4 Kasım 1935 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 9

4 Kasım 1935 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

ppm 4 Teşrinisani 1935 — AKŞAM “e Tefrika No. 173 | z H TAOLARI ÇİĞNEYEN HÜKÜMDAR | bir bilye | Issız adada İ ecdi Mahir uzak şark memle- | rin istedikleri yerlerde idi. Diz CENGİZİN OĞLU İSKENDER FAHREDDİN —— Fatma gece yarısı yatağından kalktı.. Hançerini akat, çekti ve Mesud beyin üzerine atıldı. F. vuramadı. Kuvvetli bir el, Fatmeyı bileğinden yakalamıştı. ağ yı kim öldürdü? akladı.. kendi yatağına ln Fatma — Ben şuradaki çuvalların üs- tünde de yatarım.. siz rahatınızı kanmayın. kendi yatağınızda ya- yeli de, Mesud bey: — Biz her yerde yatmağa alış- Miş insanlarız. Sen yatakta yat.. m. üstünde yatar- anır; r atma yavaş yavaş kendine ge- Biyordu bey yerdeki San po ami üzerine e .. gözü; ucu ile Fatı h dı; — Bir kadının gönlünü alma- nün etini almaktan ne çıkar! O, a -zorla- etini de verebilir. Fakat gönlünü vermek istemezse, © etin ne tadı kalır?!. Fatma, Mesud beyin sözlerini İşitti,. ve önüne bakarak -kendi ie konuşur gibi- cevap ver- — Beni kaçıran adam, gönül i iş- lerinden anlamazdı. (S rum!) da rimden ziyade Meliesizizi ilişir- " Onun benden ne istediğini bi- di, Genç kadın, Mesud beyin çok ii gitmişti. Fakat, o, işinin ba- şında yurdun. an başka birş ey dü- şünmezdi.. yeni sefere ski bir kadınla koyun koyuna yatma Yı, img kl şarap içmeyi u- Müh sayardı.. başını çevir- E kollar göğsünün üstünde bi- ie kavuşturarak, kendi ken- — Artık uyuyalım... . Diye emdi ve gözlerini ka- Padı, Fatma da rahatsız Uyumak istiyordu. İkisi de elisi kestiler. adırın içini birden korkunç bir ölü sessizliği kaplamıştı, görünerek adırın önünde dolaşan tek bir höbetçiden seyi ii açık ve a- Yakta bir kim; Fat di zi imi Minleyemesini. bekliyordu. Ne X z Kendisine sıcak gtağni v i veren bu temiz yürekli WE” er ir öldürecek- Vird en kendisinden başka kim bi- Sie gözlerini araladı, Sadin içinde yanan küçük rl kandilin loş ışığı altında Mesud Ea horul horul uyuduğunu gör- Sabah olmadan.. öteki bölü ükte a zabitler uyanmadan bu işi ve . erekti, öld, tma hayatında ilk defa adam ürecek değildi. .0, Tos savaşın » Moğolla; Fatma, Moğollara esir düştük- ten sonra, Turakinanin gözüne da- sonra da yanına girmiş ve sa- e birçok entrikalar çevirmiş” Fa gökü çalmağa hazırla- n, her şeyden önce ona bir kı- mi ir olduğunu bilir, düşünür ve onu çalmadan bu sie edis rik etmeğe çalışırdı. Acaba bu gece de öyle mi yap- mıştı?. Mesud beyi öldürmeden önce -oradan kolaylıkla kaçabilmek için- kendisine bir me yolu hazır- layabilmiş miyi yavaş Kar yerden k 5 — çok susadığını söyliyecekti. Bir i kenarında ©- turdu.. yerde yatan Mesud beyin yüzüne dikkatle baktı. Bütün ağa bileklerinde toplyarak, bird eğildi.. ve gündüzden kitağzla sakla- dığı b bıçağını çekerek Mesud be- yin üzerine atıldı. Fakat, bi sele, Fatmanın bi- leğine demirden kuvvetli bir el sa- rılmıştı. Fatma sayı. ne oldu- lıyamadı.. Mesud bey ba- şını kaldırmıştı. atmanın bileğine sarılan el, Mesud beyin eliydi. e içinde sert bir ses işitil- — Alçak kadın! Sana yaptığım iyiliğe karşılık olarak beni öldürüp de eline ne geçecek?. Gürültüye zabitler uyandılar.. Çadırdan i içeriye, giren iie Fatm ce şaşırmıştı Mesud bar maiyetindeki zabit- lere: — Bu kaltak beni et yerden fırlaya- rak Fatmanın saçlarından yakala» Karli bir felâket yıldı- zı gibi yıllardan beri parıldıyan Fatmanın son dakikaları erişmiş- ti, Mesud bey, bu e vaziye- tinden şüpheye düştü Seni irsimeğini dedi, ba- na oğan söyle.. seni buraya iğ” > Vin nı kurtarmak için, Keve rate ina, sizin Türkistana dönmeniz istemiyor, (Git, ön m . öldürmezsen, seni öl m dedi. Böyle bir hile ie ir ve geldim. Sakın bana kıyma» a yalvarmağa başladı Mesud bey, Türk ve Moğol ulus sunun başına belâ kesilen bu dını affedip geri göndermeyi dü- şünüyordu: — Onun sadece dilini keselim.. Dedi. Fakat zabitler o kadar heyecana düşmüşlerdi ki.. hepsi ketlerinden birinde hariciye memu- | ru idi. Fakat inler sırasın- t son tayinler — kendisi de merkeze çağırılmış- . Karısı kaynanası ile beraber we gün küçük bir İngiliz şilebi ile yola çıktı, Fakat büyük deniz- lerin ortasında küçük şilep birden- Ml l argın, yarı baygın bir halde adaya çıkar çıkmaz hemen etraflarını el- leri yüzleri el başları tüylü bir alay vahşi sardı. Mecdi Mahir: öm — Yamyamlar... Hepsinde a menk attı. Evet, etraflarını sara: 'amyamlardı. Ellerindeki e Sile a seyahi kayınvalideye döndü — Kabul buyruluyor mu? Kayın valde hâkima: vırla ayağını yere vurdu Gidip tebaama se dılar. Birer birer gelip kaynana- nın önünde diz çöktüler. Ertesi günü kâyın ar baş si- hirbaz kıyafetine girmişti. Başına allı, yeşili, sarılı, mavili tüyler takmış, yüzünü ayni renklere bo- yamıştı. Bir takım insan dişlerini, vahşi hayvan dişlerini iplere geçi- rip kerdanlık gibi dizi dizi boy- nuna takmıştı, Yanında altı miz- raklı, zebellâ gibi muhafızı var- dı. Vahşiler onun etrafında per- e zazedelerin çember içine e Garip garip sesler çıkararak, zıplamağa, dans etmeğe başladılar. Muhakkak e kendilerini yiyeceklerdi. Lâki lerinden birkaçı büyük bir iile le ilerlediler. Kayın valide bayan Ayşe Zeynebin önüne geldiler. De şkın şaşkın yüzüne baktıktan a: onri —Glu... Milu, lu. Diye kayın vilidenii yillarin Yüpandili; önünde secde ettiler, ğe İçlerinden biri ayağa kalk- tün vahşilere bir şey söyledi. mi lak, hep birden bayan Ayşe- nin önünde yerlere kapandılar. Bu sırada bir beyaz adam belir- di. Başında eski bir müstemleke kası, sakalı uzamıştı. Mecdi Mahirle kaynanasının yanına yak- laştı. İngilizce olarak söze başla- dı: — Ben bir İngiliz seyyahıyım... imi: by Yamyam kabilesinin eli- üştüm. Onlara ufak tefek hiz- ke bulunduğum için beni ye- mediler.. şimdi sizi de yiyecekler- di. Lâkin -Kayınvalideyi göstere- ir. Bas Barit, Birileri, den geçtiler, vahşiler ne za- mandanberi kendilerine bir sihir- baz, bir mabud vekili arıyorlar- e Bu mabuğun Mü beş tane vaneler Ibu- ki buna mykabil Mecdi kimse ehemmiyet bile vermiyor, vahşiler onu itip somuruyorlardı. Nerede ise kolun unu filân çe hasedinden deli olacağı geli- yordu. — Bütün bu iltifatlar. o burnun- daki çirkin et beni si Va ca daloz vay... Vahşil b şı va ne kadar da Ve var- L& suratını şebek gi dele , şu başına an enli tüyler ar bakın hele yordu. Fakat sikş yaş ba- şı olduktan 86: ecdi Mahir için iş bir grid ha- yatı başlamıştı. Baş sihirbaz ertesi günü dama- yanına çağırdı: — Bana bak..» dedi., kızım i — yrı bir Teb -aptırdım. disini gidip kulübede aşk Ta“ hatsız edemezsin... Sen vahşiler- le beraber yatacaksın... Kızımı kulübesinin yanına k ğğeli görmiyeyim anladın Mecdi Mahir m Hil — Aman valdeciğim.. İnsanlık ha- li bu.. belki kendisine bir şey söy- lemem inle eder... ikisi iki anakta, biri çenede, biri de alnın- in olacaktı. Senelerden beri böy- e bir insan bulamamışlard a bu bayanın yüzüne bakın... 'Tam onların istedikleri sihirbaz v mabud vekili... Şimdi “o u bayanm kendisne rej sını istiyorlar... ecdi Mahir kaynanasının yü- ikaten tam söy- ledikleri gibi idi. Yüzünde beş ben vardı. Bu benlerden biri tam bur- nun tepesinde, ötekiler de vahşile- İl tam tepesinde, ayan Ayşe Zeyneb gülen hiddetle fırıl çe döndürdü — Sen galiba.. pile Gelme seni kebap oiirip an a fiyetl iririm.. işte bu kadar... Şimdi. seki huzurundan. , Görü- lecek mühim işlerim Mecdi Eur geri geri 4 çekildi Kendi kendini — Vay canına.. diyordu.. bu ca- daloz bana yapmadığını bırakmı- acak... eni Adres tebdili için yirmi beş kuruşluk pul ii lzımdır. Şaban 7 — Hızır günü 188 k 5 İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatı Gi BE nsı 132 HM 941 2 133 Va, 451 635 1138 1444 170 1836€i İdarehane: Babrâli civarı musluk Sok. N şimdi seni kebap ettiririm. Fakat artık Mecdi Mahirin sab- rı tükenmişti. Kaynana: atı tutmağa ki bar sihirbaz muhafızlarına emre! unu alıp şu Se Hin- distan cevizi ağacına tek ayağır- dan baş aşağı asınız.. Mecdi Mahir dört s t Hindis- tan cevizi akli kaldık- onra karısının şefaatile «affı sahane ail ol. hususi 100 irektörlüğünü kabul et- pe ık bütün işi gücü oranın te- m v5 yenii Sli Pop si“ sık sık hususi 100 numarasını zi- yaret ediyordu. Lâkin bu hayat Mecdi Mahirin canına tak demişti keramet o bende idi. Bir gece elin- de küçük bir bıçakla kaynanasınıni kulübesine girerken yakalandı. Tes sadüf. göl iddetli şi şekle: ası da şilere gökteki şimşekleri göster- di: baş sihirbaz diyor ki, gökteki şimşekler Ni zun hiddetinden ileri Mabud -damadını ei ba adamın cezalandırılmasını istiyor. ledi. 5 Vahşiler hemen Mecdiyi yaka ladılar. Kaynana bir ceza düşün- dü. Mecdinin ayaklarından gıdık- lanırsa fena silemez biliyor« birer birer gelip tabanlarını gıdık" Tayınız... Mabud böyle istiyor, Va hşiler hemen kaş A istediğini yaptılar. lecdi sinirden ölecekti, Vahşi“ ler tabanlarının in O İ i olacağı se eli; Mecdi dürtükl, dü sarak bağırdı: öyle zehirli bir yılanı serbes birakin yarın bizim gibi, baş- ka birine saldırac: Fatmanın sesi birden kesilmiş- “3 tler gözlerini açarak yere ille Fatmanın gözleri dışarıya fırla- mış ve dili bir uzamıştı Mesud > aye heyecanı- nı yatıştıram, - Fatmayı iirkme a birden boğ- muştu. Bunlardan biri dayanamadı.. rk saçlarından yakalayıp ye- Me reza a re b Sabahleyin güneşle beraber yo- la çıktılar.. ve Fatmanın cesedini kapılarının önünde bi. rakıp gittiler. (Arkası var) asi Karininlile kendi ine bir kabine yaptı. zaya va» zifeler verdi. O zamana ve apteshane nedir lari Baş sihirbaz kendisine mah- sus Hindistan cevizi oağacından kübik bir pile as yaptırdı. Da- m Teb ri «Mam Mam Tam» kı kabilesinde sana çok büyük ve ehemmiyetli bir vazife veriyorum... Bugünden itibaren seni hi 100 numaramın mü- dürlüğüne tayin ediyorum... Bu- ranın temizliğine siz kai Taka — ne valideciğim, ne diyor- sunuz... — Ne? Ne itiraz mı?. Kabile reisi ve baş sihirbaz olan ben bi- Avse lal ikaz mi ei tüklene e eri Karısı: — Aman Mecdi... dedi. Feng bir rüya görüyordun saliha, Zer mu... Bu sabah geliyor, gidip ise tasyondan daş ans undaki et benini sene kimbilir ne şirinleşmişi! .. Haydi çabuk hazırlan., neciğim.. de gece yatarken okuduğu kayna nasının telgrafı duruyordu. Telg- raf kısa idi: «Burnumdaki beni aldırttım. Yas ; rın oradayım..» (Bir yıldız) , Komodinin üstlüğel ğ

Bu sayıdan diğer sayfalar: