5 Mart 1940 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 6

5 Mart 1940 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

BİR HİKÂYE <YBi Bir damlacık çocuk İ Mebrure siyarasmı yaktı. Yumuşak yas- "> gömülürken ae a a de kini tor rafları etinde, çi bagir © seyahi ırdığım bu resim pel i bir şe; Bak anlatayım da dinle... sene evvel, yaz sonuna doğru bir Akdı niz seyahati yapmağa vermiştim. Dostlardan bir kısmı'bu seyahate ya çıkmamı muvafık bulmuyorla, Lâkin on- da yolcu da alan bir yük vapuruna bine- o ın birçok Akdeniz adalarına, Airii "çimal sahillerine uğrıyacağını, her ağı yerde, bir veya iki gün kalacağı düşündükçe bu seyahat gözümde bir kat daha kıymetleniyor, cazip bir eşkli alıyor. yet De <a bir gün zırlamıştım. O gü- ni ize ldükça yaşlı bir kadı gele um karşımızdaki apartımanda 0- Sl ve ü. Lâkin kendisile görüşmek için bir Gri çıkmamıştı. Kibar bir kadındı. Bana; — Sizi yolculuğunuzun arifesinde rahat- 8 a lm için affınızı an ederim. Fakat, onbin m ismini du- Pei pm b ll ille. de- di. Merakla sordum: — Bir emriniz mi vardı efendim? İhtiyar kadın: — Vapurunuz sonra ta ile gi öndermeği vakit yok... ni igin e el etsem, oğluma: bu mektu- bu verir m İhtiyar eli — Tabii efendim... Gevcabını verdim. O çantasından bir mektup çıkartarak bana uzattı. “Bundan donra;da misafirim lemek oğlundan bahsetmeğe başladı. Yani — Efendim bir damlacık çocuk... Yaşı ne? Başı ne? a gerek böyle seya- batler?... dedi. xdum: Şaki iz pek mi küçi Küşük. ki üçük ya... Dünkü, ei efen- dim. Hayatta ye gi eli Ne Zesinin yanına gitti. işler yapmağa ki ni anal e Soli gelinlik kızdım. Bir gitmiştik. Annemin ya- ve aklen m. gimdikler öyle mi ya?.. hepsinden de bet m üzerindedir. kü o öyle düşünerek, taşınarak hareket etmez... Ne de al çocuktur... Gül lim. Bu oğlunu düşünen ihtiya alir — Merak e tmeyiniz efendim, dedim, ona ablalık, annelik ederim, İhtiyar kadın evden çıkarken lum size emai yordu. Zahir Bişürenin çe pek çocuk denecek bir Me De yek kandırmış olacak... ağ vapura ona kimse binm: İzmirden hipen yoleun gerin ilam im Halbuki se adı da Cevdetti, m e . Bu kırk, kırk bir yaşındaki adam için «Bir damlacık çocuk», «Yaşı ne? Başı ala «Pek de cahildir.» de- nilebilir miydi? Şüyhemi gidermek yaltupım yanıma V aştım: ai eğim. sizin İstanbulda, bir aleni ver için İzmirden edi, ismi de im ir Kanımın sn Mehlika Kulağın v hnkarladım. Şasi halde, dedim, bit mektup sizin... şakaklarının üst tarafına ağarmı gal basla pasla b mak Daye ilim. semeklen keni ım, Cevdet gül- memin mâna; iri e yüzüme ba- kmca izahat ekmeğe mecbur oldum: Valideniz sizi bana pek küçük tanıt- muşta d o sedi: — Evet öyle... Birçok ihtiyarlar oğulları, insan oldukları halde hâlâ dur. kimbilir bel si ze neler söyledi. Bu sefer gülmek sırası bana geldi. Ona: — Evet; bre iye pere — 2 Jak olmamı net etti.. Bundan sonra havadan sudan konuştuk. > çok rami Gece — bir Kem ei sustu. Arkadaşının elindeki f0- toğrafı göstererek: — İşte, dedi, bu resim o seyahate aittir. Hikmet Feridun Berlinde bir talebemiz tifodan öldü Almanyada'ki o rlin 22 — lerimizden Füruzan Kunt tifodan ve- fat ir 'Triyeste > üzerinden İs naklounaca; büyük di konsolosluk - memurlarımızla Berlin'de bulunan talebe arkadaşları pazartesi hastanede merhum& &on hazin veda vazifesini ifa etmiş” e de bayrağına sarılı, büyük elçi- la müfettişliği ve talebe ce- bi eti namına hitabe irad ia Eminönü Halkevinden: 77/3/949 peri gembe günü saat (18,30) da Evimizin Ca. galoğlundaki salonunda Ord. Prof. Dr Mazhar Uzman tarafından (Sıhhat dos- yası ve Beledi terbiye) mevzulu bir kon- İferans yy Bu konferans için da- vetiye yokt * Deer Pam Yardım Cemiyeti Relş- senelik umumi Kongresi önümüzdeki 9/3/9490 cumartesi günü saat 15 de Beykozda C. H. mi ç Öğreten Öğütler Çoruk Esirgeme kurumu genel merke Çocuk büyütme usullerini öğreten Öğütler Rep Annelere parasız gönderilmek- tedir. Çocuğun kaç aylık olduğunu adresle birlikte Ankarada Çocuk Esirgeme kurumu- na bildirmek kâfidir. m Tren kazası Yeşilköy treni yolda biri, Dün sabah Yeşiköyden mat rekli beş geçe postasını yapan makinist, Azizin ida- iinde va banliyö katarı, Cankurtaran sz ından hareket ederek Sarayburnu viran gelmek olduğu biz a pmaki pist ânl y üzerinde bir adamla e ağız 2 düdüğünü işiterek kendini - nd derhal Gor e kaldırılmıştır. Kal KÜÇÜK HABERLER: Karadeniz, Akdeniz ve Eze de yeniden şimal fırtınası Ee rt kuvvetli olmakla beraber vapur seferleri kıta uğramamıştır. ei İğ ar umum üdürlüğe ai vine ve teşkili” projeleri hakkında Vekâletle te- mas etmek üzere Ankaraya gitmişti. Umum müdür, Ankaradaki temaslarını bitirerek e Mk * Ami Exermont vapuru İrini yapumle Dizel motörü ak samı gelmiştir. me ye GE e Üyee Yalnız, reü, nin? in yük seray umum yı üzekket aci bur lunduklarını bi ftan, e kadar esnaf cemiyetleri b odasına merbuttu. 'ekâletten gelen bir emirde, bu teşel rin badema mıntaka, in. yapıl yu teşekkül- lerin maaş vesair para > ene oda- ları tarafından temin edilec: Gazi köprüsünün yer yapan heyeti yarın ei mesir Köprünün inşasında Sanlar da tesbit edilmiştir. Bu beni kati abe Kanz Tünek şartile -mu- vakkat kabul yapılacak! Re Vlâye â dahilinde sa iden açılan Âl Yücel Yalı ve Belediye Reisi Dr. LAK K Sa şu takdirname gel- miştir: «Vilâyetiniz dahilinde yakın alâi 2 a “yolundaki değerli mesalaizi take aa, müvaffakıyetinizin deyamı- ii dilerim. Şehrimizdeki tikmekteb başım leri dün maarif müdürlüğünde ayl topa da giden Hü- le parasını çalan sabıkalı yankee ad dün Sul- anahmed. 'a mahkemesinde Ahmetin inkârları- rağmen tal evrakı ve şahid ee gelenle ça sabit milin kendisini hapsine karar verilmiştir. mi akeme "edimi şr. esnaf ce reisliği, gi gi İ na Saniyeler lerini TAR 'Tefrika No, 72 Tarık, kaleyi aldıktan sonra.. die - iline kalesi zaptedildikten oç rahim Nuhaş kale muhafızı len “edildi, bn zünde durdu.. kim- senin malına ve çanma dokunmadi, hattâ rından ŞOR kahraman zabitlerine — leketin kadınlarının gös- terdiği gecaai, ve kahramanlıkları - gözile ân kadınları takdir eti e kadar - mr adınları haki lar gibi, erkek rl EESEE berzlanla ard günlere Ok atmışlar, aç susuz kalarak harp etmi; Tarık, kaleyi al şehri ge- zerken, Kulağın: ie e ok a Baek «— Filos, aeredesin?» T km — Filos kimdir? Ee pr birşair.. Nerde luhasara, Teodemir önu Kalenin ağlarından birine Attırmıştı. O gündeni — Kisin lek m gi — Çünkü o, Kodlari Dakiip hi ME söylemişti. merak etti .Bütün sarnıçları arat- b Ve Va nihayet işgalin dördüncü günü im! sun kulenin altındaki sarnıçtan bulup kardılar, Filos yaşıyordu. Oysa ki, Teodemir onu öl- dü an via sarniçtan diri olarak se öl e e ayda? — iti Zaten su olmasaydı, yaşıyabilir miydim? Acıktıkça su içiyordum. Bir taşın kenarında büzülüp yatmıştım. Neden attirdı seni Teodemir bu sarni- car. — Hakikati söylediğim için — Hakikati nerden biliyordun! Onlar, Hristasın gökten ineceğini ve kale halkını esaretten kurtaracağını Banı” yordu. Halbuki... Tarık güldü ve Filosun sözlerinden hoş- landı; — Demek ki sen, halife ordularının kuv- vetindeni emlüdin, öyle mi? — Şüphesiz. arına lâyıktır!n de- dim, Beni sarnıça attırdı. Tarık, Filosa, Teodemirin evini hediye ola- — m e > —— ayrılmcaya, a, konuştu. sü ki iii ordularına (Za- fer destanı) yazan ilk İspaiyol şairiydi. Ester, Teodemirin beklediği tai öneme ti temin edememekle beraber, sin gene meşhur Le Yerliler ondan eN balismeişei lapa ir ejderin sokulamadığı, hiçbir Fire yemeni Tarıkın yanına, kadar sokulm ONU ünçerile göğsün. dı. der- mile kılıçi ecekti, Ester ğ — Bu kale ahalisini kestirirsen, bütün or- dunla be perişan olacaksın! Çünkü, bütün İspan Dr ne Katlık olur, ide ye demiş Tarık bu masallara PR bera- Tü irk kahramanları a - Hoellâ kalesi de le bu suretle İspanya evleti tamamile tarihe mal olmuş, kökünden yıkılmı; RİHİN : İskender F. ahreddin ber, bu sözlerin tesiri altında da kalman değildi. Hattâ, ordunun güzide zabitleri, hif ir İspanyol şehi dınlara burada O duğu kadar iltifat etmemişlerdi. Şair Filosun «Uğurlu kadınlar» desti da Araplarda böyle bir zihniyet yarat na vesile olmuştu. Hasılı Ori-Hoella hsl& bu suretle hem canlarını, hem de mallar kurtarmağa fak olmuşlardı. BİMASI yoksuzluk içinde yaşıyan fakir fakat güzl kadınla, n hi ihmal edilme miş, Arap malı psinl birer birer yal çekiş Ori-Hoella, mıkutundan: SOnEk ir kahra, m Emevi saltanatı kurulduktk mahya ne ne ğe ne de herhangi bir bi Hazan müdafinin adı anılm: ve İspan; sümer istiklâli tamaile va isimi az olmuştu. yapt Or atan herkes esarete BL rce kale “e mak a geçen Ori- Horllal gö |, ir ir de dn eğirmenerde çalışan esirler arasinâ unutul Üç yılda baştanbaşa > fethedilen İspanya.. Tarık şarkını, Musa da eihetini tamaml | ei etmişti. Üç baştanbaşa fethedilen e her köğ sinde halifenin kurduğu nizamlar hüküm sürüyor, büyük ilkeler camilere tahyli od” pire yeniden pe yapılıyor, saraylar 2 başlanıyor ere ete bir Yal tayin edilmişti. HE | kalin bir muhafızı vardı, Musa, Gama da bir umumi valilik ihdas etmişti. Abdük. Sliz'b burada otururdu. lüle bağlanmıştı. İdari ip tamamile onu& Teyine müracaat edilirdi. Tarıkla, Musani mira biraktığı! dehşet ve korku hi bütün yerleri indirmişti Hiç kimsi > vi ida sy Du bir tenkid bi ie al bir eçer” benek yollardaki İs span bur oluyordu. Her Şehir ve namına rüyff leh gelen son bir mek” Adaletten ayrılmayın!» Cümlesile başlıyör ve: «Âdil olun Tavayörile bitiyordu. (Arkası var) 1 TÜRKÂN Ni Tuzak içinde Tuzak Tefrika No, 85 Halide Vildan giderken şöyle nüyordu: — Zavallı annecik... Yavrusu İs tanbulda... Kimbilir belki yakınların- e Ir. kat Anne, ik em bir koltuğun üzeine-kendini bıral Yavrum DöLMlE. Fakat ben onu. bulamıyorum. in Bu ne azap... Tahammi ududlarını ii Bara insaf et... Marine et... yalvardı. vadan İç gün ikili Srbal lives iii dile a cennettej bir yari ların etiği iğ miş eler itinalı e ol. duğu için görülecek şeydi. Kolon beylerin köşkünde, salon: büyük saat, on biri çaldı. Ni ses, bah: çeden bile işitildi. 3 EE işine gitmişti. Hakikatte Nakleden : (Vâ - Nü), buş pek o kadar büyük bir zifesi falan da yoktu. Daha ziyade do- caktı. Kendisini hep adliyede ii — defa aldanır! o; göz arasında otomobiline ni sr ii ya, Kadriye isimli bir Kızağı vardı, Bu yavrucak, vaktile mahvettiği met- resinin bedbaht varisi; gündenberi, Kudret Ko lön beyin ar- ayrıldığı ri Gölge gibi onu takip etmekteydi. A. den çıktıktan sonra, .. i yordu. Kudret nereye, a da ora- yal... Kudret, ii gün, Talimhane mey- danında bir arka sokakta bir apartı- kadar , sağdan soldan İD evde bir tek ka- dının oturduğunı öğrendi. Üçüncü kattaki daireyi işgal eden isminin Kadriye olduğu- nu da haber aldı. Satıcı kız, zahir Di olsun diye, sarkmış, ya, e ei Artık şüphesi İM lon beyin hayatı öyle e bir ia içindeydi ki peşine kolaydı. Düşmanı Baha, inin neler yaptığını iyice tesbit rduz dokuzunda bahçeye çıkı- yor; şayet hava güzelse bahçıvanın çalışmasına nezaret yazıhanesine uğruyordu. Biraz iraz işine... oHulâ ağız, o , Allahın nadir bahtiyar kulları arasındaydı. Böyle işlerde â para, kendisinde pek boldu. Üstelik esi çok güzel, çok zarifti. İyi kalbli bir kızcağız. Kendisinden korkulacak hiç birşey ei Gerçi âşıkını ta anin aldatıyord Sema Küdrötin göğ- lünü ME eg ei Ki, hiyanetini enem telâfi edi; ir yer böyle yaşlı, evli ve zengin bir yli para see kabil. ken öyle şeylere işve a Vaziyete göre Diğer en şu Km talihe bakın ki kı — YADGENNEL giy Bimde, tin bir e fiyen icra, El lu. celi ul etmez bir şekilde tesise mu- ii nın kızı Maide, geyet e a ei arap çekmiyormı am bir benzer ciheti vardı. O da, her ikisinin pek müşfik anne oluşlarıydı. Şu farkla ki Mâide mesud bir anneydi. Kızıyle iftihar ai Onu karşısmda mütebessim görün“ kendi di e e mn şek “ bu tatlı yavrucağı e derek, Beliiciğin e baka e ea Dünyanın geri v öğe azarında zerrece KI” ka: Tldayetin ise vaziyeti malüm:; Af ninkinden el değildi. İki kadının ikiside nadir bir vi zellik sahibi idiler. Maide, ani keklerin omemnuniyetle Öyle bir kadındı ki, tavır) ei banu ifade etmeğe iler şar beyazdı. Omü” larının güzelliği bilhassa dikkate (87 pardı. Kollarının, ellerinin ve parm&f ii i larının zarifliği karşısında ran olurdu. mur gözle) dak mi bir hüznün izleri görünürdü, K99” di kendini nefettij ca ye i, bu ge mişti. Bu Ri rn ei de hiç bir him yaklaşıp hissiyatı” anlatmak cesaretini pm m ver) 3

Bu sayıdan diğer sayfalar: