9 Şubat 1936 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 6

9 Şubat 1936 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Sahife 6 AKŞAM Hauptman, yalanları meydana çıkaran makineye konulmasını istiyor Amerikada ehemmiyet kazanmağa başlıyan bu makine nedir? Yalanları Miralay Lind- gösterememiştir. tman hak» kındaki idam kararı ve ipti- mn tatbik edil Ee dakikada cezanın infazı sonraya bırakılmıştır. gi rını istemiştir, bu m ne, bütün yalanları meydâna çı- akta imiş. Makine şu esasa ame edi- yor: İnsanın duyduğu can, gerek nefes alışında ve ei kal binin çarpışında bir aksi tesir tesir damarlar- Makine, çok sadedir. Portatif bir fonografa benzer, Makinede tababette kullanılan bir çok âlet- ler vardır. u makinenin en büyük iii dönen bir silindir üze- rine konulmuş bir kâğıda da- marların, teneffüsün ve ipe mai baga yemeni ikli ve dad vin ile kaydetmesi. Bu makinenin muhtelif tip ve modelleri vardır. En marufu, Şikago hukuk fakültesi profesör- lerinden Leonard Keeler tarafın- dan icad edilmiş olanıdır. Pro sör, Ke germ si evi Üze- rübe e » Gene Tb ilünlzi a e ir âlet icad etmiş ve katil Hauptman üzerinde tecrübe edilmek için vali Hofmana vermiştir. tı için yaptıkları gibi, kauçuk bir pe alar di Sonra teneffüs reketleri: ip içn göğsüne de > N tüp Mim Bütün bu hazırlıklar bittikte, lacak şeylere hayır sözlerile ce- âzım geldiği gayet Bu makine şöyle tecrübe edili- nasıl meydana çıkarıyor 7 pi ir bah kahvaltı ettin mi?», « iyi uyudun mu?» gibi sai siz sualler soruluyor. Nihayet mücrimin yalan söy- leyip söylemediğini meydana gr karacak mühim suallere geçi . liye: Bilekliği icad edenlerin iddia- sına göre mücrim sorulan mü- him suale yalan söylediği zaman kalbinde ve teneffüsünde duy- hizla Esasen mücrim, a diyagram üzerine kaydedilec ğinden korktuğu cihetle, hakikati itiraf ediyor. Bu makinenin tesiri olup olma- dığı hususnda fikirler dağılıyor. Doktorlar ve pisikoloğlar, şu esaslı itirazlarda bulunuyorlar: Ki mi bir adamda da heyecan doğurur. Bu korkunun doğuracağı heyecan diyagram üzerine yazılacak ve diyagram üzerindeki ivicaçlar, o masu- mun, mücrim olduğu zannıni ve- recek, Esa: profesör Keeler de ma- kinesinin hatasız olduğu iddia- sında değildir. Maamafih rn da bu makine 87 vaka tecrübe edilmiş ve iyi şar vermiştir. er onları itirafa sevk etmesidir. Halkevleri menfaatine balo Hasılâtı şehrimizdeki yedi Halkevine dağıtılmak üzere büyük bir balo tertib ak karar ee Bu balo, büyük engin Di Kİ ri baml ve zimi ile beam meşgul emye e KADIN KÖŞESİ . Bu kış giyilen elbiseler, ipekli olsun yünlü olsun renk itibarile hep siyahtır. Yalnız bu rengi aç- na bir garnitür k. ak- tadır. Bu gibi elbiselerin küçük bir yaka, yahut bir çiçekle nasıl giştiğini yukarıdaki modeller 9 Şubat 1936 Siyan i elbiseler? neşe veren yakalar 1 — Pembe yahut mavi satef üzerine kaplanmış lâmeden çok zarif bir jabo. Simden yapılmıf bir kordon yakadan geçerek öm de bağlanmaktadır. 2 — Yeşil tafta yahut fayda” biye volan büzülerek bu çiçekle vücuda getirilmiştir. 3 — Beyaz, sarı, yahut renklerin birinde ipek kadifesi”” den yahut bu krizantemler ber tedir. Yi makla beraber elbiseye büyük bir zarafet vermektedir. iğ i Ankara sergi evinde açılan resim sergisi ve sergiyi seyredenlerden bir kısı vr AŞKIN zan: M. Uygaç Elena M rg ormanı civarında oarc Triumphe am güzel, Kick bir evde yaşıyo, Seki zihninde aşkımızdan ve eketten ayrılırken, (bu- le devam edersen, günün birinde beynine bir tabanca sıkıp gide- ceksin» derdin Doğrusu, üşkül vaziyet içinde ile beraber, böyle bir şeye hiç niyetim yok. Bir tica- ret yapmak, yahut Paris borsasın- da, spekülâsyona kalkışmak fik- CİLVESİ | Te rinde idim. Fakat bunların hiç bi- rine teşebbüs bile etmedim. Bu- rada Gaulthier Alexandrei sen de tanırsın. Maliye âleminde epeyce maruf bir adamdır. Ona büyük bir iye em var. Bekleyip duru- yoru! tike ise büyük bir azim ve o crt sinin m ediyor. Yakını Muvaffak olmayı iyice ihsine koymuş. Bu kadının ne güzel, n. imrenilecek bir tabiati like sana bir türlü tarif edemem. Beni çok mesut etti. t ben çok berbat bir hal- İn Saffet. Söylemesi çok zor amma, sana anlatayım: Paralar suyu çekti. Yalnız gübani değil kendi ider ve başkalarına hâ- kim olmak kabiliyeti mel gitti. Eğer İstanbulda beni soranlar Mi söyle. Eğer sen kei çok n değilsen, arada da bir ir yaz. Çünkü ökk kal- bimde ir bir boşluk bırakıyor. Ne haldes Memnun musun? Bana dair al ne lâkırdı- lar ii Bunların hepsini yaz. Ben İstanbuldan ayrıldıktan son- rTa neler oldu? Dostlar hakkımdı ne düşündüler? O kadar iztırap verdiğim zavallı bir ruh süküne- tini biraz bulabildi seli Beni unut- ma, Gözlerinden öpe: dar; m ge Bu e yazdıktan bir gün artık tereddüt! ie ei alimi ilin Alek- sandre ile görüşmeğe gittim, bor- sa muameleleri ile uğraşmağa ni- hayet karar in; olduğumu an- lattım. Alexandre yaz mevsimi- nin bütün işlerde bir g ik evlid ettiğini izah ettikten sonra, sonbahara kadar beklemek müna- | Sahin o kadar şeyler vam i ki nihayet bana bir kredi a lursa Pariste sakin bir surette ya- | ma- ğa ve benim namıma bazı ön şirketleri tahvilâtı ği almağa muvafakat gösterdi. O günlerde bu maden tahvilleri üzerinde bü- yük bir spekülâsyon yapılıyordu. Bu namuskârane bir iş değildi. Çünkü bir çok noktalarda ona ya- lan söylemeğe mecbur olmuştum. Bunun ehemmiyeti olmıyabilirdi. spekülâsyon muvaffakiyet- sizlikle neticelenirse borcumu an- cak Manisadaki çiftliği bütün bü- tün'satmak suretile ödeyebilir- dim. Bu da zamana mütevakkıf- tı. Mahçup olacaktım. Burasını bilmekle gi daha iyi bir yol da ca bir çareye baş vurmak mecbu- riyetinde idim. İhtimalki kendime kalsa ben cesaret edemiyecektim. Fakat kur- naz ve tedbirli bir rehber olan d'Hermos ince ahlâk düşüncele- rinin bir korkaklık olduğunu ba- na öğretiyordu. 'Artile hersabal “bir kaç #871 arkadaştı. Fal Wfsizliği ig belli ettiği için du. Bir akşam er ra çekerek Pe eri şu a eğe söyledi: yö — Yvonne Telliernin amanı 9 is bile Yvonne bunu âleme ilân £ meyi kendisine iş güç edinmi$ Li (Arkası Â bi görünüyor.

Bu sayıdan diğer sayfalar: