladıkları zaman hemen itiraf et — Beni çeken sizsiniz. Abla- nızdan ayrıldınız. Takibettim Bizi. Hayatımda ilk defa — sizi takibettim. Emin olunuz — bu- na, Sokakta böyle tecrübeleri hiç sevmem ve beceremem. Siz beni bir miknatıs gibi çektiniz! Hattâ... sizinle göğüs göğüse geldiğimiz zaman da öyle. Hep.. Bizin tarafınıza kayıyor yolunu zu istemeden kesiyordum, Kun duracıda bu geceki balolardan birine gideceğinizi anlayınca, bütün baloları dolaşmağa — ka- rar verdim. İki tane varmış. Evvelâ Taksime gittim. Bir sa- atten fazla bakındım, sizi gö- remeyince buraya geldim. — Zekisiniz. — Teşekkür ederim. Fakat bundan sonra sizi görmemi te- sadüflere bırakmamak lütfunda bulunur musunuz? Selmin gülümsedi, fakat ce- tılacaktır. vap vermedi. Gözleri ablasının gözlerinden daha koyu bir ma- viye, lâciverde çalıyordu. Da- ha parlaktı. Burnu ve ağzı da- ha ufaktı. Yanaklarında pek az pudra vardı ve teni çok — ta- ze idi. Vüvudunda frenli — bir kıvraklık seziliyordu. - Kendini bıraksa mafsallarının - elâstiki- yeti artacaktı. Sambayı çok iyi oynuyordu. Nejad israr et- — Tesadüf her zaman — beni bugünkü kadar bahtiyar etmez. Bana sizi tekrar görmek — fırsa- tını vermez misiniz? — Nerede? — Bu sefer tesadüfe biz hâ- kim olalım. Meselâ... durunuz. Hacheti kitapevi var ya... yarın değil, öbür gün, / hayır daha öbür gün, salı günü, öi den sonra Sant dörtte oraya — gelirseniz — birbirimize rastlamış oluruz. — Sonra? — Sonra... Markizde bir az otururuz, Aman!.. katiyyen. — bakı- şöyle olur.. ben kütüpha- Çıkarım, siz yine uzak- tan beni takibedersiniz. Karşı- daki sokakta bir siyah otomobi- le gireceğim, Siz de gelir, gi- rersiniz. Direksiyonda ben bu- lunacağım. Bir az gezeriz. — Mükemmel, Size çok min- nettarım. Fakat bir ricam var Bunu, tabi', ablanıza söylemiyo Beksiniz. — Selmin kısa bir kahkaha tısadı Ord. Prot. Şü Crippa bu umumi üstünlüğün — de gnda, bası hususiyetlere malik bu. lunuyor. — İktidar partisinin en be- cerikli unsuru olması ve işçilere di deklerini kabul ettirebilecek on Salâ- hiyetli şahaiyet bulanması kudretini arttırıyordu, Filbakika bu meniyetler sayesindeğir ki — İngiltere — halkı, harb biteli, beş yıl - olduğu halde, hâlâ muharebe içinde imiş gibi en sıkı bir disiplin içinde en çotin bir fedakârlık hayatı yaşamaktadır. Harp inde Mister — Çörçil, Tngiliz milletine göz — yaşı ve elem ireceğini — müjdelemişti dıp mü- delenin ilk yılları, birbirini kovala yan, ağır yorgunluklarla, tahliyeler- le bir ıztırap destanı olmuştu. Ama halk Baş Bakanın sözlerine inandı, acıya dayandı, felâkete, ölüme kat- Tandijyve nihayet zaforo ulaştı. Cripps de harbden #onra Çörçilin yerini tattu. O, İngiliz halkına mahrumi- yet Öve feragat yılları — vâdotti Togiliz milloti çalışacak hattâ — fov- kalâde emek — sarfedecek, — istihsali arttıracak, ihracat yapacak — fakat kendisi, kondi yaptığı nimetlerden, mahrum kalacak. İmâl ettiği kumaş- ları yabancılara satacak kendisi ya- telbise ile dolaşacak, — pıril pıril otomobilleri lerde görecek fa- kat kendisi satın alamıyacaktı. Küt le halinde, sımıf farkı — gözetmeden İngilizler bu parolaya sadık kaldı- lar. Hem de Karaborsaya — imkân ve ihtimal vermeden, yahut pek az imkân vererek, Kıralından ba; rak en mütevazi işçisi sözünde dur- du.. Ve İngiltere bugün ihracatımı harpten evvelki en iyi yıllardan bi- ri sayılan 1938 seviyesine yükseltti hattâ bir çok kısımlarda aştı. Ama Mister Cripps hâlâ — eski nakaratı tekrarlamakta ve yine mahrumiyet- ler tavsiye etmektedir. Kongredeki nutku, bu zaviyeden incelenince, ne kadar cüretkâr / bir hüviyet taşıdığını belli eder. — İngi liz işçileri - ücretlerin — mıhlanıp kal- mış olmasından şiköyetçidirler. —İs- tihsali çoğaltmak için sarfedilen e- meklerin değerini almadığına — ka- nidirler, iktidarda, kendilerinin par tileri üç küsur yıldır oturduğu halde henüz işçi gelirlerinin — arttırılması yolunda bir gayret sarletmiş — de- ğildir. Önümüzde 1950 yılında — yeni seçimler — vardır. Bu ' kongre yeni mücadelenin temellerini — kuracaktır. İşte bu şaftlar ve hava içinde ma> liye Bakanı söz aldı ve işçillre üc- ücretler hâle katlanmaları itah etti, çünkü ve sosyal masraflar teayid ed bünün iki neticesi olacaktır : maliyetinin yükselmesi ve bütçe gi- derlerinin kabarması dolayisile yeni yeni vergiler ihdası suretile veya i tikraz yolile bu hareketin karşılan- Ama bu iki hal de İngilte renin kalkınması aleyhindedir. İn- giliz mamulâtı, diğer memleketlerin elde ettikleri eşyaya nazaran paha- lidır. Binacnaleyh zaten yüksek o- lan maliyet fiatlarına bir de ücretle- re zam yölile yeni külfetler - tahmil edilirse cihan piyasasına mal ihtimali çok azalır ve dör yıl- hık gayret, fedakârlık ve mahrumi- yet kat'i, müspet bir heticeye eriş- memiş olur. Hindistan Afrika gibi büyük — domü giliz mallarıina karşı çok tahdit e- mek dici kayıtlar koymağa — başlmaışlar- dir, Faraza Cenubi Afrika — geçen seno İngiliz umum ihracatında yüz de yedi nisbetinde kayda değer bir mevki aldığı halde, bir iki aya ka- dar, bu piyasanın çok daralması ve battâ — tıknaması — ihtimali v Çünkü Cenubi Afrikada sarsılmış o- lan iktısadi hayatı bir az düzeltmek için ithalâtı kısmağa kendisini mah- küm görüyor, Tıpkı İngiltere gibi. Uzak Şarktaki durum da İngiliz em tiası ve İngiliz lirası için cazip bir Mmanzara göstermiyor. Çindeki kon nist ilerleyişi - ve (Hong-Kong) ile ile; — Ablama mı? dedi, peki... peki. Hâlâ gülüyordu. Nejad, —bu mahremiyette gülünecek nec olduğunu düşündü, bulamadı: Çok minnettarım size di- ye tekrarladı. Unutmiyacaksı- Diz değil mi? — Hayıı Ve bu cevabını sabit bir tatlı bakışla da kuvvetlendirdi. Nejad daha alçak bir sesle: — Ben şimdi ablanızın şüp- hesini silmek için ondan da bir dans rica edeceğim. Selminin dudaklarının etra- fında doğmaya hazır — bir gü- lüş silindi. Saklanmış bir is- tihzaya benzeyen bu gölge Ne- jadı bir az şaşırttı. Fakat ( hat istemesine vakit kalmadan dans bitmişti. Masaya — dönüp — oturdular. Doktor Şükrü Vildana telemafon denilen âleti icat eden ada düş- man olduğunu söylüyordu. Has- talar ona evinde rahat yemek yedirmiyorlarmış. Vildan onu dinliyor gibiydi. Hep etrafına bakıyor, arada bir belli belir- siz bir silkinişle — Ürperiyordu. Yine mi korkuyordu? Ondan bir dans rica etmeğe hazırlanan Nejadın içinde de anlaşılmaz bir korku vardı, Bekledi. Nazire de bir doktorla evlenmenin eya rim evlilik» olduğunu söylü- yor: #akat ikinci bir yarım ara- miyorum, diyordu, Bahısler Yazan krü BAB KBN | Singapurun oralara acak ih acatı — baltalayacak — mabi-| yettedir Binlerce işçi delegelerine, onların | hükümeti olarak, belli yevmiyelerle alışmakta devamı tavsiye etmek bu tavsiyeyi o heyote kabul mek kü başarı — değil- dir. Ama madalyanın tore tarafı da vardır. İşçi kabine, iktidara gelidği gündenberi, ekonomik — proğramı a. zimle tatbik etmiştir. Bütün — kö- mür ocakları millete — maledilmişler- dir, Şimendülerler —h kal etmiştir. Bu muaszam ettir. faaliyet yetmiyormuş” gibi Attlee heyeti ç- lik #anayiine de el koymak azmin- dedir. O çeik endüstrisi ki İngilte- renin harb kudretinin dayanağı ve emeli sayılmaktadır. Fakat hükü- metin bu kararı, bu - sanayicilerin, in mükavemetine — çarpmaktadır. fattâ Lordlar kamarası da bu züm- renin görüş tarzını — desteklemekto dir, İşçi hükümeti bu kadar sert bir mükabele karşısmda — küvvete küv- vetle cevap vermek kararını almış 'e Lordlar kamarasına karşı da ci- dal açmakta inmemiştir. Lord- lar, Avam kamarasının israrla ka- bul ettiği kanunlar, ancak iki yıl müddetle tatbik sahasına gelmekten alıkoyabilir, yoksa Avam — Kamara- sının istediği bir kanuna, sonsuz bir müddetle engel olamaz. Mister Att- lee Kamaranın kabul ettiği bu mil- leştirme esasını, yürürlükte olan Mmevzuaata göre ancak iki yıl sonra tahakkuk ettirebilir. Habbuki a (1950) de yeni seçim vardır. O s« mi kaybederse parti büyük — bir emelini hakikat — haline kalbettire- meden çekilmek #orunda — kalacak demektir. Bu itibarla anayasada ta- diller yaparak Lordların mukavemet ve mümaniatını iki yıldan bir yıla indirmeğo çalışmaktadır. Kongrede toplanan işçi delegele- ti kendi hükümetlerinin, — proğram-, larını tatbik hususunda — ne kadar canla başla — çalıştıklarını — gözlerile görüyorlar. — Muhafazakârlar, bilha 50 bu çelik sanayiine el koyma bahsinde, en şiddetli muhalefete gi rişimişlerdir. Hat Çörçil nutkunda şimdiki kabine ve mec çoğunluğu bu endüstriye el koy- muvaffak olsa bile, iktidara i gün bütün bu ameleyi olma- miş gibi sayarak fabrikaları asıl sahip lerine iade edeceğini açıkça söyle- miştir, Böyle bir konuşma tarm İn- u | iliz siyasi tarihinde — yoktur deni se, az mübalağa edilmiş olur. Çün- kü umumiyetle İngiliz siyasi part leri, devlet adamları seleflerinin ha- beraber adımları geri al- Vaktile Liberal par- tinin yaptıkları gleyhinde olan mu- hafazakârlar o parti yerine iktidara gelince, yapılanlara hiç dokunmamış| lardır. Netekim Libaraller de öyle. Fakat çelik endüstrisi bahsinde bu gelenek bozulmak dahi göze alımıyor. demektir ki bahis mevzum olan men- faatlerin no kadar büyük olduğu bu hülden anlaşılabilir. Mister reketlerini tenkit etmekle hiç bir vakit alıl miş değillerdir. İşçiler nu biliyorlar ve şunu da; gördüler ki parti, umumi tedavi ve muayene esasımı kabnl eden kanunu meclisten geçirmekle, amele lehine on verimli adımları atınışlardır. — Şim- İdi İngilin hastalığında müayene o- İunmakta, bedava ilâç — bulmaktan emindir, Doktorluk nazari olan am- me hizmeti mahiyetni füli ve mad- li olarak kazanmıştır. Mamafih bu halin doktorlar bakımından bir çok sorluklar doğurduğu inkür edilecek 'i değildir ama ne de olsa bu mer haleyi do işçi kabinesi aşmıştır. Ve bir muhafazakâr — kabinenin — atılan bu adımdan geri dönmesi çok as va- rit bir ihtimaldir. İşte İngiliz Maliye Bakamı bir e- linde üç yıllık icraat ve başarı he- diyesi, öbür elinde ise ücretleri sa- bit tutmak ve fazla emek sarfederek mahrümiyetlere katlanmak - tavsiye- ——— | Kocası bu tehlikeli geveziliği kesmek için onu dansa kaldırdı. Nejad, kendisine hiç bakmıyan Vildana doğru hafifçe eğilerek: — Danstan hoşlanır mısınız? diye sordı Kadın başını hafifçe yukarı aldı ve gözlerinin uçile ona ba- karak: nan değil, dedi. .. bir az sonra? — Yorgunum bu akşam, — Çok rica edersem?.. — Vals yorucudur. — Bu vals bitsin öyle ise. Doktor Şükrü ile Nazire dön- dükleri zaman, Nejad kalktı ve eğildi. İlk adımlarda hiç bir şey ko- zuşamadılar. Nefad — mirıldan — Ne tesadüf değil mi? Vildan ona anlamaya) .göz- lerle baktı. Nejad.devam etti: — İstanbul o kadar - büyük yer değildir, ergeç size — rastlı- yacaktım, fakat bu kadar ça- buk tesadüf edeceğimi Ümit et- miyordum. Kadın dansın ritmini - bozan bir duraklama içinde, Nejada hayretle bakarak : — Ne söylüyorsunuz? dedi. Bu kadar çabuk ne demek? Ne tesadüf mü? anlamıyorum. — Trendeki tesadüfümüzden #onra bu tesadüf... Kadın yine durdu: — Hangi tren? (Dovamı var) YARAARAADARARAAAARAR sile İngilin amelesinin karşısına di- kilmiştir. Bütün amelenin — muvafa- katini almak hayaldir. Bir kaç za- mandır sürüp giden ve hattâ —mür- minleşen, bazı büyük limanlardaki amele grevleri, şimendüferlerin — pa- ar günlerine mahsus yapılan grevle ri ve bir takım işletmelerde tesbit | edilen ve Fransızların grev perlde lodikleri işi terketmeden az ve randı mansız. çalışmak sistemi bu hoşnut- vuzluğun — maddi temahürleridir. Fa- kat İngiliz işçi sayısının on - beş mil yona yaklaştığını da — unutmamalı- dır, Tatbikat ve amoliyat ne oluraa olsun Cripps çok miktarda medeni cesnrete ihtiyaç gösteren bir hitabe de bulunmuştur. ..——.—.—.—.—.... Sağlık müsteşarı Italyaya gitti Sağlık ve Sosyal Yardım Ba kanlığı müsteşarlarından Ekrem Tok, dün sabah uçakla Romaya hareket etmiştir. Sağlık Müdürü Dr. Faik Y: gıcı ve gehrimiz doktorları tara- fından hava alanında uğurlanan Mmüsteşar, Beynelmilel Sağlık teş kilâtı kongresinde Türkiyeyi tem sil edecektir. Toprak tevzii 12 Haziran Toprak bayramı, bütün yurdda olduğu gibi şehri- mizde de törenlerle kutlanacak- tır. Vilâyet her ilçeye yaptığı bir tamimle, bayramın şerefine yaraşır törenlerle kutlanması 1- cin her türlü tedbirin alınmasını bildirmiştir. Bu arada Silivri ve Çatalca köylerinde, aynı günde 400 ka- dar topraksız. köylüye toprak verileceği cihetle bu kazalardaki bayrama Vilâyet te iştirâk ede- cektir. r | KISA HABERLER e 3i * Şişli Halkevinden: Halke- vimizde verilmekte olan ticaret kursları dokuzuncu devresine 15 Hazirandan itibaren başlanaca- ğından arzu edenlerin birer fo- toğrafla her gün Halkevimiz bü- rosuna veya Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu idare memurluğu- 'na müracaatları. * Amerikan Kız Kolejini bi- tiren talebelere, dün saat 16 da yapılan bir törenle diplomaları tevzi edilmiştir. 4 İngiliz Kültür heyetinin dâ veti üzerine Londraya giden İz mir Kız lisesi müdürü Vedide Baha Pars dün İngiliz uçağile şehrimize dönmüştür. * İsveç ataşemiliteri Mr. Fa- leson Fale Burman dün Skandi- nav uçağile memleketimize gel- miştir. * Denizyolları idaresi Yalo- va - Kartal arasında araba vapu- ru seferi ihdası için teşebbüs- lerde bulunmaktadır. * İki aylık mezuniyetini İs- viçrede geçirecek olan Adalar kaymakamı Zeki Zarakol, İstan- bul vapuru ile şehrimizden ayrı- lacaktır. Zeki Zarakol, dün Va- liye veda ziyareti yapmıştır. * Şehir Genel Meclisi bugür saat 15 de toplanacaktır. Bugün kü toplantıda, evvelce — verilen takrirler cevaplandırılacaktır. 4 Nusret, Osman ve Ahmet adlarında üç şahıs Nişantaşında satıcı Suphiden 1100, Fatihte Mukimden 1300, Kadıköyde Ke- mal Uysaldan 1200 lira dolandır mışlar ve yakalanarak adliyeye 10 HAZİRAN 1949 Türkiyedeki Rus | diplomatları, BRÜK Si7 Baz v T Caiye zz büyire tahdit eden hükümetler kor: kak hükümetlerdir; onların mutla- ka büyük kusurları vardır. ve biline mesini istemezler ; varlıklarını — ve kudretlerini yalan Üzerine kurmuş- dardırı aydınlık vurunca — yalanları: 'nın meydana çıkacağını — düşünerek halkı ve yabancıları karanlıkta tut- mak İçin ne mümkünse - yaparlar. 1Korku dağları bekleris diye bir söz vardır amma bir defa karşı tarafın tosareti müstebidlerin yarattığı kor kuyu ezmeyo başlayınca ister İster moz sabah olur. Çarlık Rusyasında hükümet halkın yabancı memleketlere - gitmemesine, Yabancı memlekatlorde çıkan aydın- Jik kaynağı eserlerin hudutlardan l İzeri girmemesine çalışırdı. En İeri hürriyet idealini bayrak yaparak başladığı halde — senelerce — Rusyayı kan vo ateş içinde bırakan, binlerce yıldızı. İnsanların — vicdanlarında ge- lişan mukaddes İnanışları - çiğneyen komünist ihtilâli, kısa zamanda çar- Jik Istibdadına rahmet okutacak bir İdare kurdü. Rüs halkını ezdiği gi- bI Moskovada ve diğer büyük şehir- lerde bulunan ccnebi devlet mümos- ililerine bir nevi ” <ikamete memtur suçlür muamolesi yaptı. Halbuki baş ka memleketlere gönderilen Rus mü Messilleri serbestçe geziyorlar, top- Jantılarda Bulunuyorlar, yerli halkiz temas ediyorlar, hattâ — oralardak komünistlerle işbirliği yapıyorlar, di Yomatlara verilen imtiyazları kötüy» Rus mümessiller , ecnebi — memleketlerce kendi Hükümetleri lehine her türti propagandayı yapmakta serbest cie dukları halde Rusyadaki ecnebi de, let temsilcilerine bu imkânlar asia verilmiyordu. — Rusyada durum yine böyledir ve ne kadar uğraşılsa değiş- tirmelerine ihtimal yoktur. Moskova daki ecnebi elçiler muayyen ve gayet dar hudutlar içinde, her an göz hap- sindo kalmaktan muztariptirler; bue 'nun için orada beş on sene kalmağa katlanabilen yiğitler pek azdır. Ba- zıları sinir hastalığına tutuluyorlar ; eski Moskova büyük — elçilerimizden Haydar beyin böyle bir hüstalıktan dolayı öldüğünü rivayet ederler. Hakiki demokrat devletlerin sahte demokrat olan komünist Rusyaya karşı adeta âcz içinde bunalmaları, ayni şekilde karşılık vermemeleri hay vt odilecek bir haldi ve“ komünist Rusyanın ileri gelenleri bunun za- yıflıktan ve korkaklıktan — olduğunu sanıyorlardı. İstanbulda Rus — konsolosluğunun kapısı önünde bir sürü propaganda resimleri vardır; / bizim - Rusyadakl elçiliğimizin ve konsolasluklarımızın aynl propagandayı yapmağa salâhi- yeti varsa derhal başlamalıdır ; onlar buna müsaado etmezlerse burada teş hir edilen resimlerin ve daha başkg propagandaların önüne geçiimelidir. Kadircan KAFLI * 1365 MAYIS 28 10 CUMA Vasati — Ezani Ka Bd 12 18 — & Sk 16 4 — 8 34 19 40 12 Yatsı: — 21 42 — 2 02 İmsak: 2 11 6 si verilmişlerdir. Okul binası yaptırılacak Mardin Valiliğinden 1 — Eksiltmeye konulan : Cizre alçesinde 5 dershaneli ilk okul inşaatı. Keşif tutarı (103814) llra (61) kuruştur. 2 — Eksiltme 16/6/949 perşembe günü saat 10 da Bayındırlılk. Md. günde müteşekkli komlsyonda itapalı zarf usulü ile yapılacak. tir. 3 — Eksiltme şartlaşması ve buna bağlı kâğıtlar Yapı ve İmar İşleri Relsliğinden 592 kuruş mkabilinde alınabilir. 4 — Eksiltmeye girebilmek hira 12 kuruşltuj belgesi ibraz etmeleri lâzımdır. Beçici teminat verı için isteklilerin usulüne göre 7986 leleri ve 1949 yılı ticaret odası 5 — İsteklilerin bu işin teknik öneminde bır ışl yi bir surette başardığını veya idare ve denetle lediğini İspata yarar - belgeleriyi birlikte ihale gününden en az (tatil günleri hariç) 3 gün önce Mar. din Valiliğine müracaatla yeterlik belgesi almaları lâzımıdır. 6 — İsteklilerin teklif mektuj pul yapıştırıldıktan sonra eisiltm plarının her parçasına 50 kuruşlule ne günü olan 16/6/949 saat (9) a kadar alındı karşılığında eksiltme komlsyonu relsliğine - vermeleri Postada olacak gecikmeler kabul edilmez, — 7687 — Amasya ili Daimi Komisyon Başkanlığından Gümüş Hacıköy — Osmancık yolunun 10 4 200 — yapılacak — Stablize yol onarılması açık ek « 970 Km. arasında giltmeye konulmuştur. 16 4! : — İhalesi 20/6/949 pazartesi günü saat 15 da l dalmi ko. misyonda yapılacaktır. 2 — Keşif bedeli 28703 lira 36 kuruştur. 3 — Geçlci teminat 2153 liradır. 4 — Sözleşme projesi eksiltme şartnamesi vesalr evrak ll daimi komisyonunda ve Bayındırık müdürlüğünde görülebilir. 5 — İstedlilerin Üç gün evvel i! makamına müracaatla bu işi başarabileceklerini gösterir belge almaları şarttır. 6 — Eksilteneye girecek olanların ehliyet vesikamı tcaret o. dası vesikası ve teminat makbin yonuna müracaat eüneleri Jâzınıdır, ile beraber Ü dalmi komla «

Bu sayıdan diğer sayfalar: